![]() |
|
|
|
|
|
#1 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 27-09-2010
Şehir: Antalya
Mesajlar: 883
|
Alıntı:
Aslında seçim yapmak zorunda olduğumuz kısmen doğru. Ağacı geliştirirken öncelikli olarak bir dalın kalınlaşmasını mı, çatallanmasını mı istiyoruz, buna göre hareket etmeliyiz. Bir dal çatallanırken de kalınlaşır, kalınlaşırken de çatallanır. İkisi de tek başına olmaz. Fakat seçtiğimiz yönteme göre, biri hızla olurken diğeri zayıf şekilde olur. Uç alımlarıyla enerjisi zayıflatılan ve belirli aralıklarla stres yaşayarak duraksamaya giren bir dal elbette hiç dokunulmayan bir dal kadar çabuk kalınlaşmayacaktır. Bunu hızlı büyüyen bir ağacınızda aynı noktadan aynı anda çıkan iki dal üzerinde bir sene sürecek bir deney yaparak test edebilirsiniz. Hiç makas değmeyen bir dal da çatalanır. 10 Aydır makas değmeyen bir ağacımdaki tek bir dal geçen hafta 11 dal olmuş durumdaydı. Başka bir ağacımda tek dal üzerinde 40 civarında yan dal oluştu. Fakat bunlar her yaprağın dibinden gelen ikincil, aktif gözlerden uyananlar. Bunların içinde çatallanma anlamında sadece ilk ikisi gerekecek, gerisi sadece dalın kalınlaşmasına ve ağacın kök yapısına, gücüne, kalınlığına hizmet etmiş bir nevi kurbanlık dallar konumunda. Eğer bir sene daha beklense bu 11 dal 110 dal da olacaktır. Fakat gerekli kısmı yine en gerideki iki üç tanesi olacak. İşin püf noktası, türe göre büyük değişim göstermekle birlikte, özellikle yaprak dökenlerde bir dal istenen kalınlığın en azından yarısına ulaşıncaya dek serbest gelişimine izin verip sonra doğru yerden budamak. Böylece hem geriden gelen sürgünler daha bol ve güçlü olacak, hem koniklik hedefine ulaşılacaktır. Kalınlaştırılıp geriden budama her yapıldığında aslında çatallanmanın da temelleri oluşturulur. Bu işlem 3-4 kez yapıldığında zaten kayda değer bir çatallanma oluşur. Sonrasında yine türe uygun şekilde uç alımlarla çok daha sık çatallanma hedeflenebilir. Bu arada, serbest büyümeyle yaprak aralarının açılması konusu biraz daha farklı. Orada değişken çok, suçlu serbest büyüme olmayabilir. Dilerseniz burada konunun dağılmaması için o sıkıntıyı yaşadığınız ağacınız varsa onun başlığında devam ederiz. Ama genel olarak, eğer size gerekecek ilk iki dalın arasındaki açıklık yeterliyse devamında zaten kesilecek olan dalların boğum aralıkları önemsizdir diyebiliriz. |
|
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 25-08-2011
Şehir: Manisa
Mesajlar: 2,737
|
Alıntı:
Ben şunu anlatmaya çalıştım; dalı inşaa ederiken çatallanmayı en başta bir kere yapılmasını anlatmaya çalıştım. Evet bu sizinde ifade ettiğiniz gibi ağaçta bir duraksamaya sebep olacağı kesin, fakat bu çatallnamayı en başta (çizimimde olduğu gibi) bir kere sağladıktan sonra talii yoldan otobana çıkmış son model araba gibi oluyor, dalın kalınlaşması. Elbette sık sık budarsanız yine bir işe yaramaz, ha bire çatalanma olur ve ağacınız ince dalcıklardan görünmez bir hale gelir. Buda bizim pek istediğimiz bir durum değildir zaten. |
|
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 27-09-2010
Şehir: Antalya
Mesajlar: 883
|
Alıntı:
bu yöntem türe göre değişiklik göstermekle birlikte kullanılabilir. Doğru zamanda yapılan tek bir uç alımıyla o dal için bir yerine iki zirve oluşturursunuz. Sonrasında yine serbest gelişimle ikiye ayrılmış o dalın asıl gerekli olan dip kısmı daha hızlı kalınlaşır. Özellikle uç alım stresini birkaç günde atlatan çok iştahlı türlerde faydalı olan bir yöntem. Dediğiniz gibi, tekrar rahatsız etmemek şartıyla.Sanıyorum bu konudaki kafa karışıklığını gidermişizdir. Ağaca dönsek iyi olacak. |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| bonsai, budama, çatallanma, koniklik |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|