![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Otçu
|
Küresel ısınma engellenebilir mi?
alg: Basitçe sulardaki tek hücreli ve çok hücreli fotosentez yapabilen canlılardır. (dünyadaki karbondioksitin oksijene dönüşümünde karadaki bitkilerden daha fazla (yakaşık olarak 3 kat) katkı sağlarlar.) Kaliforniya'daki Deniz yosunu Araştırma Laboratuvarları'ndan John Martin, demirin, besin maddelerince zengin denizlerdeki fitoplankton (alg) üretimini arttırdığı hipotezini ileri sürmektedir. Güney okyanusunu demir ile gübrelemenin fitoplankton fotosentezini ve atmosferden 60 kat fazla CO2 içeren derin okyanusa atmosferden Co2 nin uzaklaştırılmasının mümkün olabileceğini de idda etmektedir. 1988 yılı Temmuz ayında Chisholm ve Morel (1991) Woods Hole Deniz Bilimleri Enstitüsü'ndeki Jonural Club kongresinde bunu ilk olarak şakayla söylediğini belirmiş ve tahminen 300000 ton demir ile Güney Okyanusunda yaşayan fitoplanktonun ani alg çoğalması yaparak milyonlarca ton karbondioksiti atmosferden uzaklaştıracağını ve böylece küresel ısınmayı ortadan kaldırabileceğini söylemiştir. Dr. Stranglove'un vurguladığı gibi, demir yüklü bir geminin yarısıyla bize buz çağını verebileceğini iddia etmiştir. Yüzyıllar boyunca, atmosferdeki CO2 konsantrasyonunda değişmeler oluşmaktadır. İnsanoğlunun aktiviteleri sonucunda günümüzde CO2 konsantrasyonu yaklaşık 350ppm( parst per million)'e kadar yükselmiştir. Son buzul çağından beri (18.000 yıl önce) bu değer yaklaşık 200ppm artmıştır. Buz devri sonunda CO2 1900 yılıyla benzer olarak 280ppm'lik atmosferik konsantrasyona sahipti. son buzul çağı boyunca CO2 konsantrasyonundaki düşüş şu şekilde açıklanmaktadır: Rüzgar oranı 1.5 katlık bir artışla beraber, dünyanın kurak bölgelerinde beş kat yükselme görülmüştür. Bu iki faktör havadaki toz partiküllerinin 50 kat artmasını sağlamıştır. Demir, dünyada en fazla bulunan dördüncü element olduğu için havadan gelen tozlar önemli miktarda demir içerirken, büyük bir kısmı da denizlerde birikmiştir. böylece fotosentezde 3 kat artış ve CO2 saviyesinde 200 ppm'e kadar düşüş ortaya çıkmaktadır. Bunun sonucunda da sera etkisindeki düşüşle beraber dünya giderek soğumuştur (Martin, 1990). Güney okyanusunda demir birikiminin atmosferik CO2'i azalttığı fikri, dünyanın doğal biyokimyasal döngüsüne dünya çapında büyük bir müdahale edip etmememiz hakkındaki tartışmalara yol açmaktadır. Martin aşşağıdaki fikirleri ileri sürer. Bunun gerçekten de o kadar yeni ya da önemli bir konu olmadığı söylenebilir. Her şeyden öte biz karasal ekosistemin yapısını değiştirdik, ormanları tarlalara, tarlaları çöllere, nehirleri göllere ve çölleri yeşil alanlara dönüştürdük. Denizlerde demir birikiminin görülmesi hakkında niçin bu kadar bu kadar büyük bir yaygara koparılıyor? Fosil yakıtları kullanarak atmosferin kimyasını istemeden fakat bilerek değiştiriyorsak, demir birikimi ya da diğer bazı olaylar sayesinde atmosferi niçin değiştirmemeliyiz? Chisholm ve Morel (1991). Sonuçta hipotez denenmeye karar verildi. John Martin açık denizde büyük çaplı bir demir zenginleştirme deneyi için bilimsel ve lojistik plan geliştirildi ancak 1993 yılında kanser nedeniyle zamansız ölümü, denemenin sonucunu görmesini engelledi. 