![]() |
|
|
|||||||
| Anket Sonuçlarını Göster: Topraksız tarımda dönüm başı maliyetler 60 ile 80 bin Euro söyleniyor. | |||
| Maliyetler şişirme |
|
5 | 27.78% |
| Daha az maliyetle yapılabilir |
|
9 | 50.00% |
| Yerli kaynaklar yetersiz olduğu için fiyatlar böyle uçuk |
|
2 | 11.11% |
| Topraksız tarım adı altında yeni ve modern bir sömürge sözkonusu |
|
2 | 11.11% |
| Topraksız tarım topraklıya göre avantajlıdır ama yerel kaynaklar kullanılmıyor |
|
5 | 27.78% |
| Topraksız tarımda maliyetliri düşürecek çalışma Türkiyede yapılmalı |
|
8 | 44.44% |
| Topraksız tarımda bilinçli olarak yüksek dönümler ve fiyatlar ileri sürülüyor. |
|
0 | 0% |
| Topraksız tarımda birileri kazanıyor ama kim kazanıyor bilemiyoruz |
|
0 | 0% |
| Topraksız teknikleri çok basit ve herkes uygulayabilir |
|
4 | 22.22% |
| Topraksız tarım topraklı tarıma göre çok daha ucuz ve sağlıklı |
|
6 | 33.33% |
| Topraksız tarımla ilgili yurtiçi kaynakları yetersiz |
|
3 | 16.67% |
| Topraksız tarımda mı olurmuş? |
|
1 | 5.56% |
| Tövbe tövbe bir yaşıma daha girdim |
|
1 | 5.56% |
| Topraksız tarım en sağlıklı tarım tekniğidir |
|
7 | 38.89% |
| Topraksız tarım sağlıksız bir tarım tekniğidir |
|
1 | 5.56% |
| Multiple Choice Poll. Oy Verenler: 18. Bu ankete oy veremezsiniz | |||
![]() |
|
|
|
Dış Bağlantılar | Konu Araçları | Mod Seç |
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 13-11-2008
Şehir: Konya
Mesajlar: 731
|
Mor ötesi çok güzel öldürüyor yaprakları. Bir çok deneme yaptım. Hatta bir çok bakteriyi de öldürüyor. Sterile yakın ölü yapraklarınız oluyor. : ) Bizim bitkilerin yapraklarına gerekli olan görülebilir tayfın yeşil hariç tamamıdır. Yaprak yeşili kullanmıyor fotosentezde. Zaten bu yüzden yeşiller. Yeşil tayfı yansıtıyorlar, emmiyorlar. Yeşil dalga boyuyla gelen fotonlar yaprağa girmek yerine geri yansıyor bu yüzden yeşil görüyoruz. Maviden kırmızıya, yeşil hariç bütün tayf fotosentezde kullanılıyor. Bazı tayfların daha fazla kullanıldığı durumlar var. Görülebilir tayf, UV=ultraviyole=morötesi ve kızılötesi=kırmızı ötesi=ısı ışınlarını kapsamıyor. UV bir lamba bizim gördüğümüz kısmından çok daha kısa dalga boylu fotonları da içeriyor. Yani görülebilir tayf iki uçtaki sınır renkleri olan kırmızı ve morda bitiyor biz arasındaki gökkuşağı renklerini görüyoruz morun ve kırmızının ötesini görmüyoruz. Bu gereğinden daha kısa dalga boylu titreşimler fotosentez reaksiyonunda kullanılan molekülleri doğru birleşim ve ayrılmaları yapmaya değil tamamen parçalanmaya sevk ediyor. Bir hormonik hareket titreşiminin belli dalga boyunda dakikalarca maruz kalsa bile yıkamadığı binayı, başka bir dalga boyundaki titreşimin anında yıkabilmesi gibi. Fotosentez reaksiyonuna görülebilir spektrumun dışındaki foton titreşimleri yıkıcı etki yapıyor. Yeşil yıkmasada içeri giremiyor işe yaramıyor. Dalga boyunu yani rengi belirlemekten başka birde foton şiddetini belirlemek gerek. Işığın şiddetini belli bir seviyenin üzerinde tutmak da lazım. Örneğin led bir kaynak kullanılıyorsa yaprağın takriben en çok 1 cm uzağında olmalı. Foton gücü düşük olduğu için. Çok parlak yanan ışığı odaklanmış ledlerle bile tam randıman almak biraz zor. Ark lambaları, halojen yani gaz içinde akkor falaman (kızarmış tel) yakan lambalar ciddi ışık veren lambalardır. Sera içinde 3- 5 metre uzaktan bile bitkiye fayda sağlarlar. Ama en az yakan lambalar değillerdir fatura açısından. Flerosan lambalar işe yarasa da bitkiye 1 metreden uzak olmamalılar çok yarar sağlamak için. UV lambalar akvaryumda balıkları güzel gösterse de canlı bir akvaryum için çok uygun olmayan lambalar. Hem balık hem ot sağlığı açısından. Hele ki verilen UV yi bastıracak başka bir ışık kaynağı yoksa zamanla otların eridiği görülür. Balıklar, güneş kremi kullanmadan güneşte gezen beyaz tenli adam sendromu yaşamak zorunda kalırlar. Seralarda ışık ve ısı enerjisi için rüzgar, su enerjisi gibi kaynaklardan yaralanmak teoride mümkün ama pratikte ucuza gelmeyen sistemler. Kurulduğuna değmezler. Rüzgarın kesildiği zamanları hesaba katmak lazımdır. Rüzgarın veya suyun enerjisini bir miktar depolamayı da gerektirirler ki, geri dönüşümü zehirli atık dolu gereçler kullanmayı şart kılarlar. Kurşunlu-asitli aküler, nikelli aküler gibi. İçi yağlı aliminyum levha, sentetik yağlı kağıt dolu kandansatörler ve birçok geri dönüşümsüz elektronik yarı iletken elemanı dolu devreler gibi. Güneş pilleride aynı durumdadır. Geceleri enerjiyi depolamak lazımdır. 12V 7 A/h enerji için halk eline düşmüş mevcut teknolojide en az 2 m2 pil paneli gerekir. 2 m2 pil hala çok pahalı. Zaten 100 m2 için 12v 7A/h güç devede kulaktır. Ayrıca bu sistemde de enerjiyi dönüştürme ekipmanları gerekli. Konvertör gibi, depolama için aküler gerekli. Çevre uyumu yok sonuçta. Çevre sağlığını gözeten bir serada uzay üssü ekipmanlarından olabildiğince kaçınmak gerekir. Çok lazım olan otomasyonlar için bile minimum ve basit düzen gereçleri kullanmak daha akla yatkın olur. Seranın hemen yanında bol sulu bir dere varsa durumu uygunsa belki küçük bir HES kurulur ve sürekli enerji verir. Fakat kurulum, birim alan ısıtması için halen çok pahalıya gelir. (HES = Hidro Elektrik Santralı) Ama en azından ilk kurulum pahalıdır sonra para harcatmaz dere sürekli akacağından depolama için çevreye uyumsuz ekipmanlardan kurtulunmuş olur. Fakat hemen yakınınızda kunduzların çok seveceği bir yapıda akarsu bulunması temel şart olduğundan yaygın kullanıma açık değildir. Seralarda ısıtma gideri düşürülmek isteniyorsa daha başka dolaylı yollar düşünülmelidir. Isısını kaybetmeyen, bitkiyi suyu sıcak tutmak için bütün seranın ısıtılmak zorunda kalınmadığı bitki yetiştirme düzenekleri düşünülebilir. Yazın bol olan güneş enerjisi, bir yağlı tohum bitkisi yetiştirilerek depolanabilir. Kışın bitkide depolanmış haldeki güneş enerjisi kendine has kurulmuş sistemlerde ısı enerjisine dönüştürülebilir. Isı depolama konusunda en güzel sistem örnekleri, halen doğadan kopya çekeceğimiz noktadadır. Henüz insanoğlu çok ucuza mal olan ve enerjiyi uzun süre depolayacağımız bir sistemi keşfedemedi. Biz gündüz elimizde fazladan bulunan sıcaklığı güneş battıktan sonra bir kaç saat yetecek kadar depolayabilen sistemleri biliyoruz henüz. Gündüz şarj edilen aküler gece bize istediğimiz kalitede ısıyı en çok bir kaç saat temin edebilir. Oysa doğadan kopya çekersek, koca kışı sıcacık atlatacağımız depolama sistemleri mevcut. Düzenleyen akinselcuk : 29-01-2010 saat 18:10 Neden: Harf düzeltmeleri |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 30-04-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 56
