agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Türkiye Florası > Türkiye Florası > İç Anadolu Bölgesi
(https)




Reklam


Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 12-04-2007, 22:14   #1
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Ankara’nin Florası ve Korunması Gereken Endemik Bir Türü: Yanardöner

Gul_asiklari haber grubu vasıtasıyla gelen değerli bir çalışma.



ANKARA’NIN FLORASI VE KORUNMASI GEREKEN ENDEMİK BİR TÜRÜ:
“YANARDÖNER”
Prof. Dr. Mecit Vural[1]

Buradaki bilgiler slayt gösterisi eşliğinde Ankara’nın doğal bitkilerinden bir kesit şeklinde sunulmuştur. Bu günkü kayıtlara göre, Ankara florası 99 familya, 495 cinse ait 1365 çiçekli bitki türüne sahiptir. Bunların da 271’i (% 19.85) endemiktir. Sadece Ankara’ya özgü olan tür sayısı ise 22’dir. Yıllık ortalama yağış tutarı 346-564 mm arasında, yıllık ortalama sıcaklıklar ise 10.2-13.2 arasındadır. Ankara sıcaklık salınımları karasal özellikte olan, “yarı kurak, çok soğuk Akdeniz” ikliminin etkisi altındadır. Yükseklikler 550-2000 metreler arasında değişmektedir. Büyük kesimi bozkırlarla kaplıdır.

Ankara’da orman, bozkır, sulak alanlar ve tuzlu topraklar gibi tür zenginliğini destekleyen farklı yaşam ortamlarına (biyomlara) rastlanır. En yüksek ve yağışlı kesimler kuzeybatısında yer alan Kızılcahamam çevreleridir. Buralar, Batı Karadeniz bitki örtüsünün temsilcilerini barındırırken, Tuz Gölü Kuzeyinde, Şereflikoçhisar çevrelerinde kurakçıl ve tuzcul bitkilerle karşılaşılır. Ayaşbeli’nde killi-kireçli (marn) toprakların özel bitkileri yaşam sürerken, Nallıhan ve Polatlı yörelerinde jipsli topraklarda yetişen türlerle karşılaşılır. Kırıkkale, Bala ve Kalecik çevrelerinde serpantin kayaçlarda oluşan magnezyum, nikel, kadmiyum gibi ağır metallerce zengin kireçsiz topraklara özgü türlere de rastlanmaktadır.

Batı Karadeniz geçit kuşağında yer alan Kızılcahamam çevresinde güzel ormanlara rastlanır. İklimi diğer yörelere göre daha serin ve yağışlıdır. Bu ormanlarda göknar (Abies nordmanniana subsp. bornmuelleriana), sarıçam ve karaçam (Pinus sylvestris. Pinus nigra) gibi kozalaklı bitkiler dikkati çeker Benzer özellikteki Karadeniz kalıntı ormanına Çubuk, Karagöl’de de rastlanır. Bala, Beynam’da etrafı bozkurla çevrili dar bir alanda kurakçıl özellikte Karaçam ormanına rastlanır. Benzeri ormanlar Ankara çevresindeki dağlık kesimlerde önceden daha yaygın iken, tahribatlar sonucu ya kalıntı bozuk meşe ormanlarına veya geven (çoğunlukla Astragalus microcephalus) bozkırlarına dönüşmüştür. Yine kurakçıl karakterli meşe ormanlarına Karkasekmez, Çubuk ve Kırıkkale civarlarında rastlanmaktadır. Buralarda tüylümeşe (Quercus pubescens) ve saçlımeşe (Quercus cerris)’ler baskın olarak bulunur. Bozkırlarda bazen ormandan arta kalan indikatör ağaççık ve çalılarada rastlanır. Bunlar buraların eskiden orman olduğuna işaret eden türlerdir. Alıç ve yemişen (Crataegus orientalis, Crataegus monogyna), ahlat (Pyrus elaeagnifolia), yaban gülü (Rosa canina), ardıç (Juniperus oxycedrus) ve karamuk (Berberis crataegina) bunlara örnektir.

