agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Yabani Hayvanlar > Yabani Hayvanlar / Genel
(https)




Beğeni Düzeni59Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 12-08-2008, 14:30   #1
Ağaçsever
 
kiwici77's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-08-2008
Şehir: Altınova,Yalova
Mesajlar: 58
Merhabalar, hayvanları öldürmek spor değildir, bu fikrinize katılıyorum, fakat yapılan eylem (şehir stresinde uzakta, dağlarda, ovalarda, yemyeşil alanlarda günü geçirmek, gezinmek, trekking sporu ile birebir uyuşur.) sonuç olarak sportif faaliyettir.
Ama yaban nesillerini tehlike altına sokan aslında avcılar değildir, bilinçsiz yapılaşma, avlak alanların tesis amacıyla kurutulması veya sistemli olarak işlevlerinin yitirilmesi, küresel ısınma ve en son biliçsiz avlanmadır. İyi bir avcı, herhangi bir av hayvanını, yılın hangi ayında birim veya kilo olarak **** erkek ve dişi olarak olmadı boyutlarına bakarak ayırır ve kıstaslarına uymuyor ise tetik çekmez.
Saygılarımla...

doğaya dost beğendi.
kiwici77 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-08-2008, 15:52   #2
Ağaç Dostu
 
Cumhur Tonba's Avatar
 
Giriş Tarihi: 07-07-2008
Şehir: EDİRNE-ANTALYA
Mesajlar: 11,420
Galeri: 80
Avcılık

[QUOTE=kiwici77;267767]Merhabalar, hayvanları öldürmek spor değildir,

Sayın kiwici 77.Merhaba.
Çok güzel ve doğru konulara değinmişsiniz. Duyarlı ve sorumluluk sahibi bir kişi olduğunuz belli. Fakat sorarım size?
Sizin gibi avcılar nerede? Hoş. Zaten dğerlerine avcı demek, avcı'lara hakaret sayılır. Kalın sağlıcakla.


Düzenleyen Cumhur Tonba : 27-08-2008 saat 13:31 Neden: noktalama
Cumhur Tonba Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-08-2008, 01:01   #3
Ağaçsever
 
kiwici77's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-08-2008
Şehir: Altınova,Yalova
Mesajlar: 58
[QUOTE=Cumhur;271378]
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi kiwici77 Mesajı Göster
Merhabalar, hayvanları öldürmek spor değildir,

Sayın kiwici 77.Merhaba.
Çok güzel ve doğru konulara değinmişsiniz. Duyarlı ve sorumluluk sahibi bir kişi olduğunuz belli. Fakat sorarım size?
Sizin gibi avcılar nerede? Hoş. Zaten dğerlerine avcı demek, avcı'lara hakaret sayılır. Kalın sağlıcakla.
Merhabalar,
Öncelikle ben ''avcıyım'' diyebilen kişi bu bahsettiğim kurallara uyar, yok eğer uymaz ise yakın gelecekte avlayabilecek birşey bulamaz zaten, ki; bu sebepten avcı avını bitirmez, bitirmemeli.
Birde yabancısı olduğunuzun belli olduğu bir deyim var, biz ''avcılar'' tarafından kullanılan: bohçacı deyimi. Bohçacı demek tüfeğini dolu taşımak demek, emniyeti açık dolaşmak demek, herkesi tehlike altına atmak demek. Yavrulara ateş etmek demek. Dinamitle balık avlamak demek. Tepe lambasıyla bıldırcın avlamak demek, tırıvırıyla (hayalet ağ) ile balık avlamak demek. Bu şekilde avlananlara emin olun sizlerden daha fazla tepkili ve etkiliyim.
Birde açmayacaktım konuyu ama tutamadım kendimi, biz avcılar için (ki ben kuşu bıraktım demiştim) çulluk veya bıldırcın eti, ya da denizden çekmeyi hasretle beklediğim mırmırlar sizler için organik sebze ve meyveler ne anlam ifade ediyosa tam olarak bizlerede o ifade ediyorlar, sonuçta doğal bir beslenme söz konusu, çiftlikte yetişen tavukları ve kırmızı eti **** kültür balıklarını yemiyorum, çünkü ne şartlarda yetiştirildiklerini biliyorum...
Saygılarımla,
Emrah
Not: Benimle özellikle bu konuda aynı fikirleri savunan kafkas arkadaşıma selamlar...

doğaya dost beğendi.
kiwici77 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-08-2009, 16:53   #4
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-01-2009
Şehir: izmir/aliağa
Mesajlar: 5,567
Avcı, öldürmek için avlanmaz, avlanmak için öldürür

[QUOTE=Cumhur Tonba;271378]
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi kiwici77 Mesajı Göster
Merhabalar, hayvanları öldürmek spor değildir,

