agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Topraksız Tarım > Evde Topraksız Tarım Uygulamaları
(https)




Beğeni Düzeni246Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 21-04-2011, 14:11   #1
Ağaç Dostu
 
the_mc's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-12-2009
Şehir: Denizli
Mesajlar: 493
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi akinselcuk Mesajı Göster
Topraksız tarım başlığı ya. Bu yüzden burada klasik şekilde toprak içinde sadece su ile sulayarak besinlerin topraktan emildiği sistemin haricindeki sistemleri yazıyor ve uyguluyoruz.

Bitki kökleriyle besinleri emer. Bunu toprak içinde de başka bir şeyin içinde de yapabilir. 2 şey gerekli köke, biri besinler, ikincisi su. Toprakğın buradaki rolü bitkiyi ayakta tutmak besinlere ve suya yataklık etmektir.

Bu durumda bitkiyi ayakta tutacak başka bir şeyi de toprak yerine kullanabiliriz.

Bitki ille de yatay bir toprak yüzeyinde dik durmak zorunda değildir. Köklerin aşağı yaprak ve dallarında yerçekimini kontrol ederek yukarıya gitme eğlimi vardır. Yan dursalarda yollarını bulurlar. Tepetaklak koyup gereksiz bir yorgunluğa sebep olmadığınız sürece sorun yok. Borudan yan da çıkabilirler. Mümkünse dike yakın bir pozisyon daha uygundur.

Köklerin sadece suda olduğu sistemlerde de bitkiyi kök boğazından veya gövdenin en altından yumuşak bir şeyle tutturmak da olabilir. Örneğin süngerle sarmalamak gibi.

Topraksız sistemlerde Köklere besini suda ertilmiş halde veriyoruz. İhtiyaç duyulan bütün besinleri su içinde ertitiyoruz. Bu suyu köklerde devridaim ettiriyoruz. Yani kökleri yalayıp geçen ve drenaj suyu olarak geri alınan besinli suyu tekrar tekrar kullanıyoruz.

Köklere oksijen yapraklara karbondioksit lazımdır. O zaman köklere verilen besinli suya oksijen karışmasını sağlamak lazımdır. Kurduğunu sistemde eğer devridaim olurken suya hava karışması mümkün oluyorsa ekstra bir motora vs. bir alete gerek yoktur.

Akan su düzeneklerinde besinli suyun hava ile bolca teması sağlandığından ayrıca depoya hava basmasanız da olabilir. Hava ve su birbiri,ne temas ettikce suya hava karışır kendiliğinden. Ama geniş bir yüzeyde olsa durgun bir suya hava karışması zordur. Suyun hareketli olması, şakırtılı akması, dere gibi veya şelale gibi hareket etmesi havanın karışmasını sağlar. Sisteminizde böyle bir durum yoksa Bir hava motoru ile suya akvaryumdaki gibi hava verirsiniz bu oksijen ihtiyacını karşılarsınız.

Diyelim ki çilekleri perlite diktiniz. Bir damlama düzeni ile çilek köklerine ulaşacak şekilde besinli su veriyorsunuz. Alttan sızan fazla suyu depoya geri döndürüp tekrar damlamaya vereceksiniz. Ancak bu besinli su oksijenli olacak. Kökler perlit içinde hava ile temas da edebiliyorsa bu şekilde de hava alabilir. İllede suda erimiş oksijenle soluyacak diye bir şart yok.

Klasik topraklı tarımda kökler toprak içinde temas ettikleri hava boşluklarından oksijen alabilir. Toprak suya boğulur hiç hava boşluğu kalmazsa bitkiler ölür. Yani her salma sulamada kafası suya sokulan insana döner bitkiler nefesi yettiğinden sular süzülene kadar ölmezler belki ama çok fuzuli bir iştir. Topraktan besin elemntlerini de yıkayıp aşağı indirip bitkiden uzaklaştırmış olursunuz. Boşuna ödenen su paralarıda ayrı bir dezavantaj . . .