Türkiye‘de bitkilerin teşhis merkezleri de denebilecek olan herbaryumlar genellikle üniversitelerin botanik bilim dalarında yer alır. Ankara’da ilk herbaryum (ANK) 1933 yılında Almanya’dan gelen ilk öğretim üyelerinden Prof. Dr. Kurt Krause tarafından Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü bünyesinde kurulmuştur. Bu herbaryum daha sonra 1948 yılında Fen Fakültesi Botanik Enstitüsü’ ne taşınmıştır. Burada Bulunan bitkilerin listesi 1952 yılında Hikmet Birand tarafından “Türkiye Bitkileri” adı altında yayınlanmıştır. Kurt Krause,Türkiye’den topladığı örnekleri (yaklaşık 5600 örnek) Berlin Üniversitesi Botanik Müzesi’ne (B) vermiştir. Türkiye florası için tarihi değer taşıyan bu koleksiyon, 1943 yılında Berlin’e yapılan bombardıman sonucunda yanarak kül olmuştur.Ankara’ya özgü 22 tür bilinmektedir. Bunlar:

Achillea ketenoglui
Aethionema dumanii
Astragalus physodes subsp. acikirensis
Astragalus beypazaricus
Astragalus demirizii
Astragalus densifolius subsp. ayashensis
Astragalus kochakii
Astragalus trichostigma
Astragalus yildirimlii
Campanula damboltiana
Campanula ekimiana
Centaurea halophila
Centaurea tchihatcheffii
Cytisus acutangulus
Isatis glauca subsp. galatica
Muscari adili
Salsola grandis
Salvia aytachii
Sideritis galatica
Silene cserei subsp. aeoniopsis
Verbascum gypsisola
Verbascum heterobarbatum

Ankara’dan isim alan bitkiler:
Crocus anycrensis
Jurinea ancyrensis
Paracaryum ancyritanum
Dianthus ancyrensis
Verbascum ancyritanum

Dikmen Dağı’nın botanik izleri
Dikmen Dağı’nın Ankara florasında özel bir yeri vardır. Hikmet Birand “Alıç ağacı ile sohbetler” kitabını bu dağda, Ahlatlıbel’de yetişen heybetli ve yaşlı bir alıç ağacı ile sohbet şeklinde kaleme alarak, bitkiler alemiyle ilgili önemli bilgiler vermiştir. 1964 yılında bu dağdan isim alan endemik bir alıç türü (Crataegus dikmensis, dikmen alıcı) bilim dünyasına tanıtılmıştır. 1931 yılında Bornmueller, hodangillerden (Boraginaceae) hibrit bir türü (Moltkia x kemalpaschii ) Mustafa Kemal Paşa’nın onuruna dikmen Dağı’ndan betimlemiştir. Burada bu türün mavi çiçekli (Moltkia coerulea) ve sarı çiçekli (Moltkia aurea) ataları bir arada bulunmaktadır. Moltkia x kemalpaschii türünün çiçekleri ise mavimsi sarı renklidir.

Tehdit Altındaki türleri
Dar yayılışlı ve tükenme tehdidiyle karşı karşıya kalan türler, yayılış alanlarının genişliği ve miktarlarına göre tehlike sınıflarına ayrılırlar. Buna göre Ankara’nın öncelikli korunması gereken türleri aşağıda verilmiştir.

1-Nesli Tükenmiş (Ex)

Minuartia corymbulosa var. breviflora

2-Çok Tehlikede (CR)
Campanula damboldtiana
Centaurea tchihatcheffii
Salsola grandis
Isatis glauca subsp. Galatica
Astragalus beypazaricus
Astragalus demirizii
Muscari adili
Johrenia polyscias

3-Tehlikede (EN)
Aristolochia rechingeriana
Asyneuma linifolium subsp. nallihanicum
Campanula ekimiana
Centaurea halophila
Puccinellia anisoclada subsp. melderisiana
Paronychia kurdica var. fragilis
Astragalus panduratus
Astragalus physodes subsp. acikirensis
Astragalus trichostigma
Vicia parvula
Ornithogalum demirizianum
Verbascum gypsicola
Prangos denticulata

Kişilerden isim alan türleri
Ankara’da bazı bilim adamlarının onurlarına son yıllarda adlandırılmış 10 kadar çoğu dar yayılışlı endemik olan önemli türler de vardır. Bunlar:

Campanula ekimiana
Aethionema dumanii
Salvia aytachii
Achillea ketenoglui
Cynoglottis chetikiana
Astragalus demirizii
Astragalus kochakii
Astragalus yildirimlii
Muscari adili

Korunması gereken örnek bir endemik : Centaurea tchihatcheffii

Bunlar içinde bir tanesinin durumunu 20 yıldır yakından izlemekteyim. Son yıllarda yaşam mücadelesi veren yanardöner (Centaurea tchihatcheffii) türü Gölbaşı’nın kıyısında yer alan iki kilometre karelik dar bir alana sıkışıp kalmıştır. Ankara Valiliği Çevre Vakfı’nın (ANÇEVA) orman içi dinlenme alanı olarak düşündüğü bu sahada başlattığı faaliyetler uyarımız üzerine şu anda durdurulmuştur. Ankara valiliğinin doğayı korumada gösterdiği bu hassasiyete burada bir kez daha teşekkür ederim. Türün çimlenme biyolojisi ve populasyonuyla (nüfusuyla)) ilgili çalışmalarımız TÜBİTAK destekli projeyle de devam etmektedir. Ayrıca alanda ve yakın çevresinde çoğaltma çalışmaları da yapılmaktadır. Kırmızı renkli ve gösterişli çiçeklere sahip bu tür son yıllara kadar mayıs aylarında Ankara pazarlarında da görülmekteydi. Bu türün yetiştirilip satılması teşvik edilebilir, fakat bugüne kadar sürdürülen doğadan toplamaya dayalı pazarlamaya son verilmelidir.

Dünyada yalnızca Ankara-Gölbaşı’na bağlı Hacı Hasan Köyü civarında yetişen (özellikle eski adıyla Süleyman Demirel Ağaçlandırma sahası ve buna bitişik Opera ve Bale okuluna tahsis edilmiş alanda yetişen Yanar Döner Çiçeği (Centaurea tchihatcheffii) türünün Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından koruma altına alınması için çalışmalara başlandı. Bu tür, IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği) kriterlerine göre tehlike altında olan (CR) ayrıca Bern Sözleşmesine göre de kesin koruma gereken bitki türleri arasında yer alıyor. Son yıllardaki gözlemlerimizde devamlı azaldığı tespit edilen bu türün bu yılki populasyonu çok iyiydi. Ankara’ya özgü dar endemik özellik gösteren türün yerinde incelenmesi ve gerekli tedbirlerin alınması için Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü koordinasyonluğunda, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Gölbaşı Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi yetkililerinin katılımıyla 20 Mayıs 2004 Perşembe günü söz konusu türün yayılış alanı olan Gölbaşına bir inceleme gezisi düzenlenmiştir. Türün bugünkü durumuyla ilgili bilgiler verilmiştir. Basından temsilcilerin bulunması konunun basında vurgulanmasını da sağlamıştır. Aynı zamanda türün korunmasına yönelik çalışmaların başlatıldığı Çevre ve Orman Bakanlığının web sayfasında da yer almıştı.