Sayın kiwici 77.Merhaba.
Çok güzel ve doğru konulara değinmişsiniz. Duyarlı ve sorumluluk sahibi bir kişi olduğunuz belli. Fakat sorarım size?
Sizin gibi avcılar nerede? Hoş. Zaten dğerlerine avcı demek, avcı'lara hakaret sayılır. Kalın sağlıcakla.
AVCILIK VE EVRENSEL ÖLÇÜDE SORUMLULUK DUYGUSU

Günümüz koşullarında tüm dünyada geçerli, yaban hayatın korunması hakkındaki uluslararası yaklaşım; yabani flora ve faunanın gelecek kuşaklara aktarılması gerekli, estetik, bilimsel, kültürel, ekonomik ve özgün değerlerde doğal bir miras oluşturduğudur.

Bu durumda avcı toplumun diğer bireylerinden daha fazla sorumluluk taşımaktadır.
Çünkü toplumun tamamına ait doğal kaynakların önemli bir bölümü sadece toplumun bir kısmını teşkil eden avcılar kullanmaktadır.

Dağdaki bir keklik ovadaki bir bıldırcın toplumun malıdır avcı, orman, maliye, içişleri bakanlıklarına ödediği ücret karşılığında bu doğal kaynaklardan yararlanır(avlanır).

Gerçek bu ise ''faydalanan karşılar'' prensibine uygun bir durumdur.
Yine de gün olur ki karşılama arzusu ne denli içten olursa olsun ''faydalanamama'' gibi bir durum ile karşı karşıya kalınabilir.

Avlanma hakkını savunan bilincli avcıların evrensel sorumluluklarını da yüreklerinde hissetmeleri, onu her yerde yüksek sesle seslendirmeleri gerekmektedir.

Peki avcılık eğiliminin uygulanması sırasında, yasaların avcılara koyduğu sınırlar, evrensel sorumluluklarımızı yerine getirmeye yeterli midir?
Yoksa yasalardan öte, avcılığın yazılı olmayan kuralları var mıdır?

Bu sorunun cevabı belki de pek çok avcı tarafından bilinmesine rağmen ne yazık ki sıkça seslendirilmemiştir.

Avcılığın yazılı olmayan kaidelerininin, (örf, adet ve geleneklerimiz, avcı ahlakı ve avlanma etiği) sürdürülebilir avcılık bağlamında bir şekilde yazılı hale getirilmeli, avcılık eğitimlerinde ön plana çıkarılmalı nesnel gerçeklere dayandırmak suretiyle uyum içinde gelişme görevi üstlenen felsefe yönünün eksikliği giderilmelidir.

Jose Ortega Y Gasset ''Avcılık Üstüne'' adlı kitabında şöyle diyor;

Kendisini büyüleyen hayvana ölüm getirecek olan davranışlardan önce her gerçek avcı, vicdanının derinliğinde bir sızı duyar. Avcılık bir canlıyı öldürmenin diğer canlıya zevk verdiği tek normal durumdur. Avcılığı bir spor olarak bir düzen getirip yönlendiren o kaçınılmaz eşitsizlik faktörünü kabul etmek bana daha ince bir gerçeklik gibi geliyor. Ölçü olmayan yerde hiçbirşeyin erdemi yoktur. Avcı öldürmek için avlanmaz avlanmak için öldürür. Doğanın büyüleyeci gizi, avcılığın gerçeğinde, canlılar arasında, önlenemeyen hiyerarşide saklıdır.

Katılmamak mümkün değil. Bir canlının ölümünden bu denli keyif alınan başka bir uğraşı yoktur yeryüzünde. Öldürülen bir canlının yanında ölüm sonrası, bir fotograf karesiyle tespit etme alışkanlığı ise, hemen hemen yok denecek kadar azdır.

Bu denli çelişkilerle dolu avcılığı kabul edilebilir değerlerle sürdürebilmek, eylemin her safhasına olağanüstü özen göstermekle mümkündür.,

Başlangıçtan bu yana her aşamasında teknik açıdan dikkat isteyen, sorumluluk dolu bu uğraşı, aynı zamanda bu eylemi gerçekleştiren avcının belirgin ölçüde üstün değer yargıları ile donatıldığı takdirle savunulabilir.

Avcı ve av bir dere yatağında bir ormanın derinliğinde yalnız başına kalabilirler.

İşte hiçbir yasanın veya kuvvetin müdahale edemeyeceği kritik an budur.

Burada avcı ve av arasında, yani yaşamla ölüm arasında sadece avcının davranışlarını düzenleyen değer yargıları vardır. Bu değer yargıları doğru olduğu gibi, yanlış da olabilir.

