agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Mutfak > Aperitifler, Çorbalar, Salatalar, Soslar > İçecekler
(https)




Beğeni Düzeni212Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 16-06-2012, 23:06   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 10-11-2007
Şehir: Istanbul
Mesajlar: 343
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nehuse Mesajı Göster
Çiğ sütle yapılan kefir elbette daha besleyici olacaktır ama günümüzde içinde hastalık yapıcı mikroorganizmalar olmayan çiğ sütü nereden temin edersiniz bilemiyorum.Ayrıca kefirin zararlı mikroorganizmaları öldürmediğini aşağıdaki yazıdanda görebilirsiniz.

Ayrıca Akademik | Kefir tanesi Kefir ile ilgili bilmek istediğiniz her şey burada. linkinde konu ile ilgili bir çok araştırmayıda okuyup kulaktan dolma değil Akademik araştırmaların sonuçlarını öğrenebilirsiniz.
Sn. Nehuse,
Yaklaşık 20 yıldır kefir hakkında sizin deyiminizle "kulaktan dolma" bilgileri takip ediyorum. Bunların içinde tüm dünyada yapılmış bilimsel araştırmaların sonuçları da var. Yani Türkiye'de bir üniversitenin daha yeni başlamış akademik çalışmaları değil tüm dünyada yayınlanan bilimsel makaleleri referans olarak alıyorum. Sizin yazınızı okuduktan sonra yaptığım tek bir Google araştırmasıyla bile aşağıdaki gibi, kefirin antibakteriyel özelliklerini açıklayan bir yazıya ulaşabildim.

"Antimicrobial properties of kefir
Garrote et al. (2000) tested the inhibitory activity of a supernatant of cows’ milk fermented with kefir grains, against Gram-negative and Gram-positive bacteria. Gram-positive microorganisms were inhibited to a greater extent than Gram-negative microorganisms; moreover, both lactic and acetic acids were found in the supernatants. Garrote et al. (2000) showed that milk supplemented with lactic acid or lactic acid plus acetic acid at the concentrations found in the kefir supernatant also had inhibitory activity against E. coli 3. They concluded that organic acids produced during kefir fermentation could have important bacteriostatic properties even in the early stages of milk fermentation.
Hydrogen peroxide is another metabolite produced by some bacteria as an antimicrobial compound. Yüksekdag et al. (2004a) showed that all 21 isolates of lactic acid bacteria from Turkish kefir produced hydrogen peroxide (0.04–0.19ug/ml). In a later paper, they reported that 11 out of 21 strains of kefir lactococci produced hydrogen peroxide (Yüksekdag et al. 2004b). All lactococci strains were effective in inhibiting growth of Streptococcus aureus, but were less effective against E. coli NRLL B-704 and Pseudomonas aeruginosa."
Kaynak: Nourish Kefir - Healthy Probiotic Drink - Nourish Kefir

Yine de önceki yazımda da kefirle uğraşırken hijyen koşullarına uyulması gerektiği uyarısını yapmıştım ki sizin alıntıladığınız yazıda da böyle ekstrem durumlarda kontaminasyon olabileceği açıklanmış.

polatuz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-06-2012, 22:12   #2
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 07-06-2012
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 6
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi polatuz Mesajı Göster
Sn. Nehuse,
Yaklaşık 20 yıldır kefir hakkında sizin deyiminizle "kulaktan dolma" bilgileri takip ediyorum. Bunların içinde tüm dünyada yapılmış bilimsel araştırmaların sonuçları da var. Yani Türkiye'de bir üniversitenin daha yeni başlamış akademik çalışmaları değil tüm dünyada yayınlanan bilimsel makaleleri referans olarak alıyorum. Sizin yazınızı okuduktan sonra yaptığım tek bir Google araştırmasıyla bile aşağıdaki gibi, kefirin antibakteriyel özelliklerini açıklayan bir yazıya ulaşabildim.

