agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Mutfak > Mutfak - Diğerleri
(https)




Reklam


Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 25-10-2006, 01:44   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Polenin gücü

www.mucizekarisim.com/polen.htm

polen deneyen varmı?gerçekten denildiği kadar faydalı mı?

 
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-10-2006, 09:19   #2
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 13,948
Galeri: 11
Polen ve arı sütü kullanmıştım..
Bir ilaç olmadığını düşünerek kullanırsan faydası oluyor..
Vücut direncini takviye etmekte yararlı..

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-10-2006, 20:01   #3
Ağaç Dostu
 
Ateş Öztan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-09-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 500
Galeri: 1
Allerjiye dikkat edilmeli?

Ateş Öztan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-10-2006, 20:47   #4
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 16-09-2006
Şehir: İzmir, Muğla
Mesajlar: 874
Galeri: 2
Sizin açtığınız konu ile tamamen ilgisiz ama söylemek istiyorum. Polenler kriminoloji yani suç biliminde bile kullanılır. Maktulün nerede öldürüldüğüne dair büyük ipuçları verirler .

kürekçi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2008, 21:17   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Çiçeklerin erkek organları tarafından erkek üreme birimi olarak üretilen polen, arılar tarafından arka bir çift bacakta bulunan ve polen sepeti olarak adlandırılan özel yapılar yardımıyla kovana taşınır. Kovan önünde veya altında hazırlanan polen tuzaklarından arının geçişi sırasında bacaklardan düşürülür ve toplanır. Daha sonra enzimatik aktivitesi korunacak şekilde kurutulan polen yine uygun koşullarda saklanarak insanların beslenmesine uygun olarak sunulur

Şekil ve yapıları bitki türlerine bağlı olarak genellikle oval veya küreseldir. Ancak mikroskop altında görülebilen polenler renk olarak her türlü renkte olabilmekle beraber genellikle sarıdır.
Arıların beslenmesinde protein kaynağı olarak önem taşıyan polen ayrıca bileşimindeki vitamin ve mineral maddeler nedeniyle de son derece değerli bir besin maddesidir. Çiçeklerin erkek üreme birimi olan polen bu yönü nedeniyle zengin bir besin maddesi olmasının yanında arının ağız salgılarını da içermesi nedeniyle de ayrı bir öneme sahiptir. İçeriğindeki amino asitler günde l5 g polen alan yetişkin bir insanın günlük asgari protein gereksinimini karşılayacak düzeyde olduğundan besleyici değer olarak doğada rakibi bulunmamaktadır. Ayrıca yapısında bulunan çeşitli enzimler, koenzimler, steroidler, vitaminler, antibiyotikler, mikro elementler ve flavanoidler nedeniyle doğal “ilaç konsantratı” olarak kabul edilmektedir
Üretildiği anda %25-30 dolayında nem içermesi nedeniyle çok çabuk bozulan polen kurutularak veya pudra şekeri ile karıştırılarak derin dondurucuda saklanır. Kurutma serin ortamda güneş ışığı almadan su oranının %8-10’a düşürülmesi ile yapılır. Pratik olarak, kurutulmadan önce tartılan polen %20 dolayında ağırlık kaybedince kuruduğu anlaşılır ve kurutma işlemine son verilir. Bu şekilde kurutulan polen uzun sürelerle saklanması gerekiyorsa hava almayacak şekilde ambalajlandıktan sonra 0oC veya daha düşük sıcaklıklarda saklanmalıdır.
Polenin aşırı ısıtılması, hava alması veya ışıkta tutulması durumunda özellikle arı tarafından katılan salgılar etkinliğini yitirdiği için polenin insan sağlığı açısından değeri azalır. Uygun olmayan koşullarda tutulmuş polenler arı beslenmesinde kullanıldığında, alternatifi olması durumunda arı tarafında dışarı atılmakta, o poleni kullanmak zorunda kalan arılarda ise koloni gelişimi görülmemektedir.


Polenin besin değeri ve yararlılığı toplandığı bitki türlerine önemli derecede bağlıdır, Bu nedenle toplandığı bitki türü ve çeşitliliği polenin değerini artırır. Ayrıca polenin kurutulması ve korunması sırasında üretilen işlemler ile bunun sonucunda oluşan renk, nem ve tad durumu poleninin kalitesini belirleyen diğer etmenleri oluşturur.


İnsan beslenmesi ve sağlığı açısından genel olarak polen, özellikle vücut direncini arttırmada, yani bağışıklık sisteminin geliştirilmesinde, organ ve sistemlerin ve bunlarla ilgili bütün salgı sisteminin daha uyumlu ve verimli çalışmasını sağladığı için büyüme, enerji, sağlık, üreme, zihinsel ve psikolojik problemler açısından organizmaya büyük katkı ve yararlar sağlamaktadır. Düzenli bir şekilde ve özellikle arı sütü ile birlikte alındığında herhangi bir nedene bağlı bütün halsizlik ve nekahet durumlarında organizmayı canlandırır, hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden hastalıklarda daha kolay iyileşmeyi sağlar ve hastalıklara yakalanma riskini düşürür. İştahsızlığa karşı kullanıldığı gibi aşırı kilo alma durumunda vücudun daha dengeli yapılanmasına neden olur. Çocuklarda büyüme, raşitizm ve diş sağlığı ile ilgili problemlerde, yetişkinlerde ve özellikle kadınlarda kemik erimesi ile ilgili problemlerde de büyük yararları vardır.


Arıların polene katkısı sabit olmakla beraber, polenin bitki türlerine bağlı olarak bileşiminde bulunan maddelerde veya bunların miktarlarında büyük farklılıklar görülmektedir. Örneğin söğüt poleni C vitamini bakımından oldukça zengin bir bileşime sahip iken vişne ve armut polenleri beta karoten bakımından son derece zengindirler. Yonca, söğüt ve armuttan toplanan polenler flavon içeriği bakımından son derece zengindirler. Bu maddenin antisklerotik, spazmolitik ve radyoaktif maddelere karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Bu nedenle bu polenler kandaki kolesterol düzeyini düşürmede, sindirim ve dolaşım sistemi spazmlarını gidermede yaygın olarak kullanılmaktadır. Söğüt ve vişne polenleri içerdikleri klorgen asit nedeniyle kapillalar üzerinde olumlu etkilerde bulunmakta, iltihap gidermede, böbreklerin çalışmasında, tiroit ve hipofiz bezlerinin salgılarını kontrol etmede önemli etkileri bulunmaktadır. Özellikle ahududu olmak üzere çoğu polenlerin yapısında bulunan triterpin asit kalbi desteklemekte, damar sertliğini önlemekte ve iltihap gidermektedir.


Aktivitesi korunmuş polen, arının katkıları ve bitkilerden gelen bazı maddeler nedeniyle özellikle sindirim sistemi ve idrar yolu enfeksiyonlarına neden olan Eschericnia colı ,Salmonella anteridis ve Proteus vulgaris gibi gram negatif bakteriler üzerinde antibakteriyel etkiye sahiptir.


Kullanım amaçlarına göre polenler toplandıkları bitki türlerine göre ele alınacak olursa ; antibiyotik olarak okaliptüs; iştah açıcı olarak lavanta ve biberiye; uykusuzluğa karşı akasya, limon ve gelincik; kapillar güçleştirici olarak güvem ve kuşburnu; arterial kan dolaşımı dengeleyici olarak kestane, at kestanesi ve güvem; venöz kan dolaşımı dengeleyici olarak at kestanesi; idrar sökücü olarak vişne ve yabani hindiba; mide çalışmasını düzenleyici olarak akasya; barsak çalışmasını düzenleyici olarak biberiye; vücut genel fonksiyonlarını düzenleyici olarak okaliptüs ve elma; zihinsel faaliyetleri düzenleyici olarak okaliptüs, böğürtlen ve söğüt; karaciğer hastalıklarında kestane; kalp krizi sonrası elma; öksürükte gelincik; damar genişletici olarak yabani kestane ve ülserlerde kolzadır. Bazı bitki türlerinin araştırmalarla belirlenen farklı etkileri bulunmasına karşılık doğada etkisi belirlenmeyen ve belki de etkileri belirlenenlerin üzerinde olan binlerce yabani bitki türü bulunmaktadır ve bunlar da benzer etkileri meydana getirebilmektedir. Bu nedenle bir tek bitki türü üzerinde durmak yerine doğanın binlerce çiçeğinden toplanan polenleri tüketmenin daha yararlı olacağı inancı ile bundan sonra polenlerin ortak etkilerinden söz edilecektir.


Yapısında bulunan biyolojik aktif maddeler nedeniyle anabolitik etkiye sahip olan polen gelişme bozukluklarında, cinsi olgunluk ve üreme üzerinde önemli etkilere sahiptir. Kan yapıcı özelliğe sahip olan polen, alyuvarların sayısının artışında ve hemoglobin değerlerinde %10-15 artış göstermiştir.


Polonya’da 8-12 yaş grubu çocuklarda yapılan araştırmalara göre günde 20 g polen verilen öğrenciler ile polen verilmeyen öğrenciler arasında önemli derecede farklılıklar meydana gelmiştir. Polen alan öğrencilerin kan ile ilgili bütün değerlerde artış saptanmış ve organizmada genel fizyolojik durum ile vücut direncinde iyileşme görülmüştür. Sinir sistemi üzerindeki etkileri de dikkate değer bulunmuştur. Yine Polonya Farmakoloji ve Toksikoloji Enstitüsü tarafından yapılın araştırmalar sonucu polenin lipid metabolizması bozukluğunda, kan serumundaki trigliserid düzeyinin düşürülmesinde ve trombosit agregasionunu azaltmada oldukça etkili olduğu belirlenmiştir.


Polen vücut organ ve sistemleri üzerinde onarıcı etkilere de sahiptir. Özellikle karaciğerdeki travmatik, toksik, hepatitik veya herhangi bir etki sonucu oluşan dejenerasyonda önemli gelişmeler sağlar. Bu amaçla Almanya ve Romanya’da polenden yapılmış ilaçlar piyasada satılmaktadır.


Apiterapi üzerine çeşitli kongrelerde tartışılan bildiriler ele alındığında polenin kronik sindirim sistemi hastalıklarında örneğin kronik kolit, mide ülseri, mide kanaması, kronik ishal ve kabızlıkta; anemi tedavisinde; beyin sklerozunda; kolesterol, lipid ve trigliserid kontrolünde; prostat bezi hastalıklarında; akut ve kronik hepatitte; doku ve organlarda görülen yapısal veya fizyolojik problemlerde başarı ile kullanılmaktadır.


Polen normal beslenme düzenine geçilmiş çocukluk çağının başlangıcından çok ileri yaşlara değin her insanda güvenle uygulanabilir. Hatta polen alerjisi olan insanlar dahi poleni koklamamak ve herhangi bir yerlerine bulaştırmamak koşulu ile polen tüketebilirler. Çünkü polen alerjisi polenin yenilmesinden çok polenin hassas dokular üzerindeki doğrudan etkisi ile oluşmaktadır. Ancak bu insanlar herhangi bir olasılığa karşı çok düşük miktarda polenle başlamalı ve her gün bir miktar artırarak normal düzeye ulaşmalıdırlar. Polenin çiğnenmesinden dolayı meydana gelen alerjik durumlarda alınacak miktarda polen 15-20 dk süresince oda sıcaklığında su içerisinde bekletildikten sonra ezilerek içilebilecek hale getirildikten sonra saf olarak veya herhangi bir soğuk meyve suyu ile birlikte içilebilir.


Günlük polen tüketim miktarı küçük çocuklarda 2 çay kaşığından başlamak ve yaş ilerledikçe artırmak suretiyle yetişkinlerde 20 grama değin çıkarılabilir. Ancak yetişkinlerde başlangıçta günde 4 kez birer çay kaşığı daha sonraları ise 4 kez birer tatlı kaşığı alınabilir. Polenin hava almayacak şekilde ağzı kapalı kaplarda ve soğukta saklanması etkinliğinin korunmasında yardımcı olur. Aç karnına ve iyice çiğnenerek alınması ise polenin faydasının artmasını sağlar.
Polenin aşırı ısıtılması, hava alması veya ışıkta tutulması durumunda özellikle arı tarafından katılan salgılar etkinliğini yitirdiği için polenin insan sağlığı açısından değeri azalır. Uygun olmayan koşullarda tutulmuş polenler arı beslenmesinde kullanıldığında, alternatifi olması durumunda arı tarafında dışarı atılmakta, o poleni kullanmak zorunda kalan arılarda ise koloni gelişimi görülmemektedir.


Polenin besin değeri ve yararlılığı toplandığı bitki türlerine önemli derecede bağlıdır, Bu nedenle toplandığı bitki türü ve çeşitliliği polenin değerini artırır. Ayrıca polenin kurutulması ve korunması sırasında üretilen işlemler ile bunun sonucunda oluşan renk, nem ve tad durumu poleninin kalitesini belirleyen diğer etmenleri oluşturur.


İnsan beslenmesi ve sağlığı açısından genel olarak polen, özellikle vücut direncini arttırmada, yani bağışıklık sisteminin geliştirilmesinde, organ ve sistemlerin ve bunlarla ilgili bütün salgı sisteminin daha uyumlu ve verimli çalışmasını sağladığı için büyüme, enerji, sağlık, üreme, zihinsel ve psikolojik problemler açısından organizmaya büyük katkı ve yararlar sağlamaktadır. Düzenli bir şekilde ve özellikle arı sütü ile birlikte alındığında herhangi bir nedene bağlı bütün halsizlik ve nekahet durumlarında organizmayı canlandırır, hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden hastalıklarda daha kolay iyileşmeyi sağlar ve hastalıklara yakalanma riskini düşürür. İştahsızlığa karşı kullanıldığı gibi aşırı kilo alma durumunda vücudun daha dengeli yapılanmasına neden olur. Çocuklarda büyüme, raşitizm ve diş sağlığı ile ilgili problemlerde, yetişkinlerde ve özellikle kadınlarda kemik erimesi ile ilgili problemlerde de büyük yararları vardır.


Arıların polene katkısı sabit olmakla beraber, polenin bitki türlerine bağlı olarak bileşiminde bulunan maddelerde veya bunların miktarlarında büyük farklılıklar görülmektedir. Örneğin söğüt poleni C vitamini bakımından oldukça zengin bir bileşime sahip iken vişne ve armut polenleri beta karoten bakımından son derece zengindirler. Yonca, söğüt ve armuttan toplanan polenler flavon içeriği bakımından son derece zengindirler. Bu maddenin antisklerotik, spazmolitik ve radyoaktif maddelere karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Bu nedenle bu polenler kandaki kolesterol düzeyini düşürmede, sindirim ve dolaşım sistemi spazmlarını gidermede yaygın olarak kullanılmaktadır. Söğüt ve vişne polenleri içerdikleri klorgen asit nedeniyle kapillalar üzerinde olumlu etkilerde bulunmakta, iltihap gidermede, böbreklerin çalışmasında, tiroit ve hipofiz bezlerinin salgılarını kontrol etmede önemli etkileri bulunmaktadır. Özellikle ahududu olmak üzere çoğu polenlerin yapısında bulunan triterpin asit kalbi desteklemekte, damar sertliğini önlemekte ve iltihap gidermektedir.


Aktivitesi korunmuş polen, arının katkıları ve bitkilerden gelen bazı maddeler nedeniyle özellikle sindirim sistemi ve idrar yolu enfeksiyonlarına neden olan Eschericnia colı ,Salmonella anteridis ve Proteus vulgaris gibi gram negatif bakteriler üzerinde antibakteriyel etkiye sahiptir.


Kullanım amaçlarına göre polenler toplandıkları bitki türlerine göre ele alınacak olursa ; antibiyotik olarak okaliptüs; iştah açıcı olarak lavanta ve biberiye; uykusuzluğa karşı akasya, limon ve gelincik; kapillar güçleştirici olarak güvem ve kuşburnu; arterial kan dolaşımı dengeleyici olarak kestane, at kestanesi ve güvem; venöz kan dolaşımı dengeleyici olarak at kestanesi; idrar sökücü olarak vişne ve yabani hindiba; mide çalışmasını düzenleyici olarak akasya; barsak çalışmasını düzenleyici olarak biberiye; vücut genel fonksiyonlarını düzenleyici olarak okaliptüs ve elma; zihinsel faaliyetleri düzenleyici olarak okaliptüs, böğürtlen ve söğüt; karaciğer hastalıklarında kestane; kalp krizi sonrası elma; öksürükte gelincik; damar genişletici olarak yabani kestane ve ülserlerde kolzadır. Bazı bitki türlerinin araştırmalarla belirlenen farklı etkileri bulunmasına karşılık doğada etkisi belirlenmeyen ve belki de etkileri belirlenenlerin üzerinde olan binlerce yabani bitki türü bulunmaktadır ve bunlar da benzer etkileri meydana getirebilmektedir. Bu nedenle bir tek bitki türü üzerinde durmak yerine doğanın binlerce çiçeğinden toplanan polenleri tüketmenin daha yararlı olacağı inancı ile bundan sonra polenlerin ortak etkilerinden söz edilecektir.


Yapısında bulunan biyolojik aktif maddeler nedeniyle anabolitik etkiye sahip olan polen gelişme bozukluklarında, cinsi olgunluk ve üreme üzerinde önemli etkilere sahiptir. Kan yapıcı özelliğe sahip olan polen, alyuvarların sayısının artışında ve hemoglobin değerlerinde %10-15 artış göstermiştir.


Polonya’da 8-12 yaş grubu çocuklarda yapılan araştırmalara göre günde 20 g polen verilen öğrenciler ile polen verilmeyen öğrenciler arasında önemli derecede farklılıklar meydana gelmiştir. Polen alan öğrencilerin kan ile ilgili bütün değerlerde artış saptanmış ve organizmada genel fizyolojik durum ile vücut direncinde iyileşme görülmüştür. Sinir sistemi üzerindeki etkileri de dikkate değer bulunmuştur. Yine Polonya Farmakoloji ve Toksikoloji Enstitüsü tarafından yapılın araştırmalar sonucu polenin lipid metabolizması bozukluğunda, kan serumundaki trigliserid düzeyinin düşürülmesinde ve trombosit agregasionunu azaltmada oldukça etkili olduğu belirlenmiştir.


Polen vücut organ ve sistemleri üzerinde onarıcı etkilere de sahiptir. Özellikle karaciğerdeki travmatik, toksik, hepatitik veya herhangi bir etki sonucu oluşan dejenerasyonda önemli gelişmeler sağlar. Bu amaçla Almanya ve Romanya’da polenden yapılmış ilaçlar piyasada satılmaktadır.


Apiterapi üzerine çeşitli kongrelerde tartışılan bildiriler ele alındığında polenin kronik sindirim sistemi hastalıklarında örneğin kronik kolit, mide ülseri, mide kanaması, kronik ishal ve kabızlıkta; anemi tedavisinde; beyin sklerozunda; kolesterol, lipid ve trigliserid kontrolünde; prostat bezi hastalıklarında; akut ve kronik hepatitte; doku ve organlarda görülen yapısal veya fizyolojik problemlerde başarı ile kullanılmaktadır.


Polen normal beslenme düzenine geçilmiş çocukluk çağının başlangıcından çok ileri yaşlara değin her insanda güvenle uygulanabilir. Hatta polen alerjisi olan insanlar dahi poleni koklamamak ve herhangi bir yerlerine bulaştırmamak koşulu ile polen tüketebilirler. Çünkü polen alerjisi polenin yenilmesinden çok polenin hassas dokular üzerindeki doğrudan etkisi ile oluşmaktadır. Ancak bu insanlar herhangi bir olasılığa karşı çok düşük miktarda polenle başlamalı ve her gün bir miktar artırarak normal düzeye ulaşmalıdırlar. Polenin çiğnenmesinden dolayı meydana gelen alerjik durumlarda alınacak miktarda polen 15-20 dk süresince oda sıcaklığında su içerisinde bekletildikten sonra ezilerek içilebilecek hale getirildikten sonra saf olarak veya herhangi bir soğuk meyve suyu ile birlikte içilebilir.


Günlük polen tüketim miktarı küçük çocuklarda 2 çay kaşığından başlamak ve yaş ilerledikçe artırmak suretiyle yetişkinlerde 20 grama değin çıkarılabilir. Ancak yetişkinlerde başlangıçta günde 4 kez birer çay kaşığı daha sonraları ise 4 kez birer tatlı kaşığı alınabilir. Polenin hava almayacak şekilde ağzı kapalı kaplarda ve soğukta saklanması etkinliğinin korunmasında yardımcı olur. Aç karnına ve iyice çiğnenerek alınması ise polenin faydasının artmasını sağlar.
http://dogaaricilik.com.tr/pollen/polen.html

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 03:25.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019