agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğa ve yaşama dair her şey > Geziler, Gezilecek Yerler, Türkiye'de önemli doğa alanları
(https)




Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 25-09-2009, 19:34   #1
Ağaç Dostu
 
limon's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-03-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 6,265
Galeri: 637
Ölüdeniz

Ölüdeniz Fethiye'ye 17 km. uzaklıkta. Ölüdenizin yanındaki uzun kumsal "Belcekız", yamaç paraşütü yapanların iniş alanı. Paraşütçüler 1975 metre yükseklikteki "Babadağ" dan buraya, Kelebekler Vadisi'ne, Kıdrak Koyu'na iniş yapabiliyorlar. Ölüdeniz'in suyu daha tuzluca, biz gözlüksüz yüzemedik.

Ölüdeniz, Belcekız, Kıdrak, Kelebekler Vadisi yanyana sıralanmıştır. Kıdrak'ta da deniz Ölüdeniz'deki gibi birden derinleşiyor. Biraz dalgaya açık bir koy ama denizi çok güzel.

Ölüdeniz gibi cennet bir yere bu ismin verilmesi şaşırtıcı ama konumu itibarıyle suyu göl gibi çok durgun olduğu için bu ismi aldığını sanıyordum. Oysa bir hikayesi varmış.

"Bir baba-oğul burada fırtınaya tutulup batma tehlikesi geçirirler. Oğul, kıyıdaki kayalara yaklaşarak bir koya sığınabileceklerini iddia eder. Baba ise kayalara çarpıp parçalanacaklarını ve burada bir koyun olamayacağını söyler. Aralarındaki tartışma şiddetli bir kavgaya dönüşür. Baba, kayalara çarpma korkusu içinde dümendeki oğlunu kürekle denize düşürerek dümene geçer. Tam tekne burundaki kayalara çarpacakken, önünde durgun bir koy açılır.

İşte bu burnun arkasında bulunan ve bugün yatlara kapalı olan bu koya Ölüdeniz denmesinin sebebi bu hikayeye bağlanmaktadır."

Ölüdenizin fotoğrafını uçmadan bu kadar güzel çekebilmem mümkün olmadığı için internetten aldım.
Name:  oludeniz3fh0.jpg
Views: 9315
Size:  19.2 KB

Kıdrak (fotoğraf internetten)
Name:  olu_deniz kidrak beach.jpg
Views: 5433
Size:  43.4 KB

Kelebekler Vadisi (Fotoğraf internetten)
Name:  kelebekvadisi.jpg
Views: 3846
Size:  35.4 KB

limon Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-09-2009, 20:03   #2
Ağaç Dostu
 
limon's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-03-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 6,265
Galeri: 637
Oğlumun görmesini çok istediğim yerlerden birisi de "Saklıkent" ti. O günkü programız, "Tlos", "Saklıkent" ve "Yakapark" ta yemekti.

Tlos

Fethiye-Korkuteli yolu üzerindeki Kemer bucağından 13 km sonra Yaka köyündeki, Kale mahallesinde bulunan Tlos harabelerine gidilir.

"Lykiaların M.Ö.1200 yıllarında yapılan Troya savaşına katıldığını biliyoruz. Ele geçen belgeler Lykia şehirlerinin tarihlerinin M.Ö.V.yüzyıla kadar gittiğini göstermektedir. Daha eski belgeler ele geçmediğinden bu şehirlerin kuruluşlarını tam olarak bilememekteyiz. Ama Lykia'da hayat II.binlerde başlamaktadır. İşte Tlos'da tesdüfen bulunan bir baltanın da M.Ö. II. bin yıla ait olması bu tezimizi kuvvetlendiren bir delil olarak karşımıza çıkmaktadır. Böylece Tlos'un II.bin yılda Talawa adıyla varolduğunu bilmekteyiz. M.Ö. II. yüzyılda Tlos Lykia birliğine girmiş, XIX. yüzyıla kadar hayatiyetini sürdürebilmiş nadir ören yerlerinden biridir."

Kaynak: Arkeolog İlhan Akşit

Name:  IMG_5281.jpg
Views: 3295
Size:  56.3 KB

Name:  IMG_5283.JPG
Views: 3331
Size:  70.0 KB

Name:  IMG_5279.JPG
Views: 3269
Size:  67.6 KB

Name:  IMG_5291.jpg
Views: 3297
Size:  57.6 KB


Düzenleyen limon : 27-09-2009 saat 12:02
limon Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-09-2009, 20:30   #3
Ağaç Dostu
 
limon's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-03-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 6,265
Galeri: 637
Saklıkent

Akdağ'ın eteklerinde Fethiye'den 50 Km. uzaklıkta, kayaların içinde bulunan Saklıkent, oldukça ilgi çekici bir yerdir. Saklıkent'e varmadan yol boyunca akan suyun sesini duyarsınız. Çevreye bakınca sulak bir arazi olduğu yemyeşil tarlardan anlaşılıyor. Her yan Elma ve Nar ağaçlarıyla dolu. Yayla Elması adıyla sattıkları Elmanın kilosu 1,5 TL. Narlar henüz olmamış. İncir ağacı o kadar çok ki dalından yiyorsunuz. Özellikle küçük siyah incirler çok leziz.

Saklıkent'e biz gitmeden 2 gün önce İstanbul'da çok yağan yağmurdan sonraki gün sel gelmiş. Akan suyun kenarında kurulu olan Lokantalar suyun ve çamurun altında kalmışlar ama biz gittiğimizde kıyıda köşede biraz çamur birikintisinin dışında her yer düzenlenmişti. Köprüden geçip kanyon girişine geldik. Eskiden burada da yemek yenİlecek yerler vardı, onlar bu yerlere Köşk diyorlar. Tam giriştekiler kaldırılmış, daha güzel, daha doğal olmuş giriş.

Kanyonun Üzerinde Arsada antik kenti üzerine kurulmuş Arsa Köyü vardır. Daha önce çok kez gittiğim Saklıkent'te en son 7-8 yıl önce köylü çocuğun eşliğinde herkesin pes ettiği noktaları rahatlıkla geçip oldukça uzun yürümüştük. Su boyumuzu geçince geri dönmek zorunda kalmıştık. Bu kez su seviyesi daha aşağıda olsa gerek ki çok daha fazla gidebildik. Belki yukardan düşen kayalar gitmemizi kolaylaştırmıştır. İlk kez yukardan inanılmaz basınçla akan suya ulaştık. Buradan sonra da 1 km. kadar yola devam ettik. Yine su boyumuzu geçip, yüksek yere tırmanamayınca pes etmek zorunda kaldık. Biraz ürkütücü, serin ve çok eğlenceli bir yürüyüştü.

Yürüyüş sonunda üzerimizdeki ıslakları kurularla değiştirip köşkte sefa yapıp, yemek yemek te ayrı bir zevk tabii.

Kanyona ufak ufak uzanmaya başlıyoruz.
Name:  IMG_5339.jpg
Views: 4019
Size:  50.2 KB

Burada tam belli olmamış ama ağacın çıktığı ve büyüdüğü yer inanılmaz.
Name:  IMG_5380.jpg
Views: 3198
Size:  46.9 KB

Gözle bakılınca daha yüksek gibi.
Name:  IMG_5336.JPG
Views: 3169
Size:  66.5 KB

Bu suya ilk kez ulaştık.
Name:  IMG_5357.JPG
Views: 3292
Size:  61.7 KB

Benim yakışıklı daha ileriye gitmemek için çok dirense de sonda zoru başarmanın haklı gururunu yaşadı.
Name:  IMG_5359.JPG
Views: 3125
Size:  58.0 KB


Düzenleyen limon : 27-09-2009 saat 12:06
limon Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-09-2009, 20:52   #4
Ağaç Dostu
 
limon's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-03-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 6,265
Galeri: 637
Yakapark

Saklıkentteki zorlu etaptan sonra, sıkı bir yemeği hak ettik. Yakaparka en son 20 yıl kadar önce gitmiştim. Tek bir yer vardı, şimdi hakiki Yakapark, En hakiki Yakapark gibi bir çok yer açılmış. Acaba hangisiydi diye araştıtırken yol bizi yanına çıkardı. Aynı 20 yıl önceki gibi hiç bir şey değişmemiş. Bıraktığım yerleri aynı bulunca çok seviniyorum. Aynı sular akıyor, aynı balıklı bar, aynı yemekler. Gözlemesi her yerden daha bir güzel, Alabalığına zaten söz olamaz. Yufka ekmeği de ayrı bir lezzet. Fiyatlar bir bardak çayı 5 TL'ya içen biz İstanbullulara göre makul, 3 kişi salatasıyla, içeceğiyle, balığıyla 60 TL'ya tıka basa doyduk. Buraya kadar gelip, balık yemeyip sadece gözleme yerseniz kişi başı 5 TL'ye de çıkabilirsiniz ama sonra Alabalık yemediğinize çok pişman olursunuz.
Yakaparkın her yerinden sular fışkırıyor. Barında balıklar yüzüyor. Yazın en sıcak zamanında bile çok serin.
Name:  IMG_5298.jpg
Views: 3185
Size:  63.5 KB

Name:  IMG_5303.JPG
Views: 3147
Size:  68.3 KB

Name:  balıklıbar.jpg
Views: 3131
Size:  51.0 KB

Name:  agac.jpg
Views: 3136
Size:  61.8 KB

Name:  IMG_5309.jpg
Views: 3064
Size:  66.0 KB


Düzenleyen limon : 27-09-2009 saat 12:08
limon Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla


Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 03:05.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026