agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Bitki Dünyası > Tarla Bitkileri
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni3Beğeniler
  • 1 Gönderen pria
  • 1 Gönderen Jakin
  • 1 Gönderen Kerem Örenç

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 24-08-2007, 16:47   #1
Ağaç Dostu
 
Derya Özen's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-11-2006
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 1,515
Galeri: 158
Buğday (Triticum sp.)

Name:  IMG_1121.jpg
Views: 3374
Size:  88.2 KB

 
Derya Özen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-08-2007, 17:16   #2
Ağaç Dostu
 
Penelophe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-04-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 5,469
Galeri: 373
Buğday (Triticum), buğdaygiller (Poaceae) ailesinden bütün dünyada ıshahı yapılmış tek yıllık otsu bir bitkidir.
Karasal iklimi tercih eder.
Mısır ile birlikte dünya çapında ikinci en fazla ekimi yapılan tahıldır.
Buğday; un, yem üretilmesinde kullanılan temel bir besin maddesidir.
Kabuğu ayrılabileceği gibi kabuğu ile de öğütülebilir.
Buğday aynı zamanda çiftlik hayvanları için bir yem maddesi olarak da yetiştirilmekdedir.
Hasattan sonra atık ürün olarak saman balyası çıkar.

Ülkemizde en çok İç Anadolu bölgesinde yetişmektedir. Bu nedenle bölge "Türkiyenin Buğday Ambarı" olarak da anılmaktadır.


Kaynak

Penelophe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-08-2007, 08:38   #3
Ağaç Dostu
 
Derya Özen's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-11-2006
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 1,515
Galeri: 158
Teşekkürler Penelophe.
Buğdayın epey çeşiti var, bizim yörede en çok "Akköse" denilen tür tercih ediliyordu. Nedeni ise, ekmek yapıldığında beyaz olmasından kaynaklanıyor.
Yani kişiler ekdiği buğdayı, kendine un yapacaksa, Akköse, satacak ise daha verimli türleri seçiyorlardı.
Diğer türleri de, bilen arkadaşlarımız yazar sanırım.
Resimde gördüğünüz buğday "Akköse" değil.

Derya Özen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-09-2007, 18:56   #4
Ağaç Dostu
 
Salinta's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-07-2007
Şehir: Giresun
Mesajlar: 220
Buğday Hasadının Önemi

Yoğun bir emek, masraf ile yetiştirilen ve hasada gelen buğday ürününün tane dökümüne ve kalite düşüklüğüne meydan vermeden zamanında, biçerdöver ehliyeti bulunan tecrübeli operatörlerle yapılması büyük önem taşımaktadır.

Ülkemizde 1 kişinin beslenmesi için ortalama yıllık 225 kg buğday gerekli olduğu düşünülürse 70 milyon nüfusumuz için 15.8 milyon ton buğdaya ihtiyaç vardır. Ülkemizde her yıl yaklaşık 9.4 milyon hektarlık alana buğday ekimi için ise dekara 20 kg tohumluktan yaklaşık 1.9 milyon ton gerekmektedir. Yine her yıl gerek depolamada ve gerekse taşınma sırasındaki kayıpları da %3 sayarsak yaklaşık 0.6 milyon ton buğday ürünü kullanım dışı kalmaktadır. Özet olarak bugünkü nüfusumuz için yılda en azından 15.8 + 1.9 + 0.6 = 18.3 milyon ton buğday üretmek zorundayız.

Türkiye için stratejik öneme sahip buğday hasadı ile harmanı iklim koşullarına bağlı olarak, önce mayıs ayı sonunda Akdeniz bölgesinde başlamakta, haziran ve temmuz aylarında bir çok bölgemizde artarak devam etmekte ve en son ağustos ayında Doğu Anadolu bölgesinde bitmektedir.

Buğday hasat ve harmanı ülkemizin bir çok yöresinde biçer döverlerle yapılmakta ve kısa zamanda ürün ambarlara depolanmakta veya satışa çıkarılmaktadır. Biçerdöver ile hasat da, hasat ve harman işlemi birlikte yapılmaktadır. Bu nedenle biçerdöverin ayarları hasat ve harman açısından tane kayıplarını azaltmak için çok önemlidir. Tane kayıplarının en fazla olduğu arızalı, engebeli arazilerde kullanılan biçerdöverlerin ön tabla, düzenek ayarları çok iyi yapılmalı, tane dökümü asgari seviyede tutulmalıdır.

2. BUĞDAY ÜRETCİLERİMİZE HASATLA İLGİLİ UYARILAR:

Üreticilerimiz, ehliyetsiz biçerdöver operatörlerine biçim yaptırmamalı, sabahın erken saatleri ile gece geç saatlerinde ıslanmış ve çiğ düşmüş mahsulü biçim yaptırmaktan kaçınmalıdır. Sabah çok erken ve akşam çok geç saatlerde yapılan hasatta rutubet artacağından başak ve tane atma daha çok olmaktadır.

Arızalı, dolap dişleri olmayan, kesici makasları eksik biçerdöverlerin buğday tarlasına biçime girmesine müsaade edilmemeli ve çok üstten ve hızlı biçen biçerdöver operatörleri uyarılmalıdır. Biçerdöverin hızının fazla olması daha fazla tane kaybına neden olmaktadır.

Biçim sırasında biçerdöverin üzerine operatörün yanına çıkmak yerine, biçerdöverin arkasından giderek sapların bulunduğu namlunun altına bakılması ve sap artıkları içinde kalan başak, tanelerin kontrol edilmesi daha faydalı olacaktır.

