![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 09-08-2012
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 283
|
5 gün sonra ayrıntılı analiz
Teşekkürler SAGEN ve asomer. Dediğiniz gibi amatör bir zevkle birşeyler yapmaya çalışıyorum. Sabah pH ve EC değerlerini ölçünce bazı problemleri görmek mümkün oldu. Salatalık tarafında sorun yok. Hem pH hem EC bıraktığım gibi. Zaten otomatik beslemeye yakınlarda geçtiğim için sistemde bir aksaklık oluşmamış. Domates hattında pH 7.0 - 7.5 gibi çıkınca önce asit pompasından kuşkulandım doğal olarak. Ama EC 2.1 yerine 1.7 gibi çıkınca işin rengi değişti. Kuşkular A, B çözelti pompalarına kaydı. Kavanozlara bakınca B çözeltisi gerçekten bitmek üzere idi; önce pompa ememedi mi dedim ama, kalan A çözeltisi gözüme epeyce fazla göründü. Yani B pompası iyi çalışmış, ama A pompası tam pompalamamış. Neredeyse yarısı kadar. Kabaca EC hesabı da onu gösteriyor. Önlemek mümkün mü bilmiyorum ama, domatesin A çözeltisinde zamanla beyaz bir tortu oluşuyor. Bu da gidip pompanın dar geçidini bir miktar tıkamış. Kapalı şişede bu daha az oluyor ama, kapaklı da olsa, boru ve kablo deliği olduğu için sanırım, kavanozlarda tortu daha fazla olmuş. Kavanoz ve boruları temizleyip ana besin tankını normal pH ve EC değerlerine getirdim. 5 sulama sonra tekrar baktım. EC ve pH normal. Salatalık hattının bir şansı da çözeltilerin berrak olması, tortu yapmaması. Tabii sadece EC değeri değil, EC formülü de değişmiş olmalı. Bu da iyi ve doğru beslenememe demek domatesler için. Yakından bakınca son dönemdeki çiçeklerin meyve bağlamadığını gördüm. Yani salkımın başında domates var, arkası boş. Umarım sebebi budur. EC değerlerini bir süre yakından izlersem aradaki ilişkiyi de görebilirim sanırım. Balkonda çektiğim fotoğraflar ışık bakımından pek güzel çıkmıyor. Işık karşıdan geldiği için özellikle domates resimleri biraz karanlık düşüyor. Yine de birkaç resim ekledim. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 09-08-2012
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 283
|
... İki ay sonra domatesler
20 Nisan'da çimlendirip 16 Mayıs'da diktiğim domatesler iki ay sonra nihayet kızarmaya başladılar. Yani 90 günde tohumdan sofraya gelecek diyebilirim. Hatta EC değerlerini daha önce yükseltse idim, şimdi birkaçını afiyetle yemiş olacaktım. Domatesler, özellikle beyaz gibi görüneni en az iki haftadır öyle bekliyor. Sonunda EC'nin düşük olduğuna karar verdim (2.1). Hava sıcak diye düşük ayarlamıştım ama, zaten benim suyun kendisi EC=0.5, yani geriye gerçek besin 1.6 kalıyor. Sanırım bir yerlerde de okumuştum, suyun kendi EC'sini eklemek gerek diye. Kademeli olarak 2.5 ve 3.0 yaptım. İyice büyümüş olan yaşlı (hastalık yok) yaprakları budadım. Ben koltuk almıyorum. Özellikle kırmızı salkım sürekli yeni sürgün veriyor. EC'yi doğru ayarlayıp beslemek gerek. Siyah salkımlar pek dallanmıyor zaten, boyuna gidiyor. İki tanesi 2 metreyi buldu. Onların da artık tepe alma zamanı geldi. Havalar 33-34 derecede gidiyor epeydir, bu nedenle artık sık ve çok sulama gerekiyor. 08:00'de 9 dakika (20 saniye sulama, 30 saniye mola), 10:00'dan itibaren 18:00'e kadar her saat başı 6 dakika. 