agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Daha İyi Bir Yaşam İçin
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni9Beğeniler
  • 2 Gönderen badrobot
  • 1 Gönderen modelci
  • 5 Gönderen İsmail Kuzucu
  • 1 Gönderen birnefestoprak

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 23-06-2015, 18:56   #1
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 19-07-2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 16
2 derecelik ısı artışı ile 2055 kıyamet göçü ve türkiye

Geçen yıl Yunanistan Türkiye sınırını baştan sona geçilmesi imkansız tel örgülerle kapattı. Bu yıl Bulgaristan tel örgü inşasına başladı.

Bu tel örgülerin asıl amacı 'kıyamet göçünü'önlemek. AB üyesi 2 ülke bu sebeple sınırımıza tel örgü ve duvar çekiyor. Çünkü2055 yılındaki büyük felakete hazırlanıyorlar.

AB ÖZEL ÖRGÜT KURDU
Avrupa Birliği'nin hazırlandığı felaket, küresel ısınma ile birlikte başlayacak açlık ve ölüm göçü... Afrika artık yaşanmaz hale gelecek, bununla birlikte büyük bir göç dalgası patlayacak. Yaşamın olduğu Batı'ya yönelik olacak bu göçte Türkiye geçiş güzergahında. Bu sebeple AB, Türkiye'yi dışarda bırakan sınır operasyonu başlattı. Bunun için Frontex adında bir örgüt kuruldu.

Bu örgüt göçe karşı dış sınırlarını korumak için Avrupa Birliği’nin ordularını kullanma yetkisine sahip. Bu örgütün emriyle her gece İspanya donanmasına ait bir gemi Atlantik Okyanusu’na, bir gemi de Akdeniz’e açılıyor.



YUNANİSTAN VE BULGARİSTAN NE İÇİN DUVAR ÖRÜYOR?

TEMA Bilim Vakfı Üyesi Profesör Kenan Demirkol geçen yıl 'kıyamet göçü' senaryosunu ayrıntılı bir şekilde anlatmış ve sınırımıza yapılacak duvarların haberini vermişti. Prof. Demirkol, duvarların neden yapıldığını da şöyle açıklamıştı;



"Dünyada 1 milyar aç insan var. Hepimizin bildiği gibi bunların 950 milyonu Afrika ve Asya’da yaşıyor. Küresel ısınma sonucu açlık daha da artarsa buradaki insanlar göç edecektir. Nereye? Zengin Batı’ya! Zengin Batı’ya göç etmenin ise iki yolu var; ya Türkiye üzerinden karayolu ya da Akdeniz üzerinden kayıklarla.

TÜRKİYE'Yİ TAMPON YAPACAKLAR

Şimdiden Yunanistan-Türkiye sınırına çelikten duvar örüyorlar. 4 milyar dolarlık bir proje hayata geçiyor. Yunanistan, Dünya Bankası’ndan her ayın 12’sinde 120 milyon dolar alıp bu parayı duvara yatırıyor.

Bu duvarın bizim için iki anlamı var; Türkiye’yi AB’ye kesinlikle almayacaklar ve ülkemizi Afrika’dan gelecek göç dalgasına karşı tampon bölge olarak kullanacaklar. O zaman bu göçmenleri de bizim barındırmamız ve beslememiz gerekecek, zira Cenevre Anlaşması’na göre en az altı ay bu göçmenlere bakmak zorundayız!

BULGARİSTAN SINIRIMIZA TEL ÖRGÜ ÇEKİYOR

Geçen sene Türkiye sınırına tel örgü çeken Yunanistan'ın ardından şimdi de Bulgaristan, kaçak göçmenlerin ülkeye girişinin önüne geçmek için 274 km'lik Türkiye sınırına diken tellerle 30 km'lik çit çekiyor.
Peki Batı'nın hazırlık yaptığı 2055 kıyamet göçü nedir? Türkiye'yi nasıl etkileyecek. Dünya'da neler değişecek.

Profesör Demirkol, içimizi ürperten bilimsel gerçekleri şöyle anlatmıştı;



TÜRKİYE SAHRA ÇÖLÜNE DÖNECEK!
“Son 40 yılda Anadolu’da Van Gölü’nün üç katı büyüklüğünde, 1 milyon 250 bin hektarlık bir alan çölleşti. Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir’in 25 katı büyüklüğünde sulak alan yok oldu. Eğer böyle giderse 2055 yılında Anadolu’da tarımyapılamayacak.”
MAYDANOZA MUHTAÇ KALACAĞIZ
“Tarım yapabilmek için en az 40 santim kalınlığında toprağa ihtiyaç var. Bu toprak 20 bin yılda oluşuyor. Ve maalesef bugün erozyon sonucu Anadolu’nun tarım toprak katmanı artık sadece 20 santim. Bu 1950’den bu yana uygulanan hatalı tarım ve vahşi sulama politikalarının bir sonucu. Böyle devam edersek 2055’te Anadolu’da bir sap maydanoz bile yetiştiremeyeceğiz.”



KIYAMET GÖÇÜ TÜRKİYE ÜSTÜNDEN OLACAK
“Bırakın TEMA’yı, NASA’nın yaptığı bir araştırmaya göre erozyon bu hızla devam ederse Türkiye 2040 yılında Sahra Çölü’ne dönmüş olacak. Peki Türkiye çöl olursa Afrika’ya ne olur? Cevabı net; Yaşanmaz olur!” Bu sebeple kitlesel bir göç dalgası yaşanacak güneyden kuzeye... Ve geçiş noktası da yine Türkiye olacak. Yani sadece kuraklık ve kıtlıkla değil, bir de göçle mücadele etmek zorunda kalacağız.
YENİ TARIM SAHASI SİBİRYA OLACAK!
Türkiye’nin tümünde ortalama 1.5-2 derecelik bir ısı artışı bekleniyor 2055’e kadar,Marmara ve Karadeniz kıyıları dışında tarım yapmak mümkün olmayacak. Türkiye zaten tarım arazilerinin yüzde 50’sini kaybetti. Erozyon bu hızla sürerse, küresel ısınmanın da etkisiyle 40 yıl sonra Türkiye’de tarım toprağı kalmayacak. Çünkü ortalama 2 derecelik bir ısı artışıyla tahıl üretimi ortadan kalkar. Ama bakın bu arada Sibirya’da da iklimde 2 ile 4 derece artış olacak. Yani bugünkü Sibirya stepleri geleceğin tarım alanları olacak.
AFRİKA TAMAMEN TERK EDİLECEK
2065’te Afrika hiç yaşanamayacak bir kıta gibi görünüyor. 2095’te ise Afrika tümüyle terk edilmiş bir kıta olmak zorunda kalacak. Dünya genelinde insan müdahalesi sonucu 48 milyon kilometrekare tarım arazisi çölleşti. 110 ülke çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya.
Birleşmiş Milletler İklim Paneli’nin hazırladığı 2025 ve 2035 yılı ısınma haritalarına Afrika açısından bakarsak aşağı yukarı 1.5-2 derecelik bir ısı artışı olacak. Bugün hâlâ Sudan’da Güney Darfur’da ve Batı Afrika’da bazı bölgelerde tarım yapılabilmektedir. Ama çok kısa bir zaman sonra 2035’te artık ona imkan kalmayacak.
2 DERECELİK ISI ARTIŞI İLE SONUN BAŞLANGICI
Şu anda dünyanın yaz-kış, gece-gündüz ısı ortalaması 16 derece... 1.5 derecelik bir ısı artışı dendiğinde, bu ortalama ısının 1.5 derece artacağı anlamına gelir. Orta yaz ısısı olarak ele alındığında gündüz 8-10 derecelik bir artış anlamına gelir ki, bu da kavurucu, çöl sıcakları demektir. Yani Suudi Arabistan sıcaklarını biz burada yaşayacağız. Bu da Türkiye’nin güneyinde artık tarım yapılamayacağı anlamına gelir. Türkiye’de Akdeniz kıyılarında yaşanan sıcaklıklar ise Karadeniz kıyılarına kayacak. Ve dediğim gibi dünyanın yeni tarım alanları Sibirya stepleri olacak.




2 DERECELİK ISI ARTIŞI İLE 2055 KIYAMET GÖÇÜ VE TÜRKİYE

 
Eklenen Resimler
 
birolbostanci Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-07-2015, 18:44   #2
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 02-11-2012
Şehir: istanbul
Mesajlar: 16
Kıyamet gibi. Çocuklarımızın işi zor eğer gerçekleşir ise

aykutansin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-07-2015, 08:45   #3
Ağaç Dostu
 
aydemiraydın's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-02-2015
Şehir: BURSA
Mesajlar: 1,045
yakın gelecekte hayat bugünden farklı olacak. üretimler açık arazilerde değil kapalı kontrüllü alanlarda yapılacak. geri kalmış toplumlar yok olacak. çağdaş eğitim veren toplumlar hayatta kalacak.

aydemiraydın Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-07-2015, 12:37   #4
Ağaç Dostu
 
Mücevher Çalısı's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-04-2015
Şehir: Antalya
Mesajlar: 2,194
Galeri: 4
"2 derecelik ısı artışı ile 2055 kıyamet göçü ve türkiye"

Bu gibi kıyamet seneryoları tarih -yazılı tarih- içersinde defalarca ortaya atılmış. Şükür ki hiçbiri gerçek olmamış...

İnsanları korkutmaktan başka ne işe yarıyor acaba bu gibi yazılar!