Aynı zamanda Hasat sırasında biçerdöverin deposundaki üründe kırık, kavuzlu, samanlı tane olup olmadığı kontrol edilmeli ve sorun varsa operatör uyarılmalıdır.

3.BUĞDAY İÇİN EN UYGUN HASAT ZAMANI:

Türkiyer17;de buğday hasadı genellikle güneyde önce Anamur yöresi ve Çukurovar17;da mayıs ayı sonunda başlamakta, haziran, temmuz aylarında Güneydoğu, Ege, Marmara, Karadeniz Trakya ve İç Anadolu Bölgelerinde yoğunlaşmakta, Ağustos ayında Doğu Anadolu bölgesinde sona ermektedir. Geç ekilen veya gelişme devresi uzun yani geççi buğday çeşitlerinin hasadı, normal zamanda ekilen ve orta erkenci çeşitlere göre bir iki hafta daha sonra yapılmaktadır.

Buğday bitkisi, hava sıcaklığına ve çeşidin erkenciliğine bağlı olarak başak çıkarmayı takip eden çiçeklenmeden 50-60 gün sonra biçerdöver ile yapılacak hasat olumuna gelir. Buğday bitkileri biçerdöver ile hasat olumuna geldiğinde bitkinin sapları, yaprakları ve başaklar sarı saman rengini alır, başaktaki ve tanedeki rutubet oranı %12r17;nin altına iner.

Buğday hasadının zamanını iyi belirlemek tane kayıplarını azaltma ve ürün kalitesi için çok önemlidir. Hasadın erken yapılması, tanelerin buruşuk ve solgun olmasına neden olmaktadır. Çünkü başakların ve tanelerin iyice kurumadan erken hasat edilmesi durumunda tam olgunlaşmamış tanelerde kalite düşmekte, başaktan ve başakçık kavuzundan taneler zor ayrılmakta, yüksek rutubet nedeniyle ürünü kurutmak gerekmektedir. Geç yapılan hasatta ise çeşidin özelliğine de bağlı olarak başakta tane dökülmeleri, yağışa ve rüzgara bağlı olarak bitkide yatmalar, bazı çeşitlerde başaktaki tanede çimlenmeler görülebilir. Buğday hasadındaki bir haftalık gecikme dekardan alınan tane veriminde %2-3 arasında azalmaya, süne zararlısı varsa tanede süne emgi oranının artmasına ve ürün kalitesinin düşmesine neden olmaktadır.

Hasatta buğday başaklarında rutubet oranı %11-12 arasında olmalıdır. Tanelerin daha yüksek rutubette olması hasattan sonra kurutmayı gerektirmektedir. Hasadın fazla geciktirilmesi de kuş zararı, başak kırılmaları, tanelerde renk değişimi, kararma ve önemli oranda tane dökülmesine neden olarak dekardan alınan verimi düşürmektedir. Buğday tarlasında bitkilerinin hasat dönemine geldiğini gösteren belirtiler:

· Buğday tarlasında başaklar altın sarısı rengini almalıdır.

· Başaklardaki taneler sert olmalı, tırnakla bastırılınca ezilmemeli, kuru olmalıdır.

· Bitkinin sapı, yaprakları, başağı ve taneleri tamamen kurumuş olmalıdır.

· Başağı koparıp elimize alıp ovaladığımızda taneler kolayca başakçık kavuzlarından ayrılmalıdır.

· Başaktaki kardeşler de hasat olumuna gelmelidir, hasat sırasında tüm tarladaki buğday bitkileri mütecanis olarak kurumalıdır.

4. HASATTA TANE KAYIPLARINI AZALTMAK İÇİN ALINABİLECEK ÖNLEMLER:

Biçer döver ile hasatta tane kayıplarını azaltmak için, ayarlı ön tabla ile uygun yükseklikten zamanında hasat yapılması çok önemlidir. Fazla yüksekten hasat yatık ve yarı yatık bitkilerin biçerdöverin ön tablasına alınmasını önleyerek tabla ve verim kaybına neden olmaktadır.

Hasat kayıplarının en az düzeye indirilmesi için kullanılan biçerdöverin öğleden evvel ve sonra farklı ayarlanması gereği unutulmamalıdır. Çünkü günlük sıcaklık artışına bağlı olarak tanelerdeki nem oranı da değişmektedir. Genelde sabahları saat 10"a kadar tanelerdeki nem yüksektir. Bu nedenle buğday hasadına sabah saat 10"dan sonra çiğ kalkınca girilmesi daha uygundur. Aksi halde sabah erken saatlerde hasat edilen ürünün nemi yüksek olacağından kurutmak gerekebilir. Biçerdöver ayarları ile ilgili olarak şu noktalar üzerinde durulmalıdır:

4.1. Biçerdöverin silindir hızı ayarı:

Biçerdöverle hasat yaparken tane dökülmesi dolabın çarpması sonucu ise devir sayısı azaltılır. Biçerdöverin silindir hızı mümkün olduğu kadar düşük, dakika da 250-350 devir arasında olması uygundur. Aşırı silindir hızı bir yandan tanelerin kırılmasına neden olurken, bir yandan da eleklerde tıkanmalar meydana gelir, başak ve tane olarak önemli hasat kayıplarına neden olabilir.

4.2. Batör-kontrabatör açıklık ayarı:

Biçerdöverden sap samanla birlikte dövülmemiş başaklar dışarı atılırsa bunu engellemek için batör-kontrabatör aralık ayarı iyi yapılmalı ve batör devri uygun olmalıdır. Gerekirse batör ve kontrabatördeki aşınmış parçalar değiştirilmelidir. Buğday sapı ve başaklar yeterince kuru iseler (%12 ve daha az nemli), açıklık ayarı biraz daha artırılabilir. Biçerdöverin arakasındaki hasat artıkların atıldığı namluya bırakılan saplardaki başaklarda bir miktar tane kalıyorsa bu açıklık azaltılabilir. Bu durumda silindir hızını artırmak yerine, açıklık ayarını düşürmek daha iyidir.

4.3. Vantilatör ayarı:

Aşırı hava, buğday tanelerin bir kısmının tekrar geri dönüşüm(anafor) yolu ile kırılmalarına veya dışarı atılmalarına neden olmaktadır. Tarlada 40-50 metrelik bir şerit hasat edildikten sonra, biçerdöverin arkasındaki döküntüler kontrol edilmeli ve taneler dışarı atılmayacak şekilde vantilatör yeniden ayarlanmalıdır.

4.4. Elek ayarı:

Eleğin aşırı yüklenmesini önlemek için biçerdöverin biçim esnasındaki hızı azaltılmalıdır. Buğday hasadının temiz yapılması, ürününün kalitesini ve satış fiyatını olumlu yönde etkileyen çok önemli bir faktördür. Bu nedenle depoya gelen ürünün temiz olması ve kavuz gibi sap saman parçaları taşımaması için biçerdöverin üst ve alt eleklerinin aralıklarının uygun olması gerekmektedir.

4.5. Sarsak ve bayrak kayıpları:

Sap ve saman ile tarlaya tane atılması, dökülmesi biçerdöverde sarsak kayıplarının olduğunu göstermektedir. Sarsakların hasat sırasında tıkanması, batör devrinin çok düşük olması, perdenin yırtılması, biçerdöver hızının fazlalığı ve kontrabatör aralığının fazlalığı sarsak kayıplarına neden olmaktadır. Bu gibi kayıplara neden olmamak için biçerdöver tarlada hasada başlamadan önce ayarları buğdayın gelişme durumuna göre ayarlanmalıdır. Biçerdöver tarlaya girdikten sonrada biçerdöverin peşinden gidilerek başak ve tane döküp dökmediği kontrol edilmelidir. Buğday hasadı esnasında tarlada biçerdöverin arkasında bir yerde işaretleyeceğimiz kenarları birer karışlık bir alanda bulacağımız her tane, dekar başına yaklaşık 1 kg"lık ürün kaybı demektir.

Tarla başlarında hasat edilmemiş buğday bitkilerine r0;bayrakr1; denilmektedir. Bu tip kayıplar, biçer döver dönüşlerinde ön tablanın zamanında indirilmemesi sonucu olmaktadır. Bu gibi ürün kayıplarını azaltmak için biçerdöver operatörlerinin eğitimli ve dikkatli olması gerekmektedir.

4.6.Yatmış buğday ve biçim yüksekliği :

Yatan buğday tarlalarında kesme kayıplarını azaltmak için biçerdöverin sap ayırıcısı iyi ayarlanmalı ve sap kaldırıcı parmaklar iyi kullanılmalıdır. Yatan buğday tarlasında başak ve tane kayıplarını azaltmak için hasatta çok dikkatli olunmalıdır.

Buğday hasadında çok yüksekten biçim yapmaktan kesinlikle kaçınmalıdır. Çok yüksekten hasat dekardan daha az sap balyası alınmasına ve anızlı toprak işlemenin zor olmasına neden olmaktadır. Tarlanın ve buğdayın gelişme durumuna göre yaklaşık 10-15 cm arasında yüksekten hasat yapılması uygundur.

5. SONUÇ:

Sonuç olarak, biçerdöverle hasatta tane kayıplarını en aza indirmek için biçim zamanı, biçerdöverin hızı, batör-kontrabatör açıklığı, biçim yüksekliği büyük önem taşımaktadır. Eski model ve ayar tutmayan biçerdöverlerle ve ehliyeti bulunmayan biçerdöver operatörleriyle yapılan hasatlarda büyük oranda tane kayıpları olmaktadır. Gelişmiş, modern kabinli, dijital olarak tane kayıplarını gösteren biçerdöverler tane kayıplarını minimum düzeye düşürmektedir. Geç kalınan hasatlarda tane kaybı fazla olmakta ve sonbaharda bu gibi tarlalarda haramzade veya kendi gelen bitkilerin çokluğu bunu göstermektedir. Emniyetli depolama için buğday ürününün rutubeti kesinlikle %12r17;nin altında olmalıdır. Sevgili buğday üreticilerimiz, biçerdöver biçerken arkadaki sap samanın atıldığı namlunun altında ve içinde %3r17;den fazla tane dökümü varsa ve operatörü uyardığınız halde gerekli tedbirleri almıyorsa hemen en yakın Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerine haber vermeniz sizin ve ülkemizin menfaatine olacaktır.

Kaynak:ziraatcim.net

Salinta Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-09-2007, 08:33   #5
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 27-09-2007
Şehir: ANADOLU
Mesajlar: 20
Dünyada en fazla üretilen ve tüketilen hububat çeşidi buğdaydır.Ülkemiz açısından incelendiğinde ekili arazi,üretim miktarı,ekonomik değer ve gerekse toplumumuzun beslenmesinde başta gelen ekmek ,biskivü,makarna ,bulgur ve tarhana gibi çeşitli üğrünlerin ana ham maddesidir.Rize ilimiz dışında tüm illerimizde üretilmektedir.Verimi,iklim-toprak koşulları-uygulanan tarım tekniği ile iyi nitelikte tohum kullanmaya bağlı olarak değişir.Hububatlar içerisinde buğdayın başta gelme sebebleri şunlardır:

-Çeşitli iklim ve toprak koşullarına uyum sağladığından üretim alanı geniştir.