Bu topraksız sistemlerde ne aralıkla sulayacağız ? Kökler kurumayacak. İster günde bir kez ister on kez ister sürekli farketmez. Kökü kurutmayın hava ile temasını sağlayın fazla kök hava teması yoksa suya bolca hava verin.

Borunun kalınlığını, büyüdüğü zaman bitki köklerinin sığıp sığmayacağını düşünerek seçiyoruz. Çilek kökü 70 lik boruya sığabilir. Ama perlit vs. malzeme ile sıkıştırılırsa hem müdahele gerektiğinde zorluk çıkar hemde suya boğulup havasız kalabilir.

Bunlar denenerek bulunacak işler. Bir standartı yok. Hepimiz aklımıza estiği şekilde yapmışız yaşadıkca değişiklikler yaparak kendimize daha uygun sistemler bulmuşuz. Siz de deneyin.

Standart olan işler kökün besine havaya suya ihtiyacı olduğu, ışık lazım olduğu gibi şeyler.

Suda eritmemiz lazım gelen makro elementler yani bol lazım olanlar;
N (azot), P (fosfor), K (potasyum), Ca (kalsiyum), Mg (magnezyum), S (kükürt), O (oksijen), H (hidrojen), C(karbon)

Suda eritmemiz lazım gelen mikro elementler yani daha az miktarlarda lazım olanlar;
Fe (demir), Zn (çinko), Mn (mangan), B (bor), Cu (bakır), Mo (molibden)

Bunların hepsini birden suda eritiyoruz ve köklere veriyoruz. Bu elementleri içeren su kökleri yaladıkca bitki bunları yavaş yavaş emiyor ve yapılanıp büyüyor. Toprakta bunların hepsini birden aynı anda tam da istediği oranlarda bulamadığı için daha yavaş büyüyor bitki.

Burada bir kural var. Minimum kuralı ! Diyelim ki kek yapacaksınız. 4 kişilik kek için 1 kg un 2 yumurta 1 kaşık kabartma tozu lazım. Bakın farklı elementler ve farlı miktarlarda lazım.

Besin elementleri de farklı farklı ve hepsinden farklı miktarlarda lazım.

Kek için lazım olan 1 kilo unun sadece yarısı varsa elinizde ancak 2 kişilik kek yapabilirsiniz. yumurtanın biri kabartma tozunun yarısı artar.

Diyelim ki hiç kabartma tozunuz hiç yok. Kek yapamazsınız. Diğer malzemeler boşa gider, eksik malzemeyle yapmaya kalkarsanız kekiniz bozuk olur. Yani bitkiniz büyümez veya solar.

Minimum kuralı şudur. Ortamda en az bulunan malzeme diğerlerinin ne kadar kullanılabileceğini belirler. Yani ortamda hiç azotunuz yoksa geri kalan herşey olsa bile sizin bitki büyümez. ya da azot gerekli olandan eksikse geri kalandan yaralanma oranıda düşer bitkide.

İkinci bir kural daha var.

Bir şeyden çok fazla varsa başka bir şeylerin kullanılmasını engeller. Süslü adı Antogonizma.

Ortamda her şey var ama azot çok ama çok fazla ise ortamda var olan potasyum da kullanılamaz.

O zaman en az 12 elementin hepsini tam lazım olan oranlarda eritmemiz lazım. Hidrojeni, oksijeni ve karbonu havadan sudan alacağımız için suda eritmemize gerek yok. Ama kalan 12 si mutlaka lazım. Hem de ne eksik ne fazla, tam lazım oldukları kadar. Mesela en çok azot lazım ama bakır çok daha az lazım. Azottan 100 lazımsa bakırdan 1den bile az lazım. Ama lazım. Olmayınca bir şeyler ters gider.

