agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları
(https)




Beğeni Düzeni2Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 14-11-2007, 23:53   #1
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Kazdağlari Için Acil S.o.s.

Merhaba,
Kazdağı 'nı kurtarabilirmiyiz bilemiyorum ama,hepinizi yardıma çağırıyorum.

Bu hafta oralardaydım,Altın aramak için sondaja başlayan firmalar heryeri delmiş ve işaretler koymuşlar.Aralık ta sondaja başlayacakları söyleniyor 36 yerde sondaj deliği açmışlar.Ben sadece Bayramiç,Hacıbekirler,Söğütgediği ve Muratlar bölgesindekileri gezebildim.Durum galiba ciddi.

Şimdilik Ba-çev adlı bir oluşum meydana getirdik.Bu hafta Çanakkalede de Marçev'in toplantıları olacak.Ama gördüklerim ve köylülerden duyduklarımdan sonra korkmaya başladım.Bu kadar çabuk harekete geçeceklerini ummuyordum.

Kirazlı bölgesinde iki adet hayvan sondaj çukurunda biriken suıyu içince ölmüşler deniliyor.Herkesin olumlu katkılarını bekliyoruz.Malum yine Bergamadaki Kanadalı firma yanında İngiliz yardımcıları da var..

Uzun ve zor bir savaş vermeye hazıtrlanıyoruz. Bayramiç den Çana giden yol üzerinde 20,Km de (Yanıklar Köyü girişi) ayrıca Orman İşletmesi bütün ağaçları kesiyor. kesilen ağaçlar 70-100 cm çapında büyük ağaçlar. Sorduğumda kesilme izninin Ankaradan verildiğini söylediler.

Sesimi bu sefer Tema da duyar ve Altınolukta yaşanan Zeytin katliamına benzer olaylar olmaz umarım.

Şimdilik acele bunları yazabildim.İstanbula döndüm ama haber aldıkça yazacağım.
Hepinize Selam ve Saygılar.

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-11-2007, 13:44   #2
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2007
Şehir: yalova
Mesajlar: 479
Sevgili kardeşim,

Sesinizi, ben ve benim gibi yüreği yananlar duyuyor ama, imdat çığlıklarınızı TEMA'ya duyuramazsınız, çünkü onlar bu yasaları çıkartan politikacılara ve sistemden nemalananlara çırağan sarayında kokteyl vermekle meşguller. Onlar artık bu sistemin bir parçası, geçmiş olsun.

Bizi savaşlarla yıkamayanlar böyle yıkmaya çalışıyorlar ama yanılıyorlar bir ölüp bin dirileceğiz, pes etmek yok kimseden medet ummakta yok, büyük ATATÜRK; "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" diyerek başka bir güç aramaya gerek olmadığını işaret etmiştir.


Sizleri kutluyorum, bu uğurda yolumuz zorlu ve uzun, sonuna kadar destekliyor hepinizi selamlıyorum.

Mucip Gürbüz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-11-2007, 13:55   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 19-04-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,457
Galeri: 225
Kazdağlarına Dokunmasınlar!

Evet Oğuz Bey, yöreden alacağınız haberleri merak ve endişeyle bekliyoruz...

Kazdağlarının ve çevre insanlarının yaşam huzurunun altın uğruna bırakın risk altına sokulması, rahatsız edilmeleri bile buradaki sondaj çalışmalarının durdurulması için tek başına yeterli bir neden olmalı.
Orada insan eliyle olup biten çevre felaketinin duyduklarımızın, gördüklerimizin çok ötesinde olduğu bir gerçek...
Kazdağlarında, körfez köylerinde (zeytin) kaç bin ağacın kesildiğini tam olarak bilen yok, ama binin üzerinde olduğu bir gerçek.. Kazdağları'nda sırf çıra çıkarmak için karnı deşilen çam ağaçlarına yanarken şimdi başımıza besbeteri çıktı..

