agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hastalık ve Zararlılar > Genel bitki koruma
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni4Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 08-07-2008, 17:44   #1
Ağaç Dostu
 
Organik's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-07-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 105
Galeri: 46
Yararlılar (yararlı böcek ve bitkiler)

Ormanlara, bahçelerimize, çevremize, tarım alanlarına yararlı olan birsürü böcek ve bitki türü vardır, bunlarıda paylaşalım.

Zararlılarla en iyi mücadele yolu biyolojik mücadeledir. Kimyasal ilaçlarla her zaman kurunun yanında yaşta yanar. Birçok yetkili böcekleri böceklere yok ettirme yolunu seçmekte ve bunu onaylamaktadır.

Yararlı böcekler zararlıları ve onların yumurtalarını yiyip ortadan kaldırmaktadır. Tek bir karınca kolonisi birkaç günde milyonlarca zararlıyı yok etmektedir.

Mersin Orman Bölge Müdürlüğü tarafından göknar ve sedir ormanlarına zarar veren kabuk böcekleriyle mücadele kapsamında doğaya kırımızı orman karıncaları bırakılıyor.

Mersin Orman Bölge Müdürü Mustafa Gözükara, Mersin'de göknar ve sedir ormanlarına zarar veren kabuk böcekleriyle mücadelenin kırmızı orman karıncaları (formicaruca) ile yapıldığını bildirdi.

Kabuk böceklerinin, ağaçları tepelerinden itibaren kuruttuğuna dikkat çeken Gözükara, en kıymetli ağaç türlerinden olan sedir ağaçlarının bu zararlıdan korunması amacıyla Çankırı'dan getirdikleri kırmızı orman karıncalarını, yuvalarıyla birlikte ormanlara bırakmaya başladıklarını söyledi.

Bu amaçla getirilen 30 adet karınca yuvasının ilk bölümünü Gözne beldesi Karatepe mevkiindeki ormanlık alanlara bırakıldığını kaydeden Gözükara, "Bu karıncalar ağaçlarımızı kurutan kabuk böceklerini yiyerek yok etmektedir. Bu anlamıyla bunlara ormandaki zararlıları yok eden sessiz kahramanlar da denilmektedir. Bu karıncaları besleyen gıda ormandaki zararlı böceklerin tırtırları, larvaları ve böcek yumurtalarıdır" dedi.

Mersin Orman Bölge Müdürlüğü sınırları içinde yer alan 160 bin hektarlık sedir ormanları alanında 2 yıl içinde kabuk böcekleri tarafından 15 bin metreküp orman servetine zarar verildiğini vurgulayan Gözükara, "İklim değişikliği nedeniyle kuraklık ve sıcaklık artmış, sonuçta ağaçlar zayıf düşerek ormanda parazit böcekleri çoğalmıştır. Dumansız yangın dediğimiz ve bu kadar ormanımızın tahribine sebep olan kabuk böcekleriyle biyolojik olarak mücadele için getirttiğimiz kırmızı orman karıncalarının yuvalarını Anamur ile Tarsus arasında 30 ayrı noktaya 30 yuva olarak tesis ediyoruz. Küresel ısınma sonucu kimyasal ilaçlarla mücadele edildiğinde zararlılar ile birlikte faydalı böcekler de zarar görmekte ve biyolojik denge bozulmaktadır. Bu nedenle zararlı böceği faydalı böcekle yok etme anlamında kırmızı orman karıncalarını ormanlarımıza yuvalandırmaktayız. 2007 yılında bu amaçla 20 adet karınca yuvası tesis etmiştik, bu yıl ise 30 adet karınca yuvası tesis ediyoruz. Her yuvada 300 bin adet karınca bulunmaktadır ki, bu durumda ormanlarımıza 1 milyara yakın karıncayı bırakmış oluyoruz" diye konuştu.

Yuvaları oluşturan kolonilerde üremeyi sağlayan kraliçe karıncaların 20 yıl yaşadığını kaydeden Gözükara, işçi karıncalar ise 5-6 yıl yaşayarak zararlıları yok ettiğini ifade etti. Bir yuvadaki karıca topluluğunun yılda 200 gün içinde faaliyet gösterdiğini ve 6 milyon zararlıyı yok ettiğini belirten Gözükara, şu bilgileri verdi:

"Bu çalışmayla doğada faydalı ve zararlı böcekler arasında gerekli denge sağlanmış olmaktadır. Kimyasal mücadele ile çevreye zarar vermemek, üzerinde ısrarla durduğumuz bir husustur ve Mersin Bölge Müdürlüğü olarak bu görüşe uygun hareket etmekteyiz."

KALİTEYİ ARTIRIYOR
Biyolojik mücadelenin kaliteyi artırdığıda ortaya konmuştur. Biyolojik Mücadele Polinasyon Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Genel Müdürü Ali Eroğlu,
“Biyolojik mücadele, başta domates olmak üzere ürünlerde kaliteyi artırıyor. Ürünün raf ömrünü uzatıyor. Yüzde 15 üretim artışı sağlıyor. Biyolojik mücadele yapılan seralarda kimyasal kullanılmıyor ve ürünlerde zirai ilaç kalıntısı ortaya çıkmıyor. Üreticimiz biyolojik mücadele yöntemlerine alışkın değil. İşletmemizde, doğada bulunan böcekleri üretiyoruz. Böcekler, dünyada kullanılan kimyasal ilaçlardan daha etkili.”

 
Organik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-07-2008, 17:44   #2
Ağaç Dostu
 
Organik's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-07-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 105
Galeri: 46
Biyolojik mücadele çalışmalarında birçok canlı grubu (doğal düşman)’ndan yararlanılmaktadır. Bunlardan başlıcaları böcekler, akarlar, örümcekler, kuşlar ve hastalık etmenleri (bakteri, virüs, fungus v.b.)’ dir.
Doğal düşmanları üç grupta toplayabiliriz.