O zaman topraksız tarımın vurucu noktası sistemlerin nasıl olduğu değil besinli su sahibi olabilmek.

Besinli suyunuz yoksa topraksız tarım yapamıyorsunuz.

Bu elementler element halinde satılmaz. Bir bileşik halinde satılır. Mesela amonyum nitrat gibi. Oturup hesaplarız ne kadar gram amonyum nitratın içinde ne kadar saf azot var gibi bir hesap. Her element için tek tek yapılacak. Her elementin piyasada satılır bir bileşik hali mevcut.

Bir sezon evde bir düzenekte topraksız tarım yapmak için bize 1 kilodan az bir besin elementi lazım. Ama bu elemntin bir tanesi için bile gidip 50 kiloluk bir çuval satın almak gerek. 12 lement için satın almanız gereken ambalaj bin lirayı geçer. Oysa bize belki 10 liralık gübre yeterli.

Ne yapılacak ?

Hazır kitler mevcut. Forumda var onlardan alınacak mesela. Bazı arkadaşlar temin ediyor adresinize yolluyorlar. Yazıları tararken sık sık karşınıza çıkmıştır zaten.
sayın akinselcuk, tertemiz bir açıklama olmuş. arkadaşlar inşallah görürde faydalanırlar.

the_mc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-05-2011, 08:27   #2
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-04-2011
Şehir: KARAMAN
Mesajlar: 2
*** arkadaşlar bende amatör bir çilek yetiştiricisiyim akdeniz bölgesinde sayılırım 2 senedir çilek yetiştirmeye çalışıyrum sadece ve sadece kendim yemek için ama bir türlü olmuyor ne güzel oldu diyorum bir anda yaprakları sararıyor.. 400-500 kadar kök çilegim var ama devaömlı olarak sararrıyor birde çileklerin köklerinde karıncalar yuva yapıyor bazılarında bunun için ne yapmalıyım acaba. .

handsome20 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-04-2011, 22:15   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-06-2008
Şehir: Şanlıurfa
Mesajlar: 116
Çok güzel bir özet olmuş; ellerinize sağlık. Ama ben ikinci kuralı yeni duydum, sanırım forumda daha önce paylaşılmamış olsa gerek.

farukmagat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-04-2011, 12:21   #4
Ağaçsever
 
trapezus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-05-2010
Şehir: Trabzon
Mesajlar: 79
Bayağı bi uğraşmışsınız emeğinize sağlık

trapezus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-05-2011, 11:53   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-11-2008
Şehir: Konya
Mesajlar: 731
Tavında nemli bir toprakta çilek köküne karınca yuva yapmamalı. Karıncanın yuvalanacağı bir ortam oluşuyor demek ki.

Başlığa uyması açısından şöyle yapın ;

Büyük boy kasalar bulun. Yerdeki naylonları kasaların içine serin. Bir inşaat malzemecisinden 15-20 çuval en adisinden en ucuzundan perlit alın. Kasalara doldurun. Her kasaya dört beş fide dikin. Kasaları yanyana dizin sıralar oluşturun. Kasaların üzerinden damlama borusunu geçirin. Her kasaya damlayacak şekilde düzeni kurun. İnşaat malzemecisinden bir de 150-200 litreli depo alın. Depoyu kasalardan yüksekte duracak şekilde konuşlandırın bir yere yerleştirin. Damlamalara suyu buradan verin. Depodaki suya Kudret beyden alacağınız 5-10 adet kiti zamanı geldikçe eritin.

Böylece topraksız tarımda çilek yetiştirmiş olursunuz. Bu sisteme heves ederseniz drenaja da bir çare düşünürüz.

akinselcuk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-05-2011, 13:59   #6
Ağaç Dostu
 
the_mc's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-12-2009
Şehir: Denizli
Mesajlar: 493
iki sıra arası mesafe çok az, tümsekleri yaparken özentisiz olmuş. sulama yapmıyorsunuz veya çok az yapıyorsunuz sanırım. sararma işaretleri susuzlugu gösteriyor. çilek meyve verirken çok su tüketir. topragınız çilek yetiştiriciligine müsait drenajı güzele benziyor. topraksız tarım için akınselçuk'un dediğine alternatif küçük ölçekte evin bahçesinde hem ögrenirken hemde alıştırma yaparak daha sorunsuz bir şekilde yetiştirebilirsiniz.

the_mc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-05-2011, 23:04   #7
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-04-2011
Şehir: KARAMAN
Mesajlar: 2
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi the_mc Mesajı Göster
iki sıra arası mesafe çok az, tümsekleri yaparken özentisiz olmuş. sulama yapmıyorsunuz veya çok az yapıyorsunuz sanırım. sararma işaretleri susuzlugu gösteriyor. çilek meyve verirken çok su tüketir. topragınız çilek yetiştiriciligine müsait drenajı güzele benziyor. topraksız tarım için akınselçuk'un dediğine alternatif küçük ölçekte evin bahçesinde hem ögrenirken hemde alıştırma yaparak daha sorunsuz bir şekilde yetiştirebilirsiniz.

sulama yapıyorum hocam tümseklerdeki karşılıklı çileklerin arasından damlama hortumu geçiyor haftada bir kere suluyorum.. ama bu şekilde malç naylonu olmayan normal dikilmiş toprakta olan çilekler var yaprakları yemyeşil hiç sorunsuz kuruma filan yok gayette iştahlı duruyorlar.. bunları anlamadım gitti acaba demir vitamini mi eksik ne eksik acaba bilmiyom bilmiyorum ziraata sooruyotum herkezden farklı şeyler duyuyorum amonyum süffat at azot at kükürt at demir at vs...
ayrıca teşekkür ederim farklı bvir alternatip topraksız tarımı sunmuşsunuz ama öle bir imkanım yok burası kendi bahçemiz 2 dönüm kadar büyüklügünde ama işte ben sadece 8-9 sıra meraktan ve çilegi sevdigim için yetiştirmek yemek istiyorum her yanına gittigimde elimle koparıp tatamak istiyorum..

handsome20 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-04-2012, 16:19   #8
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 26-03-2011
Şehir: Adana
Mesajlar: 3
Selamlar.

Öncelikle bizlere verdiği özverili destekleri nedeniyle tüm forum yöneticilerine, özellikle de Sayın Kudret Tezel'e çok teşekküe ediyorum.

Foruma geçen yıl üye olmuştum. Geçen yıl yaptığım denemelerde tamamiyle başarısız oldum. Nerede hata yaptığımı da bir türlü anlayamadım. Ama büyük bir ihtimalle sorunun kaynağında PH ve EC kontrolü yatıyordu. Bu yıl denemelere yeniden başlamak istiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.

Sayın Tezel'in yeni geliştirdiği PH ölçeri ve Sera Bekçisi'ni merak ediyor, bu cihazlarla tanışmak ve maliyetleri hakkında bilgi edinmek istiyorum.

Tüm çalışmalarınızda başarılar dilerim.

hamdigun Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-05-2012, 11:04   #9
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 30-04-2012
Şehir: Bilecik
Mesajlar: 4
ben de dikey çilek yetiştirmek istiyorum çok özendim

chopin07 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-05-2012, 10:58   #10
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 06-05-2012
Şehir: izmir
Mesajlar: 3
çilekler için sera