18:00 sulaması 7 dakika. Her sulama 5 litre kadar besin dağıtıyor 14 fideye (birini domates bağladıktan hemen sonra kaybetmiştik). Bu durumda besin tüketimi epeyce arttı. Ben bu yaz 10 fide dikeceğim diye planlamıştım, 15 fide dikince ihtiyaç yüzde 50 fazla oldu. Bugünlerde Kudret Bey'de ilave besin isteyeceğim. Salatalıklar bir türlü gelişmedi. Daha doğrusu dişi çiçekler meyve bağlamadı. Gerçi ortada arı falan da görmüyorum ama, onun da EC değeri düşük. Onu da bugün 2.5'a yükselttim. Boyları uzadı, çiçek var, meyve bağlamıyor. Bir de ben işin teknoloji tarafı ile fazlaca ilgilendiğimden gerçek tarım tarafını ihmal etmişim. Salatalıkları balkonun bir başından yaprak biti sarmış. Üç tanesini kaz gibi yoldum. geriye pek birşey kalmadı. Ev yapımı ilaçlar listesinden, acı biber ve arap sabunu tariflerini uyguladım. Şimdilik iyi gibiler. Haşere yok ama yapraklar da duman oldu bu arada. Üç biberden sadece biri çiçek açmış ve meyve bağlamıştı. Tek biberim büyüdü kahvaltılık oldu. 10 kadar çiçek daha açtı, hepsi döküldü. Diğer iki biber hiç çiçek açmadı. Hem salatalık ortamının yüksek asidini beğenmiyor olabilir, hem de salatalık gibi bein azlığından muzdarip olabilir. Bu hafta salatalık ve biberler için yeni bir dönem olabilir. Umarım birkaç meyve yeme şansım olur. Domatesler ise sanırım bu hafta sofraya gelecekler. Siyah domatesler neye benzeyecek merak ediyorum. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 09-08-2012
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 283
|
... bu da yegane biberim
Biberin fotoğrafına yer kalmadı, onu da bu nota ekleyelim. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 09-08-2012
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 283
|
... ve Hasat
Bu sabah ilk hasadı yaptım. Aslında bazı domatesler olgunlaşalı birkaç gün oldu. Ben tüm salkım olgunlaşsın da öyle toplayayım diyordum, ama bir türlü salkımlar tamamlanmadı. Diğer yandan salkım başında ilk olanlar çatlamaya başladı. Siyah salkımlardan biri kendini taşıyamadı, koptu. Bir başkasında öbek ağır geldi, dal çöktü. Artık tek tek olanları toplayayım bari dedim. Sanırım kökler yeterince gelişecek ortam bulamadıkları için ancak bu kadar besleyebiliyor. Normalde fide başına 9-11 litre kullanılıyor. Benim cocopeat ince gelmişti, 12 cm. Bu durumda 5.5 litre kadar yer düşüyor. Tek aralıklı dikmiştim, ama araları sulamıyordum. Şimdi onları da sulamaya başladım. Kökler biraz daha yayılma ortamı bulmuş olur. Olgunlaşanları tek tek toplamadan önce salkımların son durumlarını olabildiğince fotoğrafladım. Hasat miktarını kök numarasına göre kaydettim. Mevsim sonunda hangi kökten ne ladığımı biliyor olacağım. Bugünkü toplam hasılat 1.627 gram. En çok hasılat 5 numaradan, zaten şimdilik görünen en çok veren o. Siyah domateslerin olgunlaştığını anlamak zor. Onların da çatlayanlarını topladım. Kırmızı çeri zaten 6 yıldır topraktan tanıdığım bir domates. Burada biraz daha fazla büyüdüler. Tadı aynı, kabuk biraz daha kalın gibi geldi. Çekirdekli, sulu. Siyah domatesi ilk defa yiyorum. Daha tatlı-sulu. Eski Çanakkale domatesi tadında ve kokusunda. Kabuk kalın. Salatalıklar nihayet toparlanmaya başladı gibi. Bir tanesi meyve bağladı ama büyüme şeklinden pek de mutlu olduğu söylenemez. Yolda bir kaç aday daha var ama, onlar da pek canlı görünmüyor. Belki biraz asit azaltıp pH yükseltirim. pH 5.5'da ısrar ediyorum, belki hoşlanmıyorlardır, 6.0'ya doğru çıkmayı deneyeyim. Bu arada sulama sitemini domateslerinki gibi yaptım. Başlıkları değiştirdim, gazoz kamışından yapılan sisteme geçtim. Sulamayı da günde kez 4'er dakika - 20 saniye sulama+30 saniye mola şeklinde yapıyorum. Salatalıkları yaprak bitleri boş bırakmıyor. Onlar da huzur vermiyor. 