agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları
(https)




Beğeni Düzeni15Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 03-08-2006, 17:22   #1
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Alıntı:
Sadece tütün için devletin verdiği rakam. İşte biz bu yüzden dünyanın en pahalı şekerini yiyor, en pahalı benzinini kullanıyor,en pahalı konuşmasını yapıyoruz. yani devlet bir kesime verdiğini bütün kesimlerden fazlasıyla alıyor.
Demek yanlış biliyormuşum. Her ürüne eklenen dolaylı vergiler yüzünden değil miydi bu durum?

Hani, vergi sistemimizin adaletsiz ve çarpık yapısı yüzünden, tüm hükümetlerin en gözde finansman aracı olan dolaylı vergiler...

Devlet bir kesime verdiğini bütün kesimlerden mi alıyor yoksa vergi olarak alamadıklarını, gelir düzeyine bakmaksızın tüm kesimlerden mi topluyor?

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-08-2006, 10:09   #2
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Alıntı:
Fındık için TMO’dan teşvik primi geliyor

Hükümet, Karadeniz’i ayağa kaldıran fındık krizine çözmek için sürpriz adımlar atmaya hazırlanıyor.

Fındığa da buğdaydaki gibi "teşvik primi" seçeneği getirilmesi değerlendirilirken, fındıktaki "fiyat başıboşluğunun" önüne geçmek amacıyla da Fiskobirlik’i "by-pass" edip Toprak Malzeme Ofisi’ni (TMO) devreye sokacak bir formül üzerinde duruluyor. Başbakan Tayyip Erdoğan da Bakanlar Kurulu’nda kendi başkanlığında oluşturduğu "fındık komisyonu"na, "fındıkta fiyat başıboşluğuna izin verilemez, fiyat istikrarı sağlanmalı" talimatını verdi.

Erdoğan’ın dışında 6 bakandan oluşan komisyonda, yeni mahsul fındık alımında da bu yılki sorunların yaşanmaması amacıyla, son krizin faturasının kesildiği Fiskobirlik’i devre dışına çıkaracak bir formül üzerinde durulmaya başlandı. Bunun için de TMO’nun devreye sokulması planlanıyor.

Komisyonda, fındığa, buğdayda olduğu gibi "teşvik primi" getirilmesi seçeneği üzerinde de duruluyor. Komisyon üyesi bir Bakan, "Teşvik primi konusunu değerlendiriyoruz" dedi. Yeni mahsul fındık alımında uygulanmak üzere geliştirilen bu planlar üzerinde son sözü Erdoğan’ın söyleyeceği belirtilirken, Erdoğan’ın onay vereceği formülün de pazartesi günü yapılacak Bakanlar Kurulu’ndan sonra ilan edilmesi hedefleniyor.
Turan YILMAZ/Hürriyet

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-08-2006, 10:15   #3
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Alıntı:
Yanlış bilgi... Yanlış sonuç...


GÜNAH bizden gitti; çünkü Başbakan Tayyip Erdoğan eğer Malezya’ya yaptığı gezi öncesinde dönüp Ordu’da yapılan "fındık mitingi" konusunda yanlış bilgilere dayalı şeyler söylemeseydi, tekrar fındık mitingi konusuna değinmeye hiç niyetimiz yoktu.

Sayın Başbakan kamuoyuna yanlış bilgiler veriyor ve kanaatlerini de o yanlış bilgilere dayandırdığı için yanlış sonuçlara ulaşıyor.

Başbakan Erdoğan, bazı muhabirlere göre 80-100 bin (resmi tahminlere göre 40-50 bin) kişinin katıldığı mitinge "kuvvet kullanılarak müdahale edilmesi" emrini kendisinin verdiğini söylüyor. Olayı aynen şöyle anlatıyor:

"Bir Vali, Emniyet Müdürü’ne talimat verecek ve Vali’nin verdiği talimata tamamen ters bir cevapla (Emniyet Müdürü) rest çekecek. Ve bu Emniyet Müdürü orada duracak."

Mitinge katılanlardan 10-12 bin kişilik bir grubun Samsun-Giresun yolunu trafiğe kapatması nedeniyle, hem kendisinin hem de Ordu Valisi Dr. Said Vakkas Gözlügül’ün "bu yolun zor kullanılarak açılması" yolunda talimat verdiğini, ancak Ordu Emniyet Müdürü Rıdvan Güler’in bunu dinlemediğini söylüyor.

Oysa dünkü Anadolu Ajansı bültenlerinde Vali Gözlügöl’ün açıklaması var. "Güvenlik gücü amirlerimizle benim aramda nezaketi aşan bir diyalog yaşanmamıştır" diyor.