-Verimi yüksek,tarımı kolaydır.

-Besin değeri yüksektir.

-Yan ürünleri hayvan yemi olarak kullanılır.

-Buğdaydan başka hiçbir hububat çeşidindeki protein ÖZ oluşturmaz.

domates Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-09-2007, 08:41   #6
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 27-09-2007
Şehir: ANADOLU
Mesajlar: 20
Buğdaydan başka hiçbir hububat protein öz oluşturmazı açmak istedim:

Buğday unu su ile yoğurulduğu zaman undaki protein parçacıkları yaş öz gluten

dediğimiz bir madde oluşturur.Gluten hamurun kabarmasını ve kaliteli ekmek

yapımını sağlar.

domates Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-09-2007, 14:08   #7
Ağaç Dostu
 
Salinta's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-07-2007
Şehir: Giresun
Mesajlar: 220
Paylaşımınız için teşekkürler

Salinta Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-04-2008, 17:42   #8
Ağaçsever
 
dilekagaci's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-04-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 72
merhaba, doğru topige mi yazıyorum bilemedim, ama buğday çimi ile ilgili başka bulamadım...evinde buğday çimi yetiştiren var mı? tecrübelerini yazarsa sevinirim...
ayrıca buğday çimini yiyenleriniz var mı? seviyor musunuz, anlatıldıgı kadar saglıgınıza faydası oldu mu?

dilekagaci Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-05-2008, 13:26   #9
Ağaç Dostu
 
Salinta's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-07-2007
Şehir: Giresun
Mesajlar: 220
buğday çimi yeniyor ama hiç denemedim faydası var diyorlar

Salinta Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-07-2008, 17:03   #10
Ağaç Dostu
 
hexus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-07-2008
Şehir: Adana
Mesajlar: 237
Buğday Dünyada En geniş üretim alanına ve iklim kuşagına sahip bitki...

hexus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-12-2010, 10:38   #11
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 6,316
Bu yıl dünya piyasalarında buğday fiyatları yeniden hızla yükseliyor..
Bugün için ABD borsalarında 1 kile (bushel) buğdayın fiyatı 7.80 dolara dayandı..
Daha bir %20 artış ta beklenmekte..

Bir kile buğday 27.2 kilodur.

7.8 dolar x 1.555 = 12.129 tl

12.129 tl : 27.2 kg=0.445 tl

Yani şu an navlun,sigorta masrafları hariç Abd piyasalarında 1 kg buğdayın fiyatı 44.5 kuruş.

Eğer bir %20 artış daha olursa gelecek yıl ülkemizde buğday fiyatları 75-80 kuruştan aşağı olayacak demektir.

Üretici için çok iyi,tüketici için ise biraz zor bir durum.

pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-12-2010, 11:01   #12
Ağaç Dostu
 
bettyycim's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-10-2010
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 2,060
Tabi bu buğdayın hangi cins olduğuna da bağlı, ekmeklik ayrı, makarnalık ayrı yemlik v.s ve şuann Türkiye 1.000 ton ithalat yapma yetkisi aldı Bakanlar Kurulundan.

bettyycim Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-07-2011, 17:04   #13
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 6,316
Geçen yıl dekara ortalama 470 kilo verim elde etmiştim..
Bu yıl BİOCOMP 12.12.12 %20 Humus organik gübre kullandım..
http://www.unaldi.com.tr/urunler.html
Üstüste, nadasa bırakmadan buğday ektiğim halde bu yıl sanırım BİOCOMP sayesinde dekara 620 kilo buğday elde ettim.
Ekimle birlikte dekara 15 kilo vermiştim bu gübreden..Üst gübre olarak ta tek seferde şubat 20'de 35 kilo üre verdim.

pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-07-2011, 22:50   #14
Ağaç Dostu
 
MİRBE's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-12-2009
Şehir: Konya
Mesajlar: 803
Galeri: 2
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi pria Mesajı Göster
Bu yıl dünya piyasalarında buğday fiyatları yeniden hızla yükseliyor..
Bugün için ABD borsalarında 1 kile (bushel) buğdayın fiyatı 7.80 dolara dayandı..
Daha bir %20 artış ta beklenmekte..

Bir kile buğday 27.2 kilodur.

7.8 dolar x 1.555 = 12.129 tl

12.129 tl : 27.2 kg=0.445 tl

Yani şu an navlun,sigorta masrafları hariç Abd piyasalarında 1 kg buğdayın fiyatı 44.5 kuruş.

Eğer bir %20 artış daha olursa gelecek yıl ülkemizde buğday fiyatları 75-80 kuruştan aşağı olayacak demektir.

Üretici için çok iyi,tüketici için ise biraz zor bir durum.
Sn.pria,

Gelecek yıl eletrik, mazot, gübre v.s. ne kadar olacak ki üretici içi iyi olsun?

MİRBE Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-07-2011, 10:27   #15
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 6,316
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi MİRBE Mesajı Göster
Sn.pria,

Gelecek yıl eletrik, mazot, gübre v.s. ne kadar olacak ki üretici içi iyi olsun?
Buğday üreticisi için gübre ve mazot en riskli girdiler haline geldi..
Ben köydeyken ürenin çuvalı 57 Tl idi..
Mazot deseniz aldı başını gidiyor..
Bu maliyetlerle dekarda 300-400 kilo buğday elde ediyorsanız para kazanmak hayal..

Para kazanmanın tek yolu verimi arttırmak..Toprağınız iyi değilse gübre falanda verseniz verim pek artmaz..Kıraç yerlerde mümkün değil..
Dekara 600-650 kilo alınabilen bir toprağınız varsa bu pahalı girdiler pek sorun olmaz.
Ama Anadolu topraklarının çoğunluğunda dekar verimi çok düşük maalesef..Böyle olunca,bu fiyatlarla çiftçinin para kazanabilmesi zor.
Bu yüzden devlet desteğiyle buğday fiyatlarının 75-80 kuruş olması gerekir.

pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-08-2011, 02:55   #16
Ağaç Dostu
 
idris şenol's Avatar
 
Giriş Tarihi: 07-05-2009
Şehir: EDİRNE
Mesajlar: 1,533
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi pria Mesajı Göster
Geçen yıl dekara ortalama 470 kilo verim elde etmiştim..
Bu yıl BİOCOMP 12.12.12 %20 Humus organik gübre kullandım..
http://www.unaldi.com.tr/urunler.html
Üstüste, nadasa bırakmadan buğday ektiğim halde bu yıl sanırım BİOCOMP sayesinde dekara 620 kilo buğday elde ettim.
Ekimle birlikte dekara 15 kilo vermiştim bu gübreden..Üst gübre olarak ta tek seferde şubat 20'de 35 kilo üre verdim.
bu verilere göre 620 kg ürün almanız ya mucize **** eksik yazmışınız
öncelikle toprak analizi şart
hadi diyelim 12.12.12 gübre türü sizin toprak yapnıza göre uygun
fakat üst gübreleme 35 kg üre fazla
nitrat formunda son gübrelem yapmadınızmı?
ekimle berğaber taban gübresini enaz yukarda bahsi geçen 12.12.12 gübresinden 30 kg vermeniz gerekir
kısaca anlatmak istediğimi özetlersem belkide önceki ürünlerinizden kalma gübreler,,, yaptığnız doğru uygulamalar belkide size bir anlık başarı sağlar, fakat sürdürüle bilir tarım için bahsettiğiniz şekilde kara düzen size uzun vadede kayıp getirecektir

idris şenol Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-08-2011, 10:38   #17
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 6,316
İdris Bey,

Öncelikle buğday ekimi yaptığım tarlalar çok verimli,münbit,taban araziler..

4 yıldan beri üst üste buğday ekiyorum.

Üreyi şubat 20'lerde 35 kilo atmamın bir nedenide,yağışların fazla ve sık oluşu nedeniyle topraktan yıkanıp buğday köklerinin alamıyacağı derinliklere inmesidir.Keşke 45 kilo atsaydım..Çünkü azot eksikliğinde gluten oranı düşüyor.

Sık yağışlar olmasaydı üreyi bitraz daha az,25 kilo falan atardım.

Önceki yıllarda taban gübresi olarak 20.20,DAP,Triple gübreler atardım..BİOCOMP atınca sanırım içindeki hümik asit toprakta bol miktarda mevcut olan fakat bitki tarafından alınamıyan fosfor ve potası alınabilir duruma getirdi.

Geçen yıl da aşırı yağışlar oldu;köyde genelde 250-300 Kg. buğday aldı köylüler..Ben 470 aldım..Bu yıl genelde 400-450 KG verim var köyde..Benim 620..

Ben her yıl hasattan hemen sonra derin patlatma yaptırıyorum..Yarım nadas sayılır bu..ve..bu yüzden aşırı yağış olsada tarlalarda su birikmesi olmuyor.

Nitrat kullanmıyorum..İşi İstanbul'dan idare ettiğim ve bir kuvvetli yağış öncesi nitrat atmayı denk getiremediğim için kullanmıyorum..Nitrattan biraz çekinirim ben..Atarsınız,istenilen miktarda yağış olmazsa sarartıverir buğdayı.

BİOCOMP'u fabrika ile görüşerek 15 kg olarak attım ben..

Yazdıklarımda abartı katiyyen yoktur.

pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-04-2012, 00:25   #18
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 6,316
Ayhan Sicimoğlu SKYTÜRK Tv'de hiç kaçırmedığım, gerçek bir entellektüel, yetenekli, donanımlı bir gezgindir:
BoyutPedia

Geçen hafta SKYTÜRK'teki ''Ayhan Sicimoğlu ile Renkler'' programında İtalya'da eski arkadaşlarının 10 bin dekarlık organik çiftliğindeydi..
Çiftlik sahibi arkadaşlarıyla birlikte çiftçilik yaptı..tohum ekti..oradaki uygulamaları anlattı..

Anlattıkları içinde bana en ilginç gelen nokta şuydu:

Bizler ülkemizde buğday ziraati yaparken, yabani ot ilaçlarıyla buğday tarlası içindeki otları imha ediyoruz..
Oysa İtalya'daki organik tarım yapılan çiftlikte, buğday tohumu ile birlikte toprağa azot sağlayan tohumlar aynı anda ekiliyor..Buğdayla birlikte büyüyor doğal azot sağlayan otlar..

Çok ilginç geldi bana..

Jakin beğendi.
pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-03-2014, 11:46   #19
Ağaçsever
 
beckham_711's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-07-2012
Şehir: Balikesir, Bandırma
Mesajlar: 46
buğday gübreleme



Merhaba arkadaşlar

Bugdaydaki bu sararmalar ve yer yer tespit ettigim kucuk nekrozlar nedir?
Dozajinda herbisit uygulaması sonrasi olmasi mumkun müdür?
Teşekkürler

beckham_711 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-08-2016, 15:16   #20
Ağaç Dostu
 
birnefestoprak's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-07-2012
Şehir: Ankara/Tampa
Mesajlar: 2,723
Benim, buğdayın hasattan sonra korunmasıyla ilgili bir sorum var: Bu sene hasat ettiğimiz buğdayın takip eden sene ekmek için tohumluk ayırdığımız kısmını, nemden ve böceklenmeden korumak için nasıl bir yöntem tavsiye ediyorsunuz? Toz kil gibi bir malzeme mi kullanıyor musunuz? Köyde hangi yöntemi kullanıyorsanız lütfen onu söyleyin. Henüz ısı ve nem kontrollü bir deponun olmadığını da göz önünde bulundurursanız sevinirim (buğday, takip eden seneye çuvallarda aktarılacak).

birnefestoprak Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-08-2016, 12:55   #21
Ağaç Dostu
 
Jakin's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-05-2015
Şehir: Mersin
Mesajlar: 1,334
Sivas’ın Gemerek ilçesinde bulunan çiftliğinde buğday üzerine araştırma yapan Prof. Dr. Abdullah Çoban, 5 bin yıllık yerli tohumları bularak çiftliğinde üretmeye başladı.

5 bin yllk yerli tohumu kendi retti

Jakin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-01-2018, 13:34   #22
Ağaç Dostu
 
devrann's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-07-2017
Şehir: Alanya
Mesajlar: 236
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Jakin Mesajı Göster
Sivas’ın Gemerek ilçesinde bulunan çiftliğinde buğday üzerine araştırma yapan Prof. Dr. Abdullah Çoban, 5 bin yıllık yerli tohumları bularak çiftliğinde üretmeye başladı.

5 bin yllk yerli tohumu kendi retti
Herkesin elinde bilmem kaç yıllık buğday tohumları,yok 7 başağı var yok 1e 10.000 veriyor ,protein oranı en yüksek hani nerde bu buğdaylar çiftçi ekipte çoğaltsa olmazmı? 200gr ekmek olmuş 1 lira.

devrann Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-01-2018, 14:14   #23
Ağaç Dostu
 
its_just_a_ride's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-09-2017
Şehir: Milky Way
Mesajlar: 266
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi devrann Mesajı Göster
Herkesin elinde bilmem kaç yıllık buğday tohumları,yok 7 başağı var yok 1e 10.000 veriyor ,protein oranı en yüksek hani nerde bu buğdaylar çiftçi ekipte çoğaltsa olmazmı? 200gr ekmek olmuş 1 lira.
Kaldı ki o ekmek de sade beyaz undan imal ediliyor. Buğdayın yüzde yüzü de değil. çöp.

its_just_a_ride Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-02-2018, 20:45   #24
Ağaç Dostu
 
Kerem Örenç's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-02-2017
Şehir: İstanbul-Samsun-Batum
Mesajlar: 304
Buğday Yetiştirme

Dr. Sami SÜZER


Ziraat Yüksek Mühendisi


Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü


samisuzer@ttae.gov.tr www.ttae.gov.tr





1. Buğdayın Önemi:


Hızla artan ülke nüfusumuzun beslenme sorunlarının çözümünde, sınırlı olan tarım alanlarımızdaki bitkisel üretimin verimliliğini artırmak büyük önem taşımaktadır. İnsan beslenmesinde en ön sırada gelen tarla bitkilerinden birisi buğdaydır(Triticum aestivum L.). Buğday ürününden elde edilen un, bulgur, makarna, nişasta insan beslenmesinde; buğday bitkisinin sapları ise kâğıt-karton sanayinde ve hayvan beslenmesinde kullanılmaktadır. Ülkemizde buğday yaklaşık 9.4 milyon hektar alanda ekilmekte, üretimde yıldan yıla düşen yıllık yağış miktarına bağlı olarak yaklaşık 19-21 milyon ton arasında gerçekleşmektedir. Dekardan alınan verimde 203-223 kg arasındadır.





2. İklim ve Toprak İstekleri:


Buğday bitkisi yetişme döneminin ilk devrelerinde düşük sıcaklık ve bol nemli hava istemektedir. Özellikle çimlenme ve kardeşlenme sırasında buğdayın istediği sıcaklık 5-10 oC, nem ise %60 kadardır. Buğday gelişmesinin ikinci devresi olan sapa kalkmada ise 10-15 oC sıcaklık ve %65 oranında nispi nem isteği olmaktadır.


Buğday bitkisi her çeşit toprakta yetişmekle birlikte genellikle yükse verim derin, killi, tınlı-killi, humusça zengin topraklardan alınmaktadır. Buna karşın makarnalık buğdayların ekmeklik buğdaylara göre daha fakir topraklarda yetiştirilmesi mümkün olabilmektedir.





3. Toprak İşleme:


Toprak işleme buğday tarımında kaliteli ve bol ürün alabilmek için en önemli işlemlerden ilkidir. Ekilen tohumluğun zamanında ve yeknesak bir şekilde çimlenebilmesi için tohum yatağı özenle hazırlanmalıdır. Buğday tohum yatağı hazırlığında, örneğin Trakya’da ayçiçeği-buğday ekim nöbeti içersinde, topraktaki organik maddenin korunması ve ekonomik olması açısından azaltılmış toprak işlemesi yapılması uygundur. Bu yöntem ile yapılacak tohum yatağı hazırlığında ayçiçeği hasadından sonra tarlada kalan sap artıkları, sap parçalayıcı ile parçalayarak ve goble disk ile 10-15 cm arasında derinlikte işleyerek toprağa organik madde olarak dönüşmek üzere iyice karıştırılmalıdır. Çiftçilerimiz kesinlikle çok nemli toprak koşullarında buğday ekimi için pulluk ile sürüm yapmamalıdırlar. Bunun için atalarımız “sürme tarlayı çamura döner sonra demire” demişlerdir





4. Gübreleme:


Buğday tarımında bilinçli ve dengeli bir gübreleme yapmak için üreticilerimiz, ekecekleri tarlayı temsil edecek şekilde, usulüne uygun alacakları toprak örneklerini analiz yaptırarak kendilerine önerilen tavsiyeye göre gübreleme yapmalıdırlar.


