![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 05-02-2008
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 14
|
Benim çocukluğum Konya'da bisiklet üzerinde geçti. Rahmetli dedem 90 yaşına kadar her yere bisikletiyle gider gelirdi. Bana göre o yüzden çok sağlıklıydı. Ben hala Konya'ya gidince araba kullanmam bisiklet kullanırım. Ama Ankara'da mümkün olmuyor. Ben bisikletin en yoğun olarak Amsterdam'da kullanıldığını gördüm. Orada 4-5 katlı bisiklet parkları görünce çok şaşırmıştım ve fotoğrafını çekmiştim. En hoşuma giden sahne ise anne önde bisikletiyle giderken arkasında 2 ayrı küçük bisiklette çocukları onu takip ediyordu. Nedendir bilmem ben vitesli bisikletlere alışamadım. Kullanmayı sevemedim. Hala çocukluğumun Rally marka bisikletini ararım. Gölbaşı'nda bulunan bisiklet tamircisine kızımın bisikletini tamire götürdüğümde o marka temiz 2. el bir bisiklet gelirse bana bildirmesi için telefonumu bile vermiştim. |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Hele bisikletime binen biri vites ayarlarımı değiştirirse, eski haline döndürene kadar çok zorlanıyorum. İlk bindiğim bisiklet sanırım rus malı idi, markası da galiba Eska. Çok ağır, hantal bir bisikletti. Ben hala pedallarda o ağırlığı arıyorum. Ama dün bu başlığı okuyup, alışverişe bisikletle gidince o kadar yoruldum ki anlatamam. Dönerken bisikletçiye uğrayıp lastikleri şişirttim, dönüşüm çok rahat oldu. Meğerse sorun havasız lastiklerde imiş. |
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|