1) Predatör (Avcı) Böcekler:
Hayatı boyunca serbest olarak yaşayan, avını yiyerek veya vücut sıvısını emerek öldüren, çoğunlukla avından büyük boyda olan ve gelişmesini tamamlayabilmesi için birden fazla ava ihtiyacı olan canlılardır. Bu gruba örnek olarak gelin böcekleri, altın gözlü böcek, avcı akarlar ve örümcekleri verebiliriz.
Gelin böceklerinin farklı boy ve desenlerde çok sayıda çeşidi vardır. Bunlardan bazıları yaprak bitlerinin, bazıları kırmızı örümceklerin , bazıları da beyaz sineklerin etkili avcısıdırlar.
Altın gözlü böcek bir çok emici zararlı (yaprak biti, kırmızı örümcek, beyaz sinek, yaprak pireleri v.b.) ile beslenebildiği gibi küçük tırtıllar ve güve yumurtaları ile de beslenmektedir (Şekil 3).
Avcı akarlar, yaprak uyuzları ve kırmızı örümceklerin etkili avcısıdırlar. Armut şeklinde ve açık sarı renkli vücuda sahiptirler (Şekil 5). Yapraklar bir büyüteç ile incelenirse görülebilirler.
Örümcekler, meyve bahçelerinde tüm mevsim boyunca görülebilmektedirler. Yaprak pireleri (yeşil sinek), tırtıllar gibi birçok zararlı ile de beslenebilirler.
2. Parazitoit (Asalak) Böcekler:
Yumurtasını konukçusunun içine veya üzerine bırakarak gelişmesini tamamlayıp, konukçusunu öldüren ve ergin oluncaya kadar, yalnız bir tek konukçuya ihtiyaç gösteren canlılardır. Bu faydalı böceklerden bazıları yaprak bitlerini, bazıları beyaz sinekleri, bazıları tırtılları ve bazıları da böcek yumurtalarını parazitleyerek öldürürler.
Parazitlenmiş yaprakbitleri mumyalaşmış bir hal alır .
3. Entomopatojenler:
Böcekleri hastalandırarak öldüren mikroorganizmalardır. Bunlar bakteri, virüs, fungus (mantar) v.b. olabilirler.
Biyolojik mücadele programlarının hazırlanabileceği bölgelerdeki kültür bitkilerindeki tüm zararlıların ve bu zararlıların doğal düşmanlarının saptanması gerekmektedir. Söz konusu doğal düşmanların birbirleriyle ilişkilerinin çok iyi bilinmesi gerekir. Ayrıca, bu doğal düşmanların konukçularına hangi şartlarda ve ne oranda etkili olduklarının da ortaya konması gerekir.

Biyolojik mücadele çalışmalarında aşağıdaki yöntemler kullanılabilir.
1. Doğadaki Mevcut Doğal Düşmanların Korunması ve Desteklenmesi: Biyolojik mücadele çalışmalarında öncelikli amacımız bahçelerimizdeki faydalı böcekleri korumak ve etkinliklerini arttırmaktır. Bu amaçla, bahçelerimizdeki mevcut doğal düşmanları tanımalı; zararlılara karşı ilaçlama yapmak gerektiğinde bu faydalılara etkisi az ilaçları seçmeli (bu konuda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın Entegre Mücadele Teknik Talimatları’ndan yararlanılabilir); doğal düşmanlara daha iyi bir yaşam ortamı sağlamak amacıyla bahçe kenarlarındaki çalı ve yabancı otları korumalı, yakmamalı ve ilaçlamamalıyız.
2. Doğal Düşmanların Çoğaltılarak Salınması: Eğer zararlımızın doğada etkili bir doğal düşmanı yoksa veya zararlının sorun olduğu dönemde yeterli yoğunlukta bulunmuyorsa, bu durumda doğal düşman çoğaltılıp uygun zamanda ve yeterli sayıda salınır. Örneğin: Turunçgillerde zararlı Unlubit’e karşı Cryptolaemus montrouzieri isimli gelin böceğinin kullanılması.
3. Doğal Düşman İthali: Yeni bulaşan bir zararlının bulaştığı yerde doğal düşmanları yoksa veya yetersiz kalıyorsa, yurt dışında var olan etkili doğal düşmanları getirtilerek zararlının biyolojik mücadelesinde kullanılır.