"Antimicrobial properties of kefir
Garrote et al. (2000) tested the inhibitory activity of a supernatant of cows’ milk fermented with kefir grains, against Gram-negative and Gram-positive bacteria. Gram-positive microorganisms were inhibited to a greater extent than Gram-negative microorganisms; moreover, both lactic and acetic acids were found in the supernatants. Garrote et al. (2000) showed that milk supplemented with lactic acid or lactic acid plus acetic acid at the concentrations found in the kefir supernatant also had inhibitory activity against E. coli 3. They concluded that organic acids produced during kefir fermentation could have important bacteriostatic properties even in the early stages of milk fermentation.
Hydrogen peroxide is another metabolite produced by some bacteria as an antimicrobial compound. Yüksekdag et al. (2004a) showed that all 21 isolates of lactic acid bacteria from Turkish kefir produced hydrogen peroxide (0.04–0.19ug/ml). In a later paper, they reported that 11 out of 21 strains of kefir lactococci produced hydrogen peroxide (Yüksekdag et al. 2004b). All lactococci strains were effective in inhibiting growth of Streptococcus aureus, but were less effective against E. coli NRLL B-704 and Pseudomonas aeruginosa."
Kaynak: Nourish Kefir - Healthy Probiotic Drink - Nourish Kefir

Yine de önceki yazımda da kefirle uğraşırken hijyen koşullarına uyulması gerektiği uyarısını yapmıştım ki sizin alıntıladığınız yazıda da böyle ekstrem durumlarda kontaminasyon olabileceği açıklanmış.


Alıntı yaptığınız kaynaktaki yayın öyle 100 yıllık falan değil Garrote et al. (2000) yani 2000 yılındaki bir yayın ve Yüksekdag et al. 2004b beğenmediğiniz Türk üniversitesinden bir yayından alıntı yapmış ayrınca alıntıda antibakteriyel diyor yararlı zararlı ayrımı yapılmamış kefir üretimi sırasında ortaya çıkan hidrojen peroksitin bakteri üretimini engellediğini söylüyor.Mayalanma zaten bu yüzden bir aşamadan sonra yavaşlar.O yüzden kefir uzun süre mayalandığında ekşi ve içilemez bir hale gelir.Bu arada şunuda belirteyim Google faydalı bir kaynak ama aynı zamanda bilgi çöplüğü her bulduğumuza kayıtsız inanmamamız "tek bir aramayla " yetinmememiz gerekir.

nehuse Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-06-2012, 14:08   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 10-11-2007
Şehir: Istanbul
Mesajlar: 343
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nehuse Mesajı Göster
Alıntı yaptığınız kaynaktaki yayın öyle 100 yıllık falan değil Garrote et al. (2000) yani 2000 yılındaki bir yayın ve Yüksekdag et al. 2004b beğenmediğiniz Türk üniversitesinden bir yayından alıntı yapmış ayrınca alıntıda antibakteriyel diyor yararlı zararlı ayrımı yapılmamış kefir üretimi sırasında ortaya çıkan hidrojen peroksitin bakteri üretimini engellediğini söylüyor.Mayalanma zaten bu yüzden bir aşamadan sonra yavaşlar.O yüzden kefir uzun süre mayalandığında ekşi ve içilemez bir hale gelir.Bu arada şunuda belirteyim Google faydalı bir kaynak ama aynı zamanda bilgi çöplüğü her bulduğumuza kayıtsız inanmamamız "tek bir aramayla " yetinmememiz gerekir.
Benim yazımın hangi bölümünde 100 yıllık yayınlardan bahsettiğimi gördünüzü doğrusu anlayamadım. Söylediklerimi çarpıtarak yorumluyorsunuz. Benim söylediğim, Türkiye'de kefir araştırmalarının henüz yeni başladığı idi. Aslında tam olarak sizin satışını yaptığınız kefiri üreten firmanın kuruluşuna kaynaklık eden üniversitedeki araştırmaların yeni olduğunu söylemiştim. Aslında bu firmanın kefirini ben de yakın zamanda satın aldım ve çok da memnunum. Türkiye'de yapılan araştırmaları küçümsüyor da değilim. Sadece yeni olduklarını söylüyorum.

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi polatuz Mesajı Göster
...tüm dünyada yapılmış bilimsel araştırmaların sonuçları da var. Yani Türkiye'de bir üniversitenin daha yeni başlamış akademik çalışmaları değil tüm dünyada yayınlanan bilimsel makaleleri referans olarak alıyorum.
Ege Üniversitesi'nde bu alanda yapılan araştırmaların çok daha eskilere dayandığını biliyorum. Mesela yanılmıyorsam 90'lı yılların sonunda ve ya 2000'lerin başında kefirle ilgili Yahoo grubuna yazan bir Türk akademisyen, laboratuvar ortamında başlangıç kültürü olmadan kefir tanelerini üretmeyi başardıklarını bildirmişti.

Türk üniversitelerini beğenmediğim şeklinde (yanlış olarak) yorumladığınız 439 ve 446 nolu yazılarım da aslında konu dışı bir ifadeydi. Türkiye'deki idari ve siyasi yapının, üniversiteler üzerinde yarattığı baskı ve akademik çalışmalara vurduğu darbeyi eleştiriyordum. Dediğim gibi bu yorum konu dışı bir tür dip nottu ki Türkiye'de hangi akademisyene, hangi bilim adamına sorsanız bunu onaylayacaktır.

Google araştırması üzerine yaptığınız ders veren yorum için teşekkür ederim. Ben 20 yıldır kefir üzerine yazıları takip ettiğimi söylüyorum ama siz tek bir Google araştırmasıyla sonuca vardığımı söylüyorsunuz. Link verdiğim makalenin bilgi çöplüğünün bir parçası olduğunu mu savunuyorsunuz?

Başa dönersek, yazının, kefirin antibakteriyel özellikleri ile ilgili bölümünden, ortaya çıkan hidrojen peroksitin bakteri üretimini engellediğini alıntılamış ama yararlı zararlı ayrımı yapmadını söylemişsiniz. Kefirin kendisi de çok sayıda bakteri içeren bir kültür olduğuna göre, bu yorumunuzdan kefirin kendi kendisini yoketmesi veya en azından kendi kendisinin gelişimini durdurması anlamı çıkmıyor mu?

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nehuse Mesajı Göster
Kefir mayası isteyenlere Isparta üniversitesi teknokentinde Prof Dr Zeynef seydim tarafından patenti alınarak üretilmiş mayayı tavsiye ediyorum.Evde üretilmiş mayalar steril ve kökeni belli olmayan mayalar bu yüzden yarar yerine zarar getirebilir.Ayrıca kargo ile gönderilen yaş kefir mayası kargo şartlarında bozulup zararlı bakteri üretebilir.Bu konuda sorusu olanlara cevap vermeye çalışacağım..
Kefir taneleri, oluşturdukları simbiotik yaşam biçimiyle zararlı organizmalara karşı oldukça korunaklı bir ortam oluşturuyorlar. Kefir binyıllardır aynı biçimde üretilmiş. Yüz yılı aşkın süredir çoğaltılıp paylaşılarak dünyada yayılmış. Türkiye'de de onyıllardır komşular, arkadaşlar arasında paylaşılarak yayılmış. Şimdi siz kefirin pazarlamasını yapan bir kişi olarak bu yöntemin sakıncalı olduğunu, sadece “patentli” olarak üretilen kefirin satın alınması gerektiğini söylüyorsunuz. Dediğim gibi ben de sizin ürün satışını yaptığınız firmadan kefir aldım ve çok memnunum. Ama yine de sizin pazarlama tekniğinizi doğru bulmuyorum.

polatuz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-06-2012, 19:44   #4
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 07-06-2012
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 6
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi polatuz Mesajı Göster
Benim yazımın hangi bölümünde 100 yıllık yayınlardan bahsettiğimi gördünüzü doğrusu anlayamadım. Söylediklerimi çarpıtarak yorumluyorsunuz. Benim söylediğim, Türkiye'de kefir araştırmalarının henüz yeni başladığı idi. Aslında tam olarak sizin satışını yaptığınız kefiri üreten firmanın kuruluşuna kaynaklık eden üniversitedeki araştırmaların yeni olduğunu söylemiştim. Aslında bu firmanın kefirini ben de yakın zamanda satın aldım ve çok da memnunum. Türkiye'de yapılan araştırmaları küçümsüyor da değilim. Sadece yeni olduklarını söylüyorum.



Ege Üniversitesi'nde bu alanda yapılan araştırmaların çok daha eskilere dayandığını biliyorum. Mesela yanılmıyorsam 90'lı yılların sonunda ve ya 2000'lerin başında kefirle ilgili Yahoo grubuna yazan bir Türk akademisyen, laboratuvar ortamında başlangıç kültürü olmadan kefir tanelerini üretmeyi başardıklarını bildirmişti.

