![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
72 yıldır orman kadastrosunun neden bitirilemediğini şimdi daha iyi anlaşılıyor.
Merhaba. Sn. Orman Mühendisi, Birkaç arkadaşımız, orman ile kötü tecrübeler yaşadığından fazla hassas davranıyorlar. Buna rağmen orman mühendisleri ile bir problemlerinin olduğunu sanmıyorum. Ben de orman mühendisi mağdurlarındanım ancak münferit aksiliklerin her kurumda olabildiğini biliyoruz. Hepimizin mutabık olduğumuz konu Orman İdaresinin eski ve hantal yapısından dolayı, ormanlarımıza yarar yerine zarar verdiğidir. Orman Bakanlığına gittiğimde bunu daha iyi görme fırsatını elde ettim. Lüks bir otel görünümünde kocaman ve etrafındaki binalara tepeden bakan oldukça yüksek bir yapı. Hiç bir masraftan kaçılmadan döşenmiş binlerce oda. Koridorlar ve odalar adam dolu. Öğle tatilinde sanki bir holding boşalıyor sanırsınız. Biraz ötede (3-4 Km) Yüzlerce dönüm arazi içinde 10 adet yine otel kadar lüks 4-5 katlı binalar. Otoparkların hepsi araba dolu. İşte benim gördüğüm bunlar. Yine de orman mühendislerine kızmıyorum. Sistem böyle kurulmuş. Yanlışlıkları halk kadar kendileri de görüyorlar ama değiştirmeye güçleri yetmiyor. Bürokratik oligarşi her zaman galip geliyor. Zamana direniyor. Ellerinde her imkan, araç gereç var ama yine olmuyor. İşlerin yürüyüp yürümemesi, ormanların yanıp yanmaması kimsenin umurunda değil zannediyorum. Herkes için en önemli olanın kendi konumunu korumak olduğu açık bir biçimde görünüyor. 72 yıldır orman kadastrosunun neden bitirilemediğini şimdi daha iyi anlaşılıyor. Saygılar |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Size katılıyorum. Bakanlık ve Genel Müdürlükte binlerce personel varken taşra teşkilatı adam sıkıntısı çekiyor. büroda çalışacak birkaç tane memuru bulunan, bunun yerine arazide çalışması gereken işçilerin büro işlerinde çalıştırılmak zorunda olduğu orman işletmeleri biliyorum. İşleri yapacak olan da taşra teşkilatları. Terslik burada. Maalesef Türkiyede birçok kurumda olduğu gibi sistem böyle kurulmuş. Bu sistemi değiştirecek olan bürokratlardır. Siyasilere "dur kardeşim burasını ben yönetiyorum" diyebilecek cesareti olan bürokratlar. Önce onları bulmak lazım. Onları bulursak zaten işini layıkıyla yapan insanların sayısı artacaktır. Bence iş yine geliyor kurumlara yönetici atayan hükümetlere dayanıyor. Her gelen hükümet aynısını yapıyor ve sözünden çıkmayacak kişileri kurumların başına yönetici atıyor. |
|
|
|
|
|
|
#3 | |||
|
Ağaç Dostu
|
Bürokratlarımızın en iyi uyguladığı taktik, "Padişahım çok yaşa"
Merhaba. Sn. Orman Mühendisi, Alıntı:
Alıntı:
Kendilerine zar zor bir parti içinde yer bulabilenler de, ya ideallerinden vazgeçip katıldıkları siyasi partinin geleceği için çalışmaya mecbur kalıyorlar ya da bir müddet mücadele ettikten sonra ya türlü bahaneler ile parti disiplin kurulu zoruyla partiden atılıyor veya istifa etmek zorunda bırakılıyor. Üst düzey bürokratlar ise, sorunlar ile uğraşmaktansa "Padişahım çok yaşa" taktiğini uygulayıp, yüksek mevkilere gelmek peşindeler. Malesef. . . 12 Eylül ve akabinde gelen köşe dönmeci zihniyet İnsanlarımıza, Dürüstlük, Şeref, Haysiyet, Onur, Vatan ve Millet sevgisi, İdeal gibi kavramların anlamını ve önemini geçici olarak unutturdu. Bu kavramların yerini, Dalkavukluk, birinin adamı olma, gemisini kurtarmak, nemelazımcılık aldı. İlk saydığım değerlerin önemini yeniden benimsetip önemsenmelerini sağlayacak icraatlara belki de sıfırdan başlanması gerekecek. Alıntı:
Saygılar |
|||
|
|
|
![]() |
|
|