Merhaba dostlar.Ben efecan.
Aranızda yeniyim.
Topraksız olarak perlit içinde besin suyu ile çilek yetiştirmek için internette gördüğüm boru düzeniğinden hazırlamak için bu sitedede gerekli bilgileri aldım ve bende 20 metre boyunda 18 gözlük pvc boru hazırladım.
Şimdi evimin bir köşesinde, ama dışarıda olmak kaydı ile ne bahçe ne balkon betonerme bir köşede bu boruyu kurup yine 1 metre genişliğinde 2.50 metre uzunluğunda dikdörtgen tarzında naylon kuşatmalı sera tipi bişey yapacağım.Yani bu tek boru sistemini sera içine almayı düşünüyorum.
Uzun ve 1 metre genişliğinde naylon ile çevrilmiş bir sera ve içine sığan bu pvc boru.
Bu sera içinde çileklerin yetişmesi sizce nasıl olur,daha çok sıcaktan zarar görürmü?
Yetiştireceğim yer zaten güneş alıyor.Ama sera şekilde tozdan da korumuş olurum.Ve yetişmesinde kaliteli olmazmı?
Serayı yaptığımda tamamen kapatmasam az bişe hava labilecek yer bıraksam nasıl olur?
Lütfen bu konuda benimle bilgilerinizi paylaşırmısınız?

efe_can Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-06-2012, 15:17   #11
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-11-2008
Şehir: Konya
Mesajlar: 731
Doğal olarak topraktan çıkarılan volkanik kökenli jips kayaçlarının öğütülüp 1000 derecelik fırınlarda ısıtılması ile mısır patlağı gibi patlayıp granülleşen yeni oluşuma perlit denir. yüksek sıcaklıkla silis içeren materyal sıvı yapışkan bir hal almak üzereyken bünyesinde bulunan bağıl su molekülleri bağımsız suya döner ve hacimce basınç oluşturur. Bu iş çok ani, bir anda olduğu için yarı sıvı taş patlar ama tamamen dağılmaz. Kısmen dağılır. Patladığı anda bir miktar ısı kaybettiğinden daha küçük ve suyundan arınmış ısıyla yapısı değişmiş yeni bir tanecik meyndana gelmiş olur. Tanecikler patlarken eski hacimlerinin 15-20 kat fazlasına ulaşır. İçi hava boşluklarıyla dolu camsı kırılgan tanecikler oluşur.

Jips kayaçlarının olduğu bir maden arazisi bulacaksınız.

Blok blok çıkardığınız kayacı öğütüp kıracak küçülteceksiniz.

1000 derecenin üzerinde ısıtabildiğiniz büyük fırınlara sokacaksınız.

O da size mısır gibi patlayacak daha küçük sevimli beyaz taneciklere dönüşecek.

Adı da perlit olacak.

Bu işi dişçi teknisyenlerinin kullandığı porselen fırınlarında, seramikçilerin kullandığı sertleştirme pişirme fırınlarında ve laboratuarlarda kullanılan kül fırınlarında gözleyebilirsiniz. Isıtma hızı, tane büyüklüğü , bağıl nem oranı ortaya çıkacak olan yeni ürünü belirleyicidir. Üretemezsiniz. Sadece nasıl olduğunu gözlemek için denersiniz. Çıkan tanecikleri elemek temizlemek tasnif etmek ve daha başka işlemlerden de geçirmek gerekir kullanıma sunmak için.

Üretim için çok daha fazla ekipmana ve büyüklüğe ihtiyaç var. Perlit amatör topraksız tarımcının evde üreteceği bir ürün değil.

Ama merak edip düşünmek iyi bir şey tabi ki.


Düzenleyen akinselcuk : 02-06-2012 saat 16:04
akinselcuk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-06-2012, 21:29   #12
Ağaç Dostu
 
gazeteci28's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-04-2009
Şehir: BULANCAK/GİRESUN
Mesajlar: 188
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi akinselcuk Mesajı Göster

Jips kayaçlarının olduğu bir maden arazisi bulacaksınız.

Blok blok çıkardığınız kayacı öğütüp kıracak küçülteceksiniz.

1000 derecenin üzerinde ısıtabildiğiniz büyük fırınlara sokacaksınız.

O da size mısır gibi patlayacak daha küçük sevimli beyaz taneciklere dönüşecek.

