![]() |
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
Dış Bağlantılar | Konu Araçları | Mod Seç |
|
|
|
|
#1 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 04-02-2008
Şehir: istanbul-Gelibolu
Mesajlar: 1,829
|
İlgin ve soruların için teşekkürler.
Alıntı:
Sonuçta onları öldürme düşüncem olmadığı için solucan gübresi yaptığım ünite içinde ayrı bir bölüm oluşturmuştum, delikli bir kasa içine topladığım salyangozları kapatarak, solucanlar için mutfaktan çıkan sebze atıklarını ve karpuz kabuklarını onların beslenmeleri için yanlarına bıraktım. Delikli kasanın altına 30 litrelik plastik bidonu yanlamasına keserek yerleştirerek dışkı ve vücut sıvılarının toplanmasını sağladım, dışkıları 0.5 kalem ucu kalınlığında olarak dışkılıyorlardı, ve kendi vücüt sıvılarında eriyerek bir eriyik durumunda svı gübre görünümüne giriyordu. Sebze atıklarını çih ve diri olarak çok süratli tüketiyorlardı, solucanlar kadar hizmet gerektirecek halde olmayışları sebze atıklarını süratlice sindirim sistemlerinden geçirerek öğütüp mineralize ediyorlardı. Her hangi bir analiz için bir tahlil imkanım olmasada pratikte birleşik dorumdaki bitki artıkları sıvı durumlarıyla bitki besini durumuna geçiyordu, bu konuda daha yolun başındayız çalışmalar devam ediyor bitkilerime bu dışkıları uyguluyorum, sonuçlarını buradan paylaşacağım. Arkadaşım endişelerine konu olan salyangoz dışkılarının paraziter organizmayı barındırmasına gelince bilindiği üzere tıpta kullanımı olan bu canlının salgılarının cilt üstündeki kırışıklıkları gidermesi ve fransada salyangoz konservesi imalatında çalışan işçilerin salyangoz kabuklarıyla kesilen yaralarının hiç iz bırakmadan iyileştiği tesbit edilince, bu salgıların menfi etkilerinin değilde müspet etkilerinin ileri düzeyde olduğunun bi kanıtı olarak kabul gördüğünden endişelere mahal olmıyacağı kanaatini taşımaktayım. |
|
|
|
|
![]() |
|
|