agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Balkon Bahçeciliği
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni74Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 31-05-2007, 02:17   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Balkonda, terasta üzüm yetiştirmek

Arkadaşlar
balkonda üzüm yetiştirmek için boğazkere (Diyarbakır ) ve öküzgözü (Elazığ) aldım...

Forumda bu konuda

Vitis vinifera (Asma - Üzüm)

üzüm

konuları mevcut ...

Acaba balkonunda hiç asma yetiştiren var mı? Hastalıklara karşı ne tür yollar izlenmeli?

Balkonda nelere dikkat edilmeli?

Tecrübelerinizi aktarırsanız sevinirim..


.

 
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-05-2007, 13:18   #2
Ağaç Dostu
 
caploonba's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-01-2007
Şehir: Konak/İzmir
Mesajlar: 272
Ben geçen sene biriktirdiğim tohumlardan birini diktim çıkmadı hala 3-4 hafta oldu.

caploonba Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-05-2007, 21:11   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
asmalar aşılı olmazsa verim alınamaz diye biliyorum...

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-05-2007, 21:21   #4
Ağaç Dostu
 
BenBen1967's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-10-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,279
Galeri: 3
Geçen yıl yazlıktaki asmadan dökülen üzümlerden çıkan asma fidesini kayın valideme vermiştim, belki inanmayacaksınız ama o verdiğim boyu bir karış bile olmayan asma bu yıl üzüm dolu.Kayınvalidem minik asmayı kışın kapalı balkonda tuttu yaza doğru büyük saksı almıştım onu iyi gübreli toprakla doldurduk ve asma ondan sonra hızla büyüdü.Şimdi açık terasta duruyor ipler gerdik çatıdan aşağıya asmayı iplere doladık boyu aşağı yukarı 4-5 metre olmuş salkımlarıda muhteşem görünüyor şimdiden.Bizim diktiğimiz kokulu siyah üzüm Karadeniz bölgesinde çok dikeriz biz bu asmayı en sevdiğimiz üzümdür de
Bu arada biz aşılama filan yapmadık zaten hiç aşı yaptığımızı hatırlamam da her yıl ana asmadan 50 kiloya yakın bazen daha fazla üzüm alıyoruz


Düzenleyen BenBen1967 : 01-06-2007 saat 18:43
BenBen1967 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-05-2007, 23:08   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
hımmm
demek ki aşı gerekmiyormuş...

Bu arada benim asıl merak ettiğim her yıl 50 kg ürün aldığınız asmayı --bordo bulamacı, kükürt vs.--ile ilaçlamıyormusunuz?okuduğum her yazıda senede 2-3 bordo bulamacı uygulaması var..

Eğer böyle bir uygulama yapıyorsanız ayrıntılı anlatırsanız sevinirim...balkon ve terasda asma yetiştirilmesi gerçekten zevkli ancak hastalıklara karşı zamanında önlem almak şart aksi halde hobi üzüntü veriyor.


.

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-06-2007, 00:14   #6
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Biraz da resim ekleyelim...balkon ve terasında üzüm yetiştirmek isteyenler için..





resimlerin renkleriyle oynanmamıştır...resimdekiler vitis amurensis ve Vitis vinifera 'Purpurea'... yapraklarının sonbaharda aldığı bu renk nedeniyle çok tutulan balkon-teras-çit üzüm çeşitleri..

http://www.esveld.nl/~laur/index.php...s&cp=klimplant

http://www.bluebellnursery.com/cgi-b...itis&initial=V

isteyen yukardaki linklerden satın alabilir...




.

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-06-2007, 06:25   #7
Yeni Üye
 
dame_edna's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 7
Geçen sene aldığım asmam ;


Düzenleyen dame_edna : 31-10-2009 saat 15:21
dame_edna Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-06-2007, 10:29   #8
Ağaç Dostu
 
BenBen1967's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-10-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,279
Galeri: 3
Annem sadece her yıl gübreliyor bizim ana asma bahçede doğal olarak tüm çay posalarıda dibine dökülüyor Her yılda sıkıştırılmış gübre ile gübreleniyor onun dışında hiç bir şey yapmıyoruz.Allaha emanet durumu yaşıyor garibim.Bu yıl ana dallardan biri sanırım yanlışlıkla kırılmış haliyle o dal ve sürgünleri kurumuş.Yani bu yıl üzüm rekoltesinde azalma var

arapsabunu beğendi.
BenBen1967 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-06-2007, 12:44   #9
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi dame_edna Mesajı Göster
Geçen sene aldığım asmam ; çoştu üstünde 8 adet üzüm salkımı mevcut.
türü nedir? kara mı beyaz mı? narince mi? öküzgözü mü?

resimden muhteşem gözüküyor...Aman nazar değmesin...lütfen sık olarak bu bölüme resimlerini ekleyin ki balkon ve terslarda üzüm yetiştirmek isteyen kişilere örnek olabilsin...

bu aşamada saksı değiştirilmesine kötü tepki verebilir...

Kendi düşüncem üstündeki üzüm salkımlarından ikisi bırakılıp ,gerisini koparmak...

Gübre ve sulamayı nasıl yapıyorsunuz?

İlaçlama yaptınız mı?



.

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-06-2007, 21:27   #10
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
üzümle ilgili yerli site adreslerini vermekte fayda var;

http://www.altincubuk.com.tr/cesit.htm
http://www.sunfidan.com.tr/cesitler.htm
http://www.bagomcasi.com.tc/
http://www.bitkisagligi.net/Bag/baghastaliklari.asp
http://www.gozdefidan.com/bagcilik/bagcilik.asp
http://www.ziraatci.com/yetistir/say...f=1&konuid=185
http://www.gap.gov.tr/Turkish/Tarim/Meyveyt/asma.html
http://www.tagem.gov.tr/YAYINLAR/KIT...indekiler.html
http://www.bagcilik.org/
http://www.denizlitarim.gov.tr/modul...howpage&pid=56
http://www.hektas.com/prog/BagProg.htm
http://www.hasad.com.tr/?rc=kitap&tu...%20El%20Kitabı

http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/ya...k/hastalik.htm
----------------------------------------------------------------

konuyla ilgili sörf yaparken bulduğum ilaç-gübre-ler

https://www.tarimtedarik.com/site/page.asp?dsy_id=4022
https://www.tarimtedarik.com/site/page.asp?dsy_id=4027
https://www.tarimtedarik.com/site/page.asp?dsy_id=4046
http://www.izotar.com/main.php?action=bilgibankasi
http://www.toros.com.tr/turkce/ud_bag.asp

------------------------------------------------------------------
Asmanın yapraklarından neyin eksik olduğunu anlamak için

http://www.toros.com.tr/turkce/ud_bag6.asp

-------------------------------------------------------------------

Göz kabarması öncesi
(Ocak-Mart) Süper gold
10-20-20+6S+1 Zn veya çinkolu 15:15:15

Çiçeklenmede Amonyum Sülfat
veya
%26 N CAN veya %33 N AN

Çiçeklenme dane saçma iriliğinde
%26 N CAN veya %33 N AN
.

