![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 20-07-2006
Şehir: Antalya
Mesajlar: 392
|
Evet ya.. ''Elek altlarını ise yeniden doğa ile buluşturuyorlar..'' inanıyor musunuz? Keşke söktükleri yere götürüp dökseler; o bile yok.. Son sorum şu: İhracatçının kiloyla, tonla sattığını sen, ben, köylü çocuğu, neden tane ile satmasın, satmayalım? Dün olmayan imkan bu gün var.. |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Ağaç Dostu.
|
Alıntı:
Sözüm ona üretim yapılacak ve bir daha dağdan sökülmeyecekti?!!. Buna göre ihracat kotaları artırıldı. Normal sökümde 100 yılı aşkın bir zamandır yılda 8-10 milyon adet sökülen galanthus soğanı o yıllarda (1980-90 arası) 35-40 milyon adetlere çıkarıldı. Neymiş üretiyorlarmış!! Bakanlıktaki bir toplantıda galanthus üretimi yapmanın tahribatı artırdığını ve milyonlarca yavru soğanın telef olduğunu söylediğim zaman herkes bana kötü gözle baktığını hiç unutmam. Dumlugöze vs. de köylünün üretim yapması teşvik edildi ama sonuç yok tabii. Benim anlatmaya çalıştığım gerçek şuydu: Üretim yapacağız diye ihracatçı küçük-büyük tüm soğanı satın alıyor. Diyelim ki 10 ton aldı. köylüye parasını ödüyor, köylü de seçmeden getiriyor. Elekten geçince ağırlık olarak % 50 si elek altı oluyor (çevresi 1/2, 2/3, 3/4vb) çevresi 5/6 cm üzeri ihracata gidiyor. Şimdi işin püf noktası şu: Kilo olarak baktığınızda zarar görünmüyor. örneğin 5 ton soğan diktik 2 yıl sonra 6 ton soğan aldık ve elek altını değerlendirdik. diyorlar. Ama gerçek şu. Elek altı soğaanlardan 1 kg içinde 2000-3000 adet soğan var. ihraç edilen iri boy soğanlarda 1 kg. içinde 700 adet soğan olur. Biraz küçük boylarda bu 900 adet civarında olur. Hesap: Dikilen soğan 5ton (5000kg) adet olarak 5000 x3000 = 15 milyon adet. Elde edilen iri soğan 4-6 ton( 5000 kg) 5000 x 700 adet = 3 500 000 (3,5 milyon adet) Üretim yapmanın bedeli 5 ton ekilirse 11,5 milyon adet telef olmuş soğan. şimdi 1985 li yıllarda bu şekilde ekilen ve telef olan soğan miktarı : 47 ton-ile 70 ton arasında olduğunu biliyorum. Sonuç: 100 milyonlarca yavru soğan toprağından koparılıp telef edilmiştir. Oysa yapılması gereken çok basit di: 1.Galanthus soğanı üretimi yapılmasın, 2.Her yıl doğadan kontenjanla 8-10 milyon adet soğan sökümüne izin verilsin (pazarı kaybetmemek için) ve 3.Sökülen soğanların elek altı sıkı kontrol edilerek % 10 dan fazlasına ceza kesilsin. Bu durumda tüccar almadığı için köylü küçük soğanı toplamayacak gerekirse üzerini toprak örterek yerinde dikecek, yavrular yerinde rahat büyüyecek ve telefat az olacak ve sürdürülebilir bir durum olacaktı. Çünkü o dağlardan 150 yıldır galanthus soğanı sökülüp ihraç edilmektedir. Biraz uzun oldu. Yaram deşildi.Sizleri de GALANTHUS gerçeği ile üzdüğüm için kusura bakmayın . Kolay gelsin. |
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 20-07-2006
Şehir: Antalya
Mesajlar: 392
|
Sn kgursan, Sizi çok iyi anlıyorum. Aslında şikayet ettiğimiz aynı şey. Belki çözümünde farklılaşıyoruz. O da sanırım aynı başlık altında farklı yönlerden oluyor. Ben salep 'orchid' diyorum, siz galanthus diyorsunuz . Evet ikisi de soğan ama belli ki sorunları aynı değil. Sizin gördüğünüz ve benim gördüğüm şurada birleşiyor. 'Birileri dama çıkmış, merdiveni de çekmiş ki başka kimse çıkmasın' Sonra da ilmi çözümler aranıyor. Sonuç bütün dünyada aynı. Doğal çiçek soğanları denetimsiz sökülmesin. Peki ben nasıl yetiştireceğim? Sen orman köylüsüne her türlü yasağı koy ama denetleme..Yasağı kim dinler. Orman köylüsü bu yasaklar içinde nasıl yaşasın? Hadi çözüm bul denince kesimden ucuz satın alma hakkı tanı..Yani her türlü kaçağa göz yum.. Benim baktığım açı bu. Orman köylüsü örneğin galanthus soğanını veya orchid yumrusunu tane ile yurtdışına internet yoluyla satabilse, büyük şirketler de kendi üretimlerini yapmayı öğrenmek zorunda kalır ki zaten bu da yerinde oldukça kolaydır. Devir değişiyor ama mevzuat hazretleri ve kafa aynı.. Dertlerimiz aynı.. Hepimize kolay gelsin. |
|
|
|
![]() |
|
|