Fosforlu gübreler ekimle veya ekimden önce toprağa verilmelidir. Azotlu gübreleme, azotun topraktan yıkanmaması için üçe bölünerek yapılmalıdır. Azotun birinci kısmı ekimden önce veya ekimle birlikte 20-20-0 gibi kompoze gübrelerden birini kullanarak dekara 20-25 kg arası, ikinci kısmı şubat ayı sonunda üre(%46 N) formunda 8-10 kg/da arası ve son üçte birlik kısmı da mart ayı sonunda amonyum nitrat (%26 N veya %33 N) formunda 16-20 kg/da arası tarlaya serpme suretiyle verilmesi uygundur.


Buğday tarımında, fosforlu, potasyumlu, çinkolu, kalsiyumlu ve kükürtlü gübrelerin ekimden önce toprağa verilmesi, bitkilerin ileri ki büyüyüp gelişmesi sürecinde kolay ve yeterli alınmasını sağlamaktadır. Yapılan yetiştirme tekniği araştırmalarına göre, Trakya’da yıllık 600 mm yağış alan tarım alanlarında, dekardan alınacak buğday tane verim hedefi olarak kuruda yani doğal yağış koşullarında 500 kg/da olduğunda 14 kg/da saf azot ve sulu tarım koşullarında 700 kg/da ve üzeri olduğunda 16 kg/da saf azot ve 4-5 kg/da arası saf fosfor dozları yeterli olmaktadır., buğday ürününün verim ve kalitesi üzerine en çok etkisi olan azotlu gübrelerin ideal uygulaması üçe bölünerek yapılmaktadır.


Buğday tarımında birinci azotlu gübre uygulamasında, azotun üçte biri ekimden önce veya ekimle birlikte topraktaki noksan olan besin maddelerine göre, azot(N) ile fosforu(P) birlikte bulunduran(NP) 18.46.0, çinko katkılı(NP+Zn) 20.20.0+(%1 Zn) veya ekin gübresi olarak isimlendirilen azot, fosfor, potasyumun yanında kalsiyum ve kükürt içeren (NPK+Ca+S) 10.25.5+(%5 CaO)+(%15 SO3) kompoze gübrelerin herhangi birinden dekara 25 kg/da civarında verilebilir. İkinci azotlu gübre uygulamasının diğer üçte biri buğdayın kardeşlenme döneminde şubat ayı içinde üre(%46 N) formunda 10-12 kg/da arası ve üçüncü azotlu gübre uygulamasının son üçte birlik kısmı da mart ayı sonunda bitkilerin kaleme diğer bir deyişle sapa kalkma öncesi amonyum nitrat (%33 N) formunda olmak üzere 15-20 kg/da arası tarlaya verilmesi uygundur.





5. Buğday Tohumluğu ve Dekara Ekilecek Miktarı:


Buğday tarımında yüksek ve kaliteli ürün alabilmek için sertifikalı tohumluk kullanımı çok önemlidir. İyi bir tohumluk bölge şartlarına uyan, önceden ekileceği bölgede denenmiş, değirmencilerin istediği, tescilli veya üretim izinli, verim potansiyeli ve sürme hızı yüksek, taneleri dolgun, hastalık (sürme gibi) ile zararlılara (Zabrus sp. gibi) karşı ilaçlanmış olmalıdır.


Ekilecek tohumluk miktarı, buğday çeşidinin kardeşlenme kapasitesi, bin tane ağırlığı, çıkış gücü ve tohumun saflığına göre 1 m2’de 500 canlı tane olacak şekilde hesaplanmalıdır. Dekara atılacak tohumluk miktarı çeşitten çeşide ve tohum iriliğine göre değişmektedir. Örneğin Trakya’da dekara ekilecek en uygun tohum miktarı Pehlivan ve Golia gibi kardeşlenme kabiliyeti yüksek olan çeşitlerde 18-20 kg, Saraybosna gibi küçük çeşitlerde 16-18 kg, Flamura-85, Gelibolu ve Tekirdağ gibi iri taneli, bintane ağırlığı yüksek çeşitlerde ise 20-24 kg arasında olmalıdır.





7. Ekim Zamanı:


Buğday tarımında ekim zamanını belirleyen en önemli faktörlerden biri de tohum yatağındaki toprak sıcaklığıdır. Toprak sıcaklığının 8-10 oC olduğu zaman ekim yapılırsa kök gelişmesi hızlı ve kök tacı da derin olur. Bu uygun zamandaki ekim, soğuğa ve kurağa karşı dayanıklılığı artırır. Erken ekimde, geç ekimde kış dönemindeki şiddetli soğuklardan bitkinin zarar görmesine neden olacağı için sakıncalıdır. Örnek olarak, Trakya bölgesi için en uygun ekim tarihi 15 Ekim - 15 Kasım tarihleri arasıdır.





8. Ekim Derinliği:


Kışlık buğday ekimi 5-6 cm derinliğe yapılabilir. Ekilecek tohumluğun bin tane ağırlığına veya iriliğine bakarak bu derinlik küçük tohumlarda 4-5 cm, iri tohumlarda 5-6 cm olabilir.





9. Ekim Yöntemi:


Buğday ekiminde çoğunlukla üreticilerimiz, modern kombine veya üniversal ekim makinalarını (mibzer) kullanmaktadırlar. Buğday ekim makinaları ark tabanına ekim yapan baskılı, düz ve kombine olabilmektedir. Bugün ülkemizde yerli imalat, her bölgeye ve toprak koşullarına uygun ekici ayak tipi alttan yaylı, balta veya diskli ekim makinelerini bulmak mümkündür.