Ankara’da Ulusal herbaryuma gereksinim

Bitki örnekleri toplanarak gazete arasında sıkıştırılarak kurutulur ve herbaryum denilen botanik araştırma müzelerinde belli bir sistematik düzende muhafaza edilir. Kartonlara yapıştırılan bu örneklerinin alt kenarındaki bir etiket üzerine bitkinin adı, toplama yeri ve tarihi de belirtilir. Böylece oluşturulan herbaryumlar zamanla örneklerin birikmesiyle zenginleşir. Dünya üzerindeki bitkilerin dağılışları ve yaşam ortamlarıyla ilgili bilgilere buralardan ulaşılır. Ayrıca bitkilerin sınıflandırılması, isimlendirilmesi ve taksonomik sorunlara çözüm getirebilmek ancak böyle merkezlerde mümkündür. Buralar bitkileri teşhis etmeye yarayan araştırma merkezleridir. Gerek botanik bahçelerinde yetiştirilen canlı örneklerin incelenmesi ve gerekse bahçede yer alan herbaryum merkezlerinde birikmiş örneklerle karşılaştırmalı çalışmalar, bitkilerin isimlendirilmesinde ve sınıflandırılmasında en sağlıklı yoldur. Herbaryumlar ne kadar zenginse bitkilerin teşhisi de o denli sağlam olur. Türkiye’deki herbaryumlar üniversitelerimiz bünyesinde kısıtlı imkanlarla kurulmuştur ve çoğunda örnek sayısı yetmiş beş binin altındadır. Diğer ülkelerdeki ulusal herbaryumlarda bu sayılar milyonlarla ifade edilir. Türkiye’de de, şimdilik en azından bir tane, örnek olacak, ülkemize yaraşır bir ulusal herbaryuma acilen ihtiyaç vardır. Yirmi seneyi aşkın süredir TÜBİTAK desteğiyle bunun planlanmasından öteye geçilemedi. Bunda botanik bahçesi için uygun yerlerin ayrılamaması ve yetkili kadroların değişen hükümetlere bağlı olarak sık değişmesi yatmaktadır. Bugün Eşkişehir yolu kenarında Köy Hizmetleri Merkez Araştırma Enstitüsünün bahçesi bu iş için alt yapısı hazır en ideal yer olarak gözükmektedir. ODTÜ, Hacettepe ve Bilkent Üniversiteleri arasında kalan ve rant değeri yüksek olan bu alanın imara açılmasını engellemek Ankara’nın güzelliğini koruyacak ve asırlar öncesi ihmal edilen Botanik Araştırma Merkezine (Botanik Bahçesi) de kavuşmamızı sağlayabilir. Bu merkez bitkilerle ilgili veritabanlarına sahip, biyoçeşitlilik çalışmaları ve türlerin korunmasıyla ilgili ulusal projeleri oluşturma ve izleme merkezi halinde faaliyetlerini sürdürmenin yanı sıra uygulamalı dallarda tarımcılara, ormancılara, çiftçilere ışık tutabilecek; öğrencilere ve halka bitkileri tanıtarak sevdirebilecek eğitim ve rehabilitasyon merkezi olacaktır. Bu gün için Ankara’ da büyük şehir belediyesinin son yıllarda kurduğu dört önemli park da, botanik bahçesi olabilecek alt yapıda ve genişliktedir. Bunlar Altın Park, Göksu Parkı, Harikalar Diyarı ve Dikmen Vadisi’dir. Yeni bir idari düzenleme ile bunlardan seçilecek herhangi birine bir araştırma merkezi (herbaryum) binası ilave edilerek de ideal bir Botanik Bahçesi’ne sahip olabiliriz.

[1]G.Ü. Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi

 
Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-03-2009, 11:43   #2
Ağaçsever
 
Sahil Deniz Ö.'s Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-03-2009
Şehir: Ankara
Mesajlar: 47
Galeri: 9
Özel bir kanalın ele aldığı bir belgeseldi Yanardöner çiçekleri. İlk orada görmüş ve ilk orada duymuştum. Gerçekten çok güzeller ve nesli tükenmek üzereler. Bilgime göre bizim bu kısımda yetişmiyor. Bölgesinde yetişen arkadaşlarda duyarlı olsunlar lütfen...

