![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,052
|
Sizi de bekleriz karşıki tepeye ![]() |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 11-10-2010
Şehir: ZONGULDAK
Mesajlar: 1,058
|
Yaşama işine gelince emekli olunca insanın eline azda olsa bir para geçer o parayla yaşamasını bilmeli az bulursa az harcamalı çok bulursa yine az harcamalı [istisnalar hariç ] ileriyi düşünerek her nekadar çok az kalsa dahi köyü vatandaşlarımız nasıl yaşıyorsa bizlerde öyle yaşayabiliriz tek farkımız bize gelen düzenli bir emekli maaşı olması hayat yaşam kavgasına gelince duygusallık ikinci plana kalkması lazım kendi beslediğin koyunu kendi beslediğin tavuğu kesememek gibi o zaman ya bakmayacağız **** bakarsak bırakacağız eceliyle ölecekler her iki haldede kaybeden besleyici olur |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 11-10-2010
Şehir: ZONGULDAK
Mesajlar: 1,058
|
Sayın meyvelitepe imkanım olsa inanın bana buralarda bir gün beklemem buralarda |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 11-10-2010
Şehir: ZONGULDAK
Mesajlar: 1,058
|
O karşı tepede yaşayıp ayda birkere dostlarla buluşup sohbet etmek bir bardak çay içmek iki kelam etmek çok güzel olurdu |
|
|
|
|
|
#5 |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,052
|
Karşı tepe işin şakası tabii. Söylemek istediğim, böyle bir düşünceniz varsa ertelemenin bir yararı yok, bir yerlerden başlayın. |
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 27-03-2010
Şehir: Denizli
Mesajlar: 686
|
Alıntı:
) burdan da ulaşabiliyoruz..Düzenleyen yarenimex : 20-02-2011 saat 20:55 |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 25-06-2010
Şehir: İzmir
Mesajlar: 2,129
|
Bu başlığa bayıldım. Daha ilk sayfalarda Kazların çok iyi bekçi olduğunu, köy fırını yapılırken cam kırıklarının kullanımı ve ne işe yaradığını, koyun akciğerinin foseptik çukurunu temizlediğini ve dahası. Tecrübelerini yazanların ellerine sağlık. Sakin kafa ile bir daha bir daha okuyacağıma eminim. Kullanabileceğim her bilgiyi yakalayabilmek istiyorum. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 11-10-2010
Şehir: ZONGULDAK
Mesajlar: 1,058
|
Vakitsiz öten horozu keserler şu anda kaçıp gitmek istememe rağmen hayat kavgası dolayısıyla gitme imkanım yok çocukları bir yerlere yerleştırip emekli olup geride düşünmek zorunda olmadığım kimseler kalmayınca gideceğim şimdilik gitmek için hazırlık yapmakla meşgul olacağım selamlar |
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 27-03-2010
Şehir: Denizli
Mesajlar: 686
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Ağaç Dostu
|
Yerimi bilemedim ama gene de buraya yazdım. Gittik diyelim yeni evimize. Hemen yamacımız orman başlangıcı. Kuşa kurda yem olacak yaşta değiliz ama domuzlar kasabalara inmeye başladı azda olsa tedbir gerekli. Uzun lafın kısası; bir tüfek almak lazım, zamanı geldi demeye başladım. Kara avını bilmem, bu yaştan sonra hevesde edilmez. Alacağım tüfek iddiasız ama gerektiğinde beni koruyacak çok pahalı olmayan bir çifte olmalı diye düşünüyorum. Belki usta avcılardan yol gösteren olur. Tabii önce ruhsatımı edineceğim. |
|
|
|
|
|
#11 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Uzun zamandır şehir dışında yaşıyorum. Bahçede ayak izlerine rastlasam da canlı olarak domuz hiç görmedim. Tüfek bir çözüm ama güçlü, burnu iyi koku alan koruma köpeği hem iki ayaklı hemde dört ayaklılar için ideal bence. |
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Ağaç Dostu
|
Sn.hoşseda MAK domuz avını zirai mücadele gerektiren durumlarda özel izinle , sürek avcılığı şeklinde müsaade ediyor; Avlanma Amaçlı Yaban Domuzu Sürek Avı Esas ve Usulleri MADDE 12- Yaban hayvanlarının doğal yaşam alanlarında yapılan plansız sürek avlarının, aynı habitatı paylaşan diğer memeli yaban hayvanlarına olumsuz etki yapması nedeniyle, yaban domuzu sürek avları genel ve devlet avlakları ile planlanması öngörülen genel ve devlet avlaklarında yapılabilecektir. Avlanma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenecektir. Avlanmasına belli sürelerde izin verilen yaban domuzunun sürek avı avlanma esasları aşağıda belirtilmiştir: a)Yaban domuzunun Tablo-1’de belirtilen avına izin verildiği süreler ve tescil edilmiş genel ve devlet avlaklarında avlağın belirlenen kotaları dahilinde, planlanması öngörülen genel ve devlet avlaklarında ise il müdürlüğünce tespit edilecek kotalar dahilinde, sürek avı il müdürlüğünden izin alınmak koşuluyla yapılabilir. Bu süreler dışında av turizmi dahilinde avlanma hariç sürek veya bek avına izin verilmez. b) Sürek avı talep eden, avlanma izin kartı bulunan avcılar, avcılık belgesi fotokopileri ile birlikte av gününden önce il müdürlüğüne başvurmak zorundadır. İl müdürlüğünce avlanma sahasının ve tarihinin uygun bulması durumunda iki gün içinde gerekli izni yazılı olarak verir. Bu izin üzerine temsilci avın yapılacağı köy muhtarlığına giderek sürek avının yapılacağı mevkii ve tarihini en az iki gün önceden can ve mal güvenliği açısından köy halkına duyurmak zorundadır. c) İzin verilen yer ve tarihler dışında ve onbeş avcı ve yirmi sürekçiden fazla avcı ile yaban domuzu sürek avı yapılamaz. Sürekçiler avlanamaz, avlanma araç ve gerecini av sırasında üzerinde bulunduramaz. d) Avcılar; yöre halkının av sırasındaki can ve mal güvenliği ile ilgili, köylere duyuru yaparlar ve gerekli tedbirleri alırlar. Mücadele Amaçlı Yaban Domuzu Sürek Avı Esas ve Usulleri MADDE 13- (1) Yaban domuzlarının belirli bir bölgede tarıma zarar verdiğinin veya zarar verecek düzeyde popülasyonunun arttığının tespit edilmesi halinde, 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Karantina Kanunu kapsamında mücadele çalışması; il müdürlüğünce verilecek izinle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı teşkilatınca Bitki Koruma Uygulama Prensipleri doğrultusunda yapılır. (2) Mücadele amaçlı yaban domuzu sürek avları, 22 Şubat-15 Mayıs tarihleri arası hariç av yılı boyunca yapılabilir. Sürek avlarına katılacak avcılardan; sürenciler haricindekilerin avcılık belgesi sahibi olmaları şarttır. Mücadele amaçlı sürek avları mücadele yapılacak sahaların özelliklerine göre av turizmi kapsamında da yapılabilir. Domuzları olduğunuz yerden uzak tutmak için farklı yöntemler denemek gerekiyor herhalde,eğer sayıca pek çoğaldılarsa çevrenizdeki tarla sahipleriyle birleşip sürek avı düzenletmeniz gerekiyor ,domuzların ürediği aylar hariç tabii... Düzenleyen yasarugur : 19-04-2011 saat 17:38 Neden: fazla kelimeyi sildim |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın üzüm vakti gelince ilk yapmayı planladıklarımdan birisi köpek almak. Ancak ona daha vakit var. Sayın yasarugur benim yaban avına hiç niyetim yok ta onlar tarafından telef edilmemenin yolunu aramaktayım... |
|
|
|
|
|
#14 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-07-2007
Şehir: Yerdeniz
Mesajlar: 186
|
Alıntı:
Sn hosseda, Benim gideceğim yerde domuzlar ma-aile geziyorlar; anne, baba, çocuklar, anneanne, kuzenler... Gece patırtılarına uyanıyorsunuz camın önünden geçerken; perdeyi açıyor, karanlıkta bir görebilsem diye bakıyorsunuz, siz bakıyorsunuz onlar bekliyor, hareket olmayınca görmeniz mümkün değil karanlıkta. Ta ki siz uyuyana kadar inanın kıpırdamadan bekliyorlar. Uyuduğunuzda işlerini görüyor, üzümlerinizi yiyor, bahçenizi bozabiliyorlar. Ama bir gün olsun komşularımdan, onları vuralım diye bir laf duymadım. Oralar sadece bizim tarlalarımız, bahçelerimiz değil ki, onların yaşam alanları. Sincaplar bütün bademleri yemiş, yesin. Sorun değil. Bir sincap, tilki, domuz,..., gördüğümde "oh, haala her şey yolunda" diyebiliyorum. Çünkü doğanın dengesini o kadar bozuyoruz ki içiçe girmiş ortak alanlarda dünyayı dar ediyoruz hayvanlara zaten. Bırakın gezsinler, bunlar inanın çok doğal gelecek. Ve korkmayın, çarptığında arabaların haşatını çıkaran o domuzlar insanlardan nasıl korkuyorlar bilseniz. Sizi telef etmekten çok kendi can derdinde onlar. Marullarınız korumak isterseniz etrafını çevirin, ama vurmayı düşünmeyin nolur. Bir de şöyle bakın, daha ne kadar bunları yapabilecekler ki? Bir gün gelişmişlik(?) oralara da gidecek ve siz "eskiden ne çok domuz vardı, domuzlar biz bozmadan bağlarımızı bozardı. Sincaplar vardı, şuncacık elim kadar, cevizlerimizi koymaz dalında yerlerdi." diye anlatmak durumunda kalacaksın belki de. Umarım olmaz. Şimdi onların sahalarında deplasmandayız, unutmayalım. Hatta biraz eğlenceli hale de getirebilirsiniz onlarla ilişkilerinizi. Babam tarlayı domuzlara sürdürmüştü bir keresinde Gelincik gelmiş, yumurtalarınızdan çalmış, tavuklarınızı boğmuş, yapacak bir şey yok olan olmuş, hayvanı vurmak çözüm değil, isterseniz başka önlemler de alabilyorsunuz. Etrafınızda yılan var mı peki? Yok neden? Varsa tedirginliğiniz iki ayaklı homo_sapienslere karşı olmalı Bir tüfek edinmeniz caydırıcı olabilir onlara karşı elbet. |
|
|
|
|
|
|
#15 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 28-04-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 199
|
ntvde serdar kılıçın dağ evi programını izlemenizi tavsiye ederim Her cumartesi sıfırdan yaşamı kuruyor. ![]() |
|
|
|
|
|
#16 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-10-2012
Şehir: SAMSUN da - Sakaryalı
Mesajlar: 146
|
Alıntı:
tatillerimde köye gider arada yaylaya çıkarım millet istanbuldan günü birlik para veripte bizim yaylaya geliyorlar...bazen bana rast geldiklerinde birlikte ormanın içinden yaylaya çıkıyoruz hatta onlara çay bile ikram ediyorum yaylada ...bu aralar çok işim var çok neden derseniz memur olupta köye gidince işler bitmiyor ondandır belkide..)) ama hala köyü çok özlüyorum desem yalan olmaz... |
|
|
|
|
|
|
#17 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-10-2012
Şehir: SAMSUN da - Sakaryalı
Mesajlar: 146
|
benim fındıklığım
Benimde şehirden kaçıp dinlendiğim yerim |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-10-2012
Şehir: SAMSUN da - Sakaryalı
Mesajlar: 146
|
Buraya yakında kalacak kulübemin inşaatına başlıyorum... fındıklığın içine yapacağım ... |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 04-07-2008
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 180
|
Böyle bir konuyu nasıl kaçırmışım anlayamadım. Bende 31 yaşında askerden döndüm, İstanbuldayım. Bakalım kaçabilecekmiyim. Şimdilik konuyu izlemeye devam. |
|
|
|
|
|
#20 |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,052
|
Çoğu akşam keşfe çıkmış bir tilki görüyorum. Nadiren bir çakal da gördüğüm oluyor ama seslerini her akşam duyuyorum. Bize 500 metre uzakta bir ayı kovanları dağıttı. İki çift doğan yaz kış burada. Geçen yıl bir çift idi, eşlerden biri yüksek gerilim hattına kurban gitmişti. Yeni bir eş, ayrıca yeni bir çift daha geldi. Bizim bahçenin hemen altındaki bahçeden domuz geçmiş, avcılar ayaklandı. Bırakın peşini diye söylendim (pek takmadılar). Sansar bol ama görmek mümkün değil. Cevizlerde sincaplar cirit atıyor. Herşey yerli yerinde yani. Bir tek yılanlar hemen uyansalar diye beklemedeyim çünkü tek canımı sıkan sayıları epey artan minik kahverengi tarla fareleri. |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 04-08-2010
Şehir: Bodrum / Muğla
Mesajlar: 42
|
Sincaplar çok sevimliler ama daha çağla aşamasındayken bütün bademleri götürüyorlar ama bütün bademler onların olsun, yoklukları daha kötü. Bademi bakkaldan alırız. Onların böyle bir şansı yok. :-) |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın tenar, Yabana zarar vermemek konusunda sizden farklı düşünmüyorum. Tüfek alırsam bahçeme domuz gelince havaya ateş edeceğim kaçırmak için. Ancak köylü bizim gibi düşünmüyor. Üzüm zamanı bağlarında yatıyorlar domuza yedirmemek için ürünlerini. Domuz ne yazıkki kötü bir hayvan, girdiği bağda sadece üzüm yemekle kalmıyor, bağı da yerle bir ediyor, köylünün buna katlanarak ,yaban hayattır korumak lazım demesini kimse beklememeli. İki taraf arasında amansız bir savaş var aslında, domuz karnımı ve çoluk çocuğumu doyuracağım diye her türlü kurnazlıkla bağa bahçeye girme mücadelesi verirken, köylü çoluk çocuğumun rızkını sana yedirmem diye savunma yapmakta. Ama şuna da eminim, köylü zarar görmemiş olsa domuza yan bile bakmaz. Etrafımızda yılan kalmadı yazmışsınız.Yeteri kadar var. Karayılan, engerek ve dağ alası ile sarı yılan bolca mevcut çevrede. |
|
|
|
|
|
#23 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Alışık olmadığınız için endişe ediyorsunuz galiba. Şehir dışında yaşamaya karar verdiğimizde tüfek konusunda bizde çok kafa patlattık. Kişisel güvenlikle ilgili olduğu için tüfek alma, almama konusunda birşey diyemem ama çatapat, maytap gibi malzemeler de kaçırma işi için kullanılabilir. |
|
|
|
|
|
|
#24 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 28-08-2009
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 38
|
Kaçıp gitmek derken,gideceğiniz mesafenin sınırlarını iyi koymak önemli.Yoksa Tibet'e gidip Himalayalar'da bile yaşamak mümkün.Şehir hayatından kaçmak için şehirden çok uzaklara gitmek gerekmeyebilir.İstanbul'da çalışan biri olarak İstanbul çevresindeki köylerden birini tercih ettim,böylece işime gidip gelebiliyorum.Geniş bahçeli,site içerisinde bir ev tercih ettim böylece güvenlik imkanından faydalanıyorum.Evcil hayvan haricinde hayvan beslemek dışında doğayla ilgili her tür faaliyette bulunabiliyorum.Zaten çalışan birinin zamanı kısıtlı oluyor.Köy hayatının ve medeniyetin imkanlarını birleştirme fırsatım oluyor. Dezavantajları,uzun yol depmek,müstakil evin beklenmedik masrafları,az insan olduğu için dar çevre,en azından ailenin her ferdini tatmin etmeyebiliyor,yorucu ve devamlı çalışmayı gerektiren bir yaşam.Avantajları ise oldukça uzun bir liste tutar ki bu hayatı tattıktan sonra bir AVM'ye gitmek,park yeri aramak,tatsız,sağlıksız gıdalar yemek,egzos solumak,bozuk kişilikli insanlarla mücadele etmek,beton grisi seyretmek,çocuğunuzu dört duvar arasında suni ortamlarda büyütmek,gereksiz stres yaratan gündemi takip etmekten kurtulmak bile çok şeye değer. Kısacası illa bir çiftlik,geniş arazi,uzak diyarlar,çok para şart değil.Cesaret ve biraz imkan yeterli |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 20-09-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 126
|
Sn. cumartesi70, ben de İstanbul çevresi köylerini bayağı bir düşünmüştüm. Siz hangi köye gittiniz acaba? |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 28-04-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 199
|
Bu arada todoru kutlamayı unuttum, bu hayali belli bir yaşı geçmiş herkes yapabilir ama 30 yaşında herşeyin başındaki bir insanın bunu yapması,tek başına hayatı seçmesi ,büyük yürek,büyük cesaret ,büyük tavizler ve büyük şans gerektirir.Gerçekten kutluyorum. Bende 30 yaşındayım,alıp başımı gitmek istiyorum ama bende todordaki özelliklerden hiç biri yeterince yok.Birde geniş beni seven ve benden beklentileri olan bir ailem var üstelik evli değilim birde karım çocuklarım olsa iyice prangalara vurul. Dediğim gibi arafta kaldık,başka bir zamanda,başka bir hayatta. Düzenleyen Sinarit : 27-05-2011 saat 09:31 |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 04-08-2010
Şehir: Bodrum / Muğla
Mesajlar: 42
|
Oğuz bey kızmasın ama çok güzel yazmış ve bir hayalin nasıl gerçekleştirilemeyeceğini anlatmış amacım eleştirmek değil, farklı bir açıdan bakmak. Bir işin nasıl olmayacağını isterseniz yüz farklı şekilde anlatabilirsiniz. İnternet, adsl hepsi artık köylerde de var. Digital telefon santralı olan her yere adsl bağlanabiliyor. Kablo tv yerine uydu alıcınız olursa alışık olduğunuz tüm kanalları köyde de seyredebilirsiniz. Zaten şikeyet ettiğiniz AVM'lerden kurtulabilirsiniz. Köylerdeki çocuklar da okula gidiyorlar hem de büyük şehirlerdekinden daha kolay bir şekilde, üniversite sınavlarında dikkat edin kırsalda yetişmiş çocuklar daha başarılı. Köyde olmuyorsa biraz büyükçe bir ilçenin etrafında bir yer bakabilirsiniz. Annenizi babanızı bırakmayın onları da yanınızda götürün. Artık heryerde hastane var. Yeterince isterseniz mutlaka yaparsınız. Hayalinizin peşinden koşmuyorsanız veya harekete geçmiyorsanız bence yeterince istemiyorsunuz demektir. Aslında en temel sorun hayatınızı nasıl sürdüreceğiniz. Hangi gelir ile bunu yapacaksınız, çünkü köyde de giderleriniz olacak. Gelirinizi ve yaşamınızı nasıl dengeleyeceksiniz. Gerisi eğer gerçekten gitmek istiyorsanız teferruattır. |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 03-08-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 220
|
Sayın Etrim, önemli olan kuyunun derinliği değil ipinizin boyu. Dediğiniz gibi köyde yaşamak demek medeniyetten uzak kalmak değil, medeniyetin kötü etkilerinden uzak kalmak. Ben 17 senedir Silivri'nin bir köyünde yaşıyorum. 35 yaşında evlenip buraya taşındık. İlk geldiğimizde elektrik ve telefon yoktu (o zamanlar cep telefonu da yoktu), jeneratörle oturduk. Bir Lada Nivamız vardı, kışın ancak onunla gidip gelebilirdik. Şu anda yolumuz da yapıldı telefon adsl hepsi var. Hastane deseniz 20 km. ötede ama 15 dakika. Bu hayata alışınca zaten geri dönmeyi düşünmezsiniz. İstedikten sonra giderleri de gelire göre ayarlıyorsunuz. Akaryakıt fiyatları arttıkça önce 1.3 litre benzinli sonra 1.3 litre dizel araba aldık, kaloriferi de oduna çevirdik. Sıradaki hedef rüzgar türbini ve elektrikli araba ![]() |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 19-04-2011
Şehir: Houston
Mesajlar: 18
|
Pardon bu Silivri dediginiz Istanbul'un trakya tarafindaki Silivrimi? Orasi artik Istanbul'un icinde sayiliyor saniyordum ayrica buyuk proje yani kanal yapilinca artik sehrin ortasinda kalacaksiniz gibime geliyor. Nacizane fikrimdir |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 03-08-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 220
|
Google Earthten Kurfallı'ya bakabilirsiniz. Pek İstanbul içi sayılmaz. |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| arazi, çiftliklik arazi, satılık, satılık arsa, satılıktarla |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|