![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
agaclar.net
|
Vifer tütün ülkemiz üretiminin çok düşük bir kısmıdır. Tütündeki ihtiyaç fazlası üretim de, ellerde değerlenmeyen stoklar da tamamen yanlış politikaların sonucudur. Tarım nüfusu ise malumunuz hızla azalmakta, zaten şehire hızlı göç ile bundaki azalmayı takip edebilirsiniz. Ne yapacak adamlar, aç bilaç memlekette mi oturacak? Köyünde okul yok çoçuğu taşımalı eğitimle kasabaya gider, araziler o kadar küçük ki, mirasla parçalana parçalana ürünü karın bile doyurmayacak büyüklüğe gelmiş. devlet verdiği desteklerde belirli bir metraj şartı aradığı için bundan yaralanamayan çiftçi çok. 10 dönümden az olmayacak diyor devlet, adamın 3-4 dönümü var. Peki toprak reformu çalışmaları başlatılabilmiş mi hayır, Ülkenin tarım politikası ortaya konmuş mu, hayır, Artık kendi üretimimiz olan pirinç, buğday, mercimeği yiyor muyuz hayır vs. Çiftçi bireysel olarak nasıl arz talep dengesine baksın? ( Bu nedenle satış kooperatifleri ve birlikler kuruldu ama onu da siyasi idare bırakmadı). Bu ülkedeki en düşük eğitim seviyesi hangi gruptadır? Çiftçi elbette hangi üründe destekleme alımı varsa ona yönelecektir.Destekleme alımı yapamaya kalkıp fiyat açıklayan devlet değil midir? Devlet destekleme alımı yapsın çiftçi suçlu olsun. Çok enteresan bir bakış. Tüccar çiftçiyi o kadar çok kandırdı ki şimdiye kadar, üretici perperişan. Tohurdan satsuma mandarini, kiraz vişne satan ve 2-3 yıldır hala parasını tüccardan alamayan küçük çiftçi var. Bizim ülkemizin tarımsal yapısını analiz etmek gerek önce. Devletin bir kesime verdiği yüzünden herkesimin madur olduğunu söylerken, verilen kesimin tarım olduğunu belirtmeniz de ayrı konu.Maaşallah tarım kesimi ala ala bu ülkede en büyük sektör olmuş. Tarım sektörünün GSYİH içerisinde yüzde 14,1lik payı 2005 yılında yüzde 10,3’e gerilemiş. Yeni kalkınma planında bu daha da düşüyor.Devletin tarıma ayırdığı para bütçesinin % 7 si civarı. Devlet çiftçiyi tüccar eline bırakmayacak ama kurduğu birliklere de her dakika müdahale edecek. Üstelik de bütün bunlardan en yarar sağlayan çiftçi olacak, destekleme alımı var ya... Düzenleyen malina : 03-08-2006 saat 18:09 Neden: font farklılığı |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 05-06-2006
Mesajlar: 68
|
Türkiye’de tarım sektörünün başlıca iki sorunu vardır.Bunlar verimlilik ve tarımla uğraşan kesimin genel nüfusa oranıdır.Bugün ki haliyle yapılan desteklemede bu sorunları tetikleyen en önemli faktördür.Rakamlar üzerinden konuşursak 1988 yılında tarım Türkiye’de üretimin %17,9’unu istihdamın ise %46,5’i kapsıyor on yıl sonra ise üretimdeki pay %15 istihdamdaki pay ise %42,3 olarak değişmiş 2000 yılında ise tarım sektörünün GSMH içindeki payı %16 2003 yılında %12,2004 yılında ise %10 dolaylarındadır.Karşılaştırma bakımından bazı ülkelerdeki oranlar şöyledir.(2001 yılı baz alınarak)ABD’de tarım nüfusunun toplam nüfusa oranı %2,4 GSMH’da tarımın payı %1,7,istihdamda tarımın payı %2,1,Avrupa birliği ülkelerinde tarım nüfusunun toplam nüfusa oranı %4,9 GSMH’da tarımın payı %1,9’,İstihdamda tarımın payı 4,1dir. 1988 yılında tarım nüfusu 22 milyon iken 2001 yılında 20,3 milyona inmiştir.Yani sizin bahsettiğiniz kadar hızlı bir düşüş yok.Zaten olması da teknik olarak imkansızdır. Verimliliğe gelince rakamlar daha çarpıcı Tütünden başlarsak tütün üretiminde dünyada 5.sıradayız ama üretimdeki payı 2.5’tir.Dünya sebze üretiminde 4.sıradayız ancak üretimdeki payımız %2,7’dir. Buğday da verimlilikte dünya 69’uncusuyuz destekleme alımı yaptığımız şeker pancarın da verimlilikte dünya 25’incisiyiz. Tarımsal Verimlilik(1998-2000/Dünya bankası verileri) Ülkeler Hububat verimi (kg/da) Tarım sektöründe Çalışanların katma değeri (Kişi/$) Türkiye 229 1,858 Danimarka 612 52,809 Japonya 597 30,620 Arjantin 345 9,983 Macaristan 450 4,860 Özbekistan 259 1,621 Türkiye için acıklı bir durum .Demek ki hamasetle bu sorunlar çözülmüyor. Buradaki rakamlar çok kabaca ülkemizin tarımsal yapısını analiz ediyor aslında düşük verimlilik ve düşük gelir ne yazık ki. Sorun sistemin sorunudur,bu sorun giderilmedikçe geçmişte mercimekte yaşanılanlar,bugün fındıkta yaşanır,gelecekte başka bir üründe bugüne kadar yapılan yanlış desteklemelerin bizi getirdiği nokta burasıdır artık bu yanlışta ısrar etmenin anlamı da yoktur. Yapılması gerekenler bence; Devlet doğrudan gelir desteğine devam etmelidir,çiftçi ektiği kadar alanın parasını nakit olarak almalıdır. Mal alımı şeklindeki uygulamadan vazgeçilmelidir bu zaten tembel olan çiftçiyi daha da tembelleştirmektedir. Ürünleri saklayacak depolar yapılmasına destek verilmeli ürünlerin mevsiminden sonra satılmasına olanak sağlanmalı Alternatif ürünlere yönlendirilmeli bu arada oluşacak üretim kaybı karşılanmalıdır. Çiftçi dış dünya ile rekabet edebilecek düzeye getirilmelidir,verim mutlaka yükseltilmelidir. Son Söz evir balığı değil oltayı ele alma devridir. |
|
|
|
![]() |
|
|