agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Temel Konular (Toprak, Gübre, Tohum, Sulama)
(https)




Beğeni Düzeni2Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 06-10-2010, 09:12   #1
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 04-05-2010
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 80
Bir konu hakkında gözlemlerimiz sonucu sağduyumuzla bir sonuç çıkarırız, bir varsayım ortaya atarız. Bu varsayım doğru da olabilir yanlış ta. Eksikleri, düzeltilmesi gereken yanları da vardır. Varsayımı kanıtlamak için testlerden geçirmek gerekir. Her ortamda, farklı koşullar altında mutlaka denenmelidir. Bu denemeler sonucu kesinlikle eksikleri olduğunu görürüz tamamlamalıyız. Yanlış yanları olduğu görüldüğünde düzeltilmelidir. Ya da denemelerde tamamen yanlış olduğu da ortaya çıkarsa, tamamen terk edilip yeni bir varsayım ortaya atılmalıdır.

Denemeden fikir yürüterek varsayımı geliştiremeyiz. Beynimiz ilk düşüncenin doğrultusunda kilitlenmiştir çünkü. Zaten kafalarımız hiç sorgulanmamış yanlış yanıtlarla doludur. Sadece yanıtlanmamış sorularımıza yanıt aramanın dışında, sorgulama gereği duymadığımız bu yanlışları doğrultmak önceliklidir. Denemeler sırasında ortaya yeni sorular da çıkar. Herhangi bir sorunu bulunmayan tüm testlere uyan varsayım başkalarına duyurulmalı ilgilenenlerce de farklı koşullarda sınamalardan geçmelidir.
İnsanların sadece fikir yürüterek doğrulara ulaşacak kadar zekası yoktur. Daha önceki koşullanmalarımız da doğrulara ulaşmamızı engeller.
Ben konuyla ilgisi olmayanların ya da kafası yanlış bilgilerle dolu olanların fikir yürüterek sorulara doğru yanıt veremeyeceğini söylemek istemiştim. Elbette ki konu hakkında bilgisi olanlar bize doğruya yakın bilgiler vereceklerdir.
Ben ağaçları üzerilerinde meyveleri varsa türünü söyleyebilecek bilgiye sahip biriyim. Bu nedenle birçok soru benim yanıtlayabileceğim fikir yürütebileceğim konu değil.

Bu arada size bir soru:
Neden ağaçların (çok çok büyük oranda) gövdelerinde 1-3 metreden yüksekte yaprakları var? Aşağı bölgeler genellikle niçin yapraksız?
Bu soruya fikir yürüterek vereceğimiz yanıtları denemek için çok uzun yıllara gerek var.

meymun Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-10-2010, 10:16   #2
Ağaç Dostu
 
Dogasever's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-04-2007
Şehir: Appleton-İngiltere
Mesajlar: 1,706
Tabii ki söylediklerinize katılıyorum. Siz benden daha iyi ifade ettiniz. Varsayım olmadan olmaz.

Bir noktayı belirtmeden geçemeyeceğim. Buradaki amacımız bir varsayım ortaya atıp kanıtlayarak buluş yapıp Nobel ödülünü kazanmak değil. Bir nebze olsun, kafalardaki yanlış düşünceleri de ayıklamaktır. Benim burada fikir yürütmek deyiminden kastım, yanlış da olsa, belirtilmesidir ki doğruya en yakın düşünceyi tespit edelim ve yanlış olan düşünceleri ayıklayalım. Bu arada, her olay birbiriyle etkilidir. O yüzden, bir düşünce bizi başka düşüncelere de sevkedebilir.

Gözlemlere dayalı varsayım oluşturmak ve bu varsayımları sınamak tabii ki herkesin görevi olmalıdır ancak bu asıl olarak üniversitelerin işidir. Ellerinde yeterli, donanım ekipman olanların, test kurma yeteneği olanların işidir. Ben bu başlıkta, yeni bir buluş veya yeni bir düşünce akımının öncülüğünü beklemiyorum. Yıllardır, uygulanan eğitim politikaları nedeniyle, bilgiye hasret ve verilen ile yetinen, soru sormayan bir toplum haline geldik. Ben bunlara tablet bilgi diyorum. İlk, orta ve lise hep ezbere dayalı. Öğretmen gelir tahataya formülü yazar başlar problem çözmeye. Kimse kalkıp da hocam bu formül nereden çıktı diye sormaz. Soramaz zaten. Sorarsa haşlanır! Kimse sormayınca, hoca da öğrenmez. Halbuki o formülün nereden çıktığını arkasındaki düşünceyi öğrense, belki de problem çözmeye bile gerek kalmayacaktır. Soru sormak, her şeyin başlangıç noktasıdır. Bir şeyi gözlemlediğinizde, varsayımı oluşturmadan önce kendi kendinize "Neden" sorusunu sormak zorundasınız. Neyse buradaki amacımızı aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

- Soru sormak
- Yanıt vermek

Ben diyorum ki herkes bu iki işi yapabilir. Bu insanın doğasında vardır. Ama bizler yıllar boyunca anababamıza sorsak "sen sus! karışma" diye; öğretmene sorsak "şimdi sırası değil!" diye o kadar susturulduk ki, artık sormamaya başladık! Tabii ki herkes doğruyu bilecek diye bir kural yok. Yanlış bilenler sussun derseniz, o kişi bildiğinin yanlış olduğunu nereden bilecek? O yüzden herkes susar. Bence bu başlığın en önemli yanı "Serbest Kürsü" olmasıdır. En güzel yanı bu arada bir şeyler öğreniyor olmamız. (Örneğin, ben tavuklların dinazorlardan geldiğine dair elde kanıt olduğunu bilmiyordum. Bu sayede öğrenmiş oldum.) Bu arada bazı sorulara yanıt da veremeyebiliriz. Ama bu o sorunun sorulmamasını gerektirmez. Sevgiler.


Düzenleyen Dogasever : 06-10-2010 saat 15:28
Dogasever Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 21:34.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026