Türk üniversitelerini beğenmediğim şeklinde (yanlış olarak) yorumladığınız 439 ve 446 nolu yazılarım da aslında konu dışı bir ifadeydi. Türkiye'deki idari ve siyasi yapının, üniversiteler üzerinde yarattığı baskı ve akademik çalışmalara vurduğu darbeyi eleştiriyordum. Dediğim gibi bu yorum konu dışı bir tür dip nottu ki Türkiye'de hangi akademisyene, hangi bilim adamına sorsanız bunu onaylayacaktır.

Google araştırması üzerine yaptığınız ders veren yorum için teşekkür ederim. Ben 20 yıldır kefir üzerine yazıları takip ettiğimi söylüyorum ama siz tek bir Google araştırmasıyla sonuca vardığımı söylüyorsunuz. Link verdiğim makalenin bilgi çöplüğünün bir parçası olduğunu mu savunuyorsunuz?

Başa dönersek, yazının, kefirin antibakteriyel özellikleri ile ilgili bölümünden, ortaya çıkan hidrojen peroksitin bakteri üretimini engellediğini alıntılamış ama yararlı zararlı ayrımı yapmadını söylemişsiniz. Kefirin kendisi de çok sayıda bakteri içeren bir kültür olduğuna göre, bu yorumunuzdan kefirin kendi kendisini yoketmesi veya en azından kendi kendisinin gelişimini durdurması anlamı çıkmıyor mu?


Kefir taneleri, oluşturdukları simbiotik yaşam biçimiyle zararlı organizmalara karşı oldukça korunaklı bir ortam oluşturuyorlar. Kefir binyıllardır aynı biçimde üretilmiş. Yüz yılı aşkın süredir çoğaltılıp paylaşılarak dünyada yayılmış. Türkiye'de de onyıllardır komşular, arkadaşlar arasında paylaşılarak yayılmış. Şimdi siz kefirin pazarlamasını yapan bir kişi olarak bu yöntemin sakıncalı olduğunu, sadece “patentli” olarak üretilen kefirin satın alınması gerektiğini söylüyorsunuz. Dediğim gibi ben de sizin ürün satışını yaptığınız firmadan kefir aldım ve çok memnunum. Ama yine de sizin pazarlama tekniğinizi doğru bulmuyorum.
memet beyde benim gibi anlamış demek ki yazınızda böyle bir ifade var hem neden söylediklerinizi çarpıtma ihtiyacı duyayım ben Kefir tanesi Kefir ile ilgili bilmek istediğiniz tüm bilgiler tarifler burda. sitesinin kurucusuyum 2007 yılından beri bu konu ile ilgili yazıları bu siteye seçerek koyuyorum söylediğiniz gibi pazarlamacı falan değilim şimdiye kadar tavsiye edebileceğim bir maya yoktu ama artık var ve tavsiye edebiliyorum.Kaynağını bilmediğiniz içinde olduğu belli olmayan hiç bir şeyi kimseye tavsiye edemem.Sizde alıp memnun kaldığınıza göre sorun yok tarım bakanlığından üretim izni olmayan ürünlerinde satışı yasak zaten kendine güvenen gider ordan iznini alır.

Kelebek çalısı mesajında durumu gayet güzel açıklamış benim söylediğimde farklı değil kefirin mayalanma süreci uzarsa içinde ne var ne yok ölür.(Bu kaç saatte olur ne kadar sürer onu akademisyenlere sormak lazım) Bu yüzden kafkasyada açık yaralara antibakteriyel olarak kullanılır.Ama bu hale gelmesi için mayalanma sürecinin uzaması lazım. En başta içine zararlı bakteriler karışırsa onlarda bir aşamaya kadar çoğalıyor.

Yazdıklarım kullandığınız ifadeler karşısında cevabi olarak yazıldı.Tek bir google aramasıyla bile sonuca ulaştığınızı söyleyen sizsiniz.Bende google da her bulunan doğru olacak diye bir şey yok diyorum.O yüzden artık semantik arama motorlarına yönelik çalışmalar var.Olayı dağıtmaya gerek yok Kelebek çalısının gönderdiği ayrıntılı şekilde okumanızı tavsiye ederim .

nehuse Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 10:33.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026