![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 28-03-2007
Şehir: Aksaray
Mesajlar: 298
|
Sn Sarıcan son mesajınızdan yola çıkarak profesyonel maksatlı bakıldığında işin boyutunun değişeceğini düşünüyorum zira hiç kimse haftada 100 ton veya 500 ton suyu boşaltıp sonra temiz suyla yıkayıp tekrar besin eriyiği ilave edip kullanmaz,sizin gibi bende bu konuda fazla bilgi sahibi değilim ancak profesyonel düşündüğümüzde şöyle olacağını zannediyorum sisteme girilen su içerisindeki tüm besin elementleri ayrı ayrı tayin edilir,eksilen besin ilavesi yapılır,ph ayarlanır,kirlenen su devirdaim sırasında filtreden geçirilerek temizlenir tekrar sisteme aktarılır,birde bitkinin farklı dönemler de farklı besin elementlerini daha çok kullanacağını düşünürsek bu dönemlerde istenilen elementin konsantrasyonu artırılacaktır zaten bu sayede bitki büyümesi kontrol altına alınıyor istenilen zaman da çiçek açtırılıyor,pazara sunma zamanı ayarlanabiliyor. Youtube da bir video da izlemiştim ırmak şeklinde su sürekli devir yaptırılıyor bahsi geçen su miktarı çok fazla dev havuzlar vardı bu suyun atıldığını düşünemiyorum Benim aklıma takılan bir konu var oda şu bizim suyumuz ışık görürse yosunlanıyor profesyonel işletmecilikte bu yosunla çok fazla uğraşılacağını zannetmiyorum zira beni bezdir di,herkez bilmeyebilir şişe suları şişelemeye uygun olmaları için yosun tutmama özlelliğine sahip olmaları gerekir hayat suyunun kaynağında iki tane su birleşerek akar şişelenen suyun çıktığı yerde hiç yosun olmaz diğer su yosun tutar, şimdi soru şu yosun tutmayan suyun özelliği nedir ki yosunlanma olmaz teşekkürler. |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Önce tanıştığımıza sevindiğimi söyleyerek başlayayayım. Bende zaten bir önceki mesajımda sanayide krom kaplama tesislerinde prosesin aynen sizin yukarıda bahsettiğiniz gibi geliştiğini anlatmıştım. Her kaplama banyosunda ( Yaklaşık 4-6 m3 hacminde üstü açık dikdörtgen havuz) yaklaşık içindeki kimyasal maliyeti 300-400 milyar maliyeti olan eriyikler mevcuttur. Eriyik çok kıymetli olduğu için damlasını ziyan etmek insanın içini sızlatır. Bu yüzden her bir element ayrı ayrı analiz edilip sadece eksik element takviye edilmeye çalışılır. Tarım konusunda hiç bir bilgim yok ama özellikle yurtdışında bu kadar büyük kapsamlı topraksız tarım kültürü yapılıyorsa, mutlaka sistemi destekleyen labaratuarlar yapılmıştır. Kaplama sanayinde otomatik tesislerde bu iş otomasyona bağlanmış, dozaj pompaları ile bilgisayar kontrolündeki analiz sonuçlarına göre eksik element takviyesi otomatik olarak yapılmaktadır. Ama yinede prosesin başındaki insanın teknik bilgisi her şeyin üstünde gelir. Çünki çok iyi gözlemler yapıp mevcut formülasyonları zaman içinde müdahelelerle geliştirmek lazımdır. Zaten işletmelerde Ar-Ge birimleri bunun için gereklidir. Türkiye' de Ar-Ge faaliyetleri son 10 -15 yıldır devlet tarafından desteklenir yatırım konusu haline gelmiştir. Kobilerde Ar-Ge faaliyetleri için çok cazip destekler verilmektedir. Yosun konusuda başlı başına bir Ar-Ge başlığı olmaya aday bence. Belkide o kadar basit bir katkı maddesi ile bu önlenebilir ki şaşar kalırsınız. Keşfetmek içinde deney yapmaktan başka çere yoktur, tabi ki araştırma yapıp okumak ve bulduklarımızı doğrulamak için deneyler yapmak. |
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|