agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hastalık ve Zararlılar > Dış mekan bitkilerinde hastalık ve zararlılar
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni1Beğeniler
  • 1 Gönderen Fazıl Yahya

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 07-09-2008, 13:07   #1
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 30-08-2006
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 1
Ihlamur hastalık ve zararlıları

beş yl önce diktiğim ıhlamur ağacı başlangıçta bir büyüme gösterdi. son üç senedir baharla birlikte yeşillenen yapraklar, haziran ayınad kurumaya başlıyor. yapraklardökülmüyor.ağacın diplerinde oluşan piçler sğlklı. yardım edin lütfen
saygılar

 
ozonurozen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-09-2008, 13:24   #2
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 19-06-2008
Şehir: Artvin
Mesajlar: 394
Galeri: 26
Muhtemelen yaprağa zarar veren bir zararlının olması söz konusu. İnsektisit ve akarisit etkili bir ilaçla ilaçlamanızı tavsiye edirim.

Emine Aktaş Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-09-2008, 01:06   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-03-2006
Mesajlar: 179
Merhaba =)
Bu yazıyı okurken aklıma geldi İzmir'de de neredyse gördüğüm çoğu ıhlamur ağacında buna benzer yaprak çevresi sararması ve kuruması gördüm ancak ne sebepten olduğunu bulamadım :S

İzmirli Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-09-2008, 09:26   #4
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Ihlamurlar, kuzeyin ılıman ve nemli bölgelerinde yetiştikleri için, bilhassa İzmir gibi yazın sıcak olan kentlerimizde yaz sulamasına dikkat edilmeleri gereken ağaçlardır.
Ayrıca kazık kök yaparlar. Toprak derinliği, strüktürü ve textürü ağacın gereksinimi karşılamayan kalitede olması durumunda kazık kökün yerine yan kökler gelişmeye başlar ve bol miktarda ''piç'' adını da verdiğimiz kök sürgünleri geliştirirler. Kök sürgünlerinin miktarından toprağın ıhlamura uygun özelliklerde olup olmadığını anlayabiliriz. Bu durumda toğrağın sığ, fakir, sert, killi ve ağır toprak olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Sanırım Sn Ozonurozen'in de durumu böyle.

Ayrıca ıhlamuralar dolgu sahalara ve dolgu çalışmalarına hemen reaksiyon gösteren ağaçlardır. Bundan 15 sene öncesinde Boğaz'da yaptığımız bir bahçe çalışmasında gözlemlemiştim. Zorunlu olarak 1 m. derine gömmek durumunda kalmıştık. Çok sağlıklı olan ağaç bir anda- hatırladığım kadarı ile Temmuz ayında- yaprakları sararmaya başlamıştı. Sn ozonurozen, böyle bir durum olup olmadığını gözden geçirin derim.

Ayrıca ıhlamurların türleri de önemli.
İzmir'de en sağlıklı gelişen ıhlamur türü Kafkas ıhlamuru olarak bilinen Tilia rubra. Genelde ıhlamurlar Ankara'ya uygun değiller, hele toprak yapısı da uygun değilse ve sulama düzenli değilse bu sorunlarla karşılaşmanız oldukça normaldir.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-09-2008, 13:14   #5
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
İzmirli, ıhlamur ağaçları yaprak döküyorlar. Dökmeden önce de yapraklar dıştan başlayarak, sararıyor, kuruyor. Doğal, fizyolojik bir süreç yaşanıyor. Endişe etmeyin. Ayrıca ıhlamur İzmir'in düşük rakımlı ve sıcak sahil bölgelerinde yazın da bu sorunu yaşıyor, bu sefer de sorun aşırı sıcak.

Bozdağ gibi sert karasal, yüksek rakımlı yerlerde ise güzelliğini koruyor.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-09-2008, 23:07   #6
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-03-2006
Mesajlar: 179
teşekkür ederim =)

İzmirli Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-05-2009, 17:56   #7
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 12-05-2009
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2
Ihlamur Yaprağında Sivri Uçlu Bezeler

Merhaba,
Babamın bahçesindeki ıhlamur ağacının birkaç yaprağında resimdeki oluşumlar mevcut.Bu bir hastalık mıdır, ne yapmak gerekir?

Name:  ihlamur1.JPG
Views: 16474
Size:  32.6 KB

Name:  ihlamur2.JPG
Views: 17561
Size:  26.1 KB

BillurŞan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-07-2009, 17:22   #8
Ağaç Dostu
 
HomeWork's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-12-2006
Şehir: Düzce
Mesajlar: 161
Bir arkadas polenlerin sebep oldugunu söylemisti.

HomeWork Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-04-2010, 23:25   #9
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-04-2010
Şehir: bursa
Mesajlar: 2
Keşke yaprağın alt yüzünün de resmini çekseymişsiniz. Bağ uyuzu diye bir zararlının tanısına benzettim ben. Bir akar (bir cins örümcek) idi zannedersem etmeni...

yorulmaz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-06-2010, 09:14   #10
Yeni Üye
 
tarıkger's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-10-2007
Şehir: denizli
Mesajlar: 9
Wink

Herkese selam Denizlinin cankurtaran mahallesinde oturuyorum.7 yıllık ılhamur ağacım var bir türlü vermiyor. Çevremdeki herkesin ilhamur ağacında meyvesi var benimkinde yok.ağacın dibinde çok sayıda piçleri mevcut.Son çare olarak yaprak aşısı yaptım tutmuş gibi görünüyor.
Bana bu konuda bilgi verirseniz mennun olurum Şimdiden teşekkür ederim.

tarıkger Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-07-2010, 16:28   #11
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 08-09-2009
Şehir: izmir
Mesajlar: 10
ihlamur agacinin yapraklarindaki hastalik

Merhaba, Ihlamur agacimin yapraklarindaki siyahliklar nedir?
Baharda yaprak cikardiktan sonra ballik basladi. Sonra siddetli yagmurlarda butun ciceklerini doktu. Simdi de bu siyah lekeler ortaya cikti. Bazi dallarinda hic yaprak yok. Ust dallarda bu siyahliklar gorunmuyor. Agac 17 yasinda.
Yardimci olabilirseniz sevinirim. Tesekkurler.

berfinodabasi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-05-2011, 23:22   #12
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-05-2011
Şehir: yalova
Mesajlar: 1
Ihlamur ağacı yaprak kuruması

Herkese selam. Yeni üye oldum. Buradan çok fayadalanabileceğimi sanıyorum. 6 yaşında bir ıhlamur ağacım var. Bugüne kadar gelişiminde bir sorun olmadı. Ancak bu sene yaprakların çok azı hariç hepsi kurudu. Yapraklar kuruduktan sonra toplandı. Kurumayan çok az yaprak da küçük kaldı ve cansız. Dallarda herhangi bir sorun yok. Yardımcı olursanız çok sevinirim. Bahçe işlerinden pek anlamadığım için ne yapacağımı bilemedim. İlginize şimdiden çok teşekkür ederim.

asuren Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-09-2012, 15:57   #13
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 07-09-2012
Şehir: ankara
Mesajlar: 9
Ihlamurum hasta mı?

