![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 15-01-2013
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 73
|
Çorbada tuzum olsun, bir televizyon program sunucusu aleni bir şekilde kaptanlarla konuştugunu, onlarında kendi görüşlerini belirttiklerini yazmış, ben ana başlıklar halinde okudum, tv dede programında belirttimi kendisine iletilen bu görüşleri bilmiyorum..Hususun dogrulanması çok kolay olacagı için, ''bu tv sunucusuna'' çok güvenmesemde, yalan söyledigini, **** farklı egip bükmelerle konuyu tamamıyle farklı bir şekilde aktardıgını sanmıyorum, kendisine güvenmeme rezervimide koruyarak, bu konuda kendisine iletilenleri tarafsızca aktardıgını düşünmekteyim..Bu kadar peşrevden sonra gelelim vehbinin takkesine.. Kaptanların görüşleri şudur; bogazda üstten karadeniz suyu marmaraya akar, alttan marmara suyu karadenize akar. Bu akan suyun belli bir hızı vardır, bu hız 4 ila 6 - bogazın dar **** geniş yerinden ölçülmesine göre - km/ saat ( bu birimden emin degilim, knot olarak söylenmişte olabilir, fakat birim degişikligi kaptanların konu hakkındaki görüşlerini degiştirmiyor ), şu anda bogazdaki rüzgarsız vakitlerdeki akıntı hızları bile kendilerini zorluyormuş, kaptanlar karadenizden marmaraya iniş rotasını çok zor oldugu için sevmezlermiş ( zorlugu su akış hızından dolayı ), bunun yanında marmaraya iniş sırasında birde arkadan rüzgar aldıklarında hızları dahada artarak geminin kontrolünü iyice zorlaştırmakta imiş.....Bogaz hakkında bu kadar şey söyledim ama daha kanaldan bahsetmedim, kaptanların dedikleri şu; kanal daha dar ve derinligi az olacagı için buradaki akıntı hızının dahada fazla olacagı, bu durumda gemi kontrolünün çok daha zorlaşacagını belirtiyorlarmış., partili Cumhurbaşkanının söyledigine göre büyük tonajlı gemiler bu kanaldan geçecek ve bizleri paraya bogacaklarmış ya hani,....gerisini yazılanları buldum yapıştırıyorum,,25 metrelik derinlik çok yetersiz. Bugün tanker sınıfları kıyı tankerleri hariç minimum 20 metre su kesimine sahip. Daha net söylemek gerekirse en büyük tanker sınıfı olan ULCC’lerin draftı 35 metre, VLCC’lerin draftı 28 metre, Suezmax’ların 23 metre. Bugün petrol taşımacılığının büyük bölümü bu tankerlerle yapılıyor. Boğaz’da tehlike yaratacak büyüklükte olan tankerler bunlar ve 25 metrelik derinlikteki bir kanaldan bu tankerler geçemez...........Kanal Karadeniz suyunu Marmara’ya taşıyacak. Yani kanaldaki su az tuzlu Karadeniz suyu olacak. Bu suyun kaldırma kapasitesi daha düşük olduğu için, 25 metrelik derinlik iyiden iyiye az gelecek. Çünkü bu suda gemiler daha fazla suya gömülür...........Bu tankerlerin boyları 245 metre ile 415 metre arasında değişiyor. Kanalda tek bir tanker arıza yapsa veya kaza yapsa, kıyıya çarpsa 200 metre genişlikteki kanal tıkanır. Bu kadar dar bir kanalda tankerlerin manevra yapması çok ama çok zor olur....... İstanbul Boğazı’nda Karadeniz’den Marmara’ya doğru olan yüzey akıntısının hızı genelde 3-4 knot civarındadır. Yer yer daha hızlanır, yer yer yavaşlar ve ters döner. Kuvvetli poyraz fırtınalarında 7-8 knota kadar çıkar. Bu yüzden kaptanlar Karadeniz’den Marmara’ya doğru olan gidişi sevmezler. Bu akıntı hızı gemiyi rotada tutmayı zorlaştırır. Bir anlamda yokuş aşağı gidiştir ve geminin kontrolü zordur. Kanalda ise akıntı hızı Karadeniz’den Marmara’ya doğru yaklaşık 10 knot olacak. Hiçbir gemi kaptanı bu süratle aşağı doğru inmek istemez. Akılalmaz derecede zor bir seyirdir. Gemiyi kontrol altında tutamazsınız. Bunu engellemek için kıyıdan gemileri bağlayarak aşağı doğru indirmeniz gerekir. Bu durumda dolu gemiler bu yolu kullanmayacak, Boğaz’ı tercih edecektir. Yani tehlike arz eden gemiler yine İstanbul’un içinden geçecektir.......Şu anda Boğaz’ı geçmek için bekleme süresi çok uzun değil. 24 saati aşan pek yok. Çok büyük gemiler için hava koşulları uygun olmadığı zaman bekleme oluyor ama bu da genelde 3-4 günü aşmıyor.............Benim notum, şu anda İstanbul bogazı agzında bekleme ortalama süresi 22 saattir.. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 19-02-2018
