agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Buralardan Çekip Gitmek (Ev yapımları)
(https)




Beğeni Düzeni738Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 17-09-2015, 09:10   #1
Ağaç Dostu
 
Jakin's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-05-2015
Şehir: Mersin
Mesajlar: 1,334
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi TCM Mesajı Göster
Kimin neyi gerçekleştirdiğini pek anlayamadım. Bir sayfa geriye (birkaç sene) giderek 'todor' un yazısını bulmaya çalıştım o da yok, olayı da merak ettim
Sn. TCM ilk sayfanın ilk mesajında..

Jakin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-09-2015, 14:26   #2
Yeni Üye
 
karaagaci's Avatar
 
Giriş Tarihi: 21-09-2015
Şehir: ankara
Mesajlar: 1
Merhaba; Benim gibi düşünen insanlar varmı diye ararken rastladım bu foruma; yazılanları uzun süredir okuyorum, bir kısmını okurken yalnız olmadığımı görüyor mutlu oluyorum. Çevremdeki insanlara eşime sizin yazdıklarınıza benzer düşündüklerimi anlattığımda saçma buluyorlar.

Zaman zaman çok sıkılıyor gitmek lazım buralardan diyorum, hayal kuruyorum sizin gibi, sonra gidişin mümkün olmadığıyla ilgili düşüncelere çeviriyor, inanmasam da, kendimi bulunduğum düzene yeniden ayak uydurmaya zorluyorum.

Yaşamak istediğimizi değil, bize biçilen hayatı yaşıyoruz ne yazıkki.
Çocukluğum çoğunluğu şehirde apartman dairesinde geçti; fakat tatilde dedemin, babaannemin yaşadığı ankarada köyümüze giderdim, orada yaşadığım o bir iki aylık zamandaki çocukluğumdan anlar hayalimde zevkli parlak olan kalanlar, gerisi saman yığını gibi.
Babaannemle eşeğin sırtında sebzeleri sulamaya yaylaya giderdik. Babaannem su sularken meyve ağaçları altında oynardım, ağaç dallarından gemi yapar akan suda yüzdürürdüm. Öğlen olduğunda babaannemin evden getirdiği köy yoğurdunu köy ekmeğiyle yemesi ne tatlı idi. Rüzgar estiğinde ağaçların hoş sesleri, böceklerin vızırtıları hala aklımda. Sonra akşam olunca eşeği sebzelerle yükler gün batımında eve dönerdik. Kışın şubat tatilinde giderdim ayrı bir zevki olurdu, sobalı kerpiç evde kalırdık. Babaannemin sabah namazıyla kalkıp, hayvanlara bakmasını, koşturmalarını hayretle zevkle izlerdim, sonra sobada kaynattığı nefis sütten bana içirmesi vs vs.

Gerisi şehirdeydim, Babam memurdu, akşamdan sonra ikinci bir işte çalışırdı, sonra gece 9 da gelir sonra da sizin için çalışıyorum sizde derslerinize çok çalışın derdi, yorulur bizimle hiç vakit geçiremezdi gariban. Annem sürekli peşimizde dolanır ders çalışın der saçını süpürge ederdi. Gel de nasıl çalışma.

Sonra onların istediği gibi hep çalıştım, okudum, iyi okullar kazandım, şimdide maaşlı stresli bir işte çalışıyorum. Babama kızardım bize vakit ayırmadığı için fakat şimdi ben babamın durumundayım. Üstelik eşim de çalışıyor. Sonunda gelmek istediğim yer yaşam bu değildi ne yazık ki.

Nasıl bir düzendir arkadaş bu, nasıl bu hale geldik, ne yapmaya çalışıyoruz, bu kadar mı zor yaşamak. Yok sa biz mi abartıyoruz.
İnsan bu , bu kadar mı tekdüze yaşayacak, ruhunda özgürlük varken.
Modern zamanın köleleriyiz biz, bu gidişle bir masabaşında bağlı bitireceğiz ömrü.
Gitmek mi lazım yok sa gitmememek mi sürekli düşünerek.

karaagaci Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-09-2015, 00:41   #3
TCM
Ağaç Dostu
 
TCM's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,898
Bu sayfaya ne zaman rastlasam şu hikaye aklıma geliyor;

Amerikalı zengin işadamı, bir iş seyahati sırasında küçük bir Meksika kıyı kasabasına uğrar. Limanda gezerken, ağzına kadar balık dolu küçük bir teknenin içinde oturan bir balıkçı dikkatini çeker. Merakla yanına yaklaşır ve sorar,
—Merhaba, bu balıkları yakalamak ne kadar zamanını aldı?
Balıkçı;
— Tümünü bir-iki saatte yakaladım.
— Niçin daha uzun süre kalıp daha fazla balık yakalamıyorsun?
— Ailemin geçimi için bu kadarı yetiyor.
— Günün kalan zamanını nasıl geçiriyorsun?
— Geç vakit yatarım, sabah birazcık balık yakalarım. Sonra çocuklarımla oynarım, öğlende de karım Maria ile biraz siesta yaparım. Akşamları, amigolarla beraber gitar çalıp şarap içeriz, eğleniriz. Dolu ve meşgul bir yaşantım var senyör.
Amerikalı gerinerek,
— Benim Harvard’dan MBA’m var ve sana yardım edebilirim. Balık tutmak için daha çok zaman ayırmalı ve daha büyük bir tekne ile çalışmalısın. Bu tekneden elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. Kısa sürede bir balıkçı filosuna sahip olursun. Böylelikle, yakaladığın balığı aracılara değil doğrudan doğruya işleme tesislerine satarsın. Hatta kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. Balıkçılık sektöründe bir numara olursun.
Ve Amerikalı devam eder,
—Tabii bunları yapman için öncelikle bu küçük balıkçı kasabasını terk edip Mexico City’e, daha sonra Los Angeles’e ve en sonunda holdingini genişletebileceğin New York’a yerleşirsin.
Balıkçı düşünceli, sorar,
—Peki senyör, bu anlattıklarınız ne kadar zaman alır?
Amerikalı yanıtlar,
—15–20 yıl kadar.
— Peki, bundan sonra senyör?
Amerikalı güler,
— Şimdi anlatacağım en iyi tarafı! Zamanı geldiğinde, şirketini halka açarsın ve şirketinin hisselerini iyi paraya satarsın! Kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın!
—Milyonlar? Eee... Sonra senyör?
— Ondan sonra emekli olursun. Geç vakitlerde yatabileceğin küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin, istersen zevk için biraz balık tutarsın, çocuklarınla oynayacak, karınla siesta yapacak zamanın olur, akşamları da arkadaşlarınla şarap içip, gitar çalarsın. Nasıl, mükemmel değil mi?”
Balıkçı ‘nin yüz ifadesi gevşemiş;
— İyi de ben zaten böyle yaşıyorum ki, hayallerimi neden erteliyim!

TCM Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-10-2015, 15:21   #4
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 08-09-2015
Şehir: Mersin
Mesajlar: 7
Hikayenin güncel durumu ne alemdedir acaba Kaçmak için emekliliği **** çoluk "çocuğun okulları bitsin" tezini beklemeye niyeti olmayan birileri merak ediyor olabilir

cseee Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-06-2016, 04:15   #5
Yeni Üye
 
Grkm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-02-2016
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 15
Uzun zamandır aradıgim konuyu sonunda buldum
Buradaki çoğu insan gibi benimde köyde doğal,sessiz bir yaşam hayalim var ama bu hayalimi gerçekleştirmek hic kolay degil. Çünkü şu an 24 yaşındayim universite son sinif öğrencisiyim,Harita Mühendisligi okuyorum ve meslegim geregi kadastro,imar izinleri gibi bazi kanunlar hakkinda da bilgi sahibim.
Şehirde dogdum buyudum lakin bir ayagim hep köyde oldu,köyde zeytin agaclarimiz oldugu icin kış aylarinda annem babam ben ve kardesim kendi zeytinimizi toplar,köyün degirmeninde yağını cikartirdik,zeytinlerimizin diplerini capalamaya giderdik,sulamalarini yapardik gerci hala yapiyoruz,surekli gidiyoruz köye,bir de 2 sene önce babam arıcılıga merak sarip,kurslarina gidip sertifiklarini aldiktan sonra arıcılıga basladik.Arıcılık tek basina yapilacak bis is olmadigi icin bana da ogretiyor yavas yavas ve gercekten cok sevdim bu isi,hem teori de hem pratikte kendimi gelistirmeye calisiyorum ve ne yalan soyleyeyim toprakla,agacla,hayvanla ugrasmak kadar baska hicbir sey beni bu kadar mutlu etmiyor,sanki bunca sene boşa okudugumu dusunuyorum ve hala da bosa okuyormusum gibi geliyor bana ve iste bu yuzden moralim bozuluyor.
Önumde iki secenek var ya hayallerimin pesinden gidip mutlu olacagim bir hayat yasayacagim,cunku şu hayata bir kez geliyoruz ve istedigim mutlu olacagim hayati yasayacagim,ya da bunca sene ailemin ve benim emek harcayip sirf guzel bir meslek edinebilmek icin okudugum okulumu bitirip calistiktan sonra anca 50 li yaslarimda emekli oldugum zaman yasayabilecegim bir hayat...
Hayallerimden hic vazgecmiyorum vazgecmemde,hayallerimi daha da genisletiyorum,kafamda hergun planlar kuruyorum ama bunlarin onunde cok sayida engel var,maddiyat cok buyuk bir engel,ailemin beni okutmak icin yaptigi onca maddi ve manevi emek bosa mi gidicek endisesi var, tabi bir de kiz arkadasim var ki sen git ben gelmem diyor
Eger bir gun hayallerimin pesinden gitmeye karar verirsem sizlerin tecruberilerinizden yararlanabilmek icin agaclar.net ailesi ile paylasicagim, umarim bir gun herkes hayallerini gerceklestirebilir...

Grkm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-06-2016, 21:08   #6
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 27-11-2015
Şehir: karabük
Mesajlar: 17
Değerli Grkm,
Evet insan bir kere dünyaya geliyor ve istediği gibi bir hayat yaşamak en doğal hakkı. Hayallerini gerçekleştirebilmen senin için çok kolay aslında bir ayağın köyde ama çok büyük bir engelin var bence o da kız arkadaşının ''sen git ben gelmem'' tavrı, sana hayatı zehir edebilecek bir durum bence. hiç istemediğin halde şehir yaşamına üstelik 65 yaşına kadar buna katlanacaksın. Bana göre aynı hayat görüşüne sahip kişiler ancak bir ömür boyu beraberlik düşünmeli yoksa iki taraf içinde zor bir durum olacaktır. çok güzel yaşanabilecek bir hayat orta şeker veya eziyet dolu halde yaşanacaktır hep bir şeyler yarım kalacaktır. Belki düşüncelerime katılmayabilirsin ama bu konu çok önemli, Şansın bol olsun.


Düzenleyen vgezer : 21-06-2016 saat 21:12 Neden: hedef kişi belirtmeyi unuttum
vgezer Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-06-2016, 23:25   #7
Yeni Üye
 
Grkm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-02-2016
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 15
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi vgezer Mesajı Göster
Değerli Grkm,
Evet insan bir kere dünyaya geliyor ve istediği gibi bir hayat yaşamak en doğal hakkı. Hayallerini gerçekleştirebilmen senin için çok kolay aslında bir ayağın köyde ama çok büyük bir engelin var bence o da kız arkadaşının ''sen git ben gelmem'' tavrı, sana hayatı zehir edebilecek bir durum bence. hiç istemediğin halde şehir yaşamına üstelik 65 yaşına kadar buna katlanacaksın. Bana göre aynı hayat görüşüne sahip kişiler ancak bir ömür boyu beraberlik düşünmeli yoksa iki taraf içinde zor bir durum olacaktır. çok güzel yaşanabilecek bir hayat orta şeker veya eziyet dolu halde yaşanacaktır hep bir şeyler yarım kalacaktır. Belki düşüncelerime katılmayabilirsin ama bu konu çok önemli, Şansın bol olsun.
Düşüncelerinizde çok haklisiniz,bende bu durumu çok düsünüyorum ama bana göre önümdeki en zor engel bu degil,daha buyuk engellerim var önümde ve engelleri aştığım zaman ben hayallerimi gerceklestiricem buna eminim,yaşamak istedigim hayat icin bazi fedakarliklar yapmam gerek ve zamani geldiginde bu fedakarliklari hic dusunmeden yaparim,kimseyi istemedigi hayata zorlayamam,dedigim gibi zamani geldiginde herkes kendi hayati icin en dogru karari verir ve bunu uygular...
İlerleyen zamanlarda bu forumda bende köye kaçış hikayemi anlaticam bundan eminim...

Grkm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-06-2016, 07:35   #8
Ağaç Dostu
 
g.c.'s Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2016
Şehir: Tralleis
Mesajlar: 653
Ne güzel hayaller, ne güzel bir görüş açıklığı, fikir teatisi...

Benim son dönemde biraz daha dikkatimi çeken nokta artık emekliliğine yakın değil, daha üniversite yıllarında "kaçış"ın yolları aranıyor. Üzerine hayaller kuruluyor. Yaşamak zorunda olduğumuz çevre adına da(sürekli sömüren düzen), farkındalığa sahip yeni bireylerin varlığı(iyi yetiştirilmiş genç nesil) adına da çıkarımlar yapmak mümkün.

Tez konusu olarak ele alınıp incelenmesi toplum sosyolojisinin yorumlanması için önemli.

g.c. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-03-2017, 10:15   #9
Ağaç Dostu
 
david72's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-03-2015
Şehir: Ankara
Mesajlar: 392
Hepimiz genetiğimze aykırı yaşadığımızın farkındayız maalesef. Geçenlerde doğada analitik düşünebilme kabiliyetinin ve yaratıcılığın doğada yürüyüş yapan insanlarda daha fazla olduğuna dair bir belgesel izlemiştim. Bu da bilinç atlaması yaşayan düşünürlerin, peygamberlerin veya bilim adamların büyük keşiflerini neden doğada elde ettiklerini gayet iyi açıklıyor

david72 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-05-2017, 01:15   #10
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 30-11-2010
Şehir: Alanya
Mesajlar: 56
acaba geçen bir kaç yılda şehirden kaçıp istediği yaşama erişen oldumu bu topicte

tcoalngsau Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-05-2017, 09:39   #11
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 21-08-2015
Şehir: İstanbul-Çanakkale
Mesajlar: 71
açıkçası bende sizin gibi merak ediyorum

aslında benim merak ettiğim gitmekten ziyade, gidenlerin geçimini nasıl sağladığı öğrenmek ama onuda ne yazık ki göremedim hiç bir başlıkta. Aslında gidenler ya emekliler, ya da hali vakti yerinde maddi olarak bir doygunluk içerisinde olanlardan(çalışmadan geliri olanlardan) oluşuyor. Yani maddi olarak bir geliri olmayan, gelirini tamamiyle köy yaşantısından elde edecek yaşı genç kişi veya ailelerin gittiğini henüz görmedim...


Düzenleyen bahçe heveslisi : 25-05-2017 saat 10:27 Neden: imla kuralı
bahçe heveslisi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-11-2018, 20:25   #12
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 03-03-2013
Şehir: Kirsehir
Mesajlar: 4
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi bahçe heveslisi Mesajı Göster
açıkçası bende sizin gibi merak ediyorum

aslında benim merak ettiğim gitmekten ziyade, gidenlerin geçimini nasıl sağladığı öğrenmek ama onuda ne yazık ki göremedim hiç bir başlıkta. Aslında gidenler ya emekliler, ya da hali vakti yerinde maddi olarak bir doygunluk içerisinde olanlardan(çalışmadan geliri olanlardan) oluşuyor. Yani maddi olarak bir geliri olmayan, gelirini tamamiyle köy yaşantısından elde edecek yaşı genç kişi veya ailelerin gittiğini henüz görmedim...
Merhaba ben köye gidenlerdenim. Yaşım 39 endüstri mühendisiyim. Emekli değilim. Geçimimi hayvancılıkla sağlıyorum. Kaz geliştiriyorum. 8 ay oldu köye göçeli. Daha detaylı, yaşadıklarım ile ilgili ilerde paylaşım yapabilirim

suvarii Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-11-2018, 20:33   #13
Ağaç Dostu
 
ahmeter's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-02-2008
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 7,963
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi suvarii Mesajı Göster
Merhaba ben köye gidenlerdenim. Yaşım 39 endüstri mühendisiyim. Emekli değilim. Geçimimi hayvancılıkla sağlıyorum. Kaz geliştiriyorum. 8 ay oldu köye göçeli. Daha detaylı, yaşadıklarım ile ilgili ilerde paylaşım yapabilirim
Zahmet olmazsa biraz detaylı yazarsanız memnun olacağız Teşekkürler

ahmeter Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-11-2018, 22:46   #14
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 16-10-2011
Şehir: KOCAELİ
Mesajlar: 37
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi suvarii Mesajı Göster
Merhaba ben köye gidenlerdenim. Yaşım 39 endüstri mühendisiyim. Emekli değilim. Geçimimi hayvancılıkla sağlıyorum. Kaz geliştiriyorum. 8 ay oldu köye göçeli. Daha detaylı, yaşadıklarım ile ilgili ilerde paylaşım yapabilirim


Bence sizde anlatmalısınız.

encarte Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-11-2018, 12:00   #15
/
 
Giriş Tarihi: 08-09-2013
Şehir: Usa
Mesajlar: 622
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi bahçe heveslisi Mesajı Göster
açıkçası bende sizin gibi merak ediyorum

aslında benim merak ettiğim gitmekten ziyade, gidenlerin geçimini nasıl sağladığı öğrenmek ama onuda ne yazık ki göremedim hiç bir başlıkta. Aslında gidenler ya emekliler, ya da hali vakti yerinde maddi olarak bir doygunluk içerisinde olanlardan(çalışmadan geliri olanlardan) oluşuyor. Yani maddi olarak bir geliri olmayan, gelirini tamamiyle köy yaşantısından elde edecek yaşı genç kişi veya ailelerin gittiğini henüz görmedim...

Merhabalar herkese.

Geçen Şubat ayından beri %90 köyde, %10 İstanbul'daydım. Son 2,5 aydır hep köyümdeyim. Sizin aradığınız vasıfları taşıyan biri değilim, "çalışmadan geliri olan" gruba dahilim. Emekliyim. Ama konu hakkında bir şeyler söyleyesim var.

Sıradan bir köylü kalkıp şehre gelse, bir bankada gişeye oturtsak, bir şirkette muhasebe veya insan kaynakları birimine yerleştirsek, mahalle bakkalını veya bir lokantayı işletmesini istesek ne kadar başarılı olursa, bir şehir insanı da köyde o denli başarılı olur.

Gerçek bir köylüde yılların birikimi bilgi var. Hatta kendisine miras kalan bilgiler de var. Bu bilgilerin modası geçmiş olabilir, bazıları yanlış da olabilir, ama kesinlikle onları kuşaklardır hayatta tutan bir bilgi dağarcıkları vardır.

Bir diğer konu alet-edevat, makina-ekipman birikimi. Sakın küçümsemeyin. İki senedir alıyorum bir türlü bitiremedim. Bir şey alıyorsunuz, kısa süre sonra bir büyüğüne, sonra daha küçüğüne ihtiyaç oluyor. Bakıyorum komşularımda hepsi babadan kalma var. Sadece arada yeniliyor veya bakım yapıyorlar. Tarım makinalarına hiç girmiyorum.

Meyva üretimi uzun vadeli bir şey. Otuz civarı ağaç diktim, bir adet vişne, üç adet dut yemek nasip oldu . Mevcut ağaçlardan bir kısmını da soğuk vurdu.

Bu sene buralarda baldan verim alan görmedim. Arıcılık tecrübem var teknik bilgim de iyi. Kimse bal alamazken ben bir kovandan 25 kg kadar bal aldım. Ama bölgedeki sarıca arıların bu kadar yoğun olacağını bilmediğimden geç tedbir alınca, iki kovanla bu sene tekrar başladığım arıcılıkta, kışa boş kovanlarla giriyorum. Köyümdekilerin farklı alanlardan elde ettikleri gelirleri var. Hayvancılık, arıcılık, meyvacılık, dağdan toplanan şeyler (kızılcık, kuşburnu, mantar vs.) Biri kötü gitse diğeri telafi ediyor.

Bir diğer konu, şehirden sıkılıp, bunalsanız, tabiat aşığı olsanız da sonuçta bazı yaşama alışkanlıklarınız ve tüketim alışkanlıklarınızla şehirlisiniz. Bu alışkanlıkların bir kısmını da köye taşımanız kaçınılmaz oluyor. Bu bazen şehirdekinden daha maliyetli olabiliyor.

Elinden her iş gelen biri olduğunuzu düşünseniz bile (bencileyin) köy hayatında yetersiz kaldığınız durumlar oluyor. Adeta güreş tutarak kestiğimiz köy ekmeğini komşu teyze salatalık doğrarcasına dilimleyiverince; beraber oduna gittiğimiz yaşlıca bir amca baltayı ustalıkla kullanırken; saman balyasını kaldırıp götüren bir hanım kızımızı gördüğümüzde; iki bastonla yürüyen ihtiyarın dik yamaçlara çıktığını izlediğimizde vücudumuzu tamamen farklı kullandığımızı anladık. Bu zamanla edinilecek bir şey.

Gariptir, en çok ayaklarım ve ayak bileklerim beni zorladı. Çünkü hemen tüm hayatım düz zeminlerde geçerken, şimdi bastığım her yer eğri büğrü. Buna bile alışmak bir zaman alıyor.

Bir de iş gücü meselesi var. Ailece geliyorsanız herkes işin ucundan tutmalı. Burada çok iyi kazanan insanlar tanıdım. Hepsi iş gücünü aile içinden temin ediyor. Her birey kendince bir konuya odaklanmış çalışıyor. Hem de çok çalışıyordu. Ve bu tür ailelerin, şehirde maaşlı olarak kazanmaları mümkün olmayan gelirleri var.

Sadede gelirsek, tüm giderlerinizi köyde yaptığınız bir işle karşılamak kısa vadede mümkün değil. Ama iyi hesaplanmış bir sermeye ile en az 3-4 yıl kazancım olmayacak diyerek köye gelinirse ve hayat standardınızı düşürmeye razıysanız başarılabilir diye düşünüyorum.

Asoo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-11-2018, 14:01   #16
Ağaçsever
 
takorof's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-04-2011
Şehir: istanbul
Mesajlar: 34
Bu konu başlığı ilk açıldığı günden bu yana 10 yıldan daha uzun bir süre geçmiş, bu arada yeni gidenler oldu, geri dönenler oldu hatta hayatını kaybedenler oldu. Çok az yazdım ama gidip de geri dönenlerden biri de benim. Aslında tam olarak döndüm denilemez zira Yalova'nın bir köyünden Marmaris'in bir köyüne transfer olduk denilebilir. Yani biraz daha fazla insanın, biraz daha fazla sosyal hayatın içerisine. Oğlum 5 yaşında iken satın aldığım arazi içerisine kurduğumuz hayat oğlumuzun 15 yaşına gelip, artık buralara gelmek istememesi daha çok insanlarla birlikte vakit geçirmek istemesi neticesinde böyle bir karar vermek zorunda kaldık maalesef.
Ve anladık ki, böyle bir hayat kurmak, yani " Büyükşehirden kaçıp gitmek" ya evlenmeden ve çocuk sahibi olmadan önce veya emekli olup, çoluk çocuğu yerlerine yerleştirdikten sonra vereceğiniz bir karar olmalıymış.
Yaklaşık 10 yıl doğanın içerisinde yaşamının büyük bir kısmını geçirmiş biri olarak diyorum ki; Doğadan uzaklaşabilirsiniz ama kopamazsınız.

takorof Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-11-2018, 15:18   #17
Ağaç Dostu
 
ayazkentli's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-04-2009
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,641
Galeri: 1
Ortamınızı bilmem ama en azından coğrafya ve iklim koşullarını göz önüne alarak daha iyi bir yere taşınmıssınız diyebilirim.


En azından iklim yaz aylarında çok sıcak olsa da, kış aylarında Yalova'ya göre çok çok daha ılık kışlar yaşamanız ve biraz daha uzun süre bahçelerde vakit geçirmeniz için avantajlı diyebiliriz.

(Tabii, yüksek bir yaylada değilde, aşağılarda bir köye yerleştiğinizi varsayarak yazıyorum).


Marmaris iklim yönünden çok daha ılımandır.

Hayırlı uğurlu olsun.

ayazkentli Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-11-2018, 14:54   #18
TCM
Ağaç Dostu
 
TCM's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,898
@ Asoo, bana göre mükemmel kaleminiz var. Tebrik etmek haddim değil ama en azından teşekkür etmek isterim. Bu özelliğiniz gibi, bazı şeyler Allah vergisi. Ağzıyla kuş tutsa adam sizin gibi yazamaz, ben 40 fırın ekmek yesem halam gibi hamur yoğuramam (bırakın ekmeğini yapmayı), siz ne yaparsanız yapın okey taşlarını arkasından benim gibi hızlı okuyamazsınız. Çok basit gibi görünen işleri dahi şöyle böyle öğrenmek için en az altı ay gerekir. Ustalaşmak ise uzuuun yıllar gerektirir. 20 m.kare yeri kürekle altını üstüne getirmek ne kadar zor olabilir ki? Öyle değil işte, seçtiğiniz kürek dahi önemli. Kayınpederim ben kürekle işlenirken baktı baktı da 'ne yapıyorsun öyle' diyerek aldı küreği elimden, sol ayağıyla küreğe bastı ve benim kollarımdan güç alarak yaptığım hareketi o sağa ayağından destek alarak yaptı. Geçen fasulye için çalı tipi fidancılık yapan bir abimizin bahçesinden kargı kesiyorum. Kargıları kestim kalınca iple bir arada tutmak ve eğrilip bükülmelerini engellemek için üç yerinden bağlıycam. Adam aldı ipi öyle güzel, kolay ve hızlı düğüm attı ki, aynı harekete altı kez yapmasına rağmen gram anlamadım. Bu işler böyle; içeride aşk var ise az veya çok her iş gelir insanın elinden. Ama şu gerçeği de akılda tutup kasılmamak lazım, 'her horoz çöplüğünde öter'. Mevlanaya sormuşlar 'ne bilirsin?' diye, 'haddimi bilirim' demiş.

TCM Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-11-2018, 09:00   #19
Ağaçsever
 
takorof's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-04-2011
Şehir: istanbul
Mesajlar: 34
Aslında bu siteye girip, yazıp çizerek paylaşanlar kadar, sadece okuyarak, hayal ederek veya küçük de olsa adımlar atarak, kaçmak gitmek isteyen o kadar çok insan var ki... Sn. Todor'un bu konu başlığı altında ilk mesajını paylaştığı 2006 yılından, 2017 yılının mayıs ayına kadar yüzlerce mesajın ardından uykuya geçen mesajlar, 1.5 yıl sonra yeniden, sanki hiç bir şey kaybetmemiş gibi aynı hızla, eski popülaritesini sağlamaya başladı. Bu da gösteriyor ki, kaçıp gidip devam edenler, geri dönenler kadar, hala kaçmak için can atan, gün sayan dostlarımız var.

takorof Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-11-2018, 09:31   #20
Ağaç Dostu
 
EAkpınar's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-05-2015
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 184
Köy de var. Ev de var. Ancak tek bildiğim 50 yıllık fındıklıkta dalından fındık koparmak. Ağaçlar.net e katılmadan önce aklıma gelmeyi bırakın söylendiğinde asla dediğim köye yerleşmek konusu artık bir heves halini aldı. Emekli olsak da gitsek.Evin dibine küçük bir sebze bahçesi yapsak. Tavuklarımız olsa gibi hayaller var şimdi hep aklımda.

EAkpınar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Etiketler
arazi, çiftliklik arazi, satılık, satılık arsa, satılıktarla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 09:14.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026