Yaklaşık 1 ay önce diktim. Geldiğinde biraz solgundu, yoldandır dedim; ama diktikten sonra da hiç filiz vermedi.

Ölüyor mu acaba? Tilia tomentosa'dır cinsi. Yaprak döjen bir ağaç ama daha erken değil mi yaprak dökmek için?

Yaprak döktüğünü veya bir hastalığı olup olmadığını nasıl anlarım bana yardımcı olun lütfen, ıhlamurum ölmesin ya :

Eklenen Resimler
 
mahzumni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-09-2012, 17:32   #14
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 07-09-2012
Şehir: ankara
Mesajlar: 9
Cevap var mı???

mahzumni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 06:36   #15
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 07-09-2012
Şehir: ankara
Mesajlar: 9
Yardımcı olur musunuz lütfen?

mahzumni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 09:44   #16
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 07-09-2012
Şehir: ankara
Mesajlar: 9
güncel.................

mahzumni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 13:23   #17
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 07-09-2012
Şehir: ankara
Mesajlar: 9
...................

mahzumni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 13:29   #18
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 03-02-2008
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 19
Ihlamur ağacı ve diğer bitkilerin hastalıkları için em

Lütfen EM1 , EM5 ve EMFPE yi kullan. Detaylı bilgiyi Etkin Mikroorganizma – THALES sitesinde bulabilirsiniz
Sevgi ve Saygılarımla

Fazıl Yahya Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 13:37   #19
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 07-09-2012
Şehir: ankara
Mesajlar: 9
Bu kadarcık mı? bir bilgi vermeyecek misiniz? neden ve nasıl olduğuna dair? Niçin böyle olmuş olabilir?

mahzumni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 15:28   #20
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 07-09-2012
Şehir: ankara
Mesajlar: 9
......güncel

mahzumni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 20:11   #21
Ağaç Dostu
 
Uysal01's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-08-2008
Şehir: ADANA
Mesajlar: 493
Sayın Mahzumni, ıhlamur fidanınız iki yaşındagibi görülüyor,sizden öncede bakımı zayıf ve gelişememiş gibi.
Fazla endişelenmeyin,ihlamur fidanınız ölmez,görülen olumsuzluklar muhtemelen yoldan geldiği için güneşte kaldıysa yanabilir,bir ay olduysa dikileli hemen gelişme göstrmez anca yerine uyum sağlarsa oda iyidir.Ağustosta dikim yapmak pek fazla önerilmiyor.
Yanmış hayvan gübresi etrafına döküp karıştırın ve sulamayı ihmal etmeyin,sonrasını sabırla bekleyin.

Uysal01 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-09-2012, 03:41   #22
Ağaç Dostu.
 
Douglas Fir's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-10-2007
Şehir: Toronto-Ankara
Mesajlar: 1,493
Sayın Mahzumni,

Ihlamurunuz hayırlı olsun. Bitkiniz biraz bakımsız kalmış. Bir de ya dikili olduğu poşette ya da saksıda uzun süre kalmış. Ankara'daki bitkiler için artık büyüme mevsimi geride kaldı. Bitkiler yeni sürgünlerini sertleştirerek kışa hazırlık yapıyorlar şu sıralar. Endişe etmeyin bence. Düzenli sulayın ve gelecek sene Nisan sonu gibi daha iyi kök gelişimi için fosforu (NPK'lı gübrelerde P değeridir) yüksek bir sıvı gübre ile önerilen dozlara sadık kalarak bitkiyi destekleyiniz. Kolay gelsin.

Douglas Fir Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-09-2012, 09:39   #23
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 07-09-2012
Şehir: ankara
Mesajlar: 9
İçime su serptiniz, bir an kuruyor sandım. Evet, çok uzun kalmış, geldiğinde çok kötüydü zaten. O dediğiniz sıvı gübrenin bir markası var mıdır acaba? kusura bakmayın, pek bilgim yok bu konularda.

Npkl'lı gübre ne oluyor acaba? Peki şu an gübre koyuyum mu dibine? hayvan gübresi koysam nasıl olur? nisan ayı gibi de, sizin dediğinizden koymak daha doğru olacak sanırım.

mahzumni Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-09-2012, 10:19   #24
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 03-02-2008
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 19
Size Em hakında bilgi gönderiyorum. Sormak istediğiniz bir şey olursa lütfen yazın. Hayvan gübresi ile birlikte kullanırsanız çok daha iyi verim alırsınız.
Sevgi ve Saygılarımla
FAZIL YAHYA
Etkin Mikroorganizma – THALES


TARIMDA EM TEKNOLOJİSİ: KYUSEI DOĞAL ÇİFTÇİLİK?
Kyusei Doğal Çiftçiliği (Kyusei Nature Farming) kimyasal ve toksik maddelerden arındırılmış ve güvenli gıdalar yetiştirmek amacıyla Japonya'da geliştirilmiştir. Yıllar boyunca, Kyusei Doğal Çiftçilik yöntemlerini uygulayan çiftçiler, aslında organik çiftçilik yapmaktaydılar. Kyusei çiftçileri, ilk kullanıma başlanmasından itibaren kimyasal gübre ve pestisit kullanmayı reddetmişlerdir. Ancak, nüfusun çoğunluğuna yetecek miktarda üretim yapmaları mümkün olmamaktaydı.

1980'li yıllarda, Prof. Dr. Teruo Higa, Kyusei Doğal Çiftçiliğe Etkin mikroorganizmalar kavramını (Effective Microorganisms (EM)) soktu. Böylece, bir grup yararlı mikroorganizma, toprak iyileştirici olarak kullanılıp, bitkilerde ve toprakta hastalıklara neden olan zararlı mikropların üremesini bastırdı ve tarımsal bitkilerin organik madde kullanmadaki verimliliğini artırdı. Bu teknoloji son derece başarılı oldu ve bu teknolojiyi Asya Pasifik bölgesine yaymak için Tayland'da 1989 yılı Kasımı'nda bir konferans düzenlendi. Bu konferansta ise, Asya Pasifik Doğal Tarım Ağı (Asia Pacific Natural Agriculture Network (APNAN)) oluşturuldu.

APNAN'ın birinci amacı; araştırma, eğitim ve teknolojilerin teşvik edilmesi için Asya Pasifik bölgesinde bir uluslararası bilim adamları ağı oluşturulmasını sağlamaktı.
Bu etkinlikler, Kyusei Doğal Çifçilik ve Etkin Mikroorganizmalar (EM) teknolojisini esas alacaktı.

