agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları
(https)




Beğeni Düzeni2Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 06-08-2007, 07:55   #1
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,246
Galeri: 88
Alıntı:
Kızılırmak uyarısı


Bilim adamları, Kızılırmak'tan Ankara'ya su taşınmasının, nehrin geçtiği bölgelerde ekolojik dengeyi bozacağını açıkladı: Tarım zarar görür. Sivrisinek, kene gibi zararlı böcekler artar

Sivil toplum örgütleri ve akademisyenler, Ankara'nın içme suyu ihtiyacını karşılamak için başlatılan Kızılırmak'tan su taşıma projesiyle, nehrin geçtiği bölgelerde ve özellikle Bafra Ovası'ndaki ekolojik dengenin bozulacağı uyarısında bulundular. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ise Kızılırmak Havzası'nı korumak için yasa hazırlığı içinde oldukları söyledi.

Çevreyi bekleyen tehlike

Çetin, Kızılırmak'tan Ankara'ya su taşınmasının, havzadaki doğal dengeye getireceği zararları şöyle sıraladı:

Tarımsal sulama azalacak, verimlilik düşecek.
Nehir suyundaki azalma nedeniyle yeraltı suları da azalacağı için tarımda kullanılan kuyularda su kalmayacak.
Yeraltı sularının kuruması ormanları susuz bırakacak.
Havzadaki yumurtlayan-yavrulayan kuş sayısı azalırken, göçmen kuşlar da rota değiştirmek zorunda kalacak.
Kuş sayısındaki azalma, tarım alanlarına zarar veren sivrisinek ve kene gibi böceklerin popülasyonunda artışa neden olacak.
Bu böceklerden insanlara bulaşan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ölümcül hastalıklarda da artış gözlenecek.
Nehrin debisi azalacağı için balık türlerinde azalma olacak.
Nehrin geçtiği bölgelerde iklimi yumuşatma özelliği ortadan kalkacağı için kış aylarında don olayları artacak ve meyve-sebze üretimi azalacak.
Bafra Ovası'nda alarm

Uzmanlar, Kızılırmak'ın suyunun çekilmesinden Ankara'ya 450 kilometre uzaklıktaki Bafra Ovası'nın bile olumsuz etkileneceğine işaret etti. Çetin, "Kızılırmak'ın Karadeniz'e döküldüğü bu deltada hayvan ve bitki çeşitliliği olumsuz yönde değişecek" dedi.
Koruma yükümlülüğü unutuldu

Doğal Hayatı Koruma Vakfı Su Kaynakları Program Müdürü Buket Dıvrak da Kızılırmak Deltası'nın (Bafra Ovası) Ramsar Sözleşmesi olarak bilinen BM Su Alanları Koruma Sözleşmesi'ne göre Türkiye'nin korumakla yükümlü olduğu 12 alandan biri olduğunu anımsatarak, "Sözümüzü unutup nehirden su çekme projesi başlattık. Oraya bir damla suyun bile eksik gitmesi deltadaki doğa dengesini ve bundan etkilenen insanların yaşamını mutlaka değiştirecektir" dedi.
Doğal Hayatı Koruma Derneği Başkanı Neriman Özhatay, "Ankara'nın su ihtiyacı açık ama çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) yapılması gerekirdi. Bu yapılmadan başlanan proje, Kızılırmak Deltası'nın kaybedeceği suyun miktarı, oradaki bitki ve kuş çeşitliliğini değiştirecektir. Örneğin, o bölgeye has su içerisinde yetişen Longos ormanı bundan etkilenecektir" diye konuştu.
Alıntı:
Kızılırmak'taki sorun ne?