Biyolojik mücadele uygulamalarını olumsuz yönde etkileyen başlıca faktörleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.
1) Zararlı ve Hastalıklara Karşı Kullanılan Zirai İlaçlar: Zararlılara karşı kullanılan ilaçların birçoğu faydalı böceklere çok zehirlidir.
2) İklim: Bazı doğal düşmanların çoğalabilmeleri ve etkinliklerini sürdürebilmeleri için iklim uygun olmayabilir.
3) Karıncalar: Karıncalar, yaprak bitleri ve kabuklu bitler gibi zararlıların salgıladıkları tatlımsı maddelerle beslendiklerinden bu zararlıları doğal düşmanlarından korurlar.
4) Toz : Parazitoit ve predatör böceklerin etkinliklerini azaltıcı etki yapmaktadır.
5) Ergin Gıdası: Birçok faydalı böceğin erginlerinin beslenebilmesi ve çoğalabilmesi için nektar, polen, balözü v.b. maddelere ihtiyacı vardır.
BİYOLOJİK MÜCADELE Böcek populasyonunu dolayısıyla böcek zararını azaltmak için canlı organizmalardan yararlanmak suretiyle yapılan mücadeleye biyolojik mücadele denir. Kuşlar Tüm Vertebrata’lar içinde, kuşlar en önemli böcek yiyen hayvanlardır. Bir çok kuş türü tüm hayatları boyunca sadece böcek yiyerek geçinirler. Bunlar arasında kırlangıçlar ve Gece atmacaları anılabilir. Birçok tohum yiyen kuşlar da, yuva dönemlerinde böcek yerer. Zira tohum yiyen böcekler, yuvalarını böceklerin fazla oldukları dönemlerde yaparlar ve böcek populasyonunun azalmasında önemli rol oynarlar. Bu nedenle ormancılar yararlı kuş türlerini yalnız korumakla kalmayıp, aynı zamanda kışın yemlemek ve yuva yapabilmelerini sağlamak amacıyla uygun yerler hazırlamak suretiyle onları korumalıdırlar. Kuşların besin gereksinimlerini tespit etmek için ya midelerini tetkik etmek, **** bunları böcekle beslemek gerekir. Bu hususta yapılan araştırmaların birinde 2 adet Karabaş, Parus major L.(Passeres, Paridae)’in saat 6’dan 19’a kadarki 13 saatlik süre içinde 187 Malacosoma neustria (L.) (Lepidoptera, Lasiocampidae) ve Earias chlorana (L.) (Sögüt örücüsü (Lepidoptera, Noctuidae) pupasını yedikleri tespit edilmiştir. Bir başka denemede de 1 adet Mavi karabaş, Parus coeruleus L’ın günde 1000’den fazla böcek yumurtası yediği görülmüştür. Böcek yiyen kuşlar arasında Cuculus canorus L. (Guguk kuşu) (Cuculi, Cuculidae) başta gelmektedir. Yapılan bir araştırmada, bir Guguk kuşunun midesinde 2cm uzunluğunda 88adet Thaumetopoea processionea (L.) (Meşekesimi böceği) tırtılı ve bir başkasının midesinde de 110 adet Tortrix viridana (L.) (Yeşil meşe bükücüsü) tırtılı ile 10 tane Mayıs böceği bulunmuştur. Yukarıda adı geçen türlerden başka Sığırcık, Bülbül, İspinos, Çoban aldatan, Turna nevileri, Ağaçkakan, Leylek, Tavuk vb. böcek yiyen başlıca kuşlardır. Böceklerle geçinen kuşlar, Biosönoze’nin önemli üyeleri olduklarından doğadaki ahengin devamı için çok lüzumludurlar. Fakat böcek yiyen kuş türlerinin bir böcek epidemisini tamamen ortadan kaldırması hiçbir zaman beklenemez. Kuşların bu yararlı faaliyetleri, böceklerin fazla bulunmadığı normal zamanlarda yaptıkları önleyici etkilerinde görülür. Böcek yiyen kuşların bir yöreden diğer yöreye nakledilmesi pratikte iyi sonuçlar vermemiştir. Bazı türler getirildikleri yeni alanlarda çoğalmışlar ve yerli türlere arzulanmayan bir ortak olarak onların miktarını azaltmışlardır. Böceklerin zararlı etkilerini önlemek için, böceklerle geçinen kuşları korumak çok önemli bir tedbirdir. Bunun pratik bir şekilde gerçekleştirilmesi için aşağıdaki hususların sağlanmasına çalışılmalıdır. (1) Böcek yiyen kuş türlerinin yuva yapabilmesi için ormanın ve ağaçların uygun yerlerine yapay kuş yuvaları asmalıdır. Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan bir araştırmaya göre, yapay kuş yuvalarının konulduğu ormanlarda Coleotechnites milleri (Busck) adlı yaprak delicesinin miktarının %30 azaldığı saptanmıştır. Fakat yapay kuş yuvalarının her yıl temizlenmesi gerektiği unutulmamalıdır. (2) Açıkta üreyen kuşların yuva yapabilmelerini kolaylaştırmak üzere kuş koruma ağaçları denilen fazla dallı bitkileri yetiştirmelidir. (3) Ötücü kuşların düşmanları ile savaş etmelidir. (4) Kuşları kışın fena havalarda yemlemelidir.(6) YAPAY YUVA SANDIKLARINI HANGİ REVİRLERE VE NE SAYIDA ASMAK GEREKİR? Orman zararlıları ile biyolojik olarak savaşmak için, ormanda mevcut kuş populasyonlarının artırılması kaçınılmaz bir durumdur. Bu uygun yerlere yeterli sayıda yuva sandığı asmakla gerçekleştirilebilir. Böylece böcekçil kuşların rahat ve tehlikesizce üremeleri, populasyonlarını artırmaları sağlanmış olur. Zararlıların bulunduğu bölgeye asılan yuvalarda kuluçkaya yatma imkânı bulan kuşlar, ormandaki zararlıların en yoğun olduğu mayıs-haziran aylarında, yavrularını sabahın erken saatinden, akşam karanlığı çökünceye kadar böceklerle beslerler. Asılacak yuva sandıklarının sayısı alanın toprağının yapısına, iklime, ağaç türlerine, meşcere yaşına ve zararlı böcek tehdidi altında bulunup bulunmadığını göre değişir. Bu nedenle yuvaların asılacağı ormanları üç grup altında toplamak mümkündür: 1. GRUP : Ağaç türlerinin değişmediği ve böcek zararının olmadığı, **** çok az görüldüğü ormanlar bu gruba girerler. Bu gibi ormanlarda sembolik de olsa 10 hektara, en azından birkaç yuva sandığı asmalı ve böylece oradaki kuşların belirli bir populasyonu korumaları sağlanmalıdır. 2. GRUP : Bu gruptaki ormanlık alanlar, orman zararlılarının zaman zaman kitle halinde üredikleri bölgelerdir. Eğer buralarda Totrix viridana L., Lynantria dispar L.Euprcetis chryorrhoea L., Diprionpini L., Neodiprion sertifer Geoffr., vd. gibi orman zararlıları kitle halinde ürerse, mümkün mertebe çok sayıda yuva asılması gerekir. 3. GRUP : Bu grup ormanlarda sık sık zararlı tahribatı görülür. Çoğu kez de ağaçlar çıplaklaşıncaya kadar tahrip edilir. Böylece alanlara eldeki imkânları zorlayıp mümkün mertebe çok sayıda yuva sandığı asılmalıdır. Burada uygulamacıyı en çok ilgilendiren husus, yukarıda verilen orman gruplarına ne kadar sayıda kuş yuvasının asılmasının rantabl olacağıdır. Yuvaların asılacağı alanı birbirinden uzakta bulunan her biri 100 hektar büyüklüğünde 10 revire ayırmak gerekir. Bu 100 hektarlık alan başlı başına büyük olacağından her revirde 20 hektarlık iki odak bölgesi; yeni yuvaların yoğun olarak asıldığı bölgeler saptanmalı ve her odak bölgesine (20 hektarlık alana) 100 yuva asılmalıdır. Böylece her hektara 5 yuva isabet edecektir. Bu örnek yuvaların işgal oranının yüksek olması halinde (%85-90), maksimum değer alınarak tatbik edilir. Normal olarak bir alanda asılan yuvalar %60’dan aşağı işgal edilirse oraya başka yuva asmak rantabl olmaz; ana her halükârda kuluçka döneminde erkek bireylerin geceyi geçirecekleri yuvaları da nazarı dikkate almak lazımdır. Yuvaların asılma mesafesi birbirinden en az 25 adım olmalı; ama bu arada çok uygun bir ağaç görülürse bu kurala bağlı kalmaksızın oraya asılmasında yarar vardır. Yuvalar genellikle kapalılığı yüksek, dolayısı ile karanlık, rutubetli ve serin ladin-kayın ormanlarında, ışığın içeri girdiği boşluklara veya yol boyunca asılmalıdır.

Organik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-07-2008, 16:11   #3
Ağaç Dostu
 
Organik's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-07-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 105
Galeri: 46
Biyolojik Mücadelede Yararlı Böcek ve Bitkiler

Ormanları Korumada Böcekler

Yeryüzünü çeşitli mikroorganizma, bitki ve hayvanlarla süsleyen Rahmet-i Sonsuz, canlıların besin ihtiyaçları için bir gıda zinciri teşkil etmiştir. Her canlı başka bir canlının beslenmesi için av olurken, aynı zamanda kendi besin ihtiyacı için bir başka canlının da avcısıdır. Canlılar arasındaki bu av-avcı münasebeti, türlerin kontrol edilmesinde de faydalıdır. Ekosistem birbirine karşılıklı ve çapraz tesir eden öyle bir ağ sistemiyle dengelenmiştir ki, bir türün yok olması, ekosistemde beklenmeyen neticelere yol açabilmektedir. Bu hususa ABD’de sayıları 3-5 milyar civarında olan ve meşe palamudu ile beslenen göçmen güvercinlerin (Ectopistes migratorius) azalması neticesinde, ülkede meşe palamudunun artması ve buna bağlı olarak farelerin çoğalması misâl verilebilir. Bunun neticesinde ülkede Lyme (Lyme hastalığı köpeklerdeki bir tür hastalık türüdür. Bakterinin sebep olduğu rahatsızlık, keneler yoluyla yayılır.) hastalığında artış gözlenmiştir.

