View Single Post
Eski 27-09-2017, 16:51   #1
akmon
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 03-05-2015
Şehir: ankara
Mesajlar: 5
Canlı Malç (Living Mulch)

Organik tarım uygulamaları, endüstriyel tarımın ekoloji üzerindeki baskısını ve insan sağlığı üzerindeki negatif etkisini azaltabilmek amacıyla önerilen bir yöntem olarak, gündemdeki yerini korumaktadır. Ancak, aslında geniş ölçekli organik sebze üretimi sistemleri de yoğun enerji, su, işlenmiş organik gübre ve bitki koruma ürünleri kullanımı nedeniyle (endüstriyel tarımın birçok negatif etkisini taşımamakla birlikte) soru işaretlerine neden oluyor. Organik üretim sistemlerinde, doğal kaynakların kullanımında daha dikkatli davranmak ve dış girdilere olan bağımlılığı olabildiğince azaltmak üzere yöntem arayışları sürüyor.

Ticari fayda elde edilecek bitki ile örtü bitkisini bir arada yetiştirmek şeklinde özetlenebilecek “Canlı Malç” (CM) yöntemi agro-ekolojik olarak kulağa hoş gelen yöntemlerden biri. CM sisteminin, toprak yapısının iyileştirilmesi; topraktaki su oranının düzenlenmesi; organik madde miktarının, karbon dinamiklerinin ve mikrobiyal fonksiyonun iyileştirilmesi; erozyonun azaltılması; faydalı eklembacaklılar (arthropod) için uygun ortam oluşturulması; yabani ot gelişimini baskılaması gibi faydaları literatürde kaydedilmiştir.

Yabani Otların Baskılanması:

Özellikle tarım zehirlerinin kullanılmadığı organik sistemlerde, yabani otlar, ürün verimini düşüren en çarpıcı faktörlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Yabani otlardan kaynaklanan verim kaybının yıllık %34 seviyelerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu etki yabani otların yetiştirilmek istenen asıl ürünle sınırlı kaynaklar (ışık, su ve makro/mikro besinler) konusunda rekabet etmesinden kaynaklanıyor. CM benzer biçimde ışık, su ve makro/mikro besinler konusunda yabani otlarla rekabete girerek onları baskılıyor. Bunun yanında canlı malç bitkileri yabani otları baskılayacak allelopathic bileşikler de salgılayabiliyor. Literatürde farklı CM türlerinin %30’lardan %90’lara kadar yabani ot kütlesini azaltabileceğine dair kayıtlara rastlamak mümkün. CM türü, yabancı ot baskılama hususundaki başarıyı belirleyen faktörlerden biridir. CM türünün karışık uygulamalardaki (interseeding) başarım oranı ve yabani otlarla rekabet edebilirliği önem arzediyor. CM için seçilecek tür yabani otlardan daha hızlı gelişmeli ve pik gelişme evresi erken yabani ot gelişme evresine denk gelmelidir. CM’nin pik yaptığı evre elbette asıl ekinin erken gelişme dönemine rastlamamalıdır. CM toprağı tamamen kaplayarak sık bir örtü oluşturmalı, çabuk gelişmeli ve yabani otlardan daha önce gölge oluşturmalı, ürün beklenen bitkiyi değil yabani otları baskılamalıdır.