İDEAL TARIMIN İLKELERİ NELER OLMALIDIR?
Kyusei Doğal Çifçiliğinin ana teması, İDEAL TARIMIN uygulanmasıdır. Kyusei Doğal Çifçiliğin savunduğu ideal tarımın beş ilkesi şunlardan oluşmaktadır :
1 - İnsanların sağlıklı olmaları için güvenli ve besin değeri olan gıdalar üretmek.
2 - Hem üreticiye (çiftçiler) hem de tüketiciye ekonomik ve manevi olarak katkı sağlamak.
3 - Sürdürülebilir ve herkes tarafyıdan kolayca uygulanabilir olmak.
4 - Çevreyi korumak.
5 - Artan dünya nüfusunu beslemek için yüksek kalitede ve yeterli miktarda gıda üretmek.

EM'NİN FOTOSENTEZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ NEDİR?
Tarımsal üretim; güneş enerjisi, su ve karbondioksit gerektiren yeşil bitkilerin fotosentez prosesi ile başlar. Fotosentez için gerekli bu maddeler her yerde bol miktarda bulunmaktadır. Böylece, Tarımı, "yoktan bir şey üretmek" olarak tanımlayabiliriz. Ekonomik etkinlik açısından bakıldığında bu iyi bir şey gibi görünse de, mevcut tarım son derece düşük verimlidir. Bunun nedeni, bitkilerce güneş enerjisinin çok düşük bir verimlilikte kullanılmasıdır. Güneş enerjisinin bitkiler tarafından teorik olarak potansiyel kullanılabilme oranı %10-20 arasındadır. Ancak, gerçek kullanım oranı ise %1'in altındadır. Yüksek fotosentez verimliliğine sahip şeker kamışı gibi C4 bitkilerinin kullanılma oranı bile azami büyüme dönemi sırasında %6-7'yi pek geçmemektedir. En iyi verim alınan tahıllarda bu oran normalde %3'ün altında seyretmektedir.

Geçmişte yapılan çalışmalar, ana ürün kloroplastlarının fotosentez verimliliğinin daha fazla artırılamayacağını göstermiştir. Bu, biyokitle üretim kapasitesinin azami düzeye ulaştığı anlamına gelmektedir. Bu yüzden, biyokitle üretimini artırmanın en iyi yolu, insan gözüyle görülebilen ışığı (visible light) (kloroplastlar halen bu ışığı kullanamamaktadır) ve kızıl ötesi ışınları kullanmaktır. Bu ışınlar birlikte toplam güneş enerjisinin %80'ini oluşturmaktadır. Ayrıca, organik moleküllerin bitkiler tarafından doğrudan kullanımı yoluyla bitki ve hayvan artıklarının içerdiği organik enerjinin geri kazanılmasının yollarını da araştırmalıyız.

Fotosentetik bakteri ve yosun (alg), ortamda organik madde bulunduğunda, 700 ila 1200 nm dalga boylarını kullanabilmektedir.Yeşil bitkiler bu dalga boylarını kullanamazlar. Ayrıca, fermantasyon mikroorganizmaları organik maddeyi parçalayarak, amino asitler gibi karmaşık bileşikleri açığa çıkararak bitkilerin kullanımına sunarlar.
Bu ise, organik maddenin tarımdaki verimliliğini artırır. Buradan yola çıkarak, tarımsal üretimin artması için önemli bir etmenin, toprakta organik maddeyi ve güneş enerjisini verimli biçimde kullanacak ve organik maddeyi parçalayacak etkin mikropların bulunması olduğunu söyleyebiliriz. Böylelikle, güneş enerjisinin kullanım verimliliği artırılmış olur.
EM'NİN TARIMDAKİ YARARLARI KISACA NELERDİR?
Tarımda uygulandığında EM'nin yararlı etkilerinden bazıları verilmektedir:
(a) Bitkilerde filizlenmeyi, çiçeklenmeyi, meyve vermeyi ve olgunlaşmayı teşvik eder.
(b) Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik ortamını iyileştirir ve topraktaki patojenleri ve zararlıları (haşaratı) bastırır.
(c) Tarımsal ürünlerin fotosentez yapma kapasitesini yükseltir.
(d) Daha iyi filizlenmeyi ve bitki büyümesini garanti eder.
(e) Organik maddenin gübre olarak verimliliğini artırır.
(f) Tarımsal ürünlerin verimliliği ve kalitesini artırır.

EM İÇİNDEKİ MİKROORGANİZMALARIN TOPRAKTAKİ ETKİLERİ NELERDİR?
(1) Fotosentez Bakterisi (Fototropik Bakteri)
Fotosentez bakterileri, yaşamlarını kendi kendilerine destekleyen bağımsız bakterilerdir. Bu bakteriler, güneş ışınlarını ve toprağın ısısını enerji kaynağı olarak kullanarak; kök salgılarından, organik maddeden ve/veya zararlı gazlardan (örneğin, hidrojen sülfür) yararlı maddeler sentezlerler. Yararlı maddelerse amino asitler, nükleik asitler, biyoaktif maddeler ve şekerden oluşmaktadır ki bunların hepsi bitkilerin büyümesini ve gelişmesini teşvik etmektedir. Bu yararlı maddeler hem doğrudan bitkiler tarafından emilirler hem de bakterilerin daha da artması için büyüme ortamı (substrate) olarak davranırlar. Bu yüzden, topraktaki fototropik bakterilerin artışı diğer etkin mikroorganizmaları daha da artıracaktır. Örneğin, fototropik bakterilerin salgıladığı büyüme ortamı olarak davranan azotlu bileşiklerin (amino asitler) varlığından ötürü kök çevresinde (rhizosphere) VA (vesicular-arbuscular) mikoriza artmıştır. VA mikoriza, topraktaki fosfatların çözünürlüğünü artırarak, normalde bitkilerin alımı için çözeltide olmayan fosfatları çözeltiye geçirir. VA mikoriza, azot fikse eden Azotobakter ve Rhizobium bakterileri ile bir arada bulunabilir ve baklagillerin havadaki azottan yararlanma yeteneğini arttırır.

(2) Laktik Asit Bakterisi
Laktik asit bakterisi, fotosentez bakterisinin ve mayanın ürettiği şekerler ve diğer karbonhidratlardan laktik asit üretir. Uzun süredir laktik asit bakterilerini kullanarak yoğurt ve turşu yapılması bu sayede mümkün olmaktadır. Bununla birlikte, laktik asit çok kuvvetli bir sterilize edicidir. Zararlı bakterileri bastırır ve organik maddenin bozunmasını hızlandırır.Dahası, laktik asit bakterisi, lignin ve selüloz gibi organik maddelerin bozunmasını da artırır ve bu maddeleri, bozunmamış organik maddeden kaynaklanan zararlı etkilere neden olmaksızın, fermantasyona uğratır.
Laktik asit bakterisi, sürekli ekilen tarımsal bitkilerde hastalıklara neden olan Fusaryum un çoğalmasını / yayılmasını engelleme yeteneğine sahiptir. Fusaryum popülasyonunun artması genel olarak bitkileri zayıflatmaktadır. Bu durum hastalıkları teşvik etmekte ve zararlı nematodların aniden çoğalmasına neden olmaktadır. Laktik asit bakterileri, Fusaryumun yayılmasını ve işlevini bastırırken, nematod oluşumları da yavaş yavaş ortadan yok olmaktadır.