Eğer bir canlı topluluğu (böceklerde, çekirgelerde olduğu gibi) aşırı miktarda artarsa bulunduğu sahada bütün besin kaynaklarını kurutup, büyük çevre felâketlerine sebep olabilir. Bu tür felâketlerin önlenmesinde uygulanan metotlardan biri, aşırı çoğalan canlıyla beslenen bir başka canlıyı hâdisenin yaşandığı yere getirerek otokontrolü sağlamaktır.

Ağaçların gövdesine yerleşerek, dal ve yapraklara, su ve besin maddesi taşıyan kısımları kemiren Dendroctonus micans ve Thaumetopoea pityocampa (Çam kese böceği) vb. böcekler, rahatlıkla dev cüsseli ağaçların kısa zamanda ölmelerine sebep olabilmektedir. Birkaç milimetre büyüklüğündeki bu böcekler ağacı terk ettiğinde, geride sadece pas renkli çam gövdeleri kalmaktadır. Nüfuslarındaki kontrolsüz artışla çevreye ciddi seviyelerde zarar veren bu böceklerin asıl yaratılış hikmeti, ormanlarda ihtiyar ağaçların temizlenmesidir. Ancak kendileriyle beslenen canlıların azalması neticesinde bu böceklerin aşırı çoğalması, ekosisteme zarar vermektedir. Aslında ekosistemin önemli bir zincirini oluşturan bu böcekler ormanların gelişmesinde önemli rol oynar. Ancak yaşadıkları bölgede meydana gelen herhangi bir âni değişiklik, bu böceklerin sayısında beklenmedik artışlara sebebiyet verebilmektedir. Meselâ Kanada’nın British Columbia bölgesinde 1996-2001 yılları arasındaki kışın güçlü soğukların yaşanmaması bu böceklerin popülasyonunda büyük artışa yol açmıştır. Neticede bu böcekler bu bölgedeki yarım milyon hektarlık ormanlık alanda ciddi ekonomik kayıplara sebebiyet vermiştir. Son 15 yılda ülkemizde 250 bin hektar lâdin ormanı sadece zararlı bir böcek türü (Dendroctonus micans) tarafından tahrip edilmiştir. Bu böcek 10 yılda orman yangınlarının yaklaşık iki katı kadar ülkemiz ormanına zarar vermiştir.

Besin zincirindeki bozulma sebebiyle zaman zaman nüfus patlamaları gösteren 50’den fazla böcek türünün, bu tip tahribatlarda rol aldığı tahmin edilmektedir. Böceklerin zararı kısa zaman içerisinde ortaya çıkmadığı için, orman yangınları kadar kamuoyunun dikkatini çekmemektedir. Felâketin boyutları tahribat geniş alana yayıldığında ancak anlaşılabilmektedir. Türkiye’de son beş yıl içerisinde zararlı böcekler ve bunlardan kaynaklanan hastalıklar sebebiyle 3 milyon 400 bin hektar ormanlık alandaki iğne yapraklı ve geniş yapraklı ağaçlar kurumuştur. Oysaki, 1994-2003 arası Türkiye’de toplam 128.515 hektar saha, orman yangınları neticesinde tahrip olmuştur. Görüldüğü üzere böceklerin sebep olduğu felâket, orman yangınlarından çok daha büyüktür.

Çam ormanlarımızı koruyan böcek
Çamkese böceği (Thaumetopoea pityocampa) ülkemizde başta kızılçam olmak üzere çam ormanlarının en önemli zararlısıdır. Çamkese böceği, lârvalarını beslemek için iğne yapraklı ağaçları tercih eder. Bu böcekler besine en çok nisan-mayıs aylarında (son lârva döneminde) ihtiyaç duymaktadır. Bu dönemde lârvalar, çam ağacındaki bütün yaprakları tüketir, neticede ağaçlar âdeta yanmış gibi bir hâl alır. Çamkese böceğine karşı yapılan mekanik ve kimyevî mücadele de başarı sağlanamadığından günümüzde biyolojik mücadele uygulamalarına geçilmiştir. Çamkese böceğine karşı biyolojik mücadelede Calosoma sycophanta adı verilen bir böcek türü kullanılır. Kışı toprak içerisinde geçiren Calosoma erginleri, çamkese böceğinin 4 ve 5. lârva dönemlerinde topraktan çıkarak mart ve nisan aylarında (30-40 gün civarında) ormanlarda aktif olurlar.

Ormandan mart başında lâboratuvara getirilen Calosoma erginleri, içinde toprak bulunan yetiştirme kaplarında çiftleştirilir. Nemli toprağa bırakılan yumurtalardan 4-6 gün sonra çıkan lârvalar yetiştirme kaplarına alınır. Gelişmiş lârvalar yaklaşık 25 gün sonra mücadele yapılacak ormana bırakılır.
Calosoma erginleri çamkese böceğinin canlı lârvalarıyla beslenir. Bu özellikleri biyolojik mücadele bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu böceklerin erginleri günde ortalama 10 adet çamkese böceği lârvasını parçalamakta, bunlardan 7’sini de yemektedir. Calosoma lârvaları ise ortalama iki günde bir adet çamkese böceği lârvası yemekte, birkaç adedini de parçalamaktadır. Bir ergin yılda ortalama 210-280 adet zararlı böceği tüketir. Calosoma, 3-4 yıllık ömrü boyunca 840-1120 civarında çamkese böceği lârvası tüketir.

Ormana bırakılan Calosoma erginleri çoğalmak için lâboratuvar şartlarına ihtiyaç duymaz. İyi beslenen ve çiftleşen dişi erginler, nemli toprağa yumurtalarını bırakarak nesillerini orada devam ettirir.

Biyolojik mücadele yapılmamış ormanlarda bir kesedeki çamkese böceği lârva sayısı ortalama 121 iken; biyolojik mücadele yapılan ormanlarda ise bir kesede ortalama 32 adet çamkese böceği tespit edilmiştir. Biyolojik mücadele Calosoma’nın kullanıldığı sahalarda keselerdeki tırtıl yoğunluğunda % 73 oranında azalma gözlenmiştir.

not: Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü Bayramiç ve Keşan Orman İşletme Müdürlükleri tarafından onbinlerce Çamkese Böceği düşmanı üretilerek doğaya salındı.(Colosoma sycophanta)



Yardımcı bitkiler

* Yardımcı bitkiler diğer bitkilerin büyümesine yardım eder.
* Yardımcı bitkiler toprağa besin ve organik madde sağlayarak zenginleştirebilir.
* Bu bitkiler daha kısa bitkiler için gölge sağlayabilir veya çıplak-örtüsüz toprağı malçlamak için kullanılabilir.
* Bu bitkiler istenmeyen böcekleri kaçırarak veya yararlı böcekleri çekerek zararlı problemlerini engelleyebilir.
* Yardımcı bitkilerin ekimi ile bir alanda birden fazla çeşitde ürün alınabileceği için bahçe verimli olarak kullanılır.

Hangi çeşit bitkiler iyi bir yardımcı bitkidir?
Sebzeler için birçok yararlı ot (şifalı bitki) ve çiçekler iyi bir yardımcı bitkidir. Yardımcı bitkilerden oluşturulan en iyi bahçe çeşitli sebze, yararlı ot ve çiçeklerin karışımından oluşan bahçedir. Bazı yardımcı bitkiler toprağa besin takviyesi yaparlar. Buda toprağa ilave gübre uygulaması ihtiyacını azaltır.

Bazı örnekleri nelerdir?
Fincan şeklinde veya geniş çiçekleri olan bitkiler yararlı böcekleri çekmek için mükemmeldir. Borage (Hodan) bu bahçe dostlarını çekmek için iyi bir seçenektir. Dahlia (Yıldız çiçeği) ve marigold (Kadife çiçeği) topraktaki nematodları uzaklaştırır, nasturtium (Latin çiçeği) kabakgillere saldıran zararlıları engeller. Baklagiller ailesi toprağa azot sağlar. Çoğunlukla yoğun kokan bitkiler sebzeleri arayan zararlı haşeratı yanıltır.

Yardımcı bitkilerin kullanıldığı iyi bahçe örnekleri nelerdir?
Amerika yerlilerinin nesillerdir kullandığı "Three Sisters Garden" yardımcı bitkilerin kullanıldığı özgün bahçelerden birisidir. Mısırı sırık fasulye ile birlikte ekip, sonra altına kabak ekerler. Mısır fasulye için sırık sağlar, fasulye mısırın ihtiyaç duyduğu aşırı azot sağlar, kabak yapraklarıda malç isini görerek bitki köklerine gölge yapar, su buharlaşmasını azaltır ve yabani ot büyümesini engeller.

Diğer örnekler:
* Brokoli altına veya patateslerin arasına ekilen Sweet alyssum (Beyaz kuduzotu) yararlı böcekleri çeker ve yabani ot büyümesini engeller.
* Fasulye ve patates iyi bir birlikteliktir. Birbirlerinin zararlı böceklerini şaşırtırlar.
* Hava sıcaklığı artınca uzun çiçekler marulların ihtiyaç duyduğu gölgeliği sağlar.
* Marigold (kadife çiçeği), basil ( fesleğen) ve artemesia (pelin, tarhun, yavşan vb.) gibi yoğun kokan bitkiler zararlıları şaşırtabilir.
* İstenmeyen böcekleri yakalamak için bitki ekimi. Patates böceği patlıcanı, flea beetles (kınkanatlılar ?) turpgilleri sever. Bu bitkiler böcekleri gözlemlemek için kullanılabilir ve böcekler bu bitkileri istila edince hepsi yok edilebilir.
* Civanperçemi zararlıları uzaklaştırdığı gibi yaprakları kompost için mükemmel bir katkıdır.
* Birçok yararlı ot (şifalı bitki) bahçenizde olmasını istediğiniz yararlı böcekleri çeker. Aster familyasından ayçiçeği (sunflowers), ? (coneflowers), kara gözlü suzan (black eyed susan) ve papatyagillerin çiçeklerini yararlı böcekleri çekmek için kullanabilisiniz. Maydonozgiller de (maydonoz, kişniş ve dereotu) iyi bir çekicidir.
* Deneyerek ve gözlemleyerek sizin için hangisinin işlediğini görmelisiniz.
* Gelecek yıl başarınızı artırmak için not almayı unutmayın.

agaclar.net/forum/showthread.php?p=258183#post258183
Organic Gardening for the 21st Century By John Fedor, Steven Wooster, Bob Sherman
bugday.org/article.php?ID=167
cine-tarim.com.tr/dergi/arastirma02.htm
bugday.org/category.php?ID=35
volkanderinbay.net/tarimnet/organik.asp?konuno=10

Organik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-07-2008, 16:15   #4
Ağaç Dostu
 
Organik's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-07-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 105
Galeri: 46
Kenenin hakkından karıncalar gelir:

Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü, keneyle mücadele için ilginç bir yöntem uyguluyor. Sündiken dağları ile Çatacık bölgesinde, kene ve böcekleri yiyerek üremesini önleyen “Formica Rufa” (Kırmızı Orman Karıncası) adı verilen ve halk arasında kırmızı atom olarak tanınan karıncaları, sığırcık ve baştankara kuşlarını tespit eden Orman Bölge Müdürlüğü, beslenmelerinin yüzde 7’sini kene ve böcek yiyerek sağlayan bu canlıları il genelindeki ormanlık ve piknik alanlarına taşıdı. (Temmuz 2008)

Orman Bölge Müdürlüğü, bu karıncaların yaşaması için gerekli olanakları sağlarken, kuşlar için de barınaklar kurdu. Bölgede, her yıl orman içindeki ağaçlara 2 bin kadar kuş yuvası asılıyor. Kırmızı atom karıncalar, sığırcık ve baştankara kuşları, yaz aylarında adeta ormanların gönüllü temizlikçisi durumunda. Ormanlık alandaki böcek ve keneler ile beslenen söz konusu hayvanlar, ağaçları böceklerden kurtarırken keneleri de yiyerek üremesini engelliyor. Daha çok Sündiken dağları ile Çatacık bölgesindeki sarıçam ormanlık alanında bulunan atom karıncalar ile Sığırcık ve Baştankara kuşları kısa zamanda ormancıların da gözbebeği haline gelmiş. Kırmızı atom karıncalar, Sığırcık ve Baştankara kuşları sayesinde ağaçlar zararlı böceklerden arındırılırken, vatandaşlar da kene kâbusu karşısında rahat bir nefes almış durumda.