Sahil Deniz Ö. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-03-2009, 13:49   #3
Ağaç Dostu
 
tener's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-03-2008
Şehir: Ankara
Mesajlar: 271
Ankara'da yoksa bile ; ülkemizin herhangi bir yerinde bu Ulusal hebaryum'dan varmı? Merak ettim.

tener Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-03-2009, 13:59   #4
Ağaç Dostu
 
Derya Özen's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-11-2006
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 1,515
Galeri: 158
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi tener Mesajı Göster
Ankara'da yoksa bile ; ülkemizin herhangi bir yerinde bu Ulusal hebaryum'dan varmı? Merak ettim.
Bu çiçek, sadece Ankara Gölbaşı (yanlış bilgi vermek istemem ama) Hacıhasan Köyünde yetişiyor. Ülkemizin başka her hangi bir yerinde yok, ve giderek daha dar bir alanda çıkmaya başlamış.

Derya Özen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-03-2009, 14:02   #5
Ağaç Dostu
 
herbaryum's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-01-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,367
Galeri: 49
Ulusal herbaryumdan kasıt bir Tabiat Tarihi müzesi içinde en azından Türkiye'de doğal olarak yetişen tüm bitkileri içeren bir herbaryumun olması. Yoksa Türkiye'de en büyüğü Ankara'da Fen Fakültesi içinde yaklaşık 34 herbaryum var. Ancak hiçbirinde tüm Türkiye bitkileri bazı imkansızlıklar yüzünden bulunmuyor. Ancak şu an mevcut olanların bir kısmı tam olmasa da ulusal düzeyde. Özlenen yutdışındaki örnekleri gibi bir Tabiat Tarihi Müzesi ve içeriğinde ulusal botanik bahçesi ve ulusal herbaryum.

Yukarıdaki yazıda anlatılmak istenen kısaca böyle.

herbaryum Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-03-2009, 14:23   #6
Ağaç Dostu
 
Derya Özen's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-11-2006
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 1,515
Galeri: 158
Bu aydınlatıcı bilgi için teşekkür ederim, benim çok farklı bir şey anladığım kesin

Derya Özen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-03-2009, 14:03   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Yanar döner in aslında Afyon'un 300 endemik çiçeğinden biri olduğunu okumuştum.

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-03-2009, 14:25   #8
Ağaç Dostu
 
nevsune's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-05-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 4,918
Galeri: 215
Bir adı da Sevgi çiçeği olan Centaurea tchihatchef'in (Yanardöner çiçeği) doğal yayılış ortamı Tübives kaynaklarında Ankara ve Afyon olarak gösteriliyor.

Bildiğiniz gibi Ankara'da Gölbaşı'nda koruma altına alınmıştı.

nevsune Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-03-2009, 11:49   #9
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,741
Galeri: 90
Yazılar uygun forum bölümlerine taşınmıştır... Oralardan devam edebilirsiniz.

Ücretsiz dağıtım yazıları:
Sevgi çiçeği (Yanardöner çiçeği)

Konu hakkında yazışmalar:
Endemik bitkiler amatör olarak çoğaltılınca korunur mu?

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-03-2009, 11:55   #10
Ağaç Dostu.
 
Giriş Tarihi: 29-08-2008
Şehir: Antalya
Mesajlar: 3,436
Centaurea tchihatchef'in (Yanardöner çiçeği), benimde çocukluğumun çiçeği idi.

5-6 yaşındayken tarlalalarımızdaki ekili hububat ve bakliyat bitkilerinin arasında çok çıkardı. Parlak mavi/mor gibi renkiyle çocukken toplardım, çok arsız dikenimsi bir çiçekti. Sürülen her tarlada mutlaka çıkardı.

Bizim köyde istenmeyen ot sınıfındandı, şimdilerde hala istenmeyen otmu bilmiyorum.

Endemik bitki olarak bizim köy oldukça zengin, şifalı ve yenebilen değişik özellikte bir çok bitkiyi annem babam ve köydeki arkadaşlardan, yaşlı insan lardan öğrenmiştim. O zamandan kalma alışkanlık yolum ormana düşerse epey otlanırım

Endemik bitkilere merakı olan arkadaşlar, araştırmak isterlerse Nallıhan ilçesine bağlı osmanköy'e gitsinler, hala bitkilerden anlayan yaşlı insanlar mevcuttur, onların rehberliğinde yeni yeni bir çok türle tanışmış olurlar.

Saygılar.

Mutlu Kutlu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-03-2009, 12:37   #11
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-04-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,962
Galeri: 266
Sayın Kutlu, arkadaşlarımla bu yaz Nallıhan' a gezi planlıyoruz.

Gezi öncesi sizinle görüşüp detaylı bilgi alırım.

Belki birkaç bitkide getirip dağıtırız.

k0900 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-03-2009, 15:54   #12
Ağaç Dostu
 
tener's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-03-2008
Şehir: Ankara
Mesajlar: 271
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi herbaryum Mesajı Göster
Ulusal herbaryumdan kasıt bir Tabiat Tarihi müzesi içinde en azından Türkiye'de doğal olarak yetişen tüm bitkileri içeren bir herbaryumun olması. Yoksa Türkiye'de en büyüğü Ankara'da Fen Fakültesi içinde yaklaşık 34 herbaryum var. Ancak hiçbirinde tüm Türkiye bitkileri bazı imkansızlıklar yüzünden bulunmuyor. Ancak şu an mevcut olanların bir kısmı tam olmasa da ulusal düzeyde. Özlenen yutdışındaki örnekleri gibi bir Tabiat Tarihi Müzesi ve içeriğinde ulusal botanik bahçesi ve ulusal herbaryum.

Yukarıdaki yazıda anlatılmak istenen kısaca böyle.
Sevgili hebaryum,ne demek istediğimi çok güzel anlamış ve izah etmişsiniz. Teşekkür ederim.Sadece hemen cevap vermem mümkün olamıyor ,bilgisayarda bir arıza var.

tener Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-04-2009, 00:26   #13
Ağaç Dostu
 
Sebahattin Sargın's Avatar
 
Giriş Tarihi: 16-12-2006
Şehir: Sakarya
Mesajlar: 4,157
Galeri: 345
Kamil Koç firması aylık olarak Yolculuk adlı bir dergi yayınlar, her sayısında bir ilin endemik bitkilerinden bahseder. Bende hiç kaçırmadan takip ederim...

Mart sayısında Afyon'un endemik bitkilerinden bahsetmiş, bu yazıda sevgi çiçeğininde adı geçiyor. Paragrafı aynen aktarıyorum;

"Dünyada sadece Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde yetişen lokal endemik ve parlak kadifemsi kırmızı çiçeklere sahip yanardöner çiçeğinin, bir zamanlar Afyon dolayında da kayıtları bilinmekle birlikte, günümüzde bu endemik bitkiye Afyon'da rastlanmamaktadır.

Yanardöner çiçeği Afyon'a tekrar geri getirilmeli ve tekrar canlandırılmalıdır. Afyon ile Ankara arasında eskiden var olan yanardöner kardeşliği, yeniden kurulmalıdır."

Bu paragrafı sizlerle paylaşmak istedim, endemik bitkiler ile ilgilenen arkadaşlarımız Yolculuk dergisinin sayılarını mutlaka okumalılar.

Sevgiler

Sebahattin Sargın Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-05-2009, 17:37   #14
Ağaç Dostu
 
M.Sema's Avatar
 
Giriş Tarihi: 31-07-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,227
Galeri: 93
Cool

Sevgili Sebahattin'in bahsettiği dergihttp://www.yolculuk.com.tr/index.php?busayida adresinden interaktif e-dergi olarak okunabiliyor.

M.Sema Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-05-2009, 08:59   #15
Ağaç Dostu
 
aysemelike's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2005
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 434
Galeri: 255
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Sebahattin Sargın Mesajı Göster
Kamil Koç firması aylık olarak Yolculuk adlı bir dergi yayınlar, her sayısında bir ilin endemik bitkilerinden bahseder. Bende hiç kaçırmadan takip ederim...

Mart sayısında Afyon'un endemik bitkilerinden bahsetmiş, bu yazıda sevgi çiçeğininde adı geçiyor. Paragrafı aynen aktarıyorum;

"Dünyada sadece Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde yetişen lokal endemik ve parlak kadifemsi kırmızı çiçeklere sahip yanardöner çiçeğinin, bir zamanlar Afyon dolayında da kayıtları bilinmekle birlikte, günümüzde bu endemik bitkiye Afyon'da rastlanmamaktadır.

Yanardöner çiçeği Afyon'a tekrar geri getirilmeli ve tekrar canlandırılmalıdır. Afyon ile Ankara arasında eskiden var olan yanardöner kardeşliği, yeniden kurulmalıdır."

Bu paragrafı sizlerle paylaşmak istedim, endemik bitkiler ile ilgilenen arkadaşlarımız Yolculuk dergisinin sayılarını mutlaka okumalılar.

Sevgiler
Bu çiçek İstanbul NGBB (nezahat gökyiğit botanik bahçesi) de koruma altına alınmış durumdadır ve türünün sürdürülebilmesi için çalışmalar yapılmaktadır...

Orada görebilirsiniz, şu anda çiçekteler hatta...

aysemelike Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-05-2009, 10:43   #16
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-04-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,962
Galeri: 266
Çok güzel ve mutluluk verici bir haber

Lütfen resimleyip, forma yükleyin.

k0900 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-05-2009, 13:47   #17
Ağaç Dostu
 
aysemelike's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2005
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 434
Galeri: 255
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi k0900 Mesajı Göster
Çok güzel ve mutluluk verici bir haber

Lütfen resimleyip, forma yükleyin.

Memnuniyetle, umarım beğenirsiniz...

Eklenen Resimler
   
aysemelike Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-05-2009, 13:49   #18
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-04-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,962
Galeri: 266
Çok kişiyi mutlu ettiniz, teşekkürler.

k0900 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-05-2009, 16:32   #19
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-04-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,962
Galeri: 266
Ankara'daki kardeşleri; (Bölge içanadolu, rakım 1200 olunca haliyle kardeş oluyorlar)

Eklenen Resimler
  
k0900 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-05-2009, 16:40   #20
moderatör
 
Müjgan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-08-2004
Şehir: Ankara- Manisa
Mesajlar: 4,542
Galeri: 30
Sevgi çiçeği diye google da tarayınca 19.500 sonuç çıkıyor. Ne şanslı çiçekmiş.... Acaba hangi çiçek bu kadar sevgi ve ilgi gördü?

Müjgan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-05-2009, 16:46   #21
Ağaç Dostu
 
nevsune's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-05-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 4,918
Galeri: 215
Çiçekleri böyle capcanlı görmek çok güzel bir duygu.

Umut tazelediğiniz için ikinize de teşekkürler

nevsune Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-05-2009, 16:49   #22
moderatör
 
Müjgan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-08-2004
Şehir: Ankara- Manisa
Mesajlar: 4,542
Galeri: 30
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Müjgan Mesajı Göster
Sevgi çiçeği diye google da tarayınca 19.500 sonuç çıkıyor. Ne şanslı çiçekmiş.... Acaba hangi çiçek bu kadar sevgi ve ilgi gördü?

Darısı diğer tükenmekte olan endemiklerin başına...

Müjgan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-05-2009, 09:57   #23
Ağaç Dostu
 
sabah's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-03-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 2,922
Galeri: 11
Gölbaşı'ndaki koruma bölgesinden yeni bir fotoğraf.
Name:  yanardöner-1.jpg
Views: 11644
Size:  70.5 KB

sabah Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-06-2009, 12:41   #24
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
jineop's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-11-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 5,113
Galeri: 94
Tezin Adı : Centaurea tchihatcheffii’NİN IN VITRO ÇOĞALTIMI
Tezi Hazırlayan : Çiğdem Alev ÖZEL
Tez Danışmanı : Prof. Dr. Orhan ARSLAN, Yrd. Doç. Dr. Semra MİRİCİ
Anahtar Kelimeler : Centaurea tchihatchiffii, in vitro, ex vitro, yüzey...... sterilizasyonu, tohum çimlenme, hızlı çoğaltım, embriyogenezis, köklenme.
Anabilim Dalı : Biyoloji 2002 © Yüksek Lisans
Tez Özeti

