agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları
(https)




Beğeni Düzeni2Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 24-10-2007, 14:28   #1
Ağaçsever
 
ilahi morluk's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-08-2007
Şehir: istanbul/ısparta
Mesajlar: 68
Tepkiler çığ gibi büyüyor. Yazar Nihat Genç Skytürk televizyonunda Kaz Dağlarında yaşanan bu afet hakkında sert konuştu.

http://www.youtube.com/watch?v=-yLQ7dUqkjA

ilahi morluk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-10-2007, 12:30   #2
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,246
Galeri: 88
Alıntı:
Türkiye’de son günlerde gazetelerde okudunuz, Kaz Dağları yabancı maden şirketleri tarafından yok ediliyor. Aynen daha önce Latin Amerika'nın damarlarının kesilmesi gibi. Değerli dostlar, bugün sizlere Türkiye'nin 2001 sonrası içine düştüğü durumu ve özellikle son dönemi çok iyi anlattığını düşündüğüm bir kitaptan bahsetmek istiyorum.

Kitabın adı "Latin Amerika'nın Kesik Damarları". Peki bu kitap neden bahsediyor ve en önemlisi Kaz Dağlar'ında maden çıkarma ile alakası ne?

İsimler ve yerler farklı olmakla birlikte özünde bizden bahsediyor. Yaşadığımız "her şeyi sat" sürecine ekonomik büyüme, küreselleşme, Avrupa ile entegrasyon diyenlerin Latin Amerika'nın geçmişinden ders almak amacıyla bu kitabı mutlaka okumaları gerekli.

Bazı ülkeler kaybediyor


Değerli dostlar, kitap, "bugünlerin bizlerini" anlatan çok net bir cümle ile başlıyor: "Aptallığa oldukça benzeyen bir suskunluk içindeydik". Evet, aynen bugün Türkiye'de yaşayan her kesimden milyonların, yani bizlerin olduğu gibi.
Kitabın detaylarına gelince. Alıntıları aynen aktarıyorum:

* Uluslararası işbölümü sonucu bazı ülkeler kazanırken, bazıları da kaybediyor. Bizim bugün Latin Amerika diye adlandırılan toprağımız, kendini kaybetmeye adamış durumda. Rönesans Avrupalılarının, dişlerini boğazımıza geçirmek üzere okyanusa atladıkları uzak çağlardan beri bu böyle. Fetih ganimetleri, altınla örülü vadiler, gümüşle kaplı dağlar karşısında hayal gücünün şaşkınlığa düştüğü o eski yerler değil artık buraları. Ama bölge hizmetçi konumunu koruyor. Yabancı gereksinimlerin hizmetinde olmaya, dışarısı için tükenmez petrol ve demir, bakır ve et, meyve ve kahve, hammadde ve zahire kaynağı olmaya devam ediyor. Zengin ülkeler bütün bunları tüketirken, Latin Amerika'nın bütün bunları tüketirken kazandığından daha fazla kazanıyorlar (bu cümleye lütfen dikkat!).

Sermayenin egemenliği



* Latin Amerika'nın yabancı sermaye gruplarına tanıdığı imtiyazları mutlaka duymuşsunuzdur. Ama ABD'nin başka ülkelere tanıdığı imtiyazları asla duymazsınız. Başkan Wilson şöyle diyordu: Bir ülke oraya yerleşen sermayenin kesin egemenliği altına girer.

* Kesik damarların kıtasıdır Latin Amerika. Keşfedildiği günden beri burada her şey, önce Avrupa daha sonra da Kuzey Amerika sermayesine dönüşmüş ve o uzaktaki iktidar merkezlerinde öylece birikmiştir. Her şey, bütün her şey: Toprak ve tüm ürünleri, zengin madenler ile dolu yeraltı, insanlar, insanlarımızın tüketim ve üretim güçleri, tüm doğal ve insani kaynaklar.

* Sistem, yabancı patronlar bakımından ve tabii ruhunu Faust'un yüzünü kızartacak kadar düşük bir fiyata şeytana satmış olan yerli komisyoncular tarafından son derece akla uygun bir yapıdır. Ama onlar dışında kalan herkes açısından öylesine akıldışıdır ki, geliştikçe tüm dengesizlikleri, gerilimleri ve çelişkileri de gelişip sivrilmektedir. Bağımlı ve gecikmeli olan düzeniyle, eşitsiz toplum yapısı içinde süregiden sanayileşme, işsizliğin çözümüne yardımcı olacağı yerde daha da yaygınlaşmasına yol açmaktadır. Yoksulluk artmakta, zenginlik belli noktalara yoğunlaşmaktadır.

Damarlarımız kesiliyor



Sonuç: Kitapta Latin Amerika ülkelerinin bankacılık, petrol, tarım, madencilik gibi ana damarlarını, hatta içme suyu şebekelerini ele geçiren ailelere, şirketlere dair detaylı örnekler bulacak ve her okuduğunuz satırda "Türkiye'de de böyle oldu ve oluyor" diyeceksiniz.

Son söz: Yaşadığımız "vahşi kapitalizm-küreselleşme-AB'lileşme" süreci Türkiye'yi finansal döngü içinde, kısa vadede sıcak para girişi ile büyüyor gibi gösterse bile, detaya bakınca durum çok açık: Türkiye'nin de damarları kesiliyor. Yerine yeni damarlar bağlanıyor ama bazılarının da anlayamadığı gibi o damarlar bizim değil.

Not: Kaz Dağları'nda yürütülen maden çıkarma adı altında bölgenin doğasının bu ülkenin halkı hiçe sayılarak yok edilmesi aynen Latin Amerika’da yaşananlar ile birebir örtüşüyor. Bu teslimiyet sürecinin bir sonucu Kaz Dağları operasyonu.
Yiğit Bulut / Referans

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 05:08.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026