(3) Mayalar
Mayalar; fotosentez bakterileri, organik madde ve bitki kökleri tarafından salgılanan amino asitler ve şekerlerden bitkilerin büyümeleri için yararlı antimikrobiyal ve yararlı maddeler sentezlerler.
Mayalar tarafından üretilen hormonlar ve enzimler gibi biyoaktif maddeler aktif olarak hücre ve kök bölünmesini teşvik eder. Mayaların salgıları, laktik asit bakterileri ve aktinomisetler gibi etkin mikroorganizmalar için büyüme ortamı sağlarlar.

(4) Aktinomisetler
Bakterilerle mantarlar arasında bir yapıya sahip aktinomisetler, fotosentez bakterileri ve organik madde tarafından salgılanan amino asitlerden antimikrobiyal maddeler üretirler. Bu antimikrobiyal maddeler ise, zararlı mantar ve bakterileri bastırırlar. Aktinomisetler fotosentez bakterileri ile bir arada yaşayabilirler.Böylece, her iki tür de toprağın antimikrobiyal etkinliğini artırarak toprak ortamının kalitesini yükseltirler.

(5) Küfler
Aspergillus ve Penicillium gibi küfler organik maddeyi hızla bozunmaya uğratarak; alkol, esterler ve antimikrobiyel maddeler üretirler. Bunlar ise, kötü kokuları bastırır ve zararlı böceklerle kurtçukları önlerler.
Etkin Mikroorganizmalar içinde bulunan her bir türün (foto sentetik bakteriler, laktik asit bakterileri, mantarlar, aktinomisetler ve küfler) kendine özgü önemli bir işlevi bulunmaktadır. Ancak, fotosentez bakterileri, EM etkinliğinin en önemli bileşenidir.
Fotosentez bakterileri, diğer mikroorganizmaların etkinliklerini destekler. Diğer yandan, fotosentez bakterileri, diğer mikroorganizmalarca üretilen maddeleri de kullanırlar. Bu olay, "birlikte varoluş (coexistence) ve birlikte gelişme (co-prosperity)" olarak adlandırılmaktadır.
Toprakta Etkin Mikroorganizmalar arttıkça, yerli etkin mikroorganizmaların popülasyonu da giderek artar. Böylece, mikro flora zenginleşir ve topraktaki mikrobiyal eko sistemler iyi dengelenir. Belirli tür mikroorganizmaların (özellikle zararlı olanların) artışı önlenir. Böylelikle topraktan kaynaklanan hastalıklar bastırılmış olur.
Bitki kökleri; karbonhidratlar, amino ve organik asitler ve aktif enzimler salgılar. Etkin mikroorganizmalar büyümek için bu salgıları kullanırlar. Bu süreç sırasında, EM, amino ve nükleik asitler, bitkiler için çeşitli vitaminler ve hormonlar da salgılarlar. Dahası, bu tür topraklarda, etkin mikroorganizmalar kök bölgesinde (rhizosphere), bitki ile birlikte bulunurlar (symbiosis). Sonuç olarak, etkin mikroorganizmaların baskın olduğu bu tür topraklarda bitkiler ola.anüstü iyi büyürler.

TARIMSAL ÜRETİMDE HANGİ EM ÜRÜNLERİ KULLANILMAKTADIR?
Tarımsal üretimde kullanılan EM ürünleri şunlardır:
EM aktif, EM Bukaşi, EM5 ve EMFPE. Bu ürünlerin hepsi EM mikroorganizmalarını içerir ve kesinlikle kimyasal madde içermez ve tamamen doğaldır. Bu ürünlerin tamamı, toprağın ekime hazırlanmasından hasada kadar kullanıldığında, EM Teknolojisinden tarımda yararlanılmış olur.

EM AKTİF NEDİR ?
EM, piyasada EM1 Aktif olarak satılmaktadır. EM 1, hoş bir kokusu ve tatlı ekşi tadı olan sarımsı kahverengi bir sıvıdır. EM1'in pH'ı 3.5'un altında olmalıdır. Çözeltinin pH'ı 4.0'ün üzerinde olduğunda kötü ve rahatsız edici bir kokusu vardır ve EM1 bozulmuştur. Kullanılmamalıdır.


EM AKTİF NASIL UYGULANIR?
EM Aktif genellikle sulama suyuna karıştırılarak kullanılır. Klorsuz suyla 1/1000 oranında seyreltilerek sulama yapılır. Sulama yapılmayan yerlerde 1/1000 oranında seyreltilmiş çözelti, toprak üzerine spreylenerek uygulanabilir.

EM BUKAŞİ NEDİR?
"Bukaşi", "Fermente olmuş organik madde" anlamına gelen Japonca bir sözcüktür. En uygun organik maddelerden hazırlanır. Fermantasyona uğratılarak yapılır. Bukaşi normal olarak toz ya da granül şekilde bulunur. Bukaşi, Japon çiftçiler tarafından, toprağın mikrobiyal çeşitliliğini artırmak ve bitkilere besin maddesi sağlamak amacıyla geleneksel olarak kullanılmaktadır. Bukaşi, geleneksel olarak, buğday veya pirinç kepeği gibi organik maddeler, ormanlardan ve dağlardan toplanan ve içinde çeşitli mikroorganizmalar içeren topraklarla fermantasyona uğratılarak üretilegelmiştir. Bukaşi, kompost ile eşdeğerdedir, ve organik maddenin EM ile fermantasyonu yoluyla üretilir. Bukaşi, proses (fermantasyon) gerçekleştirildikten sonra 3 ila 6 ay içinde kullanılabilir (Havasız bir ortamda saklanırsa). Bukaşi, içindeki organik maddenin tamamı komposttaki gibi ayrışmamış olsa bile tarımda kullanıma uygundur. Bukaşi gübre olarak toprağa atıldığında, organik madde, hem etkin mikroorganizmaların toprakta yaşamlarını devam ettirmeleri hem de bitkiler için besin görevi görür.
EM BUKAŞİ'Yİ DİĞER KOMPOST GÜBRELERDEN AYIRAN NEDİR?
BukaşiT organik kompost gübrenin diğer kompostlardan farkı oksidasyon değil de fermantasyon yoluyla üretilmesi ve yararlı mikroorganizmalarca zengin olmasıdır. Kompostlaştırılacak yığının oksidasyon yoluyla (yani kokuşarak) 70-90 C derece gibi yüksek sıcaklıklara ısınmasına izin verilerek üretilen kompostlardaki organik madde doğal enerjisini büyük oranda kaybetmiştir. Daha düşük sıcaklıklarda fermantasyon yoluyla üretilen BukaşiT kompost ise, enerjisini büyük oranda korumaktadır ve toprağa uygulandığında bu enerjiyi toprağa ve tarımı yapılan bitkilere verir. Fermantasyon yoluyla üretilen kompost bu yüzden bitkiler için daha faydalıdır. Ayrıca, BukaşiT kompost gübre içinde 4 ana grup yararlı mikroorganizma ve bunların da toplam 82 çeşit alt grubu bulunmaktadır. Her bir mikroorganizma özenle seçilmiştir. Mikroorganizmaların görevleri birbirini tamamlamakta ve toplam bir sinerji yaratmaktadır.

EM BUKAŞİ 'NİN YARARLARI NELERDİR?
Önerdiğimiz oranlarda düzenli olarak kullanıldığında BukaşiT Organik Kompost Gübre aşağıdaki yararları sağlar;
. Topraktaki besinleri bitkilerin alabileceği şekilde açığa çıkarır. Besinler, bitki bünyesine aldıkça yavaş yavaş açığa çıkar. Böylece, besinlerin yağmur sularına karışarak ziyan olması ve yeraltı sularını kirletmesi
önlenmiş olur.
. Topraktaki mikrobiyal aktiviteyi arttırır. Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik ortamını iyileştirir.
. Toprağın yapısını ve su tutma kapasitesini geliştirir.
. İçerdiği fototropik bakteriler sayesinde bitkilerin fotosentez kapasitelerini (güneş ışınlarından yararlanma oranını) arttırır.
. Topraktaki patojenleri ve hastalıklara neden olan zararlıları bastırır. İçindeki yararlı mikroorganizmalar, topraktaki ne yararlı ne de zararlı mikroorganizmaları yararlı mikroorganizma şeklinde işlev görmeye
teşvik eder.
. Bitkinin sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlar
. İçindeki antioksidan maddeler sayesinde bitkilerin daha sağlıklı ve ürünlerin raf ömrünün daha uzun olmasını sağlar.
. Topraktaki kimyasal madde ve pestisit kalıntılarını parçalar ve zararsız hale getirir.



EM BUKAŞİ NASIL UYGULANIR?
Genel olarak, yeterince organik madde bulunan üst toprağa 1 metrekareye 200g Bukaşi uygulayınız.
(1 dekara 200 kg) Toprağın organik madde içeriği düşükse, daha fazla (en fazla metrekareye 1 kg, dekara 1 ton) Bukaşi uygulayabilirsiniz.
Çoğu yerlerde, ideal kullanım oranı dekara 400 kg olarak tavsiye edilmektedir. Üst toprağa karıştırılarak uygulanır. Bukaşiyi uyguladıktan 30 gün sonra dikim yapınız. Hemen dikim yaparsanız, bitkiye zarar verebilir. Ya da Bukaşiyi üst toprakla karıştırıp 30 gün bekletir ve ondan sonra kullanırsanız hemem bitki dikebilirsiniz.

EM5 NEDİR?
EM5; melas ve özenle seçilmiş mikroorganizmalarla fermante olmuş ekşi tatlı kokulu kahverengimsi sıvı bir mikrobiyal gübre ve kaliteli bir bitki yardımcı besin maddesi olarak tüm dünyada başarıyla kullanılmaktadır.
EM5, sıcaklığı değişmeyen serin ve karanlık bir yerde saklanmalıdır.Doğrudan güneş ışığı altında ya da buzdolabında saklamayınız. EM5, hazırlandıktan sonra üç ay içinde kullanılmalıdır.

EM5'İN YARARLARI NELERDİR?
EM5, tarımsal bitkilerin hastalık ve zararlılara karşı direncini artırmak için kullanılır. Kimyasal uygulamalar hızlı sonuç verse de, bitkilere ve toprağa zararlı olabilir. Kimyasal maddelerin uzun vadeli etkisi, hem çevre açısından hem de çiftçinin ekonomik durumu ve sağlığı açısından felakete neden olabilir. EM5, aşırı derecede uygulansa bile hiçbir kötü etkisi söz konusu değildir. Aksine, içindeki EM'nin bitki tarafından absorblanmasından ötürü, bitkinin gücünü ve antioksidasyon düzeyini (bir başka deyişle hastalıkları, haşereleri ve gücünü azaltacak herhangi bir olumsuzluğu yenme yeteneğini) artırabilir. Her ne kadar toprağa ve yetiştirilen ürünün türüne bağlı olarak en iyi koşulları yaratması zaman alsa da; çevre, toprak, bitki ve çiftçinin ekonomik durumu EM5'ten yarar sağlayacaktır.
EM5 kullanımı sayesinde toprağın koşulları değişeceği için, uzun vadede daha az EM5 kullanılacaktır. Bu sayede, kendilerini hastalıklardan ve haşerelerden koruyabilen sağlıklı ve güçlü ürünler yetiştirilecektir. Hasat sonrası ürün artıklarının tekrar toprağa bırakılması önerilmektedir. EM5, EM1 içermektedir. Bu yüzden, verimi ve ürünün kalitesini yükselterek EM1'in yararlı etkilerine katkıda bulunur. Sonuçta kimyasal gübrelere daha az para harcanır tarım kimyasallarına ise hiç para harcanmamış olur.

EM5 NASIL UYGULANIR?
. 1 litre EM5'i 500 litre su ile seyreltiniz ve EM5'i tarımsal bitkileri ıslatacak şekilde özellikle yaprak altlarına doğru spreyleyiniz.
. Çimlenmeden hemen sonra haşarat ve hastalık görünmeden önce spreylemeye başlayınız.
. Sabah erken veya öğleden sonra güneşin sıcaklığının azaldığı ya da yağmur yağdıktan bir süre sonra spreyleyiniz.
. EM5'i düzenli aralıklarla uygulayınız.
EM5; pestisit, germisit ya da zararlı bir kimyasal madde olmadığından, uygulama yöntemi diğer tarım kimyasallarından farklıdır. Kimyasal maddeler bir sorunu zorla ve çabucak çözmek için kullanılır ve belirli aralıklarla uygulanırlar. EM5 ise, bitki dikildikten sonra herhangi bir haşere ya da hastalık ortaya çıkmadan önce uygulanmalıdır. Bu yapılmaz ve hastalık ya da haşere ortaya çıkarsa, EM5 ile sorun ortadan kalkana dek her gün veya gün aşırı spreylenmelidir.
Uygulama, haftada bir ya da iki kere doğrudan bitkiler üzerine spreylenerek yapılabilir. Bitkinin her tarafı spreylenirse, iyi sonuç elde edilmesi garanti altına alınmış olur. EM5 etkisini zaman içinde gösterir. Bu yüzden, düzenli olarak uygulanırsa en iyi sonuç elde edilir. EM5 toprakta ve bitki üzerindeki pestisit kalıntılarını da parçalayarak yok eder böylece ihraç ürünlerinde zararlı ve yasaklanmış kalıntı madde çıkmaz.


