![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 05-04-2009
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 62
|
eko-çiftlikler
Dinlenmiyorsan anlatma. Düzenleyen Sarp99 : 23-04-2010 saat 23:11 Neden: İfade düzeltmesi |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Bir şeyler yapmaya güzel bir şey oluşturmaya çalışıyoruz 8-10 kişi ve ya daha çok kişi, türkiyede ki sistemden bir şey bekliyecelsek olacağını hiç sanmıyorum. Sistemi kendimiz kurar, kalp ve vijdani duyularımıza hakim olarak, yani bir ürün kalben vijdanen geçiyorsa satışa sunmak, yok geçmiyor ise onu çöpe atabilir isek benim için en dürüstü en sağlıklısı. Benim için vijdan setifikası geçerlidir. Aklınıza hemen bu vijdan kimin vijdanıda göre diyeceksiniz, Doğru olan vijdana göre Satış yapan üyeler ve ya tüketiciler, (hepimiz tüketiciyiz ya) Açıken alenen bir birimizi denetleyeceğiz doğrunun yanın da olacağız. Yanlış olan bir şeye de, ya zarar etmesine vijdanım el vermedi demeyeceğiz, Yanlışın yanında açımasız ve dik durmalıyız. Bu sen olsan dahi. Türkiyedeki sistemden bir şey bekliyerek başlıyacaksak, koskaca bir hiç çıkar. |
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,033
|
Sn.Sarp99'un mesajı da bu konuya başka bir açıdan yaklaşıyor. Duydukları bir çiftlikten ürün sipariş etmişler. Ürün, Nazilli'den gönderilmiş. Herşey iyiymiş ama domatesi beğenmemişler. Bu yüzden de artık oradan, muhtemelen de benzer başka bir yerden bir şey istemeyeceklermiş. Devamında, sertifikasyon, denetim mekanizmasından söz etmiş. Her ne kadar, sertifikasyon ve denetimin domatesin lezzetinde bir katkısı olmasa da, önemli bir bakış açısını yansıtıyor. İki bakımdan önemli. Nazilli'deki çiftlik hakkında detaylı bilgiye sahip oldukları izlenimini edinemedim. Muhtemelen çiftlik hakkında hiç bir detay bilinmiyor. İkincisi, tüketici profili bakımından önemli. Bu profildeki tüketiciye herhangi bir şekilde ürün gönderilmemeli. Nazilliden İstanbul'a kutu göndermek zaten bir handikap. Ancak kutuyu alanın, neden oradan öyle bir kutu istediği çok tartışılır. Nazillide Mart ayında olgunlaşmış domatesten lezzet bakımından ne beklenir ki? Şayet bu çiftlik (her neresi ise), bilimum denetim kuruluşları tarafından denetlenseydi, her yıl binlerce euro denetim ve sertifikasyon parası ödenmiş olsaydı (belki de öyle zaten) domates lezzetli olur muydu? Dolayısıyla, kaçınılması gereken iki temel durum bakımından önemli. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 03-12-2009
Şehir: İzmir
Mesajlar: 111
|
Sn. Meyvelitepe, Ben de o yörede benzer bir çiftliği biraz araştırdım, sizin gibi değildi örneğin. Yani zehirsiz bir üretim yapıldığı izlenimine kapılamadım pek. Doğal doğal diyorlar o ayrı. Ben 2 yazınızı okudum ve olay belli oldu. Kaolin kilini kullanmanız zaten birçok şeyi açıkladı benim için. Bugün hangi zeytin üreticisi bunu yapar? Domatesin tadı kötü olabilir, ama varsın zehirsiz olsun da tadı o kadar güzel olmasın. Tüm çiftliği silip atmaya gerek var mı? Word of mouth'a güvenmeli bence. Ben size güveniyorum ve sizden alıyorum diyelim. En az 10 arkadaşım sorgusuz sualsiz, Didem alıyorsa biz de alırız diye arkamdan gelir. Ben bir ürünü almadan önce (herne olursa olsun, kozmetikten tutun da yiyecek maddelerine kadar) öyle bir inceliyorum ki bunu bilen yakın arkadaşlarım artık, Amerikayı tekrar keşfetmeye gerek yok deyip aynı ürünü alıyorlar. E kâr amacı da gütmediğinize göre bence başlangıç için bu bize yeter. |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Her ürün, kendi doğal mevsiminde üretilecek.. Bu oluşumda böyle mi olacak. |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 01-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 275
|
Evet zaten ne oluyorsa herşeyi her mevsim yemek istememizden oluyor. Zamanından önce yetiştirebilmek için seralar kuruluyor, kapalı ortamda daha hızlı üreyen zararlılar için kimyasallar basılıyor, tozlaşma ve ürün tutumu için hormonlanıyor vb. Aldığımız ürünlerin zamanında yetiştirilmiş ürünler olmasına dikkat edersek daha sağlıklı beslenebiliriz bence. Hatırlarmısınız benim gençliğimde turfanda ürün diye birşey vardı ve o ürünü almak ve tatmak da bambaşka bir keyifdi. Zaten Türkiyenin her tarafı aynı iklim yapısında değil, kimi bahçeler daha erken üretmeye başlayacak, kimileri daha sonra pazara girecek böylece epey uzun bir süre örneğin domates pazarda kalacak. Ha o zaman ocak ayında taze domates yemiyeceğiz. Olsun sağlıklı ve lezzetli olsun da ben turfandayı beklemeye razıyım. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 05-04-2009
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 62
|
Dinlenmiyorsan anlatma. Düzenleyen Sarp99 : 23-04-2010 saat 23:11 Neden: Çekoslavakya değil Çek Cumhuriyeti. Yaşlılık işte mazur görün. :-) |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-07-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 442
|
Sayın sarp99, Domates yetiştirmede az buçuk deneyimi olan bir çiftçi olarak (Ziraat odasına bağlı, çiftçi kayıt sistemindeyim) açılımı iyi tarım üretimi olan İTÜ için söyleyeceğim tek bir kelime var. Gözboyama! İTÜ ile olmayan arasındaki uygulamada kullanılan ilaç ve gübre fark etmiyor. Fark kullanım miktarı ve ilacın ne zaman atıldığı. Tarla aynı organik tarım da olduğu gibi denetime açılıyor ve bir denetim bedeli ödeniyor. Denetimin esası gerçekten gübre ve ilaca ihtiyaç var mı, var ise ne miktarda ve hasatdan ne kadar zaman önce ilaç atmalı gibi çiftçimizin bilinçsizce yaptığı işleri bir düzene sokmak. Bakanlık avrupa birliği mevzuatına uygun tarım sektörü oluşturmak ve çiftçimizi denetim altına almak için bu çalışmayı yapıyor. Özünde doğru bir çalışma ama son tüketicinin ve doğanın hayrına olan bir şey yok. Yine suni gübre ve kimyasal ilaç var. Üzerinde ilaç kalıntısı var mı kontrol edildiği iddia ediliyor ama süreç öyle işlemiyor ki. Hasatdan şu kadar tarih önce ilaç atacaksın ki hasatda ilaç ömrünü tamamlamış olsun mantığında... Saygılar. Düzenleyen bayindirmevki : 16-04-2010 saat 21:50 Neden: imla |
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-07-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 442
|
Alıntı:
Sayın sarp99, Düşünceleriniz güzel ama güvene dayalı bir alışverişi siz de yaptığınızı son paragraf da belirtiyorsunuz. Bazen sadece güvenmek de güzeldir. Bunun için dış desteklere gerek yok. |
|
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-07-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 442
|
Alıntı:
Lezzeti elbette göz ardı etmiyorum ama hangi lezzet. Kişiye göre değişir. Burda söz konusu olması gereken lezzet organik olan ile olmayan arasında ki nüansı algılayabilmek olsa... |
|
|
|
|
|
|
#11 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-07-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 442
|
Alıntı:
Saygılar Neden parça parça yazdığıma gelince. Ard arda alıntılayıp yazmayı beceremedim işte. |
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,033
|
Uzatılmış mevsim ya da biraz erken başlatılmış mevsim olabilir ama, konu Nazilli'de Mart ayında olgunlaşmış domates olduğunda, birincisi, bu bir çiftlik ya da bahçe işi değildir, ikincisi Mart domatesinin lezzetine göre bahçeden sebze almak isteyen tüketici profili uzak bahçelerin "ortakları"ndan olmaması gerekir. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-02-2008
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 533
|
