![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
TÜRKİYE’DE ORGANİK TARIM Ülkemizde 1984-85 yıllarında ekolojik tarım uygulanmaya başlanmıştır. İlk olarak Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden kuru incir ve kuru üzüm ile ege bölgesinde organik tarım gerçekleştirilmiştir. Daha sonra bu ürünlere kuru kayısı, fındık gibi ürünlerde katılarak farklı bölgelerimize yayılmıştır. 1992 yılında kurulan ekolojik tarım organizasyon derneği (ETO)’nin katkıları ile ‘Bitkisel ve hayvansal tarım ürünlerinin ekolojik metotlarla üretilmesine ilişkin yönetmelik’ tarım ve köy işleri bakanlığı tarafından 18 aralık 1994 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Günümüzde yaklaşık 92 değişik üründe 46.523 arazi üzerinde 12.275 kadar üretici 168.306 ton ekolojik üretim yapmaktadır. Üretilen ekolojik ürün çeşitlerinin sayısı 1990 yılında 8 iken, 1999 yılında 92’ye ulaşmıştır. 1990 yılında 1.037 hektar olan üretim alanı 1999 yılında 46.523 hektar; 1.037 olan üretici sayısı ise aynı süre içinde 12.275 üreticiye ulaşmıştır. Türkiye tarımda, geri kaldı ama kirlenmedi. Dünya organik tarıma meylediyor. Gelişmiş ülkelerde arz eksik, talep yüksek. Yaklaşık 100 milyar dolarlık bir pazar var. Vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz. Yatırım haritamız da besbelli. Gelecekte tarım sanayileşmenin alternatifi olacak dense kimse inanmazdı ama oldu. Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişme çabasındaki ülkelerde organik tarım sektörünün geleceği parladı. Doğası bakir, her köşesine fabrika kurulmamış ülkeler, gelişmiş toplumların doğal ürünlere olan talebini kazanca dönüştürecek. Türkiye’nin coğrafi koşulları ve kaynakları bu alanda yatırımların önünü ciddi kazanç sağlayacak şekilde açıyor. Rakamlara göre, dünyada organik tarım pazarının bugünkü büyüklüğü 25 milyar dolar, orta vadede 100 milyar dolara çıkacak. Türkiye’nin coğrafi koşulları, halen temiz kaynaklara sahip olması, tarım nüfusunun fazlalığı, ürün çeşitliliği gibi nedenlerle büyük bir organik tarım potansiyeli taşıyor. Siyasi ve ekonomik yapısını da gelişmelere eklersek ülkemiz Avrupa Birliği’nin organik tarım üssü olabilir. Yeter ki girişimciler elini çabuk tutsun. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 14-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,235
|
"Mycoplasm" mikoplazmalar hakkında..
Mikoplazmalar sadece yararlı organizmalar değil; mikoplazma türlerinin çoğu yararlı değil zararlı organizmalar. Hücre duvarları olmadığı için çoğu mikoplazmalar parazit olarak yaşıyorlar; bazıları da B5a'nın da içerdiği iddia edildiği gibi ortak yaşam içindeler. B5a'nın nasıl üretildiğini bilmiyorum; ancak bu üretme yöntemi insanlara zararlı (veya zehirli veya bazı hastalıkların sebebi) olan mikoplazmaları içeriyor olmasın? Bazı mikoplazma sebepli hastalıkların teşhis edilemediğini de okudum internette; çünkü mikoplazmaları tespit etmek gerçekten zormuş. Hatta bazıları insanda 10yıllarca hastalığa sebep olmadan gizlice yaşıyorlarmış. Yanlış anlamadıysam bazı mikoplazmaları DNA ve RNA kopyalamalarında laboratuvarlarda kullanıyorlarmış. Ancak mikoplazma içeren hücreler "contaminated" yani hastalık bulaşmış/zehirlenmiş olarak kabul ediliyorlarmış. Mikoplazmalarla insan üretimi terrörist hastalıklar üretilmeye çalışıldığı da bazı web sitelerinde yazıyor. Mukoza hücrelerinde (mide, bağırsak) ve yağlı hücrelerde (beyin hücreleri) çoğaldıkları ve bazı hastalıkların sebebi oldukları da yazıyor. B5a kimin tarafından icat edilmiştir; hangi laboratuvar ortamında test edilmiştir; insana zararsız olduğu nasıl biliniyor öğrenebilir miyim? |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 14-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,235
|
