|
Sevgili Melisa16, lalelerinizi görünce içim açıldı, bir an çocukluğuma gittim. Ben Emirgan'lıyım, Emirgan Korusu da laleleri ile meşhurdur. Her sene bu vakitler ekilen laleler yavaş yavaş açmaya başlar, 23 Nisandan sonra da görsel şölene doyum olmazdı. Değişik türlerde binlerce lale herkesi mest eder.
Çocukluğumda da çok lale ekilirdi ama bu kadar çeşit yoktu. Okuldan çıktığımızda soluğu koruda alırdım hem gezer hem de laleleri eken Arnavut kökenli bahçıvan amcalarla sohbet eder, sorular sorar onları izlerdim.
Ekilecek alanları tanzim ettikten sonra karıkları hazırlar lale soğanlarını aralıklarla ekerlerdi, yer yer de karık kenarlarına kiremit parçaları dizerlerdi. Neden bu kiremit parçalarını döşüyorsunuz dediğimde " lale soğanları toprakta zamanla yürürler ve kaybolurlar o yüzden engelliyoruz" demişti. O zaman soğan nasıl yürür diye çok merak etmiştim.
Ben de seneler sonra bahçeme ektiğimde çok soğanımın kaybolduğunu gördüm ve bahçıvan amcanın dediğini uygulamaya başladım.
Çelebi Lalesi dediği bir tür vardı, ince uzun saplı, çok zarif narin bir çeşit. Uzun zaman aradım ama bulamadım, siz bu türü biliyor musunuz? Bulursanız mutlaka ekin, zerafetine hayran olursunuz.
Bazen derim ki; keşke bu güzel lalelerin çiçekli süreleri daha uzun sürseydi.
|