![]() |
|
|
|
#10 | ||
|
Ağaç Dostu
|
Merhaba. Alıntı:
Alıntı:
Hata mutlaka olacaktır, olabilir. Esas düşündürücü olan tapu iptal davalarının sizin bahsettiğiniz şekilde açılıyor olmaması. Bir alana tapu verebilmek için gerekli kanuni prosedürü herkesten iyi bilirsiniz. Tabi bir sürü evrak, tutanak ve komisyon oluşturulduğu da malumunuz. Kadastro komisyonlarında orman idaresinin görevlilerinin bulunduğu da bir gerçek. Bir de Orman ve Mülkiyet kadastrosu ayrı ayrı geçen yerler var. Böyle olunca bürokrasi daha da artıyor. Ve diyelim ki bir yanlışlık oldu. Bu yanlışlık yapılma ihtimaline karşı, kanunlarda makul süre içerisinde düzeltilebilmesi için konulmuş bir sürü madde var. Yani yanlışlığı hem kadastro tesbitinde hem komisyon tutanaklarına itiraz suretiyle askı süresi içerisinde, hem de on yıl içerisinde düzeltilebilsin diye maddeler konmuş. Orman ve hazine. İşte tapulu arazilerin korkulu rüyası. Nasıl olsa biz devletiz istediğimiz zaman, istediğimiz şekilde hatamızı telafi edebiliriz mantığıyla düşünüyor olacaklar ki; Yukarıda bahsettiğim itiraz sürelerinde görevlerini yapmayan bu ikili, Yıllar sonra istedikleri yerdeki tapuyu orman olsun veya olmasın, kanunun kendilerine tanımış olduğu haksız yetkiyle ve onlarca bahane ile iptal edebiliyorlar. Tapu iptal davalarında orman idaresi veya hazine paslaşmak suretiyle 25-30 hatta 40 yıllık tapulara ve hatta orman kadastrosu geçen arazilere bile dava açabiliyor. Devletin bu ikilisine çoğu zaman yargı da taraf oluyor. Bu haksızlık, vicdansızlık, görevi ihmal değil mi? Hele orman iddiası ile dava açılan arazi bir kaç kere tapudan satılmış ve orman ve hazine yine ses çıkarmamış ise görevi suistimal değil mi? Saygılar |
||
|
|
|
|
|