View Single Post
Eski 28-12-2009, 00:17   #82
diver_bird
Ağaç Dostu
 
diver_bird's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-11-2007
Şehir: Bilecik/Bozüyük
Mesajlar: 114
İskender'e ülkeler fethettiren bitki tartışması popüler bilim dergisinin son sayına konu oldu. İşte derginin hazırladığı dosya ile, efsaneden gerçeğe Aloe Vera…

500’den fazla türü olan Afrika kökenli Aloe Vera, ülkemizde “Sarısabır” adıyla bilinir. Görünüş olarak kaktüse benzese de zambakgiller familyasına mensuptur, dolayısıyla bizim soğan ve sarımsağımızla akrabadır. Ancak, Akdeniz ve Ege bölgelerinde bazı türleri yetişse de “Barbadensis” adındaki en faydalı türü ülkemizde bulunmaz. Acı bir tadı olduğu için sevilmeyen bu bitki, Boccacio’nun Decameron’undaki bazı gülünç öykülerde, “Şekere bulansa bile yutulması imkansız” özelliğiyle rol almıştır.

Aloe Vera jeli açık havada kaldığı takdirde kısa sürede okside olarak yararlı özelliklerini yitirir. Bu nedenle, saklanarak geniş bir kullanıma kavuşması mümkün olmamıştır. Ancak 1968 yılında Teksas’lı bir eczacının bulduğu formül sayesinde bu ürün tıbbi amaçlar dışında kullanılan sınai bir hammadde konumuna gelmiştir.

Günümüzde, ABD, Meksika, Doğu Afrika ve Japonya'da on binlerce dönüm alanda, Aloe Vera üretimi yapılmaktadır. İpek kağıt yapımında ve tekstil sanayiinde parlatıcı olarak kullanılmaktadır.

Aloe Vera yaprağının dış kısmının, tıbbi olarak kabızlığı önleyici özelliği bilinmektedir. Yapraktan elde edilen usare ise genellikle kurutularak tane haline getirilir ve tıbbi amaçlarla kullanılır.İçilmesi çok tehlikelidir.Özellikle kanser vakalarında kanser hücrelerini besleyici ve tümörleri büyütücü özelliği saptanmıştır.Bu tehlikeli etkisi bazı tıbbi dergilerde de yayınlanmıştır

diver_bird Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön