![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
|
Çok konu dışı oluyor ama bu durum. Siyanür başlığında arsenik konuşmak gibi; Sosyoloji okumuş biri olarak ulus kavramınızın doğru olmadığını söyleyebilirim. Bildiğiniz üzere ülkemizin resmi söyleminde herkesin etnik kökeni ve nereden geldiği ile uğraşılıyor. Mİsak-ı milli sınırlarında yaşayanların da etnik ve dini kökenleryile fena halde uğraşılıyor. Benim Kemalizm olarak gördüğüm 12 eylül sonrası yeniden yazılmış ideoloji de durumu şöyle açıklıyor tek devlet tek millet tek vs tek vs.. Yani kökenin falan yok hemşerim, Türksün biçiminde özetleniyor olay. Milliyetçiliğin en büyük sıkıntısı da bu konudaki açmazı zaten. Başka bir ayrıntıya da girelim nasılsa konu dışına çıkılacağı kadar çıktık. Rejimimiz layik de değil mesela. Mezhebi e var. Sünni/hanefi mezhebinden. Yani rejim insanların inancıyla uğraşıyor kimini kolluyor kimini yok sayıyor. Söz gelimi Yezidiler etnik ve dini olarak ayrı bir halktır ama resmen yok sayılıyorlar. Konu dışına en son nokta koyayım. Kimse milliyetçi/ulusalcı olmak zorunda değildir. Belirli bir ideolojiyi de savunmak zorunda değildir. Hatta Kemalist de olmak zorunda değildir. Politika kahvesine uygun bir yazışmaya döndük. |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 23-02-2009
Şehir: Ankara
Mesajlar: 63
|
Alıntı:
![]() Sadece fikirlerine genelde katılmadığımı belirtmekle yetineyim o zaman. Daha geniş bir zamanda ilgili kahveye bakmaya çalışırım... Sudaki arsenik miktarındaki artış siyanürden dolayı olamaz mı? İzmirde de benzer bir durum yok mu? Bu rapor 1993'te hazırlanmışsa ve hala arseniğin yüksek olmasının nedenini saptamak için bir çaba gösterilmemişse (belki başka araştırma yapılmıştır) bu durumu neye yormak gerekir? Şu tepkisiz kalan gruplar kimlerdir bilmiyorum. Siyanürün çevreye olan etksi önemli. Bu gruplar bu gerçeği değiştirmez. |
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|