![]() |
|
|
|
|
|
#1 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 10-11-2007
Şehir: Istanbul
Mesajlar: 343
|
Alıntı:
Yaklaşık 20 yıldır kefir hakkında sizin deyiminizle "kulaktan dolma" bilgileri takip ediyorum. Bunların içinde tüm dünyada yapılmış bilimsel araştırmaların sonuçları da var. Yani Türkiye'de bir üniversitenin daha yeni başlamış akademik çalışmaları değil tüm dünyada yayınlanan bilimsel makaleleri referans olarak alıyorum. Sizin yazınızı okuduktan sonra yaptığım tek bir Google araştırmasıyla bile aşağıdaki gibi, kefirin antibakteriyel özelliklerini açıklayan bir yazıya ulaşabildim. "Antimicrobial properties of kefir Garrote et al. (2000) tested the inhibitory activity of a supernatant of cows’ milk fermented with kefir grains, against Gram-negative and Gram-positive bacteria. Gram-positive microorganisms were inhibited to a greater extent than Gram-negative microorganisms; moreover, both lactic and acetic acids were found in the supernatants. Garrote et al. (2000) showed that milk supplemented with lactic acid or lactic acid plus acetic acid at the concentrations found in the kefir supernatant also had inhibitory activity against E. coli 3. They concluded that organic acids produced during kefir fermentation could have important bacteriostatic properties even in the early stages of milk fermentation. Hydrogen peroxide is another metabolite produced by some bacteria as an antimicrobial compound. Yüksekdag et al. (2004a) showed that all 21 isolates of lactic acid bacteria from Turkish kefir produced hydrogen peroxide (0.04–0.19ug/ml). In a later paper, they reported that 11 out of 21 strains of kefir lactococci produced hydrogen peroxide (Yüksekdag et al. 2004b). All lactococci strains were effective in inhibiting growth of Streptococcus aureus, but were less effective against E. coli NRLL B-704 and Pseudomonas aeruginosa." Kaynak: Nourish Kefir - Healthy Probiotic Drink - Nourish Kefir Yine de önceki yazımda da kefirle uğraşırken hijyen koşullarına uyulması gerektiği uyarısını yapmıştım ki sizin alıntıladığınız yazıda da böyle ekstrem durumlarda kontaminasyon olabileceği açıklanmış. |
|
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 07-06-2012
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 6
|
Alıntı:
Alıntı yaptığınız kaynaktaki yayın öyle 100 yıllık falan değil Garrote et al. (2000) yani 2000 yılındaki bir yayın ve Yüksekdag et al. 2004b beğenmediğiniz Türk üniversitesinden bir yayından alıntı yapmış ayrınca alıntıda antibakteriyel diyor yararlı zararlı ayrımı yapılmamış kefir üretimi sırasında ortaya çıkan hidrojen peroksitin bakteri üretimini engellediğini söylüyor.Mayalanma zaten bu yüzden bir aşamadan sonra yavaşlar.O yüzden kefir uzun süre mayalandığında ekşi ve içilemez bir hale gelir.Bu arada şunuda belirteyim Google faydalı bir kaynak ama aynı zamanda bilgi çöplüğü her bulduğumuza kayıtsız inanmamamız "tek bir aramayla " yetinmememiz gerekir. |
|
|
|
|
|
|
#3 | |||
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 10-11-2007
Şehir: Istanbul
Mesajlar: 343
|
Alıntı:
Alıntı:
Türk üniversitelerini beğenmediğim şeklinde (yanlış olarak) yorumladığınız 439 ve 446 nolu yazılarım da aslında konu dışı bir ifadeydi. Türkiye'deki idari ve siyasi yapının, üniversiteler üzerinde yarattığı baskı ve akademik çalışmalara vurduğu darbeyi eleştiriyordum. Dediğim gibi bu yorum konu dışı bir tür dip nottu ki Türkiye'de hangi akademisyene, hangi bilim adamına sorsanız bunu onaylayacaktır. Google araştırması üzerine yaptığınız ders veren yorum için teşekkür ederim. Ben 20 yıldır kefir üzerine yazıları takip ettiğimi söylüyorum ama siz tek bir Google araştırmasıyla sonuca vardığımı söylüyorsunuz. Link verdiğim makalenin bilgi çöplüğünün bir parçası olduğunu mu savunuyorsunuz? Başa dönersek, yazının, kefirin antibakteriyel özellikleri ile ilgili bölümünden, ortaya çıkan hidrojen peroksitin bakteri üretimini engellediğini alıntılamış ama yararlı zararlı ayrımı yapmadını söylemişsiniz. Kefirin kendisi de çok sayıda bakteri içeren bir kültür olduğuna göre, bu yorumunuzdan kefirin kendi kendisini yoketmesi veya en azından kendi kendisinin gelişimini durdurması anlamı çıkmıyor mu? Alıntı:
|
|||
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 07-06-2012
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 6
|
Alıntı:
Kelebek çalısı mesajında durumu gayet güzel açıklamış benim söylediğimde farklı değil kefirin mayalanma süreci uzarsa içinde ne var ne yok ölür.(Bu kaç saatte olur ne kadar sürer onu akademisyenlere sormak lazım) Bu yüzden kafkasyada açık yaralara antibakteriyel olarak kullanılır.Ama bu hale gelmesi için mayalanma sürecinin uzaması lazım. En başta içine zararlı bakteriler karışırsa onlarda bir aşamaya kadar çoğalıyor. Yazdıklarım kullandığınız ifadeler karşısında cevabi olarak yazıldı.Tek bir google aramasıyla bile sonuca ulaştığınızı söyleyen sizsiniz.Bende google da her bulunan doğru olacak diye bir şey yok diyorum.O yüzden artık semantik arama motorlarına yönelik çalışmalar var.Olayı dağıtmaya gerek yok Kelebek çalısının gönderdiği ayrıntılı şekilde okumanızı tavsiye ederim . |
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|