Bilge Kerem beğendi.

Düzenleyen denizakvaryumu : 05-08-2007 saat 13:24 Neden: link ekleme
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-06-2007, 22:00   #11
Ağaç Dostu
 
kürşad's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-10-2006
Şehir: Bayramiç / Çanakkale
Mesajlar: 948
Galeri: 25
Sun fidan ın Bayramiçte üretim çiftliği var.
49 yıllığına devletten kiralanmış bir yer ve oldukça da büyük.
Bir çok çeşit üzüm fidesi üretimi var, bizim bahçede birkaç tane oradan alınma üzüm fidanı var.
Aslında asmanızın gelişmesini istiyorsanız üzüm yapmasını engelleyebilirsiniz.
Meyveye harcayacağı gücü boylanmaya harcasın.

kürşad Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-06-2007, 09:08   #12
Ağaç Dostu
 
kürşad's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-10-2006
Şehir: Bayramiç / Çanakkale
Mesajlar: 948
Galeri: 25
Hırdavat konusunda praktikeri tek geçerim.
Hatta askerdeyken bilkent praktikerden aldığım birçok tohumdan bol bol sebze elde ettik.
Yanlış hatırlamıyorsam orta bir yerdeki kapıdan geçince saksı bitkileri bahçe mobilyaları da satılıyordu orada.

kürşad Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-06-2007, 10:31   #13
Yeni Üye
 
dame_edna's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-05-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 7
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi denizakvaryumu Mesajı Göster
türü nedir?kara mı beyaz mı? narince mi? öküzgözü mü?

Teşekkürler..

Beyaz üzüm, Narince..


Düzenleyen dame_edna : 31-10-2009 saat 15:20
dame_edna Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-06-2007, 21:14   #14
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
---saksıda üzüm yetiştirenler için hastalıklar ön bilgi yazısı--

bu yazı tamamen amatör düzeyde evcil asma severler için bir derlemedir.Netten topladığım bilgileri içerir, bu konuda tecrübe sahibi değilim zamanla ve uygulama yaparak öğreneceğim ve bu konu altında güncellemeler ve değişiklikler yapacağım... tecrübeli arkadaşların bu konudaki düşünce ve deneyimlerini buraya aktarmaları da konu açısından çok yararlı olacaktır...

Görünen zararlılardan daha çok görünmeyen zararlıların yaptığı tahribat beni daha çok korkuttuğundan bit-örümcek-güve-tırtıl -maymuncuk-uyuz gibi böceklerin verdiği zararları şimdilik es geçiyorum...

Ancak işin içine girince fark ettim ki , aslında başta üzüm olmak üzere tüm meyvelere nerdeyse yılda 10 dan fazla ilaç atılıyor...bu ilaçların kalıntıları bizlere geliyor mu? Satıştan önce ilaç kalıntı analizleri yapılıyor mu?bilmiyorum ama ---organik tarımın-- önemi bir kez daha öne çıkıyor...

İmkanlarınız ölçüsünde organik ürün kullanın arkadaşlar....pahalı ürünler ama sağlık bir kere gitmeye görsün....sağlığa harcayacağınız para bu ürünlere vereceğiniz paranın çok üstünde olacaktır...



-KÜLLEME

Asma çubukların kabukları altında ve tomurcuklar içerisinde kışlayan fungus, gözler uyanınca aktif duruma geçerek yeni oluşan yaprakların hastalanmasına neden olur. Hastalık etmeni asmanın tüm yeşil aksamında (yaprak, sürgün, salkım) belirti oluşturur. Hastalığa yakalanan yapraklar kirli yeşilimsi bir renk alır. Daneler hastalığa yakalanırsa gelişemezler ve çatlarlar. Ülkemizde bütün bağ alanlarında görülen hastalıkla iyi mücadele yapılmazsa üzümlerde kalite çok düşer ve %90’a varan ürün kayıpları oluşabilir.
Omcanın fenolojisine göre sürgünler 25-30 cm olduğunda ilaçlamaya başlanır. Ancak epidemi koşullarında ve bir yıl önce küllemeye yakalanmış bağlarda sürgünler, 1.5-3 cm’ken mücadeleye başlanmalıdır. Daha sonra düzenli aralıklarla ilaçlamaya devam edilir. Çiçekten hemen önceki dönemde uzun etkili ve sistemik bir ilacın (Quadris) kullanılması hastalığın şiddetinin azaltılmasında önemli bir rol oynar. Çiçekten sonra farklı sistemik ilaç gruplarının birbiri ardına değiştirilerek kullanılması önemlidir. Sistemik ilaçlar (Topas) mikronize kükürt ( Thiovit Jet) ile programlı kullanıldığında mücadele de başarı önemli ölçüde artar.

ÇÖZÜM :

Thiovit Jet 400 g / 100 lt su
Quadris AZ 75 ml /100 lt su
Topas 100 EC 25 ml/100 ml su




-MİLDİYÖ

Hastalık etmeni fungus, asmanın tüm toprak üstü organlarında hastalık oluşturur. Danelerin enfeksiyonu için çok önemli olan hasta yapraklar, üzerindeki sarımsı yağ lekelerinden anlaşılır. Hastalanan sürgünlerin üzerinde ise eliptik lekeler meydana gelir ve hasta sürgünler zamanla kurur. Fungus, çiçekleri de hastalandırarak meyve tutumunu engeller. Hastalıklı salkımlarda daneler oldukça seyrektir. Daneler susuz, buruşuk ve meşinleşmiş bir hal alır. Böyle üzümlerin pazar değeri düşer, hatta şarap yapımında dahi kullanılamazlar.

Erken uyarıya göre yapılan ilaçlamalarda, tedavi edici yönü de olan ilaçlar kullanılmalıdır.