Siteden bir alıntı ![]() "Tarımdaki bu korkunç manzarayı gören ATATÜRK ‘efendiler sizlere modern tarım teknikler adı altında empoze edilmeye çalışılan gübreleme tekniklerinin sizlere her yıl %20 ürün düşüşü ,%30 lara kadar mali girdilerinizi artıracağını,çeşitli hastalıkların çoğalacağını bilseydiniz istermiydiniz?’şeklinde uyarmış.Ama gelgelelim ATATÜRK’ün dahi korktuğu olay şimdi başımızda." Bu paragraf sitede yazanların doğruluğu üzerine çok büyük bir engel oluşturuyor Koptum valla... ![]() |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 14-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,235
|
Kimyasal olarak bütün canlıların olduğu gibi bitkiler de N, P, K ve diğer atomlara ihtiyaç duyarlar. Gübreler bitkilerdeki bu ihtiyaçları kimyasal olarak sağlarlar. Kimyasal gübreler bu ihtiyaçları bitkilere ideal oranlarda verir (tabi kullananlar bunları biliyorsa); eğer kullanıcılar tür bazında ideal oranları bilmiyorsa bazıları toprakta birikir ve toprağın düzenini bozar. Ekolojik veya organik tarım bu düzenin bozulmasını engellemeyi hedefler. Mikoplazmalar veya başka diğer köke yerleşen bakteriler; topraktaki ve havadaki kimyasalları bitkilerin köklerinin kullanabileceği hale getirirler; ancak bunu yapabilmeleri için havada ve toprakta (ve bu toprağa verilen suda) bu kimyasalların bulunması gerekir. Kök geliştirici bakterilerin organik faydaları olmakla beraber bunlar sadece kendi başlarına organik gübre olmaları bana mantıklı gelmiyor. (Bir düzenekteki N, P, K ve diğer atomların toplam miktarları değişmez; sadece şekil değiştirirler.). Bahsedilen ürünün tüm gübrelerin yerine geçtiği iddiası çok saçma ve mantıksız. Bunu nasıl ispatlayabilirler? Bahsedilen ürünün diğer gübrelerin kullanımını kolaylaştırdığı, daha iyi sonuçlar verdiğini söylemelerini kabul ederim; ama başka bir gübre kullanımına gerek duymadığını söylemelerini kabul edemem. Verdikleri 2 yıllık bir örnek de yok; bir ortama azot atomu vermeden havadan mı alacaklar hepsini? Hadi azotu havadan aldılar, potasyumu fosfatı nerden alacaklar? |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
SAYIN KARINCA70; Öncelikle sorduğunuz sorular için size teşekkür ederim... birkaç gündür şehir dışında olduğumdan sorularınızı şimdi okuyabildim,Özür dilerim... Size Mikoplazmalar hakkında biraz daha klasiklerin dışına çıkarak araştırma yapmanızı öneririm...diyosunuz ki; toprakta azot, fosfor,potasyum olmadan bitkiye b5a bunları nereden verecek?... Pekii, Ormanlarda ve tarım yapılmayan diğer alanlarda bu elementleri bitki nereden sağlıyor dersiniz acaba?... Gübre çeşitliliği çiftçinin cebinden para çalma tuzağıdır. Zira toprakta ve atmosferde her türlü Makro ve mikro elementler eser miktarda mevcuttur. Sorun bitkinin bu elementleri alamamasından kaynaklanmaktadır!...Atılan hertürlü kimyasal gübre ve zirai ilaç ekolojik dengeyi bozduğu için maalesef toprakta canlı kalmamıştır.Dolayısıyle bu iz elementleri bitkiye taşıyacak askerde!....B5a nın diğer tüm gübrelerin yerine geçtiği iddasını saçma bulmuşsunuz... Bu sizin görüşünüz, saygı duyarım... Ancak bunu öğrenmenin birtek yolu var deneyip görürsünüz....Hiç bir gübre kullanmadan sadece b5a ile bi ürün yetiştirirsiniz ve bunu doğru ya da yanlış olduğunu anlarsınız... Ya da b5a kullanmadan önce toprağınızı analiz ettirir, b5a kullannıp 1 ay sonra toprağınızı yeniden analiz ettirip aradaki farkı kolayca görebilirsiniz...Toprak kimyasal gübre kullanılmayan yıllarda (50-60 yıl kadar önce) bu elementleri nereden buluyordu dersiniz?... Haa!... bir de biz b5a yı şu an için hiçbir organik,inorganik, yaprak gübresi vs. ile kıyaslamıyoruz.. Çünkü Dünya'da ve Türkiye'de ilk olduğunu söylüyoruz... B5a nın ihtiva ettiği mikoplazmalar hem aerobik, hem de, anaerobiktir...Her ne kadar Yeniliğe açık olmayanlar bunu kabul etmese de!... Ayrıca b5a nın içerdiği bakterilerin sağlığa zararsız olduğu hem kimyasal analiz hem de mikrobiyolojik analizlerle DÜZEN NORWEST LABORATUVARI TARAFINDAN BELGELENMİŞ TARIM BAKANLIĞI TARAFINDAN DA TESCİLLENMİŞTİR... EKOTAR SERTİFİKASYON KURULUŞU TARAFINDAN DA ORGANİK OLDUĞU ONAYLANMIŞTIR...SİTEMİZDEN BU BELGELERE ULAŞABİLİRSİNİZ... HATTA!.. BU ÜRÜNÜ KENDİNİZ DE TEKRAR İSTEDİĞİNİZ YERDE VE ŞARTLARDA İNCELETEBİLİRSİNİZ... ATATÜRK'ün söylediği o sözler de şu an topraklarımızı bitirmek üzere olan kimyasal tarım için söylenmiş olup; anlaşılması da gayet kolaydır!.... Umarım size yardımcı olabilmişimdir... SAYGILARIMLA.... |