Eskişehir Orman Bölge Müdürü Sıtkı Küçüköz, kırmızı karınca, sığırcık ve baştankara kuşlarının zararlı böceklerin yanısıra keneleri de yediğini söyledi. Bu canlılar sayesinde olumlu sonuçlar aldıklarını belirten Küçüköz, bölgelerinde artık kene vakalarının çok azaldığını kaydetti. Kırmızı karıncanın etobur olduğunu, söz konusu kuşların da günlük böcek tüketiminin kendi ağırlığından fazla olduğunu dikkat çeken Küçüköz, “Bu canlıların keneleri yediğini kitaplardan öğrendik. Beslenmelerinin yüzde 7 sini kene ve böceklerle sağlayan bu canlılar, ormanların yanı sıra insanları da zararlı böceklerden böylelikle koruyor. Bir karınca kolonisi yılda 24 kilogram, bin adet Sığırcık kuşu ise ayda 20 ton böcek türü yer. Baştankara kuşlarının besinlerinin yüzde 70 ini ise böcek türleri oluşturur” İfadesini kullandı.

Organik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-07-2008, 23:15   #5
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-06-2008
Şehir: Kayseri
Mesajlar: 25
Çok ilginç. Teşekkürler

ebonsa Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-07-2008, 14:13   #6
Ağaç Dostu
 
Organik's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-07-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 105
Galeri: 46
Umarım insanların bunlar dışında bildikleri yararlı böcekler varsa buraya yazar. İnternet sayfalarında yabancı kaynaklarda daha çok vardır sanırım bulursanız koyun ki dahada yararlı olsun.

Organik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-07-2008, 14:27   #7
Ağaç Dostu
 
yakamozsimsek's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-09-2007
Şehir: paris
Mesajlar: 282
tetranyque tisserand Bas belasi kirmizi eklem bacakli.(Bu arada belirteyim evinizde bahçenizdeki orumcekleri oldurmeyiniz onlar aglari ile zararlilari yakalayip diskalifiye etmektedir) Kirmizi eklem bacaklinin basina bela olan ve tamamen biolojik bir çare olarak kullanilan Phytoseiulus Persimilis'dir.Diger kullanilan bir baska eklem bacaklida Amblyseius Californicus'dur

Eklenen Resimler
   
yakamozsimsek Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-07-2008, 14:39   #8
Ağaç Dostu
 
yakamozsimsek's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-09-2007
Şehir: paris
Mesajlar: 282
Bas belasi puceronlarinda bas belasi olan bocekler mevcuttur, ornek vermek gerekirse Adalia bipunctata'bir ugur bocegi yavrusudur'ancak insanlarin var olan tabiatimizi tanimamasi ve tanimamak için diretmeleri karsiligi bu bocek turunu bahçelerinde ve evlerinde gorduklerinde oldurmektedir.
Bir diger yararli bocek ise Chrysoperla carnea'dir ozellikle lavralara saldiran bu bocek lavrasi puceron denilen zararlinin yumurta ve lavralarini tuketmekten kendini ali koyamaz .
Bir digeri ise Chrysoperla carnea'dir bu bocek ise genelde yetiskin puceronlara saldirir ve tuketir .Dogamizda'ki var olan zincirin kolarini olusturan bu bocekler aslinda zincirin temel taslarini olusturmaktadir.Dusunursek bir dunya duzenini sunu kabul etmek zorunda kalacagimiz bir gerçekliktir hic birsey yoktan var olmaz ve vardanda yok olmaz .http://www.cityplantes.com/conseils/...redateurs.shtm Adrese gittiginizde resimlerin uzerine tiklayarak satin almak istediginiz yararli bocekleri satin alabilirsiniz ancak beni karistirmayiniz mumkunatiniz var ise fransizca yaziniz yok ise ingilizce deneyiniz.

Eklenen Resimler
    
yakamozsimsek Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-07-2008, 14:42   #9
Ağaç Dostu
 
yakamozsimsek's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-09-2007
Şehir: paris
Mesajlar: 282
Mumkunatim oldukca bilgi isteyen arkadaslara bildiklerimi paylasmaya calisacagim.

yakamozsimsek Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-07-2008, 17:25   #10
Ağaç Dostu
 
Organik's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-07-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 105
Galeri: 46
Herhalde bu işle ilgilenenler, yakamozsimsek sizin yazdıklarınızlada ilgilenirler. Bazen insanlar alışmadıkları bilgilerin ve gerçeklerin peşinde gitmekten uzak duruyorlar; çünkü yeni birşey veya alışılmadık birşey çekingenlik yaratabiliyor. Ancak bitkisel hayatı vareden organik yaşamlardan başka birşey değildir ki kimyasal ürünler organik hayatın vereceği yararın yanına bile yaklaşamaz.

Türkiye'de de bunun araştırmaları varsa onlarıda duyurmak iyi olur. Düşünsenize bu yararlı böcekler asker gibi gece gündüz zararlıları ortadan kaldırıyor. Üretim kalitesi açısından en önemli hususlardan birisi olduğu kesin bu canlıların. Yararlı böceklerin üretime kazandırılması çok önemli, onlar sayıları milyonları geçen gönüllü doğa bekçileridir.

Organik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-07-2008, 17:32   #11
Ağaç Dostu
 
yakamozsimsek's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-09-2007
Şehir: paris
Mesajlar: 282
Su bir gerçekki yararlilar zararlilar kadar çabuk uremiyor ve malesef kimyasal maddelerin kullanimi sayesinde yararlilarda oluyor çok ilginçtirki bazi zararlilara karsi kimyasal madde artik hiç bir ise yaramamktadir bir çok çesidi bulunan puceronlar bunun bir gostergesidir bu yuzden asiri olarak vardirlar kimyasal ilaçlar yararlilari oldurdugu içinde bu zararlilar cirit atmaktadir.

yakamozsimsek Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-07-2008, 21:36   #12
Ağaç Dostu
 
Adalet Yağcı's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-06-2008
Şehir: MERSİN
Mesajlar: 11,080
Galeri: 260
Yanlış yere yazdığım mesajı kopyaladım.

Merhaba Emine, tanışma yazımın hemen üstünde yazınızı gördüm buyüzden ilk mesajımı size yazıyorum, bende organik tarım yanlısı düşünüyorum, ama konuyla ilgili fazla bilgim yok küçük bahçemi güzelleştirmeye
çalışıyorum, bana yardım ederseniz çok mutlu olurum.

Fasulyelerimde yaprak biti var ve heryerden karıncalar çıkıyor, bitkilerime zarar vermeden bunlardan nasıl kurtulabilirim?
Sevgilerimle....