Şehir: Muğla
Mesajlar: 734
|
Anlaşılmamış görülen rakamlar için açıklama
Öngörülen kanal maliyeti 75 milyar TL. Bugünkü kurla 12,5 milyar $. Yaklaşımın doğruluğunu sorgulayayım: Son boğaz köprüsünün maliyeti 3 milyar $. Çanakkale ve İzmit'i kullanmama nedenim bağlantı yolları yok. Boğaz köprüsünde yollar köprünün maliyetini aşmış. (Köprü maliyetlerini karşılaştırdım.) Kanalın üzerine 55 m yüksekliği olan 10 köprü yapılacak. Bunların bağlantı yolları olmak zorunda. Hassas sayılmayacak bir yaklaşımla. öngörülen para, köprüler ve bağlantı yollarının maliyetini karşılayamaz görünüyor. Kanalın maliyetinin yanından bile geçemez. İstanbul Boğazı'nda kaç tane gözetleme radarı var ? Bunların kurulum ve işletme maliyetleri hesaplara dahil mi ? Ayrıntılı düşündükçe sorular artıyor. Sn Ketenhelva'nın alıntısındaki hızlar deniz mili. (x 1,85 = km ) Akıntı hızı neden önemli ? Su taşıtının dümen tutması (yönlendirilebilmesi) için, yüzdürüldüğü sudan daha hızlı olması gerekir. Taşıtın özelliklerine göre değişik hızlar vardır. Kaptanların anlatmak istediği : Akıntı hızına dümen tutabilme hızını eklerseniz geminin en düşük hızını bulursunuz. Sonuçta, akıntı hızı arttıkça geminin seyir hızı artar. Çok daha dar olan kanalda, Boğaz'dan daha hızlı seyir yapmak zorunda kalınacak. Akıntının nedeni : Karadeniz, Boğaz ile Marmara'ya bağlanan kapalı bir havza. Marmara ise iki boğaz ile dışa açılan bir havza. Her ikisine de akarsular su dolduruyor. Lisede öğrenilen bileşik kapları anımsayalım. Karadeniz'e akan sular denizi yükseltiyor ve Marmara'ya akmaya başlıyor. Marmara'ya akan sular ve Karadeniz'den gelen sular Marmara'yı yükseltiyor. Marmara, fazla suyu Çanakkale Boğazından Akdeniz'e akıtmaya çalışıyor. Ancak, yeterli boşaltmayı yapamadığı için bir bölüm suyunu Karadeniz'e geri gönderiyor. (Doğal denge) İstanbul Boğazı'ndaki alt ve üst akıntıların nedeni bu. Karadeniz, Marmara'dan 30 cm kadar yüksek. Dünyadaki iki büyük kanal, Afrika ve Güney Amerika'yı dolaşmamak için, en az 100 yıl önce yapılmış. İkisinde de bu akıntılara dikkat edilerek havuzlar kullanılmış. (Avrupa'daki nehir ulaşımlarında da kullanılıyor.) Kanalın iki yakasındaki sular doğal akışa bırakılmamış. Yüz yıl önceki bilime saygı ile günümüz Türkiye'sinde bilime ve akla saygı arasındaki fark. Ekoloji derin konu olsun. Haydarpaşa açıklarında İndependent tankeri yanmıştı. (İstanbul Boğazı'nda olabilecek gemi kazalarından kaçınılacak diye bir görüş var.) Günlerce sürdü. Felaket olarak adlandırıldı. Genç olanlar internette bulabilir. 100 m genişliğindeki kanalda tanker yanmaya başlarsa, çevresindeki yaşam ne hale gelir ? Olmaz mı diyorsunuz ? İlk hızlı tren faciasında TCDD Gn. Md. demişti. "Adı üstünde kaza bu. Allah'tan gelir." Bu raylarda hızlı tren işletilemez diyenler gericiydi yine. Sonra başka TCDD kazaları olmaya devam etti. Yakıt tankerlerinin yanmama özelliği olamayacaksa, yaşanabilir. Böyle bir durumda, karşı çıkanları gericilikle suçlayan Konyalı Forumdaşımızın, "İstanbul için dua ediyoruz" deyişini hayal edebiliyorum. Elden ne gelir ? İstanbul Boğazı tanker trafiği için yetersiz kalıyorsa Çanakkale Boğazı da yetersiz kalacak demektir. Saros'a da kanal yapacak mıyız ? |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 15-11-2019
Şehir: İstanbul - Fethiye
Mesajlar: 74
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|