agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Orkide > Orkide Bakımı, Üretimi
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni86Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 24-01-2017, 01:02   #31
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Hikayeye devam edelim:
Yeni saksıda delikler açmak üzere bir aparat yapmaktan bahsetmişim en son.

Oldukça güzel bir fikir; tabii eğer delinecek bir saksınız varsa...

Oda oda gezerek, saksı aramaya koyuldum.
Evde normalde kola, meyve suyu vs. tüketimi yok denecek kadar az.
Fakat bu defa fazlasıyla şanslıydım:

Eklenen Resimler
 
Milla beğendi.
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-01-2017, 01:26   #32
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Kısa süreli "saksı arama heyecanı" artık mutlu sona ulaştı.
Bu bahaneyle, daldan dala atlamayı da seven birisi olarak, beni bekleyen başka bir işin olduğunu anımsadım:
Mikroplardan arınması için bir kenarda, çamaşır suyu çözeltisi içerisinde beklettiğim harç...

Ağaç kabukları, pomza, zeolit, kömür gibi maddelerden oluşan harcın bir kısmını, yıkamak üzere süzgece aldım.
Kömür demişken; bildiğimiz kalitesiz mangal kömürü koymuşlar (geçen sene satın aldığım) harcın içine. -_-
Bu kömürler aktif karbon olarak yeterince iş görür mü acaba diye şüphelenmiyor değilim.
Her neyse...

Süzgece aldığım harcı, çeşme suyu altında uzunca bir süre yıkadım.
Süzgecin içinden, yine temiz çeşme suyu ile dolu bir kaba döktüm.
Süzgecin dibinde kalan partikülleri çöpe attım.
Bu işlemleri birkaç defa tekrarladım.

Eklenen Resimler
 
Milla ve ibocandan beğendi.
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-01-2017, 09:48   #33
Ağaç Dostu.
 
Zekoş's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-05-2009
Şehir: ÇORUM
Mesajlar: 670
Galeri: 4
Bir an kendimi kimya dersinde zannettim o derste artık okutulmuyor sanırım.Acıkca söyleyim o orkidenin yerinde olmak istemezdim Sayın Maynavira Bir cicek icin de olsa önemsemeniz arastirmaniz ve çaba sarfetmeniz cok güzel..basarılar dilerim...
Bu arada saksı delmek icin çiviyle filan ugrasmak yerine eski bir tornavidayı bu isle görevlendirebilirsiniz nasılsa herzaman lazım olacak kolay gelsin...

Zekoş Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-01-2017, 16:42   #34
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Sn. Zekoş, ben bir süreliğine bitkinin yerinde olmak isterdim. Böylelikle halinden memnun olup olmadığını anlayabilirdim.

Öteki konuda ise şöyle bir kıyas yapalım;

Isıtılmış çivi
Tornavida, bıçak vs. soğuk madde
Çivinin elimizi veya ocağın çivi tutağını yakma ihtimali
Cisimlerin elimizi delme veya kesme ihtimali
Şişenin yırtılma ihtimali %1'den daha az
Şişenin yırtılma ihtimali yüksek
Eriyip soğumuş, düzenli çapaklar (bkz. şekil)
Sivri ve rahatsız edici çapaklar
Neredeyse aynı boyutta delikler
Farklı boyutlu delikler
İsabetli hedef ve delme kolaylığı
Delinmek istenen hedefin şaşması ve delme güçlüğü
 

Eklenen Resimler
 
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-01-2017, 17:25   #35
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Hikayeye devam;

Meşrubat şişesi; dibi geniş, yukarıya çıkıldıkça ise daralan bir yapıdaydı.
Böyle bir tesadüf, benim için büyük bir şanstı.
Nedenlerine göz atacak olursak;

► Düz ve silindirik bir cisme oranla, aynı yükseklik için fazla hacim, şişenin dibine daha fazla taş koyabilme imkanı sunuyor.
► Şişenin dibine ne kadar fazla taş koyarsak, sistemin ağırlık merkezini de o kadar aşağıya çekmiş oluruz.
► Ağırlık merkezi ne kadar aşağıda olursa, saksının ve dolayısıyla bitkinin devrilme ihtimali de doğru orantılı olarak azalır.
► Saksımızın alt kısmının geniş olması, saksının devrilmemesi için bize aynı oranda moment alanı sağlar.
Bu maddenin güzel örneklerinden birisi, trafik dubalarıdır. Dubayı hangi şekilde koyarsak, devrilmesi güçleşir?

Şişeyi uygun bir uzunlukta kestikten sonra, alt kısmında drenaj delikleri açtım.
(Fotoğrafın net çıkmadığını farketsem, bir kez daha çekerdim. Kısmet artık)...

Eklenen Resimler
 
Zekoş, Milla ve ibocandan beğendi.
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-01-2017, 00:27   #36
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Peşin not: Tripofobisi olanlar bu mesajın altında yer alan fotoğrafa bakmasın!

Orkide köklerinin hava almasını sağlamak amacıyla, şişenin tamamını delik deşik ettim.
Ne kadar delik, o kadar az çürük... Ne kadar az çürük, o kadar sağlıklı bitki...
Fazla deliğin dezavantajı ise harcın daha erken kuruması.

Sonuçta delik sayısında son hüküm bize ait. Yine de...
"Üç düşün, beş danış, bir karar ver" dememiş atalarımız. Ben diyorum... Zira ön değerlendirme önemli.
Nispi bir kıyaslama yapacak olursak, sulama hususunda şahsi kanaatim o ki;
Türkiye'de kuraklıktan ölen bitkilerin oranı %10 ise, bu oran fazla sulamada %90'dır.
Toplum olarak fazla sulamayı seviyoruz ne hikmetse.

Söylemeyi unutmadan; delme işlemini, çiviyi ocakta ısıtarak yaptım.
Çıkan zararlı gazları solumamak adına, aspiratör sürekli açık kalmalı.
Aslına bakarsanız, operasyonun başından beri aspiratörü açık tuttum.
Çamaşır suyu solumaktan hoşlanmayız elbette, bu yüzden iyi bir havalandırma şart.
(Aspiratör konusunu hatırlamama vesile olan Sn. Zekoş'a da, bu vesileyle tekrar teşekkür etmiş olayım).

Bir sonraki dersimiz; aspiratör filtreleri nasıl temizlenir?
Şaka şaka...

Eklenen Resimler
 
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-01-2017, 01:06   #37
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Bir otoparktan toplamış olduğum taşları önce yıkayarak toz, çamur vb. maddelerden arındırdım.
Yıkanmış taşları, bir süre seyreltik çamaşır suyu çözeltisinde beklettikten sonra, duruladım.
Sonrasında ise şişenin dibine doldurdum ve destek çubuklarını da aralarına sıkıştırdım.

Pekiyi neden bu işlemleri yapıyoruz?
Daha önce değindimiz gibi, ağırlık merkezini aşağıya çekerek, saksının devrilme ihtimalini azaltıyoruz.
Destek çubuklarını sağlamlaştırıyor ve saksımıza güzel bir drenaj imkanı sağlıyoruz.

Unutmamak adına; taşlarla ilgili 3D kuralımız şu şekilde:
  • Denge
  • Destek
  • Drenaj
(Evet, bu kuralı da ben uydurdum).

Eklenen Resimler
 
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-01-2017, 11:37   #38
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Orkidenin içinde beklediği şişeyi, seyreltik çamaşır suyu çözeltisi ile doldurmuştum.
Ben saksı hazırlama vb. işlerle uğraşırken, orkidenin kökleri de dezenfekte olmakla meşguldü.

Dallara çamaşır suyu çözeltisi tatbik etmemin devede kulak olduğunu ima etmekle kastettiğim uygulama buydu.
Bitki birkaç gün içinde hatırı sayılır bir hasar görmez veya olumsuz belirti vermez ise, daha da bir şey olmaz diye düşündüm.
Öldürmeyen acı kuvvetlendirir.

Forum üyelerinden gelebilecek muhtemel olumsuz yorumlara karşı, fotoğrafın kenarlarına emojiler ekledim.
Belki tepki çekmek yerine sempati toplarım.

Eklenen Resimler
 
Selma_321 beğendi.
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-01-2017, 16:36   #39
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Bitki köklerine yapışmış türlü yabancı maddeler ile çürümüş kök ve çiçek saplarını mümkün olduğunca bitkiden ayıkladım.
Bardakta, kenarda bir yerde, seyreltik çamaşır suyu çözeltisi içerisinde bekleyen makasım var.
Makası, her kullanım sonrası beklemek üzere bu bardağa koyuyorum.

Eğer bitkinin köklerini halihazırda dezenfekte etmiş olmasaydım;
Makası ise art arda kesim işlemlerinde kullanacak olsaydım;
Makası, bardaktaki çözeltiye her bir uygulamadan sonra batırıp çıkaracaktım.
Böylelikle mikropların yayılması engellenmiş olacaktı.
(Gerçi yeterince pimpirikliyim, her ihtimale karşı bu bahsettiklerimi yapmış da olabilirim).

Kebap şişlerinin, bitkiyi tutarken işime yarayacağını söylemiştim. Örneği, aşağıda -soldaki- fotoğrafta mevcut.
Sağdaki fotoğrafta ise, sarı ok ile işaret edilmiş eski ve kurumuş bir çiçek sapı görebiliyoruz.
Orkideyi saksılarken, bu sapın büyük bir bölümünü kırdıktan sonra uzaklaştırdım.
Kırmızı okların belirttiği aralıktaki siyah bölge ise, bitkinin eski gövdesinin ne kadar uzun olduğunu anlatıyor bize:
Dolayısıyla, bitkinin uzun yıllardır hayata tutunduğunu da anlamış oluyoruz.

Eklenen Resimler
 
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-01-2017, 17:18   #40
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
İçine taş doldurup hazırda beklettiğim saksıya, temizledikten sonra yıkayıp süzdüğüm toprak harcından koydum bir miktar.
Nihayet bitkiyi yeni yurduna yerleştirdim ve köklerin etrafını doldurmadan önce de fotoğraf çektim.

Taşlarla ilgili 3D kuralından bahsetmiştim. Bir terfi kararı aldım ve kuralı 4D olarak güncelledim.
Fotoğrafta belli olmuyor fakat anlatmaya çalışacağım:
Saksımızın içindeki taşların yükseliği, neredeyse saksı altındaki tabağın alabileceği su yüksekliği ile eşit düzeyde.
(Fazla veya eksik olabilir, ölçmedim doğrusu).

Orkide sulamayı hiç bilmeyen birisi gelse, üstten su verse bitkimize ve tabağın tamamı suyla dolsa bile şanslı sayılırız.
Su ile bitki kökleri veya harcımızdaki ağaç kabukları vs. -taşların yüksekliğinden dolayı- doğrudan temas etmeyecek:
Böylece hem saksı içindeki çürüme, boğulma vb. durumların önüne geçilecek, hem de bitki ortamına nem sağlanacak.

Aşağıda, sağdaki fotoğrafta ise önceki mesajlarda değindiğimiz makas ve maşa, içinde dezenfektan olan bardakta bekliyor.
(Evet, maşa yine pek bir işe yaramıyor).

4D kuralına dönecek olursak;
► Denge, ► Destek, ► Drenaj, ► Doluluk
Farkındayım, pek uymadı "doluluk" kelimesi ancak bizi bir süre idare eder. Bu konuda önerilere açığım.
Not: İngilizce isim koyacak olsam, "draught" (su çekimi) veya "drought" (kuraklık) derdim muhtemelen.

Eklenen Resimler
 
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-01-2017, 21:29   #41
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Orkidenin köklerini duruladığımı söylememişim.
Çeşme suyunda yıkamış ve yine içi çeşme suyu dolu şişede kısa da olsa, bir süre bekletmiştim.

Aşağıdaki fotoğrafı tüm işlemler bittikten sonra, bitkiyi her zamanki yerine götürürken çektim.
(Fotoğraf ekranda çok yer kaplamasın diye, buraya eklemeden önce saat yönünde 90 derece çevirdim).
Saksı değişimini sıcak havalarda yapsaydım, orkideyi en azından iki günlüğüne daha serin bir yere alırdım.
Şu an ise bulunduğu ortam zaten yeterince serin (ölçüm yapmadım ancak yaklaşık 16-19°C dolaylarında seyrediyor diyebilirim).
Daha da serin bir yere götürmek, diri diri mezara gömmekle eşdeğer olurdu.

Kırmızı ok ile gösterdiğim tomurcuk, benim için bir indikatördü:
Eğer ki birkaç gün içerisinde çiçeğe dönüşürse, bitkinin, içinde bulunduğu halden çok da hoşnutsuz olmadığı anlaşılacaktı.

Eklenen Resimler
 
Selma_321 beğendi.
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-01-2017, 15:56   #42
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Orkideyi yerine aldıktan sonra, ertesi gün ve ondan iki gün sonra çekilmiş fotoğrafları -sırası ile- birleştirip ekledim.

Tabii, belirtmeden geçmemek lazım:
Birbirine paralel yatay çizgiler, saksımıza agresif bir görünüm kazandırmış.

Eklenen Resimler
 
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-01-2017, 16:27   #43
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Yan çevrilmiş fotoğrafların biraz sinir bozucu olduğunun farkındayım.
Diğer türlü de, dikey yönlü fotoğraflar ekranda oldukça yer kaplıyor.

Aşağıdaki fotoğraf, orkide saksı değişiminden sonraki üçüncü gün çekildi.
Sarı işaretler -soldan sağa, sırasıyla- saksının dibi ile; drenaj taşları ve orkide toprak harcının bitiş seviyelerini gösteriyor.

Kırmızı ok ise daha önce bahsettiğim tomurcuğun, çiçeğe döndüğünü müjdeliyor bizlere.

Sonuçta, maceramızın (bugün yaptığım incelemeleri de hesaba katarak) orkide için memnun edici olduğunu söylebiliriz.

Eklenen Resimler
 
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-01-2017, 22:54   #44
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Yavru (solda) ve anne (doğal olarak sağda ) orkidelerimiz çiçeklenmiş.
Bize de seyretmek düşer.

Eklenen Resimler
 
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-01-2017, 23:04   #45
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Çiçeklerin simli yapısının daha iyi görülebilmesi adına, bir de flaşlı çekim yaptım.

Eklenen Resimler
 
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-03-2017, 22:57   #46
Ağaç Dostu
 
Charlaux's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-06-2011
Şehir: Istanbul / Columbus, Ohio (ABD)
Mesajlar: 1,229
Sn.Maynavira,

Ben hikayenin sonundan degil ortasindan girecegim ama hidrojen peroksit konusu icin. Su siralar yaptigim okumalar aslinda bakterilerin ve mikroplarin yararlilarininda oldugundan bahsediyor. Sistemik fungusitler, pestisitlerin yararli zararli kontrol etme firsati olmadigindan hepsine gule gule diyoruz.Bu iyi bakteriler mikroplarsa hastaliga karsi koruyanlar. Dolayisiyla eniyor ki orkidelerinizde cok gerekmedikce sistemik urun kullanmayin. Cunku sistemik ilaclar guclu ama guclu oldugu kadarda yikici. Yararli mikroplar ise sistemik ilaclar kadar guclu degil ama orkideyi guclendiren arkadaslar.

Tahmin edersiniz ki camasir suyu ne yapar mikroplari bakterileri kokten goturur cunku neden kimyasal Oksijenli su karisimini hic yabanci kaynakta okumadim etmedim; bizzat sn.Mine Pakkaner'den ogrendim. Su vakte kadar kullaniyorum orkidenin sapsari yapraklarini tekrar yemyesil yapti (fakat fungaldan oldu o ayri konu)

Sizin icin asla ama asla demiyorum su an diyecegimi.Benim diyecegim genel kesime.

Britanya'nin Obsessive Compulsive Cleaners yani Obsesif Kompulsif Temizleyicileri. Izleyince anlayacaksiniz ama temizligin fazlasida zarar azi da

Selma_321 beğendi.
Charlaux Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-03-2017, 12:33   #47
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Sn. Charlaux,

Bağlantısını paylaştığınız program, Türkiye'de de (TV'de) yayımlanıyor ve birçok bölümünü izlemişliğim var.
Sonuç olarak mesajınız alındı, anlaşıldı.

Çamaşır suyuyla dezenfekte ettiğim orkideyi, bir başka orkideyi daldırdığım kabı kullanarak suluyorum.
Yararlı olan bakterileri, bu vesileyle almıştır diye düşünüyorum.
Şimdiye kadar orkidede bir olumsuzluk gözlemlemedim. Uzun vadede ne olacak bakalım...

Bu arada; saksıya, olması gerekenden çok daha az miktarda orkide harcı koymuş;
Böylece köklerin daha havadar olabileceğini düşünmüştüm. Umarım yanlış yapmıyorumdur.

Selma_321 beğendi.
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-03-2017, 17:29   #48
Ağaç Dostu
 
Charlaux's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-06-2011
Şehir: Istanbul / Columbus, Ohio (ABD)
Mesajlar: 1,229
Red face

Sn. Maynavira,

Benimki sizin öyle birşey yapacağınızı düşünmemden değil genele bir mesaj aslında. Çünkü kendi orkidelerime ilaç uygulayım diye düşündüğümde insanlar ciddi bir biçimde bunun kararlaştırmasını yapıyor; aynı bizim bağırsaktaki gibi saksıda da çok şeker mi şeker faydalı mı faydalı canlılar yatıyor. Dolayısıyla çok kimyasala bulaşmamak her zaman için daha iyi bir seçenek bence (ama benim orkideyi şapur şupur hütlermeye devam etmiş böcekler ilaçladım)

Herkesin sulama türü kendine ve bu konuda çeşitler mevcut ancak ben daldırma yöntemini faydalıdan çok zararlı buluyorum. Neden diye soracaksanız o suya iyi kötü her türlü bakteri geçiyor;yani hastalıkta sağlıkta hep beraber şeklinde Bugünlerde belki hissettirmez ama ileride yıkıcı sonuçlar doğurur; bir bakmışsınız binbir uğraşla yetiştirdiğiniz orkideler topluca harakiriye girişmişler.

Harç konsjfa bir sıkıntı olacağını sanmam çünkü orkideler zaten harçsızda yetişiyor;aslında harç sulama dizayn kolaylık gibi sebeplerle tercih edilir. Köklere bwkıp su ihtiyacını takip edebilirsiniz.

Sevgiler

Charlaux Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-04-2018, 23:05   #49
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Tarihe not düşmek adına buraya bir şeyler karalamayı uygun görüyorum.

Telefondan bağlandığım için fotoğraf düzenleme ve paylaşma ile pek uğraşmayacağım, o yüzden bu işi ileri bir tarihe erteliyorum.

Uzun bir süre sonra eve geldiğimde, ufaklık orkidelerimi saksılarından çıkarılmış ve müşterek bir saksıya alınmış;
Saksıyı neredeyse ağzına kadar su dolu, saksı harcı ve orkidelerin köklerini ise çürümüş olarak bulmuştum.

Belli ki annem orkideciklerim yalnız değil de beraber ölsün diye onları aynı saksıya almış, su ihtiyaçlarını gidermek (!) için de bolca sulamış.
Gerçi sulama işini babam da yapmış olabilir, zira şehir dışından eve gelecek olduğumda, sanırım gidip çiçekleri suluyor.
“Bak, sen yokken çiçeklerini suladım. Elimden geleni yaptım.” dercesine pasif bir direniş...
Oysa ki filanca bitki kurumuş. Bildiğimiz kupkuru, odun gibi. Sulansa kurumazdı. Sulanmamış belli ki.

Neyse, kimsenin günahını almayayım. Kedidir bunların müsebbibi, kedi. Ellerimle saldığım, ardından da kaybolan kedim...

Bugün tüm orkidelerin (topu topu üç tane zaten) harçlarını yeniledim.
Büyük orkidenin geçen seneden kalan harcını çöpe attım ve yerine 5 birim perlit, 5 birim sphagnum torfu, 3 birim çam kabuğundan oluşan tuhaf bir karışım yaptım.

Çam kabuklarını bir veya iki sene önce kendim toplamıştım. Kaynatmaya veya fırınlamaya üşendiğim için, dezenfekte işini yine bir kimyasala sevkettim. -_-
Evde çamaşır suyu da kalmamıştı. Çıkıp almak yerine kabukları kaynatmak daha kolaydı.
Bu yüzden -göz kararı- yaklaşık 500-1000 ppm’lik bir bakır sülfat çözeltisi hazırladım ve kabukları bunun içinde beklettim.

(Yanlış hatırlamıyorsam ilk mesajımda No 1 olarak adlandırdığım) büyük orkideyi, geçen sene kullandığım saksıya diktim yine.
4D kuralındaki dördüncü D’nin sağlaması yapılmıştı zira. Muhtemelen ara sıra ve bir defada çokça sulanmasına rağmen, bitkinin köklerinde çürük yoktu.
Tabakta biriken su, saksı harcına veya köklere temas edememişti belli ki (yerçekimi sağ olsun).

Her neyse; demem o ki, eğer saksının dibi taşla dolu olmasa, diğer orkideler gibi su içerisinde yüzecekti bu bitki ve dolayısıyla da kökleri çürüyecekti.
Öte yandan, düzenli olarak sulanmadığını çokça belli edercesine, bitkinin hiç gelişmemiş olduğunu söyleyebilirim.
Eskisinden daha küçük olmak üzere üç adet yaprağı var. Belli ki sadece köklere çalışabilmiş zavallı bitki.

Şimdi tekrar okuyunca farkediyorum da, sonu ötekiler gibi olabilirdi diye bir imada bulunmuşum.
Aslında ötekilerin de saksıları aynı formattaydı, yanlış hatırlamıyorsam. Ta ki suikaste uğrayana kadar...

Minik orkidelerimi eve gelir gelmez saksıdan çıkarmış, suyla yıkamış ve çay bardaklarına almıştım.
İçi hafif su dolu çay bardaklarında öylece beklediler birkaç ay. Bu sırada yeni yaprakları görünmeye başladı.
Yavru olanın kökü de uzamıştı hatta...

Bugün onlar da yeni saksılarına (ufak delikli pet bardak) alındılar.

Önceki uygulamalarımdan farklı olarak, bu defa tüm saksıların en üst yüzeyini bir miktar ponza ile kapladım.
Bazı bitkilerimde denediğim bu yöntem, saksı harcının daha geç kurumasını sağlıyor.
Böylelikle, köklerin üst bölümünün çok erken kurumasının önüne geçmek suretiyle, halihazırdaki köklerin uzamasını geciktirerek yeni köklere alan açmayı ve sık yapılmayan sulamalar nedeniyle, bitkilerin fazla strese girmesinin önüne geçmeyi hedeflemiş oldum.

“Gerçi geçen sene yaptığım aşırı fazla delikli saksının üzerine ponza koysam ne olur, koymasam ne... Her türlü kurur o.” diye de düşünmedim değil.
Ancak tahminlerime göre, sphagnum torfu ve perlit, nemi tutmakta önemli rol oynayacaktır.

Orkidelerim ile birlikte, gelecek seneye sağ çıkarsam; bu defa saksı harcı olarak yosun kullanmayı düşünüyorum.
Forumda bir yerlerde, sphagnum yerine kaya yosunu kullanıldığını okumuştum.
Buraya da yazayım ki, mesajımı okursam unutmayayım.

Büyük orkidenin yapraklarından birisi oldukça yumuşak ve tabiri caizse boynunu bükmüş durumda.
Yanılmıyorsam kuvvetli bir dehidrasyon belirtisi...

Bugün araştırma yaparken, American Orchid Society’nin bir yayınında bulduğum bilgiye göre; özellikle yaşlı orkidelerde, su kaybının giderilmesi ve yaprakların normale dönmesi yavaş bir sürece tabi oluyor.

Son bir hususa daha değineyim:
Artık orkidelerin gübrelenmesi gerektiğine kesin olarak kaniyim.
Son yıllarda yapılan çalışmalar da bunu gösteriyormuş, bugün okuduklarıma göre...
Ben de, bugün orkidelerimi yeni ortamlarına aldıktan sonra, kendi yaptığım çözelti ile suladım.

Elementler için belirli bir formül kullanmadım. Azıcık riskli bir deneme yanılma oldu benimkisi ancak gübreleme sonrasında yaptığım araştırmalar neticesinde, olumsuz bir etkiyle karşılaşabileceğimi düşünmüyorum.
Ya da öyle umuyorum...

Hazırladığım gübrenin içeriği şu şekilde:
N:85ppm P:23ppm K:150ppm Mg:25ppm Ca:65ppm S:34ppm
Fe:1,25ppm Zn:0,03ppm B:0,25ppm Mn:0,25ppm Cu:0,015ppm Mo:0,005ppm

Kullandığım su, yumuşatma sisteminden geliyor, dolayısıyla içerisinde sodyum var fakat miktarını bilmiyorum.
Multimetre ile suyun direncini ölçüp, oradan elektrik iletkenliğini (EC) bularak, bir tahmin yapmayı düşünmüştüm ama başarısız oldum.
Neyse, konu bu değil.

Turnusol kağıtlarım kayıp olduğu için pH ölçümü yapamadım.
Çözeltinin içerisine birazcık -katkısız ve parfümsüz- kireç çözücü (%12 nitrik asit) ekleyerek, tahmini 6,0 gibi bir değeri tutturmaya çalıştım.

Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. Umarım yanlış bir şeyler yapmamışımdır bugün.

Sevgilerimle...

MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-04-2018, 17:59   #50
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
Buraya yazmayı unutmuşum:
Orkidenin sarkmış ve buruşmuş yaprağı 24 saat içerisinde kendisini toparlamış.
Doğrusu böylesine hızlı bir iyileşmeyi beklemiyordum.

Hazır moralim düzelmişken fotoğraf da yükleyeyim.

Yaprağın önceki hali; (bitki gübreli suda bekliyor)
Name:  E47ACAA4-2814-4AA0-9DED-F96A4C1BC310.jpg
Views: 272
Size:  70.9 KB

Bu açıdan bakınca durum biraz daha belli oluyor:
Name:  6FE56833-C9E1-43A0-9B19-2109068E0BE6.jpg
Views: 278
Size:  50.0 KB

Bir gün sonra;
Name:  31205D30-C3E7-4078-816C-393FAC1C90F4.jpg
Views: 272
Size:  50.0 KB


Düzenleyen MaynaVira : 26-04-2018 saat 18:35 Neden: Fotoğraflar eklendi.
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-12-2018, 20:12   #51
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-04-2016
Şehir: İstanbul/Tokat
Mesajlar: 139
İki küçük orkidem bakımsızlık sonucu hayatlarını kaybetmiş.

Nisan ayında (büyük bir işsizlik belirtisi olarak) uzun bir yazı yazmışım. Bugün ise o yazıyı okurken sıkıldım (günlük gibi olmuş zira) ve bundan bir önceki mesajda bahsi geçen orkidenin fotoğrafını çektim.

Evet, neyse ki gelişme var:

Eklenen Resimler
 
Dutlubahçe ve nevgül beğendi.
MaynaVira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 01:31.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2021