Sevgili Emine Aktaş;
Ben yazdığım ilk mesajı konu dışı yere yazdığım için (arkadaşlar kendinizi tanıtırmısınız)aynı mesajı buraya kopyaladım.
Siz de kendi mesajınızı buraya alırsanız daha anlamlı olur diye düşünüyorum.
Sanırım Sevgili Malina da memnun olmuştur.
Bir ay kadar gecikme oldu neyse sonunda oldu.
Herkese Sevgiler...

Adalet Yağcı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-07-2008, 22:21   #13
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 19-06-2008
Şehir: Artvin
Mesajlar: 394
Galeri: 26
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi adalet yağcı Mesajı Göster
Merhaba Emine, tanışma yazımın hemen üstünde yazınızı gördüm buyüzden ilk mesajımı size yazıyorum, bende organik tarım yanlısı düşünüyorum, ama konuyla ilgili fazla bilgim yok küçük bahçemi güzelleştirmeye
çalışıyorum, bana yardım ederseniz çok mutlu olurum.

Fasulyelerimde yaprak biti var ve heryerden karıncalar çıkıyor, bitkilerime zarar vermeden bunlardan nasıl kurtulabilirim?
Sevgilerimle....

Sevgili Emine Aktaş;
Ben yazdığım ilk mesajı konu dışı yere yazdığım için (arkadaşlar kendinizi tanıtırmısınız)aynı mesajı buraya kopyaladım.
Siz de kendi mesajınızı buraya alırsanız daha anlamlı olur diye düşünüyorum.
Sanırım Sevgili Malina da memnun olmuştur.
Bir ay kadar gecikme oldu neyse sonunda oldu.
Herkese Sevgiler...
Adalet Hanım; Sorduğunuz sorunun cevabı, Balkonumdaki fasülyede ufak böcekler var sayfasında.
selamlar...

Emine Aktaş Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-07-2008, 18:46   #14
Ağaç Dostu
 
Organik's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-07-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 105
Galeri: 46
İlgili olabileceğini düşündüğüm bazı kaynaklar:

http://whatsthatbug.com/
http://www.bugsforthugs.com/
http://www.ghorganics.com/
http://ipm.uiuc.edu/ifvn/volume13/frveg1308.html
http://www.gardenweb.com/
http://www.pestcontrolcanada.com/
http://waynesword.palomar.edu/
http://www.whatsthatbug.com/lady.html
http://persianoad.wordpress.com/
http://www.organikpazar.com/

Bu yazıları okuyanlarda yararlı böcekler hakkında daha kapsamlı siteler bulurlarsa yazsınlar. Bunlar yeterli değildir, ama araştırılırsa bulunur. Ülkemiz, Entomoloji (Böcek Bilimi) bakımından, ekolojik denge için dahada gelişmelidir.

Organik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-12-2008, 13:01   #15
Ağaç Dostu
 
osmann's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-06-2008
Şehir: trabzon
Mesajlar: 320
Bir konuda bilgi almak istiyorum. Ben balkonumda sebze yetiştiriyorum. Geçen sene yeşil bitler sarmıştı salatalıklarımı oradan domateslere sirayet edecekken arapsabunu ile durdurdum ama yazılarınızı okuyunca arap sabunu yerine birkaç tane uğur böceği bulup onları bitkilerin dibine bıraksam daha etkili olmaz mı? Uğur böceğinin bitkilere zararlı yönleri de var mı? Kaş yapayım derken göz çıkarmak istemem doğrusu. Ama uğur böceklerini de beslemek fikri hoşuma gitti, fesleğenlerin papatyaların domateslerin arasında dolaşsalar kırmızı kırmızı çok mutlu eder beni.

osmann Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-12-2008, 19:57   #16
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Hiçbir zararlı yönü yok. Tam aksi yurt dışında bu böcekler özel olarak satılıyor zaralı ile mücadele için.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-03-2009, 22:55   #17
Ağaç Dostu.
 
bahtiyar02's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-09-2006
Şehir: ADIYAMAN
Mesajlar: 2,443
Galeri: 3
Sevgili Organik ellerinize sağlık çok güzel bir paylaşım olmuş.ilaçların çoğu hayvanlara olduğu gibi insanlarada zarar veren türlerden.ancak tabiyatta baktığımızda ne kadar haklı olduğunuzu öğrendim.
saygılar.

bahtiyar02 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-04-2009, 14:04   #18
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-10-2007
Şehir: Istanbul/Syndey
Mesajlar: 978
Bu tip ekolojik besin zincirlerinin kurulması olayı Türkiye için henüz uzak bir olgu sanıyorum

kaktüs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-04-2009, 23:12   #19
Ağaç Dostu
 
gece's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-02-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,655
Galeri: 32
Besin zincirinde bile Mesafe ve mesafeli olmak!

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi kaktüs Mesajı Göster
Bu tip ekolojik besin zincirlerinin kurulması olayı Türkiye için henüz uzak bir olgu sanıyorum
Niye?

Bu besin zincirleri zaten var ve biz yeni bir şey bile yapmış olmuyoruz ki! Sadece kendi isteklerimiz konusunda birazcık aktif girişim o kadar.

Besin zincirinde bile (zincir kopuk değil! sağlam ama bazen ince bir zincir, bazen de zincirin baklalarından bazısı ince, paslı ama kopuk değil) bu umutsuzluk gereksiz. Biraz bilgi ve hasap ve ticari cesaret ile çözülecek bir durum.

Biraz ilgi ve az bir yatırım ile çözümü mümkün bir konuda bile umutsuzluk niye?

gece
zararlılar ile mücadele ve doğaya müdahalede ölçülülük ve dengeyi temel alan forum üyesi!

gece Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-04-2009, 10:13   #20
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-10-2007
Şehir: Istanbul/Syndey
Mesajlar: 978
Niye?

Çünkü...

Bu tip mücadeleler bir "kültür" seviyesidir. Böcek ilacını sık toptan temizle kadar kolay bir çözüm varken kimse bunu araştırmaya konuyla ilgili okuyup bilgilenip uygulama, deneme ve yanılma yoluna gitmeyecektir. Bizim insanımızın genel bir "rehaveti" vardır bu konuda malum...

Kaldı ki diyelim bu şekilde mücadele etmeye karar verdiniz. Komşunuzu da ikna etmelisiniz ki sizin yaşatmaya çalıştıklarınız heba oluvermesin ki bu da özellikle her konuda pek çok uzmanın olduğu ülkem insanı için, yapacağınız çok zor bir görevdir.