EM FPE NEDİR VE NE YARAR SAĞLAR?
EM ile fermantasyona uğratılmış dağlardan toplanmış bitki özü, melas ve yabancı ot karışımıdır. Bu ürünün ana görevi, bitkilere kaliteli besin sağlamak ve aynı zamanda hastalık ve patojenlere karşı bitkinin direncini artırmaktır.
EM ile fermantasyona uğratılmış bitki özü, taze yabancı otlar kullanılarak hazırlanır. EM-F.P.E., yabancı otlardan gelen organik asitler, biyoaktif maddeler, mineraller ve diğer yararlı maddeler içerir. Yabancı ve şifalı otlar kullanıldığı için EM-F.P.E. son derece maliyet etkin bir üründür.

EM FPE NASIL UYGULANIR?
. Sulama kabı, sprinkler ya da sulama sistemleriyle toprağın sulanması yoluyla (1 litre EM-F.P.E. / 500 litre su oranında seyreltilerek).
. Seyreltilmiş (1:500) EM-F.P.E. çözeltisi doğrudan bitkilerin üzerine spreylenerek.
. Çimlenmeden sonra, haşarat ve hastalık ortaya çıkmadan önce spreylemeye başlayınız.
. Sabahleyin erken veya öğleden sonra güneşin etkinliği geçerken ya da yağmur yağdıktan bir süre sonra spreyleyiniz.
. EM-F.P.E.'yi düzenli aralıklarla uygulayınız.
. EM-F.P.E. ve EM5'in yarı yarıya karıştırılarak birlikte kullanılması daha etkilidir.
EM-F.P.E., sıcaklığı değişmeyen karanlık ve serin bir yerde saklanmalıdır. Buzdolabında ya da doğrudan güneş ışığı alan yerlerde saklamayınız.

BAHÇE, SERA VE ÇİM YETİŞTİRMEDE EM NASIL KULLANILIR?
. Bukaşi Uygulaması:
Toprağın organik madde içeriğine göre ortalama 400 kg bukaşi/dönüm EM Bukaşi uygulanır. 10lt EMa/dönüm sulama suyuna katılır. Toprağın üzerine hafifçe işlenir. 30 gün beklenir ve toprak hazır hale geldikten sonra tohum ya da çim ekilir.

. EMa Çözeltisi (Sulama için):
Büyüme döneminde haftada 1 kere EMa çözeltisini 1lt Ema/1000lt su oranında karıştırarak sulama yapılır.
. EM5 + EM-F.P.E Çözeltisi:
Zararlı böcek ve mantar hastalıklarına karşı direnci artırmak amacı ile 1 litre EM5 + EM-F.P.E çözeltisi (0,5 litre EM5 + 0,5 litre EM FPE) / 500 litre su ile seyreltilerek 7-14 gün ara ile yapraklara birkaç kez doğrudan püskürtülür. (Seralarda ya da naylon çim tünellerinde haftada 1-2 kez, çünkü ısı ve nem oranı böcek ve hastalık oluşumunu körükler)
Herhangi bir zararlı veya hastalık tespit edildiğinde EM5 + EM F.P.E çözeltisi uygulaması problem ortadan kalkana kadar her gün ya da gün aşırı yapılır.
EM5+EM-F.P.E çözeltisi her zaman sabahları erkenden ya da yağmurdan sonra, sıcak günlerde ise güneş batımından sonra uygulanır.
EM uygulandığında kimyasal gübrelere gereksinim yoktur, ancak diğer organik gübrelemeler uygulanabilir ve tavsiye edilir.

TARLA ÜRÜNLERİNİ YETİŞTİRMEDE EM NASIL KULLANILIR?
[Toprağın Hazırlanması]
Fide ekilmeden ya da tohum atılmadan 2-3 hafta önce, 100-200kg /dönüm Bukaşi ve EMa (10 lt EMa /dönüm) uygulayınız ve toprağı sürünüz. Toprağı sürdükten sonra kalan sap saman ya da naylon örtüyle malçlama yapınız. Malçlama toprağın nemli tutulmasında (EM'in artmasını sağlar) ve yabancı otların kontrol edilmesinde etkilidir.


[Fide Yetiştirilmesi]
Fideleri yetiştirmek için Bukaşi ile iyi bir toprak hazırlayınız.
Tohumları (örneğin patates tohumlarını) 2-3 saat süreyle seyreltilmiş EMa çözeltisine yatırarak tohumların EM ile tamamen kaplanmasını sağlayynyz. Aşağıda tohumların aşılanması kısmına bakınız. Bu işlem sayesinde tohumlar EM ile aşılanmış olur. Tohumları ektikten sonra, EMa (1 lt EMa / 1000lt su) ile sulayınız. Sonra, zararlı ve hastalıklara karşı direnci artırmak için haftada 2 kez EM5 (1/500) spreyleyiniz.
Tohum Aşılama
Aşılama süresi: Küçük boy tohum > 20-30 dakika
(Örn.:kolza, yonca)
Aşılama süresi: Orta boy tohum > 30-60 dak.
(Örn.:Buğday)
Aşılama süresi: Büyük boy tohum > 2-3 saat
(Örn.:Kabak, bakla, mısır, patates)

Sonuç:
- Tohumun çimlenmesi hızlanır.
- Bitkinin hastalıklara karşı direnci artar.
- Bitkinin büyümesine yardımcı olur.

Uygulama Şekli:

- Belirtilmiş zaman süresince tohum bir çuval içerisinde EMa çözeltisine daldırılarak bekletilir.
- Tohum yayılarak belirtilen süre kadar nemli kalacak şekilde püskürtülür.
- Mümkün olduğunca nemli iken ekilir.
- Ekim Makinesi kullanılacaksa tohumlar, taş kumu, tebeşir kireci gibi maddelerden biriyle birlikte hafifçe serpilerek karıştırılır.

[Fideleri (tohumları) dikmeden/ ekmeden önce ve sonra]
Ekim yapmadan 3-7 gün önce, seyreltilmiş EMa çözeltisi (1:1000) (10lt EMa/dönüm) uygulayınız. Fideleri tarlaya diktikten sonra kökleri gelişene kadar, taşkın oluşturacak şekilde seyreltilmiş EMa çözeltisi (1lt EMa / 1000lt su) uygulayınız. Bu kez kullanacağınız EMa çözeltisinin hacmi sabit değildir. Kullanacağınız EM miktarını, taşkın yaratmak için gerekli su hacmine uygun olacak şekilde seyreltiniz.

* Bukaşi, tohumları ya da fideleri ekmeden 30 gün önce uygulanmalıdır. Çok fazla Bukaşi kullanılması sorunlara yol açabilir. (Dekar başına 1 tondan fazla Bukaşi uygulanmamalıdır !)