Sebze ve meyve konusunda ne kadar başarılı olabilirim bilemiyorum ama bu yıl için yaklaşık 30 dönüm açık alan ki bunun 10 dönüm kadarını kuru fasulye için düşünüyordum 10 dönüm kadarında da karpuz ve kavun düşünüyordum. Kalan 10 dönüm açık alan ile toplam 700 m2 lik iki basit naylon serada öneriler ve tavsiyeler doğrultusunda gerekli ortak harekete varım. Ayrıca böyle bir oluşuma katılmak isteyen ama bahçesi olmayan bir kaç arkadaşa yer tahsisi yapabilirim. Önümzdeki yıl , daha doğrusu 2010 Kasım - Aralık aylarında Tekirdağ Merkeze bağlı bir Köyünde de 12 Dönümlük bir meyve bahçesi kurmayı ( Hünnap, Alıç, Üvez, Aronia, Ekşi Dut, Koca yemiş ) planlıyorum. Bu konudaki öneri ve görüşlerinizide beklerim. Sevgiyle kalın |
|
|
|
|
|
#14 |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,033
|
Sn.Sarp99, Öncelikle sizden özür dilemek isterim. Yazdıklarımı size karşı olarak aldınız. Kesinlikle siz özelinde yazmak istemedim. Yazdıklarınızdan ortaya çıkan bir tüketici profilini ele almaya çalıştım, ki gerçekte sizinle hiç alakası olmayabilir. Yazdığınız 3-5 cümle, evet oldukça iyi tanıdığım bir profili tanımlıyor, ama siz tam olarak o profil olmayabilirsiniz. Burada iki konunun önemli olduğunu söylemiştim. Bunu biraz daha açmaya çalışayım. Öncelikle şu eko-çiftliği ele alalım. Dediğim gibi burası neresi bir fikrim yok. Organik üretim yapıldığını söylediklerini bildiriyorsunuz (özelden çiftlik adı verirseniz belki biraz daha somutlaşabilir). Ancak tam olarak ne yaptıkları konusunda bir fikriniz yok. Diyelim ki sertifikaları da var. O sertifika, çiftliği bilmeden ürün alanlar için bir güvence mahiyetinde. Büyük ihtimal, şayet sertifikaları varsa üretimleri de organiktir. Sizin değerlendirmeniz domatesin lezzeti ile ilgili. Lezzet tamamen çeşit ile ilgilidir. Kalıntı bırakacak kadar zehir atılmış domatesin çeşiti lezzetli ve aromalı ise zehire rağmen hala lezzetlidir. Ürün aldığınız yer, hasbelkader lezzetli bir çeşit yetiştirmediyse, organik ama lezzetsiz domates yetiştirmiş olabilir. Söz konusu çiftlik, Mart ortasında domates yetiştiriyorsa normalde bir eko-çiftlik iddiasında da olmamalı. Olsa olsa endüstriyel tarım yapan bir yer olabilir. Domatese gelince, söz gelimi bu yıl bendeki çeşit sayısı 30 civarında. Hepsinin özelliği başka.Bunların içinde seveceğiniz de olabilir, sevmeyeceğiniz de. Bizim bahçelerin "ortakları" muhtemelen bu çeşitlerin bazılarının ne olduğunu zaten biliyor olacaklar. Bazıları özellikle siyah ukrayna, pembe, siyah cherry, tatlı turuncu ya da santini istiyor olacak. Bizim bahçelerde mart ayında domates olmaz. İsteyen olursa, "köşedeki markete gidiver, otlar da vardır orada" denilecek. İyi tarım uygulaması ile yetiştirilen ürünlerin ortak özelliği, kalıntı raporlarında limitlerin üzerinde görünmeyecek şekilde zehir kullanılıyor olmasıdır. Fiyatları konusunda haklısınız. Bunların diğer ürünlerden daha pahalı olmasını gerektirecek bir maliyetleri olmasa gerek. Muhtemelen danışmanlara ödedikleri parayı da sizden tahsil ediyorlar. Onun dışındaki fiyat farkı, adının "iyi" olmasına atfen uygun müşteri profilinin ödemeye hazır olduğu ölçülerek konan bir pazarlama ve karlılık politikasının sonucudur. Bizim ürünler asla marketlerde görülmez. Hele hele Tansaş'ın Migros'un semtine bile uğramaz. İhraç edilmesi de pek söz konusu değildir. Kendi adıma, benim "hedef kitlem", santini domates için 50 km araba kullanıp gelip bahçeden kendi toplayıp tartacak kişiler, hem de fiyatını bile sormadan. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 17-07-2009
Şehir: İzmir Zeytinlibahce/Aliaga
Mesajlar: 809
|
Arkadaşlar asıl sorun görülüyorki bir ''güven sorunu'' kurmaya çalıştıgımız ortaklık bunu aşarsa büyük bir engel kalmaz. Kendi adıma, kendisini internet üzerinden de olsa tanıdıgım, agaçlar net çatısı altında uygulamalarını anlatabildigi, gerekirse resimleyebildigi, satın almadan önce soracagım sorulara açıklıkla çevap verebilecek bir ortagımızdan hiç çekinmeden güvenip alırım Sn Meyvelitepe nin belirttigi hedef kitle benimkiyle tıpatıp aynı, daha yakından kurulacak dostluklarda en büyük karı |
|
|
|
|
|
#16 | |
|
Ağaç Dostu.