TMMOB'un verilerine göre, başkente alınacak olan Kızılırmak'ın su kalitesiyle ilgili değerler ve içme suyu değerleri arasındaki ciddi fark sorun yaratıyor. Bu değerler şöyle:

İçme suyu
Sertlik (FS):8.5
Klorür mg/l:8.0
Sülfat mg/l:21.0

Kızılırmak'ın suyu
Sertlik (FS): 45.4
Klorür mg/l: 239.0
Sülfat mg/l:336.8


Kirletildi, şimdi suyu çekilecek

TMMOB Çevre Mühendisleri Başkanı Ertuğrul Ünlütürk de, "Su taşıma projesi için gerçekçi bir fizibilite raporu hazırlanmadı. Kızılırmak zaten korunmuyordu. Çevresindeki sanayi tesisleri tarafından atık sular ile sürekli kirletilirken, içerdiği sülfat oranı da gün geçtikçe artıyor. Tarımsal sulama için bile risk taşımaya başlayan Kızılırmak'tan şimdi içme suyu çekilmesi vahim bir hata" dedi.


Gökçek: Yasa hazırlığımız var

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek ise basında yer alan "Kızılırmak'a ne olacağını Allah bilir" sözleri konusunda Milliyet'e açıklama getirerek şunları söyledi:
"Kızılırmak'ta 7 milyar metreküp su var. Kuraklık böyle sürerse 10-15 sene sonra Orta Anadolu'da çatlayan, patlayan topraklar meydana gelebilir. Onu izah etmeye çalıştım. Bir havza yönetimi oluşturmamız, korumamız lazım. Kirlenmesini önlemeliyiz. Bunun için kanun çıkarma hazırlığı yapıyoruz.
UTKU ÇAKIRÖZER, YILDIZ YAZICIOĞLU Ankara
Milliyet

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-08-2007, 10:35   #2
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Kızılırmak suyu

Halbuki Kızılırmak suyu Ankara için yeni değildi. O zamanki adıyla Ankara Sular İdaresi Umum Müdürü Eşref Özand 1957 tarihli Büyük Sakarya Projesi isimli kitabında şöyle diyordu: "Su, evsaf itibariyle çok bulanık ve ayni zamanda tuzlu olup tuz miktarı bilhassa asgari sarfiyat devresinde normalden 10 misli kadar fazladır. Sakarya'ya nazaran 40 km daha kısa olmasına rağmen gerek suyun tuzlu, gerekse tasfiye tesisatı işletmesinin daha güç ve masraflı olması ve ayni zamanda pompajda iki misli daha

enerji sarfı icap ettirmesi sebebiyle Kızılırmak sureti halle uygun görülmemiştir."

DSİ'nin 1968 tarihli Master Planı'nda da Kızılırmak suyu irdelenmiş: "Pompa gideri nedeniyle bu seçenek devre dışı bırakılmasın. Hattın bir bölümünde tünel açılarak pompa gideri azaltılabilir. Su kalitesi Dünya Sağlık Örgütü standartlarına uygun değil. Kirlilik yüksek. İleride bu suyun arıtılması yöntemleri de irdelenmeli. Kızılırmak'tan su alınırken nehrin aşağısında kalan yörelerin sulama, elektrik üretimi, kullanma suyu gereksinimi de göz önüne alınmalı."

Belediye bu bilimsel önerileri göz önüne almadan Kızılırmak'tan su getiriyor.

DSİ Kızılırmak'tan su alınmasına karşı çıkıyor. Aralık 2005 tarihli raporunda suyun içme suyu olamayacağını söylüyor. Tünel açma seçeneği, zaman kısıtlaması yönünden, gözardı edilmiş. Suyu dağlardan aşırmak için yüksek bedeller ödeyeceğiz. Daha az pompa istasyonu ile suyu aktarabilmek mümkün. Büyük kapasiteli pompalar kısa sürede bulunamayacağı için küçük pompa kapasiteli beş pompa istasyonu yapılacak. Yani, pahalı seçenek tercih ediliyor. Bu kadar kısa sürede yeterli miktarda çelik boru bulunamadığı için piyasadan bulunacak borulara göre hat döşeyeceğiz. Yüksek basınçlı yerlerde çelik boru, alçak basınçlı yerlerde camelyaf takviyeli plastik (CTP) boru kullanılacak. Gölbaşı tarafından gelen ve Dikmen tepelerine kadar yükselmiş olan su buradan cazibe (yerçekimi) ile kente dağılabilir. Ama su henüz arıtılmamış olduğundan önce yokuş aşağı İvedik arıtma tesislerine kadar götürüp, sonra Çankaya tepelerine doğru yeniden pompa ile basacağız. Çünkü, kısa sürede ancak bunlar yapılabilir...