[Bitki Büyüme Dönemi]
Yetiştirilen ürünün cinsine bağlı olarak, 1 ay süreyle haftada 1 kez olmak üzere, seyreltilmiş EMa (1:1000) (10 lt EMa /dönüm) uygulayınız. Fazla uygulama yapılması herhangi bir soruna yol açmaz, aksine daha etkili olur. Büyüme döneminin başında, spreyleme aralıklarını kısaltarak, uygulama sayısını artırınız. Eğer büyüme tatmin edici ise, daha uzun aralıklarla uygulayınız.
Zararlı ve hastalıklara karşı direnci artırmak için yapraklara 7-14 günlük aralıklarla EM5 + EM-F.P.E. spreylenmelidir. EM5'e % 0,1 oranında melas ya da sarısabır (aloe) suyu ilavesi EM5'in etkinliğini artırır. Lütfen EM5 1:500'den daha az seyrelterek spreylemeyiniz. Ürünün büyümesini gözlemlerken, ilave organik madde olarak Bukaşi uygulayınız. Bukaşiyi çok fazla uygulamayınız ve bitkilerin doğrudan üzerlerine değil etrafına uygulayınız.
EM5 çözeltilerini asla 1:500'den daha az seyreltik olarak kullanmayınız. Konsantre çözeltiler fizyolojik sorunlara yol açabilir ya da pH'ı düşük olduğu için özellikle kuru mevsimde yapraklar üzerinde sarı lekeler oluşmasına neden olabilir.

[Tarımsal Kimyasal Maddelerle Birlikte Kullanıldığında]
Tarımda kullanılan kimyasal maddeler, özellikle de mantar öldürücüler (fungicides = toprak dezenfekte ediciler), EM'in etkisini yarı yarıya azaltırlar. Bu kimyasalları uyguladıktan sonra, birçok kez EM5 spreyleyiniz.

[Hasat]
Yalnızca bitkinin gerekli kısımlarını hasat ediniz ve geriye kalanların tamamını toprakta bırakınız. Hasar görmüş ve hasta bitkiler de toprakta bırakılmalıdır. Bukaşi ile birlikte seyreltilmiş EMa (1lt EMa / 1000lt su) ilave ediniz. Sap saman ya da başka malzemelerle malçlama yapınız.
Bu işlemden 1 ay sonra yeni ekim / dikim sezonu için tohum ya da fide ekilebilir.

MEYVE AĞAÇLARINI YETİŞTİRMEDE EM NASIL KULLANILIR?

[Ekim Yapmadan Önce ve Sonra]
Dikim çukurunu açınız. Bukaşi ve organik madde koyunuz. Buraya koyacağınız Bukaşinin 30 gün öncesinden dikim yapılacak toprakla en fazla %50 oranında karıştırılmış olmasına özen gösteriniz ve dikim çukurlarına bu bukaşi + toprak karışımından koyunuz. Fideyi diktikten sonra düşmüş yapraklarla ya da buğday veya pirinç saplarıyla malçlama yapınız ve seyreltilmiş EMa ile (1lt EMa /1000lt su) sulayınız.

[Büyüme Dönemi]
Düzenli biçimde, seyreltilmiş EMa (1lt EMa / 1000 lt su) (10 lt EMa/dönüm ) ve Bukaşi (200g - 500g/metrekare) uygulayınız. Ağaç gövdesine değmeyecek şekilde ağacın yaklaşık 30 cm uzağına uygulayınız. Zararlı ve hastalıklara karşı direnci artırmak için düzenli olarak EM5 (1litre EM5 / 500lt su) spreyleyiniz.

[Hasattan Sonra]
Seyreltilmiş EMa çözeltisi (1lt EMa /1000 lt su) (10 lt/ dönüm EMa çözeltisi) ve Bukaşi (200kg - 1 ton/dönüm) uygulayınız.

[Kesekli Ekim Sistemi]
Toprağa baklagiller ya da ota benzer örtü bitkileri ekiniz. Yılda birkaç kez kesiniz ve kestiğiniz bitkileri / otları malç olarak kullanınız. Bu sistem toprak erozyonunu önler topraktaki organik maddeyi artırır ve toprağın agregat (topaklaşma) yapısını iyileştirir. Sırayla malç-kesek sisteminin uygulanması önerilmektedir.
[EM İle Malçlama]
Çimen malç doğal çiftçilikte önemli bir tekniktir. Malçın yararları şunlardır: Toprak erozyonunu önler, toprağın nemini ve sıcaklığını korur, EM için iyi bir yaşama ortamı yaratır, yabancı otları bastırır ve organik madde sağlayarak toprağın fiziksel koşullarını iyileştirir. Bitkiler için besin maddesi(özellikle suda çözünebilen potasyum) sağlar. Malçın üzerine daima Bukaşi ya da melas ile seyreltilmş EM uygulamaya çalışınız.

KİMYASAL GÜBRE VE İLAÇ KULLANARAK TARIM YAPMAKTAYIM.
EM'Yİ NASIL KULLANABİLİRİM?
Bu kitapçıkta açıklandığı gibi EM kullanın ancak normalde kullandığınız kimyasal gübre miktarını birinci yıl yarı yarıya azaltın! İkinci yıl yine yarı yarıya azaltın (önceden kullandığınız miktarın dörtte birine indirin). Üçüncü yıldan sonra yalnızca EM kullanabilirsiniz. Bunu tavsiye etmemizin nedeni toprakta aniden büyük bir değişiklik yaparak ürün kaybına uğramanızı önlemektir. Düzenli olarak EM kullandıktan sonra, EM ile her yıl ürün miktarınızda artış ve toprağınızın kalitesinde iyileşme olduğunu gözleyebileceksiniz.

MİKROBİYEL ETKİNLİĞE GÖRE TOPRAKLAR NASIL SINIFLANDIRILIR?
(1) Hastalık Yapıcı Topraklar:
Bu tür topraklarda, tüm mantarlar içinde Fusaryum yüzdesi yüksektir (%15 - 20'den fazla). Yüksek azot içeren işlenmemiş organik madde ilave edildiğinde, bu topraklar kötü bir koku üretirler. Bu topraklarda zararlı böceklerle birlikte kurtçuklar (maggots) vardır. Haşarat ve hastalıklar yaygındır ve bitkiye önemli derecede zarar verir.Bu yüzden, bu topraklara işlenmemiş organik madde uygulanması ürünler için zararlıdır. İşlenmemiş organik madde uygulanması toprağı sertleştirir. Toprağın fiziksel şartları bozulur. Bu tür topraklar eğer pirinç tarlalarında ise gaz çıkışı söz konusudur. Yüksek miktarlarda kimyasal gübre ve/veya tarımsal kimyasal maddelerin uygulandığı topraklar sonunda
bu tür topraklara dönüşür.
(2) Hastalıkları Bastıran Topraklar
Bu tür topraklarda antibiyotik maddeler üreten mikroorganizmalar mevcuttur. Böylece, topraktan kaynaklanan hastalıklar kolay kolay gelişemez. Penicilium, Tricoderma, Streptamyces gibi mikroorganizmalar aktif olduklarından, toprakta tüm mantarlar içindeki Fusaryum yüzdesi düşüktür (%5'in altında). Yüksek azot içeren işlenmemiş organik madde ilave edildiğinde, bu topraklar kötü koku üretmezler. Organik madde bozunduktan sonra, bu tür toprakların taze tatlı bir dağ toprağı kokusu vardır. Bu tür toprakların agregasyonu ve geçirgenliği iyidir. Tarım yapıldığında, haşarat ve hastalık oluşumu düşüktür. Fakat ürün verimi o kadar iyi değildir. Bu topraklar, "sentezleyici topraklarla" birlikte karıştırılarak kullanıldığında üretkenlik artırılmış olur.