Bu yaz İzmir'den gelirken Bergama Ayvalık kavşağına (yol ayırımına) geldiğimde karşıma koca bir kurşuni renginde tepe çıktı. Ortada insanı içini karartan bir şey vardı ama neydi? Önceleri anlayamadığımdan kendi kendime 'Ne iç karartıcı bir düzenleme yapmışlar' diye söylenmiştim. Meğer o devasa kurşuni tepe Bergama'nın altın ayırımından arta kalan topraklarıymış. Bergama'yı karış karış kazın o renkte toprağa rastlayamazsınız. Üzerinde tek bir ot bile yoktu. Bilseydim, yanaşır bir saksılık toprak alır, bir bitkinin yeşerip yeşermediğini test ederdim.

Yolunuz Balya'ya düştü mü bilmem. 80 yıl önce terk edilen siyanürlü kurşun madeni aradan geçen onca zamana karşın halen çevre ve canlı yaşamı üzerindeki olumsuz etkisini çıplak gözle görebilirsiniz. Kendinizi alacakaranlık kuşağındaymışcasına içiniz ürperir.... Hekimlerden ve ziraat mühendislerinden oluşan bir heyet 1925 yılında yaptıkları inceleme sonucunda, “bülbül ve kanaryanın bir günden fazla yaşayamayacağı yer”, diye nitelmişler Balya'yı. Denebilir ki o zaman teknoloji geriydi. İyi ya hadı bugün kü teknolijiyle eski haline koyun Balya'yı?.. İTÜ raporunda Onca yıl sonra bile Balya'da var olan atıkların çevre sulak alanları ve barajları olumsuz etkileyeceğini yazıyor...

Kazdağları bilime mi teslim edilecek, yoksa para gelsin de nasıl gelirse gelsin diyen kör bir siyasi anlayışa mı?
Doğrusu Kendi ülkelerinde (kanada'da, İngiltere'de) çalışmalarına izin verilmeyen altın şirketlerin kendi ülkemde altın aramaları kanıma dokunuyor. Bu yoksul halimle varolan mutluluğumu, bu yolla gelecek olan zenginliğe her zaman tercih ederim.

hassoman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-11-2007, 11:47   #4
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 19-04-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,457
Galeri: 225
'Zeytinliği sattık, ağacı da yaktık'

'Zeytinliği sattık, ağacı da yaktık'

Bölgede 2 bin kadar asırlık zeytin ağacı altın madeni için kesilmiş. Üç kilometre sınırından kurtulmak da çok kolay olmuş: Zeytin arazilerini satın alıp ağaçları da köylüye kestirmek. Babasına ait dokuz dönümlük zeytinliği dönümü 7 bin YTL'den satan Metin Demir halinden memnun:
"Normalde o tepelerde zeytincilik çok zor. Satmaya kalksanız dönümüne 1000 YTL vermezler. İyi teklif olunca biz de sattık. Zeytinleri de kesip odun yaptık."
Havran Ziraat Odası Meclis Başkanı Edip Savaş da şu örneği veriyor:
"Evinize bir un çuvalı götürüyorsunuz, çocuklarınız aç olduğu halde çuvala dokundurmuyorsunuz, sadece bakıyorsunuz. Bizim durumumuz da budur. Burada altın var ve çıkarılmalı."
Küçükdere Köyü'nden 50'yi aşkın kişi madende çalışıyor. Küçükdere Köyü'nde bir nakliye şirketi ve bir de kooperatif kurulmuş. Nakliyeciler ton başna 10.5 YTL alıyor. Küçükdere ve Büyükderelilerin çalıştığı nakliyecilik işinde, günde üç sefer yapan 15 kamyon çalışıyor.
İda-Troya Platformu'nun kurucusu ve zeytinci Metin Nadir ise gelişmeleri endişeyle izliyor: "Edremit Körfezi'nde 20 milyon zeytin ağacı var. Dünyanın en kaliteli zeytinyağı burada üretiliyor. Halkın yüzde 70'i zeytincilik, geri kalanı diğer tarım ürünleri ve turizmden geçiniyor. Burada altın madenleri işletilirse zeytincilik biter."

Ayrıntı haber için bkz: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=237935

hassoman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-12-2007, 19:47   #5
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Yolunuz Balya'ya düştü mü bilmem. 80 yıl önce terk edilen siyanürlü kurşun madeni

Kazdağları bilime mi teslim edilecek, yoksa para gelsin de nasıl gelirse gelsin diyen kör bir siyasi anlayışa mı?

Sayın Hassoman,

Bu hafta Bayramiçteydim,Dün akşam kar yağmaya başladığı için Bu gün istanbul a döndüm.

Bölgede ilk yaptığım şey Teck Cominco denen firmanın Etili deki şantiyesine gitmek oldu. Amacım bir şey yapıp yapmadıklarını gözlemlemek ve araç gereçlerine bakmaktı. Ama firmanın iki mühendisinin anlattıklarını dinleyince bazı süphelerimde haklı çıktığımı gördüm.

Esasında kesilen ağaçlar, zehirlenen çevre kimsenin sahiden umurunda değil. Eğer öyle olmasaydı bölgede 10 yıldan fazladır işletilen maden ocaklarını ve seramik hammaddesi çıkarırken etrafın rengini bile değiştiren madenlere tepki gösterirlerdi ama böyle bir durum yok ortada herkes halinden memnun.

Aşağı yukarı otuzdan fazla maden işletmesi zaten çevreyi katletmiş ,zehirlemiş ve ağaçları kesmişken kimse ses çıkartmamış. Ayrıca Kanadalı firmanın sondaja yeni başlamamış olduğunu ve yaklaşık bölgede yedi senedir sondaj yaptıklarını da söylediler. Ama iki sene Dünyadaki fiyat istikrarsızlığından dolayı, işe ara vermişler.
Ayrıca sondaj halen devam ediyor dediler. Ama sadece Muratlar Köyü ve çevresinde sondaj çalışmaları engellenmişler.

Ayrıca çok gerçekçi olarak çevreyi hiç kirletmediklerini iddia etmediler sadece kirlenmemesi için azami özeni zaten gösteriyoruz dediler.

Biraz araştırınca söylediklerinin bir kısmının doğru olduğunu ve esas problemin siyanür olmadığını da anladım.Çünkü İstanbulda da zaten hergün tonlarca siyanür ve hatta ismi bu kadar medyatik olmayan nice zehirli kimyasal maddeler yıllardır birçok sektörde kullanılıyor.Atıklar gizlice Kanalizasyona karıştırılıyor ama kimse yine sesini çıkartmıyor.Kazdağına gelince zaten yıllardır buralardaki herkes ağaçları kesiyor kimse pankartı alıp protesto etmemiş.Her taraf maden ocağı. birkaçını gidip gördük

Ama amaç farklı,sanki birileri bir anda nasıl Hepimiz Hırantız diye bağırttıysa ona benzer bir güç bu sefer bizleri farklı bir eylem için harekete geçirdi

Ben bunun emperyalizm mi veya ne olduğunu araştırmıyorum . Ama uyanık olmamız gerektiğini biliyorum.

Geçen hafta İstanbul a dönerken, Bayramiç-Çan-Yenice-Balya-Balıkesir-Bursa yolunu kullandım. Yanımda bulunan İsmi Alican Güngör olan Matbaacı arkadaşım ile Balya Belediye Başkanı na gidip görüştük.

Eskiden yapılanları kendisi de onaylamıyor. bölgede Eczacıbaşı ve başka bir Türk Firmanın maden araştırmaları yaptığını.Ama her iki firmanın da çevreye son derece duyarlı davrandıklarını söyledi.

Son olarak da, Altımızda dünyanın zenginliği var ama üzerinde fakir oturuyoruz dedi. Başkanın Sözlerine Katılmamak elde değil.

Selamlar.

