![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 10-09-2005
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 9
|
şurada cleve backster ile yapılmış bir söyleşi var. Söyleşinin Türkçesini okumak istiyorsanız Derrick Jensen'in "Kelimelerden Eski Dil" adlı kitabında "Bitkiler Karşılık Verir" başlıklı kısmını okuyabilirsiniz. Ya da ben oturup yazayım ama biraz uzun geldi gözüme ![]() |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 06-06-2009
Şehir: Ankara
Mesajlar: 267
|
Okumayı yeni öğrendiğim ya da öğrendikten sonraki birkaç yıllık süreci kapsayan antik çağlarda “Bütün Dünya” diye bir dergi vardı. Son zamanlarda yeniden (sanırım Başkent Üniversitesi marifetiyle) tezgahlarda görülen bu derginin eski formatı oldukça ilginçti. Yeryüzünde hala gizemini koruyan bölgelerin olduğu dönemde yetiler, kocaayaklar, çeşitli coğrafyalarda yaşadığına inanılan canavarlar ve kimi parapisikolojik olaylar akıcı bir dille “esrarengiz” bir biçimde anlatılırdı. Çocuk beyninin açlık ve tadları abartma yeteneğiyle oldukça etkilenir kimi yazıları tekrar tekrar okurdum. O yazılardan birinde ilginç bir ağaç-adam ilişkisi anlatılmıştı. “Adamın biri” diye başlayan bir hikaye şöyle devam e… Adamın biri her sabah evinden çıkıp işine yürürken yoluna yakın bir ağaca sıkı bir tekme atardı. Neden tekme atardı bilinmez, ancak aradan kaydadeğer bir süre geçtikten sonra, adam her sabah ağaca yaklaşırken ağaç tekme yemiş gibi sarsılmaya ve yapraklarını hışırdatmaya başlar. Adam ağacın bir mesaj verdiğini mi sanır yoksa korkarda mı tırsar bilmem ama yolun öbür kaldırımını kullanır ondan sonra. Ağacın sabah titreşimleri de bir süre sonra kaybolur… Bu başlığı bulunca o yazı aklıma geldi. Ayrıca ilk mesajdan itibaren konuya katkı yapan mesajlardan da alıntılar yaparak "İstanbul Akvaryum Kulübü Forumları"nın bitkiler bölümünde sucul bitkici arkadaşların bilgisine sundum. Elbette agaclar.net forumunu ve mesaj yazan arkadaşların adlarını bire bir anarak. Teşekkürler hepinize. Saygılarımla, |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Kaybettik...
|
Ben kendimi bildim bileli bitkilere yakın hissederdim en eski anılarım 4-5 yaşlarında iken sanki birileri bana orda burda bulduğum dalları ne şekilde kesip dikersem çelikler gibi ekersem filizlenip gelişeceğini söyler gibi idi. hatta bir defasında sanırım 10 yaşlarında idim metruk bir arsada o kadar otun içinde bir yarı kurumuş sökülüp atılmış bir palmiye ağacı buldum yine nasıl ise o ses bana onu bir yere dikmem gerektiğini söylüyordu aldım tamda evimizin önüne bir çukur kazıdım köklerinin büyük kısmı çürümüşdü temizledim kuru yapraklarını kesdim sanki o yaşımda birilerinden dikim dersleri almış gibi davranıyordum. Annemler çamura bulandım için kızacak gibi oldularsada bırakın çocuk oynasın muhabetinden yırtmışdım. birileri bana "-oğlum şu kurumuş çürümüş otlarla oynama onlar ölmüş ki birileri atmış" dese de ben bildiğimi okudum. O palmiyeyi dikeli 38 sene oldu şu anda 4 kataki terasıma gölge düşürür boyda. şimdi ister bana reincarnasyon geçirmiş bir bahçevansın deyin isterseniz de o palmiye o dallar senden yardım ister çağrılar yolluyordu deyin müsbet ilim okumuş biri olarak ( hatta 30 yıldır da tarot açarım söylediklerime ben de şaşarım ya... ) okuduklarım olanları tam açıklayamasada birşeyleri hala bilemedğimiz aşikardır. Ha bu arada nerden edindiğim bilmediğim bir alışkanlıktır, hala bir bitkimin, bir orkidemin, bir CP'min yapraklarını kesme amaçlı yaklaştığım zaman, çocuğu sünnet edecek doktor edası ile makası arkamda saklayıp güler yüzle yaklaşır o kesim hamlesini de yaparken "-bak oldu bitti tamam acımadı" dediğimi de sonradan farkederim. onlar sanki... evet hakkatende önce canları acır gibi ama sonrada onların iyiliği için olduğunu anlar... bana küsmezler gibidir. En azından ben bunu böyle algılıyorum eh göründüğü kadarı ile de bitkilerle her türlü nebatat la da iyi anlaşıyorum ![]() |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 10-09-2005
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 9
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 23-10-2006
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 937
|
bitkisel psişizm
böylesine ilgi çekici bir konuyu bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ederim.gerçekten çok etkilendim.kesinlikle ben de çiçeklerin bizi hissettiklerine inanıyorum.Bazen de birbirlerini kıskanıyorlar.Size bir örnek vereyim benim arap saçım bir türlü büyümüyordu özendikçe inadına küçülüyordu birgün yanına maydonozumu koydum yaklaşık 15 gün sonra arap saçı yerlere salkım saçak döküldü maydonozda resmen cinsiyet değiştirdi oda kendini saksıdan aşağı bıraktı.bir müddet sonra saksıları biraz uzaklaştırdım birbirlerine yetişebilmek için sürekli büyüdüler. |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|