![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
Doğa ve şiir... Doğa; kurulabilir her cümlede aslında kullandığımız her kelimede doğadan birşeyler yok mudur? Vardır elbet. İlkokul arkadaşınıza mektup yazmak gelir seneler sonra aklınıza ve mutlaka bir ağaçtan düşmüşlüğümüz olmuştur anımsayacak... Ya da bir çiçek kopardığınız, okul dönüşü bahçeli bir evin yola taşan güllerinden... Anımsadığınız geçmiş doğadır zaten. Bir ağacın altında serilip yattığınız, üzerinize çıkan böceklerin kaşıntısıyla cırladığınız. Mesela en çok ergen döneme geçişte hatırlarız havanın önemini. Sevdiğimizle soluduğumuz aynı hava hani. Hani yaşamımızın kaynağı su... Hani otobüs yolculuklarında sizi camlara yapıştıran yemyeşil ovalar, renk renk kır çiçekleri. İfade etmek istediğimiz herşey değil miydi doğa? Okyanuslar kadar sevmez miydik annemizi? Denizler kadar derin değil miydi sevdamız? Bir asırlık çınar gibi kök kök uzanıp, beklemeyecek miydik gidenleri? Bir ateş böceği gibi aydınlatmayacak mıydık çocuklarımızın karanlıklarını? Biz neyi doğasız yapabilirdik ki şiiri yazmayalım... Kime, neye, ne için yazarsak yazalım nehirler kadar taşmamış mıydı duygularımız? " Biz, doğaya mecburuz... " Şiirde, resimde, tiyatroda, sinemada, heykelde, kemençede, sazda, kavalda, çocukken, büyümüşken, henüz nefes alırken ve hatta toprağa karışırken... Doğa ve şiir... Doğa sesimizdir, şiir dilimiz... E içine bir de fotoğraf girince gözümüz de olur... Biz doğaya mecburuz... Dallarına ıssızlık çökmüş bir ağacın altında otururken, ölmüş bir ağacın gövdesinden bir bankta... ![]() Sıyrılmış kalabalığından, en hissiz yalnızlığın dalında asılı kalmak mı? ölüm dedikleri şey. beyaz mı siyaha, ... siyah mı beyaza? hangisi yaraşır birbirinden başka, ve yakışır bu denli yaşamaya... Ayak izlerinin soluğunda gölgeler, nefes alıp verdikçe, boşanır dalları asırlık ağaçların. Üşümek istemek mi? Yaşam dedikleri şey; Sonunu görmek mi ki? Bir ağaç için ölüm.. Dibinde kendinden bir bankta... 14.09.09 Asuman Altun Kısa... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
|
Yel estikçe dalgalanır dalları Türlü türlü seda verir ağaçlar Tertip olmuş kuğu gibi dilleri Türlü türlü seda verir ağaçlar Bahar gelir yaprak açar yaz olur Aşka düşen ateş olur köz olur Kaval olur keman olur saz olur Türlü türlü seda verir ağaçlar Yel değdikçe ince dallar ses verir Yeşil yaprak etrafına sus verir Aşılarsan meyvesini has verir Türlü türlü seda verir ağaçlar Balta gelir yalağından yadeder Usta gelir keman yapar ud eder Yanık sesli kaval ne feryadeder Türlü türlü seda verir ağaçlar Davul olur gümbür gümbür gümüler Zurna olur ince sesle ininler Gıranata derdlerimi yeniler Türlü türlü seda verir ağaçlar Kalem olup her lisanda okuyor Ana sesi ciğerimi yakıyor Dallarda çeşitli kuş şakıyor Türlü türlü seda verir ağaçlar Yazar : AŞIK VEYSEL |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
|
Sunulan cennetti dünya doğasıyla, ırmaklarıyla başka yerde arama, herşey etrafında. Filliğe soyunduk ezdik, ne ot kaldı ne saz, umursamazsan doğayı o seni hiç takmaz. Ağaçlardı doğanın akciğeri üzerine oturduğumuz yeşil minderi filliğe soyunduk ezdik. Ne ot kaldı ne saz umursamazsan doğayı o seni hiç takmaz. |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| canlı, doga, orman |
|
|