![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
Saklıkent Akdağ'ın eteklerinde Fethiye'den 50 Km. uzaklıkta, kayaların içinde bulunan Saklıkent, oldukça ilgi çekici bir yerdir. Saklıkent'e varmadan yol boyunca akan suyun sesini duyarsınız. Çevreye bakınca sulak bir arazi olduğu yemyeşil tarlardan anlaşılıyor. Her yan Elma ve Nar ağaçlarıyla dolu. Yayla Elması adıyla sattıkları Elmanın kilosu 1,5 TL. Narlar henüz olmamış. İncir ağacı o kadar çok ki dalından yiyorsunuz. Özellikle küçük siyah incirler çok leziz. Saklıkent'e biz gitmeden 2 gün önce İstanbul'da çok yağan yağmurdan sonraki gün sel gelmiş. Akan suyun kenarında kurulu olan Lokantalar suyun ve çamurun altında kalmışlar ama biz gittiğimizde kıyıda köşede biraz çamur birikintisinin dışında her yer düzenlenmişti. Köprüden geçip kanyon girişine geldik. Eskiden burada da yemek yenİlecek yerler vardı, onlar bu yerlere Köşk diyorlar. Tam giriştekiler kaldırılmış, daha güzel, daha doğal olmuş giriş. Kanyonun Üzerinde Arsada antik kenti üzerine kurulmuş Arsa Köyü vardır. Daha önce çok kez gittiğim Saklıkent'te en son 7-8 yıl önce köylü çocuğun eşliğinde herkesin pes ettiği noktaları rahatlıkla geçip oldukça uzun yürümüştük. Su boyumuzu geçince geri dönmek zorunda kalmıştık. Bu kez su seviyesi daha aşağıda olsa gerek ki çok daha fazla gidebildik. Belki yukardan düşen kayalar gitmemizi kolaylaştırmıştır. İlk kez yukardan inanılmaz basınçla akan suya ulaştık. Buradan sonra da 1 km. kadar yola devam ettik. Yine su boyumuzu geçip, yüksek yere tırmanamayınca pes etmek zorunda kaldık. Biraz ürkütücü, serin ve çok eğlenceli bir yürüyüştü. Yürüyüş sonunda üzerimizdeki ıslakları kurularla değiştirip köşkte sefa yapıp, yemek yemek te ayrı bir zevk tabii. Kanyona ufak ufak uzanmaya başlıyoruz. ![]() Burada tam belli olmamış ama ağacın çıktığı ve büyüdüğü yer inanılmaz. ![]() Gözle bakılınca daha yüksek gibi. ![]() Bu suya ilk kez ulaştık. ![]() Benim yakışıklı daha ileriye gitmemek için çok dirense de sonda zoru başarmanın haklı gururunu yaşadı. ![]() ![]() Düzenleyen limon : 27-09-2009 saat 11:06 |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
|
Yakapark Saklıkentteki zorlu etaptan sonra, sıkı bir yemeği hak ettik. Yakaparka en son 20 yıl kadar önce gitmiştim. Tek bir yer vardı, şimdi hakiki Yakapark, En hakiki Yakapark gibi bir çok yer açılmış. Acaba hangisiydi diye araştıtırken yol bizi yanına çıkardı. Aynı 20 yıl önceki gibi hiç bir şey değişmemiş. Bıraktığım yerleri aynı bulunca çok seviniyorum. Aynı sular akıyor, aynı balıklı bar, aynı yemekler. Gözlemesi her yerden daha bir güzel, Alabalığına zaten söz olamaz. Yufka ekmeği de ayrı bir lezzet. Fiyatlar bir bardak çayı 5 TL'ya içen biz İstanbullulara göre makul, 3 kişi salatasıyla, içeceğiyle, balığıyla 60 TL'ya tıka basa doyduk. Buraya kadar gelip, balık yemeyip sadece gözleme yerseniz kişi başı 5 TL'ye de çıkabilirsiniz ama sonra Alabalık yemediğinize çok pişman olursunuz. ![]() Yakaparkın her yerinden sular fışkırıyor. Barında balıklar yüzüyor. Yazın en sıcak zamanında bile çok serin. ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Düzenleyen limon : 27-09-2009 saat 11:08 |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|