agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Temel Konular (Toprak, Gübre, Tohum, Sulama)
(https)




Beğeni Düzeni277Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 21-10-2010, 15:23   #1
Ağaç Dostu
 
nariçi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2008
Şehir: Gaziantep-Adıyaman
Mesajlar: 3,412
Galeri: 8
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi acemi_caylak Mesajı Göster
Sn. Nariçi,

Bu başlıkta tümüyle yabancıların DIY (do it yourself - kendi kendine yap) dedikleri yöntemlere ağırlık veriliyor. Biokömürde onlardan birisi. Orman yangınından arta kalan kömür - tam yanmamışsa- tabi ki kulanılır. Ancak önceki sayfalarda verilen karışım oranlarına dikkat edilerek.
Benim kastım yangın alanlarından faydalanmak değil de bu alanlarda yangın sonunda floranın bu yangın atıklarından faydalandığı yönünde dikkat çekmekti.

nariçi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-10-2010, 13:18   #2
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 31-01-2010
Şehir: Antalya
Mesajlar: 125
Bu durumda kurmak istediğimiz çiftliğin araçların egzoz gazlarından uzakta bir yere kurmak istememizin bir anlamı kalmayacak gibi bir sonuç çıkmaz mı ? Ben mi yanlış anladım?

qokhanyilmaz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-10-2010, 14:04   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 20-06-2008
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 554
Ben de bunu düşündüm ve eksoz gazının içeriğine baktım. Çok detaylı araştıramadım ama çoğu solunduğunda insan için toksik etki yaratan bu gazlar azot, karbon ve hidrojen içeren bileşiklerden oluşuyor. Bakteriler için bunlar parçalanabilir maddeler olduğu için topraktan verildiğinde zararı olmuyor sanırım. Ama havada bulunduğunda farklı etkileri olabilir. En azından tarlada çalışan insanlara zararlı olacaktır.

verdoque Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-10-2010, 22:07   #4
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi verdoque Mesajı Göster
Ben de bunu düşündüm ve eksoz gazının içeriğine baktım. Çok detaylı araştıramadım ama çoğu solunduğunda insan için toksik etki yaratan bu gazlar azot, karbon ve hidrojen içeren bileşiklerden oluşuyor. Bakteriler için bunlar parçalanabilir maddeler olduğu için topraktan verildiğinde zararı olmuyor sanırım. Ama havada bulunduğunda farklı etkileri olabilir. En azından tarlada çalışan insanlara zararlı olacaktır.
Sn. Gokhanyilmaz ve Sn. Verdoque,

Zaten bu uygulamayı yapanların aynen biyokömürde olduğu gibi atmosferdeki karbon emisyonunu azaltmak gibi bir söylemleri var. Üstelik sadece tratör eksozundan verilen gazdan söz ediyorlar. Bu konuyu destekleyen bilimsel veri ne yazık ki yok. Üstelik böyle bir sistem 40-50.000 dolar gibi yüksek maliyetli bir işlem. Ancak özellikle Avustralyalı ve Kanadalı çiftçiler uygulamanın verimi artırdığında ısrarlı. CO2'nin topraktaki mikroorganizma sayısını ve çeşitliliğini artırdığı konusunda bütün toprak bilimciler hem fikir. Ancak direk eksoz gazı enjekte etmek böyle bir etki yapar mı bilmiyorum.
Yol kenarından uzak olma kavramına gelince, traktör ve otoyoldan salınan ağır metal oranı arasında büyük farklar olacaktır. Çünkü birisi bir kez uygulanıyor. Diğerindeyse her gün binlerce araba geçiyor.

acemi_caylak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-10-2010, 14:10   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 26-02-2010
Şehir: TARSUS
Mesajlar: 174
odun kömürü tozunu kaça sattıklarını araştırdım perakende 25 krş. ton bazında 10 - 15 krş arası olabileceği bilgisini edindim

kayastop Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-10-2010, 16:30   #6
Ağaç Dostu
 
nariçi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2008
Şehir: Gaziantep-Adıyaman
Mesajlar: 3,412
Galeri: 8
Kömür tozu öyle satılacak kadar çok oluyormu! Hava kililiği yaratan eksoz dumanı-gazı başka toprağa karıştırılan karbon metaryelleri başka konu.

Verdoque biraz açıklamada bulunmuş. Toprağa verilecek karbonlu maddeler bir bakıma oluşmamış linyit tozuna benzer bir etki yapar yani humik asit benzeri zannediyorum.

nariçi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-10-2010, 20:26   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
Kendi EM5 ve EMFPE'ni Kendin Yap

EM'nin Amerika şubesi, EMFPE ve EM5'in nasıl yapılacağını kendi sitesinde açıklamış. Ölçüleri olabildiğince Türkçe'ye çevirdim. Dileyenler bu linkten erişebilir.



EMFPE Yapımı

1. Ot, bitki sapı ve meyve yapraklarını toplayarak ince ince kıyınız. (Orjinal dökümanda 2inçx2inç diyor bence biraz daha küçük parçalara ayırmak daha iyi.)
2. 5 litre su şişesini bu bitki parçaları ile ağzına kadar doldurunuz.
3. Başka bir şişede 2,5 tatlı kaşığı EM1, 2,5 tatlı kaşığı melası 3,5-4 litre (1 galon=ABD’de 3,75, İngiltere’de 4,55 litre) litre su ile karışıtırınız.
4. Bu karışımı bitkileri doldurduğunuz şişeye dökünüz. Su bitkileri iyice kaplamalıdır.
5. Şişenin ağzını kapatınız. Şişeyi güneş ışığı almayan bir yere kaldırınız ve 2 hafta kadar fermente ediniz. Günde 1 kere çalkalayınız ve şişenin kapağını gevşeterek havasını alınız pH seviyesi 3.2 – 3.7 arasına geldiğinde kullanıma hazır demektir.
6. Bu sıvıyı bir süzgeç yardımı ile süzünüz. Elde ettiğiniz bu sıvı EMFPE’dir.
7. EMFPE yapraktan uygulama için kullanılır. Bu sıvıyı 1/500 oranında sulandırarak bitkilerinizn yapraklarına uygulayınız.
8. Arta kalan bitki artıkları komposta katılabilir veya gübre olarak kullanılabilir. Ancak gübre olarak kullanacaksınız ağaç köklerinden yarım metre uzağa gömünüz ve az miktarda kullanınız.
9. Kullanılmamış EMFPE’yi serin ve kuru bir ortamda 90 gün kadar saklayabilirsiniz.

EM5 Yapımı

1. 5 litrelik su şişesine
2. 1 bardak EM1 (Orjinal dökümanda ¾ cup diyor)
3. 1 bardak Melas (Orjinal dökümanda ¾ cup diyor)
4. 1 bardak Elma sirkesi (Orjinal dökümanda ¾ cup diyor)
5. 1 bardak damıtılmış alkol (vodka, viski, tequila, ispirto) (Orjinal dökümanda ¾ cup diyor)
6. Biraz (yarım kg) bitki parçası ve çeşitli bitki yaprağı ekleyiniz. (biberiye, pelin otu, ısırgan otu, acı biber ve sarmısak karıştırmak daha iyi sonuç verir.)
7. 3,5-4 litre (1 galon=ABD’de 3,75 litre) ılık su (40-45 º C)
Şişenin ağzını kapatınız ve her gün 1 veya 2 kere sallayarak karıştırınız ve havasını alınız. pH seviyesi 4.0 veya altına indiğinde işlem tamam demektir.

Aşağıdaki uygulama programı ile bu karışımları bitkilerinize uygulayabilirsiniz.
1. Hafta: 2 litre EMA 1/500 oranında su ile karıştırılırılak, 1 dönüme uygulanır.
2. Hafta: 2 litre EM5 1/500 oranında su ile karıştırılırılak, 1 dönüme uygulanır.
3. Hafta:: 2 litre EMFPE 1/500 oranında su ile karıştırılırılak, 1 dönüme uygulanır.
4. Hafta:: 2 litre EMA 1/500 oranında su ile karıştırılırılak, 1 dönüme uygulanır.


Düzenleyen acemi_caylak : 20-10-2010 saat 21:51
acemi_caylak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-10-2010, 10:00   #8
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-01-2010
Şehir: YALOVA
Mesajlar: 1,281
Doğanın ne kadar cömert ve her türlü kirliliği ortadan kaldırmak için mükemmel derecede donanımlı çalışkan ve gönüllü askerlerı var.konuşulanlar ve yazılanlar aslında var olan yüzlerce yıllık tecrubenın geri kazanılması çalışlarını oluşturuyor.Ustalarımızdan bir seyler ögrendıkce aslında üzülüyorum.Köylünün elındekı geleneksel bilgiler zihinlerinden silinmiş ve ne yapacagını bilemez halde gübrecilere hazır lokma müşteri haline gelmiş.Belkide kendı imkanları içerisinde her türlü gübreyı ve ilacı yapabilec halde iken çöpe giden degerli atıklara mı yoksa ekmegınden kısarak ümitle belkı kazanırım diyerek gübrecilere verdıgı servete mı yanmak gerekır.Normal koşullarda her çiftçi çok rahat bir şekılde belkı hiç para ödemeden en verimli gübreyi zaten eskıden kendınce yapıyordu.
üç beş inegi tavugu ile aslında neler yapabılecegını buradan ögrendık artık
Bana kalırsa yaşanan problemın en buyuk sebebi köylünün boynunun bükük ve psıkolojık olarak ezık hale getırılmesıdır. gençler köylü veya çiftçi olmayı gerı olmak olarak görüyor
hatta çifftçi oldugunu söylemek istemıyor.bu öz güven problemı çözülmeli ve toprak dostları yüceltılmelı diyorum

Safranlı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-10-2010, 15:07   #9
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-01-2010
Şehir: YALOVA
Mesajlar: 1,281
Sayın Acemi ustamıza sormak istegım bir şey var;Neticede buradakı ögrendıklerımızı eldekı ımkanlara göre farklı farklı malzemelerden yapabiliyoruz.
Biochar yapmak için benım aklıma bizim bölgenın vazgecılmezi kuzine sobasında organık materyalı ağır ağır kavurarak yapabılırmıyız.elımızdakı organık materyale göre bu döngüyü ne kadar sürede tekrar etmelıyız .birde hemen şimdi aklıma gelen fındık kabukları fırıncıların gözdesı çok ıyı yanar .her halde bıochar için iyi bir secenek olabilir diye düşünüyorum

Safranlı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-10-2010, 15:18   #10
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
Sn. Safranlı,

Tabi ki kullanabilirsiniz. Ancak kavurma olayında düşük oksijenli yanmadaki kadar kaliteli kömür elde edemeyebilirsiniz.

Fındık kabuğuna gelince bu iş için en iyi malzemelerden biri diyebilirim. Bizim Antep'te de antepfıstığı kabuğu çöpe atılıyor. 20 traktör aldım. Eğer fırsat bulup bağa gidebilirsem bir kısmını biyokömür yapacağım. Gidemezsem komposta karıştıracağız. Kuralımız şu; doğadan çıkan hiç bir şeyi kimyasal işlemden geçmemişse atmıyoruz. Mutlaka bir değerlendirme yolunu buluruz.

acemi_caylak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-10-2010, 20:51   #11
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
Biocharla ilgilenelere 3 tane güzel link. Hele birincisi süper. Anlamak için ingilizce bilmenize gerek yok, resimler her şeyi anlatıyor.

http://www.biochar.info/index.cfm?view=52.19&lan=en

http://www.holon.se/folke/carbon/sim...mplechar.shtml

http://www.puffergas.com/historic/rules/rules.html

acemi_caylak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-10-2010, 12:09   #12
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-01-2010
Şehir: YALOVA
Mesajlar: 1,281
Buradan ögrendıklerımız böyle gıderse hayra alamet degıl !.Artık o hale geldıkkı etrafımızdakı artıklara çırpılara göz diker olduk.bahçemdekı bögürtlen dikenlerını hammadde olarak iyice çürümüş yaprakları milli deger olarak görüyorum
En ilginç olanı ise dün aksam aşırı yağmur yağarken komsumuz arkadaşlarını çağarmış oturak fasulyelerı saplarından ayırıyorlar. bende karsıdan bakıp bu fasulye sapları çokmuş büyük bir hazıne var burda diye aklımdan geçirmekle meskuldum
komsum yakmadan yetişebilirsem birde annemın milletın çöpünü bahçeyi mi sokucan demesınden kurtulmam lazım acemı ustamızın dedıgı gıbı bizde hersey degerlendırılır oldu artık

Safranlı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-10-2010, 01:16   #13
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
Bir gün elektronik postanıza evinizin kapısı tarafından mahkemeye verildiğiniz için savcılığa ifade vermeye davet edildiğinizi belirten bir mesaj gelse ne düşünürsünüz? Çok saçma değil mi?

Alıntı:
“... canlı adımlarla dairesinin kapısına doğru ilerledi, tokmağı çevirdi ve sürgüyü çekti. Kapı açılmayı reddetti. “Beş cent lütfen.” Ceplerini karıştırdı. Başka bozukluk yoktu; hiçbir şey yoktu. “Yarın öderim,” dedi kapıya. Tokmağı çevirmeyi tekrar denedi. Ama kapı bir kez daha kilitli kaldı. “Sana ödeyeceğim şeyler,” diye konuştu, “sadece bahşiş niteliğindedir, yani sana bir ödeme yapmak zorunda değilim.” “Ben öyle düşünmüyorum,” dedi kapı. “Bence bu akıllı daireyi alırken imzalamış olduğunuz kontrata bir bakın.” Masanın çekmecesinden kontratı buldu; onu imzaladığından bu yana belgeye bağlı kalmanın yararlı olduğunu yüzlerce kez görmüştü. Belge yeteri kadar açıktı, kapıya yapılan açıp kapama ödemeleri zorunluydu, bahşiş değildi. “Haklı olduğumu gördünüz,” dedi kapı. Durumdan hoşnut ve kendinden son derece emin bir tonda konuşmuştu. Joe Chip, lavabonun yanındaki çekmeceden paslanmaz çelik bir bıçak aldı ve onunla dairesinin para yutan o kilit sisteminin vidalarını düzgün bir şekilde sökmeye başladı. “Seni mahkemeye vereceğim,” dedi kapı, ilk vida yerinden çıkar çıkmaz.”
Philip K. Dick’in Ubik romanından aktaran Tuncer Şengöz, www.sosyonomi.com 'dan alıntı. Bu alıntıyı niye yaptığıma gelince, aşağıdaki sözlere bir kez daha dikkat.

Alıntı:
“Artan nüfusla birlite yiyecek, fiber ve biyoyakıtlara gereksinim arttıkça topraklar üzerindeki baskıyı artırdık. 1950-1960’lı yıllardan itibaren yanlış gübreleme ve gelişen toprak işleme (aşırı sürme) sonucu topraklarımızdaki doğal organik karbonun % 50’sini kaybettiğimiz için, toprakların bizim için ne kadar değerli olduğunu yeni yeni anlamış bulunuyoruz. Oysa geçen sürede topraklarımızda erozyon arttı, toprağın su tutma kapsitesi düştü. Bütün bunlar bize 1950-60 ’lı yıllarda yeşil devrim diye adlandırdığımız literatür tarafından lanse edilen verim artışının sürdürülmesi ve ürün kaybının önlenmesi için kimyasal gübrelemenin önemli olduğu söylemi arkasında gizlenen, toprakların kaybına yol açan bir durumdu. Topraklarımız bugün işlevini gerçekleştiremez duruma düştü. Şimdi “Toprakların Yeryüzünün Yaşayan Örtüsü” olduğunu anlamış bulunuyoruz.”
Yukarıdaki kısa alıntı ise, J. M. Kimble, C. W. Rice, D. Reed, S. Mooney, R. F. Follett, R. Lal tarafından yazılan, Soil Carbon Management, Economic, Environmental and Societal Benefits (Toprak Karbon Yönetimi, Ekonomik, Çevresel ve Toplumsal Yararları) isimli kitaptan alındı ki yazarların hepside Amerika Tarım Bölümü’nde görev yapmış toprak bilimciler ve çeşitli üniversitelerdeki profesörlerden oluşuyor.

Altımızda arabalar biz gaza bastıkça, yokedilen, yakılan, talan edilen ormanların yerine çok katlı kümesler diktikçe ve bankalardan kredi alarak 30 yıllık kontratlara imza attıkça, sonumuz Paskalya Adası’ndaki ormanları patates dikmek ve kano yapmak için yok eden yerlilerin, sonunda birbirlerini yemeye varan yamyamlığına kadar varacak ki bu tarih hiçte uzak değilmiş diye gözüküyor.

Oysa toprakları geri kazanmanın yolu çok basit; topraktan aldığımızı yeniden toprağa vermek. Bütün organik atıkları yeniden kazanmak. Biz bunu başardığımız oranda aşağıda sözü edilen mineral ve mikroorganizmalar zaten doğal akışı içerisindeki aşağıdaki işlevlerini yerine getireceklerdir.

Birincil Derecede Gerekli Mineraller

N/Azot – Bitki gelişmesini teşvik edici
P2O5/Fosfor Oksit – Kök gelişmesini teşvik edici ve çiçeklendirmeyi artırıcı
K2O/Potasyum Oksit – Meyve dolgunluğu ve meyve gelişmesini artırıcı

İkincil Derecede Gerekli Mineraller

MgO/Magnezyum Oksit – Toprak pH’nın stabilizasyonu ve Azot fiksasyonunda bakteriyel etkinliği teşvik edici
CaO/Calsiyum Oksit – Hücre duvarı yapısında ve hücre bölünmesini teşvik edici enzimler
S/Kükürt – Proteinlerin, amino asit ve vitaminlerin bir parçası, toprak solunumunda aktif

İz elementler

B/Bor – Glukoz ve glikoz dönüşümünde aktif
Zn/Çinko – Büyüme hormonlarını teşvik, nişasta oluşumu ve tohum tutmada aktif
Mn/Manganez – Fotosentez sırasında enzim oluşumuna katkı ve azot metabolizma reaksiyonlarında aktif.
Fe/Demir – Fotosentez ve klorofil oluşumunda etkin
Cu/Bakır – Protein ve karbonhidrat oluşumunda metabolitik aktiveteye katkı
Mo/Molibden – Azot fikzasyonunu teşvik edici
Co/Cobalt – Baklagil azot fiksasyonunda ve nodül oluşumunda etkili
Cl/Klor – Kök gelişiminde etkili, enzimlerin oluşmuna katkı

Organik Asitler

Humik Asit – Organik besinler için azot kaynağı
Amino Asit – Bitkiler için organik besin

Bitki Gelişimini Teşvik edici Mikroorganizmalar

Azot Fikse Eden Mikroorganizmalar – (Azotobacter, Filamentous, Rhizobia) Azotun (N2) amonyuma dönüşümünü yaparak azotun bitki için alınabilir biçime dönüştürülmesi.
Lactobacillus Türleri – Organik asit oluşumunda doğal enzimlerin üretilmesi, bitkilerin iz elementleri adsorbsiyonu sırsında biyo regülatör, potasyum bağlayıcı ve antibiyotik üretimi
Fosfor Çözücü Bakteriler - Çözünmez durumdaki fosforun çözünmesi
Mycorrhiza – Besin alımını geliştirici, patojen fungi, bakteri ve nematodlardan koruma
Maya türleri – Vitamin ve büyüme hormmonu üretimi, organik materyalin parçalanması
Aktinomiset Türleri – Antibiyotik salgısı ile hastalılkların önlenmesi
Bacillus Türleri – Bitki koruma ve biyo kontrol
Pseudomonas fluorescent Türleri – Antibiyotik üretimi ve gövde çürüklüğünün önlenmesi
Arthrobacter Türleri – Azot fiksasyonu
Trichoderma Türleri – Kök gelişimini güçlendirici,fusaryuma karşı etki, organik materyalin parçalanması


Name:  Respiration_and_Photosynthesis_Cycle.jpg
Views: 4936
Size:  55.6 KB


Düzenleyen acemi_caylak : 24-10-2010 saat 07:54
acemi_caylak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-10-2010, 20:22   #14
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,606
Galeri: 1
Gözlemimi bu başlıkta yazmak için sezonun kapanmasını bekliyordum; yazınızla ilgili olduğu için uygun başlık burası olur.
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi acemi_caylak Mesajı Göster
...
Oysa toprakları geri kazanmanın yolu çok basit; topraktan aldığımızı yeniden toprağa vermek. Bütün organik atıkları yeniden kazanmak. Biz bunu başardığımız oranda aşağıda sözü edilen mineral ve mikroorganizmalar zaten doğal akışı içerisindeki aşağıdaki işlevlerini yerine getireceklerdir.
...
Bahçemizi 2005 yılında sürdürmüştük. Sürüm sonrası otlar gidince bahçenin yola yakın kısmının kumlu-milli ve çok taşlı olduğunu gördük; daha doğrusu taşlarla dolu bir alan, taşların arasında veya taşı kaldırınca dibinde kum-mil bulabiliyordunuz. 1 el arabasi kum-mil elde etmek için 10-15 el arabası taş çıkarmanız gerekiyordu. O sene bahçenin iç kısmında hiç birşey kullanmadan sebze ekimi yaptık ve tek haneli sayıyla ifade edilebilecek ürün aldık, bazılarından ise hiç... Nedenleri önceki bahçemize göre iklimin çok farklı olması nedeniyle dikim zamanını geç yapmamız, suyumuzun kısıtlı olması, en önemliside bu bahçede uzun zamandır ticari tarım yapılmasıydı.

Bu zamana kadar otlayan küçük baş hayvan gübresi (ağırlıklı olarak keçi gübresi), kompost, ısırgan otu, meşe külü, kireç vb. malzemeleri ve yardımcı bitkileri kullanarak; yabani otlar ve baklagiller ile yeşil gübreleme, toprağı dinlendirme gibi uygulamaları yaparak ve 4 senelik ürün rotasyonu uyguluyarak sebzemizi yetiştirdik. Sadece sebze ekeceğimiz yeri çatal bel ile belledik; çıkan yabanı otlar toprağa karıştırıldı. Ağaçların dipleride aynı şekilde işlendi. Geri kalan toprak alanlarda hiç bir işlem yapılmadı; çıkan yabanı otlar kendi haline bırakıldı.

Bu sene baharda tekrar ikinci kez sürdürdük. Domates fideleri toprağa dikimden sonra ısırgan suyu ile sulandı. Sebzelere çapalama ve sulama dışında başka hiç birşey kullanılmadı, yapılmadı. (Hayvan gübresi dahi kullanılmadı)

Yazın aşırı sıcak geçmesine rağmen sebzelerin gelişiminden ve aldığım üründen çok memnunum. Aşırı sıcaklarda bazı bitkilerde durgunluk dönemi geçirsemde taze yemelik, kurutmalık, salçalık (domates salçası), konservelik, çerezlik, vs. için bol bol ürün aldım, halen almaya devam ediyorum. Bütün sezon boyunca herhangi bir hastalık gözlemlemedim. Sadece börülcede delikler oluştu (nasıl bir böceğin yaptığını tespit edemedim). 2-3 kere elle delikli börülceleri bahçeden uzaklaştırarak zararın, zararlının devam etmesini önledim.

Bahçenin ön kısmındaki kumlu-milli alanda 5 yıl boyunca yabanı otların kendi hallerine bırakılması (her kış çürüyerek katman katman birikmesi, köklerinin toprağı tutması, vs..) toprak yapısının gözle görülebilecek ölçüde değişmesini sağladı. (Bahçenin diğer bölgelerindeki çürümüş yabanı ot katmanıda sürüldüğünde toprağa karıştığı için sebzelerin gelişimine yardımcı oldu.)

Bahçede seneye baharda çıkacak yabani otları merakla beklemekteyim. Daha önce baskın olan türlerin yerine farklı bitkiler bekliyorum. (Weeds as indicators of soil conditions)

Batı ile doğunun sentezinden çıkardığım sonuçtan oldukça memnunum. Biraz sabır ile doğa hala kendini yeniliyebiliyor.

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-10-2010, 13:07   #15
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-01-2009
Şehir: izmir/aliağa
Mesajlar: 5,567
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi üzüm Mesajı Göster
Gözlemimi bu başlıkta yazmak için sezonun kapanmasını bekliyordum; yazınızla ilgili olduğu için uygun başlık burası olur.

.....................................

Bu zamana kadar otlayan küçük baş hayvan gübresi (ağırlıklı olarak keçi gübresi), kompost, ısırgan otu, meşe külü, kireç vb. malzemeleri ve yardımcı bitkileri kullanarak; yabani otlar ve baklagiller ile yeşil gübreleme, toprağı dinlendirme gibi uygulamaları yaparak ve 4 senelik ürün rotasyonu uyguluyarak sebzemizi yetiştirdik. ....

.... Domates fideleri toprağa dikimden sonra ısırgan suyu ile sulandı. Sebzelere çapalama ve sulama dışında başka hiç birşey kullanılmadı, yapılmadı. (Hayvan gübresi dahi kullanılmadı)

...... Bütün sezon boyunca herhangi bir hastalık gözlemlemedim. Sadece börülcede delikler oluştu (nasıl bir böceğin yaptığını tespit edemedim). 2-3 kere elle delikli börülceleri bahçeden uzaklaştırarak zararın, zararlının devam etmesini önledim.

................
Bahçede seneye baharda çıkacak yabani otları merakla beklemekteyim. Daha önce baskın olan türlerin yerine farklı bitkiler bekliyorum. (Weeds as indicators of soil conditions)

Batı ile doğunun sentezinden çıkardığım sonuçtan oldukça memnunum. Biraz sabır ile doğa hala kendini yeniliyebiliyor.


Sevgili Üzüm, başarılarınızın devamını diliyorum. Bol, sağlıklı ve ucuz ürünler yetiştiriyorsunuz. Yazılarınızı ve uygulamalarınızın takipcisiyim.

'4 senelik ürün rotasyunu' uygulamanız ve bu disipline uymanız iyice
ustalaştığınızı gösteriyor.

Bende dayanamadım tereciye tere satayım dedim. Ya da ben böyle yapıyorum desem...

Isırgan otu suyuna ( 5 lt) bir çay bardağı pekmez karıştıryorum. Böylece potasyum, Demir ve Mangenezyumca zenginleştiriyorum. 100 lt. suya karıştıryorum.

Yabancı otları kökleyip bir yere yayıyorum. Bir karış kadar kalınlıkta. üzerine az toptakla kaplıyorum. Kışı geçirtiyorum. Bu tabakayı ağaçların_ fidanların köklerinden biraz uzak, bu önemli_ hiç bozmadan yerleştiriyorum. Böylece bir daha yabancı otlar çıkmıyor.

Börülceleri delen kelebek lavrası yani küçük yeşil kurt. Biliyorsun onun için B.T bakterisi etkili. 15 lt. suya yarım çay bardağı pekmez karıştırmak etkiyi yükseltiyor. Arılara da davatiye gönderiyor.

Toprağa hafif kükürt uygulamak Ph. ı düzenliyor, asitikliğini düşürüyor, sebzelere iyi geliyor.

Fidelere zarar veren dana dişi için bu yıl bir uygulama yaptım _ bir deneme istatistik olamaz belki_ başarılı oldum.

Sütleğen otunu bilirsiniz, bir çuvalda eziyor, çıkan sütlü sıvıya su koyuyor _oranlar o kadar önemli değil_ bir gün sonra süzüyor, ağzı kapalı kaba koyup istediğin zaman; 1 lt sini 5 lt suya karıştırp bol su ile bitkilere veriyorum.

Bu toprak altı kurtlara ve kökleri kemiren diğer zarlıları karşı da etkili. Kırmızı örümceye ve nematota etkili olduğunu söylediler ama ben gözlemleyemedim.

Toprak düzenleyici olarak kullanılan ve bir zeolit türü olan Klinoptolitin taşıyıcı özelliğinden de yararlanmak çok önemli. Her yetiştiricinin elinin altında olaması gerekir diye düşünüyorum.

Yukarıdaki 'ısırgan otu suyu' bu maddeye doyurulursa ve toprağa uygulanırsa _ toprakta çok uzun kalmasından da dolayı_ bitkiler için besin evi
oluşturuyor.

Klinop un taşıyıcılığından; mikoriza mantarı veya çiftlik gübresi şerbeti doyurularak da yararlanmak gerekiyor.

Size masraf açtım gibi geldi.

İsterseniz bahçenizde bir çift kirpi de besleyebilirsiniz. Onlar toprağın dostu. Bir köşede küçük saman yığının ev edinirler.

Gece ava çıkarlar. Menüde hep; böçekler, tırtıllar, sümükü böçekler, dana burnu vardır.

Kolaylıklar diliyorum.

Halil Önen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-10-2010, 21:24   #16
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
Sn. Üzüm yaptığın çalışmalar için seni kutlarım. Kimyasal gübre ile kirlenmiş verimsiz ve uzun süre işlenmiş toprakları, gerçek anlamda ürün alabilir hale getirebilmek için organik maddece doyurmak gerçektende uzun soluklu bir süreç.

Orman toprağından elde edilecek mikroorganizmalar ve biochar ile bu süreci daha hızlandırabilirsiniz diye düşünüyorum.

Kolay gele.

Not: Bu arada antepfıstığını ne yaptınız? Budama zamanı geldi.


Düzenleyen acemi_caylak : 26-10-2010 saat 09:21
acemi_caylak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-10-2010, 00:42   #17
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,606
Galeri: 1
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi acemi_caylak Mesajı Göster
...
Orman toprağından elde edilecek mikroorganizmalar ve biochar ile bu süreci daha hızlandırabilirsiniz diye düşünüyorum.

Kolay gele.

Not: Bu arada antepfıstığını ne yaptınız. Budama zamanı geldi.
Biyokömür benim için uygun bir çözüm değil. Bahçemden kullanabileceğim malzeme sadece budama sonrası elde ettiğim dal parçaları ve mısır sapları; bunlarıda dal öğütme makinasından geçirip kompost ve malçta kullanıyorum. Dışarıdan gelen organik olmayan bir malzemeyi kullanmayı istemiyorum. (İleriki bir tarihte mısırı bolca ekersem sap ve koçanları ile bir deneme yapabilirim belki; varil de ayarlamak lazım )

(Antepfıstığında testerinin körelen zincirini değiştirene kadar meyve oluşumu başladığı için budama yapmadım. Topladığım ürünün 1/3'ü boş, 1/3'ü kabuğun içini tam doldurmamış, geri kalanı güzel diyebilirim. Budamayı hatırlattığınız iyi oldu...)

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-10-2010, 21:26   #18
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
Arkdaşlar nur topu gibi ilk biocharımız oldu.

Ayrıntılar bu başlıkta

acemi_caylak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-10-2010, 21:33   #19
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
Hayvan gübresini kötüleyenlere güzel bir iki örnek. Ensar'ın tarlada gübre üzerinde kendiliğinden yeişen dev semiz otu ve hala yeşilliğinden hiç bir şey kaybetmemiş domates. Sındırgılıyı'da fotoğraflamışız.

Name:  DSC05236.jpg
Views: 2254
Size:  60.7 KB

Name:  DSC05237.jpg
Views: 2365
Size:  62.4 KB

Name:  DSC05238.jpg
Views: 2187
Size:  69.1 KB

Name:  DSC05239.jpg
Views: 2099
Size:  38.0 KB

acemi_caylak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-10-2010, 03:47   #20
Ağaç Dostu
 
gece's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-02-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,671
Galeri: 32
8>)) Bağevi, bağevi olalı böyle gümbürtü duymamış, desenize. A. Nobel de dinamiti bulmazdan önce böyle şeyler yapıyormuş. Ödül, ülkemize yakın desenize.


Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi acemi_caylak Mesajı Göster
Hayvan gübresini kötüleyenlere güzel bir iki örnek. Ensar'ın tarlada gübre üzerinde kendiliğinden yeişen dev semiz otu ve hala yeşilliğinden hiç bir şey kaybetmemiş domates. ...
Semizotunun orantısal olarak büyüklüğü hakkında fikir vermesi amacıyla, buyrun;


Name:  CiftlikGubresindeYetisenSemizOtuAvISezonuAcIldI.jpg
Views: 6275
Size:  68.1 KB
sındırgılı ve acemi_caylak, enzim adayı iki semiz otuyla birlikte


Name:  RengeDikkat.jpg
Views: 6138
Size:  65.8 KB


Ve acemi_caylak'ın dediği gibi, bu mevsimde domatesin rengine dikkat, hiçbir hastalık, çıtkırıldımlık yoktu domateste. Domateslerini yeterli güneş alamayacağı için kızartamayacaktır ama harika turşu olabileceğini konuştuk.


gece
neden sonra ancak fotoğraf yükleyen forum kişisi

gece Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-10-2010, 22:43   #21
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,606
Galeri: 1
Sayın Önen, teşekkür ederim. Bol ve sağlıklı olduğu kesin ama ayırdığım zamanı düşünürsem ucuz değil. Örneğin bu kışı eğitime ayıracağım. Özellikle bu başlıkta, Enzim ve UBYİ başlıklarında çok, çok, çok değerli bilgiler var; özümsemem gerek.
Sizin ve arkadaşların sayesinde bilgi bombardımanına tutuldum; dersimi çalışmam lazım.

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-10-2010, 23:04   #22
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 26-02-2010
Şehir: TARSUS
Mesajlar: 174
sa.halil abi bugün pazardan balık kırıntısı aldım 2 kilo kadar 5 lt lik su şişesine koydum içine 1 bardak laktik asit 2 bardak pekmez ve ılık su kartırdım şimdi beklemedeyim ...

kayastop Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-10-2010, 23:49   #23
Ağaç Dostu
 
Dogasever's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-04-2007
Şehir: Appleton-İngiltere
Mesajlar: 1,706
Sn Kayastop
Sizi tebrik ederim. Protein açısından zengin bir karışım. Ayrıca fosforca da oldukça zengin. İçine bir çay bardağı kadar ılık maya da koyabilirsiniz. Kök yapıcı olarak.. İsterseniz, EMA da koyabilirsiniz.