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-12-2007, 23:44   #6
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 19-04-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,457
Galeri: 225
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Oğuz Karsan Mesajı Göster

.... firmanın iki mühendisinin anlattıklarını dinleyince bazı süphelerimde haklı çıktığımı gördüm."....." Esasında kesilen ağaçlar, zehirlenen çevre kimsenin sahiden umurunda değil. "........." herkes halinden memnun.

Aşağı yukarı otuzdan fazla maden işletmesi zaten çevreyi katletmiş ,zehirlemiş ve ağaçları kesmişken kimse ses çıkartmamış."........" çevreyi hiç kirletmediklerini iddia etmediler sadece kirlenmemesi için...özeni gösteriyoruz dediler.

Biraz araştırınca söylediklerinin bir kısmının doğru olduğunu ve esas problemin siyanür olmadığını da anladım."....." Kazdağına gelince zaten yıllardır buralardaki herkes ağaçları kesiyor kimse pankartı alıp protesto etmemiş.Her taraf maden ocağı. birkaçını gidip gördük

Ama amaç farklı,sanki birileri bir anda nasıl Hepimiz Hırantız diye bağırttıysa ona benzer bir güç bu sefer bizleri farklı bir eylem için harekete geçirdi

Balya Belediye Başkanı na gidip görüştük.".... " bölgede Eczacıbaşı ve başka bir Türk Firmanın maden araştırmaları yaptığını.Ama her iki firmanın da çevreye son derece duyarlı davrandıklarını söyledi.

Son olarak da, Altımızda dünyanın zenginliği var ama üzerinde fakir oturuyoruz dedi. Başkanın Sözlerine Katılmamak elde değil.

Sayın Karsan,
Bu defa sizi anlamakta güçlük çektim. Gerçekten sizdeki bu 'u' dönüşünü hay'ra yormak isterim. Altın uğruna Kazdağları'nın altını oyanlara karşı gösterilen tepkileri çelmek isteyenlerin -bilerek ya da bilmeyerek- amaçlarına meyletmiş olmanızı üzüntüyle karşıladım

Yazınız içeriğindeki çelişkileri tek tek çıkarıp belirtmeye gerek yok; çünkü, çelişkiler zaten kendini ele veriyor.

"Esasında kesilen ağaçlar, zehirlenen çevre kimsenin sahiden umurunda değil." demişsiniz. Bu cümle bile tek başına yeter bana. Demek kesilen ağaçların ve zehirlenen bir çevrenin varlığını kabul ediyorsunuz. "Kimsenin umurunda değil " gibisinden genel bir yargıyı hangi gözleme dayanarak söylediğinizi bilemem. Bırakın çevredeki 12 Belediye Başkanının tepki için bir araya gelmelerini, bırakın sayısız platformlar çeresinde toplanmış olanları, bırakın çeşitli derneklerin çatısı altında buluşanları, bırakın pek çok bireysel girişimleri, bırakın hepsini bir yana en azından benim umurumda!..
Orada değil binlerce ağacın, tek bir dalın kırılmış olmasından bile bu çağın insanları olarak biz sorumluyuz biz!... Ben bizzat kendim Havran ilçesine bağlı bir köyde en az 15 bin zeytin ağacının kesildiğini biliyorum.
Kazdağları'ndaki kesilen ağaçların yeri insan eliyle yeiden ağaçlandırıldı diyelim. Meydana gelecek olan artık bir orman olmayacaktır. Yeşil bir örtü olacaktır. Bu sitede bir Orman uzmanı kalksın da bize Orman ile yeşil örtü arasındaki farkı anlatsın… Kaldı ki o yörede bundan böyle değil bir ağaç, bir ot bile bitmeyecektir. (Balya'yı gördüğünüz için bu gerçeği kolay anlarsınız..)