(3) Öncel Fermantasyon Toprağı (Zymogenic Soil)
Bu topraklar esasen, laktik asit bakterileri ve maya gibi fermantasyon mikroorganizmaları içerirler. Yüksek azot içeren işlenmemiş organik madde ilave edildiğinde, bu topraklar fermantasyona uğramış aromatik bir koku yayarlar. Aspergillus ve Rhizopus gibi fermantasyona uğrayabilen mantarların popülasyonu artmıştır. Bu topraklarda tüm mantarlar içindeki Fusaryum yüzdesi düşüktür (%5'in altında). Suda kararlı toprak agregatları yüksektir ve toprak yumuşaktır. Bu yüzden, inorganik bileşenlerin çözünürlüğü artmıştır. Bu topraklarda, ürünlerin (bitkilerin) büyümelerini teşvik eden amino asitler, şeker, vitaminler ve diğer biyoaktif maddelerin miktarı artmıştır.

(4) Sentez Yapıcı Topraklar
Bu topraklar; fotosentetik ve azot sabitleyen bakteriler gibi mikroorganizmalar içerirler. Kararlı toprak nemliliği koşullarında, az miktarda organik madde ilavesiyle toprağın kalitesi artırılır. Bu topraklarda tüm mantarlar içindeki Fusaryum yüzdesi düşüktür. Bu topraklar, genellikle, "hastalıkları bastıran topraklarla" karıştırılarak kullanılırlar.

Öncel Fermentasyon - Sentezleyici Toprak
"Öncel fermantasyon toprağı" ile "Sentetik toprak" karıştırıldığında, tarımsal üretim için ideal bir toprak elde edilmiş olur. Bu tür topraklara "Ön fermantasyon-sentezleyici topraklar" denir.

orion1988 beğendi.
Fazıl Yahya Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-06-2015, 16:58   #25
Ağaçsever
 
zeyuna's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-06-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 65
Bahçemizi bu sene ilaçlatmadık ve pek çok bitkide bitlerin yanında ıhlamurun yapraklarında kömür tozu gibi görünen bu siyahlıklar var. Bunun ne olduğu konusunda yardımcı olabilir misiniz?

Name:  Resim1.jpg
Views: 11241
Size:  29.0 KB

Name:  Resim2.jpg
Views: 11253
Size:  33.7 KB

Name:  Resim3.jpg
Views: 11047
Size:  32.9 KB

Name:  Resim4.jpg
Views: 10992
Size:  32.1 KB

Name:  Resim5.jpg
Views: 11067
Size:  29.4 KB

Teşekkürler,

zeyuna Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-07-2015, 16:25   #26
Yeni Üye
 
ergu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-04-2006
Şehir: Samsun
Mesajlar: 17
Galeri: 6
Ihlamur yapraklari

[QUOTE=zeyuna;1391628]Bahçemizi bu sene ilaçlatmadık ve pek çok bitkide bitlerin yanında ıhlamurun yapraklarında kömür tozu gibi görünen bu siyahlıklar var. Bunun ne olduğu konusunda yardımcı olabilir misiniz?
.................................................. ......................................


Ayni benzer durum bahcemdeki ıhlamur ve oya agaci yapraklarinda mevcut. Ozellikle yagmurlarda sonra komur tozu benzeri yaygin karaliklar olustu. Yapraklarin arka yuzlerinde de milimetrik beyaz hareketli organizmalar gordum. Bu durum neden olur ve caresi nedir? Bilen arkadaslardan yardim lutfen...

Eklenen Resimler
  
ergu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-08-2015, 15:23   #27
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 20-10-2013
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3
Thumbs down

Öncelikle, böyle güzel bir forum ortamı sunan herkese çok teşekkür ederim. İstanbul'da küçücük bir bahçemiz var. Ben de kapının önüne Tilia Tomentosa denen Gümüşi Ihlamur ektim. Fidanlıkta alırken üzerinde bol bol çiçekleri vardı ve 1,5 metre boyundaydı. Büyük bir hevesle ertesi yılı bekledim. Çiçek miçek açmadığı gibi boyu hiç uzamadı. 2011 yılında ektiğim ıhlamur hala ne uzuyor ne de çiçek açıyor. Yazları her 4-5 günde bir suluyorum, suni gübre atıyorum; ama bana mısın demiyor. ilkbaharla birlikte yaprak açıyor temmuz ortasında veya sonunda tüm yaprakları sararıp soluyor. Onu çok seviyorum ve boylanmasını, çiçek açmasını çok istiyorum; ama olmuyor. Sorum şöyle; bir yerde yanlış mı yapıyorum? veya 3-5 yıl daha beklemeli, sabırlı mı olmalıyım? İsterseniz resmini de buraya koyarım. Çok üzülüyorum. Yanıtlar ve yardımcı olursanız memnun olurum.

Tarık Kılıç Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-10-2015, 10:58   #28
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 21-11-2014
Şehir: Konya
Mesajlar: 68
geçen nisanda dikilen ıhlamurumuz bir türlü toparlanmadı, büyümedi hatta gittikçe kötüye gidiyor. em5, em pfe ve em-a uyguladım yinede bir faydası olmadı.

Eklenen Resimler
  

Düzenleyen tembeladam : 05-10-2015 saat 15:15
tembeladam Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-06-2020, 21:41   #29
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 02-06-2020
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1
Red face

Merhabalar, foruma yeni üye oldum. Ihlamurumda başka herhangi bir yerde ulaşamadığım bir problemim var. Ihlamurun yaprakları üzerinde bal gibi bir madde oluşuyor. Böyle yapış yapış elde kalıyor. Gövdesinde veya başka herhangi bir yerinde ballanma yok sadece yapraklarında var. Sebebi ne olabilir? Bu fotoğraftaki etkenin larvaları mı acaba? Çözümü nedir? Yardımcı olursanız çok sevinirim.

Eklenen Resimler
  

Düzenleyen Madsean : Dün saat 20:07 Neden: Fotoğraflarını da ekliyorum şimdi
Madsean Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 00:38.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020