agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Ağaçlar > Meyve Ağaçları > Sert Kabuklu Meyveler
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni65Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 10-08-2006, 19:53   #1
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Fındık

FINDIK YETİŞTİRİCİLİĞİ
Giresun, Ordu, Trabzon başta olmak üzere, Karadeniz Bölgesinin uygun ekolojik koşullarında yoğun olarak üretimi yapılan fındık, geçimini bu ürüne bağlayan 4 milyonu aşkın nüfusun ekonomik ve sosyal yaşantısı yanında, yurdumuza sağladığı yıllık ortalama 400-500 milyon dolarlık döviz potansiyeli ile de halen önemi küçümsenmeyecek geleneksel bir ihraç ürünümüzdür.

BAHÇE TESİSİ
1. ARAZİ VE TOPRAK HAZIRLIĞI

Taban suyu yüksek düz arazilerde drenaj kanalları, meyilli arazilerde ise toprak ve suyu korumak için teraslama yapılmalıdır. Bahçe toprağı analiz ettirilerek kireç ihtiyacı varsa kireçlenmelidir.

2. DİKİM ZAMANI

Dikim için en uygun zaman Ekim, Kasım, Aralık aylarıdır. Kışı sert geçen yörelerde dikimi Şubat ve Mart aylarına kaydırabiliriz.

3. FİDAN SEÇİMİ VE DİKİME HAZIRLANMASI

Fidan seçimine geçmeden önce verimi iyi, sağlıklı ana ve baba çeşitler işaretlenmeli ve kök sürgünleri bu ocaklardan alınmalıdır. Kök , sürgünleri odunlaşmış, sağlıklı, bol köklü ve 1-2 yaşlı olmalıdır. Bufidanlara dikimden önce dikim budaması uygulanmalıdır. Dikim budaması; uzun olan kökler kısaltılmalı, zedelenmiş kökler çıkarılmalı ve fidanlar 35-40 cm'den,,bir göz üzerinden kesilmelidir.

4. DİKİM ÇUKURLARININ AÇILMASI VE DİKİM

Geniş teraslarda, düz ve meyilli arazilerde ocak dikim, dar teraslarda çit dikim sistemi uygulanmalıdır. Ocak dikim sisteminde, verimli topraklarda 6-7 metre olan aralık-mesafe, verimi düşük topraklarda 4-5 metre olmalıdır. Çit dikim sisteminde ise bitkiler arası mesafe 1,5-2 metre olmalıdır.

Dikim çukurlarının yerleri işaretlendikten sonra çukurlar, ocak dikim sisteminde 120 cm çap ve 60 cm derinlikte, çit dikiminde ise 50 cm çap ve 30-40 cm derinlikte açılmalıdır. Dikimden bir ay önce açılan dikim çukurlarından çıkarılan toprakların alt ve üstü birbirine karıştırılmamalıdır. Dikime geçmeden önce analiz sonuçlarına göre önerilen miktardaki ahır gübresi ve kışlık gübreler alt ve üst toprakla karıştırılmalı ve fidanların kökleri üst toprakla temas edecek şekilde çukur doldurulmalıdır.

Budaması yapılan fidanlar dikim çukurunun 10 cm içerisinden ve fidanlar arası mesafe 50 cm olacak şekilde her ocağa 6 fidan dikilir. Çit dikimde ise her çukurun ortasına bir fidan yerleştirilir.

Bahçe tesisinde dikkat edilecek önemli bir hususta, tozlayıcı çeşitlere onda bir nispetinde yer verilmelidir. Tombul ana çeşidine, Palaz, Kalınkara; Palaz ana çeşidine İncekara; çakıldak ana çeşidine Tombul ve Palaz tozlayıcı olarak dikilmelidir.

BUDAMA
1. BUDAMA ZAMANI

Fındıkta budama, genellikle Eylül, Ekim, Kasım aylarında yapılır. Kışı sert geçen bölgelerde ise budamayı Şubat sonu, Mart başına kaydırabiliriz.

2. ŞEKİL BUDAMASI

Bahçe tesisinden sonra gereken en önemli husus fidanlara uygulanan şekil budamasıdır.

2.1. OCAK DİKİM SİSTEMİNDE ŞEKİL BUDAMASI

Dikilen fidanlara ilk yıl müdahale edilmez.

İkinci yıl, Mart ayı başında gözler uyanmadan önce fidanlar toprak seviyesinden kesilir ve kesim yerlerine aşı macunu sürülür. Kesimden sonraki iki ay içerisinde kesim yerinin altından çıkan yeni sürgünlerden ocağın dışına doğru gelişen kuvvetli bir sürgün bırakılır, diğerleri toprak seviyesinden kesilir. Bırakılan sürgünler Mayıs ayından itibaren kontrol edilerek yaprak koltuklarından çıkan sürgünler elle koparılır.

Üçüncü yıl Mart ayı başında, gelişen sürgünler 80-100 cm kesilirler. Yıl içinde kesim yerlerinin altında oluşan sürgünlerden, birinci katın yan dallarını oluşturmak üzere, sonbaharda almaşıklı gelişme gösteren iki tanesi bırakılıp diğerleri kesilir.






Şekil 8 (b). Ocak dikim sisteminde şekil budaması.

Dördüncü yıl Mart başında doruk sürgünler 60-70 cm'den kesilir. O yılın sonbaharında kesim yerlerinin altında oluşan sürgünlerden ikinci katın yan dallarını oluşturmak üzere almaşıklı iki adet sürgün bırakılıp diğerleri kesilir. Birinci katı oluşturmak üzere bırakılan sürgünler 40-60 cm'den kesilir. Bu yılın sonbaharında ise bu dallar üzerinde oluşan sürgünlerden almaşıklı gelişme gösterenlerden 3-5 adet bırakılıp diğerleri kesilir.

Beşinci yıl, Mart ayı başında doruk sürgün 60-70 cm’den, ikinci katı oluşturan sürgünlerden 40-60 cm’den kesilir. Bu yılın sonbaharında ikinci kalın yan dalları üzerinde 3-5 adet sürgün bırakılıp diğerleri kesilir.

Doruk ve kadarı oluşturacak sürgünlerin kesiminde dikkat edilecek husus dışa bakan bir göz üzerinden kesimin yapılmasıdır. Beşinci yıl sonunda şekil budaması bitirilmiş olur.

Çit Dikim Sisteminde Şekil Budaması

Ana hatları itibariyle ocak dikim sisteminde olduğu gibidir. Farklılık 'ikinci yıl, iki sürgün bırakılması ve bunun birisi setin yukarısına,diğerini setin aşağısına, toprakla 60°C lıkaçı yaparak şekilde büyütülmesidir. Ayrıca üçüncü sürgünler 60-70 cm'den kesilirler.

3.2. Ürün Budaması
Altıncı yıldan itibaren bitkiler her yıl sonbaharda gözden geçirilerek, kurumuş, hasarlaşmış, birbirini gölgeleyen, birbirine sürtünen ve şekli bozacak dalcıklar kesilir. Ayrıca sonbahar ve Mayıs onu dip temizliği yapılır. Budamaya ne kadar düzenli devam edilirse, bitki o oranda o zarar görür ve iş hacminde o ölçüde azalma olur.

3.3. Tekniğe Uygun Dikim Yapılmamış Bahçelerde Budama

Çoğu çiftçi bahçesinde ocaktaki dal sayısı çok fazla ve ayrıca ocaklar arası mesafe çok az olduğundan, bitkiler birbirine girmiş, dalların toprağâ bakan kısımlarında dalcıklar cılızlaşmış ve ocaklar bir çalı görünümü almışlardır.

Bu tip bahçelerde yapılacak ilk iş, yaralanmış, kurumaya yüz tutmuş verimden düşmüş ve ocağın ortasındaki gelişmiş dalların toprak seviyesinden kesilip çıkartılmasıdır.

Daha sonra birbirinin güneşini engelleyen ana dallardan daha genç olan bırakılıp diğeri kesilir. Ocaklarda 5-6 dal kalacak şekilde ve ocaklar arası mesafe, verimli topraklarda 6-7 metre verimi düşük topraklarda 4-5 metre olacak şekilde kesimlere devam edilir.

Daha sonrada kalan ocaklar tek tek gözden geçirilerek kurumuş, yaralanmış dalcıklar kesilmelidir. Dallar tekrar gözden geçirilerek çok sık dalcıklar aralanmalıdır.

İkinci ve daha sonraki yıllardaki budama ürün budamasında olduğu gibi devam eder. Budamada dikkat edilecek diğer hususlarında aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
Kesimleri tırnak bırakmadan yapmak, dalcıkları budama makası ile, kalın dalları testere ile kesmek ve büyük yara yerlerini aşı macunu ile kapatmak.

GÜBRELEME

Fındık bitkisinin normal gelişimini sürdürebilmesi, bol ve kaliteli ürün verebilmesi, ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin toprak ve yaprak analizleriyle belirlenerek, yöntemine göre fındığa verilmesiyle mümkündür. Analiz sonuçlarına göre gübreleme yapılmaz ise fazla veya az, ya da yanlış çeşitte gübre kullanılabilir. Bu durumdan üreticiler ekonomik zararı uğrarlar, hem de bitkiler olumsuz yönde etkilenirler.

Gübre önerilerinde bulunmak üzere tındık bahçelerinde toprak örneği sonbaharda gübrelemeden 1-2 ay önce ya da hasattan 10-15 gün önceki dönemde yaprak örneği alınırken alınmalıdır. Doğru bir teşhis için toprak ve yaprak örneklerinin belirli kurallara göre ve zamanında alınması gereklidir. Bu konuda üreticiler Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri ile Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Toprak ve Yaprak Analiz Laboratuarından ayrıntılı bilgi alabilir, adı geçen laboratuarda örneklerinin analizini yaptırabilirler.

Önerilen miktar ve çeşitteki gübreler fındık bitkisine belirli zaman ve şekillerde verilmelidir. Örneğin üreticiler arasında "Yazlık Gübre" olarak bilinen Azotlu Gübrenin kullanımı şöyledir.

Bu gübreler, bölgenin yağışlı iklim özelliği ve bitkinin istekleri göz önünde bulundurularak, biri Şubat sonu Mart başı, diğeri Mayıs sonu Haziran başında olmak üzere iki defada verilmelidir. Ocak dal uçları altındaki 30-40 cm genişliğindeki banda serpilen gübre 5-10 cm toprak derinliğine karıştırılmalıdır. Gübrenin yağışla yıkanarak ya da gaz halde kayba uğramaları önlenmelidir.

Diğer önemli bir konuda kullanılacak azotlu gübrenin toprağın asit ya da alkali özelliğine göre seçilmesidir. Toprak eğer asit özellikte ise % 26 N ile birlikte kireç içeren Kalsiyum Amonyum Nitrat; alkali özellikte ise % 21 N içeren ve üreticiler arasında "Şeker Gübre" olarak bilinen Amonyum Sülfat gübresi kullanılmasına özen gösterilmelidir.

Üreticiler arasında "Kışlık Gübre" olarak bilinen Fosfor ve Potasyumlu gübreler ise Kasım-Şubat ayları arasında, 3 yılda bir, ocak dal uçları altında açılacak 15-25 cm derinlikteki çukurlara eşit olarak konulup, üzeri toprakla kapatılmalıdır. Bu gübrelerde kesinlikle toprak yüzüne serpilip, açıkta bırakılmamalıdır.

Fındık bahçelerinde toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini iyileştirmek amacıyla ahır gübresi de kullanılmalıdır. Ahır gübresi 3-4 yılda bir, Kasım-Mart ayları arasında, ocak dal altlarındaki 50 cm genişliğindeki banta serpilip, 5-10 cm toprak derinliğine karıştırılmalıdır.

Ahır gübresinin olmadığı durumlarda fiğ, yabani bezelye, yulaf gibi bitkilerle yeşil gübrelemede yapılabilir; bahçedeki yaprak, mısır sapı ve benzeri maddelerin çürüntüleri de bu amaçla kullanılabilir.

Fındık bahçeleri için çok önemli olan diğer bir konu da "Kireçleme"dir. Normal gelişimini 5-7 pH dereceleri arasında sürdürebilen fındık, genellikle düşük pH'lı asit topraklar üzerinde yetiştirildiğinden, bu toprakların kireçtaşı, sönmüş veya sönmemiş kireç gibi kireçleme materyalleri ile kireçlenmesi gerekmektedir. Ancak, burada unutulmaması gereken konu, kireçlenmenin kesinlikle toprak analiz sonuçlarına göre yapılmasıdır. Gerekmediği halde kireçleme yapılması hem toprak özelliğini bozar hem de bitkiye zarar verir.

Analiz sonucunda önerilen miktar ve çeşitteki kireçleme materyali 3-5 yılda bir, Kasım-Aralık ayları arasında, ocak dal uçları altındaki 40- 50 cm genişliğindeki banta düzgünce serpilip, 5-10 cm. toprak derinliğine mutlak karıştırılmalıdır.


Şekil 9. Yazlık gübre uygulaması.


FINDIKTA HASAT VE HARMAN

Fındık tarımında diğer kültürel işlemler kadar hasat ve harmanlamada önemlidir. Zamanında hasat edilen ve iyi harmanlanan fındıkların randımanı yüksek olur. Hasat olumuna gelmeden toplanan fındıklarda bir takım mahsurlar ortaya çıkmaktadır. Bunları şöyle sıralayabiliriz.

1. Hasat olgunluğuna gelmeden toplanan fındıklar kurutulduktan sonra dıştaki sert meyve kabuklarının renkleri donuk kalır.
2. Olgunlaşmamış fındıklar daldan zor koptukları için bir kısım dalcık ve sürgünde beraberinde kopar.
3. İç iyice kabuğu doldurmaz, buruşuk iç oranı artar ve randıman düşük kalır.
4. Hasat olgunluğuna gelmeden toplanan fındıklarda meyve kalitesi düşer, muhafaza güçleşir ve kolay bozulurlar.

Fındıkta hasat iki şekilde yapılır; birinci hasat şekli olgunlaşmış çotanakların daldan el ile toplanmasıdır.

İkinci hasat şekli ise kendiliğinden veya silkme suretiyle yere düşmüş olan fındıkların yerden toplanmasıdır. Aslında fındığın en iyi hasat edilme şekli bu ise de bölgede bu tür hasada imkan verecek bahçeler çok azdır. Bu hasat şeklinde fındık çotanakları tam olgunlaştığı zaman toplandığında randımanları yüksek olur ve o çeşidin özelliğini en iyi şekilde taşırlar.

Harmanlama işlemi genellikle 15 Ağustos'a doğru başlayıp Eylül ayı sonlarına kadar devam eder. Harmanlama sırasında fındığın iyice kurumasına, nem oranının kabuklu fındıkta % 12, iç fındıkta % 6'yı geçmemesine dikkat edilmelidir. Yeterince kurutulmayan fındıklarda meydana gelen çürüme ve bozulmalar randımanın düşmesine neticesinde verimin azalmasına sebep olur.
Bölgede harman yerleri genellikle düz ya da meyilli çayırlık ve sert toprak olan yerlerdir. Bölgenin iklim koşulları dikkate alınırsa harman yerinin % 5 meyil verilerek betondan yapılması en uygun olur.

Harmanın bir tarafına, üzeri gerektiğinde kapatılabilecek çatı kurulmalıdır. Zira fındık harmanda iken yağacak yağmurlar yığın halindeki çotanakları ıslatmak suretiyle kızışmasına, meyve renginin kararmasına hatta küflenip çürümesine sebep olabilir.

Fındık hasattan sonra tüketime sunuluncaya kadar serin, kuru ve havalandırılabilir koşullarda en fazla 1 yıl bozulmadan muhafaza edilebilir.

http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/ya..._kab_meyve.htm

 
Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-12-2006, 10:56   #2
Yeni Üye
 
muratbilici54's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-12-2006
Şehir: SAKARYA
Mesajlar: 14
fındık

selam fındık üreticisi arkadaşlar
fındığın üretiminden başlayarak satışına kadar olan süreçleri bu başlık altında fikir ve önerilerimizi bir araya getirelim mi


Düzenleyen muratbilici54 : 07-12-2006 saat 13:08 Neden: malina nın elestirisi
muratbilici54 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-12-2006, 13:17   #3
Yeni Üye
 
muratbilici54's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-12-2006
Şehir: SAKARYA
Mesajlar: 14
“ULUSAL FINDIK ZİRVESİ” SONUÇ BİLDİRGESİ

(07 Eylül 2005, Ordu)

http://www.tarim.gov.tr/arayuz/9/ice...ik_zirvesi.htm

Türkiye’de, 395.000 çiftçi ailesi olmak üzere, toplam iki milyon kişi fındık üretimi ile ilgilenmektedir. Ayrıca fındığın Doğu Karadeniz bölgesi halkının önemli bir kısmının hemen hemen tek geçim kaynağı olması nedeni ile sosyal boyutu da oldukça önemlidir.

Türkiye dünya fındık üretiminde kalite ve üretim miktarı itibarı ile monopol durumdadır. Ülkemizde fındık üretimi miktarı, periyodisite (alternans) nedeniyle, yıldan yıla değişmekle birlikte, artan bir seyir izlemektedir. Türkiye fındık üretiminin son beş yıl ortalaması 534 000 tondur. Buradan fındığın ortalama veriminin son beş yıl itibarı ile 110 Kg./da olduğu görülmektedir.

Türkiye, dünya fındık ihracatının yıllar itibariyle değişmekle birlikte yaklaşık %70-80’ini karşılamakta ve 50’nin üzerinde ülkeye fındık ihraç etmektedir. Fındık fiyatları son yılların en yüksek fiyatı olan 1 Kg kabuklu fındık 5 ABD Doları seviyelerine çıkmıştır.

Bugüne kadar sadece kabuklu ve iç fındık ihraç eden ülkemiz, fındık sanayinin gelişmesi sonucu işlenmiş fındık ihracatına ağırlık vermeye başlamış ve bu oran toplam ihracatın yaklaşık % 8’e ulaşmıştır. 2004 yılı fındık ihracatının 1.5 Milyar Dolar olarak gerçekleşmesi sevindirici olmakta ve bu oranın ürün çeşitlendirilmesi ile birlikte 2 Milyar Dolar miktarına çıkması beklenmektedir.

Ülkemiz açısından önemli bir ürün olan fındığın sorunlarının görüşülmesi için 6-7 Eylül 2005 tarihinde Ordu ilinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koordinatörlüğünde Türkiye Ziraat Odaları ve Fiskobirliğin katılımı ile “Ulusal Fındık Zirvesi” düzenlenmiştir.



Çalışma grup toplantılarında;

Fındık yetiştiriciliği ve teknik uygulamalar, Üretim politikaları ve desteklemeler, Sanayi yönüyle sektörün gelişimi ve örgütlenme, Ticaret, pazarlama ve yeni açılımlar olmak üzere dört çalışma grubu toplanmış olup, aşağıdaki kararlar alınmıştır:



1- Ülkemiz fındık üretiminde en büyük sorun olan verim ve kalite düşüklüğünün ortadan kaldırılması için mevcut fındıklıkların gençleştirilmesi, yeni tesislerde tek dal dikim sistemine geçilmesi gerekmektedir. Tesis gençleştirmesine destek sağlanmalıdır.

2- Yenileme yapılacak bahçelerde kullanılacak fidanların sertifikalı olma şartı aranmalıdır. Bu nedenle Fındık Araştırma Enstitüsü ve Tarım İl Müdürlüklerince fidanlıklar oluşturularak bahçe yenilemelerinde buralardan sağlanacak sertifikalı fidanlar kullanılmalıdır.

3- Doğu Karadeniz bölgesinde fındığa alternatif yeni ürünlerin teşvik edilmesi yerine fındıkla beraber ürün desenini çeşitlendirilerek ilave gelir getirecek yeni ürünlere yönlendirilmelidir.

4- Uygulamada gübreleme, sulama, budama, ilaçlama, hasat ve hasat sonrası gibi kültürel tedbirlerin tekniğine uygun bilinçli bir şekilde yapılması için çiftçi eğitim ve yayım çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Özellikle erken hasadın engellenmesi yönünde yaptırımlar sağlanmalıdır.

5- Organik tarım ve iyi tarım uygulamaları çerçevesinde fındık yetiştiriciliği özendirilmelidir.

6- Üretim maliyetinin düşürülmesi ve harman işleminin kısaltılması için makineli hasata yer verilmeli ve bu konuda araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılması için altyapı desteği sağlanmalıdır.

7- Piyasaya fındığın arzını düzenli hale getirmek, fiyat istikrarını sağlamak, üreticiyi korumak, biyolojik kirliliği önlemek ve insan sağlığını korumak amacıyla (özellikle aflatoksin sorununu minimize etmek için) çiftçiye yönelik bölgesel fındık depolarının kurulması sağlanmalıdır.

8- Fındık Danışma Kurulu şeklinde olan çalışmaların daha organize hale getirilerek Ulusal Fındık Konseyine dönüştürülmesi için Bakanlıkça yürütülen mevzuat çalışmaları hızlandırılarak en kısa sürede sonuçlandırılmalıdır.

9- Fındık sektöründe Ar-Ge çalışmalarında önemli rol üstlenen Fındık Araştırma Enstitüsünün mali ve teknik yönden kapasitesi artırılmalı ve gerekli destek verilmelidir.

10- 2844 sayılı “Fındık Üretiminin Planlanması ve Dikim Alanlarının Belirlenmesi Hakkında Kanun” çerçevesinde fındık üretimine izin verilen alanlarda fındık yetiştiriciliği yapan üreticiler desteklenmelidir. Bunun dışında kalan alanlarda fındık yetiştiriciliği yapan üreticilere desteklemelerden kaçınılmalıdır.

11- 2001/3267 sayılı “Fındık Alanlarının Tespitine Dair” Kararnamede gerekli revizyonlar yapılarak izin verilen fındık alanlarında rakım sınırlaması yeniden gözden geçirilmeli, fındık alanlarının net bir şekilde belirlenmesi için uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemlerinden de yararlanılmalıdır.

12- Üretim alanı, üretim miktarı, tüketim, piyasa fiyatı, dış alım, dış satım ve stoklar gibi güncel bilgilerde şeffaf bir veri tabanı oluşturulmalıdır.

13- Tarım ve Köyişleri Bakanlığı koordinatörlüğünde Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Fiskobirlik, Üniversiteler ve ilgili diğer kuruluşların katılımıyla rekolte ve maliyet hesapları Devlet İstatistik Enstitüsü ürün tahmin formlarına uygun olarak hazırlanmalı ve tek elden açıklanmalıdır.

14- Fındık üreticilerinin kayıt altına alınması ve destek uygulamalarında sektörde önemli bir üretici örgüt olan Fiskobirlik de görev almalı ve faaliyetleri desteklenmelidir.

15- Pazara odaklı üretim ve ürün çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalara ağırlık verilerek işlenmiş ürün ihracatını artırmaya yönelik bölgesel bazda sektörel destekleme araçları geliştirilmelidir.

16- Fındık sektörünün bileşenleri olan üretici, tüccar, sanayici, ihracatçı ve tüketiciler ile kamunun katılımı ile ulusal fındık politikası belirlenmeli, sürekli ve tavizsiz uygulanmalıdır.

17- Tanıtım ve yeni pazarların geliştirilmesi konusunda Fındık Tanıtım Grubu çalışmaları güçlendirilmeli, halen ülkemizden kısıtlı olarak ihracat yapılan Uzakdoğu ve İskandinav ülkeleri, G. Amerika ve Afrika gibi bölgelerde koordineli tanıtım faaliyetleri sürdürülmelidir.

18- Ayrıca milli düzeyde iştirak sağlanan uluslararası gıda ihtisas fuarlarına fındık sektörü olarak çok daha güçlü ve ses getirecek boyutta katılım sağlanmalı, yurt içi ve dışı yoğun lobi, bilgilendirme ve promosyon faaliyetleri yapılmalıdır.

19- Fındık İhtisas Borsası’nın (FİB); salon satışı, elektronik ürün senedi, e-ticaret,
vadeli işlemleri, lisanslı depoculuğu kapsayacak şekilde kurulmalıdır.

20- İşlenmiş ürünlerde Türk fındığını öne çıkararak markalaşma yoluna gidilmelidir.

21- Ülkemizdeki fındık işleme tesislerinde farklılaşmaya gidilmeli, kapasite kullanım oranları artırılmalı, zayıf yapılı küçük aile şirketleri yerine çok ortaklı kobiler desteklenerek kurumlaşmaya gidilmelidir.

22- Uluslararası ticarette önemli yeri olan Kodeks Alimentarius Komisyonu’nun fındık ile ilgili çalışmalarına ilgili tüm kurum ve kuruluşların daha etkin katılımı sağlanmalıdır.

23- Yaklaşık 200 dekarlık modern bir fındık plantasyonu içerisinde fındıkla ilgili bütün tesislerin inşa edileceği ve ticari-kültürel faaliyetlerin en iyi şekilde yürütüleceği bir “DÜNYA FINDIK TİCARET ve KÜLTÜR KOMPLEKSİ” Doğu Karadeniz’de kurulmalıdır.

24- Yukarıda belirtilen maddeler çerçevesinde; en önemlisi siyasi kaygı içermeyen Ulusal Fındık Politikası oluşturulmalıdır.



Sonuç olarak Zirvede elde edilen bilgiler ve çözüm önerileri doğrultusunda; Tarım Strateji Belgesine uygun şekilde fındık üretiminin geliştirilmesi, kalitenin artırılması, ürün çeşitliliğinin sağlanması, pazar imkanlarının geliştirilmesi, sektöre gerekli desteğin sağlanması, Ar-Ge çalışmalarına hız verilmesi, yeni mevzuat düzenlemelerinin yapılması hedeflenerek, ileriye yönelik projeksiyonlar belirlenecek ve Ulusal Fındık Politikası oluşturulacaktır.

muratbilici54 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-12-2006, 13:35   #4
Yeni Üye
 