Giriş Tarihi: 11-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,631
|
Alıntı:
Ben linki fark edene kadar siz epeyce yol almışsınız. Daha doğrusu farketmedim; fark ettirildim. Sayın Denizakvaryumu'na teşekkür ediyorum. Linki bana özel mesajla bildirdi. Şu an için temel petek kullanmak zorundayız çünkü temel petek kullanmaz isek arı çok fazla erkek arı üretimi yapıyor. Ancak bal dönemi yaklaştığında kovanlara verilecek son 1-2 temel peteği vermeyip arının kendisine doğal petek ördüreceğim. Bu da her kovan için, peteği kendinden 2-4kg arasında doğal petekli bal demek. Zaman ne gösterir bilinmez. Bazen evdeki hesap çarşıya uymuyor. Fazlası da olabilir azı da... Saygılarımla... |
|
|
|
|
|
|
#17 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 16-04-2010
Şehir: KOCAELİ
Mesajlar: 3
|
Merhaba
Meyveli Tepe sizi tebrik ediyorum..Ortaya attiğiniz bu fikir uygulanabilir ve bir okadar da gerekli aslinda böyle bir oluşum.Bizler gibi bahçesinde zeytini ve sebzesi bol olan insanlar eşe dosta ikram etmenin dişinde talep edenlere de niye göndermeyelim ki?Bu hem yetiştireni hem de alip tüketeni mutlu etmez mi?Bence eder.O yüzden 300 zeytin 200 hünnap 20-30 diğer meyve ağaçlarimin ürünlerini seve seve paylaşirim bölgemde talep edenlerle.Eşimle birlikte sizi ziyarete gelmiştik Yalakdere köyünden ..Hatirladiniz umarim.. Bu arada bir sorum olacak size kaolin kili atacağiz bugünlerde.Yapiştiriciyi hangi oranda kariştirmaliyiz bu oranlari yazabilirmisiniz lütfen.Sizin evdeyken notlari eksik almişiz sanirim.Delfin içinde soruyorum ayni soruyu.İlk denememiz acemilik var işte. Şimdiden teşekkürler. Vicdan Karabudak Düzenleyen vicdanka : 17-04-2010 saat 00:42 Neden: gerekli gördüğüm için |
|
|
|
|
|
#18 | ||
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Alıntı:
|
||
|
|
|
|
|
#19 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-07-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 442
|
Alıntı:
Kendinden öncesi ve sonrası ile yazının bütünlüğü içinde anlam kazanan bir cümleyi alıp başka anlamlara çekmeniz gereksiz. Ne yanlış yazdım ne de eksik. Organik tarım doğaya ve insana saygı temelinde yapılır lezzet onun yan sonucu. Bunu esasmış gibi görmek isterseniz lezzetsiz bir organik ürün ile karşılaştığınız da olayı temelden yanlış mı bulacaksınız? Kaldı ki Meyvelitepe lezzeti oluşturanın çeşit olduğunu belirtiyor. Saygılar. |
|
|
|
|
|
|
#20 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 05-04-2009
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 62
|
Dinlenmiyorsan anlatma. Düzenleyen Sarp99 : 23-04-2010 saat 23:12 |
|
|
|
|
|
#21 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Sizin deyiminizle gıcıklık yapmayın, katkıta bulunun, Siz biz diye ayırım yapmadan, öz eleştiriyi gerektiği zaman hepimiz birimiz için, birimiz hepimiz için yaparız. |
|
|
|
|
|
|
#22 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
![]() Evimin arkasında yaklaşık 500-600 m2 bir bahçem var. Orası ile ancak başedebiliyorum. Bana yardım edebilecek dinamik bir yakınım da yok. Sebzeleri yerken her seferinde "çok güzelmiş ama çok yoruluyorsun hastasın bırak bu bahçe işlerini" diyorlar. Herşeye rağmen sürdürüyorum. Sizin bu mübalağalı kışkırmanıza bile aldırış etmeden, halanızla da nasılsa bir orta yol buluruz deyip, teklifinize evet derdim. Çünkü gerçekten de birşeyler yetiştirmesini, dağıtmasını çok seviyorum.Gelelim postayla meyve sebze almam dememin nedenine; Bilmediğim görmediğim malumatımın olmadığı yerlerden kargo ile sebze meyve zaten talep etmem. Lakin bildiğim ve emin olduğum uzak bahçeden de talep etmem (marjinal durumlar hariç). Kargo ile baş edemem. Ben memur adamım maaşımı kargocuları ortak mı edeyim Bölgemde girişimci sayısının çok olmasını bu yüzden istiyorum.Sizde de olduğu gibi, istisnai durumlar vardır.. Eğer benim de babamın bir bahçesi olsa ve nasıl ne şartlarda ekip biçtiğini bilsem, ve o da bana üşenmeden haftada 2 gün kargo yapsa asla hayır demezdim. ![]() İşte böyle .. Saygılar. |
|
|
|
|
|
|
#23 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 05-04-2009
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 62
|
Dinlenmiyorsan anlatma. Düzenleyen Sarp99 : 23-04-2010 saat 23:12 Neden: imla |
|
|
|
|
|
#24 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Tüm çeşitlerin lezzetini bir arada konuşacaksak bir yere varamayız, tabii ki her çeşidin kendine as bir lezzet farklılığı vardır, bazı kişilerin dışında bunu kimse inkar edemez. Burda konuşulan zehirsiz zirai gübresiz doğal ürün yetiştirmek. Şimdi erhangi bir çeşidi ele alalım, aynı çeşidi iki farlı şekilde yetiştirelim, birini fenni zirai gübresinle yetiştirelim, diğerini doğal hayvan gübresi ile Evet doğal gübre ile yetişen ürünün daha lezzetli olacağını ben iddia ediyorum. Tatsız bir organik ürünle karşılamazsınız, karşılaşıyorsanız o bir organik ürün değildir, organik diye kandırılmışsınız. |
|
|
|
|
|
|
#25 |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,033
|
Vicdan hanım, hatırlamaz olurmuyum. Düşünceniz ve katılımız çok güzel. İlk fırsatta sizi ziyaret etmek isteğindeyiz. Sorularınıza e-posta ile yanıt vermeye çalışacağım. Selamlar |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Ağaç Dostu
|
Oluşum etüd aşamasında olsa da, az çok bir profil oluştu gibi. Bazı ayrıntıları tahmin etsek de, yine üzerine basılarak yazılması, elle tutulur olması hoşuma gidiyor. Tüketen olarak, hepimiz gibi ben de en lezzetlisi ve en doğalını istiyorum. Eğer ödün vereceksek bu zehir değil, lezzet olacaktır. Örneğin, doğal yetişmiş pembe domatesin lezzetini kim inkar edebilir. -Dediğiniz gibi, lezzet her damakta farklı beğeni bulsada.. Kokusu yeter ![]() Bu konularda "biliyorum" diyecek kadar bilgili değilim. Önce tüketiciyim. Amatör olarak da üretici. Bildiğini bildiğim insanlardan ya da internetten yararlanarak 12 senedir bahçemde bir şeyler yetiştirip ailemle tüketiyoruz. Bu yazı başladığından beri konuyu ilgiyle takip ediyorum. Gerçekleşeceğine de büyük inancım var. Aklı başında, işinin ehli- bilgili arkadaşlarımızın sayısı hiç de az değil ve bu beni çok mutlu ediyor. Millet olarak kim ne yaptı hadi biz de yapalımcıyızdır Bu huyumuzu bildiğimden diğer toprak sahiplerine örnek teşkil edeceğimizi biliyorum. Şartlar oluştukca, daha doğrusu durum netleşince ben de nerede durduğumu görebileceğim. Gönül ister ki bu oluşumun içinde olabileyim. Fakat bu kadar basit değil. Kendimi şu an yeterli bulmuyorum. Yinede yapabileceğim bir şey olduğuna inanırsam ve elimden gelecek bir şey olursa kimbilir.. Umarım benim bölgemde de katılımcı sayısı çok olur. Yoksa postayla sebze meyve almak bana göre değil. |