Demek ki ne bir "ters cevap" olmuş, ne de bir "rest çekme" durumu yaşanmış. Başbakan devam ediyor:

"Bir taraftan otobüs kuyrukları Akçaabat’ta, diğer taraftan Samsunda. Ben verdim talimatı, bizzat aradım. Bu yol trafiğe açılacak dedim. Bu esnada hastaneye yetiştirilemediği için iki kişi öldü. Neden? Trafik kapalıydı. Bunun sorumlusu olmayacak mı?"

Bir defa kuyruk o kadar uzun değil... Ama zaten yolun kapatılmasını savunan yok. Bu eylemin suç olduğu zaten orada yolu kesenlere de bildirilmiş. Nitekim akşam saat 21.30’da, yani topluluk yaklaşık 2000-2500 kişiye düşünce polis müdahale edip yolu açmış.

Kaldı ki "hastaneye yetiştirilemediği için ölen" tek kişi yok. O gün Ordu civarında denize girip boğularak ölen 2-3 kişi olmuş. O kadar.

Yaklaşık 50 bin kişiye müdahale etmesi istenen polis sayısını araştırdık. Ordu dışından gelen takviye güçle birlikte toplum sayı 454 imiş. Alınan istihbarat ve olağan önlemler nedeniyle -bir saldırıya uğramalarını engellemek için- bunların 300 kadarını Vilayet, AKP il binası; BİM mağazası; Fiskobirlik dahil hassas noktaları korumak için görevlendirmek gerekmiş.

Başbakan, "Kadınları, çocukları öne sürdüler" demiş. Oysa bu hiç olmamış.

Olayı yaşayanlar diyor ki, "O kadar polisle halka karşı zor kullanılsaydı, Ordu’dan kaç ölü çıkardı, ne kadar işyeri tahrip ve yağma edilir, kaç noktada yangın çıkardı, düşünmek bile istemiyoruz".

Olayın bilançosunu sorduk... O akşam, karayolunun açılması için yapılan müdahale sırasında 16 polis memuru ile 24 sivil hafif yaralanmış. Bir adet TIR kamyonunun camı kırılmış. Onun bedeli olan 1300 küsur YTL’yi de mitinge katılanlar toplayıp sürücüye vermiş. Toplam 38 kişi gözaltına alınmış. Savcı hepsini dinlemiş, sonra serbest bırakmış.
Oktay EKŞİ / Hürriyet

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-08-2006, 13:11   #4
Ağaçsever
 
SOLO's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-08-2006
Şehir: ankara
Mesajlar: 35
Neyi tartıştığınız anladım geniş kapsamlı bir açıklama yapamayacağım ama
ailem ordunun perşembe ilçesinde fındık üreticisi Koca bir yıl büyük emeklerle
bakılıp büyütülen ve daha büyük bir emekle toplanan fındığın üretici için bir gelir kaynağı olmadığını ama bunu pazarlayanlar için büyük bir gelir kaynağı olduğunu biliyorum.
Güzel ülkemde doğru gitmeyen her şey düzeltilmeye çalışılıyor ama olmuyor galiba .

Sadece düşüncem

SOLO Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-08-2006, 13:20   #5
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Alıntı:
Bu sorunun tek ekonomik çözümü, fındık arzını en yüksek fiyatın oluştuğu noktada sabitlemeye çalışmaktır. Bu da iki şekilde olabilir ve her ikisinin de yapılması aya gitmekten kolaydır: Fındık ekim sahalarını kısıtlamak, belli bölgelerin dışında fındık ekimini yasaklamak. Yasakla eşzamanlı olarak depo inşa edip arz fazlasını üretimin düşük olduğu yıllarda pazarlamak üzere saklamak.
Fındık iklim koşullarının uygun olduğu bölgelerde çok kolay büyüyen bir bitkidir. Çok az bakım ister. Doğu Karadeniz platoları için idealdir çünkü buralardaki üçüncü sınıf tarım arazilerinde para getiren başka ürün ekmek şansı çok azdır. Ama fındık rekoltesinin sadece % 40-45'i bu bölgelerden elde ediliyor.

Geri kalan, Akçakoca'ya ve hatta Düzce'ye kadar uzayan bir hat üzerinde, birinci sınıf tarımın yapılabileceği verimli ovalardan çıkıyor. Buralarda fındık yerine daha fazla gelir getirecek başka ürün ikame etmek pekâlâ mümkündür. Ama fındıkçılık ova çiftçilerinin neredeyse tamamının ikinci işidir. Bunlar biri ilaçlama, diğeri hasat mevsiminde olmak üzere yılda iki defa tarlalarına giderler, geriye kalan zamanlarda şehir ve kasabalardaki esas işleriyle uğraşırlar.