İşte bu an, avcılığın yazılı olmayan kaidelerin yürürlükte olması gereken zaman dilimidir.

Kendisine tanınan limitler dahilinde olsa bile, avcı, yerde yürüdüğü bir uçara, yavru, dişi veya damızlık için en verimli yaşında bulunan bir erkek memeliye silah doğrultmuyorsa örf, adet ve töreler, yani avcılığın yazılı olmayan kuralları yürürlükte demektir.

Arzulanan da budur.

SAYGILAR... RASTGELE...


Düzenleyen Halil Önen : 21-11-2009 saat 09:49
Halil Önen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-08-2009, 19:48   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-12-2008
Şehir: antalya
Mesajlar: 3,093
Sn.Halil Önen ;

Avcı ve av bir dere yatağında bir ormanın derinliğinde yalnız başına kalabilirler.

İşte hiçbir yasanın veya kuvvetin müdahale edemeyeceği kritik an budur.


Bu durum da her an avcı da av olabilir!!!

Ormanın derinliklerinde Avcı ve Ayı

Avcının tüfeğide tetik düşürmesse ; Ayı avcının tüfeğini alıp yere bırakıp ve ........

Ayı için ;Mutlu Son !

Peki ya avcı için ?

Saygı ve Sevgilerimle

Oğuz Alper Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-08-2009, 21:05   #6
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-01-2009
Şehir: izmir/aliağa
Mesajlar: 5,567
üçkez

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Oğuz Alper Mesajı Göster
Avcının tüfeğide tetik düşürmesse ; Ayı avcının tüfeğini alıp yere bırakıp ve ........

Ava çıkmış adam, başına geçenleri anlatıyormuş:

Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir ayı çıkmaz mı? Çifteyi doğrultum, tetiğe bastım o da ne ateş almadı. Ayı dibime kadar geldi. Bir daha tetiğe bastım, yine yok. Ayı tüfeği elimden çekti aldı. Baktım ayının niyeti kötü, tabana kuvvet kaçmaya başladım.
Fakat ayı peşimde! Benden hızlı koşuyor. Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim. O kadar yaklaşmış Derken ayının ayağı kaydı, yere düştü...
Fırsat bu fırsat, yine tabana kuvvet arayı açtım. Ama ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti. Yine nefesi ensemde...Tam pençesini uzattı ensemden yakalıyacak, yine kaydı, düştü...
Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beş yüz metre kadar açtım.
Tanrı size inandırsın arkadaşlar, ayı yine bana yetişti. Yine nefesi ensemde...
Şansa bakın... Ayının tekrar ayağı kaydı, düştü...

Serüveni dileyenlerden biri dayanamamış;

''Sen de çok yürekliymişsin kardeşim! Ayı bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar yaklaşacak, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederdim.''

Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış;

'' Lafı karıştırma yahu! Ayı üç kez neyin üstüne bastıda ayağı kayıp kayıp düştü sanıyorsun.''

Rastgele


Düzenleyen Halil Önen : 24-08-2009 saat 21:16 Neden: o fıkrayı rütük izin vermez
Halil Önen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-08-2009, 12:51   #7
Ağaç Dostu
 
cello's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-09-2006
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 298
Galeri: 1
Geçen ay evde önce eksikler belirlendi. Büyük Shakespeare makinenin artık ekmeğini yediği fark edildi ve alternatifler üzerinde düşünülmeye başlandı. Kafaya uyan sörf tarzı makine sipariş edildi, iyi bir makine (çok iyi denirse nazar faktörü devreye girer mi?). Ve hummalı çalışmalar başladı. İğneler, floşlar, yanar dönerli ipler, misinalar kolkola girdi, uçları kırmızı oje ile mühürlenip süslendi. Böylece kolbastı oynayacak moda geldiler. Yaklaşık ikiyüz köstek hazır artık... "Hazır ol" komutuyla hepsi ip gibi sıraya geçti. 4-5 takımda bedene asker gibi dizildiler. Dün akşam iftardan sonra çay keyfi yapılırken kamışlar elden geçirildi ve mantar saplarda bozulmalar göze çarptı. Hemen bir kat vernik atılarak sağlamlaştırıldı. Her türlü şeyin yarı yolda bırakanından nefret eden bir yapı geliştirilmiş yıllarca ve kırılamıyor...

Şimdi gözler nette yayınlanan raporlarda ve kulaklar dostlardan gelecek boğaz ve avla ilgili telefonlarda...

Vücuttaki kanın bir farklı akmaya başladığı, hücre organellerinin bile bu heyecana ortak olduğu hissediliyor...

C.tesi balığa giderim beni kimse tutamaz
Sen beni tutamazsın kralı tutamaz
Bir uçup iniveririm sahile
İstanbul Boğazı beni tutamaz

Saygılar, Sevgiler,

cello Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-08-2009, 12:56   #8
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-05-2008
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 132
100 mesajı aştık:

Bu konuyu ilk açan kişi olarak 100. mesaja ulaşmamız beni çok mutlu etti. Avcılık dünyanın çoğu yerinde olduğu gibi, Türk toplumunun da bir gerçeği. Aslında yazılan mesajlar, ortak bir noktada birleşiyor. Yasalarla belli kurallar altına alınmış ve doğal dengeyi gözeterek yapılan bilinçli avcılığa tepki gösteren mesajlar azınlıkta. Ancak, gördüğü her hedefe atan, yırtıcı kuşları bile avcılığını ispat etmek için vuran, bir avda 108 ördek avlayan (Bu olay Afyon'da 5 yıl kadar önce yaşandı. İki avcı 108 ördek vurmuş, ulusal basına çıkmış ve rekor bir ceza almışlardı.) çoğalsın diye tepelere bırakılan sülünleri aynı yıl silip süpüren avcılar oldukça, yapılan bilinçli avcılığın da havada kaldığını düşünüyorum.

omereser Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-08-2009, 17:54   #9
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-01-2009
Şehir: izmir/aliağa
Mesajlar: 5,567
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi omereser Mesajı Göster
. Ancak, gördüğü her hedefe atan, yırtıcı kuşları bile avcılığını ispat etmek için vuran, bir avda 108 ördek avlayan (Bu olay Afyon'da 5 yıl kadar önce yaşandı...
Visconsin Üniversitesi frofesörlerinden Robert Jokson ve Robert Norton tarafından gerçekleştirilen, yüzlerce avcı denekleriyle yüz yüze görüşmelerde ve anketlerde, avcıların avla ilgili davranış gelişmeleri 5 ayrı basamakta gruplandırılmıştır.

1_ÖĞRENME BASAMAĞI

2_SINIRLARA ULAŞIM BASAMAĞI

3_TROFE BASAMAĞI

4_METOT BASAMAĞI

5_SPORTMENLİK BASAMAĞI


ÖĞRENME BASMAĞI

Bu basamaklar tek tek incelendiğinde herhangi bir avcının içinde bulunabileceğiden şüphemiz yoktur.

Ayrıca bu basamakların birinin içinde olmak, son derece normaldir.

Önemli olan avcının bulunduğu basamağı hangi süre içinde ulaştığıdır.
Öğrenme basmağı için süre, formal eğitim almak koşulu ile en çok iki yıldır.

30 senelik bir avcıdan ''hala, kaç tane vurduğu üzerine'' sohbetler duyamazsınız. Onlar geçmişte kalmıştır. Piramidin tepe noktasına ulaşmak olan bu avcı, hemen hemen yalnızdır, duygusaldır ve alıngandır.

Ancak ÖĞRENME basamağındaki avcının amacı, nişan alma ve atışla ilgili becerisini geliştirmesi bunu cevresine göstermesiyle ilgilidir.

Bu basamaktaki avcını arkadaş çevresi geniştir, sohbet konuları silah, nişan alma ve atış teknikleri üzerinde yoğulaşmıştır.

Bir yandan temel kavramların nedenini sorgularken, bir yandan da kendisine uzun yılların kazandırdığı bir tecrübe varmışcısına pekişmiş kanaatleri seslendirir.

Yakın zamana kadar, usta çırak ilişkisinde kendisine yeni kazanımlar sağlayan yakınlarını, zaman zaman eksiklikle suçlayabilir.

Katılmış olduğu avlarda, yapmış olduğu hataları sık sık tekrarladığının farkında bile değildir.

Bu dönemde, belirli bir eğitimden ve disiplinden gelmediği için son derece önemli hayati tehlike taşıyan kazalara sıkça rastlanır.

Bu basamaktaki avcının heves ve arzuları aklının önündedir.

Avcı etiği hakkında pekişmiş bir kanaati yoktur.

Evrensel değerler ve var olan doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılması ile ilgili konular onu hiç ilgilendirmemektedir.

Ve bu basamakta, av ve avcılık üzerine, özellikle vurduğu avlar üzerine çok konuşur.


Sn.omereser, diğer basamakları da sırası gelidiğinde yazacağım.

Yukarıda anlatıklarınız ve hala ülke gerçeğinde yaşadığımız bu örnekler sürüp gitmektedir.

Bu avcı davranış biçimlerini bu basamaklarda bulamazsınız.

İşte avcı ile ''eli tüfekli'' yi ayıran en önemli özellik de budur.

Rastgele

Halil Önen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 07:35.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026