Adı da perlit olacak.


Üretim için çok daha fazla ekipmana ve büyüklüğe ihtiyaç var. Perlit amatör topraksız tarımcının evde üreteceği bir ürün değil.

Ama merak edip düşünmek iyi bir şey tabi ki.
Sayın akınselçuk,
ham perliti firmalardan alıp patlatmaktan bahsediyorum. 1 m3 perlit alıp, 10m3 perlitimiz olursa güzel olur. başkada bir şey istemiyoruz. işin ticari boyutuyla da ilgilenmiyoruz. Maliyetimizi düşürmeye çalışıyoruz.
bu yönüyle ne dersiniz? olur mu olmaz mı?

gazeteci28 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-06-2012, 02:17   #13
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-11-2008
Şehir: Konya
Mesajlar: 731
Ama patlama sonucu oluşmuş perlit, bir daha niye patlasın ki ?

Belki ısınınca biraz daha patlar büyür fakat her parçalanmanın tozuda firesi de olur. zaten ilk ham hali ilkel şartlarda 10 misli hacmi kazanamaz bile. Jips halinden 20 misli hacimlere çok teknolojik fırınlarda ancak çıkabilir. Biz bunu o fabrikalardan daha ilkel şartlarda yapabileceğimize göre o hacimlere jips bulsak bile ulaşmayız. Kaldı ki perliti patlatmaya çalışacağız. benim şahsi kanaatim 2 misli hacmi bile bulamayız. Yani sıkıntısına değmeyecek bir çalışma olur.

Bence perliti ısıtsak erir yumuşar, şekli bozulur ponza taşı gibi hava kabarcıklı delikli formu bozulur ve patlamaz. Camı oksijen kaynağıyla ısıttığımızda ne olursa o tip bir durumla karşılaşırız gibime geliyor.

Ama denemek lazım. Bizim laboratuarda kül fırını yok. Olsaydı derhal yarın denerdim. Perlitin patlayıp patlamayacağını oksijen kaynağıyla test edebilirsiniz. En azından bazıları patlar gibi hareketler yapıyorsa, o zaman denemeye girişmek lazım fırında. ben formunun bozulacağı ama patlamayacağını düşünüyorum.

Hocam zaten bende ticari açıdan yaklaşmadım. Hatta maliyetinide düşünmedim. Bu iş olsa bile muhtemelen daha ucuza gelmez sanki. Perlitin kendi çok ucuz. Yapılacak çalışmada hacmi 10 misli artarsa ucuzlar ama en düşük olan maliyet kalemini daha da düşürmenin toplam kazanca etkisi pek az olur. Hani bir de hacim o kadar artmaz hatta eldeki perlitte bozulur diye düşünüyorum ya.

Ben bu işe ancak hobisel açıdan, merak açısından bakabiliyorum.

Fırın enerji gideri var birde. Mesela 10 litrelik bir kül fırınına ancak bir kaç litre (1,5-2 litre) perlit doldurabiliriz. Fırının istim alması içinde bu bir kaç litre perlit için yaklaşık 5 liralık elektrik yakarız. 1000 derecelere başka türlü ulaşamayız.

50 litre perlit 20 lira desek, 2 litre perlit 2,5 lira eder. Sizin teori tutsa ve 2 litre 20 litre olsa 2,5 lira perlit 5 lira elektrik maliyeti ile 20 litre perlit bize 7,5 liraya mal olmuş olur.

Bu durumda eskiden litresi 1,25 lira olan perlit artık bize 0,375 kuruşa gelecek demektir.

Fırına bir seferde 1 litre perlit koysak, 1,25 perlit 5 lira elektrik ile 10 litre perlit 6,25 liraya mal olur litresi 0,625 kuruşa gelir.

Eğer 10 litreye çıkıyorsa kardayız ama hobicinin perlit tüketimi ne kadar olur ?