10. Ekim Nöbeti (Münavebe):


Tarım yapılan alanlarda aynı bitkinin aynı tarlaya üst üste ekilmesi toprağın fakirleşmesine ve o bitkinin hastalıklarının artmasına neden olmaktadır. Buğday, sürdürülebilir tarım açısından aynı tarlada kök hastalıkları, ekin kurdu (zabrus), buğday sineği gibi zararlılar ile mücadele ve toprakta verimin korunması için mutlaka her yıl veya en az iki yılda bir ayçiçeği, Macar fiği, kanola, kavun, karpuz, soğan, fasulye, mısır gibi ürünlerle ekim nöbetine girmelidir. Buğday bitkisinin gireceği bazı ekim nöbeti modelleri şu şekilde olabilir:





11. Yabancı ot Mücadelesi:


Buğday tarlasında kimyasal mücadele, yabancı otların 2-4 yaprak olduğu erken devrede yapılması tane verimini % 20-30 arasında artırmaktadır. Çiftçilerimiz tarlalarında görülen yabancı otların dar veya geniş yapraklı olmasına bağlı olarak doğru yabancı ot ilacını alarak, zamanında, tavsiye edilen dozda, uygun su miktarı ile rüzgârsız havalarda kullanmalıdırlar. Chlorosülforon grubu gibi dekara 1-3 gram arası çok düşük dozda kullanılan ve toprakta uzun süre kalıcı etkileri olan ilaçlar kullanırken bir sonraki ürüne olumsuz tesirlerini önlemek için, özellikle organik maddece fakir kumsal arazilerde çok dikkatli olunmalıdır.





12: Hastalıklarla Mücadele:


Buğday tarlaları özellikle ilkbahar mevsiminde her hafta kök, külleme, pas gibi özellikle Trakya bölgesinde yaygın olan mantari hastalıklar için kontrol edilmelidir. Hastalıktan şüphelenme durumunda uzmanlarına haber verip gereki kimyasal mücadele muhakkak yapılmalıdır. Buğday ekilişlerinde görülebilecek ekin kurdu(zabsrus sp.) ve süne(Eurygaster spp.) gibi zararlılara karşı zirai mücadele uzmanları tavsiyeleri doğrultusunda zamanında yapılmalıdır.





13. Yaprak Gübreleri:


Buğday tarımında yaprak gübre uygulamaları, ilgili uzmanlara danışarak besin maddesi noksanlığından emin olunan buğday tarlalarına, ruhsatlı, TSE belgeli ve ihtiyaç duyulan besin maddesini karşılayacak formülasyonda olanları tercih edilmelidir. Yaprak gübreleri ambalajı üzerinde bulunan kullanma talimatına göre doğru oranda su ile karıştırılarak uygun bir pülverizatörle ve rüzgârsız günlerde akşam saatlerinde uygulanmalıdır.





14. Sulama:


Buğday tarımında sulama, nisan ve mayıs ayının kurak geçtiği yıllarda, imkânı olan yerlerde, gebeleşme ve süt olum dönemlerinde yağmurlama sulama gibi uygun bir yöntemle yapılmalıdır. Kurak geçen yıllarda sulama yapılması, kuru koşullara göre buğday tarımında %100 verim artışı sağlamaktadır. Bitkiler suya, en fazla sapa kalkma dönemi ve süt olum döneminde ihtiyaç duymaktadırlar.





15. Hasat:


Buğday tarımında biçerdöver ile hasat, danedeki rutubet % 13-15 dolaylarında iken yapılır. Hasat zamanı geldiğinde buğday bitkisi tam olum devresindedir ve tümüyle saman rengini alır. Hasada erken girilmesi üründe kurutmayı gerektirir, geç kalınması ise hasat kayıplarını artırır.





16. Sonuç:


Sonuç olarak ülkemiz için büyük önem taşıyan buğday tarımında birim alandan yüksek ve kaliteli ürün alınması, üreticilerimizin iyi toprak hazırlığı, mütecanis ekim, bilinçli gübreleme, yabancı otlar, zararlılar ve hastalıklar ile zamanında mücadele yapmalarına bağlıdır. ÜRÜNÜNÜZ BOL VE KAZANCINIZ BEREKETLİ OLSUN!





17. Kaynaklar:


Süzer, S. 1992. Buğday Tarımında Yüksek Verim Almanın Yolları. Marmara’ da Tarım. Sayı:51: 5-7.


Süzer, S. 1994. Buğday Tarımında Gübrelemenin Önemi İle Bitki Besin Maddelerinin Noksanlıklarının Belirtileri. Marmara’ da Tarım. Sayı:59:42-44.


Süzer, S. 2003. Buğday Hasadında Dane Kayıplarını Azaltmada Alınabilecek Önlemler. Tarım İstanbul. Sayı: 85: 9-11.


Süzer, S. 2003. Trakya Koşullarında Sürdürülebilir Tarımın Toprak Verimliliği ve Ekosistemin Korunmasına Etkileri. Keşan Sempozyumu. 15-16 Mayıs 2003, Keşan.


Süzer, S. 2007. Ayçiçeği-Buğday Ekim Nöbeti Sisteminde Farklı Toprak İşleme Yöntemlerinin Buğday Verimine Etkisi. 25-27 Haziran 2007 VII. Tarla Bitkileri Kongresi, Erzurum

mazda_ozan beğendi.
Kerem Örenç Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 00:30.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2018