|
Bedavaya Güneş pili Yapmak
Alıntı:
Herkese merhabalar , 31 yıllık deneyimli bir elektronikçi olarak , sizlere zaman zaman buradan pratik bilgiler sunmaya çalışacağım . Çoğumuzu için yeni bir uygulama alanı olan güneş panelleri, hemen hemen çoğumuzun ilgisini çekmiştir. Günümüz piyasasında hala pahalı olan güneş panellerinden kaç kişi satın alıp deneme fırsatı bulabilmiştir ki.. Şimdi size yıllar önce bizzat yapıp uyguladığım bir yöntemi anlatacağım. Bu teknik ile, istediğiniz kadar VOLTAJ ve İstediğiniz kadar AKIM elde edebileceğinizi, güneş pillerinin çalışma iç yapısını, gözünüzle görecek ve çok şaşıracaksınız ; Peki,bunlar için neler gerekiyor kolları sıvayalım : 1- Önce sabır gerekiyor,unutmayın ki başlamak,bitirmenin yarısıdır. 2- Sabırla , Televizyon-Radyo tamircilerini gezip, alabildiğiniz kadar TO-3 kılıfında (2N3055 kılıfında olan) arızalı ,yanık çıkma silisyum power transistörleri toplamakla işe başlıyoruz. Ne kadar toplarsak o kadar akım ve voltaj demektir. SORU : Neden arızalı , yanık dedim ?.. CEVAP : BEDAVA DA ONDAN!.. Fazla ince düşünen arkadaşlar Sağlam transistörlerden de yapabilir. (Maliyeti var). Yapacağımız panellerin çalışmasında arızalı **** sağlam transistörler ,aynı çalışır UNUTMAYIN. Toplanacak olan arızalı,yanık transistörlerde tek dikkat etmeniz gereken şey : Sadece : (Beys-Emiter) **** (Beys-Kollektör) arası kısadevre çıkmasın yeter. 3- Şimdi herbir metal transistörün şapkalarını , içlerindeki Jonksiyona zarar vermeden çıkarın **** kesin.Yani kafalarını uçurun. 4- Tek tek transistörlerin Emiter-Kollektör bacaklarını birbirine lehimleyin. 5- Elimizde bir tane güneş pili duruyor işte. Nasıl pillerin iki kutubu varsa,elimizdeki transistörün de (Şimdi güneş pili oldu tabii) iki kutubu oldu. Nasıl yani ! der gibisiniz.. : Bir ucu-----------------------> BEYS oldu. İkinci ucu ise----------------> Emiter-kollektör ucu (Birleştirdik ya). Dikkat edin power transistörlerin hemen hemen hepsi NPN yapıdadır . Dolayısıyla pilimizin (-) ucu BEYS , (+) ucu ise diğer ikili uç (E-C) oldu. 6- Böyle oluşturduğumuz her bir pil hücresi, 0,7Volt 2mA sağlıyor. 7- Kaçtane seri bağlarsanız o sayı kadar voltajı artırmış olursunuz. Yani 10 adet seri bağlarsanız : Toplam Voltaj =10x 0,7Volt= 7Volt üretir. (Tabii akımı da hala 2ma). 8- Bu seri gruplardan kaç tane yapar ve birbirine paralel bağarsanız da o kadar çıkış akımını katlamış olursunuz. ÖRNEK : 10'lu gruplar halinde oluşturulan 20 adet demeti , birbirine paralel olarak bağlarsak, 7Volt - 40mA gerilim elde ederiz. Bu grupları çoğaltmak sizin elinizde.. Şimdiden yapacak arkadaşlara başarılar dilerim.. Haftaya başka bir ilginç tekniğimle sizleri buluşturmak üzere hoşçakalın. |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| ısı kontrolü, led aydınlatma, sera izolasyonu |
|
|