![]() |
|
|
|
|
|
#1 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 31-01-2010
Şehir: Antalya
Mesajlar: 125
|
Bu durumda kurmak istediğimiz çiftliğin araçların egzoz gazlarından uzakta bir yere kurmak istememizin bir anlamı kalmayacak gibi bir sonuç çıkmaz mı ? Ben mi yanlış anladım? |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 20-06-2008
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 554
|
Ben de bunu düşündüm ve eksoz gazının içeriğine baktım. Çok detaylı araştıramadım ama çoğu solunduğunda insan için toksik etki yaratan bu gazlar azot, karbon ve hidrojen içeren bileşiklerden oluşuyor. Bakteriler için bunlar parçalanabilir maddeler olduğu için topraktan verildiğinde zararı olmuyor sanırım. Ama havada bulunduğunda farklı etkileri olabilir. En azından tarlada çalışan insanlara zararlı olacaktır. |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
|
Alıntı:
Zaten bu uygulamayı yapanların aynen biyokömürde olduğu gibi atmosferdeki karbon emisyonunu azaltmak gibi bir söylemleri var. Üstelik sadece tratör eksozundan verilen gazdan söz ediyorlar. Bu konuyu destekleyen bilimsel veri ne yazık ki yok. Üstelik böyle bir sistem 40-50.000 dolar gibi yüksek maliyetli bir işlem. Ancak özellikle Avustralyalı ve Kanadalı çiftçiler uygulamanın verimi artırdığında ısrarlı. CO2'nin topraktaki mikroorganizma sayısını ve çeşitliliğini artırdığı konusunda bütün toprak bilimciler hem fikir. Ancak direk eksoz gazı enjekte etmek böyle bir etki yapar mı bilmiyorum. Yol kenarından uzak olma kavramına gelince, traktör ve otoyoldan salınan ağır metal oranı arasında büyük farklar olacaktır. Çünkü birisi bir kez uygulanıyor. Diğerindeyse her gün binlerce araba geçiyor. |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-02-2010
Şehir: TARSUS
Mesajlar: 174
|
odun kömürü tozunu kaça sattıklarını araştırdım perakende 25 krş. ton bazında 10 - 15 krş arası olabileceği bilgisini edindim |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaç Dostu
|
Kömür tozu öyle satılacak kadar çok oluyormu! Hava kililiği yaratan eksoz dumanı-gazı başka toprağa karıştırılan karbon metaryelleri başka konu. Verdoque biraz açıklamada bulunmuş. Toprağa verilecek karbonlu maddeler bir bakıma oluşmamış linyit tozuna benzer bir etki yapar yani humik asit benzeri zannediyorum. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
|
Kendi EM5 ve EMFPE'ni Kendin Yap
EM'nin Amerika şubesi, EMFPE ve EM5'in nasıl yapılacağını kendi sitesinde açıklamış. Ölçüleri olabildiğince Türkçe'ye çevirdim. Dileyenler bu linkten erişebilir. EMFPE Yapımı 1. Ot, bitki sapı ve meyve yapraklarını toplayarak ince ince kıyınız. (Orjinal dökümanda 2inçx2inç diyor bence biraz daha küçük parçalara ayırmak daha iyi.) 2. 5 litre su şişesini bu bitki parçaları ile ağzına kadar doldurunuz. 3. Başka bir şişede 2,5 tatlı kaşığı EM1, 2,5 tatlı kaşığı melası 3,5-4 litre (1 galon=ABD’de 3,75, İngiltere’de 4,55 litre) litre su ile karışıtırınız. 4. Bu karışımı bitkileri doldurduğunuz şişeye dökünüz. Su bitkileri iyice kaplamalıdır. 5. Şişenin ağzını kapatınız. Şişeyi güneş ışığı almayan bir yere kaldırınız ve 2 hafta kadar fermente ediniz. Günde 1 kere çalkalayınız ve şişenin kapağını gevşeterek havasını alınız pH seviyesi 3.2 – 3.7 arasına geldiğinde kullanıma hazır demektir. 6. Bu sıvıyı bir süzgeç yardımı ile süzünüz. Elde ettiğiniz bu sıvı EMFPE’dir. 7. EMFPE yapraktan uygulama için kullanılır. Bu sıvıyı 1/500 oranında sulandırarak bitkilerinizn yapraklarına uygulayınız. 8. Arta kalan bitki artıkları komposta katılabilir veya gübre olarak kullanılabilir. Ancak gübre olarak kullanacaksınız ağaç köklerinden yarım metre uzağa gömünüz ve az miktarda kullanınız. 9. Kullanılmamış EMFPE’yi serin ve kuru bir ortamda 90 gün kadar saklayabilirsiniz. EM5 Yapımı 1. 5 litrelik su şişesine 2. 1 bardak EM1 (Orjinal dökümanda ¾ cup diyor) 3. 1 bardak Melas (Orjinal dökümanda ¾ cup diyor) 4. 1 bardak Elma sirkesi (Orjinal dökümanda ¾ cup diyor) 5. 1 bardak damıtılmış alkol (vodka, viski, tequila, ispirto) (Orjinal dökümanda ¾ cup diyor) 6. Biraz (yarım kg) bitki parçası ve çeşitli bitki yaprağı ekleyiniz. (biberiye, pelin otu, ısırgan otu, acı biber ve sarmısak karıştırmak daha iyi sonuç verir.) 7. 3,5-4 litre (1 galon=ABD’de 3,75 litre) ılık su (40-45 º C) Şişenin ağzını kapatınız ve her gün 1 veya 2 kere sallayarak karıştırınız ve havasını alınız. pH seviyesi 4.0 veya altına indiğinde işlem tamam demektir. Aşağıdaki uygulama programı ile bu karışımları bitkilerinize uygulayabilirsiniz. 1. Hafta: 2 litre EMA 1/500 oranında su ile karıştırılırılak, 1 dönüme uygulanır. 2. Hafta: 2 litre EM5 1/500 oranında su ile karıştırılırılak, 1 dönüme uygulanır. 3. Hafta:: 2 litre EMFPE 1/500 oranında su ile karıştırılırılak, 1 dönüme uygulanır. 4. Hafta:: 2 litre EMA 1/500 oranında su ile karıştırılırılak, 1 dönüme uygulanır. Düzenleyen acemi_caylak : 20-10-2010 saat 21:51 |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 13-01-2010
Şehir: YALOVA
Mesajlar: 1,281
|
Doğanın ne kadar cömert ve her türlü kirliliği ortadan kaldırmak için mükemmel derecede donanımlı çalışkan ve gönüllü askerlerı var.konuşulanlar ve yazılanlar aslında var olan yüzlerce yıllık tecrubenın geri kazanılması çalışlarını oluşturuyor.Ustalarımızdan bir seyler ögrendıkce aslında üzülüyorum.Köylünün elındekı geleneksel bilgiler zihinlerinden silinmiş ve ne yapacagını bilemez halde gübrecilere hazır lokma müşteri haline gelmiş.Belkide kendı imkanları içerisinde her türlü gübreyı ve ilacı yapabilec halde iken çöpe giden degerli atıklara mı yoksa ekmegınden kısarak ümitle belkı kazanırım diyerek gübrecilere verdıgı servete mı yanmak gerekır.Normal koşullarda her çiftçi çok rahat bir şekılde belkı hiç para ödemeden en verimli gübreyi zaten eskıden kendınce yapıyordu. üç beş inegi tavugu ile aslında neler yapabılecegını buradan ögrendık artık Bana kalırsa yaşanan problemın en buyuk sebebi köylünün boynunun bükük ve psıkolojık olarak ezık hale getırılmesıdır. gençler köylü veya çiftçi olmayı gerı olmak olarak görüyor hatta çifftçi oldugunu söylemek istemıyor.bu öz güven problemı çözülmeli ve toprak dostları yüceltılmelı diyorum |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 13-01-2010
Şehir: YALOVA
Mesajlar: 1,281
|
Sayın Acemi ustamıza sormak istegım bir şey var;Neticede buradakı ögrendıklerımızı eldekı ımkanlara göre farklı farklı malzemelerden yapabiliyoruz. Biochar yapmak için benım aklıma bizim bölgenın vazgecılmezi kuzine sobasında organık materyalı ağır ağır kavurarak yapabılırmıyız.elımızdakı organık materyale göre bu döngüyü ne kadar sürede tekrar etmelıyız .birde hemen şimdi aklıma gelen fındık kabukları fırıncıların gözdesı çok ıyı yanar .her halde bıochar için iyi bir secenek olabilir diye düşünüyorum |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
|
Sn. Safranlı, Tabi ki kullanabilirsiniz. Ancak kavurma olayında düşük oksijenli yanmadaki kadar kaliteli kömür elde edemeyebilirsiniz. Fındık kabuğuna gelince bu iş için en iyi malzemelerden biri diyebilirim. Bizim Antep'te de antepfıstığı kabuğu çöpe atılıyor. 20 traktör aldım. Eğer fırsat bulup bağa gidebilirsem bir kısmını biyokömür yapacağım. Gidemezsem komposta karıştıracağız. Kuralımız şu; doğadan çıkan hiç bir şeyi kimyasal işlemden geçmemişse atmıyoruz. Mutlaka bir değerlendirme yolunu buluruz. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
|
Biocharla ilgilenelere 3 tane güzel link. Hele birincisi süper. Anlamak için ingilizce bilmenize gerek yok, resimler her şeyi anlatıyor. http://www.biochar.info/index.cfm?view=52.19&lan=en http://www.holon.se/folke/carbon/sim...mplechar.shtml http://www.puffergas.com/historic/rules/rules.html |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 13-01-2010
Şehir: YALOVA
Mesajlar: 1,281
|
Buradan ögrendıklerımız böyle gıderse hayra alamet degıl !.Artık o hale geldıkkı etrafımızdakı artıklara çırpılara göz diker olduk.bahçemdekı bögürtlen dikenlerını hammadde olarak iyice çürümüş yaprakları milli deger olarak görüyorum En ilginç olanı ise dün aksam aşırı yağmur yağarken komsumuz arkadaşlarını çağarmış oturak fasulyelerı saplarından ayırıyorlar. bende karsıdan bakıp bu fasulye sapları çokmuş büyük bir hazıne var burda diye aklımdan geçirmekle meskuldum komsum yakmadan yetişebilirsem birde annemın milletın çöpünü bahçeyi mi sokucan demesınden kurtulmam lazım acemı ustamızın dedıgı gıbı bizde hersey degerlendırılır oldu artık |
|
|
|
|
|
#13 | ||
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
|
Bir gün elektronik postanıza evinizin kapısı tarafından mahkemeye verildiğiniz için savcılığa ifade vermeye davet edildiğinizi belirten bir mesaj gelse ne düşünürsünüz? Çok saçma değil mi? Alıntı:
Alıntı:
Altımızda arabalar biz gaza bastıkça, yokedilen, yakılan, talan edilen ormanların yerine çok katlı kümesler diktikçe ve bankalardan kredi alarak 30 yıllık kontratlara imza attıkça, sonumuz Paskalya Adası’ndaki ormanları patates dikmek ve kano yapmak için yok eden yerlilerin, sonunda birbirlerini yemeye varan yamyamlığına kadar varacak ki bu tarih hiçte uzak değilmiş diye gözüküyor. Oysa toprakları geri kazanmanın yolu çok basit; topraktan aldığımızı yeniden toprağa vermek. Bütün organik atıkları yeniden kazanmak. Biz bunu başardığımız oranda aşağıda sözü edilen mineral ve mikroorganizmalar zaten doğal akışı içerisindeki aşağıdaki işlevlerini yerine getireceklerdir. Birincil Derecede Gerekli Mineraller N/Azot – Bitki gelişmesini teşvik edici P2O5/Fosfor Oksit – Kök gelişmesini teşvik edici ve çiçeklendirmeyi artırıcı K2O/Potasyum Oksit – Meyve dolgunluğu ve meyve gelişmesini artırıcı İkincil Derecede Gerekli Mineraller MgO/Magnezyum Oksit – Toprak pH’nın stabilizasyonu ve Azot fiksasyonunda bakteriyel etkinliği teşvik edici CaO/Calsiyum Oksit – Hücre duvarı yapısında ve hücre bölünmesini teşvik edici enzimler S/Kükürt – Proteinlerin, amino asit ve vitaminlerin bir parçası, toprak solunumunda aktif İz elementler B/Bor – Glukoz ve glikoz dönüşümünde aktif Zn/Çinko – Büyüme hormonlarını teşvik, nişasta oluşumu ve tohum tutmada aktif Mn/Manganez – Fotosentez sırasında enzim oluşumuna katkı ve azot metabolizma reaksiyonlarında aktif. Fe/Demir – Fotosentez ve klorofil oluşumunda etkin Cu/Bakır – Protein ve karbonhidrat oluşumunda metabolitik aktiveteye katkı Mo/Molibden – Azot fikzasyonunu teşvik edici Co/Cobalt – Baklagil azot fiksasyonunda ve nodül oluşumunda etkili Cl/Klor – Kök gelişiminde etkili, enzimlerin oluşmuna katkı Organik Asitler Humik Asit – Organik besinler için azot kaynağı Amino Asit – Bitkiler için organik besin Bitki Gelişimini Teşvik edici Mikroorganizmalar Azot Fikse Eden Mikroorganizmalar – (Azotobacter, Filamentous, Rhizobia) Azotun (N2) amonyuma dönüşümünü yaparak azotun bitki için alınabilir biçime dönüştürülmesi. Lactobacillus Türleri – Organik asit oluşumunda doğal enzimlerin üretilmesi, bitkilerin iz elementleri adsorbsiyonu sırsında biyo regülatör, potasyum bağlayıcı ve antibiyotik üretimi Fosfor Çözücü Bakteriler - Çözünmez durumdaki fosforun çözünmesi Mycorrhiza – Besin alımını geliştirici, patojen fungi, bakteri ve nematodlardan koruma Maya türleri – Vitamin ve büyüme hormmonu üretimi, organik materyalin parçalanması Aktinomiset Türleri – Antibiyotik salgısı ile hastalılkların önlenmesi Bacillus Türleri – Bitki koruma ve biyo kontrol Pseudomonas fluorescent Türleri – Antibiyotik üretimi ve gövde çürüklüğünün önlenmesi Arthrobacter Türleri – Azot fiksasyonu Trichoderma Türleri – Kök gelişimini güçlendirici,fusaryuma karşı etki, organik materyalin parçalanması ![]() Düzenleyen acemi_caylak : 24-10-2010 saat 07:54 |
||
|
|
|
|
|
#14 | |
|
Ağaç Dostu
|
Gözlemimi bu başlıkta yazmak için sezonun kapanmasını bekliyordum; yazınızla ilgili olduğu için uygun başlık burası olur. Alıntı:
Bu zamana kadar otlayan küçük baş hayvan gübresi (ağırlıklı olarak keçi gübresi), kompost, ısırgan otu, meşe külü, kireç vb. malzemeleri ve yardımcı bitkileri kullanarak; yabani otlar ve baklagiller ile yeşil gübreleme, toprağı dinlendirme gibi uygulamaları yaparak ve 4 senelik ürün rotasyonu uyguluyarak sebzemizi yetiştirdik. Sadece sebze ekeceğimiz yeri çatal bel ile belledik; çıkan yabanı otlar toprağa karıştırıldı. Ağaçların dipleride aynı şekilde işlendi. Geri kalan toprak alanlarda hiç bir işlem yapılmadı; çıkan yabanı otlar kendi haline bırakıldı. Bu sene baharda tekrar ikinci kez sürdürdük. Domates fideleri toprağa dikimden sonra ısırgan suyu ile sulandı. Sebzelere çapalama ve sulama dışında başka hiç birşey kullanılmadı, yapılmadı. (Hayvan gübresi dahi kullanılmadı) Yazın aşırı sıcak geçmesine rağmen sebzelerin gelişiminden ve aldığım üründen çok memnunum. Aşırı sıcaklarda bazı bitkilerde durgunluk dönemi geçirsemde taze yemelik, kurutmalık, salçalık (domates salçası), konservelik, çerezlik, vs. için bol bol ürün aldım, halen almaya devam ediyorum. Bütün sezon boyunca herhangi bir hastalık gözlemlemedim. Sadece börülcede delikler oluştu (nasıl bir böceğin yaptığını tespit edemedim). 2-3 kere elle delikli börülceleri bahçeden uzaklaştırarak zararın, zararlının devam etmesini önledim. Bahçenin ön kısmındaki kumlu-milli alanda 5 yıl boyunca yabanı otların kendi hallerine bırakılması (her kış çürüyerek katman katman birikmesi, köklerinin toprağı tutması, vs..) toprak yapısının gözle görülebilecek ölçüde değişmesini sağladı. (Bahçenin diğer bölgelerindeki çürümüş yabanı ot katmanıda sürüldüğünde toprağa karıştığı için sebzelerin gelişimine yardımcı oldu.) Bahçede seneye baharda çıkacak yabani otları merakla beklemekteyim. Daha önce baskın olan türlerin yerine farklı bitkiler bekliyorum. (Weeds as indicators of soil conditions) Batı ile doğunun sentezinden çıkardığım sonuçtan oldukça memnunum. Biraz sabır ile doğa hala kendini yeniliyebiliyor. |
|
|
|
|
|
|
#15 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-01-2009
Şehir: izmir/aliağa
Mesajlar: 5,567
|
Alıntı:
Sevgili Üzüm, başarılarınızın devamını diliyorum. Bol, sağlıklı ve ucuz ürünler yetiştiriyorsunuz. Yazılarınızı ve uygulamalarınızın takipcisiyim. '4 senelik ürün rotasyunu' uygulamanız ve bu disipline uymanız iyice ustalaştığınızı gösteriyor. Bende dayanamadım tereciye tere satayım dedim. Ya da ben böyle yapıyorum desem...Isırgan otu suyuna ( 5 lt) bir çay bardağı pekmez karıştıryorum. Böylece potasyum, Demir ve Mangenezyumca zenginleştiriyorum. 100 lt. suya karıştıryorum. Yabancı otları kökleyip bir yere yayıyorum. Bir karış kadar kalınlıkta. üzerine az toptakla kaplıyorum. Kışı geçirtiyorum. Bu tabakayı ağaçların_ fidanların köklerinden biraz uzak, bu önemli_ hiç bozmadan yerleştiriyorum. Böylece bir daha yabancı otlar çıkmıyor. Börülceleri delen kelebek lavrası yani küçük yeşil kurt. Biliyorsun onun için B.T bakterisi etkili. 15 lt. suya yarım çay bardağı pekmez karıştırmak etkiyi yükseltiyor. Arılara da davatiye gönderiyor. ![]() Toprağa hafif kükürt uygulamak Ph. ı düzenliyor, asitikliğini düşürüyor, sebzelere iyi geliyor. Fidelere zarar veren dana dişi için bu yıl bir uygulama yaptım _ bir deneme istatistik olamaz belki_ başarılı oldum. Sütleğen otunu bilirsiniz, bir çuvalda eziyor, çıkan sütlü sıvıya su koyuyor _oranlar o kadar önemli değil_ bir gün sonra süzüyor, ağzı kapalı kaba koyup istediğin zaman; 1 lt sini 5 lt suya karıştırp bol su ile bitkilere veriyorum. Bu toprak altı kurtlara ve kökleri kemiren diğer zarlıları karşı da etkili. Kırmızı örümceye ve nematota etkili olduğunu söylediler ama ben gözlemleyemedim. Toprak düzenleyici olarak kullanılan ve bir zeolit türü olan Klinoptolitin taşıyıcı özelliğinden de yararlanmak çok önemli. Her yetiştiricinin elinin altında olaması gerekir diye düşünüyorum. Yukarıdaki 'ısırgan otu suyu' bu maddeye doyurulursa ve toprağa uygulanırsa _ toprakta çok uzun kalmasından da dolayı_ bitkiler için besin evi oluşturuyor. Klinop un taşıyıcılığından; mikoriza mantarı veya çiftlik gübresi şerbeti doyurularak da yararlanmak gerekiyor. Size masraf açtım gibi geldi. ![]() İsterseniz bahçenizde bir çift kirpi de besleyebilirsiniz. Onlar toprağın dostu. Bir köşede küçük saman yığının ev edinirler. Gece ava çıkarlar. Menüde hep; böçekler, tırtıllar, sümükü böçekler, dana burnu vardır. Kolaylıklar diliyorum. |
|
|
|
|
|
|
#16 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
|
Sn. Üzüm yaptığın çalışmalar için seni kutlarım. Kimyasal gübre ile kirlenmiş verimsiz ve uzun süre işlenmiş toprakları, gerçek anlamda ürün alabilir hale getirebilmek için organik maddece doyurmak gerçektende uzun soluklu bir süreç. Orman toprağından elde edilecek mikroorganizmalar ve biochar ile bu süreci daha hızlandırabilirsiniz diye düşünüyorum. Kolay gele. Not: Bu arada antepfıstığını ne yaptınız? Budama zamanı geldi. Düzenleyen acemi_caylak : 26-10-2010 saat 09:21 |
|
|
|
|
|
#17 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
(Antepfıstığında testerinin körelen zincirini değiştirene kadar meyve oluşumu başladığı için budama yapmadım. Topladığım ürünün 1/3'ü boş, 1/3'ü kabuğun içini tam doldurmamış, geri kalanı güzel diyebilirim. Budamayı hatırlattığınız iyi oldu...) |
|
|
|
|
|
|
#18 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
|
|
|
|
|
|
|
#19 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
|
Hayvan gübresini kötüleyenlere güzel bir iki örnek. Ensar'ın tarlada gübre üzerinde kendiliğinden yeişen dev semiz otu ve hala yeşilliğinden hiç bir şey kaybetmemiş domates. Sındırgılıyı'da fotoğraflamışız. ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#20 | |
|
Ağaç Dostu
|
8>)) Bağevi, bağevi olalı böyle gümbürtü duymamış, desenize. A. Nobel de dinamiti bulmazdan önce böyle şeyler yapıyormuş. Ödül, ülkemize yakın desenize. Alıntı:
![]() sındırgılı ve acemi_caylak, enzim adayı iki semiz otuyla birlikte ![]() Ve acemi_caylak'ın dediği gibi, bu mevsimde domatesin rengine dikkat, hiçbir hastalık, çıtkırıldımlık yoktu domateste. Domateslerini yeterli güneş alamayacağı için kızartamayacaktır ama harika turşu olabileceğini konuştuk. gece neden sonra ancak fotoğraf yükleyen forum kişisi |
|
|
|
|
|
|
#21 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın Önen, teşekkür ederim. Bol ve sağlıklı olduğu kesin ama ayırdığım zamanı düşünürsem ucuz değil. Örneğin bu kışı eğitime ayıracağım. Özellikle bu başlıkta, Enzim ve UBYİ başlıklarında çok, çok, çok değerli bilgiler var; özümsemem gerek. Sizin ve arkadaşların sayesinde bilgi bombardımanına tutuldum; dersimi çalışmam lazım. ![]() |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-02-2010
Şehir: TARSUS
Mesajlar: 174
|
sa.halil abi bugün pazardan balık kırıntısı aldım 2 kilo kadar 5 lt lik su şişesine koydum içine 1 bardak laktik asit 2 bardak pekmez ve ılık su kartırdım şimdi beklemedeyim ... |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 05-04-2007
Şehir: Appleton-İngiltere
Mesajlar: 1,706
|
Sn Kayastop Sizi tebrik ederim. Protein açısından zengin bir karışım. Ayrıca fosforca da oldukça zengin. İçine bir çay bardağı kadar ılık maya da koyabilirsiniz. Kök yapıcı olarak.. İsterseniz, EMA da koyabilirsiniz. |
|
|
|
|
|
#24 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-01-2009
Şehir: izmir/aliağa
Mesajlar: 5,567
|
Alıntı:
Sn. kayastop, Sn. Doğasever' in tavsiyesiyle daha zengin bir karışım elde etmiş olursunuz. Ben birçok enzime EMA koyuyorum. Maya koymak da iyi fikir. Mayayı kendiniz de yapabilirsiniz. Laktik asit bakterisini _ akdarı dan_ de kendiniz yapabilirsiniz. Uygun başlıklarda detaylı bilgiler mevcut. Kullandığınız kaba sifon yapmadıysanız, kabın içindeki havanın tamamını çıkarmayın. İçeride biraz hava kalmalı. Dediğim gibi bu ve buna benzer karışımları klinoptilolite yedirerek kullanmak, onun taşıyıcı özeliğinden yaralanmak kullanma kolaylığı getirecektir. Bu şekli ile sadece küçük bitkilerde değil meyve ağaçlarının taç izlerine gömülerek, geniş alanlarda da kullanılabilir. Kolay gelsin |
|
|
|
|
|
|
#25 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-02-2010
Şehir: TARSUS
Mesajlar: 174
|
İçine sonradan maya katsak mecburen hava alacak {2 gün sonra ] nasıl olur günde 3 kere havasını alıyorum bidon patlayacakmış gibi şişiyor şu an için sifon tekniği için geç diye düşünüyorum değil mi bozulma olur mu çok fazla gaz çıkışı var bu fermantasyon ne kadar süre devam eder teşekkür ederim hepinize. |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Ağaç Dostu
|
Sifon tertibatı yapmak için hiç geç değil, kapak bir sefer açılmakla bir şey olmaz. Fermentasyon çok hızlı olduğu için çabucak gaz oluşur ve hava ile temas kesilir. En fazla 1 bardak daha pekmez ilave edersiniz. |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
|
Sevgili Kayastop, Ha gayret çevredeki ormandan (Toroslar - Tekir Yaylası bu iş için ideal.) ya da sık çalılıklı bir alandan pirinç teknesi yoluyla bakteri topladın mı, tam bir sıvı gübre yapmış olursun. Sizin orada bu bakterileri toplamanın en güzel mevsimi. Ne soğuk ne de çok sıcak. |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-02-2010
Şehir: TARSUS
Mesajlar: 174
|
sn Ali abi henüz toplamadım ama dediğiniz gibi tam mevsimi size kesinlikle katılıyorum çok teşekkür ederim hepinize çok güzel bir okul öğretmenleri de bir o kadar. |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-02-2010
Şehir: TARSUS
Mesajlar: 174
|
balık artıklarından yaptığım enzim bidonu günde 3 -4 kez havasını aldığım halde dün gece patlamış oysa bugün sifon tertibatı yapmayı planlıyordum. |
|
|
|
|
|
#30 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-01-2009
Şehir: izmir/aliağa
Mesajlar: 5,567
|
Alıntı:
Klavuzu karga olanın, elinde enzim patlarmış. Klavuz olarak beni seçen sadece sen değilsin.Bizim müdürlere enzim yapmayı öğretiyorum ya... Müdür Hüseyin bey' de 5 lt. lik enzim yapmış. İçine üzümden yaptığın pekmezi koy demiştim. O üzümden yapılan sirke anlamış. Ertesi gün bağ evine gelmiş, 5lt. lik plastik su şisesi basketbol topu gibi olmuş, ayakta duramıyor. 'Şunu elime alayım bi çalkalayayım, sonra havasını alayım' demiş... ![]() Eeee dedik sonra...çalkaladım mı? 'Bağ evi üstüme yıkıldı, altında kaldım sandım'.... .... dedi...Düzenleyen Halil Önen : 29-10-2010 saat 11:51 Neden: Md. Hasan bey değil, Hüseyin bey _olaçaktı. |
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|