Maliyet düşürmek için sanki iyi bir yol değilmiş gibi görünüyor.

Üstelik bir de 10 misli büyümeyecekse kara da geçemeyiz.

Ama denemek lazım. İcatlar hep böyle çıkar. Perlitte iktisattan yola çıkılır, belki başka bir yola girilir.

akinselcuk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-06-2012, 15:12   #14
Ağaç Dostu
 
gazeteci28's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-04-2009
Şehir: BULANCAK/GİRESUN
Mesajlar: 188
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi akinselcuk Mesajı Göster
Ama denemek lazım. İcatlar hep böyle çıkar. Perlitte iktisattan yola çıkılır, belki başka bir yola girilir.
Carnot

Perlit patlatma işi en ekonomik doğalgazla mümkün görünüyor. verdiğim linkte mikro düzeyde perlit patlatma tesisi yapılmış.

Perlit patlatmak için blörür, fan ve perlitin döküldüğü kazan gerekli. kazan yüksek ısıya dayanıklı sacdan yapılmak zorunda. burada en fazla maliyeti kazan tutuyor diye düşünüyorum.

kazan işi içinde perlitten bir baca yapılabilirse maliyet bayağı bayağı düşer.

Re: Melting Aluminium at home - YouTube
bu linkte farklı videolar bulmak mümkün.

Gelelim konunun bizi ilgilendiren bölümüne:
Ucuz maliyetli doğalgaz sistemiyle perlit patlatma yaptığımız taktirde şu kazanımlarımız olacaktır:
1- Perlit maliyetimiz düşecektir.
2- Perlit patlatılırken ortaya çıkan ısı seranın ısıtılmasında kullanılabilecektir
3- Doğalgazın yakılmasıyla oluşan karbondioksit seraya verilerek verim artışı sağlanabilecektir.

gazeteci28 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-08-2012, 03:07   #15
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 15-07-2012
Şehir: Antalya
Mesajlar: 553
Sayın akinselçuk,
Akın Hocam denediğiniz yeni sistemler, akıcı anlatımınız ve bilgi birikiniz ile bana ve foruma katkı-
nız oldukça fazla. Eminimki benim
gibi düşünen çok kişi vardır. Ken-
dim adıma çok teşekkür ederim.


Düzenleyen malina : 16-09-2012 saat 15:10
Halil Balaban Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-09-2012, 20:17   #16
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-11-2008
Şehir: Konya
Mesajlar: 731
Sağolun varolun eksik olmayın.
Havuza bir bardak su da biz koymuşuzdur belki. Forum epey geniş. : ))

akinselcuk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-03-2013, 10:13   #17
Ağaçsever
 
salvadore-tr's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-07-2010
Şehir: SİNOP
Mesajlar: 73
buda benim değişik bir çalışmam fazlaca amatör

Name:  599678_10152680390560201_737822892_n.jpg
Views: 9317
Size:  68.7 KB

salvadore-tr Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-03-2013, 16:33   #18
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 23-03-2013
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1
harika bir fikir pazar sabahi ilk isim bir nalbur bulup pimaslari temin edecegim paylasanlara cok tsk ler..

modbaba Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-08-2013, 11:35   #19
Yeni Üye
 
gezerci's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-11-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 7
Galeri: 1
Çalışmalarınızı ve çabalarınızı takdirde takip ediyorum yani bir üye olarak.

gezerci Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2015, 02:08   #20
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-12-2014
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 21
Hızlı Resim yükle, internette paylaş | resim upload | bedava resim[IMG] [/IMG]

adnanpercin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2015, 02:09   #21
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-12-2014
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 21

adnanpercin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2015, 02:10   #22
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-12-2014
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 21

adnanpercin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2015, 02:22   #23
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-12-2014
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 21

adnanpercin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2015, 02:23   #24
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-12-2014
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 21

adnanpercin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2015, 02:36   #25
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-12-2014
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 21
resim yükleme sitesine yükleyip buraya toplu atamadım sanıırm.ancak 3 gündeki çilek fidelerindeki gelişme çok şaşırtıcı.sıcaklık 25-27 derece araıs olunca sanıırm böyle birden yaprak verdiler.aşağıdaki resimlerdede .siyah ,yeşil,beyaz,dev çilek tohumlarını minik tohumalrını fideye dönmek üzere olan halleri umarım başarılı olurum onlardada.(kırmızı dairelerle işaretlediğim yeşil tomurcuklar cocopite ektiğim değişik çilek tohumlarıdır.

adnanpercin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2015, 02:44   #26
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-12-2014
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 21
http://i.hizliresim.com/rg94zP.jpg

adnanpercin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2015, 02:48   #27
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-12-2014
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 21
burada çilke fidelerinin dikildikten sonraki duurmu 2 günlük [IMG][/IMG]

adnanpercin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2015, 02:49   #28
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-12-2014
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 21

Milla beğendi.
adnanpercin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2015, 02:52   #29
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-12-2014
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 21
sulama yaparken cocopitten su çok yavaş akıyor aşağıya.son 3 tane boruya toz perlitte ve cocopitle kattım onlrada sorun yok gibi.bu sulamanın sağlıklı olması için n eyapılabilir.hobi için otomasyon lüx gelecek sanki.acaba 1 veya 2ç5 lt lik pet şişenin altını çok ince delip damlama sulamak yapma akıllıca olurmu sizce.(akın selçuk bey köklerin ıslak kalması yeterli demişit bir yazısında

adnanpercin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-04-2015, 16:05   #30
Ağaç Dostu
 
erkanbey's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-08-2013
Şehir: Samsun
Mesajlar: 656
Selam ağaçlar .net ailesi ben bu forumu çoğunlukla çilek bölümü olmak üzere bayadır takip ediyorum.bu sayfayı daha bugün gördüm keşke daha önce baksaymışım.2 sene önce kayınvalidemin köye giderken bana bıraktığı bir saksı çileği 4-5 saksı yapıp o zaman 5 yaşında olan kızımın onları nasıl zevkle yediğini gördükten sonra bolkonda çilek yetiştirme sevdalıları arasındaki yerimizide aldık şükür.İnsanların bu tür projeleri paylaşmaları başka yapacak kişiler açısından çok yararlı o yüzden bende kendi deneyimlerimi paylaşacağım nasip olursa.İlk olarak internet sitelerinde görüp boru zannettiğim fakat sonradan boru deilde saksılardan oluşan bir çilek ağacı olduğunu keşfettiğim bir düzenekten esinlendim.Sonuç itibari ile 2014 ocak ayında ilk boru düzeneğimi yaptım onu acemilik olarak değerlendiriyorum kasım ayında bana göre bu işi tam hakkını vererek yaptığım ikinci denemem çok düşünerek ve yapboz şeklinde gerçekleşsede en önemli konu olan sulama olayını dört dörtlük yaptım.Şu an sadece elimde 5 lt lik bir pet arada sulama yapıyprum başka yaptığım birşey yok muradıma ermemede sanırım az kaldı.Neyse bu kadar yazdık artık en önemli olan şey görsellere gelelim onlarıda birazdan ekleyeceğim.

ilk denemem sulamayı düşünmeden yapılmıştı gelişim iyiydi ama üstten su çekmiyordu toprak betonlaşmıştı ortadan deldim ama bu seferde kökler kapatıyordu sürekli açtıkçada bitkiler zarar görüyordu sonuç olarak bu ilk denememiz.
Bu işe başlama sebebim alttaki resim o hale gelmesi zor olacak gibi ama çalışmalarımız devam ediyor.

Eklenen Resimler
   

Düzenleyen erkanbey : 05-04-2015 saat 17:41 Neden: resim eklemek
erkanbey Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla


Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 19:10.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026