![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
İnsanlık var olduğu sürece silah ve ölüm olacakdır. Silahlarını bırakan bir ulus özgürlüğünü ve topraklarını kaybeder, yok olur. Tanrım konu nereye geldi. İnsanlık var olduğu sürece gelişmeye çalışmalı, gelişmeye çalışan bir ulus silahla mücadeleyi işi yalnızca güvenlik sağlamak olan ve profesyonel olarak yetişmiş bireylere bu görevi verir. Yukarıdaki cümleden kastınızın bu olmasını umuyorum, gerçekten ümit ediyorum. Bu arada yapılan bir saldırıya müdahele etmek başka bir şeydir, etmemek de. Ama siz eğer orada birilerinın silahı olsaydı da müdahale etseydi sonucunu çıkaracak tarzda konuşursanız silah herkes tarafından kanıksanır ki bu en tehlikeli şeydir. Belinde silahı olduğundan dolayı kendini rahatlıkla en güçlü hisseden insan psikolojilerinde küçük tepkilerin bile silahla desteklenemeyeceğini nasıl garanti edebiliriz. Hoş şu anda da üçüncü sayfalarda hep bu olayları okumuyor muyuz? Ya lütfen anlamak için çaba harcadığım avcılığı bile saygı duyduğumdan, bu bu konuya işkillendirerek olayı çözümsüz bir tartışmaya sokmak istemiyorum ama siz de lütfen her tehlike anında silahtan başka bir çözüm yokmuş gibi davranmayın ne olur. Bu arada silahlı suçların daha çok ruhsatsız silahlarla işlendiğine dair istatistiklere tam kayıtlı olmasa katılıyorum ama ben daha çok evde bulundurulan ruhsatlı silahların da cinnet getirme anında kullanılmalarından ve hatta evdeki çocukların bunları kullanmalarıyla ilgili istatistiklere takıldığımı söylemek isterim son olarak. Sevgilerimle... |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-01-2009
Şehir: izmir/aliağa
Mesajlar: 5,567
|
Alıntı:
Ayrıca, insanların ağaçları, çiçekleri, bitkileri ve hayvanları deli gibi sevdiği, avcılığın bile bir ' zaaf olarak kabul gördüğü Ağaçlar_Net sitesinde, avın ve avcılığın ne olduğu tam olarak anlatılamamışken, belki bir safsata sözüdür ama 'Müslüman mahallesinde salyangoz satarken'' B.S nin bu sayfada tartışılması bizi çok yoracak, yanlış anlamalara sebebiyet verecektir. Sn.Müjgan, B.S hakında sizin bazı kaygılarınıza katılıyorum. Ben de B.S hakkında görüşlerimi belirtmek istiyorum. İster yekililer olsun, ister siz olun bu konuda bir sayfa açılsın. Orada tartışalım diyorum. Çok mu şey istiyorum.? Saygılar/Rastgelsin |
|
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 01-09-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 27
|
Alıntı:
işidir. Fakat savaşlar artık sadece ordularla yapılmıyor, topyekün yapılıyor. Savaşa giren bir ülkenin ordu dışında halkı da savaşmak zorundadır. Örneklerini görüyorsunuz. Vietnam, Afganistan, Irak, Bosna, Gürcistan, Kıbrıs ve diğerleri. Artık ordular birbirleriyle çatışmıyor mutlaka sivil halk işin içine girmek zorunda milis güçler ortaya çıkıyor, dağa çıkan gruplar oluyor vs. Sadece ordu profesyonel olsun olmasın tek başına bu işin üstesinden gelemez. Halkı direnemeyen, savaşamayan milletler çok çabuk teslim olurlar. Günümüz teknolojisi gereği saldıran ülke hava gücüyle o ülkeyi bitecek noktaya getirebiliyor ama eninde sonunda karaya inip işgal ettiği milletin halkıyla göğüs göğüse çarpışmak zorunda işte burada ordu yeterli olmuyor ve halkın direnişci gücüne ihtiyaç duyuluyor. Sizi işgal eden güce biz silaha, savaşa karşıyız savaşmıyoruz dediğinizde size saygı duyacak, işgalden vazmı geçecek? Ulusal silahsızlanma, bireysel silahsızlanma hiçbir zaman gerçekleşemeyecek bir hayaldir. Keşke olabilse. Doğal kaynaklar kirlenip, yok olmaya, insan nüfüsü artmaya devam ettiği sürece muhtemel savaş riskleride artacakdır. İnsanlığın gelişmesi, ilerlemesi buna mani olamaz. Hayatta kalabilmek için mutlaka öldürücü, yıkıcı bir gücünüzün olması ya da böyle gücü olan bir tarafa geçmeniz ve bazı ödünler vermeniz gerekir. |
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|