|
|
|
|
|
#27 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 17-07-2009
Şehir: İzmir Zeytinlibahce/Aliaga
Mesajlar: 809
|
Sn sarp 99 selamlar Alıntı:
katkılarıyla oluşacak, sonuçta bir yerden sonra güven esasına dayalı bir birliktelik. Şunu söylemekten kesinlikle hiç hoşlanmıyorum ama konu buraya gelmişken belirtmekte fayda var, kendi adıma önümüzdeki bir kac yıl içinde zeytininden, sebzesine tavugundan,baska evcil hayvanlarına kadar kendi kendimize neredeyse yeter olacagız, elbette ben kendimi kurtardım sizde bakın başınızın çaresine demek dogru bir bakış açısı degil ama birilerinin gözünün boyanmasını beklemeside dogru bir bakış açısı degil. saygılarımla |
|
|
|
|
|
|
#28 |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,033
|
Arkadaşlar, Lezzet konusunda şöyle söyliyebilirim. Evet, lezzeti birinci derecede etkileyen çeşittir. Ancak aynı çeşiti, bahçede, doğal güneşin altında, organik prensiplerle yetiştirdiğinizde, dalında olgunlaştığında tabii ki çok daha lezzetli olur. Bu konuda yapılmış bir çok araştırma var. Bitkinin sağlıklı bir şekilde kendi bağışıklı sistemini geliştirmesi, güneşten aldığı enerji, yaşayan topraktan aldığı besin,meyvesinin de farklı ortamda yetişen aynı çeşitten daha lezzetli olmasını sağlar. Fakat lezzetsiz bir çeşiti, söz gelimi pazara uygun olsun diye ıslah edilerek geliştirilen raf ömrü uzun, gürünüşü mükemmel bir çeşiti ne yaparsanız yapın lezzetli olmayacaktır. |
|
|
|
|
|
#29 |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,033
|
S.Sarp99, Sözünü ettiğiniz "gıcık hedef kitle" bizim gibilerin değil, marketlerin hedef kitlesidir. Bu sebeple "iyi tarım"ı icat ettiler zaten. Reklamlar, CRM'ler bunun için. Bunun için call-center'ler var. Bunun için kredi kartlarına taksitler yapıyorlar, bonuslar, parapuanlar veriyorlar. Peki biz kimiz? Yazmışsınız ya, kilosu 3 liraya almak yerine kendisi 30 liraya üretir diye. İşte tam olarak budur. Biz 3 liraya almak yerine 30 liraya kendimiz üretiyoruz. Onun için de ne CRM, ne hedef veya değil herhangi bir kitle, ne reklam, ne belge, ne danışman umurumuzda değil. Biz paylaşırsak 30 liraya ürettiğimiz ürünü paylaşacağız. Her durumda zarar ettiğimiz için de sözünü ettiğiniz market kaygularımız yok. Peki niye yapıyoruz? Tek kârımız, kendimiz, çoluk çocuğumuz da, gönlümüz rahat bundan besleniyoruz. Bir de, toprağı koklayıp avuçlamanın,bir tohum ekip çimlenmesini, büyümesini, meyve vermesini görmenin hazzı diyelim. Mesele bundan ibaret. Süt konusuna gelince, moleküllerine ayrılıp tekrar toparlanmış, artık süt olmaktan çoktan çıkmış bir şeyi olabildiğince içmemeye çalışıyorum. İneği görüyorum, ne yediğini biliyorum, 50'mi geçtim. Ölürsem süt'den dolayı olamama ihtimali büyük ![]() |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-02-2008
Şehir: Tekirdağ
Mesajlar: 533
|
Evet Sevgili arkadaşlar, Bu işin temelinde hepimizin hedefleri aynı. Sayın Bayıdırmevki nin de sorduğu gibi ne zaman bir araya gelip ortak bir plan çerçevesinde hareket edeceğiz ? Yoksa her kes bireysel hareket edip yaptıklarını mı fotoğraflıyacak. Sevgiyle kalın |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| baltaç, doğal çiçek balı, karakovan balı, meis balı, seksiyon balı |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|