![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
Dostlar Mahir abinin dediği gibi bahanemiz fuardı. Ama dostlarla buluşmak şahaneydi. Fuarda her stand ta ağaçlar.net i tanıyorlarmı diye yoklama yaptım. Malesef katılımcıların sahiplerinin de çalışanlarının da çoğunun ağaçlar.net ten haberdar olmadıklarını gördüm. Adamlara fırçayı attık tabii. Hemen kabahatin yarısı da sizde diyerek zeytinyağı olup su üstüne çıkmaya çalıştılar. Malesef bu sektörden ekmek yiyenlerin patron olsun çalışan olsun çoğu ağacı çiçeği sevmiyor. Bir obje bir ürün bir mal olarak görüyorlar. Bu işin tarihi ile kültürü ile ilgileri de yok. Uzuuuuuuun zamandır Erguvanlarla uğraşıyorum. Beni görsel ve yazılı basından veya başka kurumlardan bugüne kadar yüzlerce insan aradı. Fakaaaaaat bir tane Bitki üreticisi veya bu işle uğraşan insanlardan bir kişi bile aramadı. Adamların Erguvan satışlarını artırdık. Sormadılar. Fuar benim için bu nedenlerle anlamlı değildi. Sayın Gökdüman ile tanışma imkanı bulamadım. Bir görüşmesi vardı. Sonra dönemedim tekrar. Yanlış hatırlamıyorsam onların standındaki danışma masasında yapma çiçekler gördüm. Zarif görevliye neden canlı değil de çin işi cansız çiçekleri koyduklarını sordum? Ama CD ler hazırlayarak ve güzel bir stand hazırlayarak fuara katılmışlar ve de ağaçlar.net i tanıyan bir iş sahibesi olarak kendisini kutlarım. Mesela bana neden PR yöneticiliği teklif etmez buna da şaşarım. Sevgili komşularım Levent kardeşim ve Suat abi ile tanışmam ekstra bir kazanç oldu. STK konularında uzman Hülya Kayaalp isminde Açık radyo da da programı olan bir hanımefendi var. Şükran hanımın ismini hep Hülya hanım ile karıştırarak fevkalade mahçubiyetler içine düştüm. Neyse kendi ile barışık arkadaşımız bu durumu hoşgördü. Sevgili Halit 40 yıllık dosmuş gibiydi gene. Todorla da bu ikinci buluşmada aynı neşelerle kucaklaştık. Aybalam sanki büyük kızım gibi sevecen. Neyse efendim Fuardan çıkıp bir maçka parkı safası yapalım dedik. Sanırım Halit in çocukluk anıları vardı parkta. Todor, Emekli, Halit Togay, ŞükranAyalp, Ferda Ülkümen ve Arkadaşı, Lerdemir, Aybala ve ben fakir küçük bir gezinin peşinden parktaki kahveye çöktük. Kahve ( ****** bizimkinden ), çay ve gözlemeler eşliğinde uzuuuuun bir muhabbet tutturduk. Sonra Anadolu yakası takımı olarak Aybalanın Atına atladık Barbaros bulvarından değil de arkasındaki eski yıldız caddesinden dolanarak köprüye girdik. Eyvahlar olsun OGS ve KGS kartı da yokmuş. Turnikeleri öttürerek geçtik. Aybalam bizi Göztepe Benzinci de arabadan attı. Emekli ile sohbet ederekten bizim sokağın köşesine geldik. Sağolsun beni yaptırmakta olduğu bülbül yuvasının fotolarını göstermek için evine davet etti. Bir evde 4 nesili aynı anda görmenin keyfini yaşadım yuvalarında. Emeklinin annesi, emekli, emeklinin kızı ve emeklinin torunu. Sonradan evde aklıma geldi. Dördünün bir arada fotosunu çekmediğim için üzüldüm. Bi de sarı beyaz çok şeker mi şeker kedileri vardı. Özel ev yapımı bir peynir tadıp fotoları izledikten sonra izin alıp günü bitirdik. |
|
|
|
![]() |
|
|