Diyorum ama umutsuzluk yok.. Deneye başladım


Düzenleyen kaktüs : 06-05-2009 saat 12:06 Neden: ekleme
kaktüs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-12-2010, 22:46   #21
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 25-12-2010
Şehir: Manisa
Mesajlar: 1
Merhaba;Ben Manisa'nın Salihli ilçesinde yaşıyorum.Bozdağlara doğru olan ormanlarda bu çam kese kurdunu görüyorum ve çok üzülüyorum.Ağaçların dallarına pamuk yapışmış gibi ve dalları kurtmuş ve her geçen gün daha artıyor.Bu Calosoma sycophanta türünden tüm orman işletmelerinin haberi yok mu?

medihaluk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-03-2011, 05:38   #22
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-03-2010
Şehir: kırklareli
Mesajlar: 757
Çam Kese Tırtılı ile mücadelede kültürel önlemleri eyleme dönüştürmeli.
Zaman çok geç olmadan.

ligustrum Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-02-2012, 14:56   #23
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 27-08-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 12
Oncabio Bombus Arı burdada zararlıların doğal düşmanları satılıyor

şafaktur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-02-2012, 00:50   #24
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 06-01-2008
Şehir: -
Mesajlar: 3,602
Galeri: 44
Bildiğim kadarıyla Büyükada' da gladyatör böcek üretim labaratuvarı mevcut. Bununla ilgili bir belgesel izlemiştim. Burada Calosoma sycophanta üretimi yapılıyor ve üretilen larva veya ergin böcekler daha sonra uygun koşullarda uygun yerlerde doğaya bırakılıyorlar ve Türkiye de kızılçam ormanlarını kurtarmak için verilen bu mücadele kapsamında etkili olduğu düşünülen bu gladyatörler 2011 yılının nisan ayında K.K.T.C' ye de ulaştı. Mersin' den 12 bin adet gladyatör böcek larvası, 500 adet Calosoma sycophanta ergini, 2 bin edet Akdeniz Çam kabuk böceği feremonu, 25 adet kuş yuvası zararlılarla mücadele etmek için K.K.T.C' ye getirildi. Pilot olarak seçilen bölgelere bırakılan gladyatör böcekler sayesinde çam kese böceği ile yapılan mücadelede başarı elde edilmesi beklenmekte.

kelebek çalısı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-05-2012, 19:48   #25
Ağaç Dostu
 
nurcanaybay's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 2,277
Kırmızı örümcek ile yararlı böceklerden Phytoseiulus persimilis'i nasıl ayırt edebilirim ?

Önceleri tek tek görüyordum ,kırmızı örümcek olduğunu düşündüğüm için imha ediyordum.Son iki gündür sayıları o kadar arttı ki...yerlerde duvarlarda üçer beşer dolaşıyorlar.

8 Bacaklı ( önde ve arkada ki ikişer tanesi uzun ) ,turuncu renkli ,çok seri hareket ediyorlar öyleki sabit durduklarını görmüyorum .Hareketleri karıncalar gibi .

Araştırmaya başladığımda ,umutla phytoseiulus persimilis olabileceğini düşünmeye başladım.Fotoğraf çekemiyorum ,makinam yetersiz.

Kırmızı örümcek tanımlanırken gözle görmek zordur deniyor.Ben bunları rahatlıkla görebiliyorum.

Sayıları çok fazla ,biran önce bilgiye ihtiyacım var.

nurcanaybay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-05-2012, 21:36   #26
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 06-01-2008
Şehir: -
Mesajlar: 3,602
Galeri: 44
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nurcanaybay Mesajı Göster
Kırmızı örümcek ile yararlı böceklerden Phytoseiulus persimilis'i nasıl ayırt edebilirim ?

Önceleri tek tek görüyordum ,kırmızı örümcek olduğunu düşündüğüm için imha ediyordum.Son iki gündür sayıları o kadar arttı ki...yerlerde duvarlarda üçer beşer dolaşıyorlar.

8 Bacaklı ( önde ve arkada ki ikişer tanesi uzun ) ,turuncu renkli ,çok seri hareket ediyorlar öyleki sabit durduklarını görmüyorum .Hareketleri karıncalar gibi .

Araştırmaya başladığımda ,umutla phytoseiulus persimilis olabileceğini düşünmeye başladım.Fotoğraf çekemiyorum ,makinam yetersiz.

Kırmızı örümcek tanımlanırken gözle görmek zordur deniyor.Ben bunları rahatlıkla görebiliyorum.

Sayıları çok fazla ,biran önce bilgiye ihtiyacım var.


Sanırım bahsettiğiniz örümcekleri biliyorum, ama adı phytoseiulus persimilis mi onu bilmiyorum işte.

Benim de bahçe duvarımı istila etmişlerdi bir zamanlar. Duvar üzerinde çok hızlı aşağı yukarı hareket halindelerdi, mercan rengi kırmızısı bir renkte ve kabuksuz gövdeli, 1 mm gibi, çok küçük, kıl gibi örümceklerdi.

kelebek çalısı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-05-2012, 11:39   #27
Ağaç Dostu
 
nurcanaybay's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 2,277
Sn.Kelebek çalısı ,
kıl gibi değil ve tam olarak turuncu renginde ,renginden dolayı rahatlıkla görebiliyorum.
Bunun dışında tariflerimiz tutuyor.

Bu durumda siz ne yapmıştınız ?

nurcanaybay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-05-2012, 12:02   #28
Ağaç Dostu
 
nurcanaybay's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 2,277
Fotoğrafını çektim ,ancak bu kadar net çıkabildi.
Armut şeklinde.

Eklenen Resimler
 
nurcanaybay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-05-2012, 23:56   #29
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 06-01-2008
Şehir: -
Mesajlar: 3,602
Galeri: 44
Sn. nurcanaybay,

ben müdahale etmemiştim, zaten bir iki gün sonra da orada değillerdi artık, gitmişlerdi. Benim örümcekler sanki daha ince gövdeli gibiydi, ama geçmiş zaman olduğundan emin olamıyorum, benziyor. Ama rengi kırmızı idi benim gördüklerimin.

Sizin örümcekler de aynı yerde durmayacaklardır bence, bir süre gözlemleyin bence. Fotoğrafta çok iyi görünüyor ama ben tanımlayamıyorum ne yazık ki, entomolog bir üyemiz varsa bilgilendirebilir bizleri. Ama google görsellerden referans almak da bir çözüm olabiliyor. Umarım faydalı bir canlıdır.

Selamlar.

kelebek çalısı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-05-2012, 11:21   #30
Ağaç Dostu
 
nurcanaybay's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 2,277
Görselleri araştırdıktan sonra phytoseiulus persimilis de olabileceğini düşünüp umutlandım.İlgilendiğiniz için teşekkür ederim ,dediğiniz gibi uzman bir arkadaşın bilgisine ihtiyacımız var .Bizim için ayırt etmek çok zor ...

nurcanaybay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 22:40.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019