![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 23-01-2012
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,397
|
Hoşgeldiniz sevgili ziyaretçilerim ve ilk mesajını bırakan Gökçe hanım.. Beklemeye dayanamadım ve Bauhause'dan aldığım sardunya tohumlarımı buluşturdum az evvel torf-viyol ikilisiyle. Bismillah dedim başladım. Denemeye devam, yılmak yok. Fena halde takığım bu aralar sardunyalara. Sayın Seyfi beyin ve Esin hanımın gönderdikleri çeliklerim de tutarsa inşallah, hayallerim gerçek olacak.. ![]() |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-03-2012
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 1,403
|
Hadi hayırlısı bakalım ![]() Ben de sardunya tohumu eksem mi ekmesem mi kararsızım. Çelikle daha kolay, hani büyümesi çiçeklenmesi için daha az bekliyoruz o zaman ama tohumdan da hiç denemedim, merak ediyorum. Fi tarihinde eski sardunyamdan topladığım tohumlar duruyor sanırım, tabi aradan epey zaman geçti, çıkmayabilirler de. Bu arada o tohumunu aldığım emektar sardunyamız da sanırım gidici (( Birşeyler oldu birkaç aydır, toparlamıştı ama şu an bir sorun var. Neyse, uzatmayayım.Şu bağlantıda sardunya çeliğine kişisel bakış açım nedir paylaşmıştım ![]() 87. mesaj:http://www.agaclar.net/forum/sarduny...um/29309-3.htm Bu olaydan çok daha öncesinde ise, emektar başka 2 sardunyamızı budamıştık, o dalları atarız diye bir kenara koyduk, unuttuk gitti sonra. Bir iki gün sonra ben onları suya koydum. İş güç derken epey suda kaldılar, sonra diktik tuttu. Bazen de dediğim gibi suya koymadan direkt diktiklerimiz de tutuyor. İleride çelik yapmak isterseniz bence en garantisi birden fazla deneyin biri suda olsun, diğeri direkt saksıda. Ben budarsam, budama sonrası çelikleri kıyamayıp atmazsam, çelikleri suda bile bekletmeyeceğim sanırım. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 23-01-2012
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,397
|
Sevgili Cymbelina, namı diğer Tambelina'cığım.. "Sizi her gördüğüm vakit o sevimli çiçek perisi canlanıveriyor gözlerim önünde.. her seferinde böyle oluyor.. ) " ![]() Geçen sene yapı marketlerden aldığım beyaz, kırmızı ve ceylan göz sardunlarımdan hiç biri kışı çıkaramadılar. Sulamayı azalttım, havalar serinlemeye başladığı anda içeri aldım, aydınlık ve ısıltılmayan pencere önümde konumlandırdım ama yine de olmadı, köklerinden başladı kararmalar, sonra da öldüler. Yakın bir komşum tohumdan üretmeyi denememi, o vakit soğuklara karşı daha dayanıklı olduğunu ve dallanıp budaklandığını söyleyince bir de öyle deneyim dedim, ektim bakalım, inşallah başarabilirim.. ![]() İlgili başlıkların hepsini okudum, ezberledim. Yeşil elli olmak gerekiyor sanırım biraz da, kimi kupkuru bir dal sokuyor toprağa yemyeşil oluyor, kimi de benim gibi gözünün içine bakıyor olmuyor.. ![]() |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 23-01-2012
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,397
|
Sevgili gökçe, evet ilk mesajınız. ) Ziyaret ettiğinizi görüyordum ama mesajınızı okumak bu güne kısmetmiş.. Fide almak kolayımıza geliyor haklısınız fakat çok çeşit, çok çiçek istiyorsak eğer mutlaka öğrenmemiz gerekiyor çimlendirebilme becerisini. Sabredip tekrar tekrar deneyeceğiz başka yolu yok. Kıracağız mutlaka şeytanın bacağını.. ![]() Çiçek pericim,çimlendikten sonra ki konumu açısından sordum. Cosmos tam güneş görmezse fasulye sırığı gibi uzarmış ama çiçeklenme olmazmış, yarı gölge alan pek bir fazlaya bahçem de.. ![]() |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-03-2012
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 1,403
|
Alıntı:
![]() ![]() Çimlendikten sonra ben dediğim gibi pek aldırış etmiyorum, sal gitsin zihniyetinde ![]() yarı gölgede kalsa da çiçeklenmemezlik yapmadı benimkiler. Benim burada da gördüğüm şey şu hem kendi gözlemim hem de forumdan: Kozmos zaten uzun boylu oluyor, hatta burada bir yerlerde resimlerde gördüm, bahçede çok iyi bakımla 1.50cm civarına bile ulaşan vardı.Yani uzun oluyorlar evet. Mesela o resimden çıkarım yaparsam, güneşte bile o kadar çok boy atabiliyorlar. Benim balkonda gölgede kalıyorlardı ama gene de uzun oluyorlar nispeten. Yani sardunyadan örnek vereyim, onun kadar kısa kalmazlar Bence bahçeniz yarı gölge ise bir sorun olmaz, gayet de hoş durur. Kozmosun bodur cinsi bile varmış, Kozmos başlığında okumuştum. Bir de şunu aktarayım: Ben buraya ilk üye olduğumda uç almadan bahsediyordu herkes, ben de hatta kozmosta da yapılır mı diye sormuştum. Ben denemedim ama sanırım bu işlem kozmosta yapılırsa tek dal üzerinde upuzun boylanmasındansa, yanlardan da dallanmayı teşvik edebilirsiniz. Yanlardan başka dallar da çıkar sanırım ve daha yuvarlak bir hal alır bitkinin görüntüsü. Hatta denemek için birazını uzun bırakın, birazında da uç alma yapın - hangisi daha hoş durur kendiniz karar verin. Sonraki seneye de Allah'ın izniyle öyle devam edersiniz. Kendimi durdurayım artık, biraz yazmayayım da yüzüm eskisin ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 23-01-2012
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,397
|
Valla hi çok güldüm. Eskitmeyin yahu yüzünüzü, bilgi paylaşımı yapıyoruz, ben gayet memnunum. ![]() Bodur Kosmos'u ben de görmüştüm üye bahçelerinin birinde. Zengarden'de vardı alacaktım lakin güneşli ortam seviyor açıklamasını okuyunca vazgeçmiştim, keşke alsaymışım, varsın olsun da bir metre olsun, pencereye çıkar öyle seyrederdim. Sayın h_dogan, çeliklediklerim ya çürüyor ya kuruyor, hormona batırdıklarım dahi tutmadı.. ![]() Teşekkür ederim ipektuğçe'cim, daha güzelleri senin olsun, önerini özenle uygulayacağım teşekkür ederim. Torf öyle ıslaktı ki, satılmayanlar çürümüştür büyük olasılık, hortum tutulup yıkanmış gibiydi garibanlar.. ![]() |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-03-2012
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 1,403
|
Çok teşekkür ederim ) Siz de çok sevimlisiniz![]() Ben marketlerden saksıyla alınan çiçekler konusunda öyle aman aman deneyimli değilim, birkaç sefer farklı türler biz de aldık. Ancak kişisel fikrim, bu satılan çiçekler sizin de dediğiniz gibi çok uzun ömürlü olmuyorlar. Bana göre zaten satıcının da amacı uzun ömürlü - normal çiçek satmak değil. O an şahane renkleri, çiçekleri olan bitkiyi satıp para kazanmak. Satmak için de o bitkiye her tür hormonu, ilacı filan basıyorlar. Biraz abartı olacak belki ama bu tıpkı tavuk çiftliklerinde üretilen, güvendiğimiz marka olsa da, tavuk niyetine aldığımız ilaçlarla normal doğal sürecinden çok daha önce gelişen ve ilaçlı yemlerle beslenmiş piliçlerin durumuna benziyor. Hatta aynısı balık çiftiliklerinde yetişen balıklar için de geçerli bence. Yediğimiz şey normal piliç bile değil, tatsız tutsuz saman gibi birşey ve sırf ilaç, o ilaç kalıntıları vücudumuzda kalıyor. İşte hazır alınanların çoğu da böyle bence. Hatta artık hazır alınan çiçek tohumları bile işlemlerden geçiyor. Belki bazı işlemler gereklidir ama paket tohumdan yetişen çiçeklerin tohumu kısır olabiliyor, benim mesela hazır aldığım gece sefası tohumlarından çıkan çiçeklerinin tohumlarını aldım, ektim çıkmadılar. Oysa paketteki tohumu ekersem pıt diye hemen çıkıyor. O zaman amaç ne? Sürdürebilir bir tohum döngüsü yerine, sürekli yeni tohum almaya mecbur etmek/ daha çok satmak. Aynı şey aslında bu GDOlu tohum (sebze- tahıl) olayında da geçerli malesef ![]() Biz de hazır çiçek alıyoruz bazen ama bir süre sonra ölüyorlar. Marketten begonyalar almıştık, başka şeyler de almıştık ama artık yoklar. En güzeli bir şekilde, işlem görmemiş emektar ve doğal yollarla tabiat koşullarında yetişmiş (ve böylece direnç kazanmış) bitkilerin tohumlarına veya çeliklerine ulaşmak. Dediğiniz sardunyadaki çürüme olayı büyük ihtimalle benim şu an yaşadığım sorun, öyle tahmin ediyorum en azından. Ben de bir köküne bakacağım, çünkü bu yazdan beri diğer dalında benzer bir sorun oldu, üstten kessem de alta ilerledi filan. Allah'tan işte eskiden onun tohumlarından almıştım. Belki çıkarlar ekersem Ama o ilk göz ağrımız, gene de üzülüyorum![]() O yeşil el olayına da hem biraz inanıyorum hem de inanmıyorum gibi ![]() |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|