Sondaj yapılan çevredeki köylülerin bir kısmı bu şirketlerden elbette memnun... Bir iki yerel belediye de memnun hayatından. Çünkü yollarına kilit taşlar döşendi, kasabaya giden yollar asfaltlandı!.. Çünkü köylülerden sondaj çevresindeki zeytiliği olanlar oldukca paraya sattılar, kiminin çoluk çocuğu orada çalışıyor, kimi bu şirketler sayesinde nakliyecilik yapıyor (Bergamadaki şantiyeye toprak taşıyorlar)... Neymiş, Mühendisler çevrenin “kirlenmemesi için azami özeni zaten gösteriyoruz” demişler!.. (Peki ne yapacaklardı?) Bu söz ne kadar ihtimam edilirse edilsin öyle ya da böyle eninde sonunda çevrenin kirleneceğinin itirafı değil mi? Bu tür işler çevreyi kirletmeden yapılmaz ki?


Ha bir de şöyle demişsiniz: “Ama amaç farklı,sanki birileri bir anda nasıl Hepimiz Hırantız diye bağırttıysa ona benzer bir güç bu sefer bizleri farklı bir eylem için harekete geçirdi…” Bu komplo teorinize diyecek yok doğrusu. Neymiş dünyadaki altın borsasına hakim olan ülkeler, ülkemizden altın çıkarılmasına karşılarmış. Kardeşim zaten o ülkenin şirketleri gelip benim ülkemin içine ediyorlar. Benim derdim bu. Gördüğüm kadarıyla araştırmayı, gözlem yapmayı seviyorsunuz. Peki bu şirketler kendi ülkelerinde altın için kazı izni alabiliyorlar mı alamıyorlar mı? Hele Kazdağları gibi benzer yörelerde bir çivi çakabilirler mi? Bİr dal koparabilirler mi?.. Siz bana bunları araştırın gelin:

Ha, bir de, "Biraz araştırınca söylediklerinin bir kısmının doğru olduğunu ve esas problemin siyanür olmadığını da anladım….." demişsiniz…

Evet doğru söylüyorsunuz. Asıl mesele siyanür değil, asıl mesele Kazdağlarının altın uğruna altının oyulmasıdır. Biz madenciliğin ve madencilik sektörünün karşısında değiliz. Siyasete, vahşi kapitallizmin kurallarına değil; bilimin ve doğanın gereklerine kulak verin, Kazdağlarından elinizi ayağınızı çekin diyoruz. O kadar…

Diyorsunuz ki "Aşağı yukarı otuzdan fazla maden işletmesi zaten çevreyi katletmiş ,zehirlemiş ve ağaçları kesmişken kimse ses çıkartmamış. .." Ne yani bugüne kadar ses çıkartılmadı diye (ki tamamen yanlış bir bilgi) bundan sonra da mı çıkartılmasın. Bırakalım da katliama, zehirlemeye devam mı etsinler?...

Belki ilgisiz görünebilir ama sayenizde aklıma Nazi Almanyası’nda Papaz Martin Niemoller’in yaşadığı o ünlü deneyim aklıma geldi:
Önce sosyalistleri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü ben sosyalist değildim.
Sonra sendikacıları topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü sendikacı değildim.
Sonra Yahudileri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü Yahudi değildim...
Sonra beni almaya geldiler. Benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı…

Allah korusun sesimizi çıkarmaya çıkarmaya sonunda ses çıkaracak temiz çevre kalmayacak…

En can alıcı cümleyi sona saklamışsınız:
Son olarak da, Altımızda dünyanın zenginliği var ama üzerinde fakir oturuyoruz Evet o malum çevrenin dört elle sarıldığı veciz demogojik cümleyi bakıyorum da siz de benimsemişsiniz.

Peki sayın Karsan,
Bu şirketler altın ve elmas uğruna asırlardır Afrika'nın altını üstüne getirmediler mi?
Hangi Afrika ülkesi kendi topraklarından çıkarılan kıymetli madenler sayesinde zengin olmuş?.. Bir tek ülkeyi örnek gösterin bana!
Çıkan altının sadece -olursa- % 2'sinin ülkemizde kalacağını biliyor muydunuz?..
Bana kalırsa isterse % 100'ü kalsın hiç umurumda değil. Benim umurumda olan, tarih boyunca bereketli topraklar olarak anıla gelen Anadolu'nun hızla çölleştiği.. Bu bir kehanet değil, bilimsel bir gerçektir...

hassoman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-12-2007, 12:23   #7
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Merhaba,
Kazdağlarını korumak ve kurtarmak isteyen arkadaşlar.

Dört gündür Bayramiç teyim.Ba çev yani Bayramiç ve köyleri çevre platformu adlı oluşum un toplantılarına üye sıfatı ile katıldım.

Bu arada Teck Cominco adlı Kanadalı maden devi olan firmanın Etili köyünde bulunan şantiyesine gidip baktım.Pek bir faaliyet yok gibi.

Araçlar olduğu yerde duruyor.Köylülerden aldığım bilgiye göre Sögüt alan Köyünde uğraşıyor larmış.


Şantiyedeki metalurji mühendisi olan bir kaç kişiden konu ile ilgili bilgi almak istediğimi söyleyince,Sevindiler ve çok yakın davrandılar. Hatta kimsenin gelip kendilerine birşey sormadığını ve yargısız infaz yapıldığını protesto işinin altında yatan amacın esasında Kazdağlarını korumak olmadığını gerçeğin farklı olduğunu da anlattılar.

Altı Yedi yıldır bölgede olduklarını Ve hala araştırma safhasında olduklarını sadece sondaj yaptıklarını ve hiç bir yere zarar vermediklerini, iki yıldır ara vermiş olduklarını ve yeni yeni faaliyete geçtiklerini,ağaç kesmediklerini,yeraltı sularını da kirletmediklerini ama bu kirlenmeye sebep olan zaten yirmiye yakın taşocağının ve iki fayans hammadesi firmasının ve Türkiye Kömür İşletmeleri nin bölgede on yıldır faaliyette olduklarını ama kendilerinin bölgeye gelince harkesin ayaklandığını anlattılar.

Sağa solu gezip,biraz da araştırınca, söylediklerinden bazılarının doğru olduğunu anladım tabi her konuştukları ve her anlattıkları mevzuyu henüz araştıramadım.

Ama birkaç taşocağını gezince esas felaketin yıllar önce zaten başlatılmış olduğunu anladım.

Ayrıca Orman İşletme Müdürlüğü, Yanıklar Köyü girişinde en az 5.000 adet ağacı kesmiş durumda.Sağ sol heryer koca koca kutukler ile dolu ve kesmeye devam ediyorlar.

Yarın istanbul'a döneceğim. Geri kalan ayrıntıları eklerim.

Selamlar.

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-12-2007, 16:31   #8
Ağaç Dostu
 
eskimo's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-06-2005
Şehir: Didim
Mesajlar: 741
Galeri: 24
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Oğuz Karsan Mesajı Göster
Ayrıca Orman İşletme Müdürlüğü, Yanıklar Köyü girişinde en az 5.000 adet ağacı kesmiş durumda.Sağ sol heryer koca koca kutukler ile dolu ve kesmeye devam ediyorlar.
.
Sayın Oğuz Karsan,
artık bir Milli ağaçlandırma Seferberliğimiz var,
Orman Rehabilitasyon kapsamında! kesilmiştir o ağaçlar.


Doğa derneği üyelerinden birinin şu sözünü hiç unutmam;
''Bir adam öldürdüm ama beş çocuk yaptım''...

eskimo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-12-2007, 18:15   #9
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Sayın Eskimo,

Kesilen harika güzellikteki bir orman, Kesen Orman İşletme Müdürlüğü, Mantığı yok.

Ağaçlar yaklaşık 30 m boyunda 70 cm çapında.

Eğer gençleştirme veya her ne sebeple kesilmiş olurlarsa olsun, eski halini bilen biri olarak oradan her geçişimde üzüleceğim ve yeni fidanları dikecek binlerce dekar bozuk orman denilen türden arazimiz varken kesenler kim olursa olsun lanetliyeceğim.