Hükümet para teklif etti
Ovalardaki, özellikle birinci sınıf tarım arazilerinde, fındık üretiminin durması şarttır. Nitekim hükümet buralarda fındıkları söküp başka tarımsal alanlara geçmeleri için üreticilere toptan para teklif etti. Ama son derece az bir talep geldi. Çünkü, dediğim gibi, buralarda fındık ekimi ikinci iştir. Toprakta yaşamayan çiftçinin bakım istemeyen fındığın yerine koyacak ikinci bir ürünü yoktur.

Çözüm, afyon ve tütünde olduğu gibi, belli alanların dışında fındık plantasyonlarına sınırlamalar getirmek, yasaklamaktır.
Metin Münir (Milliyet)

Soho, merhaba;
Doğrudan bilen biri olarak size sorayım. Kimi yazılarda fındıkçılığın zor ve emek yoğun bir iş olduğu yazılırken kimi yerlerde de böyle deniyor. Hangisi doğru?

Bizim için baştan sonra geçen aşamaları yazar mısınız?

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-08-2006, 09:11   #6
Ağaçsever
 
SOLO's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-08-2006
Şehir: ankara
Mesajlar: 35
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi malina
Metin Münir (Milliyet)

Soho, merhaba;
Doğrudan bilen biri olarak size sorayım. Kimi yazılarda fındıkçılığın zor ve emek yoğun bir iş olduğu yazılırken kimi yerlerde de böyle deniyor. Hangisi doğru?

Bizim için baştan sonra geçen aşamaları yazar mısınız?
Bir gazetenin bürosunda oturup "fındık kolay büyür" demek bence üreticiye hakarettir , bence
Hangi ürün kolay büyür, bakmazsanız gübrelemezseniz hangi ürün verim verir. Bunlar bence yanlış düşünceler. Fındık gübre ister , dallarını budamak zorundasınız ki kökü güneş alsın ve büyüsün, ilaçlamanız gerekir ki böceklenmesin ve içi boşalmasın. Karadeniz bölgesinin coğrafi yapısını hepimiz bilmekteyiz bu ürün toplanırken ve de tüm bu bakım işlemleri yapılırken bu coğrafayaya kafa tutmak zorundasınız. Tam büyüme aşamasında da hava koşullarının uygun geçmesini beklersiniz. Geçen yıl dallarda yemyeşil olan fındık
nisan ayında bir donla karalara büründü . Bu da doğanın insana oynadığı en büyük oyundu biz hiçbir bahçemizden ürün alamadık yani bir yılımız boşa geçti masrafları bile ödeyemedik. Ve toplanması buğday değilki traktör le biçesiniz tek tek dalından insan eliyle toplanıyor kurutuluyor ve patos dediğimiz makinalara verilip bir daha kurutuluyur en son olarak da kilosu 2 ytl den satılıyor.Bu çok komik bir rakam orduda dalından topladığım fındığın ankarada
kuruyemişçide kilosunun 17 ytl olduğunu görüncede daha da bir kızıyor insan.

Şimdi şu konuya gelmek istiyorum . Fındık üretim alanlarının kısıtlanması konusuna. Bu haşhaş değilki bunun alanını kısıtlayasın. Allah aşkına zaten köylünün canına tak ettirdiler tarım konusunu bitirdiler. Bakın ben istanbul yolunda oturuyorum 9 yıldır burdayım ve daha önce bu yoldan giderken yol kenarların da buğday başaklarının olduğu uzun tarlalar vardı ama şimdi köylü fiyattı, gübreydi derken o kadar bıktı ki artık o tarlalarda büyük fabrika inşaatları **** konut inşaatları başladı, oysa başakların rüzgarla dalgalanmasını izlemeyi isterdim. Şimdi konuyu şuraya getirmek istiyorum.
Fındık üretiminde bu alanları söküp bunların yerine hangi tarım ürününü ekecekler? **** üreticiye ne diyecekler bu fikir nasıl bir fikirdir ya. Dünyada yenen her üç çikolatanın ikisinde bizim fındığımız var . Bunun bilincinde olmak gerek her ülke elindeki en iyi ürünü ön plana çıkarırken biz en arka plana atmaktayız . Bir yerlerde yanlışlıklar yapılıyor monitör karşısında oturup ahkam kesmek kolaydır ama bakış açısını değiştirmek gerekir. Her yıl fındık zamanı aynı tartışmayı yaparlar ama herkes konuşur yine olan olur.
Benden bu kadar , umarım konununun kapsamını aşmamışımdır.

SOLO Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-08-2006, 09:34   #7
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Açıklamaların için teşekkürler...

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-08-2006, 15:04   #8
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 05-06-2006
Mesajlar: 68
Malina Vergide en büyük kaçak tarım sektöründedir.Karşılığı olmadan bol keseden verilen desteklerin sonucudur dolaylı vergiler.Bunu da devlet bütün kesimlerden topluyor.

Son Söz:Kör tutuğunu öper.

vifer Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 12:58.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026