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 21-05-2008
Şehir: Kayseri/Niğde
Mesajlar: 38
|
Alıntı:
Saygılarımla........ |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
Sayın akgb; merak etmeyin b5a düzen norwest laboratuvarı tarafından hem kimyasal analiz, hem de mikrobiyolojik analiz yapılarak tamamen sağlığa zararsız olduğu tesbit edilmiş ve belgelenmiştir... Ama merakınızı gidermek amacıyle şunu söyleyebilirim; b5a nın ihtiva ettiği bakteriler , PSODOMANAS FLUORECENS GURUBUDUR..SAYGILAR... |
|
|
|
|
|
#8 | |||||||
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 14-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,235
|
[quote=HÜSEYİN OVAK;249062]SAYIN KARINCA70; Öncelikle sorduğunuz sorular için size teşekkür ederim... birkaç gündür şehir dışında olduğumdan sorularınızı şimdi okuyabildim,Özür dilerim... Alıntı:
Yaptığınız açıklamalar malesef sorularıma cevap teşkil etmiyorlar. Soruya soruyla cevap verilmez; çünkü verilirse cevaplamak bilgi vermek değil polemik yapmak olur. Ormanlarda ve tarım yapılmayan alanlarda biyolojik zenginlik öyle birkaç senede birikmiyor; öyle olsaydı sadece ağaç ekerek her yer Amazon ormanlarına döndürülürdü. Ormanlar ve doğal alanlarda ayrıca sadece bitkiler yaşamıyor; bakteriler de yaşamıyor; aynı zamanda hayvanlar da yaşıyor. Şimdi B5a kullanılan tarım arazilerinde hayvancılık da mı yapmamız gerekiyor? Bakterilerin bir şeyleri dönüştürmesi için bir şeylerin girdi olarak sisteme dahil olması gerekiyor. İz elemenler de doğada her yerde eşit olarak dağılmış değiller zaten; bu yüzden tarım yapılırken bitkinin doğal ortamdaki ihtiyaçları gözönüne alınıyor. (Canlıların en önemli özelliklerinden birisi doğadaki enerjiye dönüştürülebilen maddeleri eser miktarlarda değil ciddi miktarlarda içermesidir) Alıntı:
Bu arada B5anın nasıl tüm diğer gübrelerin yerine geçebildiğini açıklamadınız. Hiç bir bakteri atomları dönüştüremez/değiştiremez; sadece molekülleri değiştirebilir; yani atomların yerlerini değiştirebilir ama ortamdaki atom oranı sabit kalır. Sizin iddianız bu yüzden mantıkla çelişiyor. Alıntı:
Alıntı:
İki iddianızdan en azından birisinden vazgeçerseniz iyi olur kanaatindeyim ![]() Alıntı:
![]() Alıntı:
Ben mikoplazmaların onlarca yıl vücuda zarar vermeden saklanabileceğini söyledim; zaten bu mikoplazmalar virüs ile bakteri arasında garip yaratıklar.. Alıntı:
Ürününüzün faydasız veya sahte bir ürün olduğunu da sanmıyorum. Benzer kök güçlendirici ürünler piyasada zaten mevcut. Ben sadece sizin pazarlama stratejinizi ve yalan yanlış bilgilendirmelerinizi sorgulamak istedim. Belki gerçekten de B5Anın bir tür mesih olduğuna inanıyorsunuzdur, ama bir şey iddia eden iddia ettiği şeyin ispatını da kendisi yapmak zorundadır. Ürün açıklamalarınızı acımasızca eleştirdiğim için de özür dilerim. |
|||||||
|
|
|
|
|
#9 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
sayın karınca70; Yaptığınız eleştirilerin doğruluğunu ya da yanlışlığını tartışıp,polemik konusu haline getirmek istemiyorum, bilakis eleştirilerinizden faydalanıp eksik olduğum yönler var sa; tamamlamaya çalışacağım. ancak sizin şüphelerinizi gidermek babında size ücretsiz olarak bir numune göndereyim, siz onu sağlık bakanlığında mı, hıfzı- sıhha'da mı ya da şüphelerinizi giderebilecek başka bir kurumda mı ; nerede istiyorsanız orada inceletin ve sonucunu bana da (belgeleriyle birlikte ) bildirin de ben de aydınlanayım.... Yok sa sizin ile benim aramdaki bu tartışma ile sitenin ciddiyetine zarar verir diye düşünüyorum... Saygılar... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
B5a Kullanılan Sera (Antalya-Lara)
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|