Dogasever Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-10-2010, 00:35   #24
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-01-2009
Şehir: izmir/aliağa
Mesajlar: 5,567
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Dogasever Mesajı Göster
Sn Kayastop
Sizi tebrik ederim. Protein açısından zengin bir karışım. Ayrıca fosforca da oldukça zengin. İçine bir çay bardağı kadar ılık maya da koyabilirsiniz. Kök yapıcı olarak.. İsterseniz, EMA da koyabilirsiniz.
Teşekkürler Doğasever.

Sn. kayastop,
Sn. Doğasever' in tavsiyesiyle daha zengin bir karışım elde etmiş olursunuz.

Ben birçok enzime EMA koyuyorum. Maya koymak da iyi fikir. Mayayı kendiniz de yapabilirsiniz. Laktik asit bakterisini _ akdarı dan_ de kendiniz yapabilirsiniz.
Uygun başlıklarda detaylı bilgiler mevcut.

Kullandığınız kaba sifon yapmadıysanız, kabın içindeki havanın tamamını çıkarmayın. İçeride biraz hava kalmalı.

Dediğim gibi bu ve buna benzer karışımları klinoptilolite yedirerek kullanmak, onun taşıyıcı özeliğinden yaralanmak kullanma kolaylığı getirecektir.

Bu şekli ile sadece küçük bitkilerde değil meyve ağaçlarının taç izlerine gömülerek, geniş alanlarda da kullanılabilir.

Kolay gelsin

Halil Önen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-10-2010, 17:02   #25
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 26-02-2010
Şehir: TARSUS
Mesajlar: 174
İçine sonradan maya katsak mecburen hava alacak {2 gün sonra ] nasıl olur günde 3 kere havasını alıyorum bidon patlayacakmış gibi şişiyor şu an için sifon tekniği için geç diye düşünüyorum değil mi bozulma olur mu çok fazla gaz çıkışı var bu fermantasyon ne kadar süre devam eder teşekkür ederim hepinize.

kayastop Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-10-2010, 17:08   #26
Ağaç Dostu
 
Sarıcan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-11-2008
Şehir: Küçükyalı-ISTANBUL
Mesajlar: 1,498
Galeri: 32
Sifon tertibatı yapmak için hiç geç değil, kapak bir sefer açılmakla bir şey olmaz. Fermentasyon çok hızlı olduğu için çabucak gaz oluşur ve hava ile temas kesilir. En fazla 1 bardak daha pekmez ilave edersiniz.

Sarıcan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-10-2010, 18:25   #27
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
Sevgili Kayastop,

Ha gayret çevredeki ormandan (Toroslar - Tekir Yaylası bu iş için ideal.) ya da sık çalılıklı bir alandan pirinç teknesi yoluyla bakteri topladın mı, tam bir sıvı gübre yapmış olursun. Sizin orada bu bakterileri toplamanın en güzel mevsimi. Ne soğuk ne de çok sıcak.

acemi_caylak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-10-2010, 21:33   #28
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 26-02-2010
Şehir: TARSUS
Mesajlar: 174
sn Ali abi henüz toplamadım ama dediğiniz gibi tam mevsimi size kesinlikle katılıyorum çok teşekkür ederim hepinize çok güzel bir okul öğretmenleri de bir o kadar.

kayastop Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-10-2010, 18:32   #29
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 26-02-2010
Şehir: TARSUS
Mesajlar: 174
balık artıklarından yaptığım enzim bidonu günde 3 -4 kez havasını aldığım halde dün gece patlamış oysa bugün sifon tertibatı yapmayı planlıyordum.

kayastop Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-10-2010, 23:46   #30
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-01-2009
Şehir: izmir/aliağa
Mesajlar: 5,567
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi kayastop Mesajı Göster
balık artıklarından yaptığım enzim bidonu günde 3 -4 kez havasını aldığım halde dün gece patlamış oysa bugün sifon tertibatı yapmayı planlıyordum.
Özüldüm dostum. Hoş bir durum değil... Ama..

Klavuzu karga olanın, elinde enzim patlarmış. Klavuz olarak beni seçen sadece sen değilsin.

Bizim müdürlere enzim yapmayı öğretiyorum ya...

Müdür Hüseyin bey' de 5 lt. lik enzim yapmış. İçine üzümden yaptığın pekmezi koy demiştim. O üzümden yapılan sirke anlamış.

Ertesi gün bağ evine gelmiş, 5lt. lik plastik su şisesi basketbol topu gibi olmuş, ayakta duramıyor.

'Şunu elime alayım bi çalkalayayım, sonra havasını alayım' demiş...

Eeee dedik sonra...çalkaladım mı?

'Bağ evi üstüme yıkıldı, altında kaldım sandım'........ dedi...


Düzenleyen Halil Önen : 29-10-2010 saat 11:51 Neden: Md. Hasan bey değil, Hüseyin bey _olaçaktı.
Halil Önen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 16:23.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026