Demek ki aynı mantıkla,Korucak,Köylü,Yaylacık sapağındaki ayrıca Bezirganlar,Söğütgediği,Cazgirler sapağındaki ve aşağı,yukarı şevik köylerine giden yol üzerinde hiç ağaç kalmayacak çok yazık.

Peki sizce bu uygulama doğru mu ?

Yani bir sürü boş alan varken, daha 100 yıl ömürleri olan ağaçları kesmek ne derece faydalı olabilir. ? Bu ne biçim bir politika
Ayrıca bir sürü adam öldürdük,yaptığımız çocuk da yok. Bence şu anki durum böyle. Eğer akılcı adımlar atıp uygulanabilirse ne ala, belki ileride olabilir.

Peki boş alanları kim ağaçlandıracak. Özel sektörü boşuna beklemesinler. Arazilerinde ağaç var diye o kadar çok kişinin canını yakmışlar ki. Bir daha kimse arazisini ağaçlandırmaz.

Artık kimsenin bir tane ağaç dikmeye isteği yok, Arazileri ellerinden gider endişesiyle, var olanlardan da kurtulmaya uğraşıyorlar.

Selamlar.

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-12-2007, 15:29   #10
Ağaç Dostu
 
eskimo's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-06-2005
Şehir: Didim
Mesajlar: 741
Galeri: 24
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Oğuz Karsan Mesajı Göster
.........
Bu arada Teck Cominco adlı Kanadalı maden devi olan firmanın Etili köyünde bulunan şantiyesine gidip baktım.Pek bir faaliyet yok gibi.
..............
Araçlar olduğu yerde duruyor.Köylülerden aldığım bilgiye göre Sögüt alan Köyünde uğraşıyor larmış.
............
Altı Yedi yıldır bölgede olduklarını Ve hala araştırma safhasında olduklarını sadece sondaj yaptıklarını ve hiç bir yere zarar vermediklerini, iki yıldır ara vermiş olduklarını ve yeni yeni faaliyete geçtiklerini,
............
Doğu Truva Madencilik: Kanadalı Teck Cominco'nun desteklediği Fronteer'e ait firmanın 1 adet arama sahası bulunuyor.

Bu firmanın 1 adet arama sahası varmış.
Eğer bir kaç yerde arama yapılıyorsa kanuna aykrı bir durum var demektir..

Alıntı:
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Kazdağı eteklerindeki Kısacık köyü yakınlarında, MTA tarafından 8 yıldır yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir altın rezervi tespit edildiği bildirildi.
MTA Kuzeybatı Anadolu Bölge Müdürü Vekili Ramazan Konakbay, yaptığı açıklamada, Ayvacık'a bağlı iki bölgede 8 yıldır altın arama çalışmalarının yürütüldüğünü, bu çalışamlar kapsamında Kısacık köyü yakınlarında önemli bir rezerve rastladıklarını söyledi.
yukarıda ki habere göre Kazdağları'nda arama yapan firmalar değil MTA imiş.

eskimo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-12-2007, 23:31   #11
Ağaç Dostu
 
Yücel Özlem's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-04-2006
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 3,116
Galeri: 137
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Oğuz Karsan Mesajı Göster
Merhaba, Arkadaşlar benim bir önerim var. Artik daha sert olmalıyız diye düsünüyorum.Biz basit protestolarla vakit geçirirken adamlar Kazdağlarını delik deşik ettiler.Bayramiç-Çan karayolunun 25.nci Km sinden sol tarafa bakanlar ne anlatmak istediğimi daha iyi anlayacaktır.Asağı yukarı 200 dekarlık bir alan dümdüz edilmiş durumda.Orman işletme müdürlüğü hiç bir şey yapmıyor.Köylü vatandaş yakacak ihtiyacı için agaç keserse hapse düsüyor ama yabancı firmalar gozumuz gibi koruduğumuz ormanlarımızda istediği alanı kesip istediğini yapabiliyor.Buna dur demenin zamanı gelmedi mi ? . . .
Yorumsuz.

Yücel Özlem Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 19:40.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026