Mücevher Çalısı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-07-2015, 13:04   #5
Ağaç Dostu
 
badrobot's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-08-2011
Şehir: Manisa
Mesajlar: 2,734
Suçluluk duygusuyla ortaya atılan bu tip Kıyamet senaryoları her dönem ortaya atılmıştır. Doğayı kirlettiğimiz bir gerçek. Elbette bununda bir faturası olacaktır ama böyle değil. İnsanlık önce kendi ürettiği teknolojilerle farkında olmasada en başta kendini yok etme çabasında. Bunun içinde akıllı robot tekolojileride var, DNA sarmalları arasında ölümsüzlüğün sırlarını çözmekte var. Yani önümüzdeki 50-100yıl içinde İnsanoğlu "Tanrıyı" oynamayı hayal ediyor. İşte türümüzü yok edecek gerçek tehlikelerde bundan sonra başlayacak. Kansere çözüm bulunacak, Ebola,Mers gibi en tehlikeli virüsler sıradanlaşacak ama kimin öleceğine kimin yaşayacağına kim/kimler karar verecek. Bilim kurgu filmlerde zaten bu seneryolar defalarca izlendi. IRobot (Ben Robot), Surrogates (Suretler) , Terminator, Matrix ,Ben Efsaneyim (I Am Legend) gibi filmlerinde boş yere çekilmedi. Bu filmlerin altında olasılık dahilinde olabilecekler yatıyor elbet.
Ama merak etmeyin 1 milyar yılında insan nufusu 2000 Gakside 1 oktilyon olası öngörülüyor.

B e t ü l ve TCM beğendi.
badrobot Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-07-2015, 15:43   #6
Ağaç Dostu
 
aydemiraydın's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-02-2015
Şehir: BURSA
Mesajlar: 1,045
Dünya'ya ve Evrene Gelecekte Ne Olacak?

Uzak Geleceğin Kronolojisi: Dünya'ya ve Evrene Gelecekte Ne Olacak?

aydemiraydın Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-07-2015, 19:14   #7
Ağaçsever
 
modelci's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-08-2014
Şehir: Kayseri
Mesajlar: 87
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi aydemiraydın Mesajı Göster

Bu yazida evrim falan diyo, basimiza bi is gelmesin


iPhone 'den Tapatalk aracılığı ile gönderildi

Laleci_03 beğendi.
modelci Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-07-2015, 20:41   #8
Ağaç Dostu
 
İsmail Kuzucu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-01-2011
Şehir: Balıkesir/Gönen
Mesajlar: 3,794
Galeri: 7
Ekilen tohumların çeşitleri değişir veya başka ilde olan bitki başka şehirde olur. Tarım insanoğlu yaşadığı sürece devam eder. Sadece topraklarımızın kıymetini bilelim.

2 derece artacakmış, kış gelmeyecekmiş, yağmur yağmayacakmış, barajlar kurumuş.. Bu sene hepsini görmedik mi? Çok nankör bir toplum olmaya başladık.

Teoriler üreteceğimize tarımı geliştirmeyi hiç düşünmüyoruz.

İsmail Kuzucu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-07-2015, 20:21   #9
Ağaç Dostu
 
birnefestoprak's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-07-2012
Şehir: Ankara/Morgantown
Mesajlar: 2,779
2055 yili icin kiyamet senaryosu yazmak dogru olur mu bilmem ama tarimin surdurulebilir olmasi icin, tarimla ilgili butun bilesenlerin hepsinin birden surdurulebilir olmasi gerek. Turkiye, iskembeden surekli sallandigi gibi, kaynaklari bol olan bir ulke degil. Japonlar bundan yillar once Turkiye'nin de icinde bulundugu bolge icin sicaklik degisimlerine bagli bir simulasyon yaptilar; buna gore durum hic ic acici degil ve kuraklik ilerleyen yillarda cok onemli bir sorun olarak karsimiza cikacak.

80'li yillarda ormani en bol 33. ulkeyken bugun ormanlarini en hizli tuketen 2. ulke konumuna gelmis durumdayiz. Herseyden once, su kaynaklarimiz inanilmaz derecede bir bilincsiz kullanimla kisitli hale gelmis durumda. Konya Ovasi'nda olusan gocuklerin ana nedenlerinden biri, ciftcinin bilincsiz yeraltisuyu pompalamasi ve buna izin veren burokratik/siyasi sistem. Yuzeye yakin suyu deliler gibi, hicbir sinirlama olmadan tarim sulamasi icin cektiginiz zaman topragin iskeletini birarada tutan fiziksel bariyeri ortadan kaldirmis oluyorsunuz. O yuzeye yakin suyun tuketilmesi kolaydir ama tekrar yenilenmesi en azindan on yillar alir. Kuresel isinmaya bagli sicaklik artisiyla, buharlasme-terlemenin artmasiyla birlikte yenilenme hizini etkileyen dolayli etkiler de artmis oluyor. Yeraltisuyu dogrudan yuzeysuyuna baglidir. Sadece bilincsiz yeraltisuyu pompalamasi degil, yuzeysuyu ustunde bilincsizce yapilacak her uygulamanin (debisi ne olur olsun her dereye HES dikmek, orman alanlarini yok etmek gibi) sistem ve dolayisiyla tarim ustunde etkisi var. Ciftci, suyu bulmak icin derinlere ve daha derinlere pompa acmak zorunda kaliyor/kalacak. O derinlerdeki juvenil suyu da (ki mineral icerigi de tarimi etkileyecek sekilde degisir) bitirdiniz mi gecmis olsun.

birnefestoprak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 07:47.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020