Erken uyarının olmadığı yerde, hastalık görülmeden önce ilaçlamalara başlanır. İklim koşulları hastalığın gelişmesine uygun olduğu sürece, düzenli ilaçlamalara devam edilir. Bağda en hassas dönem çiçek dönemidir. Bu nedenle çiçeğe girerken uzun etkili bir sistemik mildiyö ilacı (Quadris) kullanılmalıdır.


ÇÖZÜM :

Captan 50 WP STAUFFER 300 g/ 100 lt su
Quadris AZ 75 ml / 100 lt su
Mavi Bakır 300-500 g/ 100 lt su
Ridomil Gold MZ 68 WP 250 g / 100 lt su veya dekar





-KURŞUNİ KÜF

Özellikle salkımların olgunlaşma döneminde önemli bir sorundur. Kurşuni küf , son dönem hastalığı olarak verim ve kaliteye doğrudan etki eder. Salkımlarda bulunan yaralanma ve delikler, kurşuni küfü arttırıcı rol oynar. Hastalanan danelerin kabukları kolayca soyulur, dane çatlar. Çatlayan daneler ileri dönemde buruşur ve meşinleşmiş bir hal alır. Nemli hava koşullarında veya ileri dönemlerde böyle danelerin üzerinde küf tabakası oluşur. Hastalık etmeni, olgunlaşmış danelerde direkt olarak verim kaybına neden olur.

Üzümlerin olgunlaşma başlangıcında ve geç kalmadan (ilk belirtiler görülür görülmez) ilaçlamaya başlanır. Hasada bir hafta kalaya kadar 2 ilaçlama yapılabilir (Switch).

ÇÖZÜM :

Switch 62.5 WG 50 g / 100 lt su Danelerin olgunlasma başlangıcında ve hasattan 1 hafta önce kullanılır


ÖLÜ KOL

Özellikle sürgünlerde kendini göstererek asmanın tüm yeşil aksamını hastalandırır. Genç sürgünlerde oluşan lekeler kabukta çatlamalara neden olur, şiddetli durumlarda sürgünler kurur. Yapraklarda ise çok sayıda küçük lekeler oluşur, şiddetli durumlarda yaprak sararır ve biçim biçim bozukluğuna uğrayarak parçalanır. Danelerde de olgunlaşma döneminde belirtiler görülebilir. Daneler buruşup mumyalaşır. Bu hastalık sinsice ilerleyip sonunda asmayı kuruttuğu için oldukça tehlikelidir. Budamadan hemen sonra kış ilaçlamaları yapılır ( Bordo bulamacı % 4´lük). Yaz uygulamaları ise sürgünler 2-3 cm iken başlar, 8-10 cm olunca 2. ilaçlama, sürgünler 25 -30 cm´i bulduğunda ise 3. ilaçlama yapılır. Son ilaçlama ile külleme ve mildiyö ilaçlamaları aynı zamana denk gelebildiğinden dolayı bu üç hastalığı da kontrol eden bir ilacın (Quadris) kullanılması faydalıdır.

ÇÖZÜM :

Captan 50 WP STAUFFER 250 g / 100 l su
Quadris AZ 75 ml / 100 lt su ilkbahar ve yaz uygulamalarında



http://www.syngenta.com.tr/cozumler.asp?GRP=5

Kurşini küf dışında Quadris AZ nin 3 önemli hastalığa iyi geldiği belirtiliyor bu nedenle benim tercihim bu ilaç olacak


Quadris AZ

FUNGİSİT (Mantar İlacı)
Süspansiyon Konsantre

Litrede 250 gr / lt Azoxystrobin
LD50 Azoxystrobin= 5000 mg/kg

Kullanma Şekli

Bağda mildiyöye karşı sürgün uzunluklarının 25-30 cm boya ulaştığı devrede ilaçlamalara başlanmalı ve 10-12 gün aralıklarla, günlük ortalama sıcaklıklar 30° C oluncaya kadar devam edilmelidir.

Bağda küllemeye karşı sürgün uzunluklarının 25-30 cm boya ulaştığı 3-4 yapraklı devrede ilaçlamalara başlanmalı, 14 gün aralıklarla tanelere tatlı su yürüyünceye kadar ilaçlamalara devam edilmelidir.

Ölükol´un yaz ilaçlamalarında;
1. ilaçlama sürgünler 2-3 cm
2. ilaçlama sürgünler 8-10 cm.
3. ilaçlama ise 25 -30 cm bağda iken yapılmalıdır.

Bağda bir sezon içinde Quadris ilaçlama sayısı 4´ü geçmemeli, 3´ten fazla üst üste kullanılmamalıdır.


--------------------------------------------------------------
--------------------------------------------------------------
başka markaların da linkini vereyim

http://www.bayercropscience.com.tr/t...detay.asp?ID=9

http://www.agrikem.com/index.php
--------------------------------------------------------------
--------------------------------------------------------------

Ancak işin biraz doğallığını ve amatörlüğünü düşünürsek yani balkon ve teras ta asma yetiştirenler gibi...elimizdeki asma fidanlarına kükürt ve bakır uygulamamız daha iyi gibi son kararı herkes kendi versin...

Kimileri doğal olduğu için kükürtten asla vazgeçmez yine bordo bulamacından vazgeçmeyenler de var...

Kükürt için; Thiovit Jet


FUNGİSİT-AKARİSİT (Mantar-Kırmızı Örümcek İlacı)
Suda Dağılabilen Granül (WG)

Etkili madde: %80 ağır / Ağır Mikronize kükürt

Kullanım Şekli
Su ile karışı çok kolaydır. Su doldurulmuş depoya gerekli miktardaki Thiovit Jet konur. Daha sonra karıştırmaya devam edilirken yeterli su ilavesi yapılır.

Meyvede Kış İlaçlaması
Tomurcuklar patlamadan 20 gün önce basınçlı pülverizatörlerle yapılır.

Meyvede Yaz İlaçlaması
Çiçek taç yaprakları tamamen döküldükten sonra 15 günlük aralıklarla yapılır.

Karışabilirlik Durumu
Yağ ve yağ içeren ilaçlar hariç, birçok ilaçla karışabilir. Ancak çiftçiye kendi imkân ve sorumluluğunda, bir ön karışım denemesini önerilir.

Hem Hastalık hem de Zararlı Mücadelesinde Kullanılan Doğal Bir Fungisittir.
• Külleme, antraknoz, pas hastalıklarına güvenle kullanılır.
• Kırmızı örümcek mücadelesinde kullanılır.
• Bitki beslenmesinde bitki besin elementi olarak kullanılır.
• Kuru akışkan yapıda mükemmel bir mikronizasyona sahip (1-8 mikron ) yüksek teknoloji ürünüdür.
• Ecocert sertifikasına sahiptir.

Bakır için;
Mavi Bakır 300-500 g/ 100 lt su

------------------------------------------------------------------
-----------------------------------------------------------------

Tarihçe
1857 yılından beri kükürt, asmalardaki bitki hastalıklarıyla mücadelede kullanılmaktadır. Küf ile savaştaki en eski etkin maddedir. Direnç oluşumları henüz bilinmemektedir. Daha o zamanlardan bütün bağcılar, kükürt püskürtmeden, tatmin edici verim ve kalite elde edemeyeceklerini biliyorlardı.Bitkileri korumadaki anlamı günümüze gelmekle kalmamış, aynı zamanda günümüzde artan doğa bilinci ve ekolojik anlayış ile daha fazla ilgi ve güncellik kazanmıştır.



(SULU)KÜKÜRT KULLANIMI
Bitkileri korumada kükürt, sulu kükürt (sulu kükürt Stulln) olarak uygulanır. Yüksek saflıktaki kükürt bir ıslatma maddesi vasıtasıyla son derece ince öğütülür. Böylece suyla karıştırıldığında hızlıca homojen ve püskürtmeye hazır bir çözelti oluşturur. Sulu kükürt püskürtmeleri yara kabuğuna ve özellikle gerçek küfe karşı etkilidir.

AVANTAJLARI
Stulln sulu kükürt kullanımının avantajları:

Eksik kalan direnç gelişimi,

Direkt saf temas etkisinin yanında, kükürt oksit olarak da etki eder. Bu gaz doğrudan püskürtmeye maruz kalmamış bitki parçalarını da korur,

Hem dışarıdan hem de içeriden mantar oluşumlarına karşı etki etmektedir,

İyi bir dayanabilirlik sağlar,

Düşük masraf,

Doğaya yakın, ekolojik açıdan değerli ve koruyucu bir ürün olmasından ötürü doğayla dost,

Kükürt gübresi olarak da kullanılır.




ETKİ
Bitkinin yapraklarının yüzeylerinde biriken kükürt parçacıkları, nemin, ışığın ve oksijenin etkisiyle kükürt oksit oluşturur. Bu birleşim, çok ender görülse de, mantarsı zarar uyarıcılarına ve bitkiye zarar veren uyuz böceklerine karşı etkili olmaktadır. Mantar organizmalarının içine sızan kükürt tanecikleri, bu organizmaları içlerinden öldürmektedir.

KULLANIMI
Stulln Sulu kükürt bitkileri korumada koruyucu bir maddedir. Stulln Sulu kükürt Mikrogranül (WG), püskürtme tozu (WP) ve sıvı formül (SC) olarak üretilir. WG- ve WP- formülasyonları mantar öldürücü etkin madde olarak % 80 kükürt içerirler, SC- formülasyonunda 850g K/litre mevcuttur. Stulln Sulu kükürt Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından resmi olarak incelenmiş ve hem geleneksel tarımda hem de biyolojik ziraatta kullanımına izin verilmiştir

http://yeniatilim.de/agrosoltr1.htm






.


Düzenleyen denizakvaryumu : 06-07-2007 saat 22:40 Neden: güncel bilgileri ekleme
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-07-2007, 15:18   #15
Ağaçsever
 
çiçeğim's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2006
Şehir: kadikoy
Mesajlar: 82
Balkonum da çelik ile yetiştirilmiş Karadeniz üzümü var,ama saksısı çok küçük olduğu için iki,üç yaprakla hayatını sürdürüyor.Bu mevsim de bahçeye eksek acaba kurur mu?

çiçeğim Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-07-2007, 20:04   #16
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Sizin bahsettiğiniz üzüm sanırım kokulu üzüm ya da çilek üzümü denen izabella üzümü...

Nemi seven karadenize has bir üzümdür sert kışlardan hoşlanmaz, elinizdeki küçük saksıdaki asmayı --toprağını zedelemeden--bahçenize aktarabilirsiniz...tabi kesinlikle bu yaz sıcaklıklarında küçük bitkiyi susuz bırakmayın yoksa kurutursunuz ve kışın ,özellikle bu kış dondan ve soğuktan korumalasınız...



Bağ alanı ve üzüm üretimi bakımından tarım bölgelerimiz arasında son sırada yer alan Karadeniz Bölgesi’nin Doğu kesiminde yüksek nemden dolayı Vitis vinifera L türüne giren asmalar yetiştirilememektedir. Bu bölgede kokulu kara üzüm olarak bilinen Izabella tip veya varyeteleri yetişebilmektedir. Bu üzüm, mantari hastalıklara karşı son derece dayanıklıdır. Kutsal kitaplarda da yer almış olan üzüm, besin kaynağı ve güzellik iksiri olarak ifade edilmesinin yanında zayıflama rejimlerinde kullanılmaktadır. Bereket sembolü olan üzümün mistik özellikler taşıdığı kabul edilmiştir. Günümüzde ise kokulu kara üzüm (izabella) başta olmak üzere nemli bölgelerde yetişebilen renkli üzüm çeşitlerinin kabuklarında bulunan ve fitoaleksin gurubu bileşiklerden olan resveratrolün kanser oluşumunu engellediği, düşük yoğunluktaki yağlı bileşiklerin okside olarak kılcal damarlarda birikmesini önleyerek kalp krizi riskini azalttığı saptanmıştır. Antioksidant olarak görev yapan resveratrol maddesi en çok kokulu kara üzümün kabuklarında bulunmaktadır.



Karadeniz çevresindeki yerleşim alanlarında mükemmel ve son derece verimli bağların olduğu Xenophon, Pline ve Straben gibi gezgin ve tarihçiler tarafından bildirilmiştir. Yunanlı coğrafya uzmanı olan Strabo, M.Ö. IV. Yüzyılda Trabzon ve çevresinde çok verimli ve mükemmel bağların bulunduğunu ve buradan filikalarla Venedik’e şarap gönderildiğini yazmaktadır. Canik Sancağı olarak bilinen ve Samsun ili ve Bafra ilçesini de kapsayan bölgede XIX. yüzyılda yaygın bir şekilde bağcılık yapıldığı eski kayıtlarda belirtilmektedir.



Günümüzde bağ alanı ve üzüm üretimi bakımından tarım bölgelerimiz arasında son sırada yer alan Karadeniz Bölgesinin Doğu kesimi büyük bir bölümü yaz gelişme döneminde olmak üzere yıllık 1200-2600 mm yağış almaktadır. Bu kısımda mantari hastalıkların kontrolü imkansız olduğu için Vitis vinifera L. türüne giren üzüm çeşitleri yetiştirilememektedir. Karadeniz Bölgesinde Arhavi (Artvin) - Sinop arasındaki sahil şeridinde çilek tadını andıran özel aromaya sahip, kalın kabuklu, çekirdekli, kabuğu et kısmından kolaylıkla ayrılan ve Vitis labrusca L. türünün doğal yollarla melezlenmesi sonucunda ortaya çıkmış olan mavi-siyah, pembe, bakır kırmızı, beyaz, siyah renkli üzüm tip ve varyeteleri çardak yapılarak veya ağaçlara sardırılarak yetiştirilmektedir. Izabella, kokulu kara üzüm, çilek üzümü, siyah üzüm, favli üzümü veya Amerikan üzümü olarak adlandırılan bu üzüm çeşitleri mantari hastalıklara karşı son derece dayanıklı olup salkımlarının uzun süre omca üzerinde kaldığı saptanmıştır. Kar altındaki omcalar üzerinde varlığını sürdüren favli üzümü kuşlar için oldukça çekicidir. Genç yaprakları parçasız, dalgalı, az kabarık, parlak renkli, üst yüzeyleri tüysüz, alt yüzeylerinde ise sadece ana damarlar etrafında çok seyrek fırça gibi tüyler içeren bu üzüm çeşitlerinin ince ve narin olan yaprakları taze veya salamura yapılarak sarma yapımında kullanılmaktadır.



Genetik olarak Vitis labrusca kökenli “foxy” tada sahip Izabella, tilki üzümü, Kuzey Muskatı, erik üzümü, bataklık üzümü, yabani üzüm, çilek üzümü veya kokulu kara üzüm olarak bilinen üzüm çeşit veya tipleri ılıman iklim kuşağında yetişmekte olup kışın yaprağını döken odunsu yapıda bir bitkidir. Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye, Ingiltere, Rusya, Brezilya, Kanada, Almanya ve Japonya’nın nemli ve soğuk iklime sahip yerlerinde doğal olarak yetişmekte ve yerli üzüm olarak bilinmektedir. Serbest bırakıldığında ağaçlara sarılarak 15-25 m yüksekliğe erişebilir. Yabani formları birçok kuş türü ile diğer bazı hayvanların beslenmesinde önemlidir. Doğal ortamlarda meyvelerini tüketen kuşlar tarafından farklı yerlere yayılmış ve yeni varyeteleri ortaya çıkmıştır. Çünkü Vitis labrusca L. türüne giren üzüm tip ve varyeteleri yabancı tozlanma ve döllenmeye açıktır. Mayıs-Haziran arasında çiçek açan bu üzümlerin çiçek salkım uzunlukları 5-10 cm’dir. Bir salkımda yuvarlağa yakın en az 20 adet tane bulunmaktadır ve tane çapları 8-25 mm civarındadır. Olgunlaşma periyodu Ağustos-Ekim arasındadır. Olgunlaşan tanelerde renk Izabella’da kahverengimsi mor veya donuk siyahtır. Olgun tanelerde 2-6 arasında 5-8 mm uzunluğunda kahverengimsi köşeli çekirdekler vardır. Tohumları +5°C’de 3 yıl canlılığını koruyabilmektedir.



Kokulu Kara Üzümün Besin Değeri ve Kanser Ile Kolesteröle Karşı Etkisi



Içerdiği besin maddeleri sayesinde güzellik iksiri ve zayıflama rejimlerinde kullanılan üzüm gerçek bir beyin besinidir. Öğleden sonra yenilecek bir salkım üzüm veya içilecek bir bardak üzüm suyu (taze sıkılmış) vücudu ve beyin hücrelerini zindeleştirmektedir. Yaz aylarının vazgeçilmez meyvesi ve şifa kaynağı olan üzüm, içerdiği amino asitler, B vitaminleri (B1, B2), mineraller, potasyum, magnezyum ve demir ile bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Doğal fruktoz sayesinde vücudun harcadığı enerjinin kısa sürede yenilenmesini sağlar. Bünyesindeki asitler mideye zarar vermeden böbrek ve karaciğerin çalışmalarını hızlandırır, bu çalışmaları destekler, yağların erimesine yardımcı olur, vücudu virüslere karşı dirençli hale getirir, kabuk ve çekirdekleri bağırsak metabolizmasını hızlandırır, cildin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar, içerdiği bioflavonoidler sayesinde C-vitamini aktivitesini artırır, alerji ve kireçlenmelerde iltihap oluşumunu engeller, besinlerin parçalanması sonucunda oluşan serbest radikallerin kılcal damarların duvarlarına saldırmasında güçlü bir antioksidant görev üstlenerek düşük yoğunluktaki lipoproteinlerin (LDL) kılcal damarlarda birikmesini engeller, hücrelerde değişim sonucunda tümör oluşumuna izin verebilecek hücre içi moleküller üzerine serbest radikallerin saldırısını bloke eder ve sonuçta kanser oluşumunu engeller.



Üzümün, içerdiği resveratrol (3,5,4-trihydroxystilbene) maddesi ile kansere karşı savaş açtığı 1985’li yıllarda Japonya’da başlayan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Bu madde bitkiler tarafından üretilen fitoaleksin gurubu bileşiklerden bir tanesidir. Resveratrolün özellikle hayvan veya patojenlerin bitkilere saldırması, yaralanma veya ultraviyole (UV) ışığa maruz kalma sonucunda bitkiler tarafından dayanıklılık mekanizmasının oluşturulması amacıyla üretilen bir bileşik olduğu bilinmektedir. Resveratrol maddesinin dut, yaban mersini ve yerfıstığının da içinde yer aldığı 70’in üzerinde bitki türünde bulunduğu saptanmıştır. Ancak en iyi kaynağının üzüm olduğu ve en yüksek oranda renkli üzümlerde bulunduğu tespit edilmiştir. Resveratrol sadece renkli (kırmızı, siyah) üzümlerin kabuk kısmında bulunmaktadır. 1 g taze üzüm kabuğunda 50-100 mikrogram resveratrol varken bu oran 1 litre kırmızı üzüm şırasında ise 1,5 ila 3 mili-gram arasındadır. Bu maddenin aynı zamanda kolesterolün düşürülmesinde de etkili olduğu ve Akdeniz Tipi Diyetler ile kalp krizi riskini azaltabileceği bilinmektedir. Çünkü renkli üzümlerde bulunan resveratrol maddesinin antioksidant aktivitesi göstererek kılcal damarların tıkanmasını engellediği, apoliprotein ve lipid sentezinin modülasyonu ile kılcal damarlarda trombosit birikmesini engellediği in vitro, ex vitro ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur.



Günümüz dünyasında doğal gıda kaynaklarının giderek bozulması, kirlilik ve diğer etmenler nedeniyle kanser (tümör, habis) dokularının oluşumu, gelişmesi ve artması ile ilgili olan tüm olaylar resveratrol maddesi ile engellenebilmektedir. Nitekim tümör aşılanmış farelere 18 hafta boyunca haftada 2 kez 1, 5, 10 veya 25 mikromol resveratrol veren araştırıcılar tümör sayısının kontrole göre sırasıyla %50, %63, %63 ve %88 oranında azaldığını ortaya koymuşlardır. 1997 yılında Illinois Üniversitesinde yapılan bir araştırmada ise kanser aşılanmış farelerde resveratrol maddesinin lezyon gelişimini engellediği ve deride tümor oluşumunu azalttığı saptanmıştır.



Resveratrol sayesinde düşük yoğunluktaki lipoproteinler (LDL) damarlarda birikmeden taşınabilmektedir. Nitekim Fransa’nın bazı bölgelerinde yaşayan insanların doymamış yağ oranı yüksek gıdalar almalarına ve plazmalarındaki kolesterolün yüksek olmasına rağmen kalp krizinden ölenlerin oranının son derece az olduğu belirtilmektedir.



Nem oranı yüksek Karadeniz Bölgesi gibi bağcılık bölgelerinde yetiştirilmekte olan Avrupa üzüm çeşitlerinden (Vitis vinifera L.) renkli kabuklara sahip olanlarında ve Izabella gibi (Vitis labrusca L.) üzüm çeşitlerinde bol miktarda resveratrol maddesi bulunmaktadır. Yapılan tıbbi araştırmalara göre antioksidant ve antimutagen özelliğine sahip olan resveratrol, kanser oluşumuna doğru giden hücre değişimlerini bloke etmekte ve istenmeyen dokuların vücutta oluşmasını engellemektedir.



Karadeniz Bölgesi sahil kesiminde nem oranının son derece yüksek olması nedeniyle sofralık olarak tüketilen beyaz renkli üzümlerin yetiştirilmesi imkansız olarak ifade edilmektedir. Ancak bu bölgenin doğal üzümü olan Izabella yörede aile ihtiyaçlarına yönelik olarak bol miktarda tüketilmektedir. Sofralık olarak tüketilen bu üzümün kabuklarının kalın olması nedeniyle yenilme sırasında kabuğu atılarak sadece etli kısmı tüketilmektedir. Şıra, pekmez veya pestile işlenerek tüketildiğinde ise kabuklardaki maddeler bu ürünlere de geçebilmektedir. Bu üzümün taze olarak tüketildiğinde kabukları ile beraber tüketilmesinin gerektiği, böylece kabuklardaki resveratrol maddesinden insan vücudunun çok daha fazla miktarda yararlanabileceği söylenebilir.



Sonuç olarak üzüm, güzellik iksiri, gerçek beyin besini ve zayıflama rejimlerinin ana ürünüdür. Daha da önemlisi kokulu kara üzümün kabuklarında bulunan resveratrol maddesi sayesinde kansere karşı savaşmakta, antioksidant görevi sayesinde yağlı bileşiklerin kılcal damarlarda birikmesini engellemekte yani antikoagulant olarak davranmakta veya aspirin gibi kanı sulandırarak koroner kalp hastalıklarına karşı insanları korumaktadır. Yüzyıllardır halkımız tarafından sevilen ve beğeni ile tüketilen kokulu üzüm tip ve varyeteleri ile Karadeniz Bölgesi’nin nemli alanlarında tesis edilmeye başlanan bağ alanlarının genişletilmesi ile taze tüketime sunulan renkli üzüm miktarı artacak ve böylece insanlarımızın beslenmesi ile sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkı sağlanabilecektir. Bu amaçla TÜBITAK tarafından desteklenen (TOGTAG-2736) bir proje ile Samsun ve Artvin ili Hopa-Arhavi ilçeleri arasındaki sahil şeridi taranarak kokulu kara üzüm tipleri seçilmiştir. Bu tiplerle bölgede bağlar tesis edilmektedir. Böylece Karadeniz Bölgesinde kokulu kara üzüme dayalı üzüm suyu sanayisi gelişebilecektir.

http://samsun01.blogcu.com/1437217

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-07-2007, 22:19   #17
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Arkadaşlar ,
asmada bordo bulamacı çok yaygın olarak kullanılıyor, bu nedenle bu bilgiyi de ekleyeyim.

BORDO BULAMACI
NİÇİN YAPILIR :
Bordo bulamacı, yumuşak çekirdekli meyve ağaçlarında karaleke ve ateş yanıklığı hastalığına, sert çekirdekli meyve ağaçlarında bakteriyel kanser, yaprak delen ve dal yanıklığı hastalığına, eriklerde cep hastalığı, şeftalide yaprak kıvırcıklığı gibi birçok hastalığa karşı sigorta ilaçlaması olarak yapılır.

GEREKLİ MALZEMELER:
1 Adet 100 ltlik su alabilecek kap.(Plastik, tahta veya beton kap).
1 adet 50 ltlik su alabilecek kap.(Plastik, tahta veya beton kap).
1 adet paslanmamış çivi.
% 1’lik Bordo Bulamacı için; ( %2'lik Bordo Bulamacı için bu oranlar iki katına %3'lük Bordo Bulamacı için bu oranlar üç katına çıkarılır.)
1 kg. Göztaşı (Bakır sülfat)
1 kg. Sönmüş kireç veya 0.5 kg.
Sönmemiş kireç
NASIL YAPILIR:
% 1 'lik Bordo bulamacının yapılışı:

İlk önce küçük kabımıza 1 kg. Göztaşı (Bakır sülfat) konularak 50 lt. su ile beraber iyice karıştırılır.
Sonra 100 litrelik büyük kabımıza 1 kg. Sönmüş veya 0.5 kg. Sönmemiş Kireç konularak 50 litre su ile iyice eritilerek karıştırılır.
Göztaşı eritilen küçük kaptaki karışım yavaş, yavaş büyük kaptaki kireçli su üzerine dökülür ve bir taraftan karıştırılır. Kireç Hiç Bir Zaman Göz Taşı Üzerine Dökülmez. Dökülür ise ilacın yapısı bozulur.
Yapılan bordo bulamacının olup, olmadığını kontrol emek için Bir adet passız çivi bulamaca batınlır. 5 dakika bekletilir. Çiviye bakılır, çivinin renginde bir değişiklik yoksa bordo bulamacı olmuş demektir. Şayet çivide hafif kızarma olursa karışım olmamıştır, bir miktar daha kireç ilave edilmelidir. Bordo bulamacı hemen kullanılmalıdır. Bordo Bulamacı taze kullanılır. Hemen kullanılamaz ise 100 litresine 200 gr şeker koyarak 10 gün kadar bozulmadan saklanabilir.
KULLANILMASI:
Hazırlanan Bordo Bulamacı sonbaharda meyve Ağaçlarında yaprakların % 75'nin döküldüğünde, İlkbaharda ise gözler Patlamadan bir hafta önce yapılır. Ağacın bütün dallan ve gövdesi ilaçlanmalıdır.
Yapraklı dönemde Bordo Bulamacı yapılmamalıdır.
Bordo Bulamacı Hazırlanırken ve Kullanırken Dikkat Edilecek Hususlar
1. Bordo bulamacı hazırlanırken daima kireçli suyun üzerine göztaşı eritilmiş su ilave edilir. Aksi takdirde karışım olmaz.
2. Hazırlanan karışım kullanılmadan önce bir tülbent yardımıyla süzülerek ilaçlama aletini tıkaması engellenmelidir.
3. Sönmemiş kireç kullanıyorsak eritildikten sonra muhakkak süzülmelidir. Eğer erimeyen taş, toprak kalmışsa kalan miktar kadar kireç tartılıp tekrar eritilmelidir.
4. Bordo bulamacı hiçbir ilaçla karıştırılıp atılmaz.
5. Bordo bulamacı atıldıktan sonra ilaçlama aleti temizlenmelidir.

http://www.bafratarim.gov.tr/yazdir....m=282&katid=48

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-07-2007, 22:04   #18
Ağaçsever
 
çiçeğim's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2006
Şehir: kadikoy
Mesajlar: 82
Çok teşekkürler,o kadar yardımcı oldunuz ki, üzüm benim olduğu halde ben bile bu kadar araştırmamıştım. Bütün üzüm severler ,helede kokulu üzümse çok faydalanacaklar derlediğiniz bilgilerden.Çok da severim çıkamadı bi türlü en son çıkar nedense pazarlarda.

çiçeğim Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-08-2007, 10:20   #19
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Sıcaklık faktörü ile gübreleme ilişkileri


Bağ alanlarında kış donları, ilkbahar geç donları, sonbahar erken donları ve yaz aylarındaki yüksek sıcaklıkların zarar derecesi hatalı gübrelemelerle daha fazla olmaktadır.Dengesiz bir şekilde veya sadece azotlu gübrelerle gübrelenen bağlarda asmanın dal ve sürgünleri ile yaprakları kaba yapılı ve gevrek dokulu olarak oluşurlar. Bu gibi yapıya sahip omcalar kış soğuklarından zarar görürler veya iklim şartları nedeni ile ilkbaharda erken uyanan gözler ilkbahar geç donlarından oldukça zarar görebilmektedir.

Bu olay sonbahar erken donlarında da meydana gelebilmekte ve bazı yörelerde hasat henüz tamamlanmamış iken gelen sonbahar erken donlarından hem omca ve hem de ürün zarar görebilmektedir. Bunun nedeni, azotlu gübrelerin sadece bitki dokularının gevşek yapılı olmasını sağlamakla kalmayıp bitki bünyesinde (hücrelerinde) fazla miktarda su bulunmasındandır. Bitkinin gerek yaprak ve gerekse diğer dokularında fazla su bulunması buna karşılık kuru madde miktarının az olmasının nedeni gerek yaprakta ve gerekse diğer dokularda bulunan azotlu bileşiklerin (özellikle amino asitlerin) su tutma özelliğinden ileri gelmektedir.


Bir bitkinin bünyesinde % su miktarı artması ile kuru madde oranı azalır ve bu dönemde meydana gelebilecek aşırı soğuklardan bitki daha çok zarar görür.Bağcılıkta aşırı soğuklardan omcaların zarar görmesi sadece çeşidin ve anacın iyi seçilmemesinden değil, hatalı bir şekilde azotlu gübre kullanılmasından da bitki zarar görebilmektedir.


Özellikle erken sonbahar donlarından zarar gören yörelerde fazla azotlu gübre kullanımı veya sadece azotlu gübre kullanımı renk dönümünü ve hasadı geciktirerek bitkinin zarar görmesine neden olur.Benzer durum ilk gübre uygulama zamanında azotlu gübrenin tamamının bir defada verilmesi veya sadece azotlu gübre kullanılması sürgünlerdeki gözlerin erken uyanmasına ve geç ilkbahar donlarından bitkinin zarar görmesine neden olabilir.


Yaz aylarında ise fazla sıcaklardan bazı yörelerde bitkiler zarar görebilmektedir.Tek yanlı veya aşırı azotlu gübre kullanımı sürgünlerdeki yaprakların daha iri yapılı ve daha gevşek(kaba) yapılı olmasına neden olmaktadır.Yaprak sayısında bir artış olmasa bile yaprak alanı genişleyeceği için bitkinin su sarfiyatı artar, buna ilave olarak yaprak dokusu daha gevşek yapılı olunca su kaybı daha da fazla olmaktadır.

Bitki besini olarak dengesiz ve aşırı azotlu gübrenin bu olumsuz etkilerine rağmen verim miktarını en çok etkileyen azottur.Azotun bu olumsuz etkisi sadece soğuk ve sıcaklarla sınırlı kalmayıp bağlarda önemli derecede zararı görülen külleme ve mildiyö gibi hastalıkların da zarar oranını arttırmaktadır. Bu olumsuzluklara, asmanın azotlu gübrelerle hatalı bir şekilde gübrelenmesi ile olur.

Özellikle potasyumlu gübreler, bitki bünyesinde fotosentez olayı sonucunda kuru madde oluşumunu arttırarak bitkinin soğuk ve sıcaklardan daha az zarar görmesini, bitki dokularının daha sıkı ve sağlam yapılı olmasını sağlayarak hastalık ve zararlıların zarar derecesini azaltmaktadır.Özellikle yaz aylarında aşırı sıcaklardan dolayı bitkinin su sarfiyatı artmaktadır.Bitkini su sarfiyatının fazla olması yaprakların alt ve üst yüzeylerinde bulunan gözeneklerin (stomaların) gündüz saatlerinde açık kalma süresi ile doğrudan ilişkilidir.

Potasyumla iyi beslenen bitkilerde stomaların açık kalma süresi daha az olduğu için bitkinin su sarfiyatı daha az olur ve omcaların su tüketimi azalır.

Bitkiden bitkiye değişmekle birlikte yaprakların alt ve üst yüzeylerinde bulunan gözeneklerin adedi çok yıllık bitkilerde mm2 de 200-800 arasında değişmektedir.Bu durum şekil-1 de yaprak yüzeyinde bulunan stoma şeklinden görülmektedir.Şekil-2 de ise potasyumla beslenme durumuna göre terleme yolu ile bitkinin su sarfiyatına ait su tüketimi görülmektedir.

Özet olarak belirtmek gerekirse potasyumlu gübreler sadece azotlu gübre uygulamasından meydana gelebilecek olumsuzlukların zarar derecesini azaltmakla kalmayıp bitkinin stres şartlarına karşı dayanıklılığını arttırır.Potasyum ile beslenen bitkilerde su tüketiminin daha az olduğu görülmektedir.

http://www.toros.com.tr/turkce/ud_bag.asp

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-08-2007, 21:05   #20
Ağaç Dostu
 
nevsune's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-05-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 4,918
Galeri: 215
Çok güzel Denizakvaryumu. İlk hasatınızı kutluyorum. Darısı diğer çeşitlerinizin ve bizim başımıza.

Kükürt uygulamasından söz etmiştik ya sizinle. Yukardaki yazılarınızda da geçiyor. Kırmızı örümcek ve mantara oldukça etkili olduğunu gördüm. Pepinolarım kükürt uygulamasından sonra gelişmeye başladılar. Bilgilerinize.

nevsune Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-08-2007, 21:13   #21
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Pepinoların kurtulduğuna sevindim...kırmızı örümcek için seneye ben de kükürt uygulaması yapabilirim

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-09-2007, 20:29   #22
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 11-08-2007
Şehir: Kayseri
Mesajlar: 21
Çekirdeğinde üzüm nasıl çimlendirilir? Bu konuda herhangi bir bilgim yok yardimci olunursa sevinirim... ben çubuktan dikmek istemiyorum çünkü görünüşünü hiç sevmiyorum o yüzden çekirdekten çıkartmak istiyorum,yardımlarınızı bekliyorum

thev3 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-09-2007, 09:44   #23
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Neticede tohum ekseniz bile 3-4 yıl sonra beğenmediğiniz çubuk görüntüsü olacak

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-03-2009, 09:58   #24
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-10-2007
Şehir: Istanbul/Syndey
Mesajlar: 1,004
Balkonda asma denemelerine ben de bu sene başlıyorum.

Geçen eylülde bağbozumunda Bozcaada'dan bayıldığım üzüm olan Kardinal ve Çavuş üzümü aldım. Henüz uyuyorlar, yapraklanma başlamadı. Fidelerim çok küçük bu sene bağbozumu yapabileceğimi sanmam

denizakvaryumunun önerilerini uygulayacağım. Onun kadar şanslı olabilir miyim bilmem.

Kokulu üzüm İzebella'nın da izini bulduğuma çok sevindim. Yazlıkta yan evin bahçesinde kilolarca yediğim ve bayıldığım bir üzümdü. Ancak ev satılınca yeni alanlar kökten söküp atmışlar. Haberim olsa alırdım ama ne yazıkki görünce haberim oldu Bulabilsem şimdi hiç düşünmem alırım balkondaki bağa

kaktüs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-03-2009, 11:05   #25
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
RUS KOKULU ÜZÜMÜ İZABELLA için

http://site.mynet.com/pepino61/hobim/id4.htm

linkine bakınız derim.

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-04-2009, 09:44   #26
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 29-07-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 46
Arkadaşlar , asmamın özellikle yeni çıkmakta olan yapraklı bembeyaz pamukçuk şeklinde bişiler olmuş , bunun nedeni nedir ? Nasıl müdahale etmeliyim ?

gummi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-06-2010, 16:53   #27
Ağaç Dostu
 
seyyah53's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-03-2010
Şehir: Kırklareli
Mesajlar: 627
Değerli denizakvaryumu ve arkadaşlar bu sene bende asma çeliklerimi köklendirdim ve 19 litrelik damacanalara diktim fakat o kadar araştırma yapmama rağmen 19 litrelik bir saksıdaki asmayı yaz aylarında istanbulda ne kadar sulayacağımı bilemiyorum ..bi yardımcı olursanız.. saygılarımla

seyyah53 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-04-2011, 00:50   #28
Yeni Üye
 
sullage's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-04-2011
Şehir: Bartın
Mesajlar: 4
Peki balkonda dikeceğimiz üzümün saksısı kaç litre olmalıdır öğrenebilirmiyim ****** şimdiden

sullage Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-04-2011, 12:09   #29
Yeni Üye
 
sullage's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-04-2011
Şehir: Bartın
Mesajlar: 4
Saksıda üzüm yetiştirme

Merhaba arkadaşlar balkonda çilek üzümü yetiştirmek istiyorum ama dikeceğim saksı kaç litre olmalıdır
50 litrelik saksı aldım acaba onda olurmu
balkonumun bir tanesindede bektaşi üzümü var o 20 litrelik bir saksıda oluyor sezonluk yiyebiliyoruz çilek üzümünüde denemek istiyorum yardımlarınıza ihtiyacım var saygılarımla


Bilge Kerem beğendi.
sullage Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-09-2011, 15:47   #30
Ağaçsever
 
tauruc's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-03-2007
Şehir: DÜZCE
Mesajlar: 37
saksı büyülüğü nasıl standartta olmalı benimde küçük ssaksı çekirdeksiz var saksısını büyütmeliyim?

tauruc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 23:15.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020