![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın kalender78, Gördüğünüz Safran çiçeklerinden birtanesini almakla doğaya zarar vermiş olmazsınız fakat aldığınız bitkiye zarar vermiş olursunuz. Yabani bitkileri doğal ortamlarından alarak evde, bahçede, saksıda yetiştirmek çoğunlukla başarısız oluyor. Doğal habitatlarında oldukları gibi asla olamıyorlar. Bir örnek vereceğim, kıyılarımızda kumlar üzerinde eskiden bolca rastlanan beyaz çiçekli ve kokulu Kum Zambağı (Pancratium maritimum) çok beğenilerek genellikle sökülmekte ve bahçelere taşınmaktadır. Götürüldüğü bahçelerde yaşama ortamı bulamamaktadır. Çok yoğun bir toplama baskısıyla şu an kıyılarımızda rastlanma oranı çok düşük seviyelerdedir. Bence doğal ortamlarında kalmalı ve çoğalmalılar. İyi günler diliyorum. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın Kalender! Bende doğadan bir iki tane tohum maksadı ile alarak, doğaya zarar verdiğinizi düşünmüyorum. Aksine insanlar bu bitkileri tanıdıkça daha çok seveceğini ve doğaya daha fazla saygı duyacağını düşünüyorum. Uygun ortamı sağlayabilirseniz gayet çok iyi yetişeceğini sanıyorum. Çiğdemin bu türü kumsal, kumlu çakıllı, suyu çok iyi geçiren ve içinde bir miktar humus bulunan topraklarda çok iyi gelişebilirler. Toprak kesinlikle gübreli ve çok zengin olmaması gerekir. Bu bitkiler yazın yaz uykusuna (ki bu dönemde kesinlikle sulanmamalı ancak soğanları serin toprak altında olmalı) kışında kış uykusuna yatar.(soğukta ancak donmaması gerekir.) Herbaryum'un aksine bu bitkilerin de diğer bitkiler gibi çok güzel yetiştirilebileceğini ve insanların bunlardan haz duyacağını sanırım. Öyleki bugün yediğimiz bütün sebze ve meyvaların hepsi vaktiyle birer yabani bitkiydi bunlar insan eliyle gelişti ve büyüdü. Bu safran içinde geçerlidir. Şu anda safran olarak kullanılan çiğdem (Crocus sativus) doğada bulunmamaktadır. Ve nereden geldiğide bilinmemektedir. Hindistandan İspanyaya kadar uzanan kuşaktaki ülkelerde ticari olarak yetiştirilmektedir. Bu gün doğada bulunan en yakın akrabası Yunanistan'da bulunan Crocus cartwrightianus'tur. Safranın bu türün binlerce sene önce seçilmiş bir formu olduğu düşünülmektedir. Sizin gördüğünüzünde gerçek bir safran olduğunu sanmıyorum. Eğer resimlerini ilave edebilirseniz tam ismini söyleyebilirim. Bence doğaya en büyük zararı insanoğlunun tarımsal arazi açma hırsı veriyor. Böyle giderse gelecekte bu bitkileri ancak suni ortamlarda görebileceğiz. Bende bahçemde bir miktar değişik türlerini yetiştirmeye çalışıyorum. Ancak şuda bir gerçektirki. Bahçelerde çok değişik türler bir arada yetiştirildiği için zaman içinde melezlenme kaçınılmazdır. Türlerin saflığının korunması neredeyse imkansızdır. Oysa doğada melezlenme sıfır gibidir. Bundan dolayıdırki bu bitkiler varlıklarını kendi doğal yaşam alanlarıda sürdürmeleri çok önemlidir. On beş gün önce ben de hediye gelen bir safran soğanını ektim sabırsızlıkla çıkmasını bekliyorum. Sanırım bir on beş günü daha var. Resmini sizlerle paylaşacağım. Düzenleyen ibrahim37 : 07-10-2007 saat 17:17 |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|