Güncel uygulamaları ve tartışmayı bir nebze gösterebilmek için, “Renewable Agriculture and Food Systems” adlı bilimsel derginin CM konusunu ele aldığı Haziran 2017 sayısından örnekler vermeye çalışacağım:
  • Mayıs-Kasım döneminde ortalama sıcaklığı 17-5 santigrat derece arasında değişen ve yıllık ortalama 634 mm yağış alan bir bölgede, Danimarka’da gerçekleştirilen bir deneyde pırasa sıralarının arasına çivit otu (Isatis tinctoria L.) canlı malç olarak kullanılmış. Çivit tohumları bir bölümde pırasa fidelerinin dikiminden 5 hafta ve diğer bir bölümde ise fidelerin dikiminden 8 hafta sonra ekilmiştir. İki senelik deney sonunda en fazla pırasa biyokütlesine CM’nin geç ekildiği denemede ulaşıldığı görülmüştür (%93 artış). Geç ekimin, CM’nin pırasa ile rekabetini azalttığı düşünülmektedir.
  • İtalya’da gerçekleştirilen diğer bir deneyde ise, karnabahar (Brassica oleracea L., var. botrytis) sıraları arasına pıtraklı yonca (Medicago polymorpha L., var. Anglona) uygulanmıştır. İtalya deneyinde erken ekim canlı malç uygulamasında karnabahar biyokütlesinde azalma kaydedilmiştir. Geç ekimde ise karnabahar biyokütlesi canlı malç uygulaması yapılmayan bölümden bir nebze fazla olmuştur. Her iki deneyde de geç canlı malç ekiminin yabani ot biyokütlesi ve çeşitliliğinde azalmaya neden olduğu görülmüştür.
  • 2009 yılında Japonya’da yapılan bir deneyde ise mısır verimi üzerindeki etkisini ölçmek için “ak üçgül” canlı malç olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada ak üçgül kullanımının, “arbuscular mycorrhiza” kolonizasyonunu teşvik ederek, mısırın fosfor alımını ve mısır verimini artırdığı saptanmıştır.
  • Bir diğer çalışmada ise enginar ile Kırmızı üçgül(Trifolium incarnatum L), tüylü fiğ (Vicia villosa L.), yemlik bakla (Vicia faba L. var. Minör), Kişniş (Coriandrum sativum L.), karabuğday (Fagopyrum esculentum), kuduzotu (Alyssum spp), bezelye (Pisum sativum L.), yem şalgamı (Brassica rapa L.) ve arı otundan (Phacelia tanacetifolia Benth) oluşan bir canlı malç karışımı ile birlikte ekilmiştir. Bu çalışmada da mikorizal yayılmaya bağlı fosfor alımında iyileşme gözlenmiştir.

CM konusunun, Cambridge tarafından basılan “Renewable Agriculture and Food Systems”in güncel sayısında konu edildiğini görünce elimden geldiğince sizinle de paylaşmaya çalıştım. Farklı sebzeler için farklı CM türleriyle yapılan uygulamalarla ilgili araştırma sonuçlarına ulaşmak mümkün. Deneme yapmadan önce bu yayınların incelenmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Belki bizim aramızda da bu yöntemi deneyenler vardır.

Kaynaklar:

1 Canali, S., Diacono, M., Montemurro, F., & Delate, K. (2017). Enhancing multifunctional benefits of living mulch in organic vegetable cropping systems. Renewable Agriculture and Food Systems, 32(3), 197-199.
2 Ciaccia, C., Kristensen, H. L., Campanelli, G., Xie, Y., Testani, E., Leteo, F., & Canali, S. (2017). Living mulch for weed management in organic vegetable cropping systems under Mediterranean and North European conditions. Renewable Agriculture and Food Systems, 32(3), 248-262.
3 Mohammadi, G. R. (2012). Living mulch as a tool to control weeds in agroecosystems: A Review. In Weed Control. InTech.
4 Deguchi, S., Uozumi, S., Touno, E., Uchino, H., Kaneko, M., & Tawaraya, K. (2017). White clover living mulch reduces the need for phosphorus fertilizer application to corn. European Journal of Agronomy, 86, 87-92.
5 Trinchera, A., Testani, E., Ciaccia, C., Campanelli, G., Leteo, F., & Canali, S. (2017). Effects induced by living mulch on rhizosphere interactions in organic artichoke: The cultivar's adaptive strategy. Renewable Agriculture and Food Systems, 32(3), 214-223.

 
akmon Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön