![]() |
|
|
|
#1 |
|
Yeni Üye
|
Evde ve okullarda hobi amaçlı bitki doku kültürü
EVDE VE OKULLARDA HOBİ AMAÇLI BİTKİ DOKU KÜLTÜRÜ Özet Bitki biyoteknolojisini oluşturan iki unsur olan bitki doku kültürü ve bitki genetik mühendisliği hem ticari hem hobi hem de araştırma bazında rutin olarak uygulanmaya başlanmıştır. Bitki doku, hücre veya organlarının laboratuvarda kontrollü ve steril şartlarda çeşitli besin ortamlarında kültüre alınması, onlardan yeni hücreler, dokular, organlar veya yeni bitkiler üretilmesi işlemlerinin tütüne birden bitki doku kültürü denilmektedir. Genellikle bitkilerin yaprak, gövde veya köklerinden alınan parçalarındaki vücut hücrelerinin özel besin ortamlarında kültüre alınması yoluyla uygulanır. En çok karşılaşılan uygulama hücrelerde, o hücrelerin alındığı bitkiye benzer bitki veya bitkiler üretmektir. Buna rejenerasyon denilir. Ayrıca tek başına hücreler veya organlar (örnek: kökler) çoğaltılabilir ve çeşitli amaçlar için kullanılabilir. Bu işlem bitkilerin amaca uygun olarak genetik yönden değiştirilmesine de imkan sağlamaktadır. Bu yayında amaç evlerde, lise ve dengi okullarda veya üniversite lisans seviyelerinde bitki doku kültürüne ilgi duyanlara doku kültürünün temel mekanizmasını anlatmak, basit doku kültürü tekniklerini kendilerinin uygulayabilmesi açısından açılımlar getirmektir. Evde bu işlemleri yapanlar hem kendilerine iyi bir vakit geçirme, hem de istedikleri bitkileri çoğaltabilme imkanı sağlayacak, ilköğretim çağında olan öğrenciler bitkilerin üreme, çoğalma ve büyümesi ile ilgili bilgileri kendilerinin deneyerek öğrenmelerini sağlamaktır. Ayrıca burada bahsedilen teknikler ticari amaçlı olarak üretim yapacaklara da kısmen ışık tutabilir. Daha geniş bilgi almak isteyenler Bitki Biyoteknolojisi Cilt I Doku Kültürü ve Uygulamaları (M. Babaoğlu, E. Gürel, s. Özcan; Editörler, Selçuk Üniversitesi Yayınları, 2001) adlı kitaptan faydalanabilirler. 1. Giriş Bitki doku kültürü; aseptik (steril) şartlarda, yapay bir besin ortamında, bütün bir bitki, hücre (meristematik hücreler, süspansiyon veya kallus hücreleri), doku (çeşitli bitki kısımları=eksplant) veya organ (apikal meristem, kök vb.) gibi bitki kısımlarından yeni doku, bitki veya bitkisel ürünlerin (metabolitler gibi) üretilmesidir (Babaoğlu ve ark., 2001). Yeni çeşit geliştirmek ve mevcut çeşitlerde genetik çeşitlilik oluşturmak doku kültürünün temel amaçları arasında sayılabilir. Bu nedenle bitki doku kültürleri genetiksel iyileştirme çalışmalarında önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca kaybolmakta olan türlerin korunmasında ve çoğaltılması zor olan türlerin üretiminde, çeşitli doku kültürü yöntemleri rutin olarak uygulanmaktadır. Bitki doku kültürü ile ilgili önemli çalışmalar Tablo 1’de verilmiştir. Tablo 1. Bitki doku kültüründe önemli çalışmalar (Babaoğlu ve ark., 2001). Tarih Çalışmalar Araştırıcılar 1902 İlk izole hücrelerin kültürü Haberlandt 1904 Olgun embriyoların kültürü Hanning 1917 Biyoteknoloji teriminin ilk defa kullanımı Karl Ereky 1920 Oksin hormonunun keşfi ve tanımlanması Went ve ark. 1922 Kök ve sürgün uçlarının tek başına laboratuvarda çoğaltımı Kotte ve Robbins 1924 İlk embriyo kurtarma tekniği (mısır) Dieterich 1934 İlk sürekli olarak tek başına çoğalan kök kültürleri (domates) White 1934 İlk kallus (değişmeden bölünüp çoğalan hücre topluluğu) kültürleri Gautheret 1942 İlk kallus kültürlerinden sekonder metabolit eldesi Gautheret 1946 İlk sürgün uçlarından (apikal meristem) bitki eldesi Ball 1953 DNA'nın yapısının belirlenmesi Watson ve Crick 1954 İlk hücre süspansiyonlarından bitki eldesi Muir ve ark. 1957 İlk sitokinin hormonunun tanımlanması ve öneminin ortaya konulması Skoog ve Miller 1958 İlk somatik embriyogenesis (havuç) Steward ve ark. 1960 Enzimler kullanılarak ilk canlı protoplast izolasyonu Cocking 1962 MS doku kültürü besin ortamının geliştirilmesi Murashige ve Skoog 1965 Tek hücreden bitki elde etme (rejenerasyon) Vasil ve Hilderbrandt 1967 İlk haploid bitkinin üretimi (anter polen kültürü) Bourgin ve Nitsch 1968 B5 ortamının geliştirilmesi Gamborg ve ark. 1970 HEPA filtrelerin kullanılmaya başlanması 1978 Cinsler arası ilk somatik melezleme Melchers ve ark. 1983-86 Transgenik ilk bitkinin elde edilmesi ve tarla testleri (tütün) Murai ve ark. 1990 Sentetik tohum geliştirme ve hızlı dondurma yoluyla germplazm muhafazası çalışmalarının başlaması - 1995 İlk rekombinant (genetik olarak değiştirilmiş) insan gıdası (Flavr Savr, domates) Bitki biyoteknolojisi doku kültürü ve genetik mühendisliği olarak 2 unsurdan oluşmaktadır. Aslında Tablo’dan da görüleceği gibi biyoteknoloji yeni bir kavram değildir. 1950'li yıllarda Hoagland ve Arnon "Hoagland Çözeltisini" geliştirerek bitkilerin topraksız ortamda da büyüyebileceğini göstermelerinden sonra, bu çözelti azot, fosfor, potasyum, mangan, demir, bakır, çinko, bor, magnezyum, kükürt, kobalt gibi bitkiler için önemli olan 11 adet mineral tuz içermekteydi. Uzun yıllar su kültüründe (hidrofonik) sebze yetiştirmede kullanılmış ve hala topraksız tarımda kullanılmaktadır. Bitkilerin laboratuvarda veya kontrollü şartlarda fazlaca miktarda çoğaltılması (mikro çoğaltım, klonal çoğaltım) klasik usullerle bitki üretimine önemli bir alternatiftir. Mikro çoğaltma çevre ve besin kontrolü yapılabilen steril (mikroorganizma, toz vb. ihtiva etmeyen) yetiştirme şartlarında bir bitkinin tomurcuk, boğum, yaprak ve kök parçaları gibi çeşitli yerlerinden alınan küçük parçalarının (eksplant) kültürü sonucu yeni bitkilerin üretilmesidir. Üretilen bitkiler her bakımdan birbirinin aynısıdırlar. Yani yapılan bu iş bitki klonlaması veya genetik kopyalamadır. Normal olarak bilimsel araştırma laboratuvarlarında doku kültürü ile bitki üretimi için genellikle pahalı aletler kullanılır. Fakat bu yazıda bu aletlerin yerine çarşı ve pazardan kolaylıkla elde edilebilecek sıradan ev aletleri kullanılarak doku kültürü yoluyla istenilen bitkilerin çoğaltılmasının nasıl yapılabileceği konusunda ilgililere (evde hobi olarak veya ilköğretim okullarında) bazı bilgiler verilmektedir. Burada amaç konu ile ilgili kişilerin normal olarak evde saksılarda veya bahçelerinde yetiştirdikleri, özellikle süs bitkilerinden, istedikleri anda ve kısa zamanda çok sayıda yetiştirebilmeleri için gerekli bilgileri sağlamaktır. Bu çalışmalar hem vakit geçirme hem de değişik bitkilerin üretimi ve çoğaltılmasında bilgi sahibi olmak açılarından faydalı olacaktır. Ayrıca ticari amaçlı süs bitkileri üretimi yapanlara da bazı hususlar bakımından ışık tutabilir. Son kısımlarda doku kültürü ile ilgili daha fazla teknik bilgi verilmiştir. Bu çalışmalar biraz daha fazla teknik bilgi, maliyet ve dikkat gerektirmektedir. 2. Doku kültürü için gerekli şartlar ve aletler a) Dikkat edilecek en önemli husus temiz (steril) şartlarda bu işlemlerin yapılmasıdır. Bilimsel çalışmalarda genel olarak steril yatay hava akışlı kabin denilen bir ekipman kullanılır. Fakat ev şartlarında bir balık akvaryumu veya 50x40x40 cm ebatlarında silikonla izole edilmiş veya kenarlarından iyice yapıştırılmış, sadece bir cephesi açık cam bir kabin aynı işi görebilir,3. Besin ortamlarının hazırlanması Kullanılacak maddelerin çoğu eczane, market, kimyevi gübre veya medikal malzeme satıcılarından temin edilebilir. Aşağıdakiler yaklaşık 1 litre temel besin ortamını hazırlamada kullanılır: 1. İki su bardağı yağmur suyu veya saf su (kaynatılmış ve soğutulmuş su da olabilir),Ağzı kapanabilen bir kaba önce su ve sonra bütün maddeler ilave edilerek karıştırılır. Besin ortamı pH’sı dar alalıkta renk değişimi ile pH’yı tahmin etmeye yarayan indikatör kağıtlarla ölçülür ve 5-6 arasına ayarlanır. Eğer pH fazlaysa sitrik asit, düşükse bikarbonat soda kullanılarak ayarlanmalıdır. Daha sonra agar ilave edilerek eriyinceye kadar ocakta sık sık karıştırarak kaynatılır. Daha sonra eriyik kavanozlara ¼ (çeyrek) oranında veya 2 cm kalınlıkta doldurulur. Basınçlı pişirici içine önce 1/5 oranında su, üzerine ayaklı bir sehpa (metal) konulur, sterilize edilecek malzemeler bu sehpa üzerine konulduktan sonra kavanoz kapakları gevşek olarak kapatılır ve tencerede buhar çıkmaya başlamasından itibaren 15 dakika süreyle tutulur. Bitkileri çoğaltmak ve köklendirme ortamlarını hazırlamak için yukarıdaki ortama yarım bardak Hindistan cevizi sütü ve malt ilave edilir. Hindistan cevizi sütü yerine yarım bardak yeşil domates püresi veya yarım bardak taze sıkılmış portakal suyu da kullanılırsa ilginç ve farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Ayrıca yarım çay bardağı organik deniz yosunu özü ilave edilebilir (Örnek: Kelpak). 4. Alet ve ekipmanların sterilizasyonu Bistüri ve bıçaklar alüminyum folyo içine sarılarak basınçlı tencerede 15 dakika kaynatılarak steril hale getirilebilir. Bu aletler aynı zamanda ticari olarak satılan klor içeren bir çamaşır suyu içine batırılarak (15-20 dakika) veya alkol içine batırıldıktan sonra aleve tutularak (dikkatli olunuz!) da sterilize edilebilir. Bitki materyallerinin durulanmasında steril su, çalışma yerinin silinmesinde steril bezler kullanılmalıdır. Çalışmaların tamamı kabin içine serilecek steril bir bez veya steril bir fayans üzerinde de yapılabilir. Su, cam şişe veya kavanozlar içinde, kağıt veya bezler ise bir kese kağıdı veya otoklav naylonu içinde yukarıdaki metodla steril hale getirilebilir. Kese kağıdı kullanılırsa, tencereden çıkardıktan sonra ıslak durumda olduğundan 80 0C ye ayarlanmış bir mini fırın içinde kurutulmalı ve kullanılıncaya kadar açılmamalıdır. Doku kültüründe kullanılacak malzemelerin ve besin ortamlarının sterilizasyonunda kullanılan basınçlı pişirici veya filtre sterilizasyonuna alternatif bir diğer yöntem de mikrodalga sterilizasyonudur. Çünkü özellikle filtre sterilizasyonu pahalı ve az miktarda ortam için uygun olmakta, basınçlı pişirici veya otoklavda sterilizasyon ise uzun zaman almakta ve sterilize edilecek malzemelere zarar verebilmektedir. 700 W gücünde bir ev mikrodalga fırınını kullanarak 3 g şeker içeren 100 ml (%3) besin ortamının 5 dakikada, 250 ml ortamın 10 dakikada ve 1 litre ortamın da 15 dakikada başarıyla sterilize edilebileceği bildirilmektedir (Babaoğlu ve ark., 2001). 5. Bitki materyalinin sterilizasyonu Bütün işlemler steril hale getirilmiş kabin içinde yapılmalıdır. Bütün bitki materyalleri sodyum hipoklorit veya kalsiyum hipoklorit solüsyon içinde sterilize edilebilir. Bir damla sıvı deterjan da ilave edilebilir. Bitki parçaları karışımda 10-20 dakika karıştırılarak tutulur, daha sonra kap boşaltılır ve steril su ile en az 3 defa durulanır. Bütün bu işlemler sırasında materyalin mikroorganizmalarca kirlenmemesi için çaba sarf edilmelidir. Bunun için aşağıdaki konulara dikkat edilmelidir: Bitki büyüme düzenleyicileri (BBD) doku kültürü ortamlarının en önemli unsurudur. Bitkilerin büyüme ve gelişmesini artıranlar veya durduranları vardır. Tür ve çeşitlere göre değişmekle birlikte uygun olmayan konsantrasyonda ortama ilave edildiklerinde genellikle hiçbir etki ortaya çıkmaz.Bu süre içerisinde aşağıdaki gelişmelerden bir veya birkaçı ortaya çıkabilir: Bitki hormonları, bir dokuda üretilip, büyüme ve gelişmenin olacağı diğer dokulara taşınan ve çok düşük konsantrasyonlarda etkili olan endojen organik bileşiklerdir. İndol asetik asit, zeatin, zeatin ribozid, GA, absisik asit ve etilen bitkilerce üretilen hormonlardandır. Sentetik yollarla üretilenler de dahil olmak üzere genel olarak hepsine bitki büyüme düzenleyicileri adı verilmektedir. En çok kullanılanlar; 1) oksinler, 2) sitokininler, 3) gibberellinler, 4) absisik asit ve 5) etilendir. Etki tiplerine göre ise bitki büyüme düzenleyicileri Tablo 2'de gruplar halinde verilmiştir. Oksinler; Hücrelerin büyümesi be bölünmesinde, köklendirme, yan sürgünlerin gelişiminin engellenmesinde etkilidirler. Oksinler, doku kültürlerinde tek başına kullanıldıklarında kallus uyarımını, hücre süspansiyonlarının elde edilmesini ve somatik embriyo oluşumunun uyarımını, sitokininlerle birlikte kullanıldıklarında yine kallus oluşumunu, sürgün rejenerasyonunu (organogenesis) ve somatik embriyo oluşumunun uyarılmasını sağlayabilirler. Ayrıca elde edilen sürgünlerin köklendirilmesinde vazgeçilmez bir kullanıma sahiptirler. Temel hormon formu IAA (indol-3-asetik asit)’tir. Sentetik oksinler arasında NAA, IBA, 2,4-D, 2,4,5-T ve Pikloram sayılabilir. Sentetik oksinler ticari uygulamalarda meyve dökümünün engellenmesi ve çeliklerin köklendirilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. En çok kullanılan sitokininler adenin (aminopürin) türevleridir. Bunlar içinde de BAP en çok kullanılanıdır. Sitokininler, çoğunlukla kök ucu meristemi ve genç yapraklarda üretilir. Hücre bölünmesi, yeniden farklılaşma, bitki sürgün üretimi ve sürgün çoğaltımında etkili olup antioksidan etki göstererek yaşlanmayı da geciktirirler. Fakat sürgünlerde köklenmeyi ve embriyogenesisi engellerler. Özellikle son yıllarda çok sık kullanılan ve güçlü bir sitokinin aktivitesi gösteren TDZ ve CPPU’nun doku kültürlerinde kullanımı ile ilgili bir çok çalışma mevcuttur. Fakat sentetik olarak elde edilen sitokinin benzeri bu iki maddenin kullanımı ile elde edilen sürgünlerin köklendirilmesi oldukça zor olmaktadır. Doğal sitokinin formları, zeatin ve zeatin riboziddir. Fakat bunlar daha pahalıdırlar. Gibberellinler; Meristemlerden bitki rejenerasyonunun uyarılmasında, sürgünlerin boylarının uzatılmasında, embriyo ve ovül kültürlerinde kullanılmaktadır. Kallus gelişimini, organogenesisi ve adventif kök oluşumunu engellerler. Ayrıca bitkilerde gövdenin uzamasını ve çiçeklenmeyi artırırlar. Doku kültürü yapmadan bile evde çiçeklenmeyi artırma ve boy uzamasını sağlamak için sprey halinde çiçeklere uygulanabilirler. Fazla dozda kullanılırsa çok fazla boy uzamasına neden olurlar. Dikkatli olunmalıdır. Absisik asit; strese maruz kalmış yapraklarda, uyuyan tomurcuklarda ve tohumlarda bulunur. Absisik asitin doku kültürlerindeki rolü henüz tam olarak anlaşılamamış olmakla birlikte halen somatik embriyoların olgunlaştırmasında kullanılmaktadır. Ayrıca yaprak ve meyve dökümü (absisyon) ve uyku halinde etkili olup, yaprak gözeneklerinin kapanmasını düzenlemesi diğer etkileri arasında sayılabilir. Absisik asit ışığa hassastır. Bu tür maddeler medikal malzeme satanlarca temin edilebilir. Fakat çoğu suda erimediğinden alkol veya sodyum hidroksit veya potasyum hidroksit içinde eritilebilirler. Bu nedenle evlerde veya okullarda kullanımlarında sorunlar çıkabilir ve bunun yerine doğal hormonları içeren deniz yosunu özlerinin (örnek: Kelpak) kullanımı tavsiye edilir. Konuya daha fazla ilgi duyanlar Tablo 3’te verildiği şekilde büyüme düzenleyicilerini kullanabilirler. 6. Sürgünlerin çoğaltılması Dört haftadan bu ana kadar yeni sürgünler uzamış durumdadır. Bu sürgünler Hindistan cevizi sütü içeren besin ortamına transfer edilmelidir. Aynı şekilde sıvı deniz yosunu özü de (Özellikle Ecklonia maxima’dan elde edilen) bu amaçla kullanılabilir. Her iki madde de hücre bölünmesini ve büyümesini teşvik eden tabi formda oksin ve sitokinin içerir. Besin ortamına transfer edilen sürgünler kısa sürede (1-2 hafta) çok sayıda yeni sürgün üretirler. Bu yolla istenildiği kadar yeni sürgün elde edilebilir. Bunları yapmak için: 1. Daha önce yapılan ortam hazırlama, alet ve ekipmanları temizleme gibi işlemler tekrar yapılır. Eller de yıkanır.Tablo 2. Uygulama alanları ve etki şekillerine göre bitki büyüme düzenleyici, engelleyici ve hormon grupları. Oksinler: 4-CPA (p-CPA), 2,4-D, 2,4-DB, 2,4-DEP, 2,4,5-T, IAA, IBA, naftalenasetamid, α-naftalenasetik asit (NAA), 1-naftol, naftoksiasetik asit (NAO), potasyum naftenat, sodium naftenat, dikloroprop, fenoprop, sodium naftenat Sitokininler: 2iP, benzil amino pürin (BAP), kinetin, zeatin, CPPU Gibberellinler: Gibberellin, gibberellik asit Anti-oksinler: Klofibrik asit, TIBA Büyüme uyarıcılar: Brasinolid, himeksazol Büyüme engelleyiciler: Absisik asit, ansimidol, butralin, karbaril, klorofonyum, klorprofam, flumetralin, fluoridamid, fosamin, glifosin, izopirimol, jasmonik asit, maleik hidrazit, mepiquat Büyüme gerileticiler: Kloromequat, daminozid, flurprimidol, paclobutrazol, tetsiklasis, unikonazol Morfaktins: Klorfluren, klorflurenol, dikloroflurenol, flurenol Defolyantlar: Kalsiyum siyanamit, dimethipin, endotal, etefon, metokzuron, pentaklorofenol, thidiazuron (TDZ), tribufos Etilen salgılayıcılar: ACC, AVG, etefon Diğer sınıflandırılamayan bitki büyüme düzenleyicileri: Benzofluor, buminafos, karvon, siyobutit, siklokeksimid, etiklozat, fenridazon, forklorofenuron, karetazan, metasülfokarb, sintofen, tripentenol 7. Köklendirme Yeterli sayıda sürgün elde edildiğinde bu sürgünler en az 2 cm kadar boylandıktan sonra köklendirme işlemine başlanır. Sürgünler Hindistan cevizi sütü, malt veya deniz yosunu özü ilave edilmiş besin ortamı içeren kavanozlara (4-5 tane/kavanoz) transfer edilir ve sürgün oluşumu şartlarında kültüre alınır. 2-4 hafta arasında köklerin çıkmaya başlaması gerekir. Aksi taktirde besin ortamı, temizlik veya ışık şartları gibi nedenlerden dolayı bazı problemler var demektir. Bunu aşmak için deniz yosunu özü miktarı artırılabilir (iki tatlı kaşığı), besin ortamının pH kontrolü iyi yapılır, kavanozlar belirli bir süre karanlıkta (alüminyum folyo ile sarılarak, 1 hafta) kültüre alınabilir. Ayrıca bazı bitki türleri sadece temel besin ortamı içeren ortamlarda köklenebilirler. Bu nedenle her iki ortam da test edilmelidir. Köklendirme sağlanamazsa Tablo 3’te verilen IBA ve NAA gibi büyüme düzenleyicileri 1 mg/l konsantrasyonda kullanılabilir. Köklenme sonrası hemen ortamdan bitkiler uzaklaştırılmalıdır. Köklendirme için steril kum içeren kavanozlar da kullanılabilir. Kum içinde köklendirme çoğu kez başarılı sonuçlar vermiştir. 8. Köklendirilmiş sürgünlerin saksılara transferi Bu noktadan itibaren aşağıda belirtilen bütün işlemler açıkta, garaj, mutfak tezgahı veya masada yapılabilir. Dikkat edilmesi gereken kavanozlardan çıkartılan bitkilerin hemen saksılara alınması ve üzerlerinin plastik poşetlerle kapatılmasıdır. Açıkta fazla bekletilen köklü sürgünler kavanoz içinde çok nemli ortama alıştıkları için hemen solup canlılıklarını kaybederler. 1. Saksılar torf (pit), kompost veya bunların her birinin perlit veya kum ile yarı yarıya (%50) karışımı ile fazla bastırmadan doldurulur ve saksı kenarlardan tutularak hafifçe masaya vurularak karışım saksıya iyice yerleştirilir. Saksılar iyice sulanır ve suyun aşağıdan akması beklenir.Yukarıda belirtilen sistemler ayrıca okullarda da (özellikle lise ve dengi) uygulanabilir. Sistemin maliyeti ucuzdur ve pahalı araç, gereç ve kimyasallara ihtiyaç göstermez. Bütün bunlara ek olarak daha gelişmiş ve biraz daha maliyetli bir sistem için medikal malzeme satıcılarından aşağıdaki imkanlar da temin edilebilir: 1. Mikro dalga fırın: Besin ortamları ve malzemeler daha kolay bir şekilde sterilize edilebilir,9. Önemli notlar, tanımlamalar ve kullanılan birimlerin açıklaması a) pH: Besin ortamının asitlik veya baziklik durumunu gösterir. Bitki hücre ve doku kültürleri için en uygun pH aralığı 5.5-6.0 arasındadır. pH çok düşük olursa (3.0-4.0) agar katılaşmaz. Bu nedenle mutlaka iyi ayarlanmalıdır. b) Doku kültürü yapılacak bitki materyallerinin tohumları varsa, bunları önce steril hale getirip, steril besin ortamlarında fidelerinin elde edilmesi ve bu temiz fideleri kullanarak çoğaltma yapmak daha pratiktir. Çünkü yeşil bitki materyallerinin sterilizasyonu zordur. Bu işlemler sırasında plastik eldiven giymek kirlenme şansını azaltır. Kültürlerin veya kabinin içine nefes alıp vermekten kaçınılmalıdır. c) Solüsyon hazırlanması Kullanılacak madde sıvı ise, Örnek 1: %50’lik solüsyon: 50 ml+50 ml su= 100 ml %50'lik solüsyon. Örnek 2. %70'lik alkol solüsyonu hazırlamak için 70 ml etil alkol+30 ml su=100 ml %70'lik alkol solüsyonu elde edilir. Katı ise; Örnek %3'lük sakkaroz (şeker) çözeltisi: 30 g şeker bir kapta eritilir ve 1 litreye tamamlanarak %3'lük 1 litre şeker çözeltisi elde edilir. d) Kullanılan birimler 1 L= 1000 ml veya 1000 cc (1 ml= 1 cc olarak alınmıştır). 100 ml= 0.1 L (litre) 1 kg= 1000 g (gram) 1 g= 1000 mg (miligram) 1 mg= 1000 mikrogram e) Doku kültüründe en fazla kullanılan ve besin ortamını oluşturan komponentler şunlardır: 1. Organik olanlar: Sakaroz (hücrelere enerji sağlar), İnositol (basit alkol şekeri), hormonlar ve bitki büyüme düzenleyicileri (büyüme ve gelişmeyi kontrol ederler), vitaminler (büyüme ve gelişmede önemlidirler) ve agar (nötr bir maddedir). 3. Su: Saf su olmalıdır. Besin ortamının en önemli parçasıdır.Daha fazla bilgi için Bitki Biyoteknolojisi kitaplarından faydalanabilir veya mbabaogl@selcuk.edu.tr adresine mesaj gönderebilirsiniz. Kaynaklar 1. Babaoğlu M, Yorgancılar M, Akbudak MA (2001). Doku Kültürü: Temel Laboratuar Teknikleri. Bitki Biyoteknolojisi Cilt I Doku Kültürü ve Uygulamaları (M. Babaoğlu, E. Gürel, S. Özcan Editörler) s. 1-35, S.Ü. Vakfı Yayınları, Konya. 2. Murashige T, Skoog F (1962). A revised medium for rapid growth and bioassays with tobacco tissue cultures. Physiol. Plant. 15:473-497. 3. Gamborg OL, Miller RA, Ojima K (1968). Nutrition requirements of suspension cultures of soybean root cells. Exper. Cell Res. 50:151-159. 4. Stiff C.M. (1998) Plant tissue culture for the classroom and home: A manual to accompany the ‘Kitchen Culture Kit’. Kitchen Culture Kits Inc. USA. Tablo 3. Bitki doku kültüründe en çok kullanılan bitki büyüme düzenleyicileri (Babaoğlu ve ark., 2001) Adı Kısa Adı Mol. Ağırlığı Erime durumu Toz halde saklama sıcaklığı (0C) Stok solüsyon saklama sıcaklığı (0C) Etkili Kons. aralığı (mg/l) Otoklav (O)-Filtre (F) ile Sterilizasyon Oksinler 2,4,5-Triklorofenoksi asetik asit 2,4,5-T 255.5 EtOH OS* 0-5 0.01-5 O 2,4-Diklorofenoksi asetik asit 2,4-D 221.0 EtOH OS 0-5 0.01-5 O İndol-3-asetik asit IAA 175.2 EtOH -0 -0 0.01-3 O/F İndol-3-butirik asit IBA 203.2 EtOH 0-5 -0 0.1-10 O/F İndol-3-propiyonik asit IPA 189.2 NaOH -0 -0 0.1-10 O/F Naftalen asetik asit NAA 186.2 NaOH OS 0-5 0.1-10 O Naftiloksi asetik asit NOA 202.2 NaOH OS 0-5 0.1-10 O p-klorofenoksi asetik asit 4-CPA 186.6 EtOH OS 0-5 0.1-10 O Fenil asetik asit PAA 136.2 EtOH OS 0-5 0.1-50 O/F 4-amino-3,5,6-trikloro pikolinik asit Picloram 241.5 DMSO OS 0-5 0.01-10 O Sitokininler Adenin sülfat 184.2 Su OS 0-5 50-250 O 6-Benzil amino pürin BAP 225.3 NaOH OS 0-5 0.1-5.0 O N-(2-Choloro-4-pyridyl)-N”-Fenil üre CPPU 247.7 DMSO 0-5 0-5 0.001-1.0 F İzopentil adenin 2IP 203.2 NaOH -0 -0 1.0-30.0 O/F Kinetin K 215.2 NaOH -0 -0 0.1-5.0 O/F 1-Fenil-3-(1,2,3-thiadiazol-5-yl) üre Thidiazuran (TDZ) 220.2 DMSO, KOH OS 0-5 0.001-0.05 O/F Adenin sülfat 368.34 HCl OS 0-5 50-250 O Zeatin ZEA 219.25 NaOH -0 -0 0.1-5.0 F Zeatin ribozid ZR 363.4 NaOH -0 -0 0.05-5.0 F Gibberellik asit GA3 346.4 Su 0-5 -0 0.05-5.0 F Absisik asit ABA 264 Su 0-5 -0 0.1-5.0 F *EtOH; Etil alkol, NaOH: Sodyum hidroksit, DMSO: Dimetilsülfoksit, HCl: Hidroklorik asit, KOH: Potasyum hidroksit, OS: Oda sıcaklığı. Not: Bütün stok solüsyonlarda, özellikle filtre ile sterilize edilenlerde, pH dikkatli bir şekilde 5.0’e ayarlanmalıdır. Doç. Dr. Mehmet Babaoğlu Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi, 42079 Kampüs, Konya Tel-Fax: 0332 2513564 mbabaogl@selcuk.edu.tr |
|
|
|
|
|