1993 yılı Kasım ayı ortalarında 480 kg demir taşıyan RV Columbus Iselin Galapagos adalarının 500 mil güneyine ulaştı. Demir konsantrasyonu yaklaşık 0.05 mM'dan 4 mM'a yükseltilerek, 24 saatte 8x8 km'lik bir alana kılcal borularla pompalandı. Su örnekleri alınmış ve fitoplankton ile besleyici maddeler incelenmiş, bu arada P-3 Orion uçağı fitoplankton pigmentlerindeki değişmeler için suyu optik olarak taramıştır. Sonuçlar fitoplankton da artış görülmesine karşın, artış laboratuvarkültürleri için beklenenden daha az olmuştur. Bu olay olasılıkla bu süre içinde %50 oranında artış gösteren zooplanktonların (Hayvansal küçük canlılar) fitoplanktonları tüketmesinden kaynaklanmaktadır. (Wells, 1994). Deney 1955 yılında tekrarlanmış (Coale ve ark., 1996) ve yine fitoplankton artışı gözlenmiştir. Deney Kuzey Okyanusuna demir eklenmesiyle atmosferden CO2'in uzaklaşmasının mümkün olabileceğini göstermektedir. Atmosferik CO2 konsantrasyonunu önemli derecede etkileyecek kadar yüksek miktarlarda Demir zenginleştirilmesinin yapılmasının, atmosferdeki CO2 yi denetimsiz olarak fazla azaltması ve dolayısıyla başka bir global bir tehlikenin artacağı konusundaki tartışmaların çıkmasına neden olmaktadır. Bu verilere göre sizce; 1) Küresel ısınmayı engellemek için bu deney uygulanabilir mi? 2) Uygulanabilirse nasıl yapılmalıdır? 3) Uygulanamazsa neden? Düzenleyen Volkan : 07-04-2007 saat 13:36 Neden: Yazıyı dikkat çekecek hale getirmek. |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
agaclar.net
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Otçu
|
Anlatılmak istenen şu: Eğer denize demir eklenmesiyle azaltılacak CO2 miktarı beklenenden fazla olursa, bitkilerin kullanacağı CO2 de azalacağından Birçok bitki (Dolayısıyla diğer canlılar da) yok olacak. Eklenecek demir miktarının belirlenmesi de zor. Çünkü Bu konuda yapılan denemeler hep laboratuvar koşullarında gerçekleştiriliyor. Laboratuvar koşulları asla doğa koşullarına benzemez. çünkü doğa değişkendir. Örneğin laboratuvarda fitoplanktonları (algleri) yiyecek zooplanktonlar yok. hadi koyuldu diyelim bunların miktarı ve türü ne olacak. hadi bunlar da bilindi diyelim dünyanın her yerinde bu oran farklı. hadi onu da ayarladılar diyelim. ışık, sıcaklık, rüzgar vb etmenler var. Yani laboratuvarda doğal koşulları sağlamak neredeyse imkansız. Yanlışlıkla gözden kaçırılacak bir durum olursa doğanın dengesi belkide dönüşümsüz olarak yok olabir. Bu yüzden risk alma konusunda kararsızlıklar yaşanıyor olabilir diye düşünüyorum. Düzenleyen Volkan : 07-04-2007 saat 16:31 Neden: Okunabilirliğini arttırmak. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
agaclar.net
|
Teşekkür ederim İlk metni şöyle değiştirdim: ...yüksek miktarlarda Demir zenginleştirilmesinin yapılmasının, atmosferdeki CO2 yi denetimsiz olarak fazla azaltması ve dolayısıyla başka bir global bir tehlikenin artacağı...Aradaki konuşmalarımız kalsın mı yoksa silelim mi, diyecektim vazgeçtim. Açıklamanız fazladan bilgi sağlıyor... |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 22-10-2011
Şehir: trabzon
Mesajlar: 1
|
kuresel ısınmayı ancak kuresel devletler bititir |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 12-07-2016
Şehir: ankara
Mesajlar: 4
|
ben yaptım ama düsman cok
her ev kendi enerjisi kendisi üretecek sistem hazır ve tüm ARGİ çalışmaları yapıldı ama ülkeler anlaşma yapmaya çekiniyor neden acaba? |
|
|
|
|
|
#7 | |
|
agaclar.net
|
Alıntı:
Bu iş giderek kırk katır mı kırk satır mı biçimine dönüşüyor ![]() |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Otçu
|
Evet aynen öyle. Ama bu konu şu ana kadar ortaya atılmış en elle tutulur konu. Belkide bu konu hakkında sorunu ortadan kaldıracak çözümler çıkabilir. İnsanların küresel ısınmayı engellemek için taviz vermesi artık çok zor. taviz verseler bile yeterli olmayacak çünkü nüfus artışı ve teknolojik gelişmeler sayesinde kirlilik daha çok artıyor. Şu an biz bile bilgisayar kullanarak doğaya CO2 salınımına katkıda bulunuyoruz değil mi? Bence Demir verilerek küresel ısınmaya engel olma çabaları insanları terbiye etmeden daha kolay. |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|