![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
|
Sonuç olarak dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz Sayın MeyveliTepe. Her iki argümanı da savunmak ya da yermek için oldukça fazla neden var. Ve her iki tarımda da vijdan ve eğitim öncelikli konu. Bu denli önemli bir konuyu salt bu başlık üzerinden tartışmaya açmak, dediğim gibi benim boyumu aşar. Deneyerek, okuyarak öğrendiklerim var ama bu amatör düzeyde. Agaçlar'daki topraksız tarımla ilgili okumadığım bir satır bile yok. Tartışmaların besin düzeyinde kalması açıkçası bu tarımın en önemli noktalarını ıskalıyoruz gibime geliyor. Ve bu tarım tartışılacaksa başlığı bu olmamalı. Ya da hep bu başlığın konusu etrafında dolaşmamalıyız kanısındayım. 50 -60 yıllık geçmişi olan ve onlarca mühendislik dalını ilgilendiren bu konunun ortasının bulunamayacağı da aşikar. Toprağın olmadığı ya da verimli olmadığı, koşulların uygun olmadığı her yerde uygulanabilecek bu sistemin doğru anlaşılabilmesi için hemen her bir alan için başlık açıp buralarda tartışılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Tarsus'ta evimin 4. katında damda tarım yapabiliyor olmak büyük ayrıcalık. 20 m2 gibi bir serada verimli kullanıldığında bir ailenin kendi ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayabilecek imkan sağlanıyor. Eğer damın komplesini kapatsam ki yaklaşık 140 m2, bir aileye ciddi sayılabilecek bir gelir getirebilecek bir sistem. Çukurova'da yüz binlerce dönüm dam var. Bu sistem pahalı bir sistem değil Sayın MeyveliTepe. Pahalılaştırılmış bir sistem. Ucuzlamasının tek yolu kullanımının çoğalmasıyla mümkün. Kullanımının çoğalması beraberinde teknik konularda bilgi havuzu oluşturur. Bu bilgiyle yanlış bilinen doğrular ortaya çıkar. Daha çok Ar-Ge yapılır, daha çok bilim adamı bu konuya zaman ayırır. Her yıl bu konuda milyonlarca doların belki de milyarlarca, X,Y,Z ülkelerine gitmesi kanıma dokunuyor. Yabancı sermaye düşmanı da değilim. Topraklı tarımdaki tüm endişeleri giderdik, topraksız tarıma sıra geldi. Topraklıdan neyini farklı yapıyoruz da bu konuda bu kadar endişe duyuyoruz onu da anlamış değilim. Arsenik örneği bana, altın araması biten yerlere ekilen, neyse ismini vermeyim, meyve sebzeleri getirdi aklıma. Topraklı da hemde... Bu konu dışında bir başlık açılırsa seve seve katılırım. Saygı ve sevgiler... |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,056
|
Alıntı:
Oysa bu konuya tamamen başka bir açıdan bakmak gerektiğini düşünüyorum. Topraklı tarım ve topraksız tarım biribirine alternatif olan (birinden birinin uygulanıp diğerinin terkedilmesi anlamında) yöntemler değil bence. Topraklı tarım diye de tek bir kavram yok zaten. Bu başlık, "topraksız tarım hakkında endişeler" olarak açılmış. Gerçeğe uygun olmasa da algı seviyesinde endişe duyanlar olabilir. "Endişe", topraksız tarım ile üretilenleri yersek zararı olur mu? Topraksız tarımın çevreye bir zararı olur mu? vs. vs. şeklinde olabilir. Çok açık bir gerçek ise, topraksız tarım ile üretilenleri besin olarak tüketmek (şayet besin eriyikleri doğru malzemeler ile hazırlanmış ise) marketlerde satılan kutular, şişeler, paketlerden çok daha güvenli. İçinde en azından, insan gıdası olmayan sodyum benzoat yok. Şayet pestisit kullanılmadan yetiştirilmiş ise organik ürünler kadar güvenli. Besin değerleri bakımından besin eriyiklerinin verdikleriyle sınırlı olsa dahi zararlı olmayacağı da son derece açık. "Çevre"den izole olması her durumda çevreye doğrudan bir etkisinin olmamasını sağlıyor Bu sebeplerle başlıktaki "endişeler" yersiz. Yazdığınız gibi terasınızda, kiminin balkonunda yapılmaması için hiç bir sebep yok. Zaten en büyük avantajı tarıma uygun toprağın olmadığı yerde yapılabilmesi değil mi? Bahçenizde organik üretim yaparken, terasınızda hidroponik üretim yapmaya ne engel olabilir? Benim seramın yarısı organik, yarısı da hidroponik oldu. Aynı çeşidi, aynı fideden, aynı gün, aynı serada hem organik hem de hidroponik yetiştirme fırsatı buldum. İlk ürünlerin hasatı bugünlerde tamamlandıktan hemen sonra yerine gelecekler hidroponik tekniğinin biyoloji ilave edilmiş uygulamaları olacak. Yine aynı çeşidi aynı serada, sadece inorganik besin, inorganik besin + biyoloji, sadece biyolojik besin ve ayrıca topraklı organik ile yetiştirip görme fırsatı da bulacağım, ki bunların bu başlıktaki "endişe" ile hiç bir ilgisi yok. Montreal'in orta yerinde bir binanın terasına kurulan devasa bir serada, hidroponik tekniklerle ve herhangi bir pestisit de kullanılmadan sebze üretilip abone usuluyle aynı şehirdeki abonelere günlük olarak dağıtılıyor. Lojistik süreci çok kısalmış olduğu için yetiştirilenler çoğunlukla lezzetli hairloom çeşitler. Anlaşıldığı kadarıyla bina çatısından durduk yere gelen onca taze, güvenli ve lezzetli sebzeden dolayı herkes memnun. |
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|