3-4 defa arap sabunu ile ilaçlama yaptım. Olan yapraklara oluyor. 2-3 gün sonra yine ortaya çıkıyorlar. Bir yerlerde sarımsak kokusunu sevmediklerini okumuştum. İlk ilaçlamada suyunu çıkarıp kullandım ama pek verimli olmadı. Bu kez 40 diş kadar sarımsağı soyup dilimledim, minik kesecikler içinde her köke boylamasına 3-4 adet astım. Etraf mis gibi saımsak koktu. Umarım yaprak bitleri benim kadar beğenmezler, çekip giderler. Yegane biberimi de hasat edecektim,unuttum. Hepsini birden resimlerim diye beklemiştim. Kartlamıştır artık. Biberler de iyice uzadı, boylandı. Yapraklar harika, tertemiz. Tomurcuk yok. Bugünlük bu kadar, hasat yaptıkça miktar bilgisi paylaşırım. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 09-08-2012
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 283
|
... resimlerin devamı
salkımlar hasat öncesi... Son resimde görünen komşudan alıp denediğim farklı bir çeri. Ben ona "Kibar Çeri" diyorum. Resmi adını bilmiyorum.. Yaprakları da, dalları da, meyveleri de minicik. Tadına bakmadım daha. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 09-08-2012
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 283
|
... resimlerin sonu
... ve nihayet tadına bakma zamanı geldi. Bence bir eksikleri yok. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 09-08-2012
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 283
|
Hastalıklar, hastalıklar...
Havalar iyice ısındı ve rüzgar biraz azaldı, hastalıklar bir anda patladı. Üç yıldır Temmuz ortasında, (bahçede-toprakta) tam domateslerde ilk hasadı aldığımda sarı kıvırcık yaprak hastalığı denen virütik bir hastalık başlıyor. Yapraklar kavrulmuş gibi kıvrılıp kuruyor. Olgunlaşma yavaşlayıp duruyor. Bitkiyi ölüme kadar götürüyor. Biraz da bunun için topraksız işine girmiştim ama, açık balkonda durum pek de farklı olmadı. Siyah domateslerin yapraklar aynen öyle kıvrılıp kurumaya başladı. Sararma yok ama, belki bu cinsde böyle oluyordur. Kırmızılarda ise yapraklarda önce sarı benekler oluştu. Şimdi onlar da koca deliklere dönüşüp yapraklar kurumaya başladı. Bu sanki farklı gibi, internetten baktığımda daha çok bakteriyel bazı hastalıklara işaret ediyor, ama onun da görünür bir çaresi yok. Yani öyle ya da böyle pek kurtuluş yok gibi. Geçen yıl bahçede domatesleri kızardıkça topladım. Tüm hastalıklı yaprakları budadım. Yeni çıkanlar da hastalanıyor. Hergün onları da budadım. Bir ay böyle geçti. Ağustos sonu - Eylül başı havalar serinleyip 2-3 gece soğuk geçince virüs kırılıyor.Sonra bitki yeniden serpilip gelişiyor, çiçek açıp meyve veriyor,ama bu arada mevsim de geçmiş oluyor, iş işten geçiyor. Kasım sonuna kadar domates aldım ama, tabii gelişme yaz mevsimi kadar hızlı olmuyor. Bahçe veya balkon pek farketmedi, aynı sona vardık yine... Beyaz sinekleri yakalamak için sarı tuzak kullandım. Sarımsak kokusu sevmezlermiş, heryeri sarımsakla donattım; ama hala salatalık yapraklarının arkasında beyaz sinekler saklambaç oynuyorlar. Yani organik tarım kolay iş değil... |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| balkon, cocopeat, domates, hıyar, topraksız |
|
|