![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 05-06-2006
Mesajlar: 68
|
Merhaba Arsakay ; Ne yazdığımı çok iyi bildiğim için kendi yazılarımı tekrar okumadım ama önerin üzerine sayın fmt79’un yazılarını tekrar okudum.Sayın fmt79 yazılarında ağırlıkla iki konu üzerinde duruyor.İlki destekleme ve kooperatifçilik diğeri ise yapılan eylemler.Zaten kendisi de 02.08.2006 saat:22.19 tarihli yazısında desteklemenin nasıl olması hakkında fikrini belirttikten sonra ‘ Emniyet müdürünün görevden alınmasına gelince;’ diye ayrı bir paragraf açıyor. siz eğer benim yazılarımı dikkatli şekilde okuduysanız yapılan eylem konusunda tek satır yazmadığımı fark etmiş olmanız lazım bu yüzden sorduğunuz sorunun muhatabı ben değilim.Ben fmt79’un 01.08.2006 saat 19:03 tarihinde yazdığı yazıya 02.08.2006 saat 18:12 ‘de yazdığım yazıda ‘ ben bu bağlamda fmt79’un sözlerine katılıyorum diye yazdım. Sayın fmt79’UN 01.08.2006 saat:19:03’de yazdığı yazı incelenirse yazısının son kısmında o da sadece 4 satır ile orada yapılan yol kesme eyleminden bahsediyor. Hayatımın hiçbir döneminde şah **** mat olmak gibi bir kaygım olmadı biz burada sadece fikirlerimizi yazıyoruz bunun için kimsenin (en azından benim) farklı çıkarlar peşinde olduğunu sanmıyorum.Bu yüzden kaygılanmayınız. Sevgili Malina’nın çizdiği çizgiyi ve sitenin sınırlarını çok iyi biliyorum ve bu çizginin dışına ne bu konuda ne de kavaklar konusunda çıkmadım. Ben hala bu konunun teknik düzeyde politikaya bulaştırılmadan yazılması ve tartışılması taraftarıyım. Siz de bu konudaki fikirlerinizi yazarsanız sanırım tartışmamıza farklı bir getirebiliriz. |
|
|
|
|
|
#2 | ||
|
ağaç dostu
|
Alıntı:
Alıntı:
ne kadara mümkün bilemiyorum. Bu konuyu kimlerin bu hale getirdiği malum. Ben de konunun uzmanı değilim. Okuduklarıma ve gözlemlerime göre yorum yapabilirim. Fındık konusu dışında size Trakya'dan üzüm örneğini vermek istiyorum. Ben buraya 2004 yılında geldim. Hiç görmediğim akrabalarımla da aynı yıl tanışmış oldum. Bu akrabalarımdan birisi yerel bir gazetede köşe yazarlığı yapıyor. 2004 yılında bürosunda bir konuşmaya tanık oldum. Hakkında çıkan bir yazıdan dolayı açıklama yapmak üzere büroya gelen kişi özelleştirilen TEKEL fabrikasının eski müdürü olan ama özelleştirme sonrasında da müdürlüğe devam eden kişiydi. Eleştiri konusu sözkonusu yılda özelleşen fabrikanın üreticinin elindeki üzümü almaması veya çok ucuza almasıydı. Kısacası üreticinin malı elinde kalmıştı. Çok kısa söylediklerini aktarıyorum. "Bugün Trakya bölgesindeki bağların %60'ı ekonomik ömrünü doldurmuş durumda. Ben fabrika özelleştirilmeden önce son 5 yıl boyunca üreticiye bağlarını gençleştirmelerini, özelleştirme sonrası özel sektörün devlet gibi kalitesiz üzümü almayacağını, ürünlerinin ellerinde kalacağını söyledim ama yapmadılar. Bu yıl sadece ispirto yapmak üzere kalitesiz üzüm alınmasını sağladım ama seneye bu kadar da alım yapılmayacak." Trakya en zengin bölgelerimizden birisi. Şimdilik tabi! Bağcılık ve şarap imalatı geçim kaynağı. Peki neler oluyor? Bağlarını yenilemeyenlerin üzümleri ellerinde kalıyor dolayısı ile ekonomik durumları git gide bozuluyor. Sonra birileri de gelip bu arazileri ucuza satın alıyor ve bağcılık ve şarap üretimi yavaş yavaş el değiştiriyor. Bir yandan da nüfus artışına paralel olarak birçok bölgede olduğu gibi araziler bölünüyor, karın doyurmaycak kadar küçülüyor. Gerisini biliyorsunuz. Diyeceksiniz ki "Ben de bunu söylüyorum zaten". Doğru ama siz bir taraftan da köylüyü hem tembellikle itham ediyor, hem de felsefe yapmasını bekliyorsunuz. Bak adam 5 yıl söylemiş de neden bağlarını gençleştirmemişler diyerek yıllarca süren hatalı politikaların sorumluluğunu insanımızın üzerine yıkmak gerçekten büyük haksızlık. |
||
|
|
|
![]() |
|
|