muratbilici54's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-12-2006
Şehir: SAKARYA
Mesajlar: 14
TÜRK FINDIĞI
Dünya standartlarında belirleyici olan Türk fındığı, kalite olarak Giresun ve Levant olmak üzere ikiye ayrılır.
Giresun kalite fındık, tadı ve içerdiği yağ oranı ile yeryüzünün en üstün özellikli fındığıdır. Bir kültür sahası olan Giresun'da ve Trabzon'un Beşikdüzü, Vakfıkebir, Çarşıbaşı, Akçaabat ilçelerinde yetişir.
Levant kalite fındık, içerdiği yağ oranı az olmakla birlikte, kavrulurken az oranda iç zarını atar. Levant Trabzon, Levant Ordu, Levant Akçakoca biçiminde adlandırılır.
Fındık Çeşitleri
Fındık, üç ana gruba ayrılır:
Kabuklu tombul fındıklar: Tombul, Palaz, Mincare, Gök, Kalınkara, Kan, Cascava ve Delisava (Çakıldak).
Kabuklu sivri fındıklar: Sivri, İncekara, Kuş.
Diğer kabuklu fındıklar: Badem, Foşa, Kargalak, Ordu ikizi.
Ülkemiz, fındığın anavatanı olması özelliğiyle, oldukça zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Fındığın ülkemizde erken başlayan yetiştiriciliği, zaman içinde doğal ya da üretici seleksiyonlarıyla, bugünkü çok değerli çeşitlere sahip olmasını sağlamıştır. Hala doğal malzemelerden oluşan çok sayıdaki tipler üretici tarafından "yabani fındık" olarak adlandırılmaktadır.
Değişik fındık bölgelerimizde farklı yoğunlukta olmak üzere, ülkemizde Tombul, Palaz, Foşa, Mincane, Çakıldak, Kalınkara, Uzunmusa, Kan, Kargalak, Cavcava, Sivri, İncekara, Acı, Kuş, Yuvarlak Badem ve Yassı Badem fındık çeşitleri yetiştirilmektedir. Bunlardan özellikle yuvarlak şekilli olan fındıklar, fındık işletme sanayii için çok uygun olup, yoğun olarak yetiştirilen çeşitlerdir.
Kanser ve Kalp Damar Yetersizliğine Karşı Fındık ve Fındık Yağı
Enerji degeri 639kcal/100g olan fındıgın protein içerigi % 8.2 olarak bulunmuştur. Bu değer bitkisel kaynaklı proteinler için önemli sayılmaktadır. İncelenen fındık çeşitlerinde ortalama yağ oranı % 62.7 olarak saptanmıştır. Bu yagın, yağ asitleri bileşimin %82 'sini oleik asit oluşturmaktadır.
Son yıllarda yapılan çalışmalarda fındıkta çok yüksek düzeylerde bulunan tek çift baglı doymamış yağ asidi oleikasidin kanda kolestürün yükselmesini önledigi ve böylece kalp-damar hastalıklarına karşı korucu etki gösterdigi belirtilmektedir.
Fındığın ve Fındık yağının bu açıdan önemi Amerika Birleşik Devletleri Kaliforniya eyalitinde yapılan 6 yıl süreli bir araştırma ile de belirlenmiştir. Bu çalışmaya göre günde en az bir kere fındık yiyen veya fındık yağı kullanan bir insanın, hiç fındık yağı kullanmayan insana göre enfarktüsten ölme riski yarı yarıya azalmaktadır.
Fındık ve fındık yağı E vitaminin bilinen en iyi kaynağıdır. Bu vitaminin kalp ve diğer kasların sağlığı ve üreme sisteminin normal çalışması için gereklidir. Alyuvarların parçalanmasını önleyerek yine ülkemizde yaygın olan kansızlığa karşı koruyucu etki oluşmasını önleyerek veya oluştuktan sonra onları etkisiz hale getirerek kanser hastalığına karşı korumasıdır.
Fındıkta ve fındık yağında E vitamini yüksek, çok çift bağlı doymamış yağ asidinin az olması vücutta özellikle kalp dokularındaki hücrelerin korunmasını sağlamaktadır.
Fındık ve fındık yağının kemiklerin ve dişlerin yapımı için gerekli olan kalsiyum kan yapımında görev alan demir büyüme ve cinsiyet hormonlarının gelişmesinde rol oynayan çinko için en iyi kaynaklarında birisidir. Ayrıca sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışması için gerekli olan potasyumda zengindir. İşte bu yüzden fındığın ve fındık yağının insan yaşamında değerli bir yeri olduğu görülmektedir.

Mecidiye Köyünün %91'ini fındık bahçeleri oluşturur. Dolayısıyla Mecidiye'nin ekonomisinde fındık en büyük rolü oynar. Köyün yıllık fındık rekoltesi 350 ton kadardır.
Fındık Dünya üzerinde 36-41 enlemlerinde yetişebilen ve kendine özgü iklime ihtiyaç duyan bir bitkidir . Kıyılardan en çok 30 km içerlerde ve yüksekliği 750-1800m yi geçmeyen yerlerde yetiştirilir. Dünyada en önemli fındık dikim bölgeleri; Türkiye, İtalya ve Amerikada dır. Fındık dikimine ve yetiştirilmesine en ungun koşullara sahip ülkelerin başında Türkiye gelmektedir. Türkiye fındık rekoltesinin hemen hemen tamamına yakın bölümünü en uygun toprak ve iklim koşullarına sahip Karadeniz Bölgemizden elde edilir. Bugün Ülkemizde başta Doğu kesimleri olmak üzere tüm Karadeniz yöresinde 300 bine yakın aile yaklaşık 600 bin hektar alanda fındık yetiştiriciliği yapmakta ve yine yaklaşık 8 milyon kişi doğrudan veya dolaylı olarak geçimini Fındık tarımından sağlamaktadır.
Fındık tarımında biyolojik, fizyolojik ve coğrafi faktörler doğrudan doğruya Rekolteye etki etmektedir. Bu nedenle gerek Ülkemiz ve gerekse Dünya fındık üretimi yıldan yıla değişiklikler gösterir. Dünya fındık üretimi son yıllardaki alan artışları ile hemen her yıl 500-600 bin ton dolaylarında gerçekleşmektedir. Türkiye `nin bu üretimdeki payı; İtalya, İspanya, ABD, Yunanistan ve diğer ülkelerin önünde %65-75 arasında değişmektedir. Fındık eski çağlardan beri besin değeri yüksek olan insana güç ve kuvvet veren bir ürün olarak bilinir. Gerçekten fındık sağlıklı beslenme açısından büyük dönem taşıyan besin öğelerini taşımaktadır. TÜBİTAK Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Merkezi Gıda ve Sogutma Teknolijileri Araştırma Bölümünde bu konuda yürütülen kapsamlı çalışmalar sonuçlanmıştır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre Fındıgın genel kimyasal bileşimi (g/100g)esas alınarak şöyle oluşmaktadır.
Fındığın genel
kimyasal bileşimi (g/100g)
NEM 4.6
YAĞ 62.7
KARBONHİDRAT 11.6
PROTEİN 16.2
SELULOZ 2.7
KÜL 2.2
Fındığın içindeki
Vitaminler (mg/100)
B1 Vitamini :0.33
B6Vitamin :0.24
B2 Vitamini :0.12
E Vitamini :31.4
NİASİN :1.75

Fındığın içindeki Mineraller (mg/100)
DEMİR :5.8
POTASYUM :655.3
BAKIR :1.3
KALSİYUM :160.0
SODYUM :2.1
MANGANEZ :5.1
ÇİNKO :2.2
MANGNEZYUM :16.2

Türkiye’deki üretimi çok eskilere dayanan fındık,geleneksel ihraç ürünü olma niteliğini devam ettirmekte ve ülke ekonomisine oldukça büyük katkıda bulunmaktadır.
Fındık üreten ülkeler arasında saha,üretim ve ihracat bakımından ilk sırada yer almamıza karşılık,birim sahadan alınan ürün bakımından diğer üretici ülkelerin gerisinde bulunmaktayız.Yıldan yıla dalgalanma göstermekle birlikte ülkemizdeki fındık üretim artışı denetimsiz ve kontrolsüz olarak genişleyen üretim sahasından karşılanmaktadır.
Dünya fındık ihracatındaki ülkemizin payının yüksek olması, fındık çeşitlerimizin kaliteli olmasına ve dünya fındık üretim alanının büyük çoğunluğunun elimizde olmasına bağlı bulunmaktadır.
Fındık çerezlik olarak tüketildiği gibi, pastacılık ve şekerleme sanayiinde geniş ölçüde kullanılma alanına sahiptir. Üretilen fındığın %10-15'i ise ülke içerisinde çerezlik olarak ve yeni oluşan pasta ve şekerleme sanayinde tüketilmektedir.İşlenmiş ve mamul olarak fındık ihracatımız ise çok az bulunmaktadır.
Fındığın bir çok üretim ve pazarlama sorunları bulunmaktadır.Üretim sorununun başında verim düşüklüğü gelmektedir. Fındık bahçelerinin yaşlı ve çok sık dikilmiş olması, tozlayıcı noksanlığı, budama, gübreleme ve mücadele gibi teknik uygulama noksanlıkları verim düşüklüğünün en önemli sebepleridir. Pazarlama sorunlarının başında ise o yıl üretilen fındığın ihraç edilmemesi ve buna bağlı olarak yıldan yıla stokların oluşmasıdır

http://www.mecidiye.org/findik.htm

muratbilici54 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-12-2006, 13:41   #5
Yeni Üye
 
muratbilici54's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-12-2006
Şehir: SAKARYA
Mesajlar: 14
FINDIK TARIM TAKVİMİ

OCAK
Bu ayda, dişi çiçekler diğer adıyla karanfiller fındık dallarında kendilerini göstermeye başlarlar. Pulcuklarla örtülü bir tomurcuğun ucundan çıkan, çeşitlere göre kırmızı, bordo ve pembe renklerde değişen kıl gibi ince uzantıları olan bu dişi çiçekler, ileride birer fındık çotanağı olacaklardır.
Bol ürün alınmak isteniyorsa, bu karanfillerin sağlıklı olmaları ve soğuklardan etkilenmeden döllenmeleri gerekir. Bu bakımdan, kış aylarında veya sonrasında gelen geç ilkbahar donlarına karşı bu aylarda önlem alınmalıdır.
Bunun içinde, genellikle mart ayı sonlarına kadar, bahçe içinde kolay yanıcı, sis veya duman veren, çalı-çırpı veya diğer yanıcı materyal temin edilerek hakim rüzgarların geldiği yönlere yığılmalıdır. Bunlar don tehlikesi baş gösterdiğinde, gaz yağı gibi kolay yanıcı maddelerle tutuşturularak fındık bahçeleri dondan korunabilir.
Yine bu ayda tomurcuklar patlamadan önce Virgül koşnili ile ilaçlı mücadele yapılır.
Ayrıca, özellikle kumlu topraklarda görülen Dalkıran zararlısı ile kültürel mücadele için de bulaşık ve kurumuş dallar toplanarak yakılabilir. Bu işlem gelecek aylarda da sürdürülür.

ŞUBAT
Fındıklarda dişi çiçekler yani karanfiller iyice olgunlaşmışlar, erkek çiçekler diğer adıyla püslerde fenerlenmeye yani çiçek tozlarını yaymaya başlamışlardır.
Özellikle yağış olmadığı hele de hafif hafif esen rüzgarlı günlerde fındık bahçeleri sapsarı bir tül gibi görünmeye başlar. Bu, sarı renkli çiçek tozlarını rüzgarlarla uçarak karanfillere ulaşması ve döllenmenin başlayacağının işaretidir.
Havalar bu ayda ne kadar güzel geçer, ne kadar içek tozu uçuşur ve karanfillere ulaşırsa ve döllenme ne kadar iyi olursa, o yıl ürün de o kadar bol olabilecek demektir.
Elbet iyi ve bol ürün almak için, döllenen karanfilleri de iyi beslemek gerekir. Bunu için yanmış çiftlik gübresini bu adan itibaren verilmelidir.3-4 yılda bir kullanılan çiftlik gübresi ocakların çevresine dal izdüşümüne (dalların tam altına) gelecek şekilde 25-30 kg kadar ve kesinlikle toprağa karıştırılmak suretiyle verilmelidir.
Unutulmamalıdır ki bir ton yanmış çiftlik gübresinde 5,5 kg azot, 2,5 kg fosfor, 5,5-6 kg potasyum ve diğer bazı bitki besin maddeleri bulunmakta, ayrıca verilen toprakların yapısını da iyileştirmektedir.
Bu sıralarda, zarar yapmaya başlayan kozalak akarı’ nı ve kışı kozalak içinde geçiren filiz güvesi’ ni yok etmek için kozalakların elle toplanarak yakılması oldukça yararlıdır.
İyi bir gübreleme; daha çok ürün, daha bol kazanç demektir.
Kullandığımız çiftlik gübresi yanmamış ise , Bahçemizin gübreden yeterli faydayı görmediği gibi ısırgan, böğürtlen gibi yabancı otlarla da bulaşabileceği unutulmamalıdır.
MART
Bir yandan; ” Mart’ın kapıdan baktırıp, kazma-kürek yaktırdığı” soğuklar zaman zaman görülürse de havaların da toprağın da artık ısınmaya başladığı, diğer bir deyişle canlıların kıpırdanmaya başladığı aydır mart ayı.
Artık bitkilerin ihtiyacı olan besin maddeleri yani gübre toprağa verilmelidir. Özellikle azotlu gübrelerin tavsiye edilen miktarının yarısı bu ay içinde, çiftlik gübresinde olduğu gibi, dal izdüşümlerine serpildikten sonra 5-10 cm derinlikte çapalanan toprağa karıştırılır. Yalnız gübre verilmeden önce toprak analizleri yaptırılıp gübreyi ona göre vermekle, eksik veya fazla gübreleme önlenmiş olur.
Gübrelerin çapalanarak toprağa karıştırılması ile hem gübrenin yararı sağlanmış; hem de kışı toprakta geçiren çeşitli zararlı böceklerle kültürel mücadele edilmiş olur.
Çeşitli tomurcukların arasına girerek kozalak veya fındık gülü adı verilen Fındık Kozalak Akarı zararlısı ile ilaçlı mücadeleye de havaların sıcak gittiği yıllarda yine bu ay sonlarında, yeni sürgünlerde dipten itibaren üçüncü yaprak geriye devrildiğinde ilaçlı mücadeleye başlanır.
Fındık Yaprak Deleni ile ilaçlı mücadele de yine bu ayın başlarından itibaren, larvaları galeri açmadan önce yapılır.
Bu ayda ilkbahar geç donlarından erken yeşillenen bahçelerde zararlanmalara karşı önlemler alınmalıdır.
Bu arada kıştan zarar görmüş sürgün ve dalların ayıklanmasına yine devam edilir.
Yazlık (azotlu) gübrelerle, ahır gübrelerinin ocakların dibinden 50-60 cm uzaklıkta, dalların altına gelecek şekilde serperken, mutlaka çapalanmalı ve toprağa karışması sağlanmalıdır.
NİSAN
Fındık dalları artık yeşermeye, bahçeler yemyeşil bir örtüye bürünmeye başlamıştır. Fındık çotanakları da bu aydan itibaren belirmeye başlar.
Genelde fındık bahçelerinde Fındık Kozalak Akarı ile ilaçlı mücadelenin yapılabildiği dönem bu aydır. Ocak başına ortalama 30 kozalak var ise yeni sürgünlerde dipten itibaren 3. yaprak geriye devriliyorsa derhal ilaçlanmaya başlanmalıdır. Böylece Fındık Filiz Güvesi ile de mücadele edilmiş olur. Çünkü, fındık filiz güveleri de kışı kozalakların içinde geçirirler ve ilkbaharda yeni gelişen tomurcuklarla sürgünlerde galeri açarak kurumalarına neden olurlar. İlaçlama 15 gün sonra tekrarlanırsa daha iyi sonuç alınır. İlaç atılan bahçelere 30 gün süre ile hayvan sokulmamalıdır.
Son yıllarda özellikle urlu ve şekilsiz iç fındık zarar şekliyle tanınan ve halk arasında pis kokulu böcek olarak bilinen Fındık Yeşil Kokarcası zararının yoğun olduğu bahçelerde kışlamış erginlere karşı İlaçlı mücadele Nisan ayının ikinci yarısında yapılır.
Sabahın erken saatlerinde 10 ocak silkelenmeli ve en az 1 kışlamış ergin düşerse ilaçlama dekara 8-10 lt su atılarak yapılmalıdır.
Azotlu Gübreleme geçmişse, bu ay içinde de kullanılabilir. Unutulmamalıdır ki, doğan fındığı dalda tutmak ve onu beslemek insanların elindedir.
Zirai mücadelede başarı; hedef zararlıya etkili ilacın önerilen dozda ve zamanda kullanılmasıyla mümkündür.
MAYIS
Tüm canlıların kış uykusundan çıkıp faaliyete geçtiği, fındık çotanaklarının irilip dane içlerinin oluşmaya başladığı bu ayda fındığın zararlıları da zarar vermeye başlamışlardır. Bu bakımdan mayıs ayındaki zararlı mücadelesine önem verilmelidir.
Bir çiftinin yaklaşık 200 meyveye zarar veren, fındığın en yaygın zararlısı olan Fındık Kurdu ile mücadele danelerin mercimek iriliğine ulaştığı bu ayda yapılır. Bunun için; sabahın erken saatlerinde dallar 3x3,5 metre boyutunda beyaz bir beze silkelenerek Fındık Kurdu erginlerine bakılır. Eğer her 10 ocaktan en az 3 ergin böcek düşüyorsa kesinlikle ilaçlama yapılmalıdır.
Fındık kurdu için çok çeşitli ilaçlar varsa da; gerek çevreye ve özellikle kuşlarla arılara zarar vermemek için sulandırılabilir ilaçlar kullanılmalıdır. İlaçlama ocağın tacını aşmayacak ve yaprakların altlarını kaplayacak şekilde yapılmalıdır. İlaçlanan bahçeye üç hafta hayvan sokulmamalıdır.
Tavsiye edilen azotlu (yazlık) gübrenin ikinci yarısı bu ayın sonlarına doğru ilk yarısındaki gibi (mart ayında) uygulanır.
Fındık bahçelerinde; yapraktan verilen mikro (iz) element içeren yaprak gübreleri, mayıs- temmuz ayları arasında 15-20 gün ara ile 2-3 defa uygulanmakta olup, ilk uygulamasına ise bu ayın sonlarına doğru başlanılmaktadır.
İlaçlama yapılan bahçeye belirtilen süre içinde hayvan sokulmamalı ve bahçedeki meyveler iyice yıkanmadan kesinlikle yenmemelidir.
HAZİRAN
Yazın başlangıcı sayılan bu ayda daneler gelişip çotanaklar irilmeye başlamıştır. Üretici bahçesini gezerken bir yıllık çabasının karşılığı olan daldaki bu çotanaklara bakarak o yıl ürününün ne kadar olacağını tahmin eder, buna göre de kazancını hesaplamaya başlar.
Bahçede ısırgan, böğürtlen gibi yabancı otlara karşı herbisit (yabancı ot ilacı) uygulaması bu ay sonlarına doğru yapılır.
Fındık ocaklarındaki dip sürgünleri şayet sonbaharda temizlenmemişse bu ayda da temizlenebilir.
Fındık dallarında bitki öz suyunu emerek beslenen ve bitkinin zayıf düşmesine hatta kurumalara neden olan fındık kahverengi koşnili’nin hareketli 1. dönem larvalarına karşı yapılan ilaçlı mücadelede başarı sağlanmaktadır. Haziran ayı sonlarına doğru (Yumurtadan çıkışın tamamlanmasına yakın) ilaçlı mücadele yapılmalıdır.
Son yıllarda büyük yayılım göstererek üreticilerin de yoğun şikayetine neden olan bu zararlıyla İlaçlı mücadeledeye başlamadan önce bahçeden tesadüfen alınan 10 ocaktan işaretlenen 3er bulaşık sürgün yani toplam 30 sürgünün her birinde 5 canlı koşnil var ise ilaçlı mücadele yapılmalıdır.
Başarılı bir ilaçlama için tüm yaprak, dal ve sürgünlerin tamamen ilaçlanması gerekir.
Bu ayda ayrıca dalkıran zararlısıyla da ilaçlı mücadele yapılır. Zararlıyla bulaşık bahçelerde haziran ayının ikinci yarısında bahçe gezilir dallarda galeri açmaya başlanmış ergin dişi böceklerin çıkardığı taze odun talaşı görüldüğünde ilaçlamaya başlanmalı ilk ilaçlamadan 15-20 gün sonra ikinci ilaçlama yapılmalı.
TEMMUZ
Fındık üreticisinin gözlerini fındık dallarından ayıramadığı sevinçli, umut dolu olduğu bu ayda; fındık içleri meyveyi doldurmuş, kabukları da iyice sertleşmiştir.
Yağışların az olduğu bazı yıllarda, kuraklık baş gösterebilir. Fındık bahçelerinin bu olumsuz şarttan etkilenip, bitkinin su dengesinin bozulmasına dolayısıyla, meyve içinin iyi teşekkül etmemesi ile hasat önü dökümünün artmasına sebep vermemek için, imkanlar elverdiğince bahçeler sulanmalıdır.
Artık,fındıkları toplanması yaklaşmıştır. Bahçelerde hasat önü temizliği, evde, harmanda araç-gereç onarımları ve eksiklerin giderilmesi, harman yerinin hazırlanması gerekir.
Fındık kokarcası’ nın nimf yoğunluğu fazla ise İlaçlama yapılabilir. Bunun için nisan ayında belirtilen ilaçların her hangi biriyle (değişik olması tavsiye edilir) dekara 50 lt su atılarak nimf ilaçlaması yapılır.
İleride uygun ve yeterli gübre kullanmak amacıyla analiz yaptırmak için yaprak örneğide bu ayın ikinci yarısı (hasattan 10-15 gün önce) alınmalıdır. Toprak örneği ise gübre verilmeden önce her zaman alınabilir.
Gübreleme yapmadan önce; bahçe toprağının ve/veya fındık yaprağının analizi yaptırılarak belirlenen cins ve ihtiyaca göre gübre kullanılmalıdır.
Böylece boş yere gübre atılmamış ve toprağın yapısı bozulmamış olur.
AĞUSTOS
Fındık hasadının yapıldığı, yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle tüm bahçelerin şenlendiği bu ayda yediden yetmişe herkes fındığın peşindedir.
Bir yıl fındıkla yatıp fındıkla kalkan üreticinin emeğinin artık hasat zamanı gelmiştir. Ancak; hasat ederken bir yıllık emeğinin karşılığını tam alabilmesi için, fındığının tam hasat olgunluğuna gelmiş olmasına önem vermelidir. Çünkü tam olgunlaşmadan hasat edilen fındıkların iç randımanı düşer, buruşuk oranı artıp depolanma süreleri kısalmaktadır.
Daldan ve dalların silkelenmesiyle yere düşürülenlerin elle toplanmasıyla hasat edilen fındıkların harmanlaması ve depolamasında da kalitenin korunması için belirlenen şartlara uyulması hem üreticinin hem de ülkemiz ekonomisine sağlayacağı katkı unutulmamalıdır .

SAYIN ÜRETİCİ,
Bir yıllık emeğinizin karşılığını almak üzere olduğunuz bu günlerde fındığınızı pazara daha kaliteli ulaştırabilmeniz dolayısıyla ülkemiz fındığının hak ettiği değeri bulabilmesi, ihracatının devamlılık göstermesi için;
Aşağıdaki hususlara dikkat etmelisiniz.
1-Hasat mevsiminden en az 5-10 gün önce fındık bahçelerindeki yabancı otları temizlemelisiniz.
2-Bahçede bulunan ve farklı zamanlarda hasat olgunluğuna gelen, farklı çeşitleri ayrı ayrı hasat ediniz.
3-Hasatı, yerden ve fındıklar tam olgunlaştıktan sonra yapınız. Çünkü olgunlaşmadan hasat edilen fındıklar hem çabuk bozulacak hem de randımanı düşük olacaktır.
4-Hasat olgunluğuna gelip kendiliğinden yere dökülen fındıkları diğerlerinin de dökülmesini beklemeden toplayınız.
5-Hasat ettiğiniz fındıkları jüt çuvallar içerisinde, aynı gün harmana getiriniz, kesinlikle naylon çuvallar içinde ve sıkışık bir vaziyette bahçede bekletmeyiniz. Çünkü bunun sonucunda küflenme ve çürüme başlar.
6-Harmana getirdiğiniz zuruflu fındıkları büyük yığınlar ve kalın tabaka oluşturacak şekilde yığıp bekletmeyiniz.
7-Zuruflu fındıkları toprakla temas ettirmeyip, yağmurdan koruyunuz. Ancak kızışma olmaması için de fındıkların üzerine örttüğünüz naylon örtüleri, yağmur nedeniyle uzun süre havasız bırakmayınız.
8-Zuruflu fındıkları; beton harmanlara 15-20 cm kalınlığında serip 4-5 saatte bir çevirerek, güneşte 1-2 gün soldurulduktan sonra patoza veriniz.
9-Fındığı verdiğiniz patozun fındıkları zurufundan tam olarak ayırmasına fakat fındık kabuğuna zarar vermemesine dikkat ediniz.
10-Zurufundan ayrılmış dane fındıkları; hafif meyilli ve temiz beton harmanda kurutunuz, eğer harmanınız beton değilse fındığınızın toprakla temasını önlemek için jüt tente veya bez kullanınız.
11-En fazla 5 cm kalınlıkta beton veya jüt tente üzerine sererek kurumaya bıraktığımız dane fındıkları yağmurdan korumak için üzerine örteceğiniz naylon örtüyü direkt fındığın üzerine değil, en az 30-40 cm yükseklikte yaptığınız çardağın üzerine örtmelisiniz.
12-Tam olarak kuruttuğunuz kabuklu dane fındıkların içindeki patozun kırdığı iç fındıklarla yabancı maddeleri seçiniz, çünkü bu maddelerin dayanıklılık süresi az olduğu için küflenecektir.
13-Kuruyan fındıkları iyice soğuduktan sonra, sabah erken veya akşam geç saatte jüt çuvallara doldurunuz. Naylon çuvallara fındık koyulduğunda kızışma yapmakta, bunun sonucunda da küflenen fındıklarda kanser yapıcı etkisi olan aflatoksin maddesi oluşmaktadır ki bu madde hem fındığınızın kalitesini hem de insanların sağlığını etkileyecektir.
14-Kuruyan kabuklu fındığınızı hemen pazara götürmeyecekseniz temiz, rutubetsiz ve havalandırma özelliğine sahip bir depoda muhafaza ediniz.
Fındığınıza göstereceğiniz ilgi ve özenin gelirinizi bir kat daha artıracağını unutmayınız.
EYLÜL
Harman zamanı geciken bazı yörelerde, ürünü sonbahar yağmurlarından iyi korumak gerekmektedir.
Erken kurutulamayan veya naylon örtü altında uzun süre kalan fındıkların zarar görmemesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Fındık hasadı tamamlandıktan sonra, fındık filiz güvesi mücadelesi de yapılmalıdır. Bunun için yaprakların altında orta damar ile yan damarların birleştiği üçgen girintilerde kahverengi lekeler bulunup bulunmadığına bakılmalı, baktığımız 100 yaprağın 15’ inden fazlasında araz görülüyorsa ilaçlama yapılmalıdır.

EKİM
Fındıklar toplanıp, harman alınmış, çoğu üretici ürününü pazara götürüp bir yıllık emeğinin karşılığını da elde etmiştir.
Sıra gelecek yılın ürününü daha da artırmaya, en azından devam ettirmeye gelmiştir. Çünkü Ekim ve Kasım ayları gelecek yıl ürününe hizmet etme aylarıdır.
Bunun içinde budamaya önem verilmelidir. Öncelikle fındık dalları ayıklanmalı kurumuş, kırılmış veya verimden düşmüş dallar hatta ocaklar çıkarılarak yerleri yeni genç kök sürgünlerine bırakılmalıdır. Bu arada gereksiz kök sürgünleri de ayıklanmalıdır.
Öte yandan kışlık gübre adı verilen fosforlu ve potasyumlu gübrelerin toprağa verilme zamanı da Ekim-Kasım aylarıdır. Genellikle 3 yılda bir verilen fosforlu gübrelerde, ocakların çevresinde dal izdüşümüne(dalların altına) gelecek şekilde 10-15 cm derinlikte açılacak 20-30 çukura atılarak kullanılmalıdır
Yine Mayıs böceği larvaları ile ilaçlı mücadele de eylül-ekim aylarında yapılır. Bunun için 50x50 cm ‘lik çerçeve ile bahçenin araz görülen 16 ayrı yerinde işaretleme yapılır, buralar 25 cm derinliğinde kazılır bir örtü üzerine alınan toprak incelenerek 1m ² de (4 çerçeve alanı) 3 adet larva varsa toprak ilaçlaması yapılmalıdır.
KASIM
Kış mevsiminin başlangıcı sayılan Kasım ayında havaların uygun olduğu zamanlarda, fındık bahçelerinde ayıklama işlerine devam edilir. Yine kışlık (fosforlu) gübre verilmesi geciken yörelerde bu işler tamamlanır.
Fındığın iyi gelişip bol ürün verebilmesi için yetiştiği toprağın ph’ nın 5-7 arasında olması gerekmektedir. Bu ay, toprak ve yaprak analizlerinin sonucunda bahçemize tavsiye edilen kireç, fındık ocaklarının dal izdüşümlerine serpildikten sonra 5-10 cm derinlikte çapalanarak toprağa karıştırılıp verilir.
Bahçeye tavsiye edilen kışlık gübrelerle kirecin aynı anda verilmemesi tavsiye edilmektedir.
Mayıs aylarında mücadele edilen virgül koşnili ile bu ayda da ilaçlı mücadele yapılabilir. Öte yandan kurumuş dallar toplanırken dalkıran ile de mücadele edilmiş olur.
Kışı bol yağışlı geçen yörelerde çiftlik gübresi bu aydan mart ayına kadar verilebilir. Unutulmamalıdır ki en iyi gübre çiftlik gübresidir ve toprağa gerekli olan hemen her çeşit besin maddesi bu gübrelerde vardır.
Kasım ayı işlerin azaldığı ay ise de fındık üreticisi kışlık odununu, ahırındaki hayvanlarının altının kuruluğunu temin edebilmek için bahçesinden çıkamayacaktır.
Toprağa gübre verirken;ocak diplerine serpip bırakılmamalıdır.
ARALIK
Fındık üreticisinin işlerinin en az olduğu dinlenmesi gereken aydır bu ay. Ama nasıl dinlenebilsin?
Fındık dallarında püsler irileşmiş, karanfillerin tomurcukları şişmiş ve tam patlamaya hazır, yer yer kırmızı uçları görülmektedir.
Fındık bitkisi duruyor, dinleniyor mu ki, üretici oturabilsin, dinlenebilsin. O da, gelecek yılda daha iyi ürün alabilmek için uygun bulduğu zamanlarda yine bahçesindedir.
Örneğin toprak ve yaprak analizlerinin sonuçlarına göre diğer aylarda zaman bulamamışsa kirecini verir, çitlerini, hendeklerini onarır...
Durmak yoktur fındık bitkisinde de üreticisinde de. Hep çalışır, çalışır, çalışır...
http://www.mecidiye.org/tarim.htm

muratbilici54 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-12-2006, 16:38   #6
Yeni Üye
 
mecegh's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-08-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 16
Çok güzel bilgiler vermişsiniz, sağolun.

Ben de bizim fındıkların neden iyi olmadığını şimdi anladım Ama her seferinde altındaki otları temizleme işini yapıyoruz, o olmasa zaten fındık toplamak bir işkence olurdu sanırım.

****** köylerdeki insanlar yapılması gerekenlerin farkında ama dediğiniz gibi hangisini ne zaman yapacaklar. Çay,fındık,bağ,bahçe,kivi (son zamanlarda iyice arttı Rize civarında)....

mecegh Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-12-2006, 18:33   #7
Ağaç Dostu
 
TaFLaN's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-01-2006
Şehir: ANTALYA
Mesajlar: 644
Galeri: 12
'' Elimizdeki Değerleri Kullanabilmek ''

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi muratbilici54
selam fındık üreticisi arkadaşlar
fındığın üretiminden başlayarak satışına kadar olan süreçleri bu başlık altında fikir ve önerilerimizi bir araya getirelim mi

"Dünya fındık üretiminin yüzde 75'ini karşılayan Türkiye, en önemli üretici ülke konumunda. Buna karşın, fındık borsası Almanya'nın elinde, Hamburg'da bulunmaktadır. Fındık yetiştiricisi olmamasına karşın, dışarıdan aldığı fındığı kabuklu, iç veya işlenmiş olarak diğer ülkelere satan Almanya'nın dünya fındık dış satımındaki payı yüzde 3.6 Bu unsurları görünce insan neden elimizdeki değerleri iyi ve doğru kullanamıyoruz diye hayıflanıyor...

TaFLaN Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-12-2006, 11:45   #8
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Arkadaşlar bu başlıkta sadece yetiştiricilik konuları yer alacaktır.

Ürünlerin tarım politikaları ile ilgili Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları başlığı kullanılmalıdır. Orada http://www.agaclar.net/forum/images/misc/paperclip.gif Fındık sorunu alt başlığı var. Bu konuya o başlıkta devam ediniz. Süs bitkileri için de gerekirse bir başlık açın ve bahsettiğiniz polemikleri oraya taşıyın.

Bu başlıkta fındık politikası ile ilgili mesajlarınızı siz okuyunca taşıyacağım.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-01-2007, 08:55   #9
Ağaç Dostu
 
bonsade's Avatar
 
Giriş Tarihi: 31-10-2006
Şehir: antalya
Mesajlar: 998
Galeri: 16
Her halde küçük bahçelere tek başına fındık dikilmemeli.Yazılanlara bakılırsa oda dişili erkekli..İki tane mi dikmeliyim?


Düzenleyen bonsade : 09-01-2007 saat 18:34
bonsade Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-01-2007, 12:35   #10
Ağaç Dostu
 
bonsade's Avatar
 
Giriş Tarihi: 31-10-2006
Şehir: antalya
Mesajlar: 998
Galeri: 16
Fındık küçük bahçelere tek başına dikilebilirmi.Tozlanmayı sağlamak için başka fındık fidanına ihtiyaç varmı?

bonsade Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-01-2008, 01:50   #11
Ağaç Dostu
 
Penelophe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-04-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 5,469
Galeri: 373
Mine hanım, fındık sadece kökleriyle mi üretilebiliyor?

Penelophe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-02-2008, 06:21   #12
Ağaç Dostu
 
alice's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-09-2007
Şehir: ORDU
Mesajlar: 231
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi bonsade Mesajı Göster
Fındık küçük bahçelere tek başına dikilebilirmi.Tozlanmayı sağlamak için başka fındık fidanına ihtiyaç varmı?
Merhaba Bonsade,
fındık yetiştiriciliği ile uğraşan bir ailenin ferdi olarak şunu söyleyebilirim.
Fındık çeşitlerinin çoğu kendine kısırdır. Fındıkta erkek çiçekler(sümbül) ve dişi çiçekler(karanfil) aynı dal üzerinde bulunur fakat çeşitler arası tozlanmanın kış aylarında meydana gelmesiyle döllenme oluşur.
Bizim bahçede en az 7-8 çeşit fındık ağacı mevcut. Fındığın kalitesi çeşide göre farklılık göstemektedir.Birde yükseltiye göre değişmektedir.Şöyleki yükselti artıkça sürgünlerin baharda don etkisine maruz kalmıyacak çeşitlerinin yetiştiriciliği yapılır.Fındık nemli ve ılıman iklimin bitkisidir.Karadenizin sahil kesimi dışında yetişir ancak Akdenizde ürün vereceğini düşünmüyorum.
Karadenizdeki fındıklar ocak olarak dikilmiştir(yaklaşık bir metre çapındaki daire veya elips şeklindeki ocaklarda 6-7 ağaç düşünün).Fındık Fidanlarının dikimi aralıktan şubatın sonuna kadar olan dönemde yapılması uygundur. Tabansuyu seviyesi çok yüksek arazide gelişme göstermez,drenaj kanalları açılmalıdır.
Umarım yardımcı olabilmişimdir.

Kolay gelsin...

alice Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-02-2008, 06:38   #13
Ağaç Dostu
 
alice's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-09-2007
Şehir: ORDU
Mesajlar: 231
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Penelophe Mesajı Göster
Mine hanım, fındık sadece kökleriyle mi üretilebiliyor?
Merhaba Penelophe,
Fındık Yetiştirmek için yeni bir bahçe kurmak isteyen üreticilerin tümü kök sürgünleri ile ocak içinde yetişmiş olan fidanlardan yararlanmışlardır. Çelikleme veya air layering yöntemiyle yetiştirildiğini hiç görmedim ve duymadım. Hatta aşılama ile üretime bile gereksinim duyulmaz.
Tohumundan çimlendirilerek üretilen fındıktan (cevizdeki gibi) aynı bitki elde edilmez diye biliyorum daha doğrusu yabani fındık yetişmiş olur..

Kolay gelsin..

alice Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-02-2008, 01:06   #14
Ağaç Dostu
 
Penelophe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-04-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 5,469
Galeri: 373
Alicee, teşekkür ederim.

Penelophe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-05-2008, 13:31   #15
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 03-04-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 65
Fındığı topreğe gömsek filizlenir mi? Bizim bahçeye ufaklıklar fındık atıyordu yerde yeşeren bir şeyler var.Acaba fındık olailir mi.

deniz-kızı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-05-2008, 13:50   #16
Ağaç Dostu
 
İklimsiz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-03-2007
Şehir: Giresun
Mesajlar: 2,484
Galeri: 53
Sorunuzun cevabı evet deniz-kızı.

İklimsiz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-11-2008, 13:04   #17
Ağaç Dostu
 
nariçi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2008
Şehir: Gaziantep-Adıyaman
Mesajlar: 3,411
Galeri: 8
Evimizin önünde bir ocak iki gövdeli fındık var. Önceki yıl üç - beş adet olan meyvesi (fındığı) bu yıl bir avuç dolusu oldu. Ancak bugün baktım ki erkek çiçekleri tırtıl şeklinde sürgünlerden sarkmaya başlamış havalar ılıman geçiyor o yüzden mi acaba. Bir zararı var mı? Normal bir durum mu? Bilen arkadaşların açıklamalarını bekliyorum.

nariçi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-11-2008, 13:24   #18
Ağaç Dostu
 
alice's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-09-2007
Şehir: ORDU
Mesajlar: 231
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nariçi Mesajı Göster
Evimizin önünde bir ocak iki gövdeli fındık var. Önceki yıl üç - beş adet olan meyvesi (fındığı) bu yıl bir avuç dolusu oldu. Ancak bugün baktım ki erkek çiçekleri tırtıl şeklinde sürgünlerden sarkmaya başlamış havalar ılıman geçiyor o yüzden mi acaba. Bir zararı var mı? Normal bir durum mu? Bilen arkadaşların açıklamalarını bekliyorum.
Sayın nariçi,
Fındık kışın ,aralık-ocak, aylarında döllenen bir bitkidir. Aşırı soğuklar olmadıkça sorun olmaz. Baharda yapraklanan fındık don tehlikesi taşır.o zaman endişelenebilirsiniz.

alice Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-11-2008, 16:16   #19
Ağaç Dostu
 
nariçi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2008
Şehir: Gaziantep-Adıyaman
Mesajlar: 3,411
Galeri: 8
Sayın alicee teşekkür ederim, Burada hava biraz ısınınca tomurcuklar hemen büyüyor. Fakat kışlar çok soğuk ayaz oluyor. (-10)

nariçi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-01-2009, 08:07   #20
Ağaç Dostu
 
alice's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-09-2007
Şehir: ORDU
Mesajlar: 231
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nariçi Mesajı Göster
Sayın alicee teşekkür ederim, Burada hava biraz ısınınca tomurcuklar hemen büyüyor. Fakat kışlar çok soğuk ayaz oluyor. (-10)
sayın nariçi,
ilimizin yüksek kesimlerinde, karın ve soğun eksik olmadığı, geç uyandığı için bahar donlarından zarar görmeyen çakıldak çeşidi yetiştiriliyor.
Verimi iyi,kalitesi düşük bir çeşittir.
Karadeniz bölgesi dışında bu çeşidi yetiştirmek daha mantıklı.

Bazı fındık üreticileri don tehlikesi olan zamanlarda bahçenin muhtelif yerlerinde dumanlı olacak şekilde ateş yakarlar.

alice Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-02-2009, 21:54   #21
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-03-2008
Şehir: afyon
Mesajlar: 207
sayın arkadaşlar dağlarda kendiliğinden yetişen dağ fındığı diye bir fındık var bölgemizde.Sert kabuk ve küçük taneli bir fındık ve çok lezzetlidir. Merak ettiğimiz sizin her bölgede yokmuş türkiyede 4 yerde varmış galiba .Bilgisi olan varmı

AfyonluSedat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-03-2009, 13:44   #22
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 13-02-2009
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 79
Merhaba ağaç dostu arkadaşım

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi AfyonluSedat Mesajı Göster
sayın arkadaşlar dağlarda kendiliğinden yetişen dağ fındığı diye bir fındık var bölgemizde.Sert kabuk ve küçük taneli bir fındık ve çok lezzetlidir. Merak ettiğimiz sizin her bölgede yokmuş türkiyede 4 yerde varmış galiba .Bilgisi olan varmı
Bizim oralarda ham fındık denilen bir tür var, yanlışım varsa sayın İklimsiz arkadaşım düzeltecektir. Ham fındık olgun fındığın yere düşerek kendi kendine yetişmesinden meydana gelmektedir. Kabuğu sert ama çok ufak değildir. Lezzetine gelince güzeldir. Dağ fındığı dediğinizle ilgisi varmı bilemem.

saygılarımla

nazmikoc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-04-2009, 20:13   #23
Yeni Üye
 
selmangulec's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-04-2009
Şehir: KONYA
Mesajlar: 10
merhabalar ,
benim bir fındık ağacım var. bizim bölge fındık ağacı için müsait bir yer değil. (iklim şartı olarak sıcak ve kurak ) ama kontrollerimde geçen seneye göre biraz iyileşme var ağaçta ,
ürün vermesini sağlamak kurak iklimde çok zor olsa da acaba bu ürünün ömrünü neler yaparak uzatabilirim. ( yani yaz ayında da sık yağmur istermi , sünni yağmurlama yapılması iyi olabilir mi? ) bana bu konuda neler yapabileceğim hakkında bilgi verebilirmisiniz.

selmangulec Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-04-2009, 09:54   #24
Ağaç Dostu
 
Seyfi Dağdeviren's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-03-2009
Şehir: Bolu
Mesajlar: 269
Dağ Fındığı

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi AfyonluSedat Mesajı Göster
sayın arkadaşlar dağlarda kendiliğinden yetişen dağ fındığı diye bir fındık var bölgemizde.Sert kabuk ve küçük taneli bir fındık ve çok lezzetlidir. Merak ettiğimiz sizin her bölgede yokmuş türkiyede 4 yerde varmış galiba .Bilgisi olan varmı
Bolu da ormanlık alanlarda kendiliğinden yetişmektedir.Küçük ve sert kabukludur.Bolu çevresindeki köylerde evlerin bahçelerinde tek tük çeşit olsun diye yetiştirilmektedir.BOLU fındık şekeri ve yeni ünlenmeye başlayan Bolu çikolatasının ana maddesidir.Benim ilgi alanımdaki bir çeşittir.İleride ekonomik önem kazanacağını zannediyorum.Normal fındığa göre daha yağlı,damakta hoş bir tat bırakan çeşittir.Kavrulmuşunu tatmadım.Eşimin kuzeninin bahçesinden 2 klg. kadar toplamıştım.6 tanesini diktim,çimlenmesini bekliyorum. fırsat bulursamGöynük ve Mudurnu köylerinde fidan bulunuyormuş,elde etmeğe çalışacağım.Bendeki amatörce bilgi bu kadar.Selam ve sevgiler.

Seyfi Dağdeviren Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-06-2009, 18:14   #25
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 03-10-2008
Şehir: ORDU
Mesajlar: 453
fındık çeşitleri

karedeniz bölgesinin geçim kaynagı olan fındık bölgemizde 5 çeşit olarak yetişmektedir fındıkla ilgili bir konu olmadıgı dikkatimi çekti

YAGLI FINDIK
KARA FINDIK
PALAZ FINDIK
SİVRİ FINDIK
ÇAKILDAK FINDIK

Çakıldak fındık harici deniz seviyesinde olan rakımlarda yatişmektedir. Çakıldak fındık rakımı yüksek soguga dayanıklı geç dogum yapan bir türdür -15 dereceye kadar dayanmaktadır

cey_cey Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-06-2009, 00:11   #26
Yeni Üye
 
habitad's Avatar
 
Giriş Tarihi: 07-03-2009
Şehir: konya
Mesajlar: 18
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi selmangulec Mesajı Göster
merhabalar ,
benim bir fındık ağacım var. bizim bölge fındık ağacı için müsait bir yer değil. (iklim şartı olarak sıcak ve kurak ) ama kontrollerimde geçen seneye göre biraz iyileşme var ağaçta ,
ürün vermesini sağlamak kurak iklimde çok zor olsa da acaba bu ürünün ömrünü neler yaparak uzatabilirim. ( yani yaz ayında da sık yağmur istermi , sünni yağmurlama yapılması iyi olabilir mi? ) bana bu konuda neler yapabileceğim hakkında bilgi verebilirmisiniz.
Sevgili selman güleç, Samsunlu ama Konya'da yaşayan biri olarak şunu söyleyebilirim.Bende bir çok arkadaşıma fındık fidesi getirdim.Uygulamasını beraber yaptık.İlk olarak şunu belirtmek isterim.Karadenizde kültüre alınmış ekonoik değeri olan hiç bir fındık şeşidi karasal iklimde meyve vermiyor.Yeşil aksamda sorun yok hatta çok güzel gelişiyor.Lakin iklim özellikleri ve ilbahar aylarında ki gece gündüz sıcaklık farkları fındık meyve oluşumuna imkan vermiyor.Karasal iklim özelliklerine adapte olmuş türler var fakat onların meyvelerini çekiçle kırmak bile zor.Ayrıca verim çok az ve tat olarak ta iyi sayılmazlar.Saygılar...

habitad Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-07-2009, 16:15   #27
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
http://www.cakmaklarfindik.com/sivri-findik.html

http://www.giresunpostasi.net/haber.php?haber_id=269

http://www.tmo.gov.tr/tr/index.php?o...sk=view&id=100

Yararlı linkler

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-07-2009, 16:57   #28
Yeni Üye
 
oguz3259's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-06-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 28
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi cey_cey Mesajı Göster
karedeniz bölgesinin geçim kaynagı olan fındık bölgemizde 5 çeşit olarak yetişmektedir fındıkla ilgili bir konu olmadıgı dikkatimi çekti

YAGLI FINDIK
KARA FINDIK
PALAZ FINDIK
SİVRİ FINDIK
ÇAKILDAK FINDIK

Çakıldak fındık harici deniz seviyesinde olan rakımlarda yatişmektedir. Çakıldak fındık rakımı yüksek soguga dayanıklı geç dogum yapan bir türdür -15 dereceye kadar dayanmaktadır

İnce yağlı denilen yağlı fındık grubundan bir fındık daha vardır ki kabuğu ince tadı belkide en lezzetli olanıdır.Ayrıca Giresun ve Ordu illeri dışında yetişen (adapazarı bolu vs) fındığın kalite ve lezzeti çok yüksek değildir.

Hatta 1.kalite fındık Giresun fındığı olup piyasada aynı isimle yer bulur

oguz3259 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-07-2009, 07:52   #29
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Ankara ve karasal iklimler için en uygunu çakıldak fındık sanırım.

Çakıldak fındık için cey cey ve romantik arkadaşların düşüncelerini de almak isteriz.

Satışı var mı? Çakıldak fındık tozlayıcıya ihtiyaç duyar mı? Tadı nasıl vs?

Bilge Kerem beğendi.
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-07-2009, 08:35   #30
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 03-10-2008
Şehir: ORDU
Mesajlar: 453
sn denizakvaryumu çakıldak fındık soguga en dayanıklı olan türdür bölgemizin rakımı 1000.1200 olan bölgelerimizde rahatlıkla yetişir ankarada nem oranı düşük oldugundan dolayı yetişir ama istenilen ürün alınamayabilir meyvesi az olur **** hiç olmaz

cey_cey Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Kapalı
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 00:03.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019