Nasıl arıtılacak?

İvedik arıtma tesislerine gelen Kızılırmak'ın suyunun burada arıtılması öngörülüyor. Tüm bilimsel veriler Kızılırmak suyunun içme suyu olarak uygun olmadığını söylüyor. Günümüz teknolojisiyle kanalizasyon suyunu bile arıtıp içmek mümkün. Deniz suyunu arıtarak içme suyuna dönüştüren ülkeler var. Ancak Kızılırmak'ın suyunda bulunan klorür ve sülfatların arıtılması için gerekli ters ozmoz teknolojisi İvedik tesislerinde bulunmuyor.

Sivas'tan başlayarak yukarı Kızılırmak havzasındaki tüm kirlilik yükleri uzun yıllar boyunca Hirfanlı Baraj gölünde birikti. Kayseri'nin tüm atıksularını taşıyan Karasu ile Kırşehir'in atıksularını taşıyan Kırşehir Çayı Hirfanlı Barajı öncesi Kızılırmak'a akıyor. Kızılırmak nehrinin doğal yapısından kaynaklanan sertlik (kalsiyum klorür), sülfat ve tuz değerleri yüksek.

Kalsiyum klorür suyun sertliğini artırır, sabun ve deterjanın köpürmesini engeller, suyun taşındığı boru ve kaplarda kireç tabakası oluşumuna yol açar. Klorürlerin kentsel içme suyu şebekesindeki en önemli etkisi, aşındırıcı özelliğidir. Metal borularda klorür, tepkimeye girerek suda çözünen metal tuzları oluşturmakta, böylece içme suyu içinde metallerin artmasına neden olmaktadır. İçme suyuna karışan kurşun ve bakır, çocuklarda gelişim bozuklukları ve zekâ geriliğine, yetişkinlerde ise mide sorunlarına ve beyin hasarına yol açabilmektedir. İçme suyunda litre başına 250 miligramın üzerindeki sülfat varlığı suyun kokusunu ve tadını olumsuz etkiler. 1000 mg üzerindeki varlığı da ishale yol açar. Dünya Sağlık Örgütü, litrede 500 miligramı aşan miktarlarda sülfat taşıyan içme suları için halkın uyarılmasını önermektedir.

İvedik arıtma tesislerindeki su litrede 15-20 mg sülfat içermektedir. Kızılırmak suyunda ise 350 mg civarındadır. Halkın uyarılması gereken bir diğer nokta da, bu suların kaynatılmaması gerektiğidir. Su kaynatılırken buharlaşacak, içindeki zararlı maddeler daha da yoğunlaşacaktır.

21. Yüzyıl Ankarası

21. Yüzyıl Ankarasının gündemi işte bu konulardır. Özellikle son 10 yıldır yaşanan ihmal, umursamazlık, plan ve bilimsellikten uzaklaşma sonucunda gelinen nokta ortadadır. Yağışların azlığı altyapı eksikliğimizi görmemizi öne almıştır. Şimdi, günü kurtarma çabaları zamanıdır. Bu da bilimsellikten daha da uzaklaşılmasına neden olmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti buna layık değildir.

Levent TOSUN: Eski Ankara Sular İdaresi Genel Müdürü, Makina yüksek Mühendisi

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla


Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 07:17.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026