Bu çalışmada soyu tükenmekte olan ve ticari öneme sahip endemik Centaurea tchihatchiffii bitkisinin in vitro çoğaltımı yapılmıştır. Centaurea tchihatchiffii bitkisinin tohum yüzey sterilizasyonunda bulaşıklık çok yüksek oranda olup çamaşır suyu dozu ve süreleri bakımından en iyi sonuç ve en yüksek değerler %50-10 dk; %60-10, 20 ve 30 dk doz ve uygulama sürelerinde elde edilmiştir. 13 gün +40C de bırakılan ve karanlık inkübatörde bekletilen tohumlardan yalnızca 250 tanesinden biri 150 gün sonra çimlenmiştir. Doğadan getirilen yeşil bitkilerin sterilizasyonunda çift sterilizasyon ile %30 çamaşır suyu dozu ve 5 dk uygulama süresinde %33,3 oranında başarı sağlanmıştır fakat bu sağlam esplantlarında 6-10 hafta sonra tekrar bitkinin iç kısmında kalan bakteri ve funguslar tarafından bulaştığı görülmüştür. Hızlı çoğaltıma alınanan sürgünlerden en iyi değerler 0,5 mg/l BAP - 0,01 mg/l CPA içeren ortamdan elde edilmiştir. Sürgünlerin az sayıda oluştuğu oluşan sürgünlerin boylarındaki artışın sınırlı olduğu gözlenmiştir. Embriyo kültürü çalışmasında ise %80 oranında bulaşıklık halledilmiş olup en iyi adventif sürgün oluşumu 1 mg/l KİN - 0,25 mg/l IBA içeren MS besin ortamından elde edilmiştir. Ex vitro’da, 10. günden itibaren 500 ppm IBA 10 dk uygulama süresinde en fazla kök oluşumu görülmüştür. In vitro’daki köklendirmede ise en iyi kök oluşumu 0,25 mg/l IBA içeren MS besin ortamında 12. günden itibaren elde edilmiştir. Köklenme için kullanılan 0,5 mg/l IBA içeren MS besin ortamı hızlı çoğaltımdaymış gibi sürgün rejenerasyonunu teşvik etmiştir.

jineop Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-03-2010, 21:37   #25
Ağaç Dostu
 
Muhsin81's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-01-2010
Şehir: Akçakoca
Mesajlar: 270
Arkadaşlar bu yanar döner çiçeği çocukluğumda Nallıhan da buğday tarlalarından topladığımız yöresel adı ile başlık otu (Çocuklar çiçeklerinden tac yaptıklarından olacak) olarak bilinen türe çok benziyor. Yaprak ve çiçek yapısı olarak aynı sadece mor renklilerine rastlamıştım.
Son 4-5 yıldır memlekette tarlalara gidemiyorum. Buğdaylar artık biçerdöğerle biçildiği için buğday tarlalarınında göremiyoruz.

Muhsin81 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-03-2010, 23:12   #26
Ağaçsever
 
kurtkus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-01-2010
Şehir: AMASYA
Mesajlar: 65
Evet arkadaşlar bu çiçekten bizim memlekette de çoktu(r).Amasya Gümüşhacıköy ilçesinde taç çiçeği derdi çocuklar mor olanlarından bolca toplayıp başlarına taç örerlerdi,hala da var ama eskisi kadar değil sebebi de ekinlerde yabani ot mücadele ilaçları olan herbisitler.Ama ilaçlanmayan tarlalarda hala var.Anneme babama bir sorayım başka adları da vardır belki öğrenince tekrar yazarım.

kurtkus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-07-2011, 14:37   #27
Ağaç Dostu
 
Kharel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-08-2008
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 390
Alıntı:
Muscari adili
Bu bitkinin soğanını 50 euro'dan satıyorlar. Demek ki talan etmişler burdakileri.

Kharel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 15:53.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019