agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Ağaçlar > Meyve Ağaçları (Özel) > Zeytin
(https)




Beğeni Düzeni1194Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 26-10-2007, 23:21   #1
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2007
Şehir: izmir
Mesajlar: 35
Bu arada memecik zeytiniyle edremit zeytin arasındaki kalite ve tad farkını bu zeytinlerden ikisini yiyen damak zevki de az buçuk gelişmiş birisi gayet rahatlıkla anlayabilir.
Edremit zeytini de illa soğuk ortamlarda yetişecek diye de brişey yoktur. Her zeytinin olduğu gibi edremitte soğuklama ihtiyacı duyar ama özellikle deniz kıyısındaki edremit zeytinlerinde elde edilen zeytinler ve yağlar deniz havasının zeytin kabuğunu inceltici etkisinden dolayı daha nefis ve üstün olur....
Trilye zeytinin çok dikilmesiyle fiyatının dolaylı olarak düşmesi olayına gelince. Ben 2005 yılında dikili çandarlı bölgesinde 160 dönüm tarlamın zeytinlik planlaması yaparken , o sıralar tam bir trilye çılgınlığı yaşanıyordu fiyatlar tavan yapmış köylü zeytinini elemeden sıradan 3 milyon gibi çok güzel fiyatlarla ayağında satıyordu ancak piyasanın içinde olduğumdan doalyı belki de trilyenin geleceğini iyi görmediğimden 3000 ağacın içine bir tek trilye koymadım ve kazançlı çıktım. (% 70 domat gerisi edremit ve tekir).
Ancak trilye ekimi ile edremit ekimi aynı sınıflandırma içinde değil. Çünkü trilye sofralık olarak sadece yurtiçinde tüketilen yurtdışına ihraç şansı olmayan ve zeytinyağı olarak da ilk sene güzel ancak 1 seneyi devirdikten sonra nefasetini kaybeden özelliğinden dolayı raf şanssızlığı yaşayan bir zeytindir. Ancak edremit öyle değil keşke o dikilen trilyeler edremit olsaydı birkaç sene içerisinde bütün dünyayı mükemmel edremit yağlarıyla fethediyor olurduk.
Yani özetle 2 kere 2 her zaman 4 etmiyor. Trilye öyle oldu bu da böyle olur diye birşey yoktur. Eğer profesyonel anlamda zeytin işi yapmaya niyetliyseniz (yani yaptığınız işten para kazanmak istiyorsanız) muhakkak ziraat müh. dışında da bilirkişilere danışmak zorundasınız, ama tabii 3 dönüm 5 dönüm hobi bahçeleri için değil bu önerim...


Düzenleyen qba1976 : 27-10-2007 saat 00:17 Neden: Daha net anlaşılabilmesi için
qba1976 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-10-2007, 23:41   #2
Ağaç Dostu
 
Selahattin Yılmaz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 16-05-2006
Şehir: Bursa
Mesajlar: 5,284
Galeri: 15
Sayın qba1976, Mine hanımla aynı şeylerden bahsettiğiniz halde sürekli sanki farklı şeylerden bahsediyormuşsunuz gibi gösteriyorsunuz ve ne yazdığınızdan bir şey anlaşılıyor ne de Mine hanımın yazdıklarını anlıyorsunuz. Sanki böyle inat dürtünüz tetiklenmiş gibi sürekli bir savunma halindesiniz. Zincirleme batıyorsunuz üstelik Mine hanımın yazdıklarını da yanlış şeylermiş gibi göstererek, yine üstelik tavrınız da karşınızdaki teoriği ve pratiği olan bir uzmanı hiçe sayar düzeydedir, sadece ticari uzmanlığınız olduğu halde. Hatalı olduğunuz için, anlaşılmaktan ziyade anlama yoluna gitmenizi tavsiye ederim.

Lütfen yazılanları öncesiyle sonrasıyla iyice anlamaya çalışın. Bu forum, sırf sizin bazı duygularınız veya bildiklerinizdeki farklılıklar tetiklendi diye yanlış anlamalara veya anlamsız akıl karışıklığına yol açacak lüzümsuz bilgilere yer vermek istemez, başta ben bu başlığı takip ederken cüretinize ve sebep olduğunuz şeylere göz yumamam. Özellikle de, meslektaşlarımı da itham etmenize.

Selahattin Yılmaz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-10-2007, 12:39   #3
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Tartışma mesajlarını sildim.

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-11-2007, 16:48   #4
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 17-03-2007
Şehir: izmir
Mesajlar: 52
bu zeytini tanımlayabilecek varmı?

Bahçemizdeki bu zeytinleri 2 kasım'da topladım (izmir). Birkac hafta önce kararmaya başlamışlardı. Cinsi hakkında yorum yapabilirmisiniz.
Bu yıl yok yılı ama bu sene meyve veren bu agacı, bir kac yıl önce ağır şekilde budamıştım . Sanırım bu yıl meyve vermeside budamadan dolayı.

Eklenen Resimler
 
discover Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-11-2007, 08:38   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 10-03-2007
Şehir: akhisar/manisa
Mesajlar: 498
Manzanilla olabilir.Bildiğim kadarı ile İspanyol çeşidi .Akhisar'da bu zeytine Karasonya Köyünde çok olduğu için Karasonya uslusu deniyor.siyah toplanıyor ve tutulan bir zeytin değil.İspanyollar ise yeşil olarak işliyorlarmış.Bizim domat ve uslu zeytinimiz meşhur olduğu için bu zeytine pek itibar edilmiyor.Hoşçakalın.

Melih Bakırlıoğlu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-11-2007, 14:58   #6
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 23-02-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 29
Galeri: 6
Merhaba Mine Hanım,
Bizim yeni diktiğimiz 2 yaşındaki zeytinlerimizde bir hastalık var ve ne olduğunu anlayamadık. Zeytin ağacının filizlerini mahvediyor ve büyümesini engelliyor. Hastalığın ne olduğunu anlabilmeniz için fotoğraf ekledim. Bu hastalıkla nasıl mücadele edebiliriz?
Bize yardımcı olabilir misiniz?








fatmairmak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-11-2007, 09:53   #7
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 13-11-2007
Şehir: AYDIN
Mesajlar: 5
Merhabalar.Ben Aydında Ziraat Mühendisi olarak çalışmktayım.Resimlerde görülen zararı büyük bir ihtimalle zeytin fidan tırtılı yapmıştır.Bizim yörremizdede sık sık görülüyor.5yaşına kadar olan fidanlarda zirai ilaçla mücadeleyi öneriyorum.Lebaycid etkili bir zirai ilaç kullanılabilr.

oleae09 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-11-2007, 23:06   #8
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2007
Şehir: izmir
Mesajlar: 35
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi oleae09 Mesajı Göster
Merhabalar.Ben Aydında Ziraat Mühendisi olarak çalışmktayım.Resimlerde görülen zararı büyük bir ihtimalle zeytin fidan tırtılı yapmıştır.Bizim yörremizdede sık sık görülüyor.5yaşına kadar olan fidanlarda zirai ilaçla mücadeleyi öneriyorum.Lebaycid etkili bir zirai ilaç kullanılabilr.
Bizim bahçemizde de bu tırtıl sürekli faaliyet halinde. Azıcık gözden kaçırsak birkaç günde her yerde yara açıyor.
Benim fikrime göre (bilmem katılırmısınız?) sonbaharda bu tırtılın taze filizleri yemesi zeytinin belki büyümesini duraklatıyor ama diğer taraftan filize gidecek güç gövdeye ve dallara aktarılıyor , gövde kalınlaşıyor. Hani faydası da dokunuyor sanki!?

qba1976 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-11-2007, 09:10   #9
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 13-11-2007
Şehir: AYDIN
Mesajlar: 5
Zeytin fidan tırtılı bir yılda 4-5 nesil verebilmektedir.İlk erginler mart nisan aylarında görülür, zararlının yoğunluğunun yüksek olduğu zamanlarda fidanın uç sürgününün 10-20cm kadar kurumasına neden olur.Yani zeytin fidanının büyümesini durdurucu etkisi büyüktür.Bu nedenle fidanları büyütmek için harcadığımız gübre su maliyetini ve emeğimizi göz önüne alırsak gövde ve kök ün büyümesini artı olarak alamayız.Kök ve gövdede zayıflık sorunu varsa toprak analizi yaptırarak doğru bir gübreleme ile problemi çözebiliriz diye düşünüyorum.Teşekkürler.

oleae09 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-12-2007, 09:05   #10
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 23-02-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 29
Galeri: 6
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi oleae09 Mesajı Göster
Merhabalar.Ben Aydında Ziraat Mühendisi olarak çalışmktayım.Resimlerde görülen zararı büyük bir ihtimalle zeytin fidan tırtılı yapmıştır.Bizim yörremizdede sık sık görülüyor.5yaşına kadar olan fidanlarda zirai ilaçla mücadeleyi öneriyorum.Lebaycid etkili bir zirai ilaç kullanılabilr.

Bizi aydınlattığınız için çok teşekkürler.
Size bir sorum olacak. Lebaycid ilacını hangi dönemler vermemizi tavsiye edersiniz?
Tırtıl filizleri yiyerek ağaçların büyümesini geriletiyor. Tırtıl çıkmadan atarsak ağaçlarımızı kurtarabilir miyiz?

fatmairmak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-01-2008, 22:53   #11
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 15-10-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 5
zeytin zararlı otu

Bayındırdaki zeytinlik arazimde, yöre halkının ''pambul'' dediği zararlı ot var. Bu ot için yakıcı ot ilacı varmış.Yalnızca otun yaprağına zarar verdiği söyleniyor. Acaba zeytin ağacına zararı olur mu? Bu konuda bilgisi olan var mı?

Karagültamer Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-01-2008, 23:15   #12
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-11-2007
Şehir: Balıkesir / Altınoluk
Mesajlar: 212
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Karagültamer Mesajı Göster
Bayındırdaki zeytinlik arazimde, yöre halkının ''pambul'' dediği zararlı ot var. Bu ot için yakıcı ot ilacı varmış.Yalnızca otun yaprağına zarar verdiği söyleniyor. Acaba zeytin ağacına zararı olur mu? Bu konuda bilgisi olan var mı?
Sayın Karagültamer
Bahsettiğin ot ilacı ağacın kökünüde kurutuyor, zehir zeytin ağacının yapraklarına gelirse kurur, eğer elinde olmayarak gelirse zehir ağaca, gelen yerini kes at. O ilaçların üstündeki yazan dozda uygulama, biraz yüksek dozaj uygula bir seferde kuruta bil. Arkadaşım ot ilacının zamanı değil mayıs ve eylül arası uygula daha iyi başarı elde ediyorsun.İlacın etkisi 20 günde belli ediyor. Ben kendimde kullanıyorum bu ilac üzerinde biraz tecürbe oldu.


Düzenleyen Özcan2007 : 24-01-2008 saat 23:19 Neden: Türkçeyi doğrulamak için
Özcan2007 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-11-2007, 15:01   #13
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 17-03-2007
Şehir: izmir
Mesajlar: 52
Zeytin güvesi, kurtçuklar yaprağın içine girip yiye yiye mahvediyor. Ben uzmanı değilim ama benim bildiğim kadarıyla bu zararı zeytin güvesi yapıyor. Özelliklede sürgünleri seviyorlar taze taze. Benim bahçede de vardı aldırmadım çok zarar yapmadığı için. Sonrada doğal düşmanları galip geldi sanırım, pek problem yaratmadı ama sizin küçük fidanlar için durum farklı tabii.

Kimyasal ve kültürel mücadelesi için:
http://www.tagem.gov.tr/YAYINLAR/ZEYTIN/8_1_1.htm sayfasında bilgi bulabilirsiniz.

Zeytinde entegre mücadele ve zararlılar hakkında bilgi için:
http://www.tagem.gov.tr/YAYINLAR/ZEYTIN/icindekiler.htm

discover Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-11-2007, 22:24   #14
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 02-11-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 7
Aşırı rüzgârlı ortamda Zeytincilik

Olea ‘Paylaşım Meydanı’na’ merhaba.

Bozcaada'da, batı burnu Ova mevkiinde, Rüzgâr türbinlerine yakın, 17 dönümlük, tapuda tarla ve çamlık olarak geçen bir arsam var.

Genel olarak düz veya hafif eğimli, bitişiğinde çam ormanı olan denize yakın sayılabilecek bir alan. Kendi arsamda beş altı adet çam var, orta boy zeytin ağacı boyundalar, bitki örtüsü genelde diz boyu altında ve çalılık. Daha önce toprağın işlendiğini zannetmiyorum. Bol küçük ebatlı taşlar var, bir kısmı bağlardan toplanıp dökülmüş.
Ada, bilindiği üzere, Türkiye’nin en çok rüzgâr gören noktalarından biri. On seneye yakın bir zamandan beri her sene giderim, her mevsime de denk gelmiştir, pek rüzgârsız görmedim.

Ada’da birkaç senedir organik tarım teşvik edilmekte. Zeytin de teşvik edilen ürünlerden birisi. Burada İlçe Tarım Müdürlüğü Gemlik ve Ayvalık fideleri dağıtmakta. Bu sene de dağıtılmış. İlk dağıtılanlar üç sene önce dikilmiş.

Ancak Ada’da bu ürün dağıtılmadan her hangi bir araştırma (rüzgârın ağaç gelişimine ve çiçeklenmeye etkisi, seçilen türlerin Ada’ya uygunluğu, daha önce Ada’da bulunan ağaçların verimi) yapıldı mı diye Ada’daki yetkililere sorduğumda olumsuz cevap aldım. Çok şaşırdım tabi ki. Ben bir tek arazi için yatırım yapmayı düşünürken acaba emeğimin karşılığını alabilir miyim diye hesap ve araştırma yapmamayı düşünemiyorum.

Bozcaada’da veya benzeri aşırı rüzgârlı yerlerde, profesyonel veya amatör olarak gözlemde bulunmuş arkadaşlardan bu konuda yorum alabilirsem sevinirim.

Şu ana kadar araştırmalarımın sonucunda şartlar uygun olursa en yakın zamanda Ayvalık tipi yağlık zeytin dikmeyi düşünüyorum. Tabi önce gerekli her türlü altyapı analizlerini yaptıracağım.

Teşekkürler.

Zeytuni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-11-2007, 22:39   #15
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 02-11-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 7
Dünyanın en pahalı zeytin ve zeytinyağını yiyoruz

Merhaba,

Bugün Radikal gazetesinde okuduğum zeytinciliğin sorunları ile ilgili yazıyı sizinle paylaşmak istedim. Açıkçası şaşırdım, üzüldüm.
..........

Funda Özkan

10.11.2007

Türkiye'de en çok zeytin ağacının olduğu (toplam zeytin ağacının yüzde 23'ü), en çok zeytinyağı ihracatını (toplam zeytinyağı ihracatının yarısını) yapan ilimiz Aydın, ilk defa sektörün dününü, bugününü, yarınını konuşmak için ev sahipliği yapıyordu.
İstanbul'dan yola koyulduğumuzda, sektörün geleceğine dair stratejinin tartışılacağı, bir vizyonun oluşturulacağı toplantıya gittiğimizi düşünmüştüm. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı da, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları'nın Genel Müdürü Doğan Arıkan'dan eşlik etmesini isterken, oluşturulacak vizyona katkı yapma hedefindeydi. Dünyada zeytinyağında marka olmak isteyen Türkiye için birlikte şişe tasarlanacak.
Amaç, yurtdışındaki bir marketin rafında örneğin ABD'deki bir markette şişeleri görenin "Bu Türk zeytinyağı" diyebilmesini sağlamak. Fransız şampanyasının ünlü şişesi gibi...
Her şey hayalle başlar denilir. Aydın'daki toplantıya vardığımızda gördük ki hayal kurmak ne kelime, bol bol sokak kavgasına tanık olduk. Birbirlerini vatan hainliği, palavra milliyetçilikle suçlayan, televizyon kanallarından (yerel kanallarmış) ölüm tehdidi aldığını söyleyen, daha neler, neler...
Oysa zeytin ve zeytinyağı sektörünün müstahsili, üreticisi, kooperatifi, yağ tüccarı, ihracatçısıyla birlikte sorunu, bir çocuğun dahi anlayacağı kadar basit.
Anadolu zeytinin anavatanı olmakla övünürken, zeytinyağında, dünya pazarlarında Türk markasıyla var olamayan, hatta kendi vatandaşına dahi zeytinyağını sevdiremeyen bir sektör var karşımızda.
Sorunun ekonomik karşılığı da şu:
Bugün biz Türkler dünyanın en pahalı zeytinini ve zeytinyağını tüketiyoruz. Türk tüketicisi sırf alışkanlığından değil pahalı olduğu için zeytinyağını tüketmiyor. Sonra hep beraber "Türkiye'de kişi başına tüketim yıllık 1 kilogram bile değil, komşumuz Yunanistan'da 22 kilogram" diye ağlaşıyoruz.
Ham zeytinyağının kilosu şu an bölgesine göre 4,5 YTL ile 6 YTL arasında değişiyor. Dünyada zeytinyağının fiyatını belirleyen İspanya'nın fiyatı ise 4,1 YTL.
Pahalı çünkü geçen seneden 70 bin tonluk stok fiyat daha da yükselecek diye elde bekletiliyor.
Hadi biz içeride tüketiyoruz da, bu fiyatla dünyaya nasıl satacaklar?
İkincisi üretici diyor ki, "İki yıl daha kuraklık olsa ne yağ fabrikası kalır ne zeytin ağacı."
Avrupalı çiftçi kilosuna 2,2 YTL pirim alırken, Türk çiftçisi 11 kuruş alıyor.
Yürürlüğe giren son Çevre Yönetmeliği ile zeytinyağı fabrikaları artık karasularını doğaya bırakamayacak. Karşılığı sürekli jandarma baskınıyla 24 bin YTL para cezası, fabrikayı kapatma ve iki yıl hapis cezası tebligatı.
Onların adı fabrika ama biliyoruz ki hepsi küçük üretim atölyesi ve saklama kuyularının (sektörde lagün deniliyor) kurulması için de 80–100 bin TL’lik teşvik istiyorlar.


Aydın zeytin ve zeytinyağı sektörünün kavgasının nasıl sonuçlandığını merak etmişsinizdir. Toplantı sonrası da kavgaya devam ediyorlardı. Ancak Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçı Birliği'nin eski başkanı, İş Bankası Grubu'nun eski Fora Zeytincilik Genel Müdürü Deniz Ataç dayanamadı, kürsüye fırladı ve "Tunus, Suriye, Türkiye'yi geçiyor. Uyanın artık" diye salondakilere seslendi. Ardından şunları söyledi: "Politika oluşturulmazsa tartışmalar günlerce sürer, zaten yıllardır da sürüyor."
Deniz Ataç'ın uyarısı işe yaradı mı?
Hiç zannetmiyorum.
Aydın'da bir kez daha tanık oldum ki müstahsil birlikleri, üretici, tüccar, ihracatçı, herkes birbirini suçluyor.
Devlet de strateji geliştirmede çaba göstermiyor.


.............

Zeytuni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-11-2007, 14:23   #16
Yeni Üye
 
thebe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-10-2007
Şehir: Antalya
Mesajlar: 23
Selam Zeytuni;
İyi bir nick bulmuşsun. Dün akşam internet dökümlerini karıştırıken rastladım, rüzgarın çok olduğu yerlerde rüzgar önüne fıstık çamı dikilmesini öneriyorlar. Bence de mantıklı geldi, rüzgar yönünde birkaç sıra çapraz dikimle bu sorunu halledebileceğin fikrindeyim. Ayrıca uygun sertlikte rüzgarın da tozlaşmaya faydası olacaktır. Bir diğer fayda da rüzgar güllerini enerji üretiminde kullanabilirsin. Bence sen bu işe başla, ama organik zeytincilik için araştırma yapar ve uygulama şansın olursa çok daha iyi sonuçlar alabilirsin.
Görüşmek üzere.

thebe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-11-2007, 14:34   #17
Yeni Üye
 
thebe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-10-2007
Şehir: Antalya
Mesajlar: 23
Benim de bir konuda danışmaya ihtiyacım var:
Havran'daki arazimi hazırladım, toprağı 80 cm patlattım ve aralık başında çukurları açtırıp arazi çevresine çit çekeceğim. Ocak ayında da dikim planım var. Ancak şu organik zeytincilik aklımı kurcalıyor. Yaklaşık 50 yıldır kimyasal ilaç görmemiş bir arazim var ve Avrupa birliğinde zeytin yağımı satmak için organik tarıma yönelmek gerekir diye düşünüyorum. Bu konuda tecrübesi olan varsa ve benimle paylaşırsa sevinirim.
Saygı ile..

thebe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-11-2007, 22:20   #18
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 22-11-2007
Şehir: AYDIN
Mesajlar: 2
Merhaba, siteye yeni üye oldum. Emeği geçenlere teşekkürler.
Organik yetiştiricilik için arazinin 50 yıldır ilaçlama yapılmamış olması yetmiyor tahmin edeceğiniz gibi. Bunun yanında organik sertifakası alabilmek için kriterler var.

Organik zeytinyağı; Hiçbir aşamasında kimyasal madde, sentetik gübre kullanılmadan üretilen (Yakın çevrede de bu uygulamanın yapıldığı bahçe bulunmamalı), her aşaması kontrollü ve sertifikalı, doğanın saflığını taşıyan en kaliteli zeytinlerin tek tek seçilerek soğuk sıkma yöntemiyle sıkılmasından elde edilir ve tüketiciye sunulur.

Her üreticinin, kendi adına organik(ekolojik) ürün sertifikası alabilmek için kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarına başvurması gerekmekte. Ülkemizde başvuruları, projede yer alan tüm üreticiler adına projeyi kuran ihracatçı veya organizasyon kuruluşlar yapmaktadırlar.

Kontrol kuruluşu bildirilen tüm üreticileri gezerek her üretici için detaylı anket formları ve haritalardan oluşan bir dosya hazırlamaktadır. Sertifikasyon kuruluşu hazırladığı dosyaları Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bildirmekte ve her üreticiyi ürün sezonunda en az iki kez haberli veya habersiz ziyaret etmektedir. Gerekli görüldüğü dönemlerde toprak, yaprak ve ürün örnekleri alınarak analiz yapılmaktadır.

Muhtemelen Ayvalık (Edremit) çeşidi dikecekseniz. Yağınızı pazarlamak için organik olması bir avantaj (daha yüksek fiyata satabilirsiniz) ama organik olmasada pazarlayabilirsiniz (İhracat yapmayı planlıyorsanız, şuanda iç piyasaya ancak yetecek yağımızın olduğunu hatta zeytinyağı ithalatı yapma tartışmalarının olduğunu hatırlatayım).

Umarım işleriniz istediğiniz doğrultuda gider, ülkemiz adına daha kaliteli yağlar üretirsiniz
TEŞEKKÜRLER İYİ ÇALIŞMALAR

Öğr. Gör. H.Osman MESTAV
ADÜ. Çine MYO
Zeytin Yetş. ve Değ. Programı
omestav@hotmail.com
0532 563 11 72

omestav Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-11-2007, 09:22   #19
Yeni Üye
 
thebe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-10-2007
Şehir: Antalya
Mesajlar: 23
SAyın Omestav;
Bilgiler çok doyurucu ve yön gösterici oldu benim açımdan. İlgi ve bilginize teşekkür ederim.
Saygı ile..

thebe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-11-2007, 23:31   #20
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 02-11-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 7
Teşekkürler Thebe, bu bilgileri de değerlendirmeye alacağım mutlaka..

Zannediyorum herkes şu an hasatla meşgûl, darısı da bir gün bizlerin başına!

Anladığım kadarı ile de kimsenin pek fazla bu konumda zeytinliği yok galiba. Biraz deneysel bir çalışma olacak sanki benimkisi...

Bu arada Zeytinbağı ismini duymuş olanlar vardır aranızda. Oradan arkadaşımın bana aktardığı şu bilgiyi de sizinle paylaşmak isterim:
''NATUREL Festivali , 22-25 Kasım 2007, Perşembe-Pazar günleri arasında her gün İstanbul’da, Askeri Müze Harbiye Kültür Sitesi’nde 11.00-20.00 arası ziyaret edilebilir.''

Selamlar.

Zeytuni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-11-2007, 21:48   #21
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-11-2007
Şehir: Balıkesir / Altınoluk
Mesajlar: 212
Selam Mine Pakkaner 8000 ayvalık tipi ağacım var, hepsi delice gövdeli yetişmiş ağaçlar, 12 tane ağacım kurudu, ziraat mühendisi getirdim araziye SOLGUNLUK HASTALIĞI dedi. Kurumuş ağaçların dallarını kırıp kokulayınca çok pis kokuyor. Bu hastalığın çaresi var mıdır


Düzenleyen Özcan2007 : 29-11-2007 saat 17:05
Özcan2007 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-11-2007, 22:09   #22
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,707
Galeri: 99
Özcan Bey hoşgeldiniz, eğer meslektaşım solgunluk hastalığı teşhisi koyduysa maalesef yapılacak birşey yok. Bu hastalığın tedavisi henüz bulunamadı. Hemen bütün hastalıklı ağaçları sökün, çukurlarına kireç dökün. Hastalık belirtisi görülen ağaçları sökün. http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=1989 başlığını okuyun.

Özcan Bey bu arada yeni gelen arkadaşlar başlığında kendinizi tanıtır mıydınız lütfen? Bu sitemizin genel kuralıdır. Yeni gelen arkadaşlar, lütfen kendinizi tanıtın. başlığını kullanabilirsiniz.

Selamlar, geçmiş olsun.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-11-2007, 11:00   #23
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-11-2007
Şehir: izmir
Mesajlar: 3
merhaba herkeze iyi günler dilerim.Ben fevzi GÜRTEKİN izmir karsıyakada emlakçılık işiyle uğraşıyorum.Manisa Gölmarmarada satın aldığım bir araziye 20 mart 2005 te 2300 adet trilya zeytin fidanı diktim daha sonra sınır komsularımında arazileri satın alarak arazimi büyüttüm ve yine 2007 mart ayında satın aldığım araziye 2430 adet zeytin fidanı diktim arazim hafif eğimli olup etrafı 35 40 yasında fıstık çamlarıyla çevrili orman içerisnindedir ormandan gelebilecek zararlara karsı etrafını tel örgüyle çevirdim arazimin içinde yapmıs olduğum sondajlar suya ulasamadı daha sonra arazime yakınlığı 2 3 km olan bir alana yaptığım derin kuyu sondajıyla istediğim suya ulastım yer altından döşediğim boru sistemiyle su arazime ulastı arazim hafif eğimli olduğundan dolayı sifon diye nitelendirdiğimiz sistemle sulamaktayım 2005 yılında izmir aliağadan satın aldığım 5 tır koyun gübresi ve 7 tır tavuk gübresini arazime nakilettim gübrelerin yanması için gerekli işlemleri yaptım daha sonra 2006 yılında ilk diktiğim alanı gübreledim daha sonra 2007 de yaklasık 10 gün kadar önce daha sonra dikimini gerçkeleştirdiğim alanı gübreledim bütün bunları hiç kimseden bilgi ve destek almadan uyguladım mart 2005 te dikimini yağtığım ağaçlarımın ortalama boyu 2 m ve bu alandan bu yıl sembolikte olsa verim aldım ağaçlarımın büyüme durumundan menmun olsamda bu konuda deneyimli zeytin yetiştiriciliği yapmıs **** bu konuda eğitim almıs arkdasların bilgilerine basvurmaya önerilerini almaya karar verdim sahibi olduğum bahçemin dikim öncesindeki çukur derinliklerini kepçe ile 2 metre derinliğğindeki çukurlar açtırarak çukurları traktör tesviyesi ile güneş görmüş toprakla doldularak dikimleri gerçekleştirdim sanıyorum bir hata yaptım zeytin sıraları arasındaki mesafe 3 e 6 olarak diktim daha sonra yaptıığım arastırmayla ispanya gibi zeytincilikte önde gelen ülkelerde bu ekimin 3 e 3 3e 6 aralıklarla yapıldığını duydum bu ileride ağaçlarımda bi olumsuzluk yaratır mı bu konuda blgisi olanlar beni aydınlatırlarsa çok menmun olurum herkeze yardımları için şimdiden teşekkür edip saygılarımı sunuyorum.

fevzi gürtekin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-11-2007, 22:24   #24
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2007
Şehir: izmir
Mesajlar: 35
Bu 3*6 dikim riskli ! Bence bunu ancak binlerce dönüm arazisi ve epeyce parası olanlar yapmalı!
Dönümde 5o kusür ağaç dikmek başta kulağa çok hoş geliyor ama ilerleyen senelerde bu kadar sık ağacın birbirine girmemesi için her sene ağır budama yapılmalı. Epeyce ağır bir masraf bu.

qba1976 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2007, 17:13   #25
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-11-2007
Şehir: Balıkesir / Altınoluk
Mesajlar: 212
böyle diktiğin daha iyi oldu

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi qba1976 Mesajı Göster
Bu 3*6 dikim riskli ! Bence bunu ancak binlerce dönüm arazisi ve epeyce parası olanlar yapmalı!
Dönümde 5o kusür ağaç dikmek başta kulağa çok hoş geliyor ama ilerleyen senelerde bu kadar sık ağacın birbirine girmemesi için her sene ağır budama yapılmalı. Epeyce ağır bir masraf bu.
Böyle diktiğin daha iyi oldu mahsül kalitesini arttırır, düşünün bir ağaç 50 kg mahsül verse daha kaliteli ürün elde edemezsin,ama ağaç başına 25 kg ürün verse yağ oranı ve kalitesi artar....

Özcan2007 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-11-2007, 17:42   #26
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-10-2007
Şehir: izmir
Mesajlar: 35
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ozcan2007 Mesajı Göster
Böyle diktiğin daha iyi oldu mahsül kalitesini arttırır, düşünün bir ağaç 50 kg mahsül verse daha kaliteli ürün elde edemezsin,ama ağaç başına 25 kg ürün verse yağ oranı ve kalitesi artar....
Dediğiniz doğru mahsul boy olarak daha irileşir yağ kalitesi de artar fakat diyelim bundan 15 sene sonra ağaçlar birbirinin içine girip güneş ışığını kesmeye başladığı zaman ne olacak? Her türlü hastalık olur bence birbirinin güneş ışığını engellediği zaman ağaçlar.
Dediğim gibi büyük masraflarla ( özellikle ağır budama ) ağaçları sürekli bodur tutmak lazım bu sistemde ya da 10 sene sonra 3*6 sıranın arasından birer ağaç çıkararak 6*6 şekine dönüşle de çözülebilir.

qba1976 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-11-2007, 11:17   #27
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,707
Galeri: 99
Fevzi Bey, hiç noktalama işareti, büyük küçük harf ve paragraf kullanmadığınız için yazınızı okuyup değerlendirmek zor. Ayrıca biz dil konusunda çok özen göstermeye gayret ediyoruz.

Bu arada kurallarımız gereği yeni gelen arkadaşlar başlığında kendinizi kısaca tanıtınız. Siz mesajınızı da, yeniden düzenleyip kendinizi tanıtınca cevaplayacağım.
Saygılar.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-11-2007, 16:02   #28
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-11-2007
Şehir: Balıkesir / Altınoluk
Mesajlar: 212
Ben edremitte 18 yıllık zeytin çiftçisiyim.şu an hasat yapıyoruz zeytinlere ama sırıkla olduğu için çok kırılıyor dalları,öbür yıl az mahsül veriyor kırıldığı için,ama duyduğuma göre bir kimyasal ilacı varmış,bir gün önceden ilacı zeytin ağcının yapraklarına uyguladığın zaman ertesi gün mahsül rüzgarla bile döküle biliyormuş, buda demektirki hersene mahsül verme şansı doğuyor
bu ilacı uygulayan varmı faydaları ve zararları nelerdir ilacın ismi nedir


Düzenleyen Özcan2007 : 29-11-2007 saat 17:08
Özcan2007 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-12-2007, 11:30   #29
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-11-2007
Şehir: Balıkesir / Altınoluk
Mesajlar: 212
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ozcan2007 Mesajı Göster
Ben edremitte 18 yıllık zeytin çiftçisiyim.şu an hasat yapıyoruz zeytinlere ama sırıkla olduğu için çok kırılıyor dalları,öbür yıl az mahsül veriyor kırıldığı için,ama duyduğuma göre bir kimyasal ilacı varmış,bir gün önceden ilacı zeytin ağcının yapraklarına uyguladığın zaman ertesi gün mahsül rüzgarla bile döküle biliyormuş, buda demektirki hersene mahsül verme şansı doğuyor
bu ilacı uygulayan varmı faydaları ve zararları nelerdir ilacın ismi nedir
Sayın Mine Pakkaner
bu soruma cevap gelmedi, siz cevap verebilirmisiniz teşekürler.

Özcan2007 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-12-2007, 22:57   #30
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,707
Galeri: 99
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ozcan2007 Mesajı Göster
Sayın Mine Pakkaner
bu soruma cevap gelmedi, siz cevap verebilirmisiniz teşekürler.
Zeytin hasadında kullanılan kimyasal Ethrel. 2000-3000 ppm uygulanıyor. Ancak ben kullanan biri ile tanışıp etkilerini, sonuçlarını bizzat dinlemedim veya uygulayıp görmedim.

Sorumluluğumuzdaki zeytinliklerde kullanmıyoruz.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Etiketler
ağaç, gübre